Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7436 E. 2022/8405 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 10 yıllık
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taleple bağlılık ilkesi↗ taleple bağlılık↗ haklı sebep↗ mevduat hesabı↗ tmsf↗ sebepsiz zenginleşme↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda, davacı tarafından davalı bankanın mevduat hesabına yatırılan 5.055,89 TL alacağının tahsilini talep ettiği anlaşılmakla davacının mevduatın akidi olan bankadan talep edebilecek olması sebebiyle davalılar TMSF ve T.C. Merkez Bankası yönünden husumet nedeniyle reddine, öte yandan davacı tarafından davalı ... Bankasına yönelik açılan eldeki davada davacı tarafından ibraz edilen davalı ... Bankasına ait yetkililerin imzasını içeren hesap cüzdanına ait belgenin ve bankadan para çekilirken ya da para yatırılırken hesap cüzdanın bankaya ibrazının zorunlu olması sebebiyle banka hesap cüzdanın banka nezdinde mevduatı ispata elverişli olduğundan itibar edilerek davacının 5.055,89 TL mevduat alacağının olduğu ve en son işlem tarihinin 31/08/1971 tarihi olduğu, davalı ... tarafından 3182 sayılı Bankalar Kanunun 36. maddesi uyarınca, banka nezdindeki mevduatın son işlem tarihinden itibaren 10 yıl dolduktan sonra davacının adresine mektupla bildirilmesi ve mektupla bildirildikten sonra, bu sürenin bitimini izleyen takvim yılı başından itibaren 6 ay içerisinde bankalarca sahiplerinin isim, kimlik adresleri gösterilmek suretiyle düzenlenecek bir cetvel ile Merkez Bankası’na devredildiğinin Merkez Bankası'nın 01/09/2014 tarihli yazısı ile ispat edilmediğinden alacağın 10 yıllık zamanaşımı süresine uğramadığı ve sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda haklı bir sebep olmadan bankanın elde ettiği zenginleşmeyi iade ile yükümlü olması sebebiyle bilirkişi heyetinin 20/04/2015 tarihli raporuna itibar edilerek davacının mevduat hesabındaki bedeli talep edebileceğinden 5055,89 TL alacağın ispat edildiği, mevduat hesabı açılırken hesaba faiz işletildiği, açılan hesabın vadesiz bir hesap olmadığından davacının son işlem tarihinden avans faizi talep edebileceği, taleple bağlılık ilkesi gereği davacının 31/08/1971 tarihi itibariyle 5.055,89 TL asıl alacağa hak kazandığı gerekçesiyle davalılar ... ve T.C. Merkez Bankası'na yönelik açılan davanın husumet sebebiyle reddine, davalı ...'ye yönelik açılan davanın kabulü ile, 5.055,89 TL'nin 31/08/1971 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı bankada bulunan 5.055,89 TL mevduatın, fona devredildiği iddiasıyla açılan, son işlem tarihi olan 31/08/1971 tarihinden itibaren faizi ile tahsiline ilişkindir. Mahkemece, davacı tarafından ibraz edilen, davalı ... Bankasına ait yetkililerin imzasını içeren hesap cüzdanına ait belgenin ve bankadan para çekilirken ya da para yatırılırken hesap cüzdanın bankaya ibrazının zorunlu olması sebebiyle banka hesap cüzdanının banka nezdinde mevduatın varlığını ispata elverişli olduğu, davalı Bankanın 3182 sayılı Bankalar Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca, son işlem tarihinden itibaren 10 yıl dolduktan sonra davacının adresine mektupla bildirilmesi ve mektupla bildirildikten sonra, bu sürenin bitimini izleyen takvim yılı başından itibaren 6 ay içerisinde bankalarca sahiplerinin isim, kimlik adresleri gösterilmek suretiyle düzenlenecek bir cetvel ile banka nezdindeki mevduatın Merkez Bankası’na devredildiğini ispatla yükümlü olduğu Merkez Bankası'nın 01/09/2014 tarihli yazısı ile de bu hususun ispat edildiğinden söz edilemeyeceğinden alacağın 10 yıllık zamanaşımı süresine uğramadığı ve sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda haklı bir sebep olmadan bankanın elde ettiği zenginleşmeyi iade ile yükümlü olduğu gerekçesiyle 5.055,89 TL'nin 31/08/1971 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmiştir.
31.01.2004 tarih ve 25363 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Para Birimi Hakkında Kanun'a göre 01.01.2005 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Türk Lirasından altı (6) sıfır atılması nedeniyle, Eski Türk Lirası üzerinden açılan dava değerinin re'sen 5083 sayılı Yasa uyarınca Yeni Türk Lirası'na eşdeğer karşılığı hesaplanarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14262 E. 2014/2397 K.
Ortak:zamanaşımı · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı · zamanaşımı 10 yıllık
İncelediğiniz karardaBankasına ait yetkililerin imzasını içeren hesap cüzdanına ait belgenin ve bankadan para çekilirken ya da para yatırılırken hesap cüzdanın bankaya «ibrazının» zorunlu olması sebebiyle banka hesap cüzdanın banka nezdinde mevduatı ispata elverişli olduğundan itibar edilerek davacının 5.055,89 TL mevduat alacağının olduğu ve en «son» işlem tarihinin 31/08/1971 tarihi olduğu, davalı ... tarafından 3182 sayılı Bankalar Kanunun 36. maddesi uyarınca, banka nezdindeki mevduatın son işlem tarihinden itibaren 10 yıl dolduktan sonra davacının adresine mektupla bildirilmesi ve mektupla bildirildikten sonra, bu sürenin bitimini izleyen takvim yılı başından itibaren 6 ay içerisinde bankalarca sahiplerinin isim, kimlik adresleri gösterilmek suretiyle düzenlenecek bir cetvel ile Merkez Bankası’na devredildiğinin Merkez Bankası'nın 01/09/2014 tarihli yazısı ile ispat edilmediğinden alacağın 10 yıllık «zamanaşımı» süresine uğramadığı ve «sebepsiz zenginleşme» hükümleri doğrultusunda haklı bir sebep olmadan bankanın elde ettiği zenginleşmeyi iade ile yükümlü olması sebebiyle bilirkişi heyetinin 20/04/2015 tarihli raporuna itibar edilerek davacının mevduat hesabındaki bedeli talep edebileceğinden 5055,89 TL alacağın ispat edildiği, «mevduat hesabı» açılırken hesaba faiz işletildiği, açılan hesabın vadesiz bir hesap olmadığından davacının son işlem tarihinden «avans faizi» talep edebileceği, «taleple bağlılık ilkesi» gereği davacının 31/08/1971 tarihi itibariyle 5.055,89 TL asıl alacağa hak kazandığı gerekçesiyle davalılar ... ve T.C.
Bankasına ait yetkililerin imzasını içeren hesap cüzdanına ait belgenin ve bankadan para çekilirken ya da para yatırılırken hesap cüzdanın bankaya «ibrazının» zorunlu olması sebebiyle banka hesap cüzdanının banka nezdinde mevduatın varlığını ispata elverişli olduğu, davalı Bankanın 3182 sayılı Bankalar Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca, «son» işlem tarihinden itibaren 10 yıl dolduktan sonra davacının adresine mektupla bildirilmesi ve mektupla bildirildikten sonra, bu sürenin bitimini izleyen takvim yılı başından itibaren 6 ay içerisinde bankalarca sahiplerinin isim, kimlik adresleri gösterilmek suretiyle düzenlenecek bir cetvel ile banka nezdindeki mevduatın Merkez Bankası’na devredildiğini ispatla yükümlü olduğu Merkez Bankası'nın 01/09/2014 tarihli yazısı ile de bu hususun ispat edildiğinden söz edilemeyeceğinden alacağın 10 yıllık «zamanaşımı» süresine uğramadığı ve «sebepsiz zenginleşme» hükümleri doğrultusunda haklı bir sebep olmadan bankanın elde ettiği zenginleşmeyi iade ile yükümlü olduğu gerekçesiyle 5.055,89 TL'nin 31/08/1971 tarihinden itiba …
Merkez Bankası yönünden «husumet» nedeniyle reddine, öte yandan davacı tarafından davalı ...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının en «son» işlem tarihi 31/08/1971 olan hesap cüzdanına dayanarak dava açtığı, TTK'nın 68 (6102 sy TTK'nın 82 md) maddesi uyarınca bir «tacirin» «ticari defterlerini» saklama süresinin 10 yıl olduğu, 70 Sayılı Bankalar Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 36, 4389 Sayılı Bankalar Kanunu'nun 10, 5411 Sayılı Kanunun 42. ve 62. maddeleri uyarınca son işlem tarihinden itibaren «zamanaşımı» süresinin 10 yıl olduğunu, davacının davasını son işlem tarihinden itibaren 41 yıl geçtikten sonra açtığı, kayıtlarını 10 yıl süreyle «saklama yükümlülüğünde» olan davalıların 41 yıl sonra açılan davada kayıtlarına ulaşıp delil bildirme imkanlarının da elinden alındığı, bu nedenle davalıların zamanaşımı itirazları yerind …
Merkez Bankası'na davada «husumet» düşmemesi nedeniyle, mahkemece adı geçen bu davalılar yönünden de davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değilse de belirtilen değişik gerekçeyle bu davalılar hakkında verilen red kararının sonucu itibariyle yerinde bulunmasına göre davacı vekilinin davalılar TMSF ve T.C.
Ayrıca, 3182 sayılı Bankalar Kanunu’nun mevduatta «zamanaşımı» başlıklı 36. maddesinde, her türlü mevduat «son» talep, işlem veya mudiin herhangi bir şekilde yazılı talimatı tarihinden başlayarak 10 yıl geçtiği halde, sahipleri tarafından aranmamış olan mevduatları, sahiplerinin mevcut adreslerine bir mektupla bildirildikten sonra, bu sürenin bitimini izleyen takvim yılı başından itibaren 6 ay içerisinde bankalarca sahiplerinin isim, kimlik adresleri gösterilmek suretiyle düzenlenecek bir cetvel ile Merkez Bankası’na devredileceği; aynı fıkranın 3. bendinde ise, tutar ve değeri 1.500.000 TL’yi aşanların, Resmi Gazete ile «ilan» edileceği, bu ilandan itibaren 1 yıl içinde sahip veya «mirasçıları» tarafından aranmayan mevduat, emanet ve alacakların bu sürenin bitiminde Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’na gelir kaydedileceği öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat sözleşmesi · saklama yükümlülüğü · ispat külfeti · mirasçılık · ticari defter · tebligat · taahhütname · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının en «son» işlem tarihi 31/08/1971 olan hesap cüzdanına dayanarak dava açtığı, TTK'nın 68 (6102 sy TTK'nın 82 md) maddesi uyarınca bir «tacirin» «ticari defterlerini» saklama süresinin 10 yıl olduğu, 70 Sayılı Bankalar Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 36, 4389 Sayılı Bankalar Kanunu'nun 10, 5411 Sayılı Kanunun 42. ve 62. maddeleri uyarınca son işlem tarihinden itibaren «zamanaşımı» süresinin 10 yıl olduğunu, davacının davasını son işlem tarihinden itibaren 41 yıl geçtikten sonra açtığı, kayıtlarını 10 yıl süreyle «saklama yükümlülüğünde» olan davalıların 41 yıl sonra açılan davada kayıtlarına ulaşıp delil bildirme imkanlarının da elinden alındığı, bu nedenle davalıların zamanaşımı itirazları yerind …
… günlü Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe konulan Bankalar Kuruluş ve Faaliyetleri Hakkındaki Yönetmeliğin 35. maddesinde, hak sahiplerinin uyarılmasının iadeli «taahhütlü» bir mektupla yapılması hüküm altına alınmış, bu bildirimden itibaren 3 ay içinde sahip veya «mirasçıları» tarafından aranmayan mevduat, emanet ve alacakların bu sürenin bitiminde Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’na gelir kaydedileceği öngörülmüştür.
Ancak, davacı ile davalı banka arasında «mevduat sözleşmesi» bulunup «zamanaşımı» 10 yıl ise de zamanaşımı süresi davacının mevduatını bankadan talep ettiği tarihten itibaren başlar.
Ayrıca, 3182 sayılı Bankalar Kanunu’nun mevduatta «zamanaşımı» başlıklı 36. maddesinde, her türlü mevduat «son» talep, işlem veya mudiin herhangi bir şekilde yazılı talimatı tarihinden başlayarak 10 yıl geçtiği halde, sahipleri tarafından aranmamış olan mevduatları, sahiplerinin mevcut adreslerine bir mektupla bildirildikten sonra, bu sürenin bitimini izleyen takvim yılı başından itibaren 6 ay içerisinde bankalarca sahiplerinin isim, kimlik adresleri gösterilmek suretiyle düzenlenecek bir cetvel ile Merkez Bankası’na devredileceği; aynı fıkranın 3. bendinde ise, tutar ve değeri 1.500.000 TL’yi aşanların, Resmi Gazete ile «ilan» edileceği, bu ilandan itibaren 1 yıl içinde sahip veya «mirasçıları» tarafından aranmayan mevduat, emanet ve alacakların bu sürenin bitiminde Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’na gelir kaydedileceği öngörülmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12506 E. 2011/5181 K.
Ortak:zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı 10 yıllık
İncelediğiniz karardaBankasına ait yetkililerin imzasını içeren hesap cüzdanına ait belgenin ve bankadan para çekilirken ya da para yatırılırken hesap cüzdanın bankaya «ibrazının» zorunlu olması sebebiyle banka hesap cüzdanın banka nezdinde mevduatı ispata elverişli olduğundan itibar edilerek davacının 5.055,89 TL mevduat alacağının olduğu ve en «son» işlem tarihinin 31/08/1971 tarihi olduğu, davalı ... tarafından 3182 sayılı Bankalar Kanunun 36. maddesi uyarınca, banka nezdindeki mevduatın son işlem tarihinden itibaren 10 yıl dolduktan sonra davacının adresine mektupla bildirilmesi ve mektupla bildirildikten sonra, bu sürenin bitimini izleyen takvim yılı başından itibaren 6 ay içerisinde bankalarca sahiplerinin isim, kimlik adresleri gösterilmek suretiyle düzenlenecek bir cetvel ile Merkez Bankası’na devredildiğinin Merkez Bankası'nın 01/09/2014 tarihli yazısı ile ispat edilmediğinden alacağın 10 yıllık «zamanaşımı» süresine uğramadığı ve «sebepsiz zenginleşme» hükümleri doğrultusunda haklı bir sebep olmadan bankanın elde ettiği zenginleşmeyi iade ile yükümlü olması sebebiyle bilirkişi heyetinin 20/04/2015 tarihli raporuna itibar edilerek davacının mevduat hesabındaki bedeli talep edebileceğinden 5055,89 TL alacağın ispat edildiği, «mevduat hesabı» açılırken hesaba faiz işletildiği, açılan hesabın vadesiz bir hesap olmadığından davacının son işlem tarihinden «avans faizi» talep edebileceği, «taleple bağlılık ilkesi» gereği davacının 31/08/1971 tarihi itibariyle 5.055,89 TL asıl alacağa hak kazandığı gerekçesiyle davalılar ... ve T.C.
Bankasına ait yetkililerin imzasını içeren hesap cüzdanına ait belgenin ve bankadan para çekilirken ya da para yatırılırken hesap cüzdanın bankaya «ibrazının» zorunlu olması sebebiyle banka hesap cüzdanının banka nezdinde mevduatın varlığını ispata elverişli olduğu, davalı Bankanın 3182 sayılı Bankalar Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca, «son» işlem tarihinden itibaren 10 yıl dolduktan sonra davacının adresine mektupla bildirilmesi ve mektupla bildirildikten sonra, bu sürenin bitimini izleyen takvim yılı başından itibaren 6 ay içerisinde bankalarca sahiplerinin isim, kimlik adresleri gösterilmek suretiyle düzenlenecek bir cetvel ile banka nezdindeki mevduatın Merkez Bankası’na devredildiğini ispatla yükümlü olduğu Merkez Bankası'nın 01/09/2014 tarihli yazısı ile de bu hususun ispat edildiğinden söz edilemeyeceğinden alacağın 10 yıllık «zamanaşımı» süresine uğramadığı ve «sebepsiz zenginleşme» hükümleri doğrultusunda haklı bir sebep olmadan bankanın elde ettiği zenginleşmeyi iade ile yükümlü olduğu gerekçesiyle 5.055,89 TL'nin 31/08/1971 tarihinden itiba …
Dava, davalı bankada bulunan 5.055,89 TL mevduatın, fona devredildiği iddiasıyla açılan, «son» işlem tarihi olan 31/08/1971 tarihinden itibaren faizi ile tahsiline ilişkindir.
Benzer bu karardaBu hükümler sonrasında yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 62. maddesi ise: “Bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en «son» talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar «zamanaşımına» tâbidir.
3182 sayılı Bankalar Kanunu 36. maddesine göre, her türlü mevduat «son» talep, işlem veya mudiin herhangi bir şekilde yazılı talimatı tarihinden başlayarak 10 yıl geçtiği halde aranmaması halinde bu mevduatların, sahiplerinin mevcut adreslerine bir mektupla bildirildikten sonra, bu sürenin bitimini izleyen takvim yılı başından itibaren 6 ay içerisinde bankalarca sahiplerinin isim, kimlik ve adresleri gösterilmek suretiyle düzenlenecek bir cetvel ile Merkez Bankası’na devredileceği;aynı fıkranın 3 üncü bendinde ise, tutar ve değeri 1 milyon 500 bin lirayı aşanların, Resmi Gazete ile «ilan» edileceği, bu ilandan itibaren bir yıl içinde sahip veya «mirasçıları» tarafından aranmayan mevduat, emanet ve alacaklarının bu sürenin bitiminde Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’na gelir kaydedileceği öngörülmüştür.
… avacının hesap cüzdanına konu alacağının var olup olmadığının oluşturulacak bilirkişi heyetince belirlenmesi; gene davacı alacağının yasal düzenlemeler çerçevesinde «zamanaşımına» uğrayıp uğramadığının duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta saptanması, sonrasında davacı istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · mirasçılık · taahhütname · ilan · cy/cy kaydı · eksik inceleme
Benzer bu kararda3182 sayılı Bankalar Kanunu 36. maddesine göre, her türlü mevduat «son» talep, işlem veya mudiin herhangi bir şekilde yazılı talimatı tarihinden başlayarak 10 yıl geçtiği halde aranmaması halinde bu mevduatların, sahiplerinin mevcut adreslerine bir mektupla bildirildikten sonra, bu sürenin bitimini izleyen takvim yılı başından itibaren 6 ay içerisinde bankalarca sahiplerinin isim, kimlik ve adresleri gösterilmek suretiyle düzenlenecek bir cetvel ile Merkez Bankası’na devredileceği;aynı fıkranın 3 üncü bendinde ise, tutar ve değeri 1 milyon 500 bin lirayı aşanların, Resmi Gazete ile «ilan» edileceği, bu ilandan itibaren bir yıl içinde sahip veya «mirasçıları» tarafından aranmayan mevduat, emanet ve alacaklarının bu sürenin bitiminde Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’na gelir kaydedileceği öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının hesabının varlığına dair Merkez Bankası, TMSF ve davalı bankada herhangi bir «kaydın» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilince aslı gibidir şerhiyle dosyaya sunulan hesap cüzdanının aslı istenmediği gibi, bu hesap cüzdanının kim tarafından nasıl verildiği, «bankacılık işlemi» çerçevesinde davacıya verilip verilmediği araştırılmamıştır.
Bu hüküm sonradan 4491 sayılı Kanunla değişen Bankalar Kanunu’nun 10/4. maddesi ve bu madde uyarınca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 27.06.2001 günlü Resmi Gazete' de yayınlanarak yürürlüğe konulan Bankaların Kuruluş ve Faaliyetler Hakkındaki Yönetmenliğin 35 nci maddesinde, hak sahiplerinin uyarılmasının iadeli «taahhütlü» bir mektupla yapılması hüküm altına alınmış, biri yılık süre ise, üç aya indirilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5046 E. 2013/5696 K.
Ortak:zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı 10 yıllık · Alacak
İncelediğiniz karardaBankasına ait yetkililerin imzasını içeren hesap cüzdanına ait belgenin ve bankadan para çekilirken ya da para yatırılırken hesap cüzdanın bankaya «ibrazının» zorunlu olması sebebiyle banka hesap cüzdanın banka nezdinde mevduatı ispata elverişli olduğundan itibar edilerek davacının 5.055,89 TL mevduat alacağının olduğu ve en «son» işlem tarihinin 31/08/1971 tarihi olduğu, davalı ... tarafından 3182 sayılı Bankalar Kanunun 36. maddesi uyarınca, banka nezdindeki mevduatın son işlem tarihinden itibaren 10 yıl dolduktan sonra davacının adresine mektupla bildirilmesi ve mektupla bildirildikten sonra, bu sürenin bitimini izleyen takvim yılı başından itibaren 6 ay içerisinde bankalarca sahiplerinin isim, kimlik adresleri gösterilmek suretiyle düzenlenecek bir cetvel ile Merkez Bankası’na devredildiğinin Merkez Bankası'nın 01/09/2014 tarihli yazısı ile ispat edilmediğinden alacağın 10 yıllık «zamanaşımı» süresine uğramadığı ve «sebepsiz zenginleşme» hükümleri doğrultusunda haklı bir sebep olmadan bankanın elde ettiği zenginleşmeyi iade ile yükümlü olması sebebiyle bilirkişi heyetinin 20/04/2015 tarihli raporuna itibar edilerek davacının mevduat hesabındaki bedeli talep edebileceğinden 5055,89 TL alacağın ispat edildiği, «mevduat hesabı» açılırken hesaba faiz işletildiği, açılan hesabın vadesiz bir hesap olmadığından davacının son işlem tarihinden «avans faizi» talep edebileceği, «taleple bağlılık ilkesi» gereği davacının 31/08/1971 tarihi itibariyle 5.055,89 TL asıl alacağa hak kazandığı gerekçesiyle davalılar ... ve T.C.
Bankasına ait yetkililerin imzasını içeren hesap cüzdanına ait belgenin ve bankadan para çekilirken ya da para yatırılırken hesap cüzdanın bankaya «ibrazının» zorunlu olması sebebiyle banka hesap cüzdanının banka nezdinde mevduatın varlığını ispata elverişli olduğu, davalı Bankanın 3182 sayılı Bankalar Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca, «son» işlem tarihinden itibaren 10 yıl dolduktan sonra davacının adresine mektupla bildirilmesi ve mektupla bildirildikten sonra, bu sürenin bitimini izleyen takvim yılı başından itibaren 6 ay içerisinde bankalarca sahiplerinin isim, kimlik adresleri gösterilmek suretiyle düzenlenecek bir cetvel ile banka nezdindeki mevduatın Merkez Bankası’na devredildiğini ispatla yükümlü olduğu Merkez Bankası'nın 01/09/2014 tarihli yazısı ile de bu hususun ispat edildiğinden söz edilemeyeceğinden alacağın 10 yıllık «zamanaşımı» süresine uğramadığı ve «sebepsiz zenginleşme» hükümleri doğrultusunda haklı bir sebep olmadan bankanın elde ettiği zenginleşmeyi iade ile yükümlü olduğu gerekçesiyle 5.055,89 TL'nin 31/08/1971 tarihinden itiba …
Dava, davalı bankada bulunan 5.055,89 TL mevduatın, fona devredildiği iddiasıyla açılan, «son» işlem tarihi olan 31/08/1971 tarihinden itibaren faizi ile tahsiline ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların hesaplarındaki «son» işlem tarihinin 1981 olmasına göre 1991 yılında yürürlükte olan 3812 sayılı Yasa'ya göre ... yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili davanın «zamanaşımına» uğradığını savunmuştur.
Davacılar adına hesabın açıldığı tarihten sonra yürürlüğe giren ve bu süreçte yürürlükte bulunan 3182 sayılı Bankalar Kanunun 36. maddesinde, her türlü mevduat «son» talep, işlem veya mudiin herhangi bir şekilde yazılı talimatı tarihinden başlayarak ... yıl geçtiği halde, sahipleri tarafından aranmamış olan mevduatları, sahiplerinin mevcut adreslerine bir mektupla bildirildikten sonra, bu sürenin bitimini izleyen takvim yılı başından itibaren 6 ay içerisinde bankalarca sahiplerinin isim, kimlik adresleri gösterilmek suretiyle düzenlenecek bir cetvel ile Merkez Bankası’na devredileceği; aynı fıkranın .... bendinde ise, tutar ve değeri 1.500.000 TL’yi aşanların, Resmi Gazete ile «ilan» edileceği, bu ilandan itibaren 1 yıl içinde sahip veya «mirasçıları» tarafından aranmayan mevduat, emanet ve alacaklarının bu sürenin bitiminde Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’na gelir kaydedileceği öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtelik · mirasçılık · tebligat · taahhütname · taşıyan · ilan
Benzer bu karardaDavacılar adına hesabın açıldığı tarihten sonra yürürlüğe giren ve bu süreçte yürürlükte bulunan 3182 sayılı Bankalar Kanunun 36. maddesinde, her türlü mevduat «son» talep, işlem veya mudiin herhangi bir şekilde yazılı talimatı tarihinden başlayarak ... yıl geçtiği halde, sahipleri tarafından aranmamış olan mevduatları, sahiplerinin mevcut adreslerine bir mektupla bildirildikten sonra, bu sürenin bitimini izleyen takvim yılı başından itibaren 6 ay içerisinde bankalarca sahiplerinin isim, kimlik adresleri gösterilmek suretiyle düzenlenecek bir cetvel ile Merkez Bankası’na devredileceği; aynı fıkranın .... bendinde ise, tutar ve değeri 1.500.000 TL’yi aşanların, Resmi Gazete ile «ilan» edileceği, bu ilandan itibaren 1 yıl içinde sahip veya «mirasçıları» tarafından aranmayan mevduat, emanet ve alacaklarının bu sürenin bitiminde Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’na gelir kaydedileceği öngörülmüştür.
Açıklanan yasa hükümleri karşısında bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların ... yıl sonra «zamanaşımına» uğraması, bankaca gerçekleştirilecek «ilan» «tebligatının» yapılması koşuluna bağlıdır.
Öte yandan, usulünce düzenlenmiş ve yetkilisinin imzasını «taşıyan» hesap cüzdanı, müşterinin banka nezdindeki mevduatını kanıtlayıcı bir belgedir.
Somut olayda bankaca davacıların mevduatında bu miktar paranın bulunmadığı veya hesap cüzdanının «sahteliği» ileri sürülmemiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8695 E. 2010/154 K.
Ortak:zamanaşımı · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı · zamanaşımı 10 yıllık
İncelediğiniz karardaBankasına ait yetkililerin imzasını içeren hesap cüzdanına ait belgenin ve bankadan para çekilirken ya da para yatırılırken hesap cüzdanın bankaya «ibrazının» zorunlu olması sebebiyle banka hesap cüzdanın banka nezdinde mevduatı ispata elverişli olduğundan itibar edilerek davacının 5.055,89 TL mevduat alacağının olduğu ve en «son» işlem tarihinin 31/08/1971 tarihi olduğu, davalı ... tarafından 3182 sayılı Bankalar Kanunun 36. maddesi uyarınca, banka nezdindeki mevduatın son işlem tarihinden itibaren 10 yıl dolduktan sonra davacının adresine mektupla bildirilmesi ve mektupla bildirildikten sonra, bu sürenin bitimini izleyen takvim yılı başından itibaren 6 ay içerisinde bankalarca sahiplerinin isim, kimlik adresleri gösterilmek suretiyle düzenlenecek bir cetvel ile Merkez Bankası’na devredildiğinin Merkez Bankası'nın 01/09/2014 tarihli yazısı ile ispat edilmediğinden alacağın 10 yıllık «zamanaşımı» süresine uğramadığı ve «sebepsiz zenginleşme» hükümleri doğrultusunda haklı bir sebep olmadan bankanın elde ettiği zenginleşmeyi iade ile yükümlü olması sebebiyle bilirkişi heyetinin 20/04/2015 tarihli raporuna itibar edilerek davacının mevduat hesabındaki bedeli talep edebileceğinden 5055,89 TL alacağın ispat edildiği, «mevduat hesabı» açılırken hesaba faiz işletildiği, açılan hesabın vadesiz bir hesap olmadığından davacının son işlem tarihinden «avans faizi» talep edebileceği, «taleple bağlılık ilkesi» gereği davacının 31/08/1971 tarihi itibariyle 5.055,89 TL asıl alacağa hak kazandığı gerekçesiyle davalılar ... ve T.C.
Bankasına ait yetkililerin imzasını içeren hesap cüzdanına ait belgenin ve bankadan para çekilirken ya da para yatırılırken hesap cüzdanın bankaya «ibrazının» zorunlu olması sebebiyle banka hesap cüzdanının banka nezdinde mevduatın varlığını ispata elverişli olduğu, davalı Bankanın 3182 sayılı Bankalar Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca, «son» işlem tarihinden itibaren 10 yıl dolduktan sonra davacının adresine mektupla bildirilmesi ve mektupla bildirildikten sonra, bu sürenin bitimini izleyen takvim yılı başından itibaren 6 ay içerisinde bankalarca sahiplerinin isim, kimlik adresleri gösterilmek suretiyle düzenlenecek bir cetvel ile banka nezdindeki mevduatın Merkez Bankası’na devredildiğini ispatla yükümlü olduğu Merkez Bankası'nın 01/09/2014 tarihli yazısı ile de bu hususun ispat edildiğinden söz edilemeyeceğinden alacağın 10 yıllık «zamanaşımı» süresine uğramadığı ve «sebepsiz zenginleşme» hükümleri doğrultusunda haklı bir sebep olmadan bankanın elde ettiği zenginleşmeyi iade ile yükümlü olduğu gerekçesiyle 5.055,89 TL'nin 31/08/1971 tarihinden itiba …
Merkez Bankası yönünden «husumet» nedeniyle reddine, öte yandan davacı tarafından davalı ...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayandığı hesap cüzdanlarındaki en «son» hesap hareketlerinin 1973 ve 1978 yıllarında olduğu, bundan sonra hesapların işlem gördüğüne dair davacının elinde yazılı bir belge bulunmadığı gibi, davalı ... kayıtlarında da hesaplara ulaşılamadığı, TTK’nun 68, Bankalar Hakkındaki 70 sayılı KHK’nin 36, 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 10, 5411 sayılı Yasa’nın 42. ve 62. maddelerinde «zamanaşımı» süresi olarak 10 yıllık süre belirlendiği ve son işlem tarihlerinden yaklaşık 34 yıl ve 29 yıl geçtikten sonra davacının başvurusunda zamanaşımı süresinin dolduğu, sahiplerince aranmayan paraların tasarruf «yetkisinin» 1985 yılı itibari ile TCMB’nın görev alanından çıktığı gerekçesiyle davalılar T.İş Bankası ve TMSF aleyhine açılan davaların zamanaşımı nedeniyle, davalı TCMB hakkında açılan davanın ise «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… avalı bankanın Ankara Merkez Şubesi ve Yozgat Şubesi'ne yatırılan mevduatın tahsiline ilişkin olup her ne kadar mahkemece davalı ... ve TMSF aleyhine açılan davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiş ise de dava konusu olayda uygulanması gereken 3182 sayılı Yasa’nın 36. maddesi uyarınca «son» işlem tarihinden itibaren 10 yıl geçmesinden sonra hesap sahibine mektup gönderilmesi ve buna rağmen müracaat olmadığı taktirde bir liste mukabili paranın Tasarruf …
… a davalı ...’nın Ankara Merkez Şubesi’nde ve Yozgat Şubesi’ndeki hesapların kapandığı savunulan tarihte yürürlükte bulunan 3182 sayılı Bankalar Kanunu’nun mevduatta «zamanaşımı» başlıklı 36 ncı maddesinde, her türlü mevduat «son» talep, işlem veya mudiin herhangi bir şekilde yazılı talimatı tarihinden başlayarak 10 yıl geçtiği halde, sahipleri tarafından aranmamış olan mevduatları, sahiplerinin mevcut adreslerine bir mektupla bildirildikten sonra, bu sürenin bitimini izleyen takvim yılı başından itibaren 6 ay içerisinde bankalarca sahiplerinin isim, kimlik adresleri gösterilmek suretiyle düzenlenecek bir cetvel ile Merkez Bankası’na devredileceği; aynı fıkranın 3 ncü bendinde ise tutar ve değeri 1.500.000 TL’yi aşanların, Resmi Gazete ile «ilan» edileceği, bu ilandan itibaren 1 yıl içinde sahip veya «mirasçıları» tarafından aranmayan mevduat, emanet ve alacaklarının bu sürenin bitiminde Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’na gelir kaydedileceği öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mirasçılık · zamanaşımı def'i · def'i · husumet yokluğu · ticari defter · tebligat · yetkisizlik kararı · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayandığı hesap cüzdanlarındaki en «son» hesap hareketlerinin 1973 ve 1978 yıllarında olduğu, bundan sonra hesapların işlem gördüğüne dair davacının elinde yazılı bir belge bulunmadığı gibi, davalı ... kayıtlarında da hesaplara ulaşılamadığı, TTK’nun 68, Bankalar Hakkındaki 70 sayılı KHK’nin 36, 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 10, 5411 sayılı Yasa’nın 42. ve 62. maddelerinde «zamanaşımı» süresi olarak 10 yıllık süre belirlendiği ve son işlem tarihlerinden yaklaşık 34 yıl ve 29 yıl geçtikten sonra davacının başvurusunda zamanaşımı süresinin dolduğu, sahiplerince aranmayan paraların tasarruf «yetkisinin» 1985 yılı itibari ile TCMB’nın görev alanından çıktığı gerekçesiyle davalılar T.İş Bankası ve TMSF aleyhine açılan davaların zamanaşımı nedeniyle, davalı TCMB hakkında açılan davanın ise «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… a davalı ...’nın Ankara Merkez Şubesi’nde ve Yozgat Şubesi’ndeki hesapların kapandığı savunulan tarihte yürürlükte bulunan 3182 sayılı Bankalar Kanunu’nun mevduatta «zamanaşımı» başlıklı 36 ncı maddesinde, her türlü mevduat «son» talep, işlem veya mudiin herhangi bir şekilde yazılı talimatı tarihinden başlayarak 10 yıl geçtiği halde, sahipleri tarafından aranmamış olan mevduatları, sahiplerinin mevcut adreslerine bir mektupla bildirildikten sonra, bu sürenin bitimini izleyen takvim yılı başından itibaren 6 ay içerisinde bankalarca sahiplerinin isim, kimlik adresleri gösterilmek suretiyle düzenlenecek bir cetvel ile Merkez Bankası’na devredileceği; aynı fıkranın 3 ncü bendinde ise tutar ve değeri 1.500.000 TL’yi aşanların, Resmi Gazete ile «ilan» edileceği, bu ilandan itibaren 1 yıl içinde sahip veya «mirasçıları» tarafından aranmayan mevduat, emanet ve alacaklarının bu sürenin bitiminde Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’na gelir kaydedileceği öngörülmüştür.
Bu itibarla, mahkemece davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin buna göre değerlendirilerek neticesine göre bir karar verilmek gerekir.
Açıklanan yasa hükümleri karşısında bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl sonra «zamanaşımına» uğraması, bankaca gerçekleştirilecek «tebligatın» yapılması koşuluna bağlıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12273 E. 2010/1738 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedel indirimi · gerçek zarar · hasar
Benzer bu kararda2-Ancak, mahkemece hükme esas alınan 13.4.2007 tarihli bilirkişi raporunda ilk tesbit raporunda belirlenen 40.555,48 YTL parça bedelinden 6.000 YTL. şase «bedeli indirildiğinde» kalan net parça bedeli 34.555,48 YTL olması gerekirken, çıkarma hatası yapılarak 36.555,48 YTL bulunmuş ve toplam «hasarda» buna göre 43.055,48 YTL olması gerekirken, 45.055.48 YTL. olarak hesaplanmıştır.
Mahkemece, iddia ve savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı «gerçek zararının» 45.055,48 YTL olduğu, karşı davaya konu alacağın davanın açılmasından önce ödendiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile 45.055,48 YTL’nın davalıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiş, kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.06.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7436 E. , 2022/8405 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 05.11.2020 tarih ve 2014/150 E. - 2020/684 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davalı .... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 40.415 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 06/10/1970 tarihinde Garanti Bankası ... Şubesinde 8.000,00 TL tutarında mevduat hesabı açtırdığını, 31/08/1971 tarihi itibariyle müvekkilinin hesabında 5.055,89 TL kaldığını, davacının yurt dışında ikamet etmesi nedeniyle bu parayı çekemediğini ve sonunda paranın TMSF'ye devredildiğini ileri sürerek, 5.055,89 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı TMSF vekili, zamanaşımı definde bulunmuş, müvekkilinin pasif husumetinin bulunmadığını, davacıya ait herhangi bir paranın kendilerine devrolunmadığını savunmuştur.
Davalı TCMB vekili, davanın husumet ve zamanaşımı yönünden reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının davasını ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda, davacı tarafından davalı bankanın mevduat hesabına yatırılan 5.055,89 TL alacağının tahsilini talep ettiği anlaşılmakla davacının mevduatın akidi olan bankadan talep edebilecek olması sebebiyle davalılar TMSF ve T.C. Merkez Bankası yönünden husumet nedeniyle reddine, öte yandan davacı tarafından davalı ... Bankasına yönelik açılan eldeki davada davacı tarafından ibraz edilen davalı ... Bankasına ait yetkililerin imzasını içeren hesap cüzdanına ait belgenin ve bankadan para çekilirken ya da para yatırılırken hesap cüzdanın bankaya ibrazının zorunlu olması sebebiyle banka hesap cüzdanın banka nezdinde mevduatı ispata elverişli olduğundan itibar edilerek davacının 5.055,89 TL mevduat alacağının olduğu ve en son işlem tarihinin 31/08/1971 tarihi olduğu, davalı ...
tarafından 3182 sayılı Bankalar Kanunun 36. maddesi uyarınca, banka nezdindeki mevduatın son işlem tarihinden itibaren 10 yıl dolduktan sonra davacının adresine mektupla bildirilmesi ve mektupla bildirildikten sonra, bu sürenin bitimini izleyen takvim yılı başından itibaren 6 ay içerisinde bankalarca sahiplerinin isim, kimlik adresleri gösterilmek suretiyle düzenlenecek bir cetvel ile Merkez Bankası’na devredildiğinin Merkez Bankası'nın 01/09/2014 tarihli yazısı ile ispat edilmediğinden alacağın 10 yıllık zamanaşımı süresine uğramadığı ve sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda haklı bir sebep olmadan bankanın elde ettiği zenginleşmeyi iade ile yükümlü olması sebebiyle bilirkişi heyetinin 20/04/2015 tarihli raporuna itibar edilerek davacının mevduat hesabındaki bedeli talep edebileceğinden 5055,89 TL alacağın ispat edildiği, mevduat hesabı açılırken hesaba faiz işletildiği, açılan hesabın vadesiz bir hesap olmadığından davacının son işlem tarihinden avans faizi talep edebileceği, taleple bağlılık ilkesi gereği davacının 31/08/1971 tarihi itibariyle 5.055,89 TL asıl alacağa hak kazandığı gerekçesiyle davalılar ...
ve T.C. Merkez Bankası'na yönelik açılan davanın husumet sebebiyle reddine, davalı ...'ye yönelik açılan davanın kabulü ile, 5.055,89 TL'nin 31/08/1971 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı bankada bulunan 5.055,89 TL mevduatın, fona devredildiği iddiasıyla açılan, son işlem tarihi olan 31/08/1971 tarihinden itibaren faizi ile tahsiline ilişkindir. Mahkemece, davacı tarafından ibraz edilen, davalı ... Bankasına ait yetkililerin imzasını içeren hesap cüzdanına ait belgenin ve bankadan para çekilirken ya da para yatırılırken hesap cüzdanın bankaya ibrazının zorunlu olması sebebiyle banka hesap cüzdanının banka nezdinde mevduatın varlığını ispata elverişli olduğu, davalı Bankanın 3182 sayılı Bankalar Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca, son işlem tarihinden itibaren 10 yıl dolduktan sonra davacının adresine mektupla bildirilmesi ve mektupla bildirildikten sonra, bu sürenin bitimini izleyen takvim yılı başından itibaren 6 ay içerisinde bankalarca sahiplerinin isim, kimlik adresleri gösterilmek suretiyle düzenlenecek bir cetvel ile banka nezdindeki mevduatın Merkez Bankası’na devredildiğini ispatla yükümlü olduğu Merkez Bankası'nın 01/09/2014 tarihli yazısı ile de bu hususun ispat edildiğinden söz edilemeyeceğinden alacağın 10 yıllık zamanaşımı süresine uğramadığı ve sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda haklı bir sebep olmadan bankanın elde ettiği zenginleşmeyi iade ile yükümlü olduğu gerekçesiyle 5.055,89 TL'nin 31/08/1971 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmiştir.
31.01.2004 tarih ve 25363 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Para Birimi Hakkında Kanun'a göre 01.01.2005 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Türk Lirasından altı (6) sıfır atılması nedeniyle, Eski Türk Lirası üzerinden açılan dava değerinin re'sen 5083 sayılı Yasa uyarınca Yeni Türk Lirası'na eşdeğer karşılığı hesaplanarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ....'ye iadesine, 28.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/859447500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz