Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4881 E. 2019/6631 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat bonosu↗ malen kaydı↗ talil↗ keşide tarihi↗ yemin deliline dayanma↗ pasif husumet ehliyeti↗ yemin delili↗ lehtar↗ husumet ehliyeti↗ pasif husumet yokluğu↗ yemin↗ ispat yükü↗ pasif husumet↗ keşideci↗ bono↗ husumet yokluğu↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ haksız fiil↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yasal faiz↗ cy/cy kaydı↗ teminat↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın davacıya nakit para verdiği yönündeki iddialarını yazılı delille ispatlayamadığı ve cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmadığı, davacı tarafça da senet karşılığında söz konusu altın takıların teslim edilmediğini yazılı delille ispatlayamadığı, dava dilekçesinde yemin deliline dayanmadığı, davalı ...'a yöneltilen haksız fiil eyleminin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın; davalı ... bakımından, kısmen kabulü ile 57.647,34 TL’nin ödeme tarihi itibariyle tahsiline, davalı ... bakımından, reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... vekili istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın davada pasif husumet ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle davacının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun davalı ... yönünden esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne ve 57.667,34 TL'nin 13/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, teminat bonosunun paraya çevrilmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup davaya konu senet incelendiğinde keşidecisinin davacı, lehtarının davalı ..., keşide tarihinin 10.12.2015, vadesinin ise 10.04.2012 olduğu; yine bono üzerinde, “malen” kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davalı ..., her ne kadar dava konusu bonoya kısmen karşılık olacak şekilde nakit para verdiğini söyleyerek senet metnini talil etmiş ise de; davacının dava dilekçesinde, üzerinde malen kaydı bulunan senedi, teminat bonosu olarak nitelendirerek talilde bulunduğunun anlaşılmasına göre, ispat yükünün davacı tarafa ait olduğu kabul edilip sonuca ulaşılması gerekirken, hatalı değerlendirme yapılarak hüküm kurulması doğru olmamış kararın anılan nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin 2 numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4043 E. 2021/3823 K.
Ortak:talil · ispat yükü · Borçlu olmadığının tespiti
İncelediğiniz karardaDavalı ..., her ne kadar dava konusu «bonoya» kısmen karşılık olacak şekilde nakit para verdiğini söyleyerek senet metnini «talil» etmiş ise de; davacının dava dilekçesinde, üzerinde «malen kaydı» bulunan senedi, «teminat bonosu» olarak nitelendirerek talilde bulunduğunun anlaşılmasına göre, «ispat yükünün» davacı tarafa ait olduğu kabul edilip sonuca ulaşılması gerekirken, hatalı değerlendirme yapılarak hüküm kurulması doğru olmamış kararın anılan nedenle bozulması g …
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «kambiyo senedine» karşı «menfi tespit» isteminin yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği ve «ispat yükünün» davacı üzerinde olduğu, davalı ...'nun senet metnini «talil» mahiyetinde beyanı bulunmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalı ... lehine tazminata karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · kambiyo senedi · kazanılmış hak · menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «kambiyo senedine» karşı «menfi tespit» isteminin yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği ve «ispat yükünün» davacı üzerinde olduğu, davalı ...'nun senet metnini «talil» mahiyetinde beyanı bulunmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalı ... lehine tazminata karar verilmiştir.
Bu husus davacı lehine «usuli kazanılmış hak» oluşturduğundan mahkemece davanın, ... yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken bu davalı yönündende reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3025 E. 2021/2800 K.
Ortak:talil · bono · teminat · Borçlu olmadığının tespiti
İncelediğiniz karardaDavalı ..., her ne kadar dava konusu «bonoya» kısmen karşılık olacak şekilde nakit para verdiğini söyleyerek senet metnini «talil» etmiş ise de; davacının dava dilekçesinde, üzerinde «malen kaydı» bulunan senedi, «teminat bonosu» olarak nitelendirerek talilde bulunduğunun anlaşılmasına göre, «ispat yükünün» davacı tarafa ait olduğu kabul edilip sonuca ulaşılması gerekirken, hatalı değerlendirme yapılarak hüküm kurulması doğru olmamış kararın anılan nedenle bozulması g …
2- Dava, «teminat» bonosunun paraya çevrilmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup davaya konu senet incelendiğinde «keşidecisinin» davacı, «lehtarının» davalı ..., «keşide tarihinin» 10.12.2015, vadesinin ise 10.04.2012 olduğu; yine «bono» üzerinde, “«malen” kaydının» bulunduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, takibe konu malen kayıtlı «bononun» tarafların iddia ve cevaplarıyla «ihdas nedenini» «talil» etmediği, bu durumda davacı tarafın bononun «teminat» amacıyla verildiğini ve «bedelsiz» kaldığını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği, bununla birlikte davacı şirket «temsilcisinin» icrai «haciz» sırasında borcu kabul ettiği, davalının da takibe konu edilen 70.000.-TL dışında borcunun kalmadığını kabul ettiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davacının 270.000.-TL bedelli bonodan dolayı davalıya 200.000.- TL «borçlu olunmadığının tespitine» karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, takibe konu «bononun» malen kayıtlı olarak düzenlendiği dikkate alındığında davacı tarafın bononun «teminat» amacıyla verildiğini ve «bedelsiz» kaldığını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği ancak davacı tarafın buna ilişkin dosyaya yazılı bir delil sunmadığı, davacı şirket yetkilisi olduğu söylenen ...'nın yapılan «haciz» sırasında borcu kabul ettiği, bu kişinin şirket yetkilisi olduğu konusunda da duruşmada davacı vekilinin beyanda bulunduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, davalı vekilinin 06.07.2017 tarihli duruşmada takibe konulan miktar dışında alacaklarının kalmadığını beyan etmesi, davacının davayı açmakta «kötüniyetli» olduğu konusunda dosyada delil olmaması ve «yargılama giderlerinin» kabul edilen miktar üzerinden hesaplandığı, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, «kamu düzenine aykırılık» hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olması gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihdas nedeni · delil değerlendirmesi · borçlu olunmadığının tespiti · kamu düzenine aykırılık · bedelsizlik · kamu düzeni · yargılama gideri · haciz
Benzer bu karardaBölge adliye mahkemesince, takibe konu «bononun» malen kayıtlı olarak düzenlendiği dikkate alındığında davacı tarafın bononun «teminat» amacıyla verildiğini ve «bedelsiz» kaldığını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği ancak davacı tarafın buna ilişkin dosyaya yazılı bir delil sunmadığı, davacı şirket yetkilisi olduğu söylenen ...'nın yapılan «haciz» sırasında borcu kabul ettiği, bu kişinin şirket yetkilisi olduğu konusunda da duruşmada davacı vekilinin beyanda bulunduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, davalı vekilinin 06.07.2017 tarihli duruşmada takibe konulan miktar dışında alacaklarının kalmadığını beyan etmesi, davacının davayı açmakta «kötüniyetli» olduğu konusunda dosyada delil olmaması ve «yargılama giderlerinin» kabul edilen miktar üzerinden hesaplandığı, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, «kamu düzenine aykırılık» hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olması gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir …
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, takibe konu malen kayıtlı «bononun» tarafların iddia ve cevaplarıyla «ihdas nedenini» «talil» etmediği, bu durumda davacı tarafın bononun «teminat» amacıyla verildiğini ve «bedelsiz» kaldığını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği, bununla birlikte davacı şirket «temsilcisinin» icrai «haciz» sırasında borcu kabul ettiği, davalının da takibe konu edilen 70.000.-TL dışında borcunun kalmadığını kabul ettiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davacının 270.000.-TL bedelli bonodan dolayı davalıya 200.000.- TL «borçlu olunmadığının tespitine» karar verilmiştir.
2- Dava, senet tutarı olan 270.000.-TL üzerinden «borçlu olunmadığının tespitine» ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11959 E. 2010/2791 K.
Ortak:malen kaydı · talil · lehtar · ispat yükü · keşideci · bono · cy/cy kaydı · teminat
İncelediğiniz kararda2- Dava, «teminat» bonosunun paraya çevrilmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup davaya konu senet incelendiğinde «keşidecisinin» davacı, «lehtarının» davalı ..., «keşide tarihinin» 10.12.2015, vadesinin ise 10.04.2012 olduğu; yine «bono» üzerinde, “«malen” kaydının» bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davalı ..., her ne kadar dava konusu «bonoya» kısmen karşılık olacak şekilde nakit para verdiğini söyleyerek senet metnini «talil» etmiş ise de; davacının dava dilekçesinde, üzerinde «malen kaydı» bulunan senedi, «teminat bonosu» olarak nitelendirerek talilde bulunduğunun anlaşılmasına göre, «ispat yükünün» davacı tarafa ait olduğu kabul edilip sonuca ulaşılması gerekirken, hatalı değerlendirme yapılarak hüküm kurulması doğru olmamış kararın anılan nedenle bozulması g …
Benzer bu karardaUyuşmazlığa konu «bononun» «lehtarının» davalı, «keşidecisinin» ise davacı bulunduğu, diğer unsurlarının tam olduğu ve "«malen kaydı»" içerdiği hususları tartışmasızdır.
Dava konusu «bono» da "«malen" kaydını» içermektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «isticvaba» rağmen senedin malen alındı ibaresi karşısında davalının bir beyanda bulunmadığı, buna göre «sebebini» «talil» etmiş olduğu, «ispat yükünün» «senedi talil» eden davalıda bulunduğu, «illetten mücerret» borç senedi olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra takibine konulan senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalıya ödenen 28.001,00 YTL’nın ödeme tarihinden itibaren faiziyle tahsiline, «asıl alacak» üzerinden % 40 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:senedin talili · illetten mücerretlik · isticvap · mücerretlik · teminat senedi · karine · kötüniyet tazminatı · kambiyo senedi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «isticvaba» rağmen senedin malen alındı ibaresi karşısında davalının bir beyanda bulunmadığı, buna göre «sebebini» «talil» etmiş olduğu, «ispat yükünün» «senedi talil» eden davalıda bulunduğu, «illetten mücerret» borç senedi olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra takibine konulan senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalıya ödenen 28.001,00 YTL’nın ödeme tarihinden itibaren faiziyle tahsiline, «asıl alacak» üzerinden % 40 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, "bedeli malen ahzolunmuştur" «kaydını» içerecek şekilde düzenlenen bir «kambiyo senedinin» «karine» olarak «teslim» alınan bir mal karşılığında düzenlendiğinin kabulü gerekir.
Ayrıca, senedin «teminat senedi» olduğunu ileri süren de bu iddiasını ispat etmelidir.
Davalı vekili ile «isticvap» edilen davalı asilin senedin bir borç nedeniyle düzenlendiğini beyan etmeleri «talil» niteliğinde olmadığı gibi borcun nedenini açıklamamaları da «ispat yükünün» davalıya geçtiği sonucunu doğurmaz.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3092 E. 2021/3951 K.
Ortak:malen kaydı · talil · ispat yükü · bono · cy/cy kaydı · teminat · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDavalı ..., her ne kadar dava konusu «bonoya» kısmen karşılık olacak şekilde nakit para verdiğini söyleyerek senet metnini «talil» etmiş ise de; davacının dava dilekçesinde, üzerinde «malen kaydı» bulunan senedi, «teminat bonosu» olarak nitelendirerek talilde bulunduğunun anlaşılmasına göre, «ispat yükünün» davacı tarafa ait olduğu kabul edilip sonuca ulaşılması gerekirken, hatalı değerlendirme yapılarak hüküm kurulması doğru olmamış kararın anılan nedenle bozulması g …
2- Dava, «teminat» bonosunun paraya çevrilmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup davaya konu senet incelendiğinde «keşidecisinin» davacı, «lehtarının» davalı ..., «keşide tarihinin» 10.12.2015, vadesinin ise 10.04.2012 olduğu; yine «bono» üzerinde, “«malen” kaydının» bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın davada «pasif husumet ehliyetinin» olmadığı gerekçesiyle davacının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun davalı ... yönünden esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne ve 57.667,34 TL'nin 13/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davanın davalı ... yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBölge adliye mahkemesince, davacının senedin kendisinden «hile» ile alındığını ispatla yükümlü olduğunu, davacının dava konusu senedin davalıya çekeceği kredinin «teminatı» olarak verdiğini davacının bu hususta kendisini kandırdığını, yani senedin kendisinden hile ile alındığı iddiasını kanıtlayamadığını, senette «malen kaydı» bulunduğu, davalı senedin kira alacağına istinaden düzenlendiğini iddia ettiğinden senette malen kaydının bulunması «senedin talili» niteliğinde olmadığı, bonodaki malen kaydının davalının senedin kira bedeli karşılığı düzenlendiği iddiası ile uyuştuğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf taleb …
Davalının beyanı “«malen” kaydı» bulunan «bononun» «talili» niteliğindedir.
… emece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, her ne kadar kambiyo senetleri sebepten soyut olsa da alacağın kaynağının 90'lı yıllardaki kira alacağı ve bunun «gecikme tazminatı» olduğu davalı tarafça dile getirilmiş fakat bu alacak talebinin, yakın akrabalar arasında olması ve yaklaşık 15-20 yıl sonra istenmesi MK m.2 ve m.3'e uygun görülmemiş, kira alacağının varlığı yönünde araştırma yapılmasına bu nedenle gerek duyulmamış, yine «malen kaydının» varlığına rağmen senedin kaynağının farklı bir «kira ilişkisinden kaynaklandığı» ifade edilmesi çelişkili görülmüş, aile içinde sonradan ortaya çıkan «husumet» nedeni ile senedin takibe konulduğu kanaati ile TTK, HMK, İİK, BK ve MK normları da dikkate alınarak davalı alacaklının alacağın varlığını ispatlayamadığı gerekçes …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:senedin talili · kira ilişkisinden kaynaklanan dava · gecikme tazminatı · kira ilişkisi · delillerin toplanmaması · hile · kambiyo senedi
Benzer bu kararda… emece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, her ne kadar kambiyo senetleri sebepten soyut olsa da alacağın kaynağının 90'lı yıllardaki kira alacağı ve bunun «gecikme tazminatı» olduğu davalı tarafça dile getirilmiş fakat bu alacak talebinin, yakın akrabalar arasında olması ve yaklaşık 15-20 yıl sonra istenmesi MK m.2 ve m.3'e uygun görülmemiş, kira alacağının varlığı yönünde araştırma yapılmasına bu nedenle gerek duyulmamış, yine «malen kaydının» varlığına rağmen senedin kaynağının farklı bir «kira ilişkisinden kaynaklandığı» ifade edilmesi çelişkili görülmüş, aile içinde sonradan ortaya çıkan «husumet» nedeni ile senedin takibe konulduğu kanaati ile TTK, HMK, İİK, BK ve MK normları da dikkate alınarak davalı alacaklının alacağın varlığını ispatlayamadığı gerekçes …
Bölge adliye mahkemesince, davacının senedin kendisinden «hile» ile alındığını ispatla yükümlü olduğunu, davacının dava konusu senedin davalıya çekeceği kredinin «teminatı» olarak verdiğini davacının bu hususta kendisini kandırdığını, yani senedin kendisinden hile ile alındığı iddiasını kanıtlayamadığını, senette «malen kaydı» bulunduğu, davalı senedin kira alacağına istinaden düzenlendiğini iddia ettiğinden senette malen kaydının bulunması «senedin talili» niteliğinde olmadığı, bonodaki malen kaydının davalının senedin kira bedeli karşılığı düzenlendiği iddiası ile uyuştuğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf taleb …
Dava «kambiyo senedine» dayalı olarak başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
Mahkemece «ispat yükünün» davalıda olduğu gözetilerek davalının bu konudaki «delilleri toplanıp» sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilip davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4881 E. , 2019/6631 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12/10/2017 tarih ve 2015/229 E.- 2017/755 K. sayılı kararın davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin reddine-kısmen kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 10/07/2018 tarih ve 2017/2144 E.- 2018/1193 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin eski gelini olan davalıya, oğlu Alpay Yüceyüksel'in evlilik birliğinde davalı ...'a iyi davranacağının teminatı olarak 10/12/2005 tarih, 10/04/2012 vadeli 50.000,00 TL bedelli bir adet bono düzenleyerek davalı ...'a emanet olarak verdiğini, davacının oğlu ile gelininin boşandıklarını, davalı tarafın teminat olarak verilen bonoyu üçüncü kişiye devrederek icra takibi yaptırdıklarını, oysa bononun teminat için verilip bedelsiz olduğunu ileri sürerek, icra takibine konu bono nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitini, takip nedeniyle davacının takip başlatan üçüncü kişilere ödeme yapmak zorunda kalması halinde, davaya istirdat davası olarak devam edilip üçüncü kişiye ödemek zorunda kalınan bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., 2005 yılında eski eşi Alpay Yüceyüksel ile kayınpederi olan davacının birlikte işlettikleri hırdavat dükkanı nedeniyle ekonomik sıkıntı yaşadıklarını, kendisine düğünde takılan altın takılarını bozdurarak ve bir miktarda kendi ailesinden aldığı nakit parayı davacı kayınpederine verdiğini, karşılığında davacının davaya konu senedi düzenleyerek teslim ettiğini, kendisinin davacının oğlundan boşanırken ziynet eşyası talebinde bulunmadığını, zira ziynet eşyalarının bozdurularak davacıya senet karşılığında verilmiş olduğunu, bonoda teminat kaydı olmadığını, ispat yükünün davacıya düştüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacının açtığı istirdat davasının icra takibinin alacaklısı olan dava dışı alacaklıya açılması gerektiğini, davalı yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, zira davaya konu senet kapsamında davalı ...'ın hiçbir ilgisi olmadığını, davaya konu senedin kambiyo senedi vasfını taşıdığını, teminat olduğuna ilişkin hiçbir kayıt olmadığını, davalı ... tarafından davacıya verilen altın takıları ve bir miktar paraya karşılık senedin tanzim edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın davacıya nakit para verdiği yönündeki iddialarını yazılı delille ispatlayamadığı ve cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmadığı, davacı tarafça da senet karşılığında söz konusu altın takıların teslim edilmediğini yazılı delille ispatlayamadığı, dava dilekçesinde yemin deliline dayanmadığı, davalı ...'a yöneltilen haksız fiil eyleminin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın; davalı ... bakımından, kısmen kabulü ile 57.647,34 TL’nin ödeme tarihi itibariyle tahsiline, davalı ... bakımından, reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... vekili istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın davada pasif husumet ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle davacının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun davalı ... yönünden esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne ve 57.667,34 TL'nin 13/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, teminat bonosunun paraya çevrilmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup davaya konu senet incelendiğinde keşidecisinin davacı, lehtarının davalı ..., keşide tarihinin 10.12.2015, vadesinin ise 10.04.2012 olduğu; yine bono üzerinde, “malen” kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davalı ..., her ne kadar dava konusu bonoya kısmen karşılık olacak şekilde nakit para verdiğini söyleyerek senet metnini talil etmiş ise de; davacının dava dilekçesinde, üzerinde malen kaydı bulunan senedi, teminat bonosu olarak nitelendirerek talilde bulunduğunun anlaşılmasına göre, ispat yükünün davacı tarafa ait olduğu kabul edilip sonuca ulaşılması gerekirken, hatalı değerlendirme yapılarak hüküm kurulması doğru olmamış kararın anılan nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin 2 numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numuralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin (2) numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'tan alınmasına, 23/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/547568900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz