6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6021 E. 2024/3874 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekişmeli alacak iflasın açılması sıra cetveli ikinci alacaklılar toplantısı kayıt kabul davası müddeabih iade faturası yazılı delille ispat iflas idaresi i̇i̇k 194 hizmet bedeli irsaliye ticari defter kayıtları ticari faiz satım sözleşmesi ticari defter iflas ıslah dava sebebi eksik inceleme avans faizi zamanaşımı teslim kesin hüküm e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 194 · TBK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Uyuşmazlık, alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) satım sözleşmelerine ilişkin 207 nci v.d maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 194 üncü maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme

Dava dosyasının incelemesinden; İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/815 E. sayılı dosyası üzerinden görülen yargılama neticesinde, davalı şirketin 27.07.2017 tarihinden itibaren iflasına karar verildiği, kararın, birtakım müdahiller tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 28.02.2018 gün, 2018/386 E. 2018/367 K. sayılı ilamıyla, mahkeme kararının kesin olarak kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararına istinaden yapılan yargılama sonucunda ise davalı şirketin 16.10.2020 tarihi itibariyle yeniden iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

2004 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla, iflasın açılması ile hukuk davalarının ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup, müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından iflas idaresi, alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı (çekişmeli) alacak olarak sıra cetveline geçirir. Dava konusu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkındaki karar, ikinci alacaklılar toplantısında verilmektedir. Bir hukuk davasının kayıt kabul davasına dönüşmesi, davalının iflas etmesine ve iflas idaresinin de davaya konu alacağı iflas masasına kabul etmemesine bağlıdır. İkinci alacaklılar toplantısında, alacak iflas masasına kesin olarak kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacak, alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir. Bu itibarla, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde eldeki dava bakımından bir değerlendirme yapılarak (kayıt kabul davasına dönüşüp dönüşmediği değerlendirilip dönüşmesi halinde o yönde yargılama yapılarak) varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere Mahkeme kararının resen bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4662 E. 2022/8706 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ayıplı Malın İadesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1919 E. 2022/6041 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1882 E. 2025/289 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Banka Teminat Mektubunun Hükümsüzlüğünün Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6272 E. 2022/3551 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/6021 E.  ,  2024/3874 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/663 Esas, 2023/262 Karar

HÜKÜM

Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında uzun süredir devam eden alım-satım ilişkisi bulunduğunu, davacı şirketin, davalı şirketten 16.01.2012 tarihi itibariyle toplam 202.214,42 TL alacağı bulunduğunu ileri sürerek, şimdilik bu alacağının 70.000 TL'sinin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 02.05.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle müddeabihi 202.214,42 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında imzalanan anlaşmalar çerçevesinde, davalı tarafından tanzim edilen faturalar ve mal iadeleri nedeniyle davalının davacı şirketten alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemenin 16.06.2016 tarih, 2014/392 E. ve 2016/583 K. sayılı kararı ile davacının 54.417,08 TL alacağı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 54.417,08 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 03.04.2019 tarih, 2017/1382 E. ve 2019/2258 K. sayılı kararı ile " Mahkemece, bilirkişiden 1 asıl ve 4 tane ek rapor alınarak hüküm kurulmuş ise de hem bilirkişi kök raporu hemde ek raporları Yargıtay denetimine ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu itibarla bu rapora istinaden hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Mahkemece yapılması gereken iş, dosyanın konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi edilerek tarafların ticari defter ve kayıtları titiz bir şekilde incelettirilerek, taraf defterleri arasındaki farkın sebebi buldurularak, bu farkın irdelenerek sonuca gidilmesi gerekir. Bu bağlamda öncelikle davacının davalıya satıp teslim ettiği mal miktarı saptanmalıdır.

Bu saptamada davacı mal satım faturalarının davalı defterlerinde kayıtlı olması veya kayıtlı olmayanların irsaliye ile teslim edildiğinin ispatı üzerinde durulmalıdır. Davalı tarafından borcun ödenmesi için davacıya yapılan ödemelerin davacı tarafından benimsenip kendi defterine kaydedilmemiş olanlar için davalının ödeme vasıtaları olarak kıymetli evrakla tahsil veya nakit ödemelerin yazılı belge ile ispatı aranmalıdır. Davalının sözleşme gereği davacıya kestiği hizmet bedeli v.s. faturaların ise davacı defterinde kayıtlı olmaması halinde, bu hizmetlerin davalı tarafından fiilen verildiğinin yazılı delille ispatı gerekir. Davalının mal iade faturalarının davacı defterinde kayıtlı olmayanlar için irsaliye ile teslim aranmalıdır.

Davalı tarafından mal iade faturası düzenlenip davacının defterine kaydedildikten sonra, aynı konuda davacının iade faturası kesmesinin davalı tarafca benimsenmemesi halinde davacının borcunu eksiltmeyeceği üzerinde durulmalıdır." gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile benimsenen bilirkişi kök ve ek raporlarıyla davacının davalıdan 151.699,40 TL alacağı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 151.699,40 TL alacağın dava tarihi olan 18.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilince davacıya kesilen bir kısım faturaların davacı tarafından teslim alındığı sabit olduğu halde bu faturalar dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) satım sözleşmelerine ilişkin 207 nci v.d maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 194 üncü maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme

Dava dosyasının incelemesinden; İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/815 E. sayılı dosyası üzerinden görülen yargılama neticesinde, davalı şirketin 27.07.2017 tarihinden itibaren iflasına karar verildiği, kararın, birtakım müdahiller tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 28.02.2018 gün, 2018/386 E. 2018/367 K. sayılı ilamıyla, mahkeme kararının kesin olarak kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararına istinaden yapılan yargılama sonucunda ise davalı şirketin 16.10.2020 tarihi itibariyle yeniden iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

2004 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla, iflasın açılması ile hukuk davalarının ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup, müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından iflas idaresi, alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı (çekişmeli) alacak olarak sıra cetveline geçirir. Dava konusu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkındaki karar, ikinci alacaklılar toplantısında verilmektedir. Bir hukuk davasının kayıt kabul davasına dönüşmesi, davalının iflas etmesine ve iflas idaresinin de davaya konu alacağı iflas masasına kabul etmemesine bağlıdır. İkinci alacaklılar toplantısında, alacak iflas masasına kesin olarak kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacak, alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir.

Bu itibarla, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde eldeki dava bakımından bir değerlendirme yapılarak (kayıt kabul davasına dönüşüp dönüşmediği değerlendirilip dönüşmesi halinde o yönde yargılama yapılarak) varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere Mahkeme kararının resen bozulması gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Mahkeme kararının re'sen BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058632400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.