Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8450 E. 2015/5664 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nakden kaydı↗ talil↗ lehdar↗ ispat külfeti↗ ispat yükü↗ keşideci↗ protokol↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, kural olarak ispat yükünün davacıya ait olduğu, davalının takibe konu senedin protokolde belirtilen senet olmayıp müvekkili tarafından verilen borç para karşılığı düzenlendiğini savunduğu, böylelikle senedin düzenleme sebebini talil etmiş olduğu ve ispat külfetinin yer değiştirdiği, bu durumda borç para verdiğini davalının kanıtlamasının gerekeceği, davacının davalıya borçlu olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, keşideci davacının lehdar olan davalıya dava konusu kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti, senedin iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık ispat külfetinin hangi tarafa ait olduğu noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, davalının savunmasından hareketle senedin düzenleme sebebini talil etmiş olduğu ve ispat yükünün yer değiştirdiği, bu bağlamda ispat yükünün davalıda olduğu gerekçesiyle, davacının davalıya borçlu olmadığı sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davalının savunmasından hareketle dava konusu senedin düzenleme sebebinin talil edilmiş olduğu sonucuna varılamayacağı aşikar olup, senedin dahi "nakden" kaydı ile düzenlenmesi karşısında ispat yükünün davacıda olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda ispat yükünün ilke olarak davacıda olduğu kabul edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yanlış ilkeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4043 E. 2021/3823 K.
Ortak:talil · ispat yükü
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, kural olarak «ispat yükünün» davacıya ait olduğu, davalının takibe konu senedin «protokolde» belirtilen senet olmayıp müvekkili tarafından verilen borç para karşılığı düzenlendiğini savunduğu, böylelikle senedin düzenleme «sebebini» «talil» etmiş olduğu ve «ispat külfetinin» yer değiştirdiği, bu durumda borç para verdiğini davalının kanıtlamasının gerekeceği, davacının davalıya borçlu olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın ka …
Dava, «keşideci» davacının «lehdar» olan davalıya dava konusu kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti, senedin iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık «ispat külfetinin» hangi tarafa ait olduğu noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, davalının savunmasından hareketle senedin düzenleme «sebebini» «talil» etmiş olduğu ve «ispat yükünün» yer değiştirdiği, bu bağlamda ispat yükünün davalıda olduğu gerekçesiyle, davacının davalıya borçlu olmadığı sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davalının savunmasından hareketle dava konusu senedin düzenleme «sebebinin» «talil» edilmiş olduğu sonucuna varılamayacağı aşikar olup, senedin dahi "«nakden" kaydı» ile düzenlenmesi karşısında «ispat yükünün» davacıda olduğunun kabulü gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «kambiyo senedine» karşı «menfi tespit» isteminin yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği ve «ispat yükünün» davacı üzerinde olduğu, davalı ...'nun senet metnini «talil» mahiyetinde beyanı bulunmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalı ... lehine tazminata karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · kambiyo senedi · kazanılmış hak · menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «kambiyo senedine» karşı «menfi tespit» isteminin yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği ve «ispat yükünün» davacı üzerinde olduğu, davalı ...'nun senet metnini «talil» mahiyetinde beyanı bulunmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalı ... lehine tazminata karar verilmiştir.
Bu husus davacı lehine «usuli kazanılmış hak» oluşturduğundan mahkemece davanın, ... yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken bu davalı yönündende reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4303 E. 2011/15963 K.
Ortak:ispat külfeti · keşideci
İncelediğiniz karardaDava, «keşideci» davacının «lehdar» olan davalıya dava konusu kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti, senedin iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık «ispat külfetinin» hangi tarafa ait olduğu noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, davalının savunmasından hareketle senedin düzenleme «sebebini» «talil» etmiş olduğu ve «ispat yükünün» yer değiştirdiği, bu bağlamda ispat yükünün davalıda olduğu gerekçesiyle, davacının davalıya borçlu olmadığı sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, kural olarak «ispat yükünün» davacıya ait olduğu, davalının takibe konu senedin «protokolde» belirtilen senet olmayıp müvekkili tarafından verilen borç para karşılığı düzenlendiğini savunduğu, böylelikle senedin düzenleme «sebebini» «talil» etmiş olduğu ve «ispat külfetinin» yer değiştirdiği, bu durumda borç para verdiğini davalının kanıtlamasının gerekeceği, davacının davalıya borçlu olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın ka …
Benzer bu karardaDava, TTK' nun 72 nci maddesi uyarınca «çek» «keşidecisinin» açmış olduğu «istirdat davası» olup, davacı, «çek hamili» olan davalının İcra Hukuk Mahkemesi' ne verdiği dilekçede çeki «ticari satım» nedeniyle aldığını savunduğunu ve bu savunmasını ispat etmesi gerektiğini iddia etmiş, mahkemece de «ispat külfeti» davalıya yüklenerek satım ilişkisini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, «çek» bir ödeme aracı olduğundan işbu davada «ispat külfeti» keşide ettiği çek nedeniyle borçlu olmadığını iddia eden davacıda olup, davalının çekin ne suretle «hamili» olduğunu İcra Hukuk Mahkemesinde açıklamış olması nedeniyle ispat külfeti yer değiştirmez.
Bu nedenle, «ispat külfeti» ters çevrilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek hamili · istirdat davası · ticari satım · kambiyo senedi · reeskont faizi · hamil · istirdat · çek
Benzer bu karardaDava, TTK' nun 72 nci maddesi uyarınca «çek» «keşidecisinin» açmış olduğu «istirdat davası» olup, davacı, «çek hamili» olan davalının İcra Hukuk Mahkemesi' ne verdiği dilekçede çeki «ticari satım» nedeniyle aldığını savunduğunu ve bu savunmasını ispat etmesi gerektiğini iddia etmiş, mahkemece de «ispat külfeti» davalıya yüklenerek satım ilişkisini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, «çek» bir ödeme aracı olduğundan işbu davada «ispat külfeti» keşide ettiği çek nedeniyle borçlu olmadığını iddia eden davacıda olup, davalının çekin ne suretle «hamili» olduğunu İcra Hukuk Mahkemesinde açıklamış olması nedeniyle ispat külfeti yer değiştirmez.
… şi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekili tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının kabul edildiği ancak bu konuda her hangi bir delilin «ibraz» edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 98.000 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve % 40 «icra inkar tazminatı» alacağı miktarı olan 39.200 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kural olarak, «kambiyo senedine» dayalı olarak hak iddia eden kişinin ayrıca, kambiyo senedinden kaynaklanan alacağının varlığını kanıtlaması gerekmez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7718 E. 2015/9171 K.
Ortak:talil · ispat külfeti · keşideci
İncelediğiniz karardaDava, «keşideci» davacının «lehdar» olan davalıya dava konusu kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti, senedin iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık «ispat külfetinin» hangi tarafa ait olduğu noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, davalının savunmasından hareketle senedin düzenleme «sebebini» «talil» etmiş olduğu ve «ispat yükünün» yer değiştirdiği, bu bağlamda ispat yükünün davalıda olduğu gerekçesiyle, davacının davalıya borçlu olmadığı sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, kural olarak «ispat yükünün» davacıya ait olduğu, davalının takibe konu senedin «protokolde» belirtilen senet olmayıp müvekkili tarafından verilen borç para karşılığı düzenlendiğini savunduğu, böylelikle senedin düzenleme «sebebini» «talil» etmiş olduğu ve «ispat külfetinin» yer değiştirdiği, bu durumda borç para verdiğini davalının kanıtlamasının gerekeceği, davacının davalıya borçlu olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın ka …
Oysa, davalının savunmasından hareketle dava konusu senedin düzenleme «sebebinin» «talil» edilmiş olduğu sonucuna varılamayacağı aşikar olup, senedin dahi "«nakden" kaydı» ile düzenlenmesi karşısında «ispat yükünün» davacıda olduğunun kabulü gerekir.
Benzer bu karardaA.. arasındaki gerçekleşmesine rağmen «bonoda» davalı B.A.'ın imzasının olduğunu, davacı tarafından bononun tapudaki satış nedeniyle düzenlendiği ileri sürüldüğünden bononun «ihdas nedeninin» «talil» edildiği, «senedi talil» eden davacının ispat yükünü üzerine aldığı ve borcun varlığı hususunda ispat yükünü yerine getiremediği, «temel borç ilişkisinin» taşınmaz satışından kaynaklanması nedeniyle davalı B..
1-Asıl ve birleşen dava, taşınmaz satışı esnasında davalılar tarafından davacıya verilen «bono» bedelinin veya taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece bono kesidecisi davalı B.A. 'a açılan davanın, davacının «senedi talil» ederek ispat yükünü üzerine aldığı ve davacının borcun varlığını ispat edemediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Ancak taraflar arasındaki ilişkinin taşınmaz satışından kaynaklandığı, «bononun» «keşidecisinin» davalı B..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:senedin talili · temel borç ilişkisi · ihdas nedeni · tefrik · satım sözleşmesi · bono
Benzer bu karardaA.. arasındaki gerçekleşmesine rağmen «bonoda» davalı B.A.'ın imzasının olduğunu, davacı tarafından bononun tapudaki satış nedeniyle düzenlendiği ileri sürüldüğünden bononun «ihdas nedeninin» «talil» edildiği, «senedi talil» eden davacının ispat yükünü üzerine aldığı ve borcun varlığı hususunda ispat yükünü yerine getiremediği, «temel borç ilişkisinin» taşınmaz satışından kaynaklanması nedeniyle davalı B..
1-Asıl ve birleşen dava, taşınmaz satışı esnasında davalılar tarafından davacıya verilen «bono» bedelinin veya taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece bono kesidecisi davalı B.A. 'a açılan davanın, davacının «senedi talil» ederek ispat yükünü üzerine aldığı ve davacının borcun varlığını ispat edemediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
A.. yönünden ise açılan davanın «tefrikine» karar verilmiştir.
Ancak taraflar arasındaki ilişkinin taşınmaz satışından kaynaklandığı, «bononun» «keşidecisinin» davalı B..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/8450 E. , 2015/5664 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.07.2013 tarih ve 2012/321-2013/444 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.04.2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 06/03/2010 tarihli yazılı protokol ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı... Turizm Ticaret A.Ş. Şirketini ortakları...-...-...-... ve ...'ten satın aldığını, bu sözleşme gereğince 250.000,00 TL nakit (günlü çekle) olarak şirket ortaklarına verildiğini ve adları geçen ortakların müvekkilini ibra ettiklerini, satış bedelinin geriye kalan 1.650.000,00 TL'lık kısmı için 15/09/2010 günlü 250.000,00 TL, 15/12/2010 günlü 250.000,00 TL, 15/03/2011 günlü 250.000,00 TL, 15/06/2011 günlü 250.000,00 TL, 15/09/2011 günlü 250.000,00 TL, 15/12/2011 günlü 250.000,00 TL, 15/03/2012 günlü 150.000,00 TL bedelli senetler hazırlanarak satış işlemlerini yürüten ve ortakları temsil eden ...'a arkalarına ciro edilemez şerhi düşülerek teslim edildiğini, ...'ın isteği üzerine senetlerin lehtar hanesine isim yazılmadığını, dava dilekçesi ekinde belirtilen 5 adet senedin sözleşme koşullarına uygun olarak...
tarafından elden müvekkiline getirildiğini ve nakden tahsil edildiğini, bu senetlerden iki tanesinin sözleşme koşullarına, kayıtlara ve ciro yasağına aykırı olarak doldurularak ve elden tahsili yoluna gidilmeden hukuka aykırı şekilde başka şahıslarca tahsil edilmek istendiğini, 15/09/2011 vadeli senedin...tarafından lehtar hanesine kendi adı ve yetki kısmı da ... olarak yazılmak sureti ile tahsile konulduğunu, 15/06/2011 vadeli 250.000,00 TL bedelli senetle ... İcra Müdürlüğü'nün 2011/1150 sayılı dosyasından takibe geçildiğini ileri sürerek, 15/06/2011 vadeli 250.000,00 TL bedelli senetten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve senedin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddia edilen protokole konu senetler ile dava konusu senedin aynı senet olmadığını, menfi tespit davasında genel ispat kuralı olarak herkesin iddiasını ispat etmekle yükümlü olacağını savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, kural olarak ispat yükünün davacıya ait olduğu, davalının takibe konu senedin protokolde belirtilen senet olmayıp müvekkili tarafından verilen borç para karşılığı düzenlendiğini savunduğu, böylelikle senedin düzenleme sebebini talil etmiş olduğu ve ispat külfetinin yer değiştirdiği, bu durumda borç para verdiğini davalının kanıtlamasının gerekeceği, davacının davalıya borçlu olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, keşideci davacının lehdar olan davalıya dava konusu kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti, senedin iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık ispat külfetinin hangi tarafa ait olduğu noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, davalının savunmasından hareketle senedin düzenleme sebebini talil etmiş olduğu ve ispat yükünün yer değiştirdiği, bu bağlamda ispat yükünün davalıda olduğu gerekçesiyle, davacının davalıya borçlu olmadığı sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davalının savunmasından hareketle dava konusu senedin düzenleme sebebinin talil edilmiş olduğu sonucuna varılamayacağı aşikar olup, senedin dahi "nakden" kaydı ile düzenlenmesi karşısında ispat yükünün davacıda olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda ispat yükünün ilke olarak davacıda olduğu kabul edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yanlış ilkeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/395792100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz