Borçlu olmadığının tespiti | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4033 E. 2024/403 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
senedin talili↗ bağımsız borç ikrarı↗ senetle ispat zorunluluğu↗ senette tahrifat↗ ihdas nedeni↗ senede karşı senetle ispat↗ malen kaydı↗ talil↗ senetle ispat↗ borç ikrarı↗ tahrifat↗ savunma hakkının kısıtlanması↗ mücerretlik↗ karine↗ savunma hakkı↗ ispat külfeti↗ kâr mahrumiyeti↗ kısıtlılık↗ lehtar↗ ikrar↗ muvafakat↗ ispat yükü↗ keşideci↗ bono↗ taraf ehliyeti↗ havale↗ esastan ret↗ geçersizlik↗ iflas↗ menfi tespit↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çamardı Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/67 E., 2021/113 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkillerinin ... kardeşi olduğunu, davaya konu bonoda borçlu görünen ...'in ise davacı müvekkillerinin ve davalının müteveffa anneleri olduğunu, müvekkilleri aleyhine başlatılan takibin haksız olduğunu, senet tanzim itibari ile yaşı itibariyle bakıma muhtaç olduğunu, davalının ise ... yıllardan bu yana ekonomik zorluklar içerisinde yaşamış borca batık birisi olduğunu, alacaklının annesi olan borçlunun murisle bu denli yüksek bir bedel karşılığı borç doğuracak bir hukuki ve tasarrufi işlemin varlığını davalının ispat etmesi gerektiğini, taraflara kalan mirasın dava konusu senet miktarından çok fazla olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle davalının müvekkilleri mirastan mahrum kılmak için ... bir hukuki ilişkiye dayanmayan bonoyu takibe konu ettiğini, davalı tarafın yine hukuken geçersiz bir bonoya dayanarak bu ... oğlu adına tanzim edilmiş bonoyu takibe konu ettiğini, dava konusu bononun ihdas nedeni malen iken tahrifat ile nakden olarak değiştirildiğini, takibin kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, bononun iptali ile tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; bononun başlı başına mücerret sebepten ayrı borçlanma akdi olduğunu, murisi ...'in akıl sağlığının yerinde olup böyle bir senedi tanzim etme ve borçlanma ehliyetine sahip olduğunu, murisi ...'in senedi kendisine teslim ettiğini, buna ilişkin olarak senedin yedinde olmasının yeterli olduğunu, karşı tarafın senede karşı tanık veya eş değer başka bir kanıt sunmasına muvafakat etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bono bağımsız borç ikrarı içeren bir senet olmakla ispat külfetinin kural olarak davacıların üzerinde olduğu, ancak senedin düzenlenme nedeninin değiştirilmesi olan talil durumunda ispat yükünün davalı alacaklıya geçeceği, 26.11.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu (ATK) raporundaki belirlemelere göre bono üzerine yer ... "malen" ibaresinin harfleri üzerinde değişiklik yapıldığı, bononun ilk düzenlendiği sırada "malen" şeklinde tanzim edildiğinin kabulü gerektiği, senedin ihdas nedeninde tahribat yapılmaya çalışılmış olması ve davalının Mahkememize sunduğu 21.12.2021 havale tarihli dilekçesinde, senedin yapmış olduğu yatırımların bedeli olarak verildiğini belirtmesi karşısında senedin veriliş sebebini talil ettiği, buna göre ispat külfetinin davalı tarafta olduğu, davalı tarafça, annesi olan senet borçlusunun borcunun varlığını kanıtlayacak nitelikte süresi içerisinde bir delile dayanılmadığı ve borcun varlığının usule uygun delille kanıtlanamadığı, ayrıca söz konusu bono nedeni ile murisinin kendisine borçlu olmadığını ... davalının, davacılar aleyhinde haksız ve kötü niyetli olarak takip başlattığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; senede karşı senetle ispat zorunluluğu bulunduğunu, tüm delillerin değerlendirilmediğini, dosya kapsamına göre davanın reddi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip konusu senetteki malen kaydının nakten kaydı ile değiştirilmiş olmasına ve bu durumun senedin talili anlamına gelmesine, böyle bir durumda ise senedin talili dolayısıyla ispat yükünün yer değiştirmesine, ispat yükü üzerinde bulunan davalının dosyaya sunmuş olduğu yazılı/imzalı beyanında senedin düzenlenme nedenine ilişkin olarak (kendisince) ''yapılan yatırımların bedeli'' olarak verildi şeklinde genel, soyut ifadeler kullanmış olmasına ve ilk derece mahkemesinin raporları/delilleri takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ile birlikte kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hukuki dinlenilme ve savunma hakkının kısıtlandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Borçlu ...'in keşideci, davalının lehtar olduğu 20.01.2008 keşide, 25.06.2011 ödeme tarihli ve 500.000,00 TL bedelli senetteki tahrifattan önceki kaydın "malen" olduğu ATK'nın 26.11.2021 tarihli raporu ile belirlenmiştir. Bu durumda dava konusu senedin "malen" sebebine dayalı olarak düzenlendiğinin kabulü gerekmektedir.
2.Davalı ayrıca, dava konusu senet ile aynı tarihli (20.01.2008) belge sunmuştur. Senedi düzenleyen ile davalı arasında imzalanmış olan bu belgede dava konusu senedin düzenlenme sebebi beyan edilmiş olup, buna göre keşideci ...'e ait taşınmaz üzerine davalının yaptırdığı inşaat, tadilat, tamirat harcamalarının karşılığı olarak bu senedin düzenlendiği belirtilmiştir. Bu durumda senedin, keşideciye ait parsel üzerinde davalının "malen" yaptığı inşaatlar için verildiği anlaşılmakta olup, senette de "malen" kaydı bulunduğuna göre davalı senedi talil etmiş değildir.
3.Davalı, senetteki "malen" kaydını talil etmediğine ve senedin "malen" karşılığı verildiği karine olarak kabul edildiğine ve sunulan yazılı belge ile de doğrulandığına göre, bu durumun aksinin davacı tarafça ispatı gerekmektedir. Bu itibarla, mahkemece bu çerçevede bir değerlendirme yapılması gerekirken, davalının senedin veriliş sebebini talil ettiği, bu nedenle ispat külfetinin davalı tarafta olduğu, ancak borcun varlığını usule uygun delille kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3025 E. 2021/2800 K.
Ortak:ihdas nedeni · talil · bono
İncelediğiniz karardaDAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkillerinin ... kardeşi olduğunu, davaya konu «bonoda» borçlu görünen ...'in ise davacı müvekkillerinin ve davalının müteveffa anneleri olduğunu, müvekkilleri aleyhine başlatılan takibin haksız olduğunu, senet tanzim itibari ile yaşı itibariyle bakıma muhtaç olduğunu, davalının ise ... yıllardan bu yana ekonomik zorluklar içerisinde yaşamış borca batık birisi olduğunu, alacaklının annesi olan borçlunun murisle bu denli yüksek bir bedel karşılığı borç doğuracak bir hukuki ve tasarrufi işlemin varlığını davalının ispat etmesi gerektiğini, taraflara kalan mirasın dava konusu senet miktarından çok fazla olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle davalının müvekkilleri mirastan «mahrum» kılmak için ... bir hukuki ilişkiye dayanmayan bonoyu takibe konu ettiğini, davalı tarafın yine hukuken «geçersiz» bir bonoya dayanarak bu ... oğlu adına tanzim edilmiş bonoyu takibe konu ettiğini, dava konusu bononun «ihdas nedeni» malen iken «tahrifat» ile nakden olarak değiştirildiğini, takibin kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, bononun iptali ile tazminat talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «bono» «bağımsız borç ikrarı» içeren bir senet olmakla «ispat külfetinin» kural olarak davacıların üzerinde olduğu, ancak senedin düzenlenme nedeninin değiştirilmesi olan «talil» durumunda «ispat yükünün» davalı alacaklıya geçeceği, 26.11.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu (ATK) raporundaki belirlemelere göre bono üzerine yer ...
