Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/2202 E. 2025/755 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maddi anlamda kesin hüküm↗ hmk 115/3↗ davanın konusu↗ derdestlik↗ kötü niyet↗ usulden reddi↗ kötüniyet↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli "KADENSS MOBİLYA" markasının davacıların "CADENSS" markası ile benzerlik gösterdiği, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalının benzer markaları kullanması, davalının kardeşinin de marka benzerliği nedeniyle dava süreci geçirmesi hususları gözetildiğinde davalının davacının markalarından haberdar olduğunu ve bunu bilerek benzer markalar kullandığını gösterdiğini bu hali ile kötü niyet ve benzerlik sebebiyle davalı adına kayıtlı 2020/58251 tescil numaralı markanın tüm emtialar yönünden hükümsüzlük şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı 2020/58251 tescil numaralı ''KADENSS MOBİLYA'' markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davacılar adına kayıtlı olan önceki tarihli 2005/22941 numaralı, "CANDESS" ve 2011/89307 numaralı, "candess sofa collection" ibareli markalar ile davalı adına kayıtlı 2020/58251 numaralı "KANDESS MOBİLYA" ibareli markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı, marka tescilinde davalının kötüniyetli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Davacılar, adına kayıtlı, önceki tarihli "CANDESS" ve "candess sofa collection" ibareli markalar ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğu iddiasına dayanarak davalı adına kayıtlı 2020/58251 numaralı "KANDESS MOBİLYA" ibareli markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
Davacı, dava dilekçesinin ekine, İnegöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/62 E. sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunu eklemiş ve raporu dosyaya ibraz etmiştir. İbraz edilen bilirkişi raporu incelendiğinde, taraflarının ve konusunun işbu davanın konusu ve taraflarıyla aynı olduğu görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 114/1-ı-i hükümleri ile aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması ve aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartları olarak belirlenmiştir. HMK'nın 115/1-2 hükümleri uyarınca, mahkemeler dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmak zorundadır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilecektir. Öte yandan mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. HMK'nın 303/1 hükmü ise bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiğini hüküm altına almıştır.
Dolayısıyla, Mahkemece İnegöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/62 E. sayılı dosyası getirtilerek derdestlik ya da kesin hüküm bulunup bulunmadığı araştırılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2933 E. 2022/5718 K.
Ortak:maddi anlamda kesin hüküm · usulden reddi · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaHMK'nın 303/1 hükmü ise bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada «maddi anlamda kesin» hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiğini hüküm altına almıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 114/1-ı-i hükümleri ile aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması ve aynı davanın, daha önceden «kesin» hükme bağlanmamış olması dava şartları olarak belirlenmiştir.
Öte yandan mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın «usulden reddine» karar verir.
Benzer bu karardaHMK 303/1 maddesi ise bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada «maddi anlamda kesin» hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiğini hüküm altına almıştır.
Ancak, HMK’nın 114/1-ı-i maddleri uyarınca, aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması ve aynı davanın, daha önceden «kesin» hükme bağlanmamış olması dava şartları olarak belirlenmiştir.
Öte yandan mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın «usulden reddine» karar verir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaDava; geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5393 E. 2022/5715 K.
Ortak:maddi anlamda kesin hüküm · usulden reddi · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaHMK'nın 303/1 hükmü ise bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada «maddi anlamda kesin» hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiğini hüküm altına almıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 114/1-ı-i hükümleri ile aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması ve aynı davanın, daha önceden «kesin» hükme bağlanmamış olması dava şartları olarak belirlenmiştir.
Öte yandan mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın «usulden reddine» karar verir.
Benzer bu kararda… alı ...’a yönelik alacak davasının kısmen kabulü ile 26.271,10 TL'nin dava tarihinden itibaren yıllık %9 ve ileride değişmesi halinde değişen oranlarda hesaplanacak «yasal faiz» ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davasının davalı şirkete yönelik davasının ise dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» («kesin» hüküm nedeniyle davanın usulden reddine) karar verilmiştir.
HMK 303/1 maddesi ise bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada «maddi anlamda kesin» hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiğini hüküm altına almıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davalılardan ...tarafından süresinde ve usulüne uygun olarak yapılan «kesin» hüküm itirazı değerlendirilmiş ve bu davalı yönünden davanın kesin hüküm sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · kaldırma ve yeniden hüküm · ortaklık ilişkisi · yasal faiz · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… alı ...’a yönelik alacak davasının kısmen kabulü ile 26.271,10 TL'nin dava tarihinden itibaren yıllık %9 ve ileride değişmesi halinde değişen oranlarda hesaplanacak «yasal faiz» ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davasının davalı şirkete yönelik davasının ise dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» («kesin» hüküm nedeniyle davanın usulden reddine) karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince taraflar arasında görülmekte olan davanın 05.12.2019 tarihinde 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesiyle 3332 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 4. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, açılan dava ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2-Dava; geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15527 E. 2013/19657 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yetki sözleşmesi · ihtiyati hacze itiraz · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · yetki · haciz · kredi sözleşmesi · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan incelemede, «ihtiyati hacze itirazın» süresinde olduğu, her ne kadar «genel kredi sözleşmesi»'nin 45/1 maddesinde İstanbul mahkemelerinin yetkisi benimsenmiş ise de, «ihtiyati haciz» kararının 6100 Sayılı HMK'nın yürürlük tarihinden sonra verilmiş olduğu, HMK'nın 17. maddesine göre «yetki sözleşmesinin» «tacirler» veya kamu tüzel kişileri arasında yapılabileceği, buna göre HMK'nın 6. maddesi kapsamında itiraz eden gerçek kişi borçluların yerleşim yerlerinin İnegöl olduğu ger …
Talep, «genel kredi sözleşmesi» kapsamında verilen «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile talebin kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece itiraz edenler yönünden sadece «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması ile yetinilmeyerek, dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden H.U.M.K.nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Kararı, «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlular vekili temyiz etmiştir.
4 benzer karar daha
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2052 E. 2022/5420 K.
Ortak:maddi anlamda kesin hüküm · usulden reddi · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaHMK'nın 303/1 hükmü ise bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada «maddi anlamda kesin» hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiğini hüküm altına almıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 114/1-ı-i hükümleri ile aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması ve aynı davanın, daha önceden «kesin» hükme bağlanmamış olması dava şartları olarak belirlenmiştir.
Öte yandan mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın «usulden reddine» karar verir.
Benzer bu kararda… sının yargılaması sonunda Almanya Hamburg Asliye Hukuk Mahkemesince 09/11/2015 tarih 330 O 230/09 sayılı kararı ile verilen davacının davasının reddine dair kararın «tenfizine» karar verildiği kararının kesinleştiği gerekçesiyle davanın «kesin» hükmün varlığı ve dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
HMK 303/1 maddesi ise bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada «maddi anlamda kesin» hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiğini hüküm altına almıştır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılmada, davalı ...Ş. tarafından süresinde ve usulüne uygun olarak yapılan «kesin» hüküm itirazı değerlendirilmiş ve davanın kesin hüküm sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · kaldırma ve yeniden hüküm · tenfiz · ortaklık ilişkisi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… sının yargılaması sonunda Almanya Hamburg Asliye Hukuk Mahkemesince 09/11/2015 tarih 330 O 230/09 sayılı kararı ile verilen davacının davasının reddine dair kararın «tenfizine» karar verildiği kararının kesinleştiği gerekçesiyle davanın «kesin» hükmün varlığı ve dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince taraflar arasında görülmekte olan davanın 05.12.2019 tarihinde 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesiyle 3332 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 4. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, açılan dava ile illgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Dava; geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10622 E. 2013/23514 K.
Ortak:usulden reddi · ibraz · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/62 E. sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunu eklemiş ve raporu dosyaya «ibraz» etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 114/1-ı-i hükümleri ile aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması ve aynı davanın, daha önceden «kesin» hükme bağlanmamış olması dava şartları olarak belirlenmiştir.
Öte yandan mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın «usulden reddine» karar verir.
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı vekilinin «vekaletname eksikliği» giderilmesi mümkün olan dava şartı noksanlıklarından olmakla, davacı vekiline usulüne uygun vekaletnamesini «ibraz» etmek üzere, «kesin süre» verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddi» doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, «inceleme tutanağının» davacı vekiline «usulüne uygun tebliğ» edildiği, davacı vekilinin ön «inceleme duruşmasına» katılmadığı, davalılar vekilinin davayı takip ettiğini beyan ettiği, duruşmada davacı vekilinin vekaletnamesinin bulunmadığının anlaşıldığı, HMK'nın 114/f maddesi gereği, vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekalet «ehliyetine» sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekaletnamesinin bulunması dava şartı olduğu gerekçesiyle, HMK'nın 115/2. maddesi gereği dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın «usulden reddine» karar verir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekaletname eksikliği · dava şartı noksanlığının giderilmesi · ön inceleme tutanağı · usulüne uygun tebliğ · ön inceleme duruşması · dava şartı yokluğu · kesin süre · sebepsiz zenginleşme
Benzer bu karardaMahkemece, «inceleme tutanağının» davacı vekiline «usulüne uygun tebliğ» edildiği, davacı vekilinin ön «inceleme duruşmasına» katılmadığı, davalılar vekilinin davayı takip ettiğini beyan ettiği, duruşmada davacı vekilinin vekaletnamesinin bulunmadığının anlaşıldığı, HMK'nın 114/f maddesi gereği, vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekalet «ehliyetine» sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekaletnamesinin bulunması dava şartı olduğu gerekçesiyle, HMK'nın 115/2. maddesi gereği dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı vekilinin «vekaletname eksikliği» giderilmesi mümkün olan dava şartı noksanlıklarından olmakla, davacı vekiline usulüne uygun vekaletnamesini «ibraz» etmek üzere, «kesin süre» verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddi» doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Ancak, dava «şartı noksanlığının giderilmesi» mümkün ise bunun tamamlanması için «kesin süre» verir.
Bu süre içinde dava «şartı noksanlığı giderilmemişse» davayı dava «şartı yokluğu» sebebiyle usulden reddeder.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1120 E. 2019/8153 K.
Ortak:usulden reddi · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz kararda6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 114/1-ı-i hükümleri ile aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması ve aynı davanın, daha önceden «kesin» hükme bağlanmamış olması dava şartları olarak belirlenmiştir.
Öte yandan mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın «usulden reddine» karar verir.
HMK'nın 303/1 hükmü ise bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada «maddi anlamda kesin» hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiğini hüküm altına almıştır.
Benzer bu karardaMahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın «usulden reddine» karar verir.
Ancak, dava «şartı noksanlığının giderilmesi» mümkün ise bunun tamamlanması için «kesin süre» verir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı noksanlığının giderilmesi · dava şartı yokluğu · kesin süre · maddi ve manevi tazminat
Benzer bu karardaAncak, dava «şartı noksanlığının giderilmesi» mümkün ise bunun tamamlanması için «kesin süre» verir.
Bu süre içinde dava «şartı noksanlığı giderilmemişse» davayı dava «şartı yokluğu» sebebiyle usulden reddeder.
Dava, marka hükümsüzlüğü ile «maddi-manevi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklandığı üzere dava tarihinde henüz tescil edilmeyen marka için hükümsüzlük davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2506 E. 2022/5717 K.
Ortak:maddi anlamda kesin hüküm · usulden reddi · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaHMK'nın 303/1 hükmü ise bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada «maddi anlamda kesin» hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiğini hüküm altına almıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 114/1-ı-i hükümleri ile aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması ve aynı davanın, daha önceden «kesin» hükme bağlanmamış olması dava şartları olarak belirlenmiştir.
Öte yandan mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın «usulden reddine» karar verir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılamada davalı şirket hakkındaki 16.872,63 EURO ya yönelik davası hakkında «kesin» hüküm olduğundan bu miktar yönünden kesin hükmün varlığı ve dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine», davalı şirket hakkındaki davanın 19.935,27 EURO'luk kısmının ve diğer davalı ... hakkındaki davanın tamamının (36.807,90 EURO) ise «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilniştir.
HMK 303/1 maddesi ise bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada «maddi anlamda kesin» hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiğini hüküm altına almıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılmada, davalılardan Bera Holding A.Ş. tarafından süresinde ve usulüne uygun olarak yapılan «kesin» hüküm itirazı değerlendirilmiş ve bu davalı yönünden davanın kesin hüküm sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · ortaklık ilişkisi · karar verilmesine yer olmadığına · zamanaşımı
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılamada davalı şirket hakkındaki 16.872,63 EURO ya yönelik davası hakkında «kesin» hüküm olduğundan bu miktar yönünden kesin hükmün varlığı ve dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine», davalı şirket hakkındaki davanın 19.935,27 EURO'luk kısmının ve diğer davalı ... hakkındaki davanın tamamının (36.807,90 EURO) ise «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilniştir.
Bölge Adliye Mahkemesince taraflar arasında görülmekte olan davanın 05.12.2019 tarihinde 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesiyle 3332 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 4. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi karraının kaldırılmasına, açılan dava ile illgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2-Dava; geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/2202 E. , 2025/755 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2024/385 Esas, 2024/524 Karar
SAYISI 2023/100 E., 2023/484 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 2005/22941 numaralı, "CANDESS" ibareli markanın davacı ... adına, 2011/89307 numaralı, "candess sofa collection" ibareli markanın ise davacı ... adına kayıtlı olduğunu, bu markalar ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olan 2020/58251 numaralı "KADENSS MOBİLYA" ibareli markanın davalı adına tescil edildiğini, dava konusu markanın da daha önce terkin edilen markalara birebir benzediğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2020/58251 numaralı "KADENSS MOBİLYA" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli "KADENSS MOBİLYA" markasının davacıların "CADENSS" markası ile benzerlik gösterdiği, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalının benzer markaları kullanması, davalının kardeşinin de marka benzerliği nedeniyle dava süreci geçirmesi hususları gözetildiğinde davalının davacının markalarından haberdar olduğunu ve bunu bilerek benzer markalar kullandığını gösterdiğini bu hali ile kötü niyet ve benzerlik sebebiyle davalı adına kayıtlı 2020/58251 tescil numaralı markanın tüm emtialar yönünden hükümsüzlük şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı 2020/58251 tescil numaralı ''KADENSS MOBİLYA'' markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davacılar adına kayıtlı olan önceki tarihli 2005/22941 numaralı, "CANDESS" ve 2011/89307 numaralı, "candess sofa collection" ibareli markalar ile davalı adına kayıtlı 2020/58251 numaralı "KANDESS MOBİLYA" ibareli markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı, marka tescilinde davalının kötüniyetli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Davacılar, adına kayıtlı, önceki tarihli "CANDESS" ve "candess sofa collection" ibareli markalar ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğu iddiasına dayanarak davalı adına kayıtlı 2020/58251 numaralı "KANDESS MOBİLYA" ibareli markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
Davacı, dava dilekçesinin ekine, İnegöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/62 E. sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunu eklemiş ve raporu dosyaya ibraz etmiştir. İbraz edilen bilirkişi raporu incelendiğinde, taraflarının ve konusunun işbu davanın konusu ve taraflarıyla aynı olduğu görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 114/1-ı-i hükümleri ile aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması ve aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartları olarak belirlenmiştir. HMK'nın 115/1-2 hükümleri uyarınca, mahkemeler dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmak zorundadır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilecektir. Öte yandan mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. HMK'nın 303/1 hükmü ise bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiğini hüküm altına almıştır.
Dolayısıyla, Mahkemece İnegöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/62 E. sayılı dosyası getirtilerek derdestlik ya da kesin hüküm bulunup bulunmadığı araştırılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1131598500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz