Ttk 23. madde
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/3527 E. 2017/5672 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 23. madde↗ tahrifat↗ kambiyo senedi↗ bono↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu bono üzerinde rakam hanesinde bedelin 4.000 TL olarak yazıldığı, başına 4 rakamının sonradan eklendiğinin tespit olunduğu, ancak bono bedelinin yazı ile “kırkdörtbin TL” şeklinde yazılmış olduğu, 6102 sayılı TTK madde 676 "bedel hem yazı hem rakamla gösterilip iki bedel arasında fark bulunması halinde yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmüne haiz olup aynı Yasa'nın TTK 778/2-c atfına binaen bonolara da uygulanmakta olduğu, rakam ile belirtilen bedelde tahrifat yapılmış olduğu tespit olunsa da yazı ile yazılan bedel esas alındığı, yazı ile gösterilen alanda tahrifatın olmadığı, davacı tarafından başkaca bir delil sunulmadığı ve davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava icra takibine konu kambiyo senedi bedelinden kısmen borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece 6102 sayılı TTK'nin 778. maddesinin göndermesiyle bonolar hakkında uygulanması gereken aynı Kanunun 676. maddesi gereğince, bono bedeli hem yazı ve hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile belirlenen bedele itibar olunacağı hükmüne istinaden davanın reddine karar verilmiştir. Ancak bu kural senedin bedel kısmında tahrifat yapılmamış olması halinde uygulanır. Somut olayda dayanak bononun rakam ile değer belirten bölümünde tahrifat yapıldığı bilirkişi raporuyla saptandığına göre, bononun yazı ile değer belirten bölümüne itibar edilmesi mümkün değildir. Bu durumda senedin davacının kabulündeki miktar kadar geçerli olduğununa karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiş hükmün temyiz eden davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Borçlu olmadığının tespiti | İcra takibinin iptali | Tazminat | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7836 E. 2022/8556 K.
Ortak:tahrifat · bono
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «bono» üzerinde rakam hanesinde bedelin 4.000 TL olarak yazıldığı, başına 4 rakamının sonradan eklendiğinin tespit olunduğu, ancak bono bedelinin yazı ile “kırkdörtbin TL” şeklinde yazılmış olduğu, 6102 sayılı TTK madde 676 "bedel hem yazı hem rakamla gösterilip iki bedel arasında fark bulunması halinde yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmüne haiz olup aynı Yasa'nın TTK 778/2-c atfına binaen bonolara da uygulanmakta olduğu, rakam ile belirtilen bedelde «tahrifat» yapılmış olduğu tespit olunsa da yazı ile yazılan bedel esas alındığı, yazı ile gösterilen alanda tahrifatın olmadığı, davacı tarafından başkaca bir delil sunulmad …
Somut olayda dayanak «bononun» rakam ile değer belirten bölümünde «tahrifat» yapıldığı bilirkişi raporuyla saptandığına göre, bononun yazı ile değer belirten bölümüne itibar edilmesi mümkün değildir.
Mahkemece 6102 sayılı TTK'nin 778. maddesinin göndermesiyle «bonolar» hakkında uygulanması gereken aynı Kanunun 676. maddesi gereğince, bono bedeli hem yazı ve hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile belirlenen bedele itibar olunacağı hükmüne istinaden davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı dava dilekçesinde takip dayanağı bonoların rakam ve yazıyla yazılan miktar hanesindeki ‘‘22’’ ve ‘‘ yirmi iki bin ’’ ifadesinin ilave edilerek senetlerin «tahrif» edildiğini iddia etmiş olup yargılama sonunda tahrifatın sabit görülmesine göre 22.250,00 TL bedelli her iki «bononun» ayrı ayrı 22.000 TL yönünden «menfi tespit» hükmü kurulması gerekirken bono bedelleri üzerinden hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
… 06 ve 13/10/2006 düzenleme tarihli 16/12/2006 ödeme tarihli iki adet senede dayanılarak yapılan takipten dolayı imzaları davacıya ait olan, ancak yazı ve rakamlarda «tahrifat» yapıldığı anlaşılan iş bu senetler yönünden davacının davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacı hakkında Ankara 30.
Ayrıca kabule göre de ; dava konusu «bono» bedelleri 22.250,00 TL olup mahkemece bono bedellerinin 22.500,00 TL olduğu kabulünden hareketle davanın kabulüne ve bu miktar üzerinden tazminata hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temlik · menfi tespit
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğünün 2008/2470 sayılı dosyası ile yapılan takibin iptaline ve davacının 10/05/2006 düzenleme tarihli ve 13/10/2006 düzenleme tarihli, 16/12/2006 ödeme tarihli iki adet 22.500,00'er TL'lik bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %20'si oranında tazminatın «temlik» alan davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, «temlik» alan davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK’nın 72. maddesine dayalı «menfi tespit» istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde takip dayanağı bonoların rakam ve yazıyla yazılan miktar hanesindeki ‘‘22’’ ve ‘‘ yirmi iki bin ’’ ifadesinin ilave edilerek senetlerin «tahrif» edildiğini iddia etmiş olup yargılama sonunda tahrifatın sabit görülmesine göre 22.250,00 TL bedelli her iki «bononun» ayrı ayrı 22.000 TL yönünden «menfi tespit» hükmü kurulması gerekirken bono bedelleri üzerinden hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5868 E. 2024/7612 K.
Ortak:tahrifat · bono
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «bono» üzerinde rakam hanesinde bedelin 4.000 TL olarak yazıldığı, başına 4 rakamının sonradan eklendiğinin tespit olunduğu, ancak bono bedelinin yazı ile “kırkdörtbin TL” şeklinde yazılmış olduğu, 6102 sayılı TTK madde 676 "bedel hem yazı hem rakamla gösterilip iki bedel arasında fark bulunması halinde yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmüne haiz olup aynı Yasa'nın TTK 778/2-c atfına binaen bonolara da uygulanmakta olduğu, rakam ile belirtilen bedelde «tahrifat» yapılmış olduğu tespit olunsa da yazı ile yazılan bedel esas alındığı, yazı ile gösterilen alanda tahrifatın olmadığı, davacı tarafından başkaca bir delil sunulmad …
Somut olayda dayanak «bononun» rakam ile değer belirten bölümünde «tahrifat» yapıldığı bilirkişi raporuyla saptandığına göre, bononun yazı ile değer belirten bölümüne itibar edilmesi mümkün değildir.
Mahkemece 6102 sayılı TTK'nin 778. maddesinin göndermesiyle «bonolar» hakkında uygulanması gereken aynı Kanunun 676. maddesi gereğince, bono bedeli hem yazı ve hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile belirlenen bedele itibar olunacağı hükmüne istinaden davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, somut olayda her ne kadar takip dayanağı «bononun» rakam ile yazılan bedel kısmı ile yazı ile yazılan bedel kısmı arasında farklılık bulunuyor ve bu nedenle de 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesinde poliçe hükümlerine atıf yapıldığından yine aynı yasanın 676 ncı maddesinde de bedelin hem yazı hem de rakamla gösterilip iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedelin üstün tutulacağı düzenlenmiş ise de dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dava ve takip konusu senede sonradan rakam eklendiği ve bu suretle «senette tahrifat» yapıldığına yönelik davacının herhangi bir beyan ve iddiasının bulunmaması, davalının «şikayeti» dolayısıyla davacının ceza yargılaması sonucunda görevi kötüye kullanma fiilini işlediğinin sabit olması, bononun tanzim tarihine göre davacı vekil ile davalı müvekkil arasında bonoda yazı ile yazılan ve düşük sayılan meblağda bir borç ilişkisinin varlığının hayatın olağan akışına aykırı oluşu birlikte değerlendirildiğinde anılan maddenin işbu davada uygulama yeri bulunmadığı, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, ayrıca davacının istinaf dilekçesinde açıkça «yemin deliline dayanmadığı» gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
… valı ...'ün vekili marifetiyle, müvekkili ... ve diğer takip borçlusu davalı ... aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin 2020/2609 E. sayılı dosyasıyla 880.000,00 TL «asıl alacak» üzerinden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlattığını, takibin dayanağı olarak 11.12.2019 tanzim ve 31.12.2019 ödeme tarihli «bononun» gösterildiğini, müvekkili ile lehine senet düzenlenen davalı ... arasında takip dosyasında belirtilen miktarda bir alacak borç ilişkisi bulunmadığını, takip dayana …
… senedin bedel hanesinde rakam ile "880.000,00 TL" ve yazı hanesinde "Sekiz yüz seksen TL" yazdığı, kural olarak 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesi yollaması ile «bonolarda» da uygulanması gereken aynı Kanun'un 676 ncı maddesinde; "Poliçe bedeli hem yazı hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmünün yer aldığı ancak davalı vekilinin müvekkilinin ailesinin 2014 yılında bankadan kredi çektiğini, taşınmazını «ipotek» ettirdiğini, 2015 yılında davacı avukata vekaletname verdiğini, ayrıca bir miktar dosya «masrafı» ve «vekalet ücreti» verdiğini, davacı avukatın bu davayı kazandığını belirtmesi üzere müvekkilinin kararı görmek için ısrarcı olduğunu, bunun üzerine davacı avukatın banka «ipoteğinin kaldırılması» hakkında dava açıldığını ve davayı kazandıklarını belirten bir karar yolladığını ve vekalet ücreti aldığını, mahkeme kararının davacının kendisinin yazdığı sahte k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:senette tahrifat · ipoteğin kaldırılması · yemin deliline dayanma · yemin delili · şikayet · yemin · ipotek · kötü niyet tazminatı
Benzer bu karardaBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, somut olayda her ne kadar takip dayanağı «bononun» rakam ile yazılan bedel kısmı ile yazı ile yazılan bedel kısmı arasında farklılık bulunuyor ve bu nedenle de 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesinde poliçe hükümlerine atıf yapıldığından yine aynı yasanın 676 ncı maddesinde de bedelin hem yazı hem de rakamla gösterilip iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedelin üstün tutulacağı düzenlenmiş ise de dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dava ve takip konusu senede sonradan rakam eklendiği ve bu suretle «senette tahrifat» yapıldığına yönelik davacının herhangi bir beyan ve iddiasının bulunmaması, davalının «şikayeti» dolayısıyla davacının ceza yargılaması sonucunda görevi kötüye kullanma fiilini işlediğinin sabit olması, bononun tanzim tarihine göre davacı vekil ile davalı müvekkil arasında bonoda yazı ile yazılan ve düşük sayılan meblağda bir borç ilişkisinin varlığının hayatın olağan akışına aykırı oluşu birlikte değerlendirildiğinde anılan maddenin işbu davada uygulama yeri bulunmadığı, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, ayrıca davacının istinaf dilekçesinde açıkça «yemin deliline dayanmadığı» gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
… senedin bedel hanesinde rakam ile "880.000,00 TL" ve yazı hanesinde "Sekiz yüz seksen TL" yazdığı, kural olarak 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesi yollaması ile «bonolarda» da uygulanması gereken aynı Kanun'un 676 ncı maddesinde; "Poliçe bedeli hem yazı hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmünün yer aldığı ancak davalı vekilinin müvekkilinin ailesinin 2014 yılında bankadan kredi çektiğini, taşınmazını «ipotek» ettirdiğini, 2015 yılında davacı avukata vekaletname verdiğini, ayrıca bir miktar dosya «masrafı» ve «vekalet ücreti» verdiğini, davacı avukatın bu davayı kazandığını belirtmesi üzere müvekkilinin kararı görmek için ısrarcı olduğunu, bunun üzerine davacı avukatın banka «ipoteğinin kaldırılması» hakkında dava açıldığını ve davayı kazandıklarını belirten bir karar yolladığını ve vekalet ücreti aldığını, mahkeme kararının davacının kendisinin yazdığı sahte k …
CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili ve ailesinin uğramış olduğu zarara karşılık dava konusu senedi verdiğini, müvekkilinin davacıya avukatlık mesleğini yaptığını düşünerek güvendiğini, davacı tarafın kötü niyetli hareket ettiğini savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesini istemiştir.
Bu durumda, davanın, takip dayanağı 880,00 TL bedelli «bono» sebebiyle, bu miktar dışında kalan 879.120,00 TL anapara, faizi ve diğer ferileri yönünden kabulü gerekirken davacı hakkındaki «şikayet» üzerine yapılan ceza yargılaması sonucunda davacının görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verildiğinden hareketle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5801 E. 2023/6712 K.
Ortak:tahrifat · bono
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «bono» üzerinde rakam hanesinde bedelin 4.000 TL olarak yazıldığı, başına 4 rakamının sonradan eklendiğinin tespit olunduğu, ancak bono bedelinin yazı ile “kırkdörtbin TL” şeklinde yazılmış olduğu, 6102 sayılı TTK madde 676 "bedel hem yazı hem rakamla gösterilip iki bedel arasında fark bulunması halinde yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmüne haiz olup aynı Yasa'nın TTK 778/2-c atfına binaen bonolara da uygulanmakta olduğu, rakam ile belirtilen bedelde «tahrifat» yapılmış olduğu tespit olunsa da yazı ile yazılan bedel esas alındığı, yazı ile gösterilen alanda tahrifatın olmadığı, davacı tarafından başkaca bir delil sunulmad …
Somut olayda dayanak «bononun» rakam ile değer belirten bölümünde «tahrifat» yapıldığı bilirkişi raporuyla saptandığına göre, bononun yazı ile değer belirten bölümüne itibar edilmesi mümkün değildir.
Mahkemece 6102 sayılı TTK'nin 778. maddesinin göndermesiyle «bonolar» hakkında uygulanması gereken aynı Kanunun 676. maddesi gereğince, bono bedeli hem yazı ve hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile belirlenen bedele itibar olunacağı hükmüne istinaden davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine 95.100,00 TL bedelli «bonoya» dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus «haciz» yoluyla icra takibi başlatıldığını, ancak senedin gerçek bedelinin 9.500,00 TL olduğunu, davalının bedel kısmına "1" rakamını ekleyip «tahrifat» yapmak suretiyle senedi şimdiki haline getirdiğini ileri sürerek, müvekkilinin davaya konu senet nedeniyle 85.600,00 TL borçlu olmadığının tespitine ve «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu «bononun» davalı tarafından doldurulduğu, alınan bilirkişi raporu uyarınca "1" rakamının sonradan eklendiğinin sabit olduğu, senetteki bedele ilişkin yapılan «tahrifatın» yasa ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca senedin geçerliliğine etki etmeyecek bir husus olduğu ve senedin tahrif edilmemiş hali ile geçerliliğini sürdürdüğü kanaatine varıldığı, aksinin davalı tarafından ispat edilemediği, davalının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davaya konu senedin 86.600,00 TL'lik kısmı bakımından borçlu olmadığının tespitine ve «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları tekrar ederek müvekkilinin «senette tahrifat» yapmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 676 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre, «bono» bedelinin hem yazı hem de rakamla gösterildiği ancak bunlar arasında fark bulunduğu takdirde yazıyla gösterilen bedele itibar edilmesi gerektiğini, davaya konu sen …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:senette tahrifat · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · haciz · menfi tespit
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine 95.100,00 TL bedelli «bonoya» dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus «haciz» yoluyla icra takibi başlatıldığını, ancak senedin gerçek bedelinin 9.500,00 TL olduğunu, davalının bedel kısmına "1" rakamını ekleyip «tahrifat» yapmak suretiyle senedi şimdiki haline getirdiğini ileri sürerek, müvekkilinin davaya konu senet nedeniyle 85.600,00 TL borçlu olmadığının tespitine ve «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu «bononun» davalı tarafından doldurulduğu, alınan bilirkişi raporu uyarınca "1" rakamının sonradan eklendiğinin sabit olduğu, senetteki bedele ilişkin yapılan «tahrifatın» yasa ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca senedin geçerliliğine etki etmeyecek bir husus olduğu ve senedin tahrif edilmemiş hali ile geçerliliğini sürdürdüğü kanaatine varıldığı, aksinin davalı tarafından ispat edilemediği, davalının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davaya konu senedin 86.600,00 TL'lik kısmı bakımından borçlu olmadığının tespitine ve «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «menfi tespit» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
… afından yazıldığını, kalemin mürekkebinin azalmış olması ve yazıların silik çıkması sebebiyle yine bu kişinin isteğiyle rakamların üzerinden bir kez daha geçtiğini, «senette tahrifat» yapmadığını ve senedin tarafların iradesine uygun olarak doldurulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/3527 E. , 2017/5672 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/01/2016 tarih ve 2013/146-2016/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya 4.000 TL bedelli bono verdiğini, verilen bono da tahrifat yapılarak 44.000 TL üzerinden takibe geçildiğini, tahrifat sebebiyle oluşan fark miktarı olan 40.000 TL'den müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının iddiasını yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, senedin tahrifatına ilişkin iddialar hakkında somut ve kesin bir delil olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu bono üzerinde rakam hanesinde bedelin 4.000 TL olarak yazıldığı, başına 4 rakamının sonradan eklendiğinin tespit olunduğu, ancak bono bedelinin yazı ile “kırkdörtbin TL” şeklinde yazılmış olduğu, 6102 sayılı TTK madde 676 "bedel hem yazı hem rakamla gösterilip iki bedel arasında fark bulunması halinde yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmüne haiz olup aynı Yasa'nın TTK 778/2-c atfına binaen bonolara da uygulanmakta olduğu, rakam ile belirtilen bedelde tahrifat yapılmış olduğu tespit olunsa da yazı ile yazılan bedel esas alındığı, yazı ile gösterilen alanda tahrifatın olmadığı, davacı tarafından başkaca bir delil sunulmadığı ve davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava icra takibine konu kambiyo senedi bedelinden kısmen borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece 6102 sayılı TTK'nin 778. maddesinin göndermesiyle bonolar hakkında uygulanması gereken aynı Kanunun 676. maddesi gereğince, bono bedeli hem yazı ve hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile belirlenen bedele itibar olunacağı hükmüne istinaden davanın reddine karar verilmiştir. Ancak bu kural senedin bedel kısmında tahrifat yapılmamış olması halinde uygulanır. Somut olayda dayanak bononun rakam ile değer belirten bölümünde tahrifat yapıldığı bilirkişi raporuyla saptandığına göre, bononun yazı ile değer belirten bölümüne itibar edilmesi mümkün değildir.
Bu durumda senedin davacının kabulündeki miktar kadar geçerli olduğununa karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiş hükmün temyiz eden davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/386696800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz