6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8450 E. 2015/5664 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nakden kaydı talil lehdar ispat külfeti ispat yükü keşideci protokol dava sebebi cy/cy kaydı

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, kural olarak ispat yükünün davacıya ait olduğu, davalının takibe konu senedin protokolde belirtilen senet olmayıp müvekkili tarafından verilen borç para karşılığı düzenlendiğini savunduğu, böylelikle senedin düzenleme sebebini talil etmiş olduğu ve ispat külfetinin yer değiştirdiği, bu durumda borç para verdiğini davalının kanıtlamasının gerekeceği, davacının davalıya borçlu olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, keşideci davacının lehdar olan davalıya dava konusu kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti, senedin iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık ispat külfetinin hangi tarafa ait olduğu noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, davalının savunmasından hareketle senedin düzenleme sebebini talil etmiş olduğu ve ispat yükünün yer değiştirdiği, bu bağlamda ispat yükünün davalıda olduğu gerekçesiyle, davacının davalıya borçlu olmadığı sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

Oysa, davalının savunmasından hareketle dava konusu senedin düzenleme sebebinin talil edilmiş olduğu sonucuna varılamayacağı aşikar olup, senedin dahi "nakden" kaydı ile düzenlenmesi karşısında ispat yükünün davacıda olduğunun kabulü gerekir.

Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda ispat yükünün ilke olarak davacıda olduğu kabul edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yanlış ilkeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Borçlu olmadığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4043 E. 2021/3823 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek ile ödeme

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4303 E. 2011/15963 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak | İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7718 E. 2015/9171 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/8450 E.  ,  2015/5664 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.07.2013 tarih ve 2012/321-2013/444 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.04.2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 06/03/2010 tarihli yazılı protokol ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı... Turizm Ticaret A.Ş. Şirketini ortakları...-...-...-... ve ...'ten satın aldığını, bu sözleşme gereğince 250.000,00 TL nakit (günlü çekle) olarak şirket ortaklarına verildiğini ve adları geçen ortakların müvekkilini ibra ettiklerini, satış bedelinin geriye kalan 1.650.000,00 TL'lık kısmı için 15/09/2010 günlü 250.000,00 TL, 15/12/2010 günlü 250.000,00 TL, 15/03/2011 günlü 250.000,00 TL, 15/06/2011 günlü 250.000,00 TL, 15/09/2011 günlü 250.000,00 TL, 15/12/2011 günlü 250.000,00 TL, 15/03/2012 günlü 150.000,00 TL bedelli senetler hazırlanarak satış işlemlerini yürüten ve ortakları temsil eden ...'a arkalarına ciro edilemez şerhi düşülerek teslim edildiğini, ...'ın isteği üzerine senetlerin lehtar hanesine isim yazılmadığını, dava dilekçesi ekinde belirtilen 5 adet senedin sözleşme koşullarına uygun olarak...

tarafından elden müvekkiline getirildiğini ve nakden tahsil edildiğini, bu senetlerden iki tanesinin sözleşme koşullarına, kayıtlara ve ciro yasağına aykırı olarak doldurularak ve elden tahsili yoluna gidilmeden hukuka aykırı şekilde başka şahıslarca tahsil edilmek istendiğini, 15/09/2011 vadeli senedin...tarafından lehtar hanesine kendi adı ve yetki kısmı da ... olarak yazılmak sureti ile tahsile konulduğunu, 15/06/2011 vadeli 250.000,00 TL bedelli senetle ... İcra Müdürlüğü'nün 2011/1150 sayılı dosyasından takibe geçildiğini ileri sürerek, 15/06/2011 vadeli 250.000,00 TL bedelli senetten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve senedin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, iddia edilen protokole konu senetler ile dava konusu senedin aynı senet olmadığını, menfi tespit davasında genel ispat kuralı olarak herkesin iddiasını ispat etmekle yükümlü olacağını savunarak, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, kural olarak ispat yükünün davacıya ait olduğu, davalının takibe konu senedin protokolde belirtilen senet olmayıp müvekkili tarafından verilen borç para karşılığı düzenlendiğini savunduğu, böylelikle senedin düzenleme sebebini talil etmiş olduğu ve ispat külfetinin yer değiştirdiği, bu durumda borç para verdiğini davalının kanıtlamasının gerekeceği, davacının davalıya borçlu olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, keşideci davacının lehdar olan davalıya dava konusu kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti, senedin iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık ispat külfetinin hangi tarafa ait olduğu noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, davalının savunmasından hareketle senedin düzenleme sebebini talil etmiş olduğu ve ispat yükünün yer değiştirdiği, bu bağlamda ispat yükünün davalıda olduğu gerekçesiyle, davacının davalıya borçlu olmadığı sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

Oysa, davalının savunmasından hareketle dava konusu senedin düzenleme sebebinin talil edilmiş olduğu sonucuna varılamayacağı aşikar olup, senedin dahi "nakden" kaydı ile düzenlenmesi karşısında ispat yükünün davacıda olduğunun kabulü gerekir.

Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda ispat yükünün ilke olarak davacıda olduğu kabul edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yanlış ilkeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/395792100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.