"malen" ibaresinin harfleri üzerinde değişiklik yapıldığı, «bononun» ilk düzenlendiği sırada "malen" şeklinde tanzim edildiğinin kabulü gerektiği, senedin ihdas nedeninde tahribat yapılmaya çalışılmış olması ve davalının Mahkememize sunduğu 21.12.2021 «havale» tarihli dilekçesinde, senedin yapmış olduğu yatırımların bedeli olarak verildiğini belirtmesi karşısında senedin veriliş «sebebini» «talil» ettiği, buna göre «ispat külfetinin» davalı tarafta olduğu, davalı tarafça, annesi olan senet borçlusunun borcunun varlığını kanıtlayacak nitelikte süresi içerisinde bir delile dayanılmadığı ve borcun …
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, takibe konu malen kayıtlı «bononun» tarafların iddia ve cevaplarıyla «ihdas nedenini» «talil» etmediği, bu durumda davacı tarafın bononun «teminat» amacıyla verildiğini ve «bedelsiz» kaldığını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği, bununla birlikte davacı şirket «temsilcisinin» icrai «haciz» sırasında borcu kabul ettiği, davalının da takibe konu edilen 70.000.-TL dışında borcunun kalmadığını kabul ettiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davacının 270.000.-TL bedelli bonodan dolayı davalıya 200.000.- TL «borçlu olunmadığının tespitine» karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, takibe konu «bononun» malen kayıtlı olarak düzenlendiği dikkate alındığında davacı tarafın bononun «teminat» amacıyla verildiğini ve «bedelsiz» kaldığını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği ancak davacı tarafın buna ilişkin dosyaya yazılı bir delil sunmadığı, davacı şirket yetkilisi olduğu söylenen ...'nın yapılan «haciz» sırasında borcu kabul ettiği, bu kişinin şirket yetkilisi olduğu konusunda da duruşmada davacı vekilinin beyanda bulunduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, davalı vekilinin 06.07.2017 tarihli duruşmada takibe konulan miktar dışında alacaklarının kalmadığını beyan etmesi, davacının davayı açmakta «kötüniyetli» olduğu konusunda dosyada delil olmaması ve «yargılama giderlerinin» kabul edilen miktar üzerinden hesaplandığı, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, «kamu düzenine aykırılık» hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olması gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil değerlendirmesi · borçlu olunmadığının tespiti · kamu düzenine aykırılık · bedelsizlik · kamu düzeni · yargılama gideri · haciz · kötüniyet
Benzer bu karardaBölge adliye mahkemesince, takibe konu «bononun» malen kayıtlı olarak düzenlendiği dikkate alındığında davacı tarafın bononun «teminat» amacıyla verildiğini ve «bedelsiz» kaldığını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği ancak davacı tarafın buna ilişkin dosyaya yazılı bir delil sunmadığı, davacı şirket yetkilisi olduğu söylenen ...'nın yapılan «haciz» sırasında borcu kabul ettiği, bu kişinin şirket yetkilisi olduğu konusunda da duruşmada davacı vekilinin beyanda bulunduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, davalı vekilinin 06.07.2017 tarihli duruşmada takibe konulan miktar dışında alacaklarının kalmadığını beyan etmesi, davacının davayı açmakta «kötüniyetli» olduğu konusunda dosyada delil olmaması ve «yargılama giderlerinin» kabul edilen miktar üzerinden hesaplandığı, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, «kamu düzenine aykırılık» hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olması gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir …
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, takibe konu malen kayıtlı «bononun» tarafların iddia ve cevaplarıyla «ihdas nedenini» «talil» etmediği, bu durumda davacı tarafın bononun «teminat» amacıyla verildiğini ve «bedelsiz» kaldığını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği, bununla birlikte davacı şirket «temsilcisinin» icrai «haciz» sırasında borcu kabul ettiği, davalının da takibe konu edilen 70.000.-TL dışında borcunun kalmadığını kabul ettiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davacının 270.000.-TL bedelli bonodan dolayı davalıya 200.000.- TL «borçlu olunmadığının tespitine» karar verilmiştir.
2- Dava, senet tutarı olan 270.000.-TL üzerinden «borçlu olunmadığının tespitine» ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6163 E. 2011/5459 K.
Ortak:ihdas nedeni · malen kaydı · talil · ispat külfeti · ispat yükü · bono · cy/cy kaydı · teslim
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «bono» «bağımsız borç ikrarı» içeren bir senet olmakla «ispat külfetinin» kural olarak davacıların üzerinde olduğu, ancak senedin düzenlenme nedeninin değiştirilmesi olan «talil» durumunda «ispat yükünün» davalı alacaklıya geçeceği, 26.11.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu (ATK) raporundaki belirlemelere göre bono üzerine yer ...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip konusu senetteki «malen kaydının» nakten kaydı ile değiştirilmiş olmasına ve bu durumun «senedin talili» anlamına gelmesine, böyle bir durumda ise senedin talili dolayısıyla «ispat yükünün» yer değiştirmesine, ispat yükü üzerinde bulunan davalının dosyaya sunmuş olduğu yazılı/imzalı beyanında senedin düzenlenme nedenine ilişkin olarak (kendisince) ''y …
"malen" ibaresinin harfleri üzerinde değişiklik yapıldığı, «bononun» ilk düzenlendiği sırada "malen" şeklinde tanzim edildiğinin kabulü gerektiği, senedin ihdas nedeninde tahribat yapılmaya çalışılmış olması ve davalının Mahkememize sunduğu 21.12.2021 «havale» tarihli dilekçesinde, senedin yapmış olduğu yatırımların bedeli olarak verildiğini belirtmesi karşısında senedin veriliş «sebebini» «talil» ettiği, buna göre «ispat külfetinin» davalı tarafta olduğu, davalı tarafça, annesi olan senet borçlusunun borcunun varlığını kanıtlayacak nitelikte süresi içerisinde bir delile dayanılmadığı ve borcun …
Benzer bu kararda… ece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının şirketteki hisselerini davacının düzenlediği senetlerden önce devir ettiği, senetlerin «malen kaydı» ile düzenlendiği, davalının 22.7.2008 dilekçesi ile senetlerin davacıya satılan ve «teslim» edilen mücevherat ile ilgili olduğunu beyan ettiği, davalının önce borç para karşılığı verildiğini daha sonra beyanından dönmesine davacının rızasının bulunmadığı, dolayısıyla davalının bonoların «ihdas nedenini» «talil» ettiği, bu durumda «ispat yükü» kendisinde olan davalının borcun varlığını ve malın teslim alındığını ispat etmesi gerektiği halde ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 52.500 YTL’nın davalıdan tahsiline, «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, İİK'nun 72. maddesi uyarınca açılan menfi tesbit ve «istirdat» istemine ilişkin olup, dava konusu «bonolarda» «malen kaydı» mevcuttur.
Bu durumda davalının senetlerin nakit karşılığı verildiği konusunda savunması olmadığından bonoların «ihdas nedeni» «talil» edilmemiş olup, MK'nun 6. maddesi uyarınca «ispat külfeti» davacıda olup, yer değiştirmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket hisse devri · delillerin toplanmaması · kötüniyet tazminatı · ara karar · hisse devri · istirdat · limited şirket · kötüniyet
Benzer bu karardaDavacı, dava dilekçesinde davaya konu bonoların «limited şirket hisse devri» nedeniyle verildiğini ileri sürmüş, davalı ise bu iddiayı kabul etmeyerek cevap dilekçesinde bonoların, davacının borcu nedeniyle alındığını savunarak, borcun nakit yada mal karşılığı olduğunu açıklamamıştır.
… ece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının şirketteki hisselerini davacının düzenlediği senetlerden önce devir ettiği, senetlerin «malen kaydı» ile düzenlendiği, davalının 22.7.2008 dilekçesi ile senetlerin davacıya satılan ve «teslim» edilen mücevherat ile ilgili olduğunu beyan ettiği, davalının önce borç para karşılığı verildiğini daha sonra beyanından dönmesine davacının rızasının bulunmadığı, dolayısıyla davalının bonoların «ihdas nedenini» «talil» ettiği, bu durumda «ispat yükü» kendisinde olan davalının borcun varlığını ve malın teslim alındığını ispat etmesi gerektiği halde ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 52.500 YTL’nın davalıdan tahsiline, «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, İİK'nun 72. maddesi uyarınca açılan menfi tesbit ve «istirdat» istemine ilişkin olup, dava konusu «bonolarda» «malen kaydı» mevcuttur.
Mahkemenin 05.06.2008 tarihli «ara» kararı sonrasında davalı vekili tarafından verilen 22.07.2008 tarihli dilekçe ile bonoların, müvekkili tarafından davacıya satılan ve «teslim» edilen mücevherat karşılığı olarak verildiğini beyan etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11959 E. 2010/2791 K.
Ortak:senedin talili · malen kaydı · talil · mücerretlik · karine · lehtar · ispat yükü · keşideci
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip konusu senetteki «malen kaydının» nakten kaydı ile değiştirilmiş olmasına ve bu durumun «senedin talili» anlamına gelmesine, böyle bir durumda ise senedin talili dolayısıyla «ispat yükünün» yer değiştirmesine, ispat yükü üzerinde bulunan davalının dosyaya sunmuş olduğu yazılı/imzalı beyanında senedin düzenlenme nedenine ilişkin olarak (kendisince) ''y …
Bu durumda senedin, «keşideciye» ait parsel üzerinde davalının "malen" yaptığı inşaatlar için verildiği anlaşılmakta olup, senette de "«malen" kaydı» bulunduğuna göre davalı «senedi talil» etmiş değildir.
3.Davalı, senetteki "«malen" kaydını» «talil» etmediğine ve senedin "malen" karşılığı verildiği «karine» olarak kabul edildiğine ve sunulan yazılı belge ile de doğrulandığına göre, bu durumun aksinin davacı tarafça ispatı gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «isticvaba» rağmen senedin malen alındı ibaresi karşısında davalının bir beyanda bulunmadığı, buna göre «sebebini» «talil» etmiş olduğu, «ispat yükünün» «senedi talil» eden davalıda bulunduğu, «illetten mücerret» borç senedi olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra takibine konulan senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalıya ödenen 28.001,00 YTL’nın ödeme tarihinden itibaren faiziyle tahsiline, «asıl alacak» üzerinden % 40 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa konu «bononun» «lehtarının» davalı, «keşidecisinin» ise davacı bulunduğu, diğer unsurlarının tam olduğu ve "«malen kaydı»" içerdiği hususları tartışmasızdır.
Davalı vekili ile «isticvap» edilen davalı asilin senedin bir borç nedeniyle düzenlendiğini beyan etmeleri «talil» niteliğinde olmadığı gibi borcun nedenini açıklamamaları da «ispat yükünün» davalıya geçtiği sonucunu doğurmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illetten mücerretlik · isticvap · teminat senedi · kötüniyet tazminatı · kambiyo senedi · taşıma sözleşmesi · asıl alacak · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «isticvaba» rağmen senedin malen alındı ibaresi karşısında davalının bir beyanda bulunmadığı, buna göre «sebebini» «talil» etmiş olduğu, «ispat yükünün» «senedi talil» eden davalıda bulunduğu, «illetten mücerret» borç senedi olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra takibine konulan senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalıya ödenen 28.001,00 YTL’nın ödeme tarihinden itibaren faiziyle tahsiline, «asıl alacak» üzerinden % 40 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalının «kötüniyet tazminatına» yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Davacı vekili, «bononun» müvekkili tarafından davalının ortağı firmayla yapılan «taşıma sözleşmesinin» «teminatı» olarak verildiğini, edimini yerine getirdiğini, davalıyla bir ilişkisinin olmadığını iddia etmiştir.
Ancak, "bedeli malen ahzolunmuştur" «kaydını» içerecek şekilde düzenlenen bir «kambiyo senedinin» «karine» olarak «teslim» alınan bir mal karşılığında düzenlendiğinin kabulü gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4033 E. , 2024/403 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/802 Esas, 2022/817 Karar
DAVACILAR 1....
2.... vekilleri Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Çamardı Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2014/67 E., 2021/113 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkillerinin ... kardeşi olduğunu, davaya konu bonoda borçlu görünen ...'in ise davacı müvekkillerinin ve davalının müteveffa anneleri olduğunu, müvekkilleri aleyhine başlatılan takibin haksız olduğunu, senet tanzim itibari ile yaşı itibariyle bakıma muhtaç olduğunu, davalının ise ... yıllardan bu yana ekonomik zorluklar içerisinde yaşamış borca batık birisi olduğunu, alacaklının annesi olan borçlunun murisle bu denli yüksek bir bedel karşılığı borç doğuracak bir hukuki ve tasarrufi işlemin varlığını davalının ispat etmesi gerektiğini, taraflara kalan mirasın dava konusu senet miktarından çok fazla olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle davalının müvekkilleri mirastan mahrum kılmak için ...
bir hukuki ilişkiye dayanmayan bonoyu takibe konu ettiğini, davalı tarafın yine hukuken geçersiz bir bonoya dayanarak bu ... oğlu adına tanzim edilmiş bonoyu takibe konu ettiğini, dava konusu bononun ihdas nedeni malen iken tahrifat ile nakden olarak değiştirildiğini, takibin kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, bononun iptali ile tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; bononun başlı başına mücerret sebepten ayrı borçlanma akdi olduğunu, murisi ...'in akıl sağlığının yerinde olup böyle bir senedi tanzim etme ve borçlanma ehliyetine sahip olduğunu, murisi ...'in senedi kendisine teslim ettiğini, buna ilişkin olarak senedin yedinde olmasının yeterli olduğunu, karşı tarafın senede karşı tanık veya eş değer başka bir kanıt sunmasına muvafakat etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bono bağımsız borç ikrarı içeren bir senet olmakla ispat külfetinin kural olarak davacıların üzerinde olduğu, ancak senedin düzenlenme nedeninin değiştirilmesi olan talil durumunda ispat yükünün davalı alacaklıya geçeceği, 26.11.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu (ATK) raporundaki belirlemelere göre bono üzerine yer ... "malen" ibaresinin harfleri üzerinde değişiklik yapıldığı, bononun ilk düzenlendiği sırada "malen" şeklinde tanzim edildiğinin kabulü gerektiği, senedin ihdas nedeninde tahribat yapılmaya çalışılmış olması ve davalının Mahkememize sunduğu 21.12.2021 havale tarihli dilekçesinde, senedin yapmış olduğu yatırımların bedeli olarak verildiğini belirtmesi karşısında senedin veriliş sebebini talil ettiği, buna göre ispat külfetinin davalı tarafta olduğu, davalı tarafça, annesi olan senet borçlusunun borcunun varlığını kanıtlayacak nitelikte süresi içerisinde bir delile dayanılmadığı ve borcun varlığının usule uygun delille kanıtlanamadığı, ayrıca söz konusu bono nedeni ile murisinin kendisine borçlu olmadığını ...
davalının, davacılar aleyhinde haksız ve kötü niyetli olarak takip başlattığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; senede karşı senetle ispat zorunluluğu bulunduğunu, tüm delillerin değerlendirilmediğini, dosya kapsamına göre davanın reddi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip konusu senetteki malen kaydının nakten kaydı ile değiştirilmiş olmasına ve bu durumun senedin talili anlamına gelmesine, böyle bir durumda ise senedin talili dolayısıyla ispat yükünün yer değiştirmesine, ispat yükü üzerinde bulunan davalının dosyaya sunmuş olduğu yazılı/imzalı beyanında senedin düzenlenme nedenine ilişkin olarak (kendisince) ''yapılan yatırımların bedeli'' olarak verildi şeklinde genel, soyut ifadeler kullanmış olmasına ve ilk derece mahkemesinin raporları/delilleri takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ile birlikte kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hukuki dinlenilme ve savunma hakkının kısıtlandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Borçlu ...'in keşideci, davalının lehtar olduğu 20.01.2008 keşide, 25.06.2011 ödeme tarihli ve 500.000,00 TL bedelli senetteki tahrifattan önceki kaydın "malen" olduğu ATK'nın 26.11.2021 tarihli raporu ile belirlenmiştir. Bu durumda dava konusu senedin "malen" sebebine dayalı olarak düzenlendiğinin kabulü gerekmektedir.
2.Davalı ayrıca, dava konusu senet ile aynı tarihli (20.01.2008) belge sunmuştur. Senedi düzenleyen ile davalı arasında imzalanmış olan bu belgede dava konusu senedin düzenlenme sebebi beyan edilmiş olup, buna göre keşideci ...'e ait taşınmaz üzerine davalının yaptırdığı inşaat, tadilat, tamirat harcamalarının karşılığı olarak bu senedin düzenlendiği belirtilmiştir. Bu durumda senedin, keşideciye ait parsel üzerinde davalının "malen" yaptığı inşaatlar için verildiği anlaşılmakta olup, senette de "malen" kaydı bulunduğuna göre davalı senedi talil etmiş değildir.
3.Davalı, senetteki "malen" kaydını talil etmediğine ve senedin "malen" karşılığı verildiği karine olarak kabul edildiğine ve sunulan yazılı belge ile de doğrulandığına göre, bu durumun aksinin davacı tarafça ispatı gerekmektedir. Bu itibarla, mahkemece bu çerçevede bir değerlendirme yapılması gerekirken, davalının senedin veriliş sebebini talil ettiği, bu nedenle ispat külfetinin davalı tarafta olduğu, ancak borcun varlığını usule uygun delille kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016912000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz