Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/10622 E. 2013/23514 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekaletname eksikliği↗ dava şartı noksanlığının giderilmesi↗ ön inceleme tutanağı↗ hmk 115/3↗ usulüne uygun tebliğ↗ ön inceleme duruşması↗ dava şartı yokluğu↗ kesin süre↗ sebepsiz zenginleşme↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ ibraz↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, inceleme tutanağının davacı vekiline usulüne uygun tebliğ edildiği, davacı vekilinin ön inceleme duruşmasına katılmadığı, davalılar vekilinin davayı takip ettiğini beyan ettiği, duruşmada davacı vekilinin vekaletnamesinin bulunmadığının anlaşıldığı, HMK'nın 114/f maddesi gereği, vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekalet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekaletnamesinin bulunması dava şartı olduğu gerekçesiyle, HMK'nın 115/2. maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı olarak açılan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
01.10.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinin “f” bendinde, vekil ile takip edilen işlerde usulüne uygun düzenlenmiş bir vekaletnamenin dava şartlarından olduğu belirtilmiştir. Dava şartlarının incelenmesini düzenleyen 115. maddesinde “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.” denilmiştir. Somut olayda, davacı vekilinin vekaletname eksikliği giderilmesi mümkün olan dava şartı noksanlıklarından olmakla, davacı vekiline usulüne uygun vekaletnamesini ibraz etmek üzere, kesin süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1120 E. 2019/8153 K.
Ortak:dava şartı noksanlığının giderilmesi · dava şartı yokluğu · kesin süre · usulden reddi · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davacı vekilinin «vekaletname eksikliği» giderilmesi mümkün olan dava şartı noksanlıklarından olmakla, davacı vekiline usulüne uygun vekaletnamesini «ibraz» etmek üzere, «kesin süre» verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddi» doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Ancak, dava «şartı noksanlığının giderilmesi» mümkün ise bunun tamamlanması için «kesin süre» verir.
Mahkemece, «inceleme tutanağının» davacı vekiline «usulüne uygun tebliğ» edildiği, davacı vekilinin ön «inceleme duruşmasına» katılmadığı, davalılar vekilinin davayı takip ettiğini beyan ettiği, duruşmada davacı vekilinin vekaletnamesinin bulunmadığının anlaşıldığı, HMK'nın 114/f maddesi gereği, vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekalet «ehliyetine» sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekaletnamesinin bulunması dava şartı olduğu gerekçesiyle, HMK'nın 115/2. maddesi gereği dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, dava «şartı noksanlığının giderilmesi» mümkün ise bunun tamamlanması için «kesin süre» verir.
Bu süre içinde dava «şartı noksanlığı giderilmemişse» davayı dava «şartı yokluğu» sebebiyle usulden reddeder.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın «usulden reddine» karar verir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi ve manevi tazminat
Benzer bu karardaDava, marka hükümsüzlüğü ile «maddi-manevi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklandığı üzere dava tarihinde henüz tescil edilmeyen marka için hükümsüzlük davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4382 E. 2014/10895 K.
Ortak:dava şartı noksanlığının giderilmesi · dava şartı yokluğu · kesin süre · usulden reddi · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davacı vekilinin «vekaletname eksikliği» giderilmesi mümkün olan dava şartı noksanlıklarından olmakla, davacı vekiline usulüne uygun vekaletnamesini «ibraz» etmek üzere, «kesin süre» verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddi» doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Ancak, dava «şartı noksanlığının giderilmesi» mümkün ise bunun tamamlanması için «kesin süre» verir.
Mahkemece, «inceleme tutanağının» davacı vekiline «usulüne uygun tebliğ» edildiği, davacı vekilinin ön «inceleme duruşmasına» katılmadığı, davalılar vekilinin davayı takip ettiğini beyan ettiği, duruşmada davacı vekilinin vekaletnamesinin bulunmadığının anlaşıldığı, HMK'nın 114/f maddesi gereği, vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekalet «ehliyetine» sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekaletnamesinin bulunması dava şartı olduğu gerekçesiyle, HMK'nın 115/2. maddesi gereği dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, dava «şartı noksanlığının giderilmesi» mümkün ise bunun tamamlanması için «kesin süre» verir.
Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık «kesin süre» verilir.” Anılan Kanun'un 114. maddesinin “g” bendinde, gider avansının dava şartlarından olduğu belirtilmiştir.
Bu süre içinde dava «şartı noksanlığı giderilmemişse» davayı dava «şartı yokluğu» sebebiyle usulden reddeder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gider avansı · zayi nedeniyle çek iptali · çek iptali · zayi · çek · harç
Benzer bu karardaDava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece «gider avansı» ikmal edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
01.10.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun «harç» ve avans ödenmesi başlıklı 120. maddesine göre, “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığı'nca çıkarılacak «gider avansı» tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5279 E. 2015/13539 K.
Ortak:usulden reddi · kesin hüküm · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davacı vekilinin «vekaletname eksikliği» giderilmesi mümkün olan dava şartı noksanlıklarından olmakla, davacı vekiline usulüne uygun vekaletnamesini «ibraz» etmek üzere, «kesin süre» verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddi» doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, «inceleme tutanağının» davacı vekiline «usulüne uygun tebliğ» edildiği, davacı vekilinin ön «inceleme duruşmasına» katılmadığı, davalılar vekilinin davayı takip ettiğini beyan ettiği, duruşmada davacı vekilinin vekaletnamesinin bulunmadığının anlaşıldığı, HMK'nın 114/f maddesi gereği, vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekalet «ehliyetine» sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekaletnamesinin bulunması dava şartı olduğu gerekçesiyle, HMK'nın 115/2. maddesi gereği dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın «usulden reddine» karar verir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalılar ... ... ve ... ... hakkında açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalılar ... ... ve ... ... hakkında açılan davanın «kesin» hükme ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekili ile davalılardan ... ... vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feragat
Benzer bu karardaMahkemece, davalılar ... ... ve ... ... hakkında açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalılar ... ... ve ... ... hakkında açılan davanın «kesin» hükme ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekili ile davalılardan ... ... vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/10622 E. , 2013/23514 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.02.2013 tarih ve 2012/117-2013/68 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava konusunun kambiyo senetlerinden kaynaklanan alacak davası olduğunu, dava değerinin senet bedelleri ve işlemiş faiz toplamı olarak 180.000 TL olduğunu, müvekkilinin dava konusu senetlerde yazılı meblağları senetlerin tanzimi tarihinden davalılara borç niteliğinde verdiğini, fakat bilahare tüm yasal girişimlerine rağmen tahsil edemediğini, müvekkilinin dava konusu senet bedellerini tahsil amacı ile icra takibine başladığını, ancak icra dosyalarının takipsiz kaldığından dava konusu senetlerin kambiyo senedi niteliğini yitirdiğini, müvekkilinin dava konusu senetlerle sabitlenmiş olan alacağının başka türlü tahsil edemediğini ileri sürerek, alacağının ispatlanarak tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, inceleme tutanağının davacı vekiline usulüne uygun tebliğ edildiği, davacı vekilinin ön inceleme duruşmasına katılmadığı, davalılar vekilinin davayı takip ettiğini beyan ettiği, duruşmada davacı vekilinin vekaletnamesinin bulunmadığının anlaşıldığı, HMK'nın 114/f maddesi gereği, vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekalet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekaletnamesinin bulunması dava şartı olduğu gerekçesiyle, HMK'nın 115/2. maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı olarak açılan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
01.10.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinin “f” bendinde, vekil ile takip edilen işlerde usulüne uygun düzenlenmiş bir vekaletnamenin dava şartlarından olduğu belirtilmiştir. Dava şartlarının incelenmesini düzenleyen 115. maddesinde “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.” denilmiştir. Somut olayda, davacı vekilinin vekaletname eksikliği giderilmesi mümkün olan dava şartı noksanlıklarından olmakla, davacı vekiline usulüne uygun vekaletnamesini ibraz etmek üzere, kesin süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/571668900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz