6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Borçlu olmadığının tespiti | İcra takibinin iptali | Tazminat | Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6527 E. 2024/3761 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahrifat borçlu olunmadığının tespiti ihtisas mahkemesi usuli kazanılmış hak kazanılmış hak kötü niyet tazminatı bono temlik kötü niyet iflas asıl alacak menfi tespit

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 07.01.2021 tarih, 2018/564 E. ve 2021/116 K. sayılı kararı ile davacı hakkında, davalı tarafından 10.05.2006 ve 13.10.2006 düzenleme tarihli 16.12.2006 ödeme tarihli iki adet senede dayanılarak yapılan takipten dolayı imzaları davacıya ait olan, ancak yazı ve rakamlarda tahrifat yapıldığı anlaşılan işbu senetler yönünden davacının davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacı hakkında Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2008/2470 E. sayılı dosyası ile yapılan takibin iptaline ve davacının 10.05.2006 düzenleme tarihli ve 13.10.2006 düzenleme tarihli, 16.12.2006 ödeme tarihli iki adet 22.500,00'er TL'lik bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %20'si oranında tazminatın temlik alan davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı (temlik alan) vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 01.12.2022 tarih, 2021/7836 E. ve 2022/8556 K. sayılı kararıyla davacı dava dilekçesinde takip dayanağı bonoların rakam ve yazıyla yazılan miktar hanesindeki ‘‘22’’ ve ‘‘yirmi iki bin’’ ifadesinin ilave edilerek senetlerin tahrif edildiğini iddia etmiş olup yargılama sonunda tahrifatın sabit görülmesine göre 22.250,00 TL bedelli her iki bononun ayrı ayrı 22.000,00 TL yönünden menfi tespit hükmü kurulması gerekirken bono bedelleri üzerinden hüküm kurulması doğru olmadığı, ayrıca kabule göre de dava konusu bono bedelleri 22.250,00 TL olup Mahkemece bono bedellerinin 22.500,00 TL olduğu kabulünden hareketle davanın kabulüne ve bu miktar üzerinden tazminata hükmedilmesi de doğru görülmediğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı kararı ile davacının, dava dilekçesinde takip dayanağı bonoların, rakam ve yazı ile yazılan miktar hanesindeki "22" ve "yirmi iki bin" ifadesinin ilave edilerek senetlerin tahrif edildiğini iddia ettiği, bozma öncesi yapılan yargılamada tahrifatın sabit görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne davacı hakkında yapılan takibin iptaline ve davacının 10.05.2006 düzenleme tarihli ve 13.10.2006 düzenleme tarihli iki adet 22.000,00'er TL'lik bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacak toplamı olan 44.500,00 TL'nin %20'si oranında kötü niyet tazminatının temlik alan davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı (temlik alan) vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı (temlik alan) vekili temyiz dilekçesinde özetle; uyuşmazlığı çözmeye elverişli nitelikte olmayan rapora dayalı hüküm kurulması doğru olmadığını, Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesinin her iki rapordaki kanaati ile Jandarma Kriminal Daire Başkanlığının tespiti arasında zıtlık olduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için rapor alınması yönündeki taleplerinin de değerlendirilmediğini, davacının, kendisine kira borcu olan müvekkil davalıdan 750,00 TL borç para aldığını, buna karşılık 250,00 TL ve 500,00 TL değerli 2 bono imzaladığını ileri sürdüğünü, iddiasının hayatın olağan akışına uymadığı gibi, tahrifata yönelik iddiaları ve ileri sürülüş şekline göre, dava konusu kambiyo senetleri ile davacının kabulünde olan ve ekleme yapıldığını ileri sürdüğü senetler miktar itibariyle birbirini tutmadığını, bonoların açığa düzenlendiği ve/veya anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddia eden davacının bu yöndeki beyanını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, Mahkemece asıl alacak toplam üzerinden davacı yararına %20 kötü niyet tazminatının müvekkilden alınmasına karar verilmişse de müvekkilinin temlik alacaklısı olduğunu ve kötü niyetli olmadığını, zira Mahkemenin kabulüne göre senetlerdeki tahrifatı müvekkilinin bilmesinin mümkün olmadığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacının bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi

3. Değerlendirme

1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı (temlik alan) vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Bozma ilamında tahrifatın sabit görülmesine göre 22.250,00 TL bedelli her iki bononun ayrı ayrı 22.000,00 TL yönünden menfi tespit hükmü kurulması gerekirken bono bedelleri üzerinden hüküm kurulması doğru olmadığı, ayrıca kabule göre de dava konusu bono bedelleri 22.250,00 TL olup Mahkemece bono bedellerinin 22.500,00 TL olduğu kabulünden hareketle davanın kabulüne ve bu miktar üzerinden tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığına işaret edilmesine karşın Mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle toplam 500,00 TL iki bono bedeli yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak doğmasına rağmen uyulan bozma ilamına aykırı olarak iki bonoya dayalı olarak yapılan takibin tümden iptaline ve bu kararı takiben de iki adet 22.000,00 TL bedelli bono için borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi ve 44.500,00 TL esas alınarak kötü niyet tazminatına karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Borçlu olmadığının tespiti | İcra takibinin iptali | Tazminat | Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7836 E. 2022/8556 K.

    Ortak: · Borçlu olmadığının tespiti | İcra takibinin iptali | Tazminat, Menfi tespit

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Ttk 23. madde

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3527 E. 2017/5672 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6971 E. 2012/15397 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/6527 E.  ,  2024/3761 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2023/238 Esas, 2023/314 Karar

HÜKÜM

Davanın kabulü

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı (temlik alan) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından takibe konulan iki adet bono üzerinde ekleme ve oynama yapıldığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 07.01.2021 tarih, 2018/564 E. ve 2021/116 K. sayılı kararı ile davacı hakkında, davalı tarafından 10.05.2006 ve 13.10.2006 düzenleme tarihli 16.12.2006 ödeme tarihli iki adet senede dayanılarak yapılan takipten dolayı imzaları davacıya ait olan, ancak yazı ve rakamlarda tahrifat yapıldığı anlaşılan işbu senetler yönünden davacının davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacı hakkında Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2008/2470 E. sayılı dosyası ile yapılan takibin iptaline ve davacının 10.05.2006 düzenleme tarihli ve 13.10.2006 düzenleme tarihli, 16.12.2006 ödeme tarihli iki adet 22.500,00'er TL'lik bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %20'si oranında tazminatın temlik alan davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı (temlik alan) vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 01.12.2022 tarih, 2021/7836 E. ve 2022/8556 K. sayılı kararıyla davacı dava dilekçesinde takip dayanağı bonoların rakam ve yazıyla yazılan miktar hanesindeki ‘‘22’’ ve ‘‘yirmi iki bin’’ ifadesinin ilave edilerek senetlerin tahrif edildiğini iddia etmiş olup yargılama sonunda tahrifatın sabit görülmesine göre 22.250,00 TL bedelli her iki bononun ayrı ayrı 22.000,00 TL yönünden menfi tespit hükmü kurulması gerekirken bono bedelleri üzerinden hüküm kurulması doğru olmadığı, ayrıca kabule göre de dava konusu bono bedelleri 22.250,00 TL olup Mahkemece bono bedellerinin 22.500,00 TL olduğu kabulünden hareketle davanın kabulüne ve bu miktar üzerinden tazminata hükmedilmesi de doğru görülmediğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı kararı ile davacının, dava dilekçesinde takip dayanağı bonoların, rakam ve yazı ile yazılan miktar hanesindeki "22" ve "yirmi iki bin" ifadesinin ilave edilerek senetlerin tahrif edildiğini iddia ettiği, bozma öncesi yapılan yargılamada tahrifatın sabit görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne davacı hakkında yapılan takibin iptaline ve davacının 10.05.2006 düzenleme tarihli ve 13.10.2006 düzenleme tarihli iki adet 22.000,00'er TL'lik bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacak toplamı olan 44.500,00 TL'nin %20'si oranında kötü niyet tazminatının temlik alan davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı (temlik alan) vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı (temlik alan) vekili temyiz dilekçesinde özetle; uyuşmazlığı çözmeye elverişli nitelikte olmayan rapora dayalı hüküm kurulması doğru olmadığını, Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesinin her iki rapordaki kanaati ile Jandarma Kriminal Daire Başkanlığının tespiti arasında zıtlık olduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için rapor alınması yönündeki taleplerinin de değerlendirilmediğini, davacının, kendisine kira borcu olan müvekkil davalıdan 750,00 TL borç para aldığını, buna karşılık 250,00 TL ve 500,00 TL değerli 2 bono imzaladığını ileri sürdüğünü, iddiasının hayatın olağan akışına uymadığı gibi, tahrifata yönelik iddiaları ve ileri sürülüş şekline göre, dava konusu kambiyo senetleri ile davacının kabulünde olan ve ekleme yapıldığını ileri sürdüğü senetler miktar itibariyle birbirini tutmadığını, bonoların açığa düzenlendiği ve/veya anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddia eden davacının bu yöndeki beyanını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, Mahkemece asıl alacak toplam üzerinden davacı yararına %20 kötü niyet tazminatının müvekkilden alınmasına karar verilmişse de müvekkilinin temlik alacaklısı olduğunu ve kötü niyetli olmadığını, zira Mahkemenin kabulüne göre senetlerdeki tahrifatı müvekkilinin bilmesinin mümkün olmadığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacının bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi

3. Değerlendirme

1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı (temlik alan) vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Bozma ilamında tahrifatın sabit görülmesine göre 22.250,00 TL bedelli her iki bononun ayrı ayrı 22.000,00 TL yönünden menfi tespit hükmü kurulması gerekirken bono bedelleri üzerinden hüküm kurulması doğru olmadığı, ayrıca kabule göre de dava konusu bono bedelleri 22.250,00 TL olup Mahkemece bono bedellerinin 22.500,00 TL olduğu kabulünden hareketle davanın kabulüne ve bu miktar üzerinden tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığına işaret edilmesine karşın Mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle toplam 500,00 TL iki bono bedeli yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak doğmasına rağmen uyulan bozma ilamına aykırı olarak iki bonoya dayalı olarak yapılan takibin tümden iptaline ve bu kararı takiben de iki adet 22.000,00 TL bedelli bono için borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi ve 44.500,00 TL esas alınarak kötü niyet tazminatına karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı (temlik alan) vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063769500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.