Rücuen sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3341 E. 2022/8530 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nedensellik bağı↗ mücbir sebep↗ kusursuz sorumluluk↗ kusur oranı↗ illiyet bağı↗ depo kararı↗ müteselsil sorumluluk↗ şirket zararı↗ rücuen tazminat↗ üçüncü kişi↗ rücu↗ tbk 99↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ dava sebebi↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine ilişkin önceki kararda taşınmaz maliki dışındaki davalılara yönelik temyiz itirazlarının reddedildiği, aynı gerekçelerle anılan davalılar hakkındaki davanın reddine karar verildiği, davalı ...'in, meydana gelen zarardan 818 sayılı BK’nın 58. (6098 sayılı TBK’nın 69.) maddesi uyarınca kusursuz sorumluluğu bulunduğu, davalının sorumluluğu kusursuz sorumluluk esasına dayandığından sorumluluk miktarından kusur oranından kaynaklanan indirim yapılmasına da gerek bulunmadığı, kaldı ki, zarar görenin uğradığı zarardan birden fazla kişinin farklı hukuki sebeplerle müteselsilen sorumlu olduğu hallerde dahi, zarar görenin uğramış olduğu zararın tamamından, diğer sorumlularla birlikte müteselsilen sorumlu tutulacakları, kusur oranın diğer sorumlulara karşı açılacak rücu davasında rol oynadığı, davacı ... şirketinin zarar gördüğünü ve bu zararının binanın (deponun) yapılışındaki bozukluk ve bakım eksikliğinden kaynaklandığını ispat ettiği, bu nedenle binanın maliki davalı ...'in bu zarardan sorumlu olduğu, davalının olayın meydana gelmesinde kusuru bulunduğu, mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davalılar DHL Global Forwardıng Taşımacılık A.Ş., DHL Lojistik Hizmetleri A.Ş. ve Gulf Sigorta A.Ş. (Eski ünvanı AIG Sigorta A.Ş.) hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkındaki davanın kabulü ile, 8.739.540,90 TL’nin hükümde gösterilen tarihlerden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalı ...’den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, endüstriyel yangın sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup davacı, davalı ...’in bina maliki olarak sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.
Mahkemece uyulan Dairemizin 21.04.2016 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere 818 sayılı TBK’nın 58. maddesi uyarınca açılan bir davada öncelikle davacı, zarar gördüğünü ve bu zararının bina veya yapı eserinin imalatındaki bozukluk veya bakımındaki eksiklikten kaynaklandığını ispat etmek zorundadır. Mahkemece, toplanan deliller, yangının çıkış sebebinin net bir şekilde tespit edilememesi, yangının meydana geldiği esnadaki fiili kullanım şekli, savcılıkça yapılan soruşturmada alınan ifadeler, dosyaya sunulan bilirkişi raporları ile ayrık görüşlerdeki değerlendirmeler ve tüm dosya kapsamı gözetildiğinde davacının zararın bina veya yapı eserinin yapılışındaki bozukluk veya bakım eksikliğinden kaynaklandığı, zarar ile arasında nedensellik bağı bulunduğunun ispat edemediği nazara alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13912 E. 2013/13376 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz kararda… anılan davalılar hakkındaki davanın reddine karar verildiği, davalı ...'in, meydana gelen zarardan 818 sayılı BK’nın 58. (6098 sayılı TBK’nın 69.) maddesi uyarınca «kusursuz sorumluluğu» bulunduğu, davalının sorumluluğu kusursuz sorumluluk esasına dayandığından sorumluluk miktarından «kusur» oranından kaynaklanan indirim yapılmasına da gerek bulunmadığı, kaldı ki, zarar görenin uğradığı zarardan birden fazla kişinin farklı hukuki sebeplerle «müteselsilen sorumlu» olduğu hallerde dahi, zarar görenin uğramış olduğu zararın tamamından, diğer sorumlularla birlikte müteselsilen sorumlu tutulacakları, «kusur oranın» diğer sorumlulara karşı açılacak «rücu» davasında rol oynadığı, davacı ... «şirketinin zarar» gördüğünü ve bu zararının binanın («deponun») yapılışındaki bozukluk ve bakım eksikliğinden kaynaklandığını ispat ettiği, bu nedenle binanın maliki davalı ...'in bu zarardan sorumlu olduğu, davalının olayın meydana gelmesinde kusuru bulunduğu, «mücbir sebep», zarar görenin veya «üçüncü kişinin» kusuru nedeniyle «illiyet bağının» kesildiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davalılar DHL Global Forwardıng Taşımacılık A.Ş., DHL Lojistik Hizmetleri A.Ş. ve Gulf Sigorta A.Ş. (Eski ünvanı AIG Sigorta A.Ş.) hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkındaki davanın kabulü ile, 8.739.540,90 TL’nin hükümde gösterilen tarihlerden itibaren hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalı ...’den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin Amerika'da yerleşik olan DHL Global Forwardıng Şirketi'nin Türkiye'deki «acentesi» olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, taşıma konusu emtianın, Amerika'da uçağa alınmadığı ve taşımanın başlamamış olması nedeniyle Türkiye'ye hiç gelmediği, bu durumda DHL Global Forwardıng Şirketi'ne «izafeten» dava açılan davalı şirketin, davaya konu taşıma ilişkisinde akdi gerçekleştirmediği gibi eşya Türkiye'ye gelmediğinden akde aracılık da etmediği, davalı şirkete «acente» sıfatıyla izafeten dava yöneltilmesinin «temsilde hata» olduğu nazara alınarak, davada esasen kendisine «husumet» yöneltilen yabancı firma aleyhine davaya devam etmek isteyip istemediği davacı vekiline sorulduğu ancak davacı vekilinin dosyanın mevcut haliyle karar verilmesini talep ettiği, bu durumda, davalı şirketin bu davada husumeti bulunmadığı gibi, davalı acentenin şahsi «kusur» ve «haksız fiiline» de dayanılmadığından, davalı şirkete «asıl taşıyıcı» DHL Global Forwarding'e izafeten dava yöneltilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsilde hata · asıl taşıyıcı · izafeten dava · rücuan tazminat · acente · pasif husumet yokluğu · acentelik · pasif husumet
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin Amerika'da yerleşik olan DHL Global Forwardıng Şirketi'nin Türkiye'deki «acentesi» olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, taşıma konusu emtianın, Amerika'da uçağa alınmadığı ve taşımanın başlamamış olması nedeniyle Türkiye'ye hiç gelmediği, bu durumda DHL Global Forwardıng Şirketi'ne «izafeten» dava açılan davalı şirketin, davaya konu taşıma ilişkisinde akdi gerçekleştirmediği gibi eşya Türkiye'ye gelmediğinden akde aracılık da etmediği, davalı şirkete «acente» sıfatıyla izafeten dava yöneltilmesinin «temsilde hata» olduğu nazara alınarak, davada esasen kendisine «husumet» yöneltilen yabancı firma aleyhine davaya devam etmek isteyip istemediği davacı vekiline sorulduğu ancak davacı vekilinin dosyanın mevcut haliyle karar verilmesini talep ettiği, bu durumda, davalı şirketin bu davada husumeti bulunmadığı gibi, davalı acentenin şahsi «kusur» ve «haksız fiiline» de dayanılmadığından, davalı şirkete «asıl taşıyıcı» DHL Global Forwarding'e izafeten dava yöneltilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesine dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece davalının, DHL Global Forwarding şirketinin «acentesi» olduğu, ancak davaya konu taşımanın gerçekleşmediği, emtianın Türkiye'ye gelmediği bu nedenle davalının akde aracılık etmediği ve bu nedenle davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı DHL Global Forwarding Taşıma A.Ş., davaya konu taşıma başlamadan önce DHL Global Forwa …
-
Meblağın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1270 E. 2013/1848 K.
Ortak:avans faizi
İncelediğiniz kararda… anılan davalılar hakkındaki davanın reddine karar verildiği, davalı ...'in, meydana gelen zarardan 818 sayılı BK’nın 58. (6098 sayılı TBK’nın 69.) maddesi uyarınca «kusursuz sorumluluğu» bulunduğu, davalının sorumluluğu kusursuz sorumluluk esasına dayandığından sorumluluk miktarından «kusur» oranından kaynaklanan indirim yapılmasına da gerek bulunmadığı, kaldı ki, zarar görenin uğradığı zarardan birden fazla kişinin farklı hukuki sebeplerle «müteselsilen sorumlu» olduğu hallerde dahi, zarar görenin uğramış olduğu zararın tamamından, diğer sorumlularla birlikte müteselsilen sorumlu tutulacakları, «kusur oranın» diğer sorumlulara karşı açılacak «rücu» davasında rol oynadığı, davacı ... «şirketinin zarar» gördüğünü ve bu zararının binanın («deponun») yapılışındaki bozukluk ve bakım eksikliğinden kaynaklandığını ispat ettiği, bu nedenle binanın maliki davalı ...'in bu zarardan sorumlu olduğu, davalının olayın meydana gelmesinde kusuru bulunduğu, «mücbir sebep», zarar görenin veya «üçüncü kişinin» kusuru nedeniyle «illiyet bağının» kesildiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davalılar DHL Global Forwardıng Taşımacılık A.Ş., DHL Lojistik Hizmetleri A.Ş. ve Gulf Sigorta A.Ş. (Eski ünvanı AIG Sigorta A.Ş.) hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkındaki davanın kabulü ile, 8.739.540,90 TL’nin hükümde gösterilen tarihlerden itibaren hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalı ...’den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDHL Global Forwarding Taşımacılık A.Ş'ye yönelik davanın «sıfat yokluğundan» reddine, davalılar DHL Global Forwarding Taşımacılık A.Ş. ile MNG Hava Yolları ve Taşımacılık A.Ş'ye açılan davanın kısmen kabulü ile 4.705,00 TL'nın 16.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fiili taşıyıcı · asıl taşıyıcı · teslim tutanağı · sıfat yokluğu · acente · maddi hata · infaz · taşıyıcı
Benzer bu karardaDHL Global Forwarding Taşımacılık A.Ş.” aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekirken «infazda» çelişki yaratacak şekilde ve asaleten hasım olması mümkün bulunmayan «acente» aleyhine de sonuç doğuracak şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı ... davalı acente yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...- Davalılardan MNG Havayolları ve Taşımacılık A.Ş. vekili, diğer savunmalarının yanı sıra, davada kendisinin sadece «fiili taşıyıcı» olduğunu ve malları gümrüğe «teslim» etmekle sorumluluğunun sona erdiğini savunmuş ve malların gümrüğe «teslim tutanağında» da herhangi bir «hasar» «kaydına» yer verilmemiştir.
A.Ş'nin malı «teslim» aldığı 08.06.2007 tarihinden itibaren süresi içerisinde «hasar» ihbarında bulunduğu, bu durumda «taşıyıcı» olan davalıların oluşan hasardan sorumlu oldukları, her ne kadar davalılardan DHL Global Forwarding Taşımacılık A.Ş'ye karşı dava açılmış ise de bu davalının «acenta» olduğu, dosya kapsamı ve davacı vekilinin ....2011 tarihli tutanağa geçen beyanı ile sabit olduğundan adı geçen davalının davada davalı sıfatının bulunmadığı, davalılar kısmının ikinci sırasında gösterilen davalının acente olduğu, bu durumda «asıl taşıyıcının», dava dilekçesinin birinci sırasında «maddi hata» sonucu "DHL Global Forwarding Taşımacılık A.Ş."olarak gösterildiği ancak gerçekte DHL Global Forwarding Spa olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davalılardan DHL Gl …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan DHL Forwarding Spa'nın «asıl taşıyıcı», davalılardan MNG ...A.Ş'nin «fiili taşıyıcı» olduğu, dava dışı ...
DHL Global Forwarding Taşımacılık A.Ş'ye yönelik davanın «sıfat yokluğundan» reddine, davalılar DHL Global Forwarding Taşımacılık A.Ş. ile MNG Hava Yolları ve Taşımacılık A.Ş'ye açılan davanın kısmen kabulü ile 4.705,00 TL'nın 16.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9991 E. 2013/14209 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz kararda… anılan davalılar hakkındaki davanın reddine karar verildiği, davalı ...'in, meydana gelen zarardan 818 sayılı BK’nın 58. (6098 sayılı TBK’nın 69.) maddesi uyarınca «kusursuz sorumluluğu» bulunduğu, davalının sorumluluğu kusursuz sorumluluk esasına dayandığından sorumluluk miktarından «kusur» oranından kaynaklanan indirim yapılmasına da gerek bulunmadığı, kaldı ki, zarar görenin uğradığı zarardan birden fazla kişinin farklı hukuki sebeplerle «müteselsilen sorumlu» olduğu hallerde dahi, zarar görenin uğramış olduğu zararın tamamından, diğer sorumlularla birlikte müteselsilen sorumlu tutulacakları, «kusur oranın» diğer sorumlulara karşı açılacak «rücu» davasında rol oynadığı, davacı ... «şirketinin zarar» gördüğünü ve bu zararının binanın («deponun») yapılışındaki bozukluk ve bakım eksikliğinden kaynaklandığını ispat ettiği, bu nedenle binanın maliki davalı ...'in bu zarardan sorumlu olduğu, davalının olayın meydana gelmesinde kusuru bulunduğu, «mücbir sebep», zarar görenin veya «üçüncü kişinin» kusuru nedeniyle «illiyet bağının» kesildiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davalılar DHL Global Forwardıng Taşımacılık A.Ş., DHL Lojistik Hizmetleri A.Ş. ve Gulf Sigorta A.Ş. (Eski ünvanı AIG Sigorta A.Ş.) hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkındaki davanın kabulü ile, 8.739.540,90 TL’nin hükümde gösterilen tarihlerden itibaren hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalı ...’den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesi uyarınca «taşıma sözleşmesinden doğan» uyuşmazlıklarda «zamanaşımının» 1 yıl olduğu, ancak «ağır kusur» halinde bu sürenin 3 yıla kadar uzayabileceği, davada CMR Konvansiyonu'nun 32/2. maddesinde belirtilen yazılı talep niteliğinde bir «ihbarın» bulunmadığı, CMR kapsamında davaya konu taşımanın ve «hasarın» 20/07/2009 tarihinde gerçekleştiği, 03/06/2010 tarihinde icra takibine geçildiği, ancak davanın 24/05/2011 tarihinde açıldığı ve dava tarihi itibarıyla 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davalı vekillerinin «zamanaşımı defilerinin» kabulü ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11/03/2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ağır kusur · zamanaşımı defi · sözleşmeden doğan dava · taşıma sözleşmesi · ihbar · hasar · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesi uyarınca «taşıma sözleşmesinden doğan» uyuşmazlıklarda «zamanaşımının» 1 yıl olduğu, ancak «ağır kusur» halinde bu sürenin 3 yıla kadar uzayabileceği, davada CMR Konvansiyonu'nun 32/2. maddesinde belirtilen yazılı talep niteliğinde bir «ihbarın» bulunmadığı, CMR kapsamında davaya konu taşımanın ve «hasarın» 20/07/2009 tarihinde gerçekleştiği, 03/06/2010 tarihinde icra takibine geçildiği, ancak davanın 24/05/2011 tarihinde açıldığı ve dava tarihi itibarıyla 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davalı vekillerinin «zamanaşımı defilerinin» kabulü ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11/03/2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9871 E. 2014/15687 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, «sigorta tazminatının» davalı tarafından zarar görenin yakınlarına ödendiği, davacı ... ettirenin davalı ... şirketi hakkında dava tarihi itibariyle dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 19.03.2014 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3341 E. , 2022/8530 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.02.2021 tarih ve 2018/397 E. - 2021/152 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından duruşmalı, davacı vekilince duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 29.11.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar DHL ve Gulf Sigorta vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sigortalısı Mapa Mobilya Aksesuar Pazarlama A.Ş.’nin davalı ...’in mülkiyetindeki depoda yer alan emtialarını Endüstriyel Yangın Sigorta Poliçesi ile sigortaladığını, davalı ... Global Forwarding Taş. A.Ş.’nin “Depolama ve Dağıtım Sözleşmesi” ile sigortalı firmaya ait ürünleri karşılama, elleçleme, depolama, sevk, yükleme, taşıma gibi lojistik hizmetleri üstlenip davalı ...’in deposunu kiraladığını, emtiayı söz konusu depoda muhafaza ettiğini, DHL Global Forwarding Taş. A.Ş.’nin 01.04.2006 tarihli devri ile Depolama ve Dağıtım Sözleşmesi’nin tarafının DHL Lojistik Hizmetleri A.Ş. olduğunu, sigortalının bu devre muvafakat ettiğini, davalı AIG Sigorta A.Ş.’nin ise DHL unvanlı davalıların tüm dünyadaki sigortacısı olduğunu, davalı ...’in mülkiyetindeki depoda 05.10.2006 tarihinde meydana gelen yangın sonucu sigortalının tüm emtiasının yandığını, tespit edilen hasar bedelinin 8.739.540,90 TL olarak sigortalıya ödendiğini, DHL Global Forwarding Taş.
A.Ş. ve DHL Lojistik Hizmetleri A.Ş.’nin lojistik hizmetlerini üstlenmesi, bunların sigortacılarının kiracının sigortacısı olması, davalı ...’in bina maliki olması sebebiyle zararı tazmin yükümlülüklerinin bulunduğunu ileri sürerek 8.739.540,90 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin 01.09.2005 tarihli kira akti ile taşınmazı davalı ... Global Forwarding Taş. A.Ş.’ye kiraladığını, sözleşmenin davalı ...Ş.’ye devredildiğini, mecuru kiraya veren müvekkilinin mecura girip çıkamayacağını, kiracının taşınmaza müvekkilinden habersiz yandaki binadan kaçak elektrik çektiğini, elektrik tesisatında değişiklik yaptığını, içeride bir görevli dahi bırakılmadan tüm kapıların kilitlendiğini, kiracının yapacağı işe göre tedbir alma yükümünün bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılar DHL Global Forwarding Taş. A.Ş., DHL Lojistik Hizmetleri A.Ş., AIG Sigorta A.Ş.vekili, davacının hatır ödemesi yaptığını, davacının da delilleri arasında gösterilen devir sözleşmesi uyarınca müvekkili DHL Global Forwarding Taş. A.Ş.’nin Depolama ve Dağıtım Sözleşmesindeki tüm hak ve yükümlülüklerini 01.04.2006 tarihinde davalı ... Hiz. A.Ş.’ye devrettiğinden müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili DHL Lojistik Hizmetleri A.Ş.’nin davacının dayanak yaptığı poliçenin sigorta ettireni olduğunu, poliçede hasar halinde sigorta ettirene rücu edilemeyeceğinin kararlaştırıldığını, primlerin doğrudan DHL Lojistik Hizmetleri A.Ş. tarafından ödendiğini, poliçenin tarafı olup 3. kişi kabul edilemeyeceğini, bu sebeple de DHL Lojistik Hizmetleri A.Ş.’ye ve onun sigortacısı AIG Sigorta A.Ş.’ye husumet yöneltilemeyeceğini, davacının ancak 3.
kişilere dava açabileceğini, zararın DHL Lojistik Hizmetleri A.Ş.’nin kusurundan kaynaklanmadığını, yangının sebebinin belirlenmediğini, alınan raporlarda müvekkiline bir kusur ve sorumluluk atfedilmediğini, ancak ruhsatının alınmadığına ve yangın güvenliğinin olmadığına işaret edildiğini, BK’nın 58. maddesi uyarınca bina malikinin sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine ilişkin önceki kararda taşınmaz maliki dışındaki davalılara yönelik temyiz itirazlarının reddedildiği, aynı gerekçelerle anılan davalılar hakkındaki davanın reddine karar verildiği, davalı ...'in, meydana gelen zarardan 818 sayılı BK’nın 58. (6098 sayılı TBK’nın 69.) maddesi uyarınca kusursuz sorumluluğu bulunduğu, davalının sorumluluğu kusursuz sorumluluk esasına dayandığından sorumluluk miktarından kusur oranından kaynaklanan indirim yapılmasına da gerek bulunmadığı, kaldı ki, zarar görenin uğradığı zarardan birden fazla kişinin farklı hukuki sebeplerle müteselsilen sorumlu olduğu hallerde dahi, zarar görenin uğramış olduğu zararın tamamından, diğer sorumlularla birlikte müteselsilen sorumlu tutulacakları, kusur oranın diğer sorumlulara karşı açılacak rücu davasında rol oynadığı, davacı ...
şirketinin zarar gördüğünü ve bu zararının binanın (deponun) yapılışındaki bozukluk ve bakım eksikliğinden kaynaklandığını ispat ettiği, bu nedenle binanın maliki davalı ...'in bu zarardan sorumlu olduğu, davalının olayın meydana gelmesinde kusuru bulunduğu, mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davalılar DHL Global Forwardıng Taşımacılık A.Ş., DHL Lojistik Hizmetleri A.Ş. ve Gulf Sigorta A.Ş. (Eski ünvanı AIG Sigorta A.Ş.) hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkındaki davanın kabulü ile, 8.739.540,90 TL’nin hükümde gösterilen tarihlerden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalı ...’den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, endüstriyel yangın sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup davacı, davalı ...’in bina maliki olarak sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.
Mahkemece uyulan Dairemizin 21.04.2016 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere 818 sayılı TBK’nın 58. maddesi uyarınca açılan bir davada öncelikle davacı, zarar gördüğünü ve bu zararının bina veya yapı eserinin imalatındaki bozukluk veya bakımındaki eksiklikten kaynaklandığını ispat etmek zorundadır. Mahkemece, toplanan deliller, yangının çıkış sebebinin net bir şekilde tespit edilememesi, yangının meydana geldiği esnadaki fiili kullanım şekli, savcılıkça yapılan soruşturmada alınan ifadeler, dosyaya sunulan bilirkişi raporları ile ayrık görüşlerdeki değerlendirmeler ve tüm dosya kapsamı gözetildiğinde davacının zararın bina veya yapı eserinin yapılışındaki bozukluk veya bakım eksikliğinden kaynaklandığı, zarar ile arasında nedensellik bağı bulunduğunun ispat edemediği nazara alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı ...
yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ... yararına BOZULMASINA, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine, 30/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/868487300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz