Takip dayanağı bonolar nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/248 E. 2022/3899 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
senedin talili↗ malen kaydı↗ talil↗ yapılandırma protokolü↗ teminat senedi↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ yemin delili↗ ispat külfeti↗ yemin↗ mirasçılık↗ istinaf incelemesi↗ ispat yükü↗ ifa↗ keşideci↗ bono↗ vade↗ içtihadı birleştirme kararı↗ protokol↗ taraf ehliyeti↗ dosya masrafı↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ teminat↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; Zeytinburnu Belediye kayıtlarında yer alan ve dava dışı ... adına yapılan toplam 150.375,08 TL ödemenin 100.251.- TL'lik kısmının davalı şirketin Halkbank hesaplarından ödendiği, 50.125,02 TL kısmının Şüleyda Şentürk tarafından kredi kartı ile ödendiği tespit edilmiş ise de, davalının senedi talil etmesi nedeniyle ispat külfeti yer değiştirdiği, davalının, ispat yükü değişen davada ödemelerin senet karşılığı yapıldığını yazılı olarak ispatlayamadığı, davalının açıkça yemine de dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul 13. İcra Dairesi'nin 2011/14505 takip sayılı dosyasında ve 06.05.2011 tanzim 10.08.2011 vade tarihli, 150.000.- TL bedelli bonoya ilişkin olmak üzere davacıların borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; davacıların murisinin düzenlediği senette malen kaydı olduğu, mal karşılığı verildiği iddiasının aksine borç karşılığı teminat amacıyla alındığının davalı tarafından beyan edildiğinden ispat yükünün senedin talil edilmesi nedeniyle davalı tarafta olduğu, davalının talil nedeniyle bağlı olarak davalı tarafından 150.000.- TL ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiği ancak dekontlarda davacı murisine yapılan ödeme bulunmadığı, mirasçılardan ...'a yapılan ödemenin muris adına yapıldığı kabul edilse bile ödemenin senet bedelini karşılamadığı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 03.03.2017 T. 2015/2 E. 2017/1 K. sayılı kararı gereğince açıkça yemin deliline dayanılmamış ise dilekçede yer alan sair deliller gibi bir ibare yemin deliline dayanıldığı anlamına gelmeyeceği, davalının cevap dilekçesinin deliller bölümünde açıkça yemin deliline dayanılmadığı ve “ilgili tüm deliller” denildiğinden yemin deliline dayandığının kabul edilemeyeceğin anlaşıldığı, taraflar arasında bir ticari ilişkide mevcut olduğu, davacıların beyanına rağmen murisinin senedin imza tarihinde hukuki ehliyetinin varlığı ve imzanın da kendisinin eli ürünü olduğunun sabit olduğu, davalının alacağı takibe koyduğu için kötü niyetli olduğu kanıtlamadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve davalının elden ödeme yaptığı iddiasını ispatlayamamış olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, takip dayanağı bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacılar, murislerinin keşidecisi olduğu bono nedeniyle borçlu olmadıklarını, murislerinin bono verilmesini gerektirecek mal alımı yapmadığını ileri sürmüş, davalı ise; bononun, davacıların murisinin de maliki olduğu gayrimenkuldeki inşaat işi için taşınmaz malikleriyle yapılan protokoller gereği ilgili taşınmazın vergi ve intikal borçlarının davalı tarafından ödenmesi karşılığında teminat amacıyla alındığını beyan etmiş, davalının dosyaya sunmuş olduğu Kat Karşılığı İnşaat Yapım Protokolü’nde ‘’Arsa hissedarlarından Mehmed Yılmaz’dan yapılacak masraflar karşılığında 150,000 TL’lik teminat senedi almıştır. Bu sözleşme gereği yerine gelmediği takdirde yapılan harcamalar karşılığında bu 150,000 TL’lik senet hak sahibi olarak Yeşildağ ... Ltd. Şti. tarafından işleme konulabilir. Kat karşılığı sözleşme imzalandığı takdirde teminat senetleri geri iade edilecektir.’’ denildiği, protokolde açıkça belirtildiği üzere, bu protokol gereği yerine getirilmediğinde davalının yaptığı ödemelerin teminatını oluşturmak üzere bonoyu aldığı, cevap dilekçesi ve cevaba cevap dilekçesinde taraf beyanlarından sözleşme konusu kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin ifa edilmediği ve sözleşme gereğinin yerine gelmediği anlaşılmaktadır. Esasen İlk Derece Mahkemesince dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda da, davalının protokol kapsamında bir takım ödemeler yaptığı tespit edilmiş ise de, davalı tarafından protokol kapsamında yapılan ödemelere ilişkin herhangi bir tartışma ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davalının protokolde zikredilen taşınmaz için protokol kapsamında yaptığı ödemelerin ispatı amacıyla dosyaya sunmuş olduğu ödeme belgeleri ve ilgili diğer evrakların incelenerek, davalının protokol kapsamında mezkur taşınmaz için ödeme yapıp yapmadığının tespiti ile ödeme yapılmış ise davacıların murisinin adına yapılan ödeme miktarında davalının alacaklı bulunduğu değerlendirilerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Takip dayanağı bonolar nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5933 E. 2024/3510 K.
Ortak:senedin talili · malen kaydı · talil · yapılandırma protokolü · teminat senedi · borçlu olunmadığının tespiti · yemin delili · ispat külfeti
İncelediğiniz kararda… kısmının davalı şirketin Halkbank hesaplarından ödendiği, 50.125,02 TL kısmının Şüleyda Şentürk tarafından kredi kartı ile ödendiği tespit edilmiş ise de, davalının «senedi talil» etmesi nedeniyle «ispat külfeti» yer değiştirdiği, davalının, «ispat yükü» değişen davada ödemelerin senet karşılığı yapıldığını yazılı olarak ispatlayamadığı, davalının açıkça «yemine» de dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul 13.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan «istinaf incelemesinde»; davacıların murisinin düzenlediği senette «malen kaydı» olduğu, mal karşılığı verildiği iddiasının aksine borç karşılığı «teminat» amacıyla alındığının davalı tarafından beyan edildiğinden «ispat yükünün» «senedin talil» edilmesi nedeniyle davalı tarafta olduğu, davalının talil nedeniyle bağlı olarak davalı tarafından 150.000.- TL ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiği ancak dekontlarda davacı murisine yapılan ödeme bulunmadığı, «mirasçılardan» ...'a yapılan ödemenin muris adına yapıldığı kabul edilse bile ödemenin senet bedelini karşılamadığı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 03.03.20 …
Davacılar, murislerinin «keşidecisi» olduğu «bono» nedeniyle borçlu olmadıklarını, murislerinin bono verilmesini gerektirecek mal alımı yapmadığını ileri sürmüş, davalı ise; bononun, davacıların murisinin de maliki olduğu gayrimenkuldeki inşaat işi için taşınmaz malikleriyle «yapılan protokoller» gereği ilgili taşınmazın vergi ve intikal borçlarının davalı tarafından ödenmesi karşılığında «teminat» amacıyla alındığını beyan etmiş, davalının dosyaya sunmuş olduğu Kat Karşılığı İnşaat Yapım Protokolü’nde ‘’Arsa hissedarlarından Mehmed Yılmaz’dan yapılacak «masraflar» karşılığında 150,000 TL’lik «teminat senedi» almıştır.
Benzer bu kararda… kısmının davalı şirketin Halkbank hesaplarından ödendiği, 50.125,02 TL kısmının Şüleyda Şentürk tarafından kredi kartı ile ödendiği tespit edilmiş ise de, davalının «senedi talil» etmesi nedeniyle «ispat külfetinin» yer değiştirdiği, davalının, «ispat yükü» değişen davada ödemelerin senet karşılığı yapıldığını yazılı olarak ispatlayamadığı, davalının açıkça «yemine» de dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul 13.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 22.10.2020 tarihli ve 2020/60 Esas, 2020/220 Karar sayılı kararıyla; davacıların murisinin düzenlediği senette «malen kaydı» olduğu, mal karşılığı verildiği iddiasının aksine borç karşılığı «teminat» amacıyla alındığının davalı tarafından beyan edildiğinden «ispat yükünün» «senedin talil» edilmesi nedeniyle davalı tarafta olduğu, davalının talil nedeniyle bağlı olarak davalı tarafından 150.000,00 TL ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiği ancak dekontlarda davacı murisine yapılan ödeme bulunmadığı, «mirasçılardan» ...'a yapılan ödemenin muris adına yapıldığı kabul edilse bile ödemenin senet bedelini karşılamadığı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 03.03.20 …
… ne ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin sair temyiz istemlerinin reddine karar verilmiş ancak davacılar, murislerinin «keşidecisi» olduğu «bono» nedeniyle borçlu olmadıklarını, murislerinin bono verilmesini gerektirecek mal alımı yapmadığını ileri sürmüş, davalı ise; bononun, davacıların murisinin de maliki olduğu gayrimenkuldeki inşaat işi için taşınmaz malikleriyle «yapılan protokoller» gereği ilgili taşınmazın vergi ve intikal borçlarının davalı tarafından ödenmesi karşılığında «teminat» amacıyla alındığını beyan etmiş, davalının dosyaya sunmuş olduğu Kat Karşılığı İnşaat Yapım Protokolü’nde ‘’Arsa hissedarlarından ...’dan yapılacak «masraflar» karşılığında 150.000,00 TL’lik «teminat senedi» aldığı, bu sözleşme gereği yerine gelmediği takdirde yapılan harcamalar karşılığında bu 150.000,00 TL’lik senet hak sahibi olarak ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:cebri icra yoluyla satış · takibin durması · kambiyo vasfı · fiil ehliyeti · cebri icra · kat karşılığı inşaat sözleşmesi · keşide tarihi · takas-mahsup
Benzer bu kararda… ürlüğü’nün 2011/16631 E.sayılı dosyası ile icraya koyduğundan her halükarda tahsil etme imkanı mevcutken bu icra dosyası üzerinden zararını karşılamak yerine anılan «mirasçı» yerine geçerek «derdest» dosyada «takas mahsup» talebinde bulunması tamamen «kötüniyetinin» göstergesi olduğunu, davacıların murisi ile yapılan ön «protokolün» tarihsiz ve adi yazılı olduğundan «geçersiz» olduğunu, dava dışı «üçüncü kişinin» kredi kartından yapılan ödemenin dava konusu ilişkilendirilemeyeceğini, «bonoda» bulunan «malen kaydının» emlak vergisi borçları için alındığını ispatlamadığını, bononun çifte «vade» oluşturduğundan «kambiyo senedi» özelliğini yitirdiğini, «teminat senedi» olmasının da «kambiyo vasfını» yitirdiğini,davalı şirketin alacaklı olduğu ve bir kısım tapu hissedarlarının da borçlu olduğu ve tarihsiz Kat karşılığı İnşaat Yapım Ön Protokolleri kapsamında alınan senetlere ilişkin davalı şirketçe açılan 6 adet icra dosyası daha bulunduğunu, dava konusu taşınmazın metro istasyonu düzenleme alanı olduğundan projeye başlanmadığını, davalının kötü niyetli icra takipleriyle taşınmazı «cebri icra yoluyla satışa» konu etmek istediğini,davacılar lehine «kötü niyet tazminatına» hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, davalı şirket lehine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ilişkin kısmın bozulması gerektiğini ileri sürerek karar …
İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar murisi ve davalı arasındaki «protokol» ile amaçlanan taşınmazın «masraf» ve sair vergi bağlantısının sona erdirilerek «kat karşılığı inşaat sözleşmesine» «ifa» olanağı kazandırdığı, dava konusu «bononun» da bu amaç ile «teminat» olarak alındığı, yapılacak vergi ödemelerinin hissedar adına «yapılacağı protokolden» açıkça anlaşıldığı, sözleşmeye konu taşınmaz için Halkbankası veznesi ve web tahsilatı olarak 150.375,08 TL ödeme yapıldığı, ödemelerin bir kısmı taşınmaz hissedarlarından ... adına görünse de taşınmaz el birliği mülkiyetinde olduğundan vergi bağlantısının kaldırılması amacıyla tüm «mirasçıların» borcunu sona erdirmek amacıyla yapıldığı, 100.251,00 TL'lik Web tahsilatının davalı yanca yapıldığının kayıtlarla sabit olduğu, 50.125,02 TL'lik kısmın ise davalı şirket sahibi ile akrabalığı bulunan ... tarafından yapıldığı, bu ödemenin davacılar murisi adına ve hissesi yararına yapıldığı kabul edilmesi gerektiği aksi halde şirket ile yakınlığı bulunan Şüyeda'nın farklı bir amaçla hareket ettiğinin kabulü hayatın olağan akışına uygun olmayacağı, davacılar murisi adına taşınmaz için yapılan davalı ödemesinin 150.375,08 TLx%14,2857'lik miras payına göre 21.482,13 TL olduğu, bu miktar dışında davacılar murisi adına yapılan ve «teminatın kapsamına» giren bir ödeme ispat olunmadığından bakiye 128.517,87 TL'lik bono miktarı yönünden davacıların borçsuzluğunun tespitine, davacı vekilince emlak «beyannameleri» kapsamında kimin yararına vergi borcu ödendiğinin belirli olmadığı ileri sürülmüş ise de mirasçıların kök muris adına kayıtlı taşınmazından doğan hak ve borçlar yönünden «müteselsil sorumluluklarının» bulunduğu, taşınmaz üzerinde farklı mirasçılarla kullanılan ev bulunsa dahi pay edilmemiş taşınmazın arzına tabi olduğu, bu aşamadan sonra verginin hangi ev için ne kadar ödendiğinin mirasçılar arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirip davalıyı etkilemeyeceği, davacılar lehine hükmedilen tazminat bakımından davalı yararına «kazanılmış hak» ortaya çıktığı gerekçesiyle hüküm bu yönüyle korunarak davacılar yararına tazminata hükmedilmediği, ancak reddine karar verilen kısım yönünden bu suretle oluşmuş bir kazanılmış hak bulunmadığından ve «takibin durması» nedeniyle davalı yararına tazminata karar verilmiştir.
… diğini, bu işlerin görüşülmesi sırasında davacılardan ... birçok kez babası muris ile davalı şirkete geldiğini ve görüşmelere katıldığını, davalı tarafından yapılan «masraflar» nedeniyle diğer tüm hissedarlar gibi muris ...'dan senet alındığını ve bu senede ilişkin icra takibi yapıldığını, davacı tarafından sunulan bu belgelerin tamamının tanı bölümünde parkinson hastalığı yazmakta olduğunu, davacı taraf parkinson hastalığının hak ve «fiil ehliyetini» kaldıran bir hastalık olmadığını bildiğinden iddialarını inandırıcı hale getirmek için Alzheimer ibaresini eklediğini savunarak davanın reddini, alacağın %20'sinde …
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kök muris ...’ın «mirasçılarından» biri olan Y.G. nin murisin birikmiş emlak vergi borçlarından «üçüncü kişi» konumunda olan Zeytinburnu Belediye Başkanlığı’na «müteselsilen sorumlu» olunduğu ve müteselsil sorumluluk hükümleri gereği tek başına tüm vergi borcu için yapılandırmaya gitmesinin yasal olduğunu, borcu ödeyen mirasçının «rücu hakkı» olduğunu, davalı şirketin ödeyen mirasçı yerine geçerek bu bedelleri sair mirasçılardan tahsil etme hakkı veya «takas mahsup» talebinde bulunma hakkı olmadığını,davalı şirketin Y.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4043 E. 2021/3823 K.
Ortak:talil · ispat yükü
İncelediğiniz kararda… kısmının davalı şirketin Halkbank hesaplarından ödendiği, 50.125,02 TL kısmının Şüleyda Şentürk tarafından kredi kartı ile ödendiği tespit edilmiş ise de, davalının «senedi talil» etmesi nedeniyle «ispat külfeti» yer değiştirdiği, davalının, «ispat yükü» değişen davada ödemelerin senet karşılığı yapıldığını yazılı olarak ispatlayamadığı, davalının açıkça «yemine» de dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul 13.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan «istinaf incelemesinde»; davacıların murisinin düzenlediği senette «malen kaydı» olduğu, mal karşılığı verildiği iddiasının aksine borç karşılığı «teminat» amacıyla alındığının davalı tarafından beyan edildiğinden «ispat yükünün» «senedin talil» edilmesi nedeniyle davalı tarafta olduğu, davalının talil nedeniyle bağlı olarak davalı tarafından 150.000.- TL ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiği ancak dekontlarda davacı murisine yapılan ödeme bulunmadığı, «mirasçılardan» ...'a yapılan ödemenin muris adına yapıldığı kabul edilse bile ödemenin senet bedelini karşılamadığı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 03.03.20 …
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «kambiyo senedine» karşı «menfi tespit» isteminin yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği ve «ispat yükünün» davacı üzerinde olduğu, davalı ...'nun senet metnini «talil» mahiyetinde beyanı bulunmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalı ... lehine tazminata karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · kambiyo senedi · kazanılmış hak · menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «kambiyo senedine» karşı «menfi tespit» isteminin yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği ve «ispat yükünün» davacı üzerinde olduğu, davalı ...'nun senet metnini «talil» mahiyetinde beyanı bulunmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalı ... lehine tazminata karar verilmiştir.
Bu husus davacı lehine «usuli kazanılmış hak» oluşturduğundan mahkemece davanın, ... yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken bu davalı yönündende reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4881 E. 2019/6631 K.
Ortak:malen kaydı · talil · yemin delili · yemin · ispat yükü · keşideci · bono · taraf ehliyeti
İncelediğiniz kararda… kısmının davalı şirketin Halkbank hesaplarından ödendiği, 50.125,02 TL kısmının Şüleyda Şentürk tarafından kredi kartı ile ödendiği tespit edilmiş ise de, davalının «senedi talil» etmesi nedeniyle «ispat külfeti» yer değiştirdiği, davalının, «ispat yükü» değişen davada ödemelerin senet karşılığı yapıldığını yazılı olarak ispatlayamadığı, davalının açıkça «yemine» de dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul 13.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan «istinaf incelemesinde»; davacıların murisinin düzenlediği senette «malen kaydı» olduğu, mal karşılığı verildiği iddiasının aksine borç karşılığı «teminat» amacıyla alındığının davalı tarafından beyan edildiğinden «ispat yükünün» «senedin talil» edilmesi nedeniyle davalı tarafta olduğu, davalının talil nedeniyle bağlı olarak davalı tarafından 150.000.- TL ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiği ancak dekontlarda davacı murisine yapılan ödeme bulunmadığı, «mirasçılardan» ...'a yapılan ödemenin muris adına yapıldığı kabul edilse bile ödemenin senet bedelini karşılamadığı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 03.03.20 …
2017/1 K. sayılı kararı gereğince açıkça «yemin deliline» dayanılmamış ise dilekçede yer alan sair deliller gibi bir ibare yemin deliline dayanıldığı anlamına gelmeyeceği, davalının cevap dilekçesinin deliller bölümünde açıkça yemin deliline dayanılmadığı ve “ilgili tüm deliller” denildiğinden yemin deliline dayandığının kabul edilemeyeceğin anlaşıldığı, taraflar arasında bir ticari ilişkide mevcut olduğu, davacıların beyanına rağmen murisinin senedin imza tarihinde hukuki «ehliyetinin» varlığı ve imzanın da kendisinin eli ürünü olduğunun sabit olduğu, davalının alacağı takibe koyduğu için kötü niyetli olduğu kanıtlamadığı gerekçesiyle taraf vekil …
Benzer bu karardaDavalı ..., her ne kadar dava konusu «bonoya» kısmen karşılık olacak şekilde nakit para verdiğini söyleyerek senet metnini «talil» etmiş ise de; davacının dava dilekçesinde, üzerinde «malen kaydı» bulunan senedi, «teminat bonosu» olarak nitelendirerek talilde bulunduğunun anlaşılmasına göre, «ispat yükünün» davacı tarafa ait olduğu kabul edilip sonuca ulaşılması gerekirken, hatalı değerlendirme yapılarak hüküm kurulması doğru olmamış kararın anılan nedenle bozulması g …
2- Dava, «teminat» bonosunun paraya çevrilmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup davaya konu senet incelendiğinde «keşidecisinin» davacı, «lehtarının» davalı ..., «keşide tarihinin» 10.12.2015, vadesinin ise 10.04.2012 olduğu; yine «bono» üzerinde, “«malen” kaydının» bulunduğu anlaşılmaktadır.
… nce iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın davacıya nakit para verdiği yönündeki iddialarını yazılı delille ispatlayamadığı ve cevap dilekçesinde «yemin deliline dayanmadığı», davacı tarafça da senet karşılığında söz konusu altın takıların «teslim» edilmediğini yazılı delille ispatlayamadığı, dava dilekçesinde yemin deliline dayanmadığı, davalı ...'a yöneltilen «haksız fiil» eyleminin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın; davalı ... bakımından, kısmen kabulü ile 57.647,34 TL’nin ödeme tarihi itibariyle tahsiline, davalı ... bakımından, …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat bonosu · keşide tarihi · yemin deliline dayanma · pasif husumet ehliyeti · lehtar · husumet ehliyeti · pasif husumet yokluğu · pasif husumet
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın davada «pasif husumet ehliyetinin» olmadığı gerekçesiyle davacının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun davalı ... yönünden esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne ve 57.667,34 TL'nin 13/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davanın davalı ... yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
2- Dava, «teminat» bonosunun paraya çevrilmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup davaya konu senet incelendiğinde «keşidecisinin» davacı, «lehtarının» davalı ..., «keşide tarihinin» 10.12.2015, vadesinin ise 10.04.2012 olduğu; yine «bono» üzerinde, “«malen” kaydının» bulunduğu anlaşılmaktadır.
… nce iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın davacıya nakit para verdiği yönündeki iddialarını yazılı delille ispatlayamadığı ve cevap dilekçesinde «yemin deliline dayanmadığı», davacı tarafça da senet karşılığında söz konusu altın takıların «teslim» edilmediğini yazılı delille ispatlayamadığı, dava dilekçesinde yemin deliline dayanmadığı, davalı ...'a yöneltilen «haksız fiil» eyleminin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın; davalı ... bakımından, kısmen kabulü ile 57.647,34 TL’nin ödeme tarihi itibariyle tahsiline, davalı ... bakımından, …
Davalı ..., her ne kadar dava konusu «bonoya» kısmen karşılık olacak şekilde nakit para verdiğini söyleyerek senet metnini «talil» etmiş ise de; davacının dava dilekçesinde, üzerinde «malen kaydı» bulunan senedi, «teminat bonosu» olarak nitelendirerek talilde bulunduğunun anlaşılmasına göre, «ispat yükünün» davacı tarafa ait olduğu kabul edilip sonuca ulaşılması gerekirken, hatalı değerlendirme yapılarak hüküm kurulması doğru olmamış kararın anılan nedenle bozulması g …
2 benzer karar daha
-
Borçlu olmadığının tespiti | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4033 E. 2024/403 K.
Ortak:senedin talili · malen kaydı · talil · ispat külfeti · ispat yükü · keşideci · bono · taraf ehliyeti
İncelediğiniz kararda… kısmının davalı şirketin Halkbank hesaplarından ödendiği, 50.125,02 TL kısmının Şüleyda Şentürk tarafından kredi kartı ile ödendiği tespit edilmiş ise de, davalının «senedi talil» etmesi nedeniyle «ispat külfeti» yer değiştirdiği, davalının, «ispat yükü» değişen davada ödemelerin senet karşılığı yapıldığını yazılı olarak ispatlayamadığı, davalının açıkça «yemine» de dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul 13.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan «istinaf incelemesinde»; davacıların murisinin düzenlediği senette «malen kaydı» olduğu, mal karşılığı verildiği iddiasının aksine borç karşılığı «teminat» amacıyla alındığının davalı tarafından beyan edildiğinden «ispat yükünün» «senedin talil» edilmesi nedeniyle davalı tarafta olduğu, davalının talil nedeniyle bağlı olarak davalı tarafından 150.000.- TL ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiği ancak dekontlarda davacı murisine yapılan ödeme bulunmadığı, «mirasçılardan» ...'a yapılan ödemenin muris adına yapıldığı kabul edilse bile ödemenin senet bedelini karşılamadığı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 03.03.20 …
Davacılar, murislerinin «keşidecisi» olduğu «bono» nedeniyle borçlu olmadıklarını, murislerinin bono verilmesini gerektirecek mal alımı yapmadığını ileri sürmüş, davalı ise; bononun, davacıların murisinin de maliki olduğu gayrimenkuldeki inşaat işi için taşınmaz malikleriyle «yapılan protokoller» gereği ilgili taşınmazın vergi ve intikal borçlarının davalı tarafından ödenmesi karşılığında «teminat» amacıyla alındığını beyan etmiş, davalının dosyaya sunmuş olduğu Kat Karşılığı İnşaat Yapım Protokolü’nde ‘’Arsa hissedarlarından Mehmed Yılmaz’dan yapılacak «masraflar» karşılığında 150,000 TL’lik «teminat senedi» almıştır.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «bono» «bağımsız borç ikrarı» içeren bir senet olmakla «ispat külfetinin» kural olarak davacıların üzerinde olduğu, ancak senedin düzenlenme nedeninin değiştirilmesi olan «talil» durumunda «ispat yükünün» davalı alacaklıya geçeceği, 26.11.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu (ATK) raporundaki belirlemelere göre bono üzerine yer ...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip konusu senetteki «malen kaydının» nakten kaydı ile değiştirilmiş olmasına ve bu durumun «senedin talili» anlamına gelmesine, böyle bir durumda ise senedin talili dolayısıyla «ispat yükünün» yer değiştirmesine, ispat yükü üzerinde bulunan davalının dosyaya sunmuş olduğu yazılı/imzalı beyanında senedin düzenlenme nedenine ilişkin olarak (kendisince) ''y …
Bu durumda senedin, «keşideciye» ait parsel üzerinde davalının "malen" yaptığı inşaatlar için verildiği anlaşılmakta olup, senette de "«malen" kaydı» bulunduğuna göre davalı «senedi talil» etmiş değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağımsız borç ikrarı · senetle ispat zorunluluğu · senette tahrifat · ihdas nedeni · senede karşı senetle ispat · senetle ispat · borç ikrarı · tahrifat
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «senede karşı senetle ispat zorunluluğu» bulunduğunu, tüm delillerin değerlendirilmediğini, dosya kapsamına göre davanın reddi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkillerinin ... kardeşi olduğunu, davaya konu «bonoda» borçlu görünen ...'in ise davacı müvekkillerinin ve davalının müteveffa anneleri olduğunu, müvekkilleri aleyhine başlatılan takibin haksız olduğunu, senet tanzim itibari ile yaşı itibariyle bakıma muhtaç olduğunu, davalının ise ... yıllardan bu yana ekonomik zorluklar içerisinde yaşamış borca batık birisi olduğunu, alacaklının annesi olan borçlunun murisle bu denli yüksek bir bedel karşılığı borç doğuracak bir hukuki ve tasarrufi işlemin varlığını davalının ispat etmesi gerektiğini, taraflara kalan mirasın dava konusu senet miktarından çok fazla olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle davalının müvekkilleri mirastan «mahrum» kılmak için ... bir hukuki ilişkiye dayanmayan bonoyu takibe konu ettiğini, davalı tarafın yine hukuken «geçersiz» bir bonoya dayanarak bu ... oğlu adına tanzim edilmiş bonoyu takibe konu ettiğini, dava konusu bononun «ihdas nedeni» malen iken «tahrifat» ile nakden olarak değiştirildiğini, takibin kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, bononun iptali ile tazminat talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «bono» «bağımsız borç ikrarı» içeren bir senet olmakla «ispat külfetinin» kural olarak davacıların üzerinde olduğu, ancak senedin düzenlenme nedeninin değiştirilmesi olan «talil» durumunda «ispat yükünün» davalı alacaklıya geçeceği, 26.11.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu (ATK) raporundaki belirlemelere göre bono üzerine yer ...
Değerlendirme 1.Borçlu ...'in «keşideci», davalının «lehtar» olduğu 20.01.2008 keşide, 25.06.2011 ödeme tarihli ve 500.000,00 TL bedelli «senetteki tahrifattan» önceki «kaydın» "malen" olduğu ATK'nın 26.11.2021 tarihli raporu ile belirlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8450 E. 2015/5664 K.
Ortak:talil · ispat külfeti · ispat yükü · keşideci · protokol · cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda… kısmının davalı şirketin Halkbank hesaplarından ödendiği, 50.125,02 TL kısmının Şüleyda Şentürk tarafından kredi kartı ile ödendiği tespit edilmiş ise de, davalının «senedi talil» etmesi nedeniyle «ispat külfeti» yer değiştirdiği, davalının, «ispat yükü» değişen davada ödemelerin senet karşılığı yapıldığını yazılı olarak ispatlayamadığı, davalının açıkça «yemine» de dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul 13.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan «istinaf incelemesinde»; davacıların murisinin düzenlediği senette «malen kaydı» olduğu, mal karşılığı verildiği iddiasının aksine borç karşılığı «teminat» amacıyla alındığının davalı tarafından beyan edildiğinden «ispat yükünün» «senedin talil» edilmesi nedeniyle davalı tarafta olduğu, davalının talil nedeniyle bağlı olarak davalı tarafından 150.000.- TL ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiği ancak dekontlarda davacı murisine yapılan ödeme bulunmadığı, «mirasçılardan» ...'a yapılan ödemenin muris adına yapıldığı kabul edilse bile ödemenin senet bedelini karşılamadığı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 03.03.20 …
Davacılar, murislerinin «keşidecisi» olduğu «bono» nedeniyle borçlu olmadıklarını, murislerinin bono verilmesini gerektirecek mal alımı yapmadığını ileri sürmüş, davalı ise; bononun, davacıların murisinin de maliki olduğu gayrimenkuldeki inşaat işi için taşınmaz malikleriyle «yapılan protokoller» gereği ilgili taşınmazın vergi ve intikal borçlarının davalı tarafından ödenmesi karşılığında «teminat» amacıyla alındığını beyan etmiş, davalının dosyaya sunmuş olduğu Kat Karşılığı İnşaat Yapım Protokolü’nde ‘’Arsa hissedarlarından Mehmed Yılmaz’dan yapılacak «masraflar» karşılığında 150,000 TL’lik «teminat senedi» almıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, kural olarak «ispat yükünün» davacıya ait olduğu, davalının takibe konu senedin «protokolde» belirtilen senet olmayıp müvekkili tarafından verilen borç para karşılığı düzenlendiğini savunduğu, böylelikle senedin düzenleme «sebebini» «talil» etmiş olduğu ve «ispat külfetinin» yer değiştirdiği, bu durumda borç para verdiğini davalının kanıtlamasının gerekeceği, davacının davalıya borçlu olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın ka …
Dava, «keşideci» davacının «lehdar» olan davalıya dava konusu kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti, senedin iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık «ispat külfetinin» hangi tarafa ait olduğu noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, davalının savunmasından hareketle senedin düzenleme «sebebini» «talil» etmiş olduğu ve «ispat yükünün» yer değiştirdiği, bu bağlamda ispat yükünün davalıda olduğu gerekçesiyle, davacının davalıya borçlu olmadığı sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davalının savunmasından hareketle dava konusu senedin düzenleme «sebebinin» «talil» edilmiş olduğu sonucuna varılamayacağı aşikar olup, senedin dahi "«nakden" kaydı» ile düzenlenmesi karşısında «ispat yükünün» davacıda olduğunun kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakden kaydı · lehdar · dava sebebi
Benzer bu karardaDava, «keşideci» davacının «lehdar» olan davalıya dava konusu kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti, senedin iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık «ispat külfetinin» hangi tarafa ait olduğu noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, davalının savunmasından hareketle senedin düzenleme «sebebini» «talil» etmiş olduğu ve «ispat yükünün» yer değiştirdiği, bu bağlamda ispat yükünün davalıda olduğu gerekçesiyle, davacının davalıya borçlu olmadığı sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davalının savunmasından hareketle dava konusu senedin düzenleme «sebebinin» «talil» edilmiş olduğu sonucuna varılamayacağı aşikar olup, senedin dahi "«nakden" kaydı» ile düzenlenmesi karşısında «ispat yükünün» davacıda olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, kural olarak «ispat yükünün» davacıya ait olduğu, davalının takibe konu senedin «protokolde» belirtilen senet olmayıp müvekkili tarafından verilen borç para karşılığı düzenlendiğini savunduğu, böylelikle senedin düzenleme «sebebini» «talil» etmiş olduğu ve «ispat külfetinin» yer değiştirdiği, bu durumda borç para verdiğini davalının kanıtlamasının gerekeceği, davacının davalıya borçlu olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın ka …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/248 E. , 2022/3899 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10.07.2017 tarih ve 2013/234 E. - 2017/612 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nce verilen 22.10.2020 tarih ve 2020/60 E. - 2020/220 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; davacıların murisi ...’ın 19.11.2012 tarihinde 79 yaşında vefat ettiğini, muris adına keşide edilmiş, 06.05.2011 tanzim tarihli, 10.08.2011 vade tarihli, 150.000.- TL bedelli bono için davalı tarafından davacılar aleyhine icra takibi yapıldığını, bononun tanzim tarihinde murisin 78 yaşında olup, parkinson ve alzheimer hastası olduğunu, 1995 yılından bu yana Bakırköy Devlet Hastanesinde Kontrol altında iken vefat ettiğini, murisin sağlığında bu senetten hiç bahsetmediğini, imzanın murise ait olmadığını, öncelikle imza incelemesi yapılmasını, senet üzerinde malen kaydı bulunduğunu, bu yaştaki bir kişinin bu miktar mal almasının mümkün olmadığını ileri sürerek İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün 2011/14505 E.
sayılı dosyasındaki takibin durdurulmasını, takip dayanağı senetten dolayı davalıya borçlu bulunmadığının tespitini, takibin iptalini, icra takibi haksız ve kötü niyetli olduğundan, takip konusu alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davalı şirketin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, muris ...’ın İstanbul İli, Zeytinburnu İlçesi, Merkezefendi Mah.... ada, ... parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, taşınmazın uzun yıllar ödenmeyen vergi ilişiklerinin ve intikal vergilerinin belgeli ve belgesiz olarak davalı tarafından ödendiğini, bu işlerin görüşülmesi sırasında davacılardan ... birçok kez babası muris ile davalı şirkete geldiğini ve görüşmelere katıldığını, davalı tarafından yapılan masraflar nedeniyle diğer tüm hissedarlar gibi muris ...'dan senet alındığını ve bu senede ilişkin icra takibi yapıldığını, davacı tarafından sunulan bu belgelerin tamamının tanı bölümünde parkinson hastalığı yazmakta olup, davacı taraf parkinson hastalığının hak ve fiil ehliyetini kaldıran bir hastalık olmadığını bildiğinden iddialarını inandırıcı hale getirmek için Alzheimer ibaresini eklediğini, beyanla davanın reddini, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; Zeytinburnu Belediye kayıtlarında yer alan ve dava dışı ... adına yapılan toplam 150.375,08 TL ödemenin 100.251.- TL'lik kısmının davalı şirketin Halkbank hesaplarından ödendiği, 50.125,02 TL kısmının Şüleyda Şentürk tarafından kredi kartı ile ödendiği tespit edilmiş ise de, davalının senedi talil etmesi nedeniyle ispat külfeti yer değiştirdiği, davalının, ispat yükü değişen davada ödemelerin senet karşılığı yapıldığını yazılı olarak ispatlayamadığı, davalının açıkça yemine de dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul 13. İcra Dairesi'nin 2011/14505 takip sayılı dosyasında ve 06.05.2011 tanzim 10.08.2011 vade tarihli, 150.000.- TL bedelli bonoya ilişkin olmak üzere davacıların borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; davacıların murisinin düzenlediği senette malen kaydı olduğu, mal karşılığı verildiği iddiasının aksine borç karşılığı teminat amacıyla alındığının davalı tarafından beyan edildiğinden ispat yükünün senedin talil edilmesi nedeniyle davalı tarafta olduğu, davalının talil nedeniyle bağlı olarak davalı tarafından 150.000.- TL ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiği ancak dekontlarda davacı murisine yapılan ödeme bulunmadığı, mirasçılardan ...'a yapılan ödemenin muris adına yapıldığı kabul edilse bile ödemenin senet bedelini karşılamadığı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 03.03.2017 T. 2015/2 E. 2017/1 K. sayılı kararı gereğince açıkça yemin deliline dayanılmamış ise dilekçede yer alan sair deliller gibi bir ibare yemin deliline dayanıldığı anlamına gelmeyeceği, davalının cevap dilekçesinin deliller bölümünde açıkça yemin deliline dayanılmadığı ve “ilgili tüm deliller” denildiğinden yemin deliline dayandığının kabul edilemeyeceğin anlaşıldığı, taraflar arasında bir ticari ilişkide mevcut olduğu, davacıların beyanına rağmen murisinin senedin imza tarihinde hukuki ehliyetinin varlığı ve imzanın da kendisinin eli ürünü olduğunun sabit olduğu, davalının alacağı takibe koyduğu için kötü niyetli olduğu kanıtlamadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve davalının elden ödeme yaptığı iddiasını ispatlayamamış olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, takip dayanağı bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacılar, murislerinin keşidecisi olduğu bono nedeniyle borçlu olmadıklarını, murislerinin bono verilmesini gerektirecek mal alımı yapmadığını ileri sürmüş, davalı ise; bononun, davacıların murisinin de maliki olduğu gayrimenkuldeki inşaat işi için taşınmaz malikleriyle yapılan protokoller gereği ilgili taşınmazın vergi ve intikal borçlarının davalı tarafından ödenmesi karşılığında teminat amacıyla alındığını beyan etmiş, davalının dosyaya sunmuş olduğu Kat Karşılığı İnşaat Yapım Protokolü’nde ‘’Arsa hissedarlarından Mehmed Yılmaz’dan yapılacak masraflar karşılığında 150,000 TL’lik teminat senedi almıştır.
Bu sözleşme gereği yerine gelmediği takdirde yapılan harcamalar karşılığında bu 150,000 TL’lik senet hak sahibi olarak Yeşildağ ... Ltd. Şti. tarafından işleme konulabilir. Kat karşılığı sözleşme imzalandığı takdirde teminat senetleri geri iade edilecektir.’’ denildiği, protokolde açıkça belirtildiği üzere, bu protokol gereği yerine getirilmediğinde davalının yaptığı ödemelerin teminatını oluşturmak üzere bonoyu aldığı, cevap dilekçesi ve cevaba cevap dilekçesinde taraf beyanlarından sözleşme konusu kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin ifa edilmediği ve sözleşme gereğinin yerine gelmediği anlaşılmaktadır. Esasen İlk Derece Mahkemesince dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda da, davalının protokol kapsamında bir takım ödemeler yaptığı tespit edilmiş ise de, davalı tarafından protokol kapsamında yapılan ödemelere ilişkin herhangi bir tartışma ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davalının protokolde zikredilen taşınmaz için protokol kapsamında yaptığı ödemelerin ispatı amacıyla dosyaya sunmuş olduğu ödeme belgeleri ve ilgili diğer evrakların incelenerek, davalının protokol kapsamında mezkur taşınmaz için ödeme yapıp yapmadığının tespiti ile ödeme yapılmış ise davacıların murisinin adına yapılan ödeme miktarında davalının alacaklı bulunduğu değerlendirilerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz istemlerinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 23/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/792129100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz