Ttk 553
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5528 E. 2019/6887 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 553↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ dolaylı zarar↗ yönetici sorumluluğu↗ şirket zararı↗ uyuşmazlık konusu↗ anonim şirket↗ cy/cy kaydı↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, yönetici aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkının ortaklığa ait olduğu, böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulun bu yönde bir karar alması gerektiği ancak ortakların da yöneticiler aleyhine dava açma hakkı bulunduğu, ortak tarafından açılacak davada dolaylı zarar söz konusu ise tazminatın ortaklığa ödenmesini talep etmek gerektiği, uyuşmazlık konusu olayda ileri sürülen maddi olguların tamamen dava dışı anonim şirketin zararına ilişkin olduğu, açıklanan zararların dava dışı anonim şirketin doğrudan, davacı ortakların ise dolaylı zararı kapsamında olduğu, bu durum karşısında davacı ortakların açtığı davanın TTK'nın 553 ve 555. maddeleri kapsamında açılan bir dava olduğu, böyle bir davada hükmedilecek tazminatın ancak dava dışı ortak olunan şirkete verilmesinin talep edilebileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalılardan ...'nın şirket yöneticisi olması nedeniyle TTK 553 ve 555 maddesi gereğince şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat talebinin şirkete verilmesi kaydı ile dava açılması gerektiği, diğer davalılar hakkında şirket yöneticisi ile birlikte hareket ettiklerinden bahisle dava açılmış olması nedeniyle aynı şekilde tazminatın şirket lehine talep edilmesi gerektiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6085 E. 2024/7472 K.
Ortak:dolaylı zarar · yönetici sorumluluğu · şirket zararı · anonim şirket
İncelediğiniz kararda… abilmesi için genel kurulun bu yönde bir karar alması gerektiği ancak ortakların da yöneticiler aleyhine dava açma hakkı bulunduğu, ortak tarafından açılacak davada «dolaylı zarar» söz konusu ise tazminatın ortaklığa ödenmesini talep etmek gerektiği, «uyuşmazlık konusu» olayda ileri sürülen maddi olguların tamamen dava dışı «anonim şirketin zararına» ilişkin olduğu, açıklanan zararların dava dışı anonim şirketin doğrudan, davacı ortakların ise dolaylı zararı kapsamında olduğu, bu durum karşısında davacı ortakla …
Bölge Adliye Mahkemesince, davalılardan ...'nın şirket yöneticisi olması nedeniyle TTK 553 ve 555 maddesi gereğince «şirket yöneticisinin sorumluluğuna» dayalı tazminat talebinin şirkete verilmesi «kaydı» ile dava açılması gerektiği, diğer davalılar hakkında şirket yöneticisi ile birlikte hareket ettiklerinden bahisle dava açılmış olması nedeniyle aynı şekilde tazmi …
Benzer bu kararda… ESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, huzurdaki davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 553 üncü ve 555 inci maddelerine dayalı olarak açılmış «yöneticilerin sorumluluğu davası» olduğu, bu dava ancak şirket yöneticilerine karşı açılabileceğinden davalı Şirket'in «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, diğer davalı yöneticiler yönünden yapılan değerlendirmede; davacı taraf istinaf sürecinde 6102 sayılı Kanun'un 556 ncı maddesi uyarınca «iflas» idaresine başvuru koşulunu yerine getirdiği için aktif dava ehliyetinin bulunduğu ancak somut olayda ileri sürülen maddi olguların tamamen yönetici konumunda olan davalıların dava dışı «anonim şirketinin zararına» neden olan eylemleri olduğu, başka bir anlatımla, açıklanan zararların, dava dışı anonim şirketin doğrudan, davacının ise «dolaylı zararı» kapsamında olduğu, bu durum karşısında, davacının açtığı davanın 6102 sayılı Kanun'un 553 üncü ve 555 inci maddeleri kapsamında açılan bir dava olduğu, böyle bir davada hükmedilecek tazminatın ancak davalı şirket lehine hüküm altına alınması istemli olarak açabileceği, ancak davacı tarafın «ıslah» dilekçesiyle talebini tespit olarak değiştirildiği, bu şekilde tespit talebi açmakta «hukuki yararı» olmadığı gerekçesiyle davalı Şirket hakkındaki davanın pasif husumet, davalı şahıslar hakkındaki davanın ise hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, …
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davada harca esa değer gösterilmediğini, «eksik harcın tamamlatılması» gerektiğini, dava dilekçesinin konusu ve talep sonucunun belirsiz olduğunu, davacı tarafa açıklatılması gerektiğini, «anonim şirketlerin» borçlarından kendi sermayeleri ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun» tespiti istemine ilişkindir.
Farklı:yönetici sorumluluğu davası · eksik harcın tamamlattırılması · yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · harcın tamamlanması · anonim şirket yönetim kurulu · sorumluluk davası · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti
Benzer bu kararda… ESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, huzurdaki davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 553 üncü ve 555 inci maddelerine dayalı olarak açılmış «yöneticilerin sorumluluğu davası» olduğu, bu dava ancak şirket yöneticilerine karşı açılabileceğinden davalı Şirket'in «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, diğer davalı yöneticiler yönünden yapılan değerlendirmede; davacı taraf istinaf sürecinde 6102 sayılı Kanun'un 556 ncı maddesi uyarınca «iflas» idaresine başvuru koşulunu yerine getirdiği için aktif dava ehliyetinin bulunduğu ancak somut olayda ileri sürülen maddi olguların tamamen yönetici konumunda olan davalıların dava dışı «anonim şirketinin zararına» neden olan eylemleri olduğu, başka bir anlatımla, açıklanan zararların, dava dışı anonim şirketin doğrudan, davacının ise «dolaylı zararı» kapsamında olduğu, bu durum karşısında, davacının açtığı davanın 6102 sayılı Kanun'un 553 üncü ve 555 inci maddeleri kapsamında açılan bir dava olduğu, böyle bir davada hükmedilecek tazminatın ancak davalı şirket lehine hüküm altına alınması istemli olarak açabileceği, ancak davacı tarafın «ıslah» dilekçesiyle talebini tespit olarak değiştirildiği, bu şekilde tespit talebi açmakta «hukuki yararı» olmadığı gerekçesiyle davalı Şirket hakkındaki davanın pasif husumet, davalı şahıslar hakkındaki davanın ise hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, …
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davada harca esa değer gösterilmediğini, «eksik harcın tamamlatılması» gerektiğini, dava dilekçesinin konusu ve talep sonucunun belirsiz olduğunu, davacı tarafa açıklatılması gerektiğini, «anonim şirketlerin» borçlarından kendi sermayeleri ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun» tespiti istemine ilişkindir.
… yöneticileri olduklarını, davalı Şirket tarafından müvekkiline keşide edilen çeklerin karşılıksız çıktığını, müvekkilinin gerekli yasal yollara başvurmasına rağmen «çek» bedellerini tahsil edemediğini, müvekkilinin açtığı dava sonucunda davalı Şirket'in «iflasına» karar verildiğini, davalı Şirketin yöneticileri olan diğer davalıların «kusuru» sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek müvekkili şirketin uğradığı zararlarının tespiti ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 20.07.2020 tarihli «ıslah» dilekçesiyle, dava dilekçesinde sehven tazmin talebinde bulunduklarını iş bu davadaki taleplerinin davalı «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun» tespiti istemine ilişkin olduğunu belirtmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1398 E. 2019/3160 K.
Farklı:kusur sorumluluğu · kusur · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu kararda… ilmeleri için TTK 553/1.maddesi gereğince kendilerinin kusurlu olduğunun davacılar tarafından ispatlanması gerektiği, zira 553. maddeye göre düzenlenen sorumluluğun «kusur sorumluluğu» olduğu, bu bağlamda davacıların davalı yöneticilerin kusurlu olduğuna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı gibi bilirkişiler tarafından da davalıların ku …
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacılar vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5965 E. 2021/3572 K.
Ortak:dolaylı zarar
İncelediğiniz kararda… abilmesi için genel kurulun bu yönde bir karar alması gerektiği ancak ortakların da yöneticiler aleyhine dava açma hakkı bulunduğu, ortak tarafından açılacak davada «dolaylı zarar» söz konusu ise tazminatın ortaklığa ödenmesini talep etmek gerektiği, «uyuşmazlık konusu» olayda ileri sürülen maddi olguların tamamen dava dışı «anonim şirketin zararına» ilişkin olduğu, açıklanan zararların dava dışı anonim şirketin doğrudan, davacı ortakların ise dolaylı zararı kapsamında olduğu, bu durum karşısında davacı ortakla …
Benzer bu kararda… vanın kabulüne karar verildiği, bu hükmün davalı ... ve katılma yoluyla davacı tarafından temyize konu edildiği, uyulan bozma ilamına göre TTK 555. maddesi uyarınca «dolaylı zarara» yönelik alacak talebinin ancak şirkete verilmesinin istenebileceği, bu nedenle davalı ... yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin belirtildiği ger …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/5528 E. , 2019/6887 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Birecik 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 18/04/2017 tarih ve 2014/62 E. - 2017/304 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 12/04/2018 tarih ve 2018/207 E. - 2018/621 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalı ...'nın dava dışı Birecik Sayğı Gıda San Tic A.Ş.'nin ortakları olduklarını, davalı ...'nın şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğunu, davalı ...’ın da dava dışı şirketin muhasebecisi olduğunu, gerçek kişi bu davalıların diğer davalılar nezdindeki dava dışı şirkete ait hesaplardan usulsüzce para çekerek zimmetlerine geçirdiklerini, davalı bankaların da bu konuyu bildikleri halde yeterli özeni göstermediğini, bu nedenle diğer davalıların da oluşan zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince, yönetici aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkının ortaklığa ait olduğu, böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulun bu yönde bir karar alması gerektiği ancak ortakların da yöneticiler aleyhine dava açma hakkı bulunduğu, ortak tarafından açılacak davada dolaylı zarar söz konusu ise tazminatın ortaklığa ödenmesini talep etmek gerektiği, uyuşmazlık konusu olayda ileri sürülen maddi olguların tamamen dava dışı anonim şirketin zararına ilişkin olduğu, açıklanan zararların dava dışı anonim şirketin doğrudan, davacı ortakların ise dolaylı zararı kapsamında olduğu, bu durum karşısında davacı ortakların açtığı davanın TTK'nın 553 ve 555. maddeleri kapsamında açılan bir dava olduğu, böyle bir davada hükmedilecek tazminatın ancak dava dışı ortak olunan şirkete verilmesinin talep edilebileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalılardan ...'nın şirket yöneticisi olması nedeniyle TTK 553 ve 555 maddesi gereğince şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat talebinin şirkete verilmesi kaydı ile dava açılması gerektiği, diğer davalılar hakkında şirket yöneticisi ile birlikte hareket ettiklerinden bahisle dava açılmış olması nedeniyle aynı şekilde tazminatın şirket lehine talep edilmesi gerektiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 06/11/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/546896200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz