Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10673 E. 2012/17924 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ kâr kaybı↗ terkin↗ ayırt edicilik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre;İki şirketin de ticaret unvanında “İnka”nın kılavuz sözcük olup, devam eden sözcüklerin de faaliyeti anlattığı ve birbirlerinin aynı olduğu, davalı şirketin unvanında, farklı olarak “Malzemeleri” ibaresinin yer aldığı, ancak bu farklılığın unvanların ayırt ediciliğini sağlamadığı,davalı şirketin, ticari sicilde kaydettirdiği ticaret unvanının kılavuz sözcüğü olan “İnka” sözcüğünü, diğer unvan sözcüklerine göre öne çıkararak ve baskın karakterlerde kapı zillerine, tabelalara, kartvizitlerine bastırmak suretiyle kullanmasının, davacı tarafın markadan ve ticaret unvanından doğan haklarına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davalı şirkete ait dosya içerisinde bulunan ana sözleşmenin incelenmesinden davalı şirketin 20/01/1997 tarihinde kurulduğu, kuruluş tarihinden dava tarihine kadar aradan 5 yıldan fazla süre geçtiği bu süre zarfında davalı şirketin bu ünvanı kullandığı ve bu ünvan ile tanındığı anlaşıldığından ticaret ünvanının terkini talebi yönünden sessiz kalmak suretiyle hak kaybı oluşmuştur. Bu itibarla, mahkemece davanın ünvan terkin talebi yönünden reddine karar vermek gerekirken, bu husus nazara alınmadan ticaret ünvanının terkinine de karar verilmesi doğru olmamış kararı bu yönden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15412 E. 2013/253 K.
Ortak:ticaret unvanı · terkin
İncelediğiniz kararda… n de faaliyeti anlattığı ve birbirlerinin aynı olduğu, davalı şirketin unvanında, farklı olarak “Malzemeleri” ibaresinin yer aldığı, ancak bu farklılığın unvanların «ayırt ediciliğini» sağlamadığı,davalı şirketin, ticari sicilde kaydettirdiği «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğü olan “İnka” sözcüğünü, diğer unvan sözcüklerine göre öne çıkararak ve baskın karakterlerde kapı zillerine, tabelalara, kartvizitlerine bastırmak su …
2-Ancak, davalı şirkete ait dosya içerisinde bulunan ana sözleşmenin incelenmesinden davalı şirketin 20/01/1997 tarihinde kurulduğu, kuruluş tarihinden dava tarihine kadar aradan 5 yıldan fazla süre geçtiği bu süre zarfında davalı şirketin bu ünvanı kullandığı ve bu ünvan ile tanındığı anlaşıldığından ticaret ünvanının «terkini» talebi yönünden sessiz kalmak suretiyle hak «kaybı» oluşmuştur.
Bu itibarla, mahkemece davanın ünvan «terkin» talebi yönünden reddine karar vermek gerekirken, bu husus nazara alınmadan ticaret ünvanının terkinine de karar verilmesi doğru olmamış kararı bu yönden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, «ticaret unvanına tecavüzün» önlenmesi ve davalının «ticaret unvanının terkini» istemine ilişkindir.
… şıldığına göre, mülga TTK'nun 54. maddesi uyarınca, davalının değişiklikten önceki unvanında yer alan “...” sözcüğü işbu davanın açıldığı tarih itibariyle davacının «ticaret unvanına tecavüz» oluşturduğundan, davacının bu tecavüzün tespitini ve önlenmesini istemekte «hukuki yararı» bulunduğu dikkate alınarak, söz konusu ibarenin davacının ticaret unvanı ile «iltibas» yaratığının tespiti ve men'ine, dava konusu ibarenin yargılama sırasında değiştirilerek «ticaret sicilinden terkin» edilmesi nedeniyle davacının konusu kalmayan terkin talebi hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerler davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Davacı şirketin önceki tarihte tescilli «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğü “...”, davalının ticaret unvanının kılavuz sözcüğü ise “...” ibarelerinden oluşmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanına tecavüz · ticaret unvanının terkini · ticaret sicilinden terkin · hukuki yarar · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
Benzer bu kararda… şıldığına göre, mülga TTK'nun 54. maddesi uyarınca, davalının değişiklikten önceki unvanında yer alan “...” sözcüğü işbu davanın açıldığı tarih itibariyle davacının «ticaret unvanına tecavüz» oluşturduğundan, davacının bu tecavüzün tespitini ve önlenmesini istemekte «hukuki yararı» bulunduğu dikkate alınarak, söz konusu ibarenin davacının ticaret unvanı ile «iltibas» yaratığının tespiti ve men'ine, dava konusu ibarenin yargılama sırasında değiştirilerek «ticaret sicilinden terkin» edilmesi nedeniyle davacının konusu kalmayan terkin talebi hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerler davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Dava, «ticaret unvanına tecavüzün» önlenmesi ve davalının «ticaret unvanının terkini» istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta her iki şirketin «ticaret unvanlarının» ana unsuru “...” ibarelerinden oluştuğuna göre, ticaret unvanları arasında «iltibas» bulunduğu sabit olup, bu durumda davalının ticaret unvanındaki “...” ibaresinin terkinine karar verilmesi gerektiği halde, aksine düşüncelerle davanın reddine ilişkin karar gerekçesi yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/10673 E. , 2012/17924 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/04/2011 tarih ve 2010/174-2011/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı firmanın, müvekkili ile aynı iş kolunda faaliyet göstermesine rağmen ticaret unvanında “İnka” ibaresini kılavuz sözcük olarak kullandığını, kaydettirdiğini ve ibareyi markaya tecavüz eder biçimde kullandığını iddia ederek, davalının haksız rekabetinin tespit ve önlenmesini, davalı ticaret unvanının haksız rekabete yol açmayacak şekilde düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Mersin İli’nde İnka Ticaret unvanı ile kurulu olduklarını, küçük çaplı inşaat ve müteahhitlik işi yaptıklarını, İzmir’de aldıkları işleri takip için şirketi İzmir’e naklettiklerini, haksız rekabet etmediklerini, kaldı ki davacı şirketin, inşaat yapımı ile değil, PVC, alüminyum doğrama ve ısı cam işleri ile uğraştığını, bir karışıklığın bulunmadığını ve kötüniyet olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre;İki şirketin de ticaret unvanında “İnka”nın kılavuz sözcük olup, devam eden sözcüklerin de faaliyeti anlattığı ve birbirlerinin aynı olduğu, davalı şirketin unvanında, farklı olarak “Malzemeleri” ibaresinin yer aldığı, ancak bu farklılığın unvanların ayırt ediciliğini sağlamadığı,davalı şirketin, ticari sicilde kaydettirdiği ticaret unvanının kılavuz sözcüğü olan “İnka” sözcüğünü, diğer unvan sözcüklerine göre öne çıkararak ve baskın karakterlerde kapı zillerine, tabelalara, kartvizitlerine bastırmak suretiyle kullanmasının, davacı tarafın markadan ve ticaret unvanından doğan haklarına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davalı şirkete ait dosya içerisinde bulunan ana sözleşmenin incelenmesinden davalı şirketin 20/01/1997 tarihinde kurulduğu, kuruluş tarihinden dava tarihine kadar aradan 5 yıldan fazla süre geçtiği bu süre zarfında davalı şirketin bu ünvanı kullandığı ve bu ünvan ile tanındığı anlaşıldığından ticaret ünvanının terkini talebi yönünden sessiz kalmak suretiyle hak kaybı oluşmuştur. Bu itibarla, mahkemece davanın ünvan terkin talebi yönünden reddine karar vermek gerekirken, bu husus nazara alınmadan ticaret ünvanının terkinine de karar verilmesi doğru olmamış kararı bu yönden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064580100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz