Ttk 555
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4013 E. 2022/7613 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 555↗ ttk 553↗ taleple bağlılık kuralı↗ sıfat yokluğu↗ dolaylı zarar↗ taleple bağlılık↗ esas sözleşme↗ sözleşmeden doğan dava↗ şirket zararı↗ taraf ehliyeti↗ yönetim kurulu kararı↗ hmk 353(1)b-2↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, öninceleme celsesinde, davacının talebinin, TTK'nın 553. maddesi uyarınca davacının ortağı olduğu şirketi davalıların birlikte hareket ederek zarara uğrattıkları iddiası ile davalıların tazminatla sorumlu tutulmaları istemine ilişkin olduğu, sorumluluk davasında davacı şirketi ortağı ya da yetkilisinin dava konusu yaptığı tazminatı ancak ortağı ya da yetkilisi bulunduğu şirket adına talep edebileceği, HMK'nın 114 (1/d) maddesinde taraf ehliyetinin dava şartı olarak sayıldığı, somut davada davacının tazminatı, ortağı olduğu Otantik Bilişim... Şirketi adına değil kendi adına talep ettiği, Bu nedenle davacının bu davada taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, TTK'nın 553. maddesine göre, yönetim kurulu üyeleri ve yöneticilerin kanun ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerine aykırı olarak kusurlu fiil ve işlemleri sonucunda şirketin doğrudan uğradığı zarar sebebiyle şirkete, pay sahiplerine ve alacaklılara karşı zarardan sorumlu oldukları, davacının, davalı yönetici ile diğer davalıların birlikte hareket ederek ortağı olduğu şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek zararın tazminini talep ettiği, mahkeme gerekçesinde işaret edildiği üzere, davacının dava dilekçesi kapsamında iddia ettiği zararların dolaylı zarar niteliğinde olduğu, hükmedilecek tazminatın şirkete ödenmesinin talep edilebileceği, TTK'nın 555/1. maddesine göre şirketin uğradığı zararın tazminini şirket ve her bir pay sahibinin ancak şirkete ödenmesini isteyebileceği, somut olayda zararın dava dilekçesi sonuç ve istek kısmına göre davacıya ödenmesinin talep edilmesi karşısında taleple bağlılık kuralı gereği davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5528 E. 2019/6887 K.
Ortak:dolaylı zarar · şirket zararı
İncelediğiniz karardaBölge adliye mahkemesince, TTK'nın 553. maddesine göre, «yönetim kurulu» üyeleri ve yöneticilerin kanun ve «esas sözleşmeden doğan» yükümlülüklerine aykırı olarak kusurlu fiil ve işlemleri sonucunda şirketin doğrudan uğradığı zarar sebebiyle şirkete, pay sahiplerine ve alacaklılara karşı zarardan sorumlu oldukları, davacının, davalı yönetici ile diğer davalıların birlikte hareket ederek ortağı olduğu «şirketi zarara» uğrattıklarını ileri sürerek zararın tazminini talep ettiği, mahkeme gerekçesinde işaret edildiği üzere, davacının dava dilekçesi kapsamında iddia ettiği zararların «dolaylı zarar» niteliğinde olduğu, hükmedilecek tazminatın şirkete ödenmesinin talep edilebileceği, TTK'nın 555/1. maddesine göre şirketin uğradığı zararın tazminini şirket ve her bir pay sahibinin ancak şirkete ödenmesini isteyebileceği, somut olayda zararın dava dilekçesi sonuç ve istek kısmına göre davacıya ödenmesinin talep edilmesi karşısında «taleple bağlılık kuralı» gereği davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… abilmesi için genel kurulun bu yönde bir karar alması gerektiği ancak ortakların da yöneticiler aleyhine dava açma hakkı bulunduğu, ortak tarafından açılacak davada «dolaylı zarar» söz konusu ise tazminatın ortaklığa ödenmesini talep etmek gerektiği, «uyuşmazlık konusu» olayda ileri sürülen maddi olguların tamamen dava dışı «anonim şirketin zararına» ilişkin olduğu, açıklanan zararların dava dışı anonim şirketin doğrudan, davacı ortakların ise dolaylı zararı kapsamında olduğu, bu durum karşısında davacı ortakla …
Farklı:şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · uyuşmazlık konusu · anonim şirket · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, davalılardan ...'nın şirket yöneticisi olması nedeniyle TTK 553 ve 555 maddesi gereğince «şirket yöneticisinin sorumluluğuna» dayalı tazminat talebinin şirkete verilmesi «kaydı» ile dava açılması gerektiği, diğer davalılar hakkında şirket yöneticisi ile birlikte hareket ettiklerinden bahisle dava açılmış olması nedeniyle aynı şekilde tazmi …
… abilmesi için genel kurulun bu yönde bir karar alması gerektiği ancak ortakların da yöneticiler aleyhine dava açma hakkı bulunduğu, ortak tarafından açılacak davada «dolaylı zarar» söz konusu ise tazminatın ortaklığa ödenmesini talep etmek gerektiği, «uyuşmazlık konusu» olayda ileri sürülen maddi olguların tamamen dava dışı «anonim şirketin zararına» ilişkin olduğu, açıklanan zararların dava dışı anonim şirketin doğrudan, davacı ortakların ise dolaylı zararı kapsamında olduğu, bu durum karşısında davacı ortakla …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1398 E. 2019/3160 K.
Farklı:kusur sorumluluğu · kusur · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu kararda… ilmeleri için TTK 553/1.maddesi gereğince kendilerinin kusurlu olduğunun davacılar tarafından ispatlanması gerektiği, zira 553. maddeye göre düzenlenen sorumluluğun «kusur sorumluluğu» olduğu, bu bağlamda davacıların davalı yöneticilerin kusurlu olduğuna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı gibi bilirkişiler tarafından da davalıların ku …
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacılar vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1162 E. 2019/2910 K.
Ortak:dolaylı zarar · şirket zararı
İncelediğiniz karardaBölge adliye mahkemesince, TTK'nın 553. maddesine göre, «yönetim kurulu» üyeleri ve yöneticilerin kanun ve «esas sözleşmeden doğan» yükümlülüklerine aykırı olarak kusurlu fiil ve işlemleri sonucunda şirketin doğrudan uğradığı zarar sebebiyle şirkete, pay sahiplerine ve alacaklılara karşı zarardan sorumlu oldukları, davacının, davalı yönetici ile diğer davalıların birlikte hareket ederek ortağı olduğu «şirketi zarara» uğrattıklarını ileri sürerek zararın tazminini talep ettiği, mahkeme gerekçesinde işaret edildiği üzere, davacının dava dilekçesi kapsamında iddia ettiği zararların «dolaylı zarar» niteliğinde olduğu, hükmedilecek tazminatın şirkete ödenmesinin talep edilebileceği, TTK'nın 555/1. maddesine göre şirketin uğradığı zararın tazminini şirket ve her bir pay sahibinin ancak şirkete ödenmesini isteyebileceği, somut olayda zararın dava dilekçesi sonuç ve istek kısmına göre davacıya ödenmesinin talep edilmesi karşısında «taleple bağlılık kuralı» gereği davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… k gerekmiştir.2- Davacı, davalı ... ve bu davalı ile birlikte hareket eden diğer davalıların bir takım usulsüz işlemlerle kendisinin ve davalı ...'nun ortağı olduğu «şirketleri zarara» uğrattığını ileri sürerek 50.000,00 TL «maddi tazminatın» davalılardan tahsili ile kendisine verilmesini istemiştir.
Davacının uğradığını ve varlığını ileri sürdüğü zarar «dolaylı zarar» niteliğinde olup TTK'nın 555. maddesine göre şirketin uğradığı zararların tazmini istemiyle açılan davada tazminatın şirkete ödenmesi istenebilir.
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu kararda… k gerekmiştir.2- Davacı, davalı ... ve bu davalı ile birlikte hareket eden diğer davalıların bir takım usulsüz işlemlerle kendisinin ve davalı ...'nun ortağı olduğu «şirketleri zarara» uğrattığını ileri sürerek 50.000,00 TL «maddi tazminatın» davalılardan tahsili ile kendisine verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4013 E. , 2022/7613 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.10.2018 tarih ve 2017/1022 E- 2018/972 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.03.2021 tarih ve 2019/676 E- 2021/384 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalılardan ... ile 2008 yılında Otantik Bilişim... Şirketi'ni kurduğunu, davacı tarafından üretilen ve tüm hakları davacıya ait bir yazılım ile şirket büyüyerek faaliyetini devam ettirirken davalı ortağın 2015 yılından itibaren davacıyı şirketten uzaklaştırmaya çalıştığını, davacının bilgi almasının ve kayıtlara ulaşmasının engellendiğini, davacıya yapılan ödemelerin yıllar sonra borç verildiği iddiasıyla geri istendiğini, ardından davacıda bulunan şirket demirbaşlarının ve şirket aracının iadesinin istendiğini, davacının şirketten hiç borç para almadığını, şirketin kârından aktarılan ödemeler olduğunu, davalı ortağın şirketin iflası için dava açtığını, ayrıca davacı hakkında icra takibi yaptığını, davalı ortağın kişisel harcamalarını şirkete ödettiğini, davacıya ait alacağı kendi alacağı olarak kaydederek sahtecilik yaptığını, fiktif faturalarla Otantik Şirketi'nin bordrolu çalışanlarının sahibi olduğu şirkete para aktarıldığını, çek cirosu yoluyla davalının eşinin şirketi olan Etap...
Şirketi'ne usulsüz para aktardığını, davalı ortağın yazılım bilgisi olmamasına rağmen şirket kasasından kendi adına yazılım teklif ücreti aldığını, kızını şirkette sigortalı çalışan olarak gösterip maaş ödediğini, davacının ortaklıktan ayrılma talepli açtığı davanın davalı ortağın açtığı fesih davası ile birleştirildiğini, şirketin mal varlığının Başak Bilişim şirketi'ne aktarıldığını, bu aktarmada davalıların ortak hareket ettiklerini, davalı ...’nın kişisel faturalarını şirkete yüklediğini, kendisine, kızına, eşine ve eşinin şirketine, Şirket çalışanlarına fiktif faturalarla şirketin kaynaklarını aktardığı ve ticari sırlarını haksız rekabet etmek üzere hukuka aykırı olarak 3. kişilerle paylaştığını, bu şekilde davacıyı zarara uğrattığını, davalı ...’in Otantik şirketini perde arkasında yöneten kişi olduğunu, davalı ...’nun şirket hakkında borca batık raporu düzenleyen kişi olduğunu, ayrıca Otantik Şirketi hakkında rapor hazırlarken edindiği bilgiler ile raporun imza tarihinden önce davalı ...
Şirketi'ni tek ortakla kuran şahıs olduğunu, bu durumun haksız rekabete yönelik olduğunu, davalı ... Şirketi'nin Otantik Şirketi'nin telefon, yazılım, personel gibi davacının ortağı olduğu şirketin kaynaklarını kullandığını, Başak Gıda Şirketi'nin Otantik Şirketi'nin hazırladığı aynı programla ya da onun versiyonu ile Başak Bilişim ile çalışmalarını devam ettirdiğini, davalılar tarafından birlikte hareket edilmek suretiyle davacının mamelekinde olan şirket kaynaklarının hukuka aykırı sömürülmek suretiyle davacıya zarar verildiğini, davalıların haksız eylemleri ile Otantik Şirketi'nin zarara uğratıldığını, bu eylemler neticesinde davacının maddi zararının olduğunu, davacının şirketteki mali varlığının karşılıksız bırakıldığını, fazlaya ilişikin maddi ve FSEK’ten kaynaklanan haklarına ilişkin dava haklarını saklı tuttuklarını ileri sürerek şimdilik 50.000,00 TL tazminatın TBK 117/2 maddesi uyarınca haksız fiil niteliğindeki zararlandırıcı işlemlerin gerçekleştiği itibaren tarihten işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının kendi adına tazminat talep etmiş olması nedeniyle aktif dava sıfatının bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde dile getirdiği iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, zaman aşımının oluştuğunu, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, tazminatın ancak şirketi adına talep edilebileceğini, müvekkilinin davacı şirkette hiçbir payı ve yetkisinin bulunmadığını, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin muhasebeci olup 2016 yılı Mart ayında davacı ortağı olduğu şirketin teknik danışmanın şirketten ayrılıp yeni şirket kuracağını bildirdiğini, davacının dava ehliyeti bulunmadığını, tazminatı kendi adına talep edemeyeceğini, davanın yalnız şirket yetkilisi ve tasfiye memurlarına karşı açılabileceğini, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın usul ve esas yönünden reddini istemiştir.
Davalı ... Gıda Şirketi vekili, 2009 yılından 31/05/2018 tarihine kadar kullandıkları program nedeniyle Otantik... Şirketi'ne tüm ödemeleri yaptıklarını, yapılan tüm işlerin davacının bilgisinde olduğunu, davanın kötü niyetli olarak açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...... Şirketi vekili, davacının yetkili olmadığı için taraf sıfatının olmadığını, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davacının ortağı olduğu şirketin programının müvekkili şirket tarafından hiç kullanılmadığını, herhangi bir iş birliği de yapılmadığını savunarak davanın aktif ve pasif husumet yokluğu ve esas yönünden reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, öninceleme celsesinde, davacının talebinin, TTK'nın 553. maddesi uyarınca davacının ortağı olduğu şirketi davalıların birlikte hareket ederek zarara uğrattıkları iddiası ile davalıların tazminatla sorumlu tutulmaları istemine ilişkin olduğu, sorumluluk davasında davacı şirketi ortağı ya da yetkilisinin dava konusu yaptığı tazminatı ancak ortağı ya da yetkilisi bulunduğu şirket adına talep edebileceği, HMK'nın 114 (1/d) maddesinde taraf ehliyetinin dava şartı olarak sayıldığı, somut davada davacının tazminatı, ortağı olduğu Otantik Bilişim... Şirketi adına değil kendi adına talep ettiği, Bu nedenle davacının bu davada taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, TTK'nın 553. maddesine göre, yönetim kurulu üyeleri ve yöneticilerin kanun ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerine aykırı olarak kusurlu fiil ve işlemleri sonucunda şirketin doğrudan uğradığı zarar sebebiyle şirkete, pay sahiplerine ve alacaklılara karşı zarardan sorumlu oldukları, davacının, davalı yönetici ile diğer davalıların birlikte hareket ederek ortağı olduğu şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek zararın tazminini talep ettiği, mahkeme gerekçesinde işaret edildiği üzere, davacının dava dilekçesi kapsamında iddia ettiği zararların dolaylı zarar niteliğinde olduğu, hükmedilecek tazminatın şirkete ödenmesinin talep edilebileceği, TTK'nın 555/1. maddesine göre şirketin uğradığı zararın tazminini şirket ve her bir pay sahibinin ancak şirkete ödenmesini isteyebileceği, somut olayda zararın dava dilekçesi sonuç ve istek kısmına göre davacıya ödenmesinin talep edilmesi karşısında taleple bağlılık kuralı gereği davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/840720000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz