Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6021 E. 2024/3874 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekişmeli alacak↗ iflasın açılması↗ sıra cetveli↗ ikinci alacaklılar toplantısı↗ kayıt kabul davası↗ müddeabih↗ iade faturası↗ yazılı delille ispat↗ iflas idaresi↗ i̇i̇k 194↗ hizmet bedeli↗ irsaliye↗ ticari defter kayıtları↗ ticari faiz↗ satım sözleşmesi↗ ticari defter↗ iflas↗ ıslah↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ teslim↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Uyuşmazlık, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) satım sözleşmelerine ilişkin 207 nci v.d maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 194 üncü maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Dava dosyasının incelemesinden; İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/815 E. sayılı dosyası üzerinden görülen yargılama neticesinde, davalı şirketin 27.07.2017 tarihinden itibaren iflasına karar verildiği, kararın, birtakım müdahiller tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 28.02.2018 gün, 2018/386 E. 2018/367 K. sayılı ilamıyla, mahkeme kararının kesin olarak kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararına istinaden yapılan yargılama sonucunda ise davalı şirketin 16.10.2020 tarihi itibariyle yeniden iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
2004 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla, iflasın açılması ile hukuk davalarının ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup, müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından iflas idaresi, alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı (çekişmeli) alacak olarak sıra cetveline geçirir. Dava konusu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkındaki karar, ikinci alacaklılar toplantısında verilmektedir. Bir hukuk davasının kayıt kabul davasına dönüşmesi, davalının iflas etmesine ve iflas idaresinin de davaya konu alacağı iflas masasına kabul etmemesine bağlıdır. İkinci alacaklılar toplantısında, alacak iflas masasına kesin olarak kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacak, alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir. Bu itibarla, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde eldeki dava bakımından bir değerlendirme yapılarak (kayıt kabul davasına dönüşüp dönüşmediği değerlendirilip dönüşmesi halinde o yönde yargılama yapılarak) varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere Mahkeme kararının resen bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4662 E. 2022/8706 K.
Ortak:çekişmeli alacak · iflasın açılması · sıra cetveli · ikinci alacaklılar toplantısı · iflas idaresi · i̇i̇k 194 · ticari defter · iflas
İncelediğiniz kararda2004 sayılı Kanun'un «194» üncü maddesinin birinci fıkrasıyla, «iflasın açılması» ile hukuk davalarının «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup, müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından «iflas idaresi», alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı («çekişmeli) alacak» olarak «sıra cetveline» geçirir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) «194» üncü maddesinin birinci fıkrası.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/815 E. sayılı dosyası üzerinden görülen yargılama neticesinde, davalı şirketin 27.07.2017 tarihinden itibaren «iflasına» karar verildiği, kararın, birtakım müdahiller tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.
Benzer bu kararda2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun «194»/1. maddesiyle, «iflasın açılması» ile hukuk davalarının «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup, müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından «iflas idaresi», alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı («çekişmeli) alacak» olarak «sıra cetveline» geçirir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların «ticari defterlerinin incelenmesine» karar verildiği ancak davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerine göre, takip tarihi olan 05.04.2016 tarihi itibariyle davalıdan 56.185,18 TL alacaklı olduğu, davacının davalı tarafından verilen 18.05.2016 «vade» tarihli 140.000,00 TL tutarlı ve 20.04.2016 vade tarihli 140.000,00 TL tutarlı çekleri davalının hesabına alacak kaydettiği, çeklerin karşılıksız çıkması üzerine takipten ve davadan sonraki bir tarih olan 30.06.2016 tarihinde davalının hesabına borç «kaydı» yaptığı, dava itirazın iptali olmakla alacağın takip tarihine göre belirlenmesi gerektiği, davalının takipten önce «temerrüde» düşürüldüğüne yönelik bir delil sunulmadığından «işlemiş faiz» talebinin yerinde olmadığı, davalının itirazı kısmen haklı olduğundan «icra inkar tazminatı» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibe vaki itirazın 56.185,18 TL «asıl alacak» bakımından iptaline, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/815 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen yargılama neticesinde, davalı şirketin 27.07.2017 tarihinden itibaren «iflasına» karar verildiği, kararın, birtakım müdahiller tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter incelemesi · işlemiş faiz · vade · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · cy/cy kaydı · temerrüt
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların «ticari defterlerinin incelenmesine» karar verildiği ancak davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerine göre, takip tarihi olan 05.04.2016 tarihi itibariyle davalıdan 56.185,18 TL alacaklı olduğu, davacının davalı tarafından verilen 18.05.2016 «vade» tarihli 140.000,00 TL tutarlı ve 20.04.2016 vade tarihli 140.000,00 TL tutarlı çekleri davalının hesabına alacak kaydettiği, çeklerin karşılıksız çıkması üzerine takipten ve davadan sonraki bir tarih olan 30.06.2016 tarihinde davalının hesabına borç «kaydı» yaptığı, dava itirazın iptali olmakla alacağın takip tarihine göre belirlenmesi gerektiği, davalının takipten önce «temerrüde» düşürüldüğüne yönelik bir delil sunulmadığından «işlemiş faiz» talebinin yerinde olmadığı, davalının itirazı kısmen haklı olduğundan «icra inkar tazminatı» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibe vaki itirazın 56.185,18 TL «asıl alacak» bakımından iptaline, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1919 E. 2022/6041 K.
Ortak:çekişmeli alacak · iflasın açılması · sıra cetveli · ikinci alacaklılar toplantısı · iflas idaresi · i̇i̇k 194 · iflas · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda2004 sayılı Kanun'un «194» üncü maddesinin birinci fıkrasıyla, «iflasın açılması» ile hukuk davalarının «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup, müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından «iflas idaresi», alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı («çekişmeli) alacak» olarak «sıra cetveline» geçirir.
2018/367 K. sayılı ilamıyla, mahkeme kararının «kesin» olarak kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararına istinaden yapılan yargılama sonucunda ise davalı şirketin 16.10.2020 tarihi itibariyle yeniden «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
İkinci alacaklılar toplantısında, alacak «iflas» masasına «kesin» olarak kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacak, alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir.
Benzer bu kararda2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun «194»/1. maddesi uyarınca «iflasın açılması» ile hukuk davalarının «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından «iflas idaresi» alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı («çekişmeli) alacak» olarak «sıra cetveline» geçirir.
İkinci alacaklılar toplantısında, alacak «iflas» masasına «kesin» olarak kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacak, alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/917 esasına kayden görülen dosyasında 30/03/2021 tarihinde «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:adi yazılı sözleşme · resmi şekil · geçersiz sözleşme · satış sözleşmesi · cy/cy şerhi · cezai şart · ifa · geçersizlik
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, gayrimenkul satış vaadine ilişkin sözleşmenin «resmi şekilde» yapılması gerektiği, şekle uyulmadan yapılan sözleşmelerin hüküm doğurmadığı ve sözleşme «geçersiz» olduğu için «geçersiz sözleşmeye» dayalı olarak tazminat talebinde bulunulamayacağı, geçersiz sözleşmenin «ifa» edilmesinin tazminat ödenmesi için bir dayanak oluşturmadığı, tapuda yapılan resmi akit sırasında alıcı davacı tarafından tapu siciline «adi yazılı sözleşmeye» ilişkin bir «şerh» konulmadığı, geçersiz sözleşmedeki «cezai şart» hükümlerine resmi satış akdinde de yer verilmediği, bu durumda geçersiz olan adi yazılı «satış sözleşmesindeki» cezai şarta ilişkin hükümlerin de geçersiz olduğu, davacıların resmi şekilde yapılmayan ve sicilde şerh konulmayan sözleşme nedeniyle tazminat talep haklarının olm …
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1882 E. 2025/289 K.
Ortak:çekişmeli alacak · iflasın açılması · sıra cetveli · ikinci alacaklılar toplantısı · iflas idaresi · i̇i̇k 194 · iflas · dava sebebi
İncelediğiniz kararda2004 sayılı Kanun'un «194» üncü maddesinin birinci fıkrasıyla, «iflasın açılması» ile hukuk davalarının «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup, müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından «iflas idaresi», alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı («çekişmeli) alacak» olarak «sıra cetveline» geçirir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) «194» üncü maddesinin birinci fıkrası.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/815 E. sayılı dosyası üzerinden görülen yargılama neticesinde, davalı şirketin 27.07.2017 tarihinden itibaren «iflasına» karar verildiği, kararın, birtakım müdahiller tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.
Benzer bu karardaMüflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından «iflas idaresi», alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı («çekişmeli) alacak» olarak «sıra cetveline» geçirir.
İflasın açılması ile hukuk davalarının 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun «194»/1 hükmünde «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüştür.
Dava konusu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkındaki karar, «ikinci alacaklılar toplantısında» verilmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil kefil · genel kredi sözleşmesi · kefil · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · temerrüt
Benzer bu karardaA.Ş. arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesini» diğer davalıların müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile imzaladıklarını, ...
A.Ş.'nin edimlerini yerine getirmemesi üzerine kredilerin kat edildiğini, çekilen ihtarlara rağmen borcun ödenmemesi üzerine, başlatılan takibin davalıların haksız itirazları üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İcra Müdürlüğünün 2015/20852 E. sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazın kısmen iptali ile; takibin, hüküm fıkrasında gösterilen tutarlar bakımından aynen devamına, 192.421,79 TL gayrinakdi alacağın, nakde dönüştüğü 16.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %39 «temerrüt faizi» ve bu faizin %5 BSMV'si ile davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı müflis ...
Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Banka Teminat Mektubunun Hükümsüzlüğünün Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6272 E. 2022/3551 K.
Ortak:çekişmeli alacak · iflasın açılması · sıra cetveli · ikinci alacaklılar toplantısı · iflas idaresi · i̇i̇k 194 · iflas · teslim
İncelediğiniz kararda2004 sayılı Kanun'un «194» üncü maddesinin birinci fıkrasıyla, «iflasın açılması» ile hukuk davalarının «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup, müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından «iflas idaresi», alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı («çekişmeli) alacak» olarak «sıra cetveline» geçirir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) «194» üncü maddesinin birinci fıkrası.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/815 E. sayılı dosyası üzerinden görülen yargılama neticesinde, davalı şirketin 27.07.2017 tarihinden itibaren «iflasına» karar verildiği, kararın, birtakım müdahiller tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.
Benzer bu karardaİflasın açılması ile hukuk davalarının İİK.«194»/1. maddesi uyarınca «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından «iflas idaresi», alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı («çekişmeli) alacak» olarak «sıra cetveline» geçirir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, davacı tarafın söz konusu «teminat» mektupları sebebiyle mal «tesliminin» yapılmadığını ileri sürdüğü, davalı tarafın ise teminat mektuplarının verilmesine itirazı olmadığı, ancak bu mektupların Köytav Gıda Tavukçuluk İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne satılan mallar için verildiğini, ürünlerin gönderildiğini ve alınan çeklerin de ödenmediğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunduğu, davacının öncelikle verilen mektupların aralarındaki akdi ilişki sebebiyle mal teslimi amacıyla verildiğini ve mal tesliminin yapılmadığını yazılı/«kesin» delillerle ispat etmesi gerektiği, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunmadığı, ancak teminat mektuplarının verildiğinin sabit olduğu anlaşılmakla davacının iddiasını ispatladığı, davalı tarafın teminat mektuplarının dava dışı şirkete verilecek mallar sebebiyle alındığını, ayrıca başkaca ödeme çekleri alındığını, ancak «çek» bedellerinin ödenmediğini, davacının da söz konusu şirketin ortaklarından olduğunu ileri sürdüğü, teminat mektuplarının bizzat davacı tarafından verilmiş olması, dava dışı şirketin ayrı bir «tüzel kişiliği» olup bu şirketle ilgili yapılan işlem ve borçlardan öncelikle şirket tüzel kişiliğinin sorumlu bulunması karşısında davalının bu beyanına itibar edilmediği gerekçe …
… mesi’nce taraf delillerinin usulüne uygun toplandığı, değerlendirilip tartışıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, davaya konu «teminat» mektuplarının incelenmesinde davacı tarafından davalı ile aralarında ticari ilişki kurulması amacıyla verildiğinin anlaşıldığı, davalı tarafın ise teminat mektuplarının Köytav Şirketi ile olan ticari ilişkisi nedeni ile verildiğini, mal «tesliminin» firmaya yapıldığını, ancak bedelinin ödenmediğini ileri sürdüğü, davacının incelenen «defter» ve kayıtlarından taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığının kanıtlanmış olduğu, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunma …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat mektubu · kötü niyet tazminatı · tüzel kişilik · kötü niyet · çek · teminat
Benzer bu karardaYıl İstanbul Şubesi’ne ait.... nolu «teminat mektubu» bedeli 200.000,00 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının «kötü niyet tazminat» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, davacı tarafın söz konusu «teminat» mektupları sebebiyle mal «tesliminin» yapılmadığını ileri sürdüğü, davalı tarafın ise teminat mektuplarının verilmesine itirazı olmadığı, ancak bu mektupların Köytav Gıda Tavukçuluk İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne satılan mallar için verildiğini, ürünlerin gönderildiğini ve alınan çeklerin de ödenmediğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunduğu, davacının öncelikle verilen mektupların aralarındaki akdi ilişki sebebiyle mal teslimi amacıyla verildiğini ve mal tesliminin yapılmadığını yazılı/«kesin» delillerle ispat etmesi gerektiği, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunmadığı, ancak teminat mektuplarının verildiğinin sabit olduğu anlaşılmakla davacının iddiasını ispatladığı, davalı tarafın teminat mektuplarının dava dışı şirkete verilecek mallar sebebiyle alındığını, ayrıca başkaca ödeme çekleri alındığını, ancak «çek» bedellerinin ödenmediğini, davacının da söz konusu şirketin ortaklarından olduğunu ileri sürdüğü, teminat mektuplarının bizzat davacı tarafından verilmiş olması, dava dışı şirketin ayrı bir «tüzel kişiliği» olup bu şirketle ilgili yapılan işlem ve borçlardan öncelikle şirket tüzel kişiliğinin sorumlu bulunması karşısında davalının bu beyanına itibar edilmediği gerekçe …
Halk Bankası Bağcılar Şubesi’ne ait ....nolu, 150.000,00 TL bedelli «teminat mektubu» nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, T.
… mesi’nce taraf delillerinin usulüne uygun toplandığı, değerlendirilip tartışıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, davaya konu «teminat» mektuplarının incelenmesinde davacı tarafından davalı ile aralarında ticari ilişki kurulması amacıyla verildiğinin anlaşıldığı, davalı tarafın ise teminat mektuplarının Köytav Şirketi ile olan ticari ilişkisi nedeni ile verildiğini, mal «tesliminin» firmaya yapıldığını, ancak bedelinin ödenmediğini ileri sürdüğü, davacının incelenen «defter» ve kayıtlarından taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığının kanıtlanmış olduğu, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunma …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6021 E. , 2024/3874 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/663 Esas, 2023/262 Karar
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında uzun süredir devam eden alım-satım ilişkisi bulunduğunu, davacı şirketin, davalı şirketten 16.01.2012 tarihi itibariyle toplam 202.214,42 TL alacağı bulunduğunu ileri sürerek, şimdilik bu alacağının 70.000 TL'sinin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 02.05.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle müddeabihi 202.214,42 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında imzalanan anlaşmalar çerçevesinde, davalı tarafından tanzim edilen faturalar ve mal iadeleri nedeniyle davalının davacı şirketten alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 16.06.2016 tarih, 2014/392 E. ve 2016/583 K. sayılı kararı ile davacının 54.417,08 TL alacağı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 54.417,08 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 03.04.2019 tarih, 2017/1382 E. ve 2019/2258 K. sayılı kararı ile " Mahkemece, bilirkişiden 1 asıl ve 4 tane ek rapor alınarak hüküm kurulmuş ise de hem bilirkişi kök raporu hemde ek raporları Yargıtay denetimine ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu itibarla bu rapora istinaden hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Mahkemece yapılması gereken iş, dosyanın konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi edilerek tarafların ticari defter ve kayıtları titiz bir şekilde incelettirilerek, taraf defterleri arasındaki farkın sebebi buldurularak, bu farkın irdelenerek sonuca gidilmesi gerekir. Bu bağlamda öncelikle davacının davalıya satıp teslim ettiği mal miktarı saptanmalıdır.
Bu saptamada davacı mal satım faturalarının davalı defterlerinde kayıtlı olması veya kayıtlı olmayanların irsaliye ile teslim edildiğinin ispatı üzerinde durulmalıdır. Davalı tarafından borcun ödenmesi için davacıya yapılan ödemelerin davacı tarafından benimsenip kendi defterine kaydedilmemiş olanlar için davalının ödeme vasıtaları olarak kıymetli evrakla tahsil veya nakit ödemelerin yazılı belge ile ispatı aranmalıdır. Davalının sözleşme gereği davacıya kestiği hizmet bedeli v.s. faturaların ise davacı defterinde kayıtlı olmaması halinde, bu hizmetlerin davalı tarafından fiilen verildiğinin yazılı delille ispatı gerekir. Davalının mal iade faturalarının davacı defterinde kayıtlı olmayanlar için irsaliye ile teslim aranmalıdır.
Davalı tarafından mal iade faturası düzenlenip davacının defterine kaydedildikten sonra, aynı konuda davacının iade faturası kesmesinin davalı tarafca benimsenmemesi halinde davacının borcunu eksiltmeyeceği üzerinde durulmalıdır." gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile benimsenen bilirkişi kök ve ek raporlarıyla davacının davalıdan 151.699,40 TL alacağı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 151.699,40 TL alacağın dava tarihi olan 18.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilince davacıya kesilen bir kısım faturaların davacı tarafından teslim alındığı sabit olduğu halde bu faturalar dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) satım sözleşmelerine ilişkin 207 nci v.d maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 194 üncü maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Dava dosyasının incelemesinden; İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/815 E. sayılı dosyası üzerinden görülen yargılama neticesinde, davalı şirketin 27.07.2017 tarihinden itibaren iflasına karar verildiği, kararın, birtakım müdahiller tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 28.02.2018 gün, 2018/386 E. 2018/367 K. sayılı ilamıyla, mahkeme kararının kesin olarak kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararına istinaden yapılan yargılama sonucunda ise davalı şirketin 16.10.2020 tarihi itibariyle yeniden iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
2004 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla, iflasın açılması ile hukuk davalarının ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup, müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından iflas idaresi, alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı (çekişmeli) alacak olarak sıra cetveline geçirir. Dava konusu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkındaki karar, ikinci alacaklılar toplantısında verilmektedir. Bir hukuk davasının kayıt kabul davasına dönüşmesi, davalının iflas etmesine ve iflas idaresinin de davaya konu alacağı iflas masasına kabul etmemesine bağlıdır. İkinci alacaklılar toplantısında, alacak iflas masasına kesin olarak kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacak, alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir.
Bu itibarla, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde eldeki dava bakımından bir değerlendirme yapılarak (kayıt kabul davasına dönüşüp dönüşmediği değerlendirilip dönüşmesi halinde o yönde yargılama yapılarak) varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere Mahkeme kararının resen bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının re'sen BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058632400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz