Ayıplı Malın İadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1919 E. 2022/6041 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekişmeli alacak↗ gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi↗ iflasın açılması↗ adi yazılı sözleşme↗ sıra cetveli↗ ikinci alacaklılar toplantısı↗ kayıt kabul davası↗ satış vaadi sözleşmesi↗ resmi şekil↗ geçersiz sözleşme↗ iflas idaresi↗ i̇i̇k 194↗ satış sözleşmesi↗ cy/cy şerhi↗ cezai şart↗ ifa↗ garantörlük↗ geçersizlik↗ iflas↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, gayrimenkul satış vaadine ilişkin sözleşmenin resmi şekilde yapılması gerektiği, şekle uyulmadan yapılan sözleşmelerin hüküm doğurmadığı ve sözleşme geçersiz olduğu için geçersiz sözleşmeye dayalı olarak tazminat talebinde bulunulamayacağı, geçersiz sözleşmenin ifa edilmesinin tazminat ödenmesi için bir dayanak oluşturmadığı, tapuda yapılan resmi akit sırasında alıcı davacı tarafından tapu siciline adi yazılı sözleşmeye ilişkin bir şerh konulmadığı, geçersiz sözleşmedeki cezai şart hükümlerine resmi satış akdinde de yer verilmediği, bu durumda geçersiz olan adi yazılı satış sözleşmesindeki cezai şarta ilişkin hükümlerin de geçersiz olduğu, davacıların resmi şekilde yapılmayan ve sicilde şerh konulmayan sözleşme nedeniyle tazminat talep haklarının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiş, bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyasının incelemesinden, davalılardan Garanti Koza İnşaat San. Tic. A.Ş.’nin Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/917 esasına kayden görülen dosyasında 30/03/2021 tarihinde iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 194/1. maddesi uyarınca iflasın açılması ile hukuk davalarının ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından iflas idaresi alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı (çekişmeli) alacak olarak sıra cetveline geçirir. Dava konusu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkındaki karar, ikinci alacaklılar toplantısında verilmektedir. Bir hukuk davasının kayıt kabul davasına dönüşmesi, davalının iflas etmesine ve iflas idaresinin de davaya konu alacağı iflas masasına kabul etmemesine bağlıdır. İkinci alacaklılar toplantısında, alacak iflas masasına kesin olarak kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacak, alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir. Davacı vekilinin temyiz dilekçesinden sonra dosyaya sunulan mevcut belgelere göre davalılardan Garanti Koza İnşaat San. Tic. A.Ş.’nin iflasına karar verildiği anlaşıldığından yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde eldeki dava bakımından bir değerlendirme yapılarak (kayıt kabul davasına dönüşüp dönüşmediği değerlendirilip, dönüşmesi halinde o yönde yargılama yapılarak) varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen bozulması gerekmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4662 E. 2022/8706 K.
Ortak:çekişmeli alacak · iflasın açılması · sıra cetveli · ikinci alacaklılar toplantısı · iflas idaresi · i̇i̇k 194 · iflas · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun «194»/1. maddesi uyarınca «iflasın açılması» ile hukuk davalarının «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından «iflas idaresi» alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı («çekişmeli) alacak» olarak «sıra cetveline» geçirir.
İkinci alacaklılar toplantısında, alacak «iflas» masasına «kesin» olarak kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacak, alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/917 esasına kayden görülen dosyasında 30/03/2021 tarihinde «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun «194»/1. maddesiyle, «iflasın açılması» ile hukuk davalarının «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup, müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından «iflas idaresi», alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı («çekişmeli) alacak» olarak «sıra cetveline» geçirir.
Hukuk Dairesinin 28.02.2018 gün, 2018/386 Esas 2018/367 Karar sayılı ilamıyla, mahkeme kararının HMK’nın 353/1-a.6 maddesi hükmüne göre «kesin» olarak kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararına istinaden yapılan yargılama sonucunda ise davalı şirketin 16.10.2020 tarihi itibariyle yeniden «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
İkinci alacaklılar toplantısında, alacak «iflas» masasına «kesin» olarak kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacak, alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter incelemesi · işlemiş faiz · vade · ticari defter · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların «ticari defterlerinin incelenmesine» karar verildiği ancak davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerine göre, takip tarihi olan 05.04.2016 tarihi itibariyle davalıdan 56.185,18 TL alacaklı olduğu, davacının davalı tarafından verilen 18.05.2016 «vade» tarihli 140.000,00 TL tutarlı ve 20.04.2016 vade tarihli 140.000,00 TL tutarlı çekleri davalının hesabına alacak kaydettiği, çeklerin karşılıksız çıkması üzerine takipten ve davadan sonraki bir tarih olan 30.06.2016 tarihinde davalının hesabına borç «kaydı» yaptığı, dava itirazın iptali olmakla alacağın takip tarihine göre belirlenmesi gerektiği, davalının takipten önce «temerrüde» düşürüldüğüne yönelik bir delil sunulmadığından «işlemiş faiz» talebinin yerinde olmadığı, davalının itirazı kısmen haklı olduğundan «icra inkar tazminatı» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibe vaki itirazın 56.185,18 TL «asıl alacak» bakımından iptaline, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1882 E. 2025/289 K.
Ortak:çekişmeli alacak · iflasın açılması · sıra cetveli · ikinci alacaklılar toplantısı · iflas idaresi · i̇i̇k 194 · iflas · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun «194»/1. maddesi uyarınca «iflasın açılması» ile hukuk davalarının «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından «iflas idaresi» alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı («çekişmeli) alacak» olarak «sıra cetveline» geçirir.
İkinci alacaklılar toplantısında, alacak «iflas» masasına «kesin» olarak kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacak, alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/917 esasına kayden görülen dosyasında 30/03/2021 tarihinde «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMüflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından «iflas idaresi», alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı («çekişmeli) alacak» olarak «sıra cetveline» geçirir.
İflasın açılması ile hukuk davalarının 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun «194»/1 hükmünde «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüştür.
İkinci alacaklılar toplantısında, alacak «iflas» masasına «kesin» olarak kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacak, alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil kefil · genel kredi sözleşmesi · kefil · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · dava sebebi
Benzer bu karardaA.Ş. arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesini» diğer davalıların müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile imzaladıklarını, ...
A.Ş.'nin edimlerini yerine getirmemesi üzerine kredilerin kat edildiğini, çekilen ihtarlara rağmen borcun ödenmemesi üzerine, başlatılan takibin davalıların haksız itirazları üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra Müdürlüğünün 2015/20852 E. sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazın kısmen iptali ile; takibin, hüküm fıkrasında gösterilen tutarlar bakımından aynen devamına, 192.421,79 TL gayrinakdi alacağın, nakde dönüştüğü 16.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %39 «temerrüt faizi» ve bu faizin %5 BSMV'si ile davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı müflis ...
-
Banka Teminat Mektubunun Hükümsüzlüğünün Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6272 E. 2022/3551 K.
Ortak:çekişmeli alacak · iflasın açılması · sıra cetveli · ikinci alacaklılar toplantısı · iflas idaresi · i̇i̇k 194 · iflas · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun «194»/1. maddesi uyarınca «iflasın açılması» ile hukuk davalarının «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından «iflas idaresi» alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı («çekişmeli) alacak» olarak «sıra cetveline» geçirir.
İkinci alacaklılar toplantısında, alacak «iflas» masasına «kesin» olarak kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacak, alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/917 esasına kayden görülen dosyasında 30/03/2021 tarihinde «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaİflasın açılması ile hukuk davalarının İİK.«194»/1. maddesi uyarınca «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından «iflas idaresi», alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı («çekişmeli) alacak» olarak «sıra cetveline» geçirir.
İkinci alacaklılar toplantısında, alacak «iflas» masasına «kesin» olarak kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacak, alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, davacı tarafın söz konusu «teminat» mektupları sebebiyle mal «tesliminin» yapılmadığını ileri sürdüğü, davalı tarafın ise teminat mektuplarının verilmesine itirazı olmadığı, ancak bu mektupların Köytav Gıda Tavukçuluk İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne satılan mallar için verildiğini, ürünlerin gönderildiğini ve alınan çeklerin de ödenmediğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunduğu, davacının öncelikle verilen mektupların aralarındaki akdi ilişki sebebiyle mal teslimi amacıyla verildiğini ve mal tesliminin yapılmadığını yazılı/«kesin» delillerle ispat etmesi gerektiği, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunmadığı, ancak teminat mektuplarının verildiğinin sabit olduğu anlaşılmakla davacının iddiasını ispatladığı, davalı tarafın teminat mektuplarının dava dışı şirkete verilecek mallar sebebiyle alındığını, ayrıca başkaca ödeme çekleri alındığını, ancak «çek» bedellerinin ödenmediğini, davacının da söz konusu şirketin ortaklarından olduğunu ileri sürdüğü, teminat mektuplarının bizzat davacı tarafından verilmiş olması, dava dışı şirketin ayrı bir «tüzel kişiliği» olup bu şirketle ilgili yapılan işlem ve borçlardan öncelikle şirket tüzel kişiliğinin sorumlu bulunması karşısında davalının bu beyanına itibar edilmediği gerekçe …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat mektubu · kötü niyet tazminatı · tüzel kişilik · kötü niyet · çek · teminat · teslim · e-defter
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi’nce, davacı tarafın söz konusu «teminat» mektupları sebebiyle mal «tesliminin» yapılmadığını ileri sürdüğü, davalı tarafın ise teminat mektuplarının verilmesine itirazı olmadığı, ancak bu mektupların Köytav Gıda Tavukçuluk İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne satılan mallar için verildiğini, ürünlerin gönderildiğini ve alınan çeklerin de ödenmediğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunduğu, davacının öncelikle verilen mektupların aralarındaki akdi ilişki sebebiyle mal teslimi amacıyla verildiğini ve mal tesliminin yapılmadığını yazılı/«kesin» delillerle ispat etmesi gerektiği, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunmadığı, ancak teminat mektuplarının verildiğinin sabit olduğu anlaşılmakla davacının iddiasını ispatladığı, davalı tarafın teminat mektuplarının dava dışı şirkete verilecek mallar sebebiyle alındığını, ayrıca başkaca ödeme çekleri alındığını, ancak «çek» bedellerinin ödenmediğini, davacının da söz konusu şirketin ortaklarından olduğunu ileri sürdüğü, teminat mektuplarının bizzat davacı tarafından verilmiş olması, dava dışı şirketin ayrı bir «tüzel kişiliği» olup bu şirketle ilgili yapılan işlem ve borçlardan öncelikle şirket tüzel kişiliğinin sorumlu bulunması karşısında davalının bu beyanına itibar edilmediği gerekçe …
Yıl İstanbul Şubesi’ne ait.... nolu «teminat mektubu» bedeli 200.000,00 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının «kötü niyet tazminat» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
… mesi’nce taraf delillerinin usulüne uygun toplandığı, değerlendirilip tartışıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, davaya konu «teminat» mektuplarının incelenmesinde davacı tarafından davalı ile aralarında ticari ilişki kurulması amacıyla verildiğinin anlaşıldığı, davalı tarafın ise teminat mektuplarının Köytav Şirketi ile olan ticari ilişkisi nedeni ile verildiğini, mal «tesliminin» firmaya yapıldığını, ancak bedelinin ödenmediğini ileri sürdüğü, davacının incelenen «defter» ve kayıtlarından taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığının kanıtlanmış olduğu, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunma …
Halk Bankası Bağcılar Şubesi’ne ait ....nolu, 150.000,00 TL bedelli «teminat mektubu» nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, T.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/1919 E. , 2022/6041 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.06.2017 tarih ve 2014/1105 E- 2017/523 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 30.12.2020 tarih ve 2017/6038 E- 2020/2317 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların Akkoza Projesinin üçüncü dördüncü ve beşinci fazlarını inşa etmek, satmak, alıcılara teslim etmek üzere Akkoza Adi Ortaklığını kurduklarını, müvekkillerinden...'ın 09/02/2011 tarihinde davalılarla dükkan satım sözleşmesi imzaladığını, 2.400.000,00 TL'yi ödeyerek kendi edimini ifa ettiğini, 27/12/2011 tarihinde dükkanın yarı payını diğer davacı ...’a sattığını, davalı ile davacı arasında yapılan sözleşme öncesinde, davalıların dükkanı teslim tarihinin 31/03/2012 olarak kesin vadeli olarak belirlenmesine rağmen taşınmazın tamamlanmamış halde 03/07/2012 tarihinde müvekkilleri üzerine geçirildiğini, taşınmazın davacı tarafça 23/08/2013 tarihinde ihtirazi kayıt ileri sürülerek teslim alındığını, ayrıca sözleşmede taşınmaz 219,18 m² olarak gösterilmiş olduğu halde zemin altı kısmı toplam kısımdan çıkarıldığında 152 m²’ye düştüğünü, bu hususların sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmede öngörülen gecikme tazminat miktarı rayiç kira bedellerinin altında olduğundan sözleşmede ödenmesi kararlaştırılan gecikme tazminatını aşan kısmı için şimdilik 2.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, ayrıca sözleşmede gecikme tazminatı kararlaştırılmayan ancak davalıların temerrütlerinin devam ettiği süre için de şimdilik 2.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahlisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı ... ile müvekkili şirket arasında dükkan satım sözleşmesinin imzalandığını, ancak davacılardan ... ile ortaklık arasında sözleşmesel bağın kurulmadığını, davacı ...'ın talebi üzerine dava konusu dükkanın yarı mülkiyetinin 03/07/2012 tarihinde ...'a devredildiğini, sözleşmenin tarafı olmadığından bu davada talepte bulunamayacağını, davacı ... ile ortaklık arasında akdedilen dükkan satım sözleşmesinin tamamen ifa edilmiş olduğunu, davacının aynı dönemler için hem gecikme cezası, hem de gecikmeden kaynaklanan kira tazminatı talep etmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, gayrimenkul satış vaadine ilişkin sözleşmenin resmi şekilde yapılması gerektiği, şekle uyulmadan yapılan sözleşmelerin hüküm doğurmadığı ve sözleşme geçersiz olduğu için geçersiz sözleşmeye dayalı olarak tazminat talebinde bulunulamayacağı, geçersiz sözleşmenin ifa edilmesinin tazminat ödenmesi için bir dayanak oluşturmadığı, tapuda yapılan resmi akit sırasında alıcı davacı tarafından tapu siciline adi yazılı sözleşmeye ilişkin bir şerh konulmadığı, geçersiz sözleşmedeki cezai şart hükümlerine resmi satış akdinde de yer verilmediği, bu durumda geçersiz olan adi yazılı satış sözleşmesindeki cezai şarta ilişkin hükümlerin de geçersiz olduğu, davacıların resmi şekilde yapılmayan ve sicilde şerh konulmayan sözleşme nedeniyle tazminat talep haklarının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiş, bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyasının incelemesinden, davalılardan Garanti Koza İnşaat San. Tic. A.Ş.’nin Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/917 esasına kayden görülen dosyasında 30/03/2021 tarihinde iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 194/1. maddesi uyarınca iflasın açılması ile hukuk davalarının ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından iflas idaresi alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı (çekişmeli) alacak olarak sıra cetveline geçirir. Dava konusu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkındaki karar, ikinci alacaklılar toplantısında verilmektedir. Bir hukuk davasının kayıt kabul davasına dönüşmesi, davalının iflas etmesine ve iflas idaresinin de davaya konu alacağı iflas masasına kabul etmemesine bağlıdır.
İkinci alacaklılar toplantısında, alacak iflas masasına kesin olarak kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacak, alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir. Davacı vekilinin temyiz dilekçesinden sonra dosyaya sunulan mevcut belgelere göre davalılardan Garanti Koza İnşaat San. Tic. A.Ş.’nin iflasına karar verildiği anlaşıldığından yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde eldeki dava bakımından bir değerlendirme yapılarak (kayıt kabul davasına dönüşüp dönüşmediği değerlendirilip, dönüşmesi halinde o yönde yargılama yapılarak) varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen bozulması gerekmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi’nce verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) nolu bent uyarınca davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 19/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/838243100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz