Mülkiyet Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1435 E. 2022/6128 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız çıkan taraf↗ gümrük beyannamesi↗ ba/bs formları↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ finansal kiralama↗ ba beyannamesi↗ peşin karar harcı↗ mükerrerlik↗ eş rızası↗ harç↗ dosya masrafı↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ hmk 353(1)b-2↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı ile dava dışı Yeditepe arasında 05.12.2012 tarihinde finansal kiralama sözleşmesi imzalandığı, davaya konu baskı makinesi bedelinin Digiteknik firmasına davacı tarafından ödenerek baskı makinesinin Yeditepe'ye teslim edildiği, Yeditepe firması kira taksitlerini ödemede temerrüde düştüğünden finansal kiralama sözleşmesinin feshedildiği, makinenin rızai olarak davacıya iade edildiği, aynı baskı makinesi ile ilgili olarak 10.01.2013 tarihinde bu kez davalı ... tarafından dava dışı Digiteknik firmasına kiralanması konusunda finansal kiralama sözleşmesi imzalandığı, makinenin satıcısı gibi gösterilen dava dışı İnka firmasına davalı ... tarafından ödeme yapıldığı, finansal kiralama konusu makinenin İnka tarafından dava dışı Digiteknik firmasına teslim edilmiş gibi gösterildiği, oysa bu aşamada finansal kiralama konusu baskı makinesinin dava dışı Yeditepe firmasında olduğu, makinenin dava dışı İnka firmasından satın alınması ve Digiteknik firmasına kiralanmasına ilişkin işlemlerin gerçeği yansıtmadığı, gümrük kayıtlarına göre, finansal kiralama konusu baskı makinesinin İnka firması tarafından değil Digiteknik firması tarafından 30.11.2012 tarihinde Gümrük Beyannamesi kapsamında TÜYAP fuarında sergilenmek üzere ithal edilerek yurda sokulduğu, daha sonra davacı ... şirketine 05.12.2012 tarihinde satılmış olduğu, bu durumun Digiteknik şirketinin BA formlarında gösterilmiş olduğu, davalı tarafından yapılan satın alma ve kiralama işlemlerinin mükerrer nitelikte olduğu ve baskı makinesinin maliki olmayan İnka firmasından satın alınmış gibi işlem gerçekleştirildiği, malın mülkiyetinin davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu baskı makinesinin mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, ancak davacı vekilinin hükmün harç ve vekalet ücreti ile ilgili istinaf sebeplerinde haklı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebinin kabulü ile HMK.nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına ve vekalet ücreti ile harç yönünden yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, 6100 sayılı HMK’nın 323. maddesinde yargılama masrafları tek tek sayılmış olup başvurma, karar ve ilam harçları da bu giderler arasında yer almaktadır. Bu durumda davacı tarafından dava açılırken yatırılan ve yargılama masraflarından olan 14.543,57-TL peşin harcın yargılama sonunda haksız çıkan davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine dair hüküm kurulması gerekirken peşin harcın davacı taraf üzerinde bırakılması doğru olmamış bu nedenle kararın bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın davacı yararına aşağıdaki yazılı şekilde düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz kararına itiraz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7751 E. 2010/7607 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:muhatap banka · keşide yeri · i̇i̇k 258 · şirket merkezi mahkemesi · ciranta · yetki itirazı · ihtiyati haciz · keşideci
Benzer bu karardaSomut olayda, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin çekin «keşidecisi» ve «cirantası» hakkında mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiş olup, dosya içinde mevcut çekin incelenmesinde, «keşide yeri» İstanbul, «muhatap banka»...
Şubesi, itiraz eden borçlu şirketin delilleri arasında «keşideci» «şirketin merkezinin»... ve «yetki itirazında» bulunan borçlu şirket merkezinin ise Bakırköy olduğu anlaşılmaktadır.
Şti. vekili, müvekkilinin merkezinin Bakırköy olduğunu, diğer borçlunun ise...'de mukim olduğunu belirterek «yetki itirazında» bulunarak, «ihtiyati haciz» kararının iptalini talep etmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, çeke dayalı alacağın aranacak borçlardan olması ve İİK.nun «258». ve 50. maddesi yollamasıyla, HUMK'nun 9-27. maddeleri gereğince, çeke dayalı bu alacak için mahkemenin hiçbir şekilde yetkili olmadığı halde, borçlu şirketin «yetki itirazının» kabulüne karar verilmesi gerekirken, somut bir gerekçe belirtilmeden itirazın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Sicil terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2931 E. 2024/5541 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · sicilden terkin · kötü niyet · terkin · ayırt edicilik · dahili dava · iltibas
Benzer bu kararda… arkalarının kapsamlarındaki hukuki hizmetler ile işyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetlerinin Yeditepe ile ilişkilendirilmesi mümkün olmadığından «ayırt ediciliğin» ileri sürüldüğü gibi düşük olduğunun kabul edilmesinin de mümkün olmadığı, taraf markaları arasında baskın durumda olan ve ortak unsur olan Yeditepe ibaresi nedeniyle bütünsel açıdan benzerlik bulunduğu, dava konusu YİDK kararında davacının marka işlem dosyası kapsamında dayanak yaptığı 2006/16860 ve 2004/08754 tescil numaralı markalar kapsamındaki 42. sınıf: "Hukuki hizmetler: Hukuki araştırma hizmetleri, telif hakları yönetim hizmetleri, sınai ve ... mülkiyet hakları konusunda danışma hizmetleri; marka, patent ve endüstriyel tasarım konularında danışmanlık hizmetleri" açısından var olan kapsam benzerliğinin göz ardı edildiği, bu markaların kapsamındaki hizmetler dava konusu markanın tesciline karar verilen 45. sınıf: "Hukuki hizmetler (sınai ve ... mülkiyet hakları konusunda danışmanlık hizmetleri «dahil»)." ile aynı/benzer olduğu, davacının dava aşamasında dayanak yaptığı markalardan dava konusu markadan önceki tarihli 2015/65142 ve 2015/65144 tescil numaralı markaların kapsamındaki 44. sınıf: "İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri." ile dava konusu markadaki 44. sınıf: "İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri."nin aynı olduğu, dava konusu markanın tescil kapsamındaki 35. sınıfta yer alan “bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi hizmetlerinin” nin, davacının marka işlem dosyasında dayanak markalarından 2006/16860 ve 2004/08754 nolu markaların 09. ve 42. sınıfında yer alan mal ve hizmetlerle benzer olduğu, markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» ihtimali bulunduğu, tanınmışlık iddiasının ve «kötü niyetin» ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile YİDK'nın 01.12.2017 tarih ve 2017-M-10288 sayılı kararının davacının itirazının reddiyle ilgili kısım yön …
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, markanın hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… K kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkiline ait “Yeditepe” markalarının Türkiye’de 20 seneye yakın bir süredir tanınan markalar olduğunu, müvekkilinin «münhasıran» "Yeditepe" ibaresini içeren ve bu ibareyi havi tescilli/başvuru halindeki seri markaların sahibi olduğunu, taraf markaları arasında «iltibas» oluşturacak derecede benzerlik bulunduğunu ve taraf markalarının benzer olduğuna ilişkin YİDK kararına davalı şirket tarafından itiraz edilmediğini, "OSGB" ibaresi …
… ve hizmetler üzerinde kullanılmaları halinde aralarında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilişkilendirilme ihtimali de «dahil» karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, her ne kadar başvuruya itiraz aşamasında başvuru kapsamından benzer olan bir kısım hizmetler çıkartılmış ise de, İlk Derece Mahkemesi kararında da tartışıldığı üzere halen dava konusu markanın kapsamında benzer hizmetlerin yer aldığı, öte yandan tanınmışlık ve «kötü niyetin» ispatlanamadığı anlaşılmakla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10673 E. 2012/17924 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · kâr kaybı · terkin · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… n de faaliyeti anlattığı ve birbirlerinin aynı olduğu, davalı şirketin unvanında, farklı olarak “Malzemeleri” ibaresinin yer aldığı, ancak bu farklılığın unvanların «ayırt ediciliğini» sağlamadığı,davalı şirketin, ticari sicilde kaydettirdiği «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğü olan “İnka” sözcüğünü, diğer unvan sözcüklerine göre öne çıkararak ve baskın karakterlerde kapı zillerine, tabelalara, kartvizitlerine bastırmak su …
2-Ancak, davalı şirkete ait dosya içerisinde bulunan ana sözleşmenin incelenmesinden davalı şirketin 20/01/1997 tarihinde kurulduğu, kuruluş tarihinden dava tarihine kadar aradan 5 yıldan fazla süre geçtiği bu süre zarfında davalı şirketin bu ünvanı kullandığı ve bu ünvan ile tanındığı anlaşıldığından ticaret ünvanının «terkini» talebi yönünden sessiz kalmak suretiyle hak «kaybı» oluşmuştur.
Bu itibarla, mahkemece davanın ünvan «terkin» talebi yönünden reddine karar vermek gerekirken, bu husus nazara alınmadan ticaret ünvanının terkinine de karar verilmesi doğru olmamış kararı bu yönden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15539 E. 2011/6334 K.
Ortak:peşin karar harcı
İncelediğiniz karardaBu durumda davacı tarafından dava açılırken yatırılan ve yargılama «masraflarından» olan 14.543,57-TL «peşin harcın» yargılama sonunda «haksız çıkan» davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine dair hüküm kurulması gerekirken peşin harcın davacı taraf üzerinde bırakılması doğru olmamış bu nedenle kararın b …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/1435 E. , 2022/6128 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.03.2018 tarih ve 2015/445 E- 2018/291 K. sayılı kararın taraf vekileri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nce verilen 10.12.2020 tarih ve 2018/2503 E- 2020/3849 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile Yeditepe Limited arasında finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme gereğince bir adet baskı makinesinin Digiteknik A.Ş'den satın alınarak Yeditepe'ye teslim edildiğini, Yeditepe'nin temerrüdü üzerine takip başlatıldığını, sözleşmenin feshedildiğini, kiralananın rızai teslim ile geri alındığını, bu aşamada davalı ... Şirketinin Digiteknik A.Ş ile bir finansal kiralama sözleşmesi yaptığının öğrenildiğini, müvekkilinin elinde bulunan kiralananın yeniden kiralanması halinde hukuksal sorunlarla karşılaşılabileceğinden söz konusu makinenin mülkiyetinin tespitini talep etmek zorunda kaldıklarını, TMK'nın 763. maddesine göre malın bedelini ödeyen ve zilyeti olan müvekkilinin malik olduğunu ileri sürerek söz konusu baskı makinesinin müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davalı müvekkili ile Digiteknik A.Ş. arasında imzalanan sözleşme gereğince baskı makinesinin Digiteknik A.Ş.'ye kiralandığını, İstanbul 37. ATM'nin 2014/52 Esas sayılı dosyasında görülen davada makinenin mülkiyetinin müvekkiline ait olduğuna karar verildiğini, borcun ödenmemesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini, malın müvekkiline ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı ile dava dışı Yeditepe arasında 05.12.2012 tarihinde finansal kiralama sözleşmesi imzalandığı, davaya konu baskı makinesi bedelinin Digiteknik firmasına davacı tarafından ödenerek baskı makinesinin Yeditepe'ye teslim edildiği, Yeditepe firması kira taksitlerini ödemede temerrüde düştüğünden finansal kiralama sözleşmesinin feshedildiği, makinenin rızai olarak davacıya iade edildiği, aynı baskı makinesi ile ilgili olarak 10.01.2013 tarihinde bu kez davalı ... tarafından dava dışı Digiteknik firmasına kiralanması konusunda finansal kiralama sözleşmesi imzalandığı, makinenin satıcısı gibi gösterilen dava dışı İnka firmasına davalı ...
tarafından ödeme yapıldığı, finansal kiralama konusu makinenin İnka tarafından dava dışı Digiteknik firmasına teslim edilmiş gibi gösterildiği, oysa bu aşamada finansal kiralama konusu baskı makinesinin dava dışı Yeditepe firmasında olduğu, makinenin dava dışı İnka firmasından satın alınması ve Digiteknik firmasına kiralanmasına ilişkin işlemlerin gerçeği yansıtmadığı, gümrük kayıtlarına göre, finansal kiralama konusu baskı makinesinin İnka firması tarafından değil Digiteknik firması tarafından 30.11.2012 tarihinde Gümrük Beyannamesi kapsamında TÜYAP fuarında sergilenmek üzere ithal edilerek yurda sokulduğu, daha sonra davacı ... şirketine 05.12.2012 tarihinde satılmış olduğu, bu durumun Digiteknik şirketinin BA formlarında gösterilmiş olduğu, davalı tarafından yapılan satın alma ve kiralama işlemlerinin mükerrer nitelikte olduğu ve baskı makinesinin maliki olmayan İnka firmasından satın alınmış gibi işlem gerçekleştirildiği, malın mülkiyetinin davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu baskı makinesinin mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, ancak davacı vekilinin hükmün harç ve vekalet ücreti ile ilgili istinaf sebeplerinde haklı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebinin kabulü ile HMK.nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına ve vekalet ücreti ile harç yönünden yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, 6100 sayılı HMK’nın 323. maddesinde yargılama masrafları tek tek sayılmış olup başvurma, karar ve ilam harçları da bu giderler arasında yer almaktadır. Bu durumda davacı tarafından dava açılırken yatırılan ve yargılama masraflarından olan 14.543,57-TL peşin harcın yargılama sonunda haksız çıkan davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine dair hüküm kurulması gerekirken peşin harcın davacı taraf üzerinde bırakılması doğru olmamış bu nedenle kararın bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın davacı yararına aşağıdaki yazılı şekilde düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulüne ancak kanuna uygun olmayan husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın hüküm kısmının 2. bendinin (c) başlıklı maddesine “…14.543,57-TL peşin harcın olmak üzere toplam 15.226,67- TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine” ibaresinin eklenerek HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 43.547,62 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 21/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/822786100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz