6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3051 E. 2022/9379 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket müdürünün sorumluluğu hmk 297 şirket zararı tazminat davası e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 297

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda,her ne kadar davacılar şirkete ait taşınmazların üçüncü şahıslara satışlarında şirketin zarara uğratıldığı iddiası ile şirket ortağı sıfatıyla zararlarının tazminine yönelik iş bu davayı açmış iseler de şirkete ait taşınmazların metrekare birim değerleri ve rayice uygun olarak 04/01/2011 tarih 2011/1 sayılı şirket ortaklar kararına uygun olarak yapıldığı, şirket kayıt ve defterlerinin taşınmaz satışı ve bedellerini doğruladığı, şirket kayıtlarına alındığı, şirket veya ortakların zararına olarak bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı şirket müdürünün sorumlu olduğu ileri sürülen zararın tahsili istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nın Hükmün Kapsamı başlıklı 297/1-c maddesinde hükmün, ‘’Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.’’ kapsayacağı öngörülmüş olup, maddenin 2. fıkrasında; ‘’Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği’’ düzenlenmiştir. İlk Derece Mahkemesi’nin 24/02/2015 tarih ve 2012/153 E.-2015/36 K. sayılı kararı, Dairemizin 01/11/2016 tarih ve 2015/8020 E.- 2016/8583 K. sayılı bozma ilamı ile eksik soruşturma nedeniyle bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu halde bozma ilamında öngörülen hususlar tartışılmaksızın HMK’nın 297. maddesine aykırı davranılarak bozulan karardaki gerekçe ile yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4713 E. 2022/490 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2598 E. 2013/3942 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1170 E. 2019/443 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

3 benzer karar daha
  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2894 E. 2013/19758 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6657 E. 2018/496 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka tecavüzü | Haksız rekabet | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5918 E. 2014/11968 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/3051 E.  ,  2022/9379 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 12.02.2021 tarih ve 2017/97 E. - 2021/42 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin ve davalıların Huzur Kereste İnşaat Turizm Tekstil Nakliye Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin ortakları, davalı ...'in ise müdürü olduğunu, müvekkillerinin haberi olmaksızın şirkete ait bazı taşınmaz malların gerçek değerinin altında ve muvaazalı olarak üçüncü şahıslara satıldığını, bazı ortakların ve birinci derece hısımlarının mal varlıklarında dikkat çekici artışlar görüldüğünü, davalı ...’in damadı ...'a ait işletmenin şirket adresinde faaliyet gösterdiğini, davalılar tarafından şirketin zarara uğratıldığını ileri sürerek, şimdilik davalıların şirkete verdikleri zarardan müvekkillerinin payına düşecek miktar olan 400.000.- TL‘nin sadece müvekkillere ait olduğu şerh edilecek biçimde tasarruf tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte şirkete ödettirilmesine, aksi takdirde bütün zararların şirkete ödettirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, müvekkili ...'in şirket müdürü olduğunu, diğer müvekkillerinin şirket ortağı olup şirketi temsil yetkisi bulunmadığını, şirket ortağı aleyhine sorumluluk nedeni ile dava açılamayacağını, bu nedenle müvekkillerinden ... ve ...'e husumet yöneltilemeyeceğini, satılan daire ve dükkanların piyasa rayiç değerinden şirket müdürü tarafından şirket borçlarını ödemek için satıldığını, şirketin zarara uğratılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda,her ne kadar davacılar şirkete ait taşınmazların üçüncü şahıslara satışlarında şirketin zarara uğratıldığı iddiası ile şirket ortağı sıfatıyla zararlarının tazminine yönelik iş bu davayı açmış iseler de şirkete ait taşınmazların metrekare birim değerleri ve rayice uygun olarak 04/01/2011 tarih 2011/1 sayılı şirket ortaklar kararına uygun olarak yapıldığı, şirket kayıt ve defterlerinin taşınmaz satışı ve bedellerini doğruladığı, şirket kayıtlarına alındığı, şirket veya ortakların zararına olarak bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı şirket müdürünün sorumlu olduğu ileri sürülen zararın tahsili istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nın Hükmün Kapsamı başlıklı 297/1-c maddesinde hükmün, ‘’Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.’’ kapsayacağı öngörülmüş olup, maddenin 2. fıkrasında; ‘’Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği’’ düzenlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesi’nin 24/02/2015 tarih ve 2012/153 E.-2015/36 K. sayılı kararı, Dairemizin 01/11/2016 tarih ve 2015/8020 E.- 2016/8583 K. sayılı bozma ilamı ile eksik soruşturma nedeniyle bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu halde bozma ilamında öngörülen hususlar tartışılmaksızın HMK’nın 297. maddesine aykırı davranılarak bozulan karardaki gerekçe ile yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 22.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/872056500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.