Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2052 E. 2022/5420 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maddi anlamda kesin hüküm↗ hmk 115/3↗ dava şartı yokluğu↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ tenfiz↗ usulden reddi↗ ortaklık ilişkisi↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018-270 Esas 2018-830 Karar sayılı dosyasında davaya konu edilen belgelere dayalı olarak 60.750 DM karşılığı 31.060,98 Euro hakkında davacı tarafından davalıya karşı açılan alacak davasının yargılaması sonunda Almanya Hamburg Asliye Hukuk Mahkemesince 09/11/2015 tarih 330 O 230/09 sayılı kararı ile verilen davacının davasının reddine dair kararın tenfizine karar verildiği kararının kesinleştiği gerekçesiyle davanın kesin hükmün varlığı ve dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince taraflar arasında görülmekte olan davanın 05.12.2019 tarihinde 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesiyle 3332 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 4. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, açılan dava ile illgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava; geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılmada, davalı ...Ş. tarafından süresinde ve usulüne uygun olarak yapılan kesin hüküm itirazı değerlendirilmiş ve davanın kesin hüküm sebebiyle reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf talebi üzerine ise Bölge Adliye Mahkemesince uyuşmazlığa 3332 sayılı Yasa’nın geçici 4. maddesinin uygulanması gerektiğinden bahisle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak dava ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Ancak, HMK’nın 114/1-ı-i maddeleri uyarınca, aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması ve aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartları olarak belirlenmiştir. HMK’nın 115/1-2. maddeleri uyarınca, mahkemeler dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmak zorundadır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilecektir. Öte yandan mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. HMK 303/1 maddesi ise bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiğini hüküm altına almıştır.
Bu durumda, dava şartlarından olan kesin hüküm itirazının öncelikle incelenmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince 05.12.2019 tarihinde 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesiyle 3332 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 4. maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak künyesi verilen kanun maddesine öncelik tanınması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2933 E. 2022/5718 K.
Ortak:maddi anlamda kesin hüküm · usulden reddi · ortaklık ilişkisi · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz kararda… sının yargılaması sonunda Almanya Hamburg Asliye Hukuk Mahkemesince 09/11/2015 tarih 330 O 230/09 sayılı kararı ile verilen davacının davasının reddine dair kararın «tenfizine» karar verildiği kararının kesinleştiği gerekçesiyle davanın «kesin» hükmün varlığı ve dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
HMK 303/1 maddesi ise bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada «maddi anlamda kesin» hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiğini hüküm altına almıştır.
Dava; geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaHMK 303/1 maddesi ise bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada «maddi anlamda kesin» hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiğini hüküm altına almıştır.
Dava; geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Ancak, HMK’nın 114/1-ı-i maddleri uyarınca, aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması ve aynı davanın, daha önceden «kesin» hükme bağlanmamış olması dava şartları olarak belirlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5393 E. 2022/5715 K.
Ortak:maddi anlamda kesin hüküm · dava şartı yokluğu · kaldırma ve yeniden hüküm · usulden reddi · ortaklık ilişkisi · karar verilmesine yer olmadığına · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz kararda… sının yargılaması sonunda Almanya Hamburg Asliye Hukuk Mahkemesince 09/11/2015 tarih 330 O 230/09 sayılı kararı ile verilen davacının davasının reddine dair kararın «tenfizine» karar verildiği kararının kesinleştiği gerekçesiyle davanın «kesin» hükmün varlığı ve dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince taraflar arasında görülmekte olan davanın 05.12.2019 tarihinde 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesiyle 3332 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 4. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, açılan dava ile illgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
HMK 303/1 maddesi ise bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada «maddi anlamda kesin» hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiğini hüküm altına almıştır.
Benzer bu kararda… alı ...’a yönelik alacak davasının kısmen kabulü ile 26.271,10 TL'nin dava tarihinden itibaren yıllık %9 ve ileride değişmesi halinde değişen oranlarda hesaplanacak «yasal faiz» ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davasının davalı şirkete yönelik davasının ise dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» («kesin» hüküm nedeniyle davanın usulden reddine) karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince taraflar arasında görülmekte olan davanın 05.12.2019 tarihinde 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesiyle 3332 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 4. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, açılan dava ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
HMK 303/1 maddesi ise bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada «maddi anlamda kesin» hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiğini hüküm altına almıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu kararda… alı ...’a yönelik alacak davasının kısmen kabulü ile 26.271,10 TL'nin dava tarihinden itibaren yıllık %9 ve ileride değişmesi halinde değişen oranlarda hesaplanacak «yasal faiz» ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davasının davalı şirkete yönelik davasının ise dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» («kesin» hüküm nedeniyle davanın usulden reddine) karar verilmiştir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2506 E. 2022/5717 K.
Ortak:maddi anlamda kesin hüküm · dava şartı yokluğu · usulden reddi · ortaklık ilişkisi · karar verilmesine yer olmadığına · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz kararda… sının yargılaması sonunda Almanya Hamburg Asliye Hukuk Mahkemesince 09/11/2015 tarih 330 O 230/09 sayılı kararı ile verilen davacının davasının reddine dair kararın «tenfizine» karar verildiği kararının kesinleştiği gerekçesiyle davanın «kesin» hükmün varlığı ve dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
HMK 303/1 maddesi ise bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada «maddi anlamda kesin» hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiğini hüküm altına almıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince taraflar arasında görülmekte olan davanın 05.12.2019 tarihinde 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesiyle 3332 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 4. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, açılan dava ile illgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılamada davalı şirket hakkındaki 16.872,63 EURO ya yönelik davası hakkında «kesin» hüküm olduğundan bu miktar yönünden kesin hükmün varlığı ve dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine», davalı şirket hakkındaki davanın 19.935,27 EURO'luk kısmının ve diğer davalı ... hakkındaki davanın tamamının (36.807,90 EURO) ise «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilniştir.
HMK 303/1 maddesi ise bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada «maddi anlamda kesin» hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiğini hüküm altına almıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince taraflar arasında görülmekte olan davanın 05.12.2019 tarihinde 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesiyle 3332 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 4. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi karraının kaldırılmasına, açılan dava ile illgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılamada davalı şirket hakkındaki 16.872,63 EURO ya yönelik davası hakkında «kesin» hüküm olduğundan bu miktar yönünden kesin hükmün varlığı ve dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine», davalı şirket hakkındaki davanın 19.935,27 EURO'luk kısmının ve diğer davalı ... hakkındaki davanın tamamının (36.807,90 EURO) ise «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilniştir.
5 benzer karar daha
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3011 E. 2022/5716 K.
Ortak:kaldırma ve yeniden hüküm · usulden reddi · ortaklık ilişkisi · karar verilmesine yer olmadığına · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz kararda… sının yargılaması sonunda Almanya Hamburg Asliye Hukuk Mahkemesince 09/11/2015 tarih 330 O 230/09 sayılı kararı ile verilen davacının davasının reddine dair kararın «tenfizine» karar verildiği kararının kesinleştiği gerekçesiyle davanın «kesin» hükmün varlığı ve dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince taraflar arasında görülmekte olan davanın 05.12.2019 tarihinde 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesiyle 3332 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 4. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, açılan dava ile illgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Dava; geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBölge adliye mahkemesince taraflar arasında görülmekte olan davanın 05.12.2019 tarihinde 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesiyle 3332 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 4. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, açılan dava ile illgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, davacının 7.500,00 TL'ye yönelik talebinin «derdestlik» nedeni ile reddine, davacının ...'ye yatırdığı döviz karşılığında 20.761,45 TL.'nin 13.05.2009 tarihinden itibaren TCMB'nin kısa vadeli avans işlemlerine uyguladığ …
2-Dava; geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:derdestlik
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılamada davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, davacının 7.500,00 TL'ye yönelik talebinin «derdestlik» nedeni ile reddine, davacının ...'ye yatırdığı döviz karşılığında 20.761,45 TL.'nin 13.05.2009 tarihinden itibaren TCMB'nin kısa vadeli avans işlemlerine uyguladığ …
İlk derece mahkemesince yapılan yargılmada, davalılardan Bera Holding A.Ş. tarafından süresinde ve usulüne uygun olarak yapılan «derdestlik» itirazı değerlendirilmiş ve bu davalı yönünden davacının 7.500,00 TL'ye yönelik talebinin derdestlik nedeni ile reddine, sair taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, dava şartlarından olan «derdestik» itirazının öncelikle incelenmesi gerekirken bölge adliye mahkemesince 05.12.2019 tarihinde 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesiyle 3332 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 4. maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak künyesi verilen kanun maddesine öncelik tanınması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10622 E. 2013/23514 K.
Ortak:dava şartı yokluğu · usulden reddi · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz kararda… sının yargılaması sonunda Almanya Hamburg Asliye Hukuk Mahkemesince 09/11/2015 tarih 330 O 230/09 sayılı kararı ile verilen davacının davasının reddine dair kararın «tenfizine» karar verildiği kararının kesinleştiği gerekçesiyle davanın «kesin» hükmün varlığı ve dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılmada, davalı ...Ş. tarafından süresinde ve usulüne uygun olarak yapılan «kesin» hüküm itirazı değerlendirilmiş ve davanın kesin hüküm sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, HMK’nın 114/1-ı-i maddeleri uyarınca, aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması ve aynı davanın daha önceden «kesin» hükme bağlanmamış olması dava şartları olarak belirlenmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı vekilinin «vekaletname eksikliği» giderilmesi mümkün olan dava şartı noksanlıklarından olmakla, davacı vekiline usulüne uygun vekaletnamesini «ibraz» etmek üzere, «kesin süre» verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddi» doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, «inceleme tutanağının» davacı vekiline «usulüne uygun tebliğ» edildiği, davacı vekilinin ön «inceleme duruşmasına» katılmadığı, davalılar vekilinin davayı takip ettiğini beyan ettiği, duruşmada davacı vekilinin vekaletnamesinin bulunmadığının anlaşıldığı, HMK'nın 114/f maddesi gereği, vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekalet «ehliyetine» sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekaletnamesinin bulunması dava şartı olduğu gerekçesiyle, HMK'nın 115/2. maddesi gereği dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın «usulden reddine» karar verir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekaletname eksikliği · dava şartı noksanlığının giderilmesi · ön inceleme tutanağı · usulüne uygun tebliğ · ön inceleme duruşması · kesin süre · sebepsiz zenginleşme · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, «inceleme tutanağının» davacı vekiline «usulüne uygun tebliğ» edildiği, davacı vekilinin ön «inceleme duruşmasına» katılmadığı, davalılar vekilinin davayı takip ettiğini beyan ettiği, duruşmada davacı vekilinin vekaletnamesinin bulunmadığının anlaşıldığı, HMK'nın 114/f maddesi gereği, vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekalet «ehliyetine» sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekaletnamesinin bulunması dava şartı olduğu gerekçesiyle, HMK'nın 115/2. maddesi gereği dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Ancak, dava «şartı noksanlığının giderilmesi» mümkün ise bunun tamamlanması için «kesin süre» verir.
Somut olayda, davacı vekilinin «vekaletname eksikliği» giderilmesi mümkün olan dava şartı noksanlıklarından olmakla, davacı vekiline usulüne uygun vekaletnamesini «ibraz» etmek üzere, «kesin süre» verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddi» doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Dava, «sebepsiz zenginleşme» iddiasına dayalı olarak açılan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1120 E. 2019/8153 K.
Ortak:dava şartı yokluğu · usulden reddi · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz kararda… sının yargılaması sonunda Almanya Hamburg Asliye Hukuk Mahkemesince 09/11/2015 tarih 330 O 230/09 sayılı kararı ile verilen davacının davasının reddine dair kararın «tenfizine» karar verildiği kararının kesinleştiği gerekçesiyle davanın «kesin» hükmün varlığı ve dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılmada, davalı ...Ş. tarafından süresinde ve usulüne uygun olarak yapılan «kesin» hüküm itirazı değerlendirilmiş ve davanın kesin hüküm sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, HMK’nın 114/1-ı-i maddeleri uyarınca, aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması ve aynı davanın daha önceden «kesin» hükme bağlanmamış olması dava şartları olarak belirlenmiştir.
Benzer bu karardaMahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın «usulden reddine» karar verir.
Ancak, dava «şartı noksanlığının giderilmesi» mümkün ise bunun tamamlanması için «kesin süre» verir.
Bu süre içinde dava «şartı noksanlığı giderilmemişse» davayı dava «şartı yokluğu» sebebiyle usulden reddeder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı noksanlığının giderilmesi · kesin süre · maddi ve manevi tazminat
Benzer bu karardaAncak, dava «şartı noksanlığının giderilmesi» mümkün ise bunun tamamlanması için «kesin süre» verir.
Dava, marka hükümsüzlüğü ile «maddi-manevi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklandığı üzere dava tarihinde henüz tescil edilmeyen marka için hükümsüzlük davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu süre içinde dava «şartı noksanlığı giderilmemişse» davayı dava «şartı yokluğu» sebebiyle usulden reddeder.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4382 E. 2014/10895 K.
Ortak:dava şartı yokluğu · usulden reddi · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz kararda… sının yargılaması sonunda Almanya Hamburg Asliye Hukuk Mahkemesince 09/11/2015 tarih 330 O 230/09 sayılı kararı ile verilen davacının davasının reddine dair kararın «tenfizine» karar verildiği kararının kesinleştiği gerekçesiyle davanın «kesin» hükmün varlığı ve dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılmada, davalı ...Ş. tarafından süresinde ve usulüne uygun olarak yapılan «kesin» hüküm itirazı değerlendirilmiş ve davanın kesin hüküm sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, HMK’nın 114/1-ı-i maddeleri uyarınca, aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması ve aynı davanın daha önceden «kesin» hükme bağlanmamış olması dava şartları olarak belirlenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı vekili tarafından gider avansının ikmal edilmediği, dava şartı eksikliğinin giderilmediği, mahkemece dava şartı eksikliğinin yargılamanın her aşamasında dikkate alınabileceği gerekçesiyle, HMK'nın 114/1-g ve 115. maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık «kesin süre» verilir.” Anılan Kanun'un 114. maddesinin “g” bendinde, gider avansının dava şartlarından olduğu belirtilmiştir.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın «usulden reddine» karar verir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı noksanlığının giderilmesi · gider avansı · zayi nedeniyle çek iptali · çek iptali · zayi · kesin süre · çek · harç
Benzer bu karardaDava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece «gider avansı» ikmal edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
01.10.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun «harç» ve avans ödenmesi başlıklı 120. maddesine göre, “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığı'nca çıkarılacak «gider avansı» tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.
Ancak, dava «şartı noksanlığının giderilmesi» mümkün ise bunun tamamlanması için «kesin süre» verir.
Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık «kesin süre» verilir.” Anılan Kanun'un 114. maddesinin “g” bendinde, gider avansının dava şartlarından olduğu belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/2202 E. 2025/755 K.
Ortak:maddi anlamda kesin hüküm · usulden reddi · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz kararda… sının yargılaması sonunda Almanya Hamburg Asliye Hukuk Mahkemesince 09/11/2015 tarih 330 O 230/09 sayılı kararı ile verilen davacının davasının reddine dair kararın «tenfizine» karar verildiği kararının kesinleştiği gerekçesiyle davanın «kesin» hükmün varlığı ve dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
HMK 303/1 maddesi ise bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada «maddi anlamda kesin» hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiğini hüküm altına almıştır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılmada, davalı ...Ş. tarafından süresinde ve usulüne uygun olarak yapılan «kesin» hüküm itirazı değerlendirilmiş ve davanın kesin hüküm sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaHMK'nın 303/1 hükmü ise bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada «maddi anlamda kesin» hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiğini hüküm altına almıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 114/1-ı-i hükümleri ile aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması ve aynı davanın, daha önceden «kesin» hükme bağlanmamış olması dava şartları olarak belirlenmiştir.
Öte yandan mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın «usulden reddine» karar verir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · derdestlik · kötü niyet · kötüniyet · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/62 E. sayılı dosyası getirtilerek «derdestlik» ya da «kesin» hüküm bulunup bulunmadığı araştırılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… süreci geçirmesi hususları gözetildiğinde davalının davacının markalarından haberdar olduğunu ve bunu bilerek benzer markalar kullandığını gösterdiğini bu hali ile «kötü niyet» ve benzerlik sebebiyle davalı adına kayıtlı 2020/58251 tescil numaralı markanın tüm emtialar yönünden hükümsüzlük şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulün …
… ar ile davalı adına kayıtlı 2020/58251 numaralı "KANDESS MOBİLYA" ibareli markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı, marka tescilinde davalının «kötüniyetli» olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/62 E. sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunu eklemiş ve raporu dosyaya «ibraz» etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2052 E. , 2022/5420 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.10.2020 tarih ve 2017/897 E. - 2020/692 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.11.2021 tarih ve 2021/599 E. - 2021/2287 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği vaadi ile para topladığını, müvekkilinin de davalı şirkete para verdiğini ancak verilen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek müvekkilinin davalı şirkete ortak olmadığının tespiti ve alacak talep etmiştir.
Davalı vekili, konusu ve tarafları aynı olan Alman Federal Mahkemesi kararının Türkiye’de tenfiz edildiğini, bunun kesin hüküm oluşturduğunu ileri sürerek davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018-270 Esas 2018-830 Karar sayılı dosyasında davaya konu edilen belgelere dayalı olarak 60.750 DM karşılığı 31.060,98 Euro hakkında davacı tarafından davalıya karşı açılan alacak davasının yargılaması sonunda Almanya Hamburg Asliye Hukuk Mahkemesince 09/11/2015 tarih 330 O 230/09 sayılı kararı ile verilen davacının davasının reddine dair kararın tenfizine karar verildiği kararının kesinleştiği gerekçesiyle davanın kesin hükmün varlığı ve dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince taraflar arasında görülmekte olan davanın 05.12.2019 tarihinde 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesiyle 3332 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 4. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, açılan dava ile illgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava; geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılmada, davalı ...Ş. tarafından süresinde ve usulüne uygun olarak yapılan kesin hüküm itirazı değerlendirilmiş ve davanın kesin hüküm sebebiyle reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf talebi üzerine ise Bölge Adliye Mahkemesince uyuşmazlığa 3332 sayılı Yasa’nın geçici 4. maddesinin uygulanması gerektiğinden bahisle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak dava ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Ancak, HMK’nın 114/1-ı-i maddeleri uyarınca, aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması ve aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartları olarak belirlenmiştir. HMK’nın 115/1-2. maddeleri uyarınca, mahkemeler dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmak zorundadır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilecektir. Öte yandan mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. HMK 303/1 maddesi ise bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiğini hüküm altına almıştır.
Bu durumda, dava şartlarından olan kesin hüküm itirazının öncelikle incelenmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince 05.12.2019 tarihinde 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesiyle 3332 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 4. maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak künyesi verilen kanun maddesine öncelik tanınması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/824088200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz