İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4662 E. 2022/8706 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekişmeli alacak↗ iflasın açılması↗ sıra cetveli↗ ikinci alacaklılar toplantısı↗ kayıt kabul davası↗ iflas idaresi↗ ticari defter incelemesi↗ i̇i̇k 194↗ işlemiş faiz↗ vade↗ ticari defter↗ iflas↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ cy/cy kaydı↗ temerrüt↗ hmk 353(1)b-2↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği ancak davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerine göre, takip tarihi olan 05.04.2016 tarihi itibariyle davalıdan 56.185,18 TL alacaklı olduğu, davacının davalı tarafından verilen 18.05.2016 vade tarihli 140.000,00 TL tutarlı ve 20.04.2016 vade tarihli 140.000,00 TL tutarlı çekleri davalının hesabına alacak kaydettiği, çeklerin karşılıksız çıkması üzerine takipten ve davadan sonraki bir tarih olan 30.06.2016 tarihinde davalının hesabına borç kaydı yaptığı, dava itirazın iptali olmakla alacağın takip tarihine göre belirlenmesi gerektiği, davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğüne yönelik bir delil sunulmadığından işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, davalının itirazı kısmen haklı olduğundan icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibe vaki itirazın 56.185,18 TL asıl alacak bakımından iptaline, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyasının incelemesinden; İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/815 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen yargılama neticesinde, davalı şirketin 27.07.2017 tarihinden itibaren iflasına karar verildiği, kararın, birtakım müdahiller tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 28.02.2018 gün, 2018/386 Esas 2018/367 Karar sayılı ilamıyla, mahkeme kararının HMK’nın 353/1-a.6 maddesi hükmüne göre kesin olarak kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararına istinaden yapılan yargılama sonucunda ise davalı şirketin 16.10.2020 tarihi itibariyle yeniden iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 194/1. maddesiyle, iflasın açılması ile hukuk davalarının ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup, müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından iflas idaresi, alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı (çekişmeli) alacak olarak sıra cetveline geçirir. Dava konusu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkındaki karar, ikinci alacaklılar toplantısında verilmektedir. Bir hukuk davasının kayıt kabul davasına dönüşmesi, davalının iflas etmesine ve iflas idaresinin de davaya konu alacağı iflas masasına kabul etmemesine bağlıdır. İkinci alacaklılar toplantısında, alacak iflas masasına kesin olarak kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacak, alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir. Bu itibarla, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde eldeki dava bakımından bir değerlendirme yapılarak (kayıt kabul davasına dönüşüp dönüşmediği değerlendirilip dönüşmesi halinde o yönde yargılama yapılarak) varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen bozulması gerekmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1919 E. 2022/6041 K.
Ortak:çekişmeli alacak · iflasın açılması · sıra cetveli · ikinci alacaklılar toplantısı · iflas idaresi · i̇i̇k 194 · iflas · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun «194»/1. maddesiyle, «iflasın açılması» ile hukuk davalarının «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup, müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından «iflas idaresi», alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı («çekişmeli) alacak» olarak «sıra cetveline» geçirir.
Hukuk Dairesinin 28.02.2018 gün, 2018/386 Esas 2018/367 Karar sayılı ilamıyla, mahkeme kararının HMK’nın 353/1-a.6 maddesi hükmüne göre «kesin» olarak kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararına istinaden yapılan yargılama sonucunda ise davalı şirketin 16.10.2020 tarihi itibariyle yeniden «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
İkinci alacaklılar toplantısında, alacak «iflas» masasına «kesin» olarak kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacak, alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir.
Benzer bu kararda2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun «194»/1. maddesi uyarınca «iflasın açılması» ile hukuk davalarının «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından «iflas idaresi» alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı («çekişmeli) alacak» olarak «sıra cetveline» geçirir.
İkinci alacaklılar toplantısında, alacak «iflas» masasına «kesin» olarak kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacak, alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/917 esasına kayden görülen dosyasında 30/03/2021 tarihinde «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:adi yazılı sözleşme · resmi şekil · geçersiz sözleşme · satış sözleşmesi · cy/cy şerhi · cezai şart · ifa · geçersizlik
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, gayrimenkul satış vaadine ilişkin sözleşmenin «resmi şekilde» yapılması gerektiği, şekle uyulmadan yapılan sözleşmelerin hüküm doğurmadığı ve sözleşme «geçersiz» olduğu için «geçersiz sözleşmeye» dayalı olarak tazminat talebinde bulunulamayacağı, geçersiz sözleşmenin «ifa» edilmesinin tazminat ödenmesi için bir dayanak oluşturmadığı, tapuda yapılan resmi akit sırasında alıcı davacı tarafından tapu siciline «adi yazılı sözleşmeye» ilişkin bir «şerh» konulmadığı, geçersiz sözleşmedeki «cezai şart» hükümlerine resmi satış akdinde de yer verilmediği, bu durumda geçersiz olan adi yazılı «satış sözleşmesindeki» cezai şarta ilişkin hükümlerin de geçersiz olduğu, davacıların resmi şekilde yapılmayan ve sicilde şerh konulmayan sözleşme nedeniyle tazminat talep haklarının olm …
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1882 E. 2025/289 K.
Ortak:çekişmeli alacak · iflasın açılması · sıra cetveli · ikinci alacaklılar toplantısı · iflas idaresi · i̇i̇k 194 · iflas · icra inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun «194»/1. maddesiyle, «iflasın açılması» ile hukuk davalarının «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup, müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından «iflas idaresi», alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı («çekişmeli) alacak» olarak «sıra cetveline» geçirir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların «ticari defterlerinin incelenmesine» karar verildiği ancak davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerine göre, takip tarihi olan 05.04.2016 tarihi itibariyle davalıdan 56.185,18 TL alacaklı olduğu, davacının davalı tarafından verilen 18.05.2016 «vade» tarihli 140.000,00 TL tutarlı ve 20.04.2016 vade tarihli 140.000,00 TL tutarlı çekleri davalının hesabına alacak kaydettiği, çeklerin karşılıksız çıkması üzerine takipten ve davadan sonraki bir tarih olan 30.06.2016 tarihinde davalının hesabına borç «kaydı» yaptığı, dava itirazın iptali olmakla alacağın takip tarihine göre belirlenmesi gerektiği, davalının takipten önce «temerrüde» düşürüldüğüne yönelik bir delil sunulmadığından «işlemiş faiz» talebinin yerinde olmadığı, davalının itirazı kısmen haklı olduğundan «icra inkar tazminatı» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibe vaki itirazın 56.185,18 TL «asıl alacak» bakımından iptaline, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/815 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen yargılama neticesinde, davalı şirketin 27.07.2017 tarihinden itibaren «iflasına» karar verildiği, kararın, birtakım müdahiller tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.
Benzer bu karardaMüflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından «iflas idaresi», alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı («çekişmeli) alacak» olarak «sıra cetveline» geçirir.
İflasın açılması ile hukuk davalarının 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun «194»/1 hükmünde «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüştür.
A.Ş.'nin edimlerini yerine getirmemesi üzerine kredilerin kat edildiğini, çekilen ihtarlara rağmen borcun ödenmemesi üzerine, başlatılan takibin davalıların haksız itirazları üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil kefil · genel kredi sözleşmesi · kefil · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi · dava sebebi
Benzer bu karardaA.Ş. arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesini» diğer davalıların müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile imzaladıklarını, ...
Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra Müdürlüğünün 2015/20852 E. sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazın kısmen iptali ile; takibin, hüküm fıkrasında gösterilen tutarlar bakımından aynen devamına, 192.421,79 TL gayrinakdi alacağın, nakde dönüştüğü 16.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %39 «temerrüt faizi» ve bu faizin %5 BSMV'si ile davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı müflis ...
2.Bozma «sebebine» göre mümeyyiz davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
-
Banka Teminat Mektubunun Hükümsüzlüğünün Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6272 E. 2022/3551 K.
Ortak:çekişmeli alacak · iflasın açılması · sıra cetveli · ikinci alacaklılar toplantısı · iflas idaresi · i̇i̇k 194 · iflas · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun «194»/1. maddesiyle, «iflasın açılması» ile hukuk davalarının «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup, müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından «iflas idaresi», alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı («çekişmeli) alacak» olarak «sıra cetveline» geçirir.
Hukuk Dairesinin 28.02.2018 gün, 2018/386 Esas 2018/367 Karar sayılı ilamıyla, mahkeme kararının HMK’nın 353/1-a.6 maddesi hükmüne göre «kesin» olarak kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararına istinaden yapılan yargılama sonucunda ise davalı şirketin 16.10.2020 tarihi itibariyle yeniden «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
İkinci alacaklılar toplantısında, alacak «iflas» masasına «kesin» olarak kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacak, alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir.
Benzer bu karardaİflasın açılması ile hukuk davalarının İİK.«194»/1. maddesi uyarınca «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından «iflas idaresi», alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı («çekişmeli) alacak» olarak «sıra cetveline» geçirir.
İkinci alacaklılar toplantısında, alacak «iflas» masasına «kesin» olarak kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacak, alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, davacı tarafın söz konusu «teminat» mektupları sebebiyle mal «tesliminin» yapılmadığını ileri sürdüğü, davalı tarafın ise teminat mektuplarının verilmesine itirazı olmadığı, ancak bu mektupların Köytav Gıda Tavukçuluk İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne satılan mallar için verildiğini, ürünlerin gönderildiğini ve alınan çeklerin de ödenmediğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunduğu, davacının öncelikle verilen mektupların aralarındaki akdi ilişki sebebiyle mal teslimi amacıyla verildiğini ve mal tesliminin yapılmadığını yazılı/«kesin» delillerle ispat etmesi gerektiği, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunmadığı, ancak teminat mektuplarının verildiğinin sabit olduğu anlaşılmakla davacının iddiasını ispatladığı, davalı tarafın teminat mektuplarının dava dışı şirkete verilecek mallar sebebiyle alındığını, ayrıca başkaca ödeme çekleri alındığını, ancak «çek» bedellerinin ödenmediğini, davacının da söz konusu şirketin ortaklarından olduğunu ileri sürdüğü, teminat mektuplarının bizzat davacı tarafından verilmiş olması, dava dışı şirketin ayrı bir «tüzel kişiliği» olup bu şirketle ilgili yapılan işlem ve borçlardan öncelikle şirket tüzel kişiliğinin sorumlu bulunması karşısında davalının bu beyanına itibar edilmediği gerekçe …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat mektubu · kötü niyet tazminatı · tüzel kişilik · kötü niyet · çek · teminat · teslim
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi’nce, davacı tarafın söz konusu «teminat» mektupları sebebiyle mal «tesliminin» yapılmadığını ileri sürdüğü, davalı tarafın ise teminat mektuplarının verilmesine itirazı olmadığı, ancak bu mektupların Köytav Gıda Tavukçuluk İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne satılan mallar için verildiğini, ürünlerin gönderildiğini ve alınan çeklerin de ödenmediğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunduğu, davacının öncelikle verilen mektupların aralarındaki akdi ilişki sebebiyle mal teslimi amacıyla verildiğini ve mal tesliminin yapılmadığını yazılı/«kesin» delillerle ispat etmesi gerektiği, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunmadığı, ancak teminat mektuplarının verildiğinin sabit olduğu anlaşılmakla davacının iddiasını ispatladığı, davalı tarafın teminat mektuplarının dava dışı şirkete verilecek mallar sebebiyle alındığını, ayrıca başkaca ödeme çekleri alındığını, ancak «çek» bedellerinin ödenmediğini, davacının da söz konusu şirketin ortaklarından olduğunu ileri sürdüğü, teminat mektuplarının bizzat davacı tarafından verilmiş olması, dava dışı şirketin ayrı bir «tüzel kişiliği» olup bu şirketle ilgili yapılan işlem ve borçlardan öncelikle şirket tüzel kişiliğinin sorumlu bulunması karşısında davalının bu beyanına itibar edilmediği gerekçe …
Yıl İstanbul Şubesi’ne ait.... nolu «teminat mektubu» bedeli 200.000,00 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının «kötü niyet tazminat» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Halk Bankası Bağcılar Şubesi’ne ait ....nolu, 150.000,00 TL bedelli «teminat mektubu» nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, T.
… mesi’nce taraf delillerinin usulüne uygun toplandığı, değerlendirilip tartışıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, davaya konu «teminat» mektuplarının incelenmesinde davacı tarafından davalı ile aralarında ticari ilişki kurulması amacıyla verildiğinin anlaşıldığı, davalı tarafın ise teminat mektuplarının Köytav Şirketi ile olan ticari ilişkisi nedeni ile verildiğini, mal «tesliminin» firmaya yapıldığını, ancak bedelinin ödenmediğini ileri sürdüğü, davacının incelenen «defter» ve kayıtlarından taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığının kanıtlanmış olduğu, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunma …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6021 E. 2024/3874 K.
Ortak:çekişmeli alacak · iflasın açılması · sıra cetveli · ikinci alacaklılar toplantısı · iflas idaresi · i̇i̇k 194 · ticari defter · iflas
İncelediğiniz kararda2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun «194»/1. maddesiyle, «iflasın açılması» ile hukuk davalarının «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup, müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından «iflas idaresi», alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı («çekişmeli) alacak» olarak «sıra cetveline» geçirir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların «ticari defterlerinin incelenmesine» karar verildiği ancak davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerine göre, takip tarihi olan 05.04.2016 tarihi itibariyle davalıdan 56.185,18 TL alacaklı olduğu, davacının davalı tarafından verilen 18.05.2016 «vade» tarihli 140.000,00 TL tutarlı ve 20.04.2016 vade tarihli 140.000,00 TL tutarlı çekleri davalının hesabına alacak kaydettiği, çeklerin karşılıksız çıkması üzerine takipten ve davadan sonraki bir tarih olan 30.06.2016 tarihinde davalının hesabına borç «kaydı» yaptığı, dava itirazın iptali olmakla alacağın takip tarihine göre belirlenmesi gerektiği, davalının takipten önce «temerrüde» düşürüldüğüne yönelik bir delil sunulmadığından «işlemiş faiz» talebinin yerinde olmadığı, davalının itirazı kısmen haklı olduğundan «icra inkar tazminatı» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibe vaki itirazın 56.185,18 TL «asıl alacak» bakımından iptaline, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/815 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen yargılama neticesinde, davalı şirketin 27.07.2017 tarihinden itibaren «iflasına» karar verildiği, kararın, birtakım müdahiller tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.
Benzer bu kararda2004 sayılı Kanun'un «194» üncü maddesinin birinci fıkrasıyla, «iflasın açılması» ile hukuk davalarının «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup, müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından «iflas idaresi», alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı («çekişmeli) alacak» olarak «sıra cetveline» geçirir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) «194» üncü maddesinin birinci fıkrası.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/815 E. sayılı dosyası üzerinden görülen yargılama neticesinde, davalı şirketin 27.07.2017 tarihinden itibaren «iflasına» karar verildiği, kararın, birtakım müdahiller tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:satım sözleşmesi
Benzer bu kararda6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) «satım sözleşmelerine» ilişkin 207 nci v.d maddeleri.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4662 E. , 2022/8706 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20.03.2019 tarih ve 2016/580 E. - 2019/237 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 22.04.2021 tarih ve 2019/1227 E. - 2021/637 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin muhtelif tarihli faturalarla davalıya kırtasiye ve ofis malzemeleri sattığını, davalının faturalara konu borcu ödememesi üzerine davalı aleyhine yaptıkları ilamsız icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin takibe dayanak yapılan faturalara konu borcu davacıya yaptığı nakit ödemelerle ve ciro edip verdiği müşteri çekleriyle ödediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği ancak davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerine göre, takip tarihi olan 05.04.2016 tarihi itibariyle davalıdan 56.185,18 TL alacaklı olduğu, davacının davalı tarafından verilen 18.05.2016 vade tarihli 140.000,00 TL tutarlı ve 20.04.2016 vade tarihli 140.000,00 TL tutarlı çekleri davalının hesabına alacak kaydettiği, çeklerin karşılıksız çıkması üzerine takipten ve davadan sonraki bir tarih olan 30.06.2016 tarihinde davalının hesabına borç kaydı yaptığı, dava itirazın iptali olmakla alacağın takip tarihine göre belirlenmesi gerektiği, davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğüne yönelik bir delil sunulmadığından işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, davalının itirazı kısmen haklı olduğundan icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibe vaki itirazın 56.185,18 TL asıl alacak bakımından iptaline, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyasının incelemesinden; İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/815 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen yargılama neticesinde, davalı şirketin 27.07.2017 tarihinden itibaren iflasına karar verildiği, kararın, birtakım müdahiller tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 28.02.2018 gün, 2018/386 Esas 2018/367 Karar sayılı ilamıyla, mahkeme kararının HMK’nın 353/1-a.6 maddesi hükmüne göre kesin olarak kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararına istinaden yapılan yargılama sonucunda ise davalı şirketin 16.10.2020 tarihi itibariyle yeniden iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 194/1. maddesiyle, iflasın açılması ile hukuk davalarının ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup, müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından iflas idaresi, alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı (çekişmeli) alacak olarak sıra cetveline geçirir. Dava konusu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkındaki karar, ikinci alacaklılar toplantısında verilmektedir. Bir hukuk davasının kayıt kabul davasına dönüşmesi, davalının iflas etmesine ve iflas idaresinin de davaya konu alacağı iflas masasına kabul etmemesine bağlıdır. İkinci alacaklılar toplantısında, alacak iflas masasına kesin olarak kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacak, alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir.
Bu itibarla, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde eldeki dava bakımından bir değerlendirme yapılarak (kayıt kabul davasına dönüşüp dönüşmediği değerlendirilip dönüşmesi halinde o yönde yargılama yapılarak) varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen bozulması gerekmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/856989000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz