İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1173 E. 2022/3754 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 200↗ açık muvafakat↗ senetle ispat↗ tanık beyanı↗ ticari satım↗ ikrar↗ muvafakat↗ ispat yükü↗ yenileme↗ ticari defter↗ fatura↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ teslim↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ticari satım ilişkisine istinaden düzenlenen fatura konusu satım bedelinin davalı tarafından ödenmediğinin toplanan deliller ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu, her ne kadar tarafların ticari defterleri arasında çelişki mevcut ise de dinlenen davacı tanıklarının beyanları dikkate alındığında, fatura konusu malların davalıya teslimi olgusunun usulen kanıtlandığı, davacının ticari defterlerinin kanuna uygun olarak tutulduğu sabit olmakla lehine delil teşkil ettiği, davalının ödeme olgusunu ispat yükü kendisine düşmesine rağmen bu konuda ödeme belgesi ve delil sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının dava konusu Ankara 6. İcra Dairesinin 2020/12119 esas sayılı icra takip dosyasına vaki haksız itirazının kısmen iptaline, takibin 4.546,84 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki koşullarda işleyecek faizi ile birlikte devamına, hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında hesaplanan 909,36 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline miktar yönünden kesin olarak karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün 15.02.2022 tarihli yazısı ile kararın kanun yararına bozulması talep edilmiştir.
Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nın 200. maddesinin 1. fıkrasında bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamayacağı, aynı maddenin 2. fıkrasında da bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebileceği düzenlenmiştir. Madde metninde de belirtildiği üzere senetle ispat olunması gerekli miktarın tayininde hukuki işlem tarihi dikkate alınmalıdır. Bu sınır dava konusu 4.546,84 TL bedelli faturanın düzenlendiği 2020 yılında 4.480 TL’dir. Davalının tanık dinlenmesi hususunda açık bir muvafakati de bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece davacının iddiasını senetle ispatlaması gerektiğinin nazara alınması gerekirken hukuki işlem tarihi itibariyle tanıkla ispatı mümkün olmadığı halde davacı tanıklarının beyanına itibar edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan yerel mahkeme kararının kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5863 E. 2019/3287 K.
Ortak:açık muvafakat · senetle ispat · ikrar · muvafakat · ispat yükü · yenileme · ticari defter · fatura
İncelediğiniz kararda6100 sayılı HMK’nın 200. maddesinin 1. fıkrasında bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, «yenilenmesi», ertelenmesi, «ikrarı» ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde «senetle ispat» olunması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamayacağı, aynı maddenin 2. fıkrasında da bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın «açık muvafakati» hâlinde tanık dinlenebileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «ticari satım» ilişkisine istinaden düzenlenen «fatura» konusu satım bedelinin davalı tarafından ödenmediğinin toplanan deliller ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu, her ne kadar tarafların «ticari defterleri» arasında çelişki mevcut ise de dinlenen davacı tanıklarının beyanları dikkate alındığında, fatura konusu malların davalıya «teslimi» olgusunun usulen kanıtlandığı, davacının ticari defterlerinin kanuna uygun olarak tutulduğu sabit olmakla lehine delil teşkil ettiği, davalının ödeme olgusunu «ispat yükü» kendisine düşmesine rağmen bu konuda ödeme belgesi ve delil sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının dava konusu Ankara 6.
Madde metninde de belirtildiği üzere «senetle ispat» olunması gerekli miktarın tayininde hukuki işlem tarihi dikkate alınmalıdır.
Benzer bu karardaBu madde uyarınca «senetle ispatı» gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın «açık muvafakati» hâlinde tanık dinlenebilir. '' hükmü uyarınca uyuşmazlığın çözümünde tanık dinlenemeyeceğinin nazara alınmaması doğru olmamıştır.
Ancak, HMK’nın 200. maddesinde '' Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, «yenilenmesi», ertelenmesi, «ikrarı» ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetleispat olunması gerekir.
Bu durum karşısında, borcu ödediğini savunması nedeniyle «ispat yükünün» davalı üzerinde olduğu ve «tacir» olan davalının «ticari defterleri» ile savunmasını ispat edebileceği nazara alınarak, akaryakıt ödeme listesinin dayanaklarının davalı ticari defter ve belgeleri incelenerek tespiti ile sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari örf ve adet · kapalı fatura · navlun alacağı · karine · navlun · kötüniyet tazminatı · ciro · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava konusu alacağı akaryakıt bedeli olarak, banka yolu ile, «çek» «ciro» etmek suretiyle ödediği, «kapalı fatura» bedellerinin ödemeye «karine» olup, kapalı fatura bedeli toplamı ile banka ödemelerinin toplamının dava konusu alacak miktarından daha fazla olduğu, ilçede geçerli «ticari örf adete» göre akaryakıt bedeli olarak ödemenin yapıldığı ve kısmen elden ödeme uygulamasının da bulunduğu nazara alındığında dava konusu alacağın davalı tarafından davacıya ödenmiş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine, davacı aleyhine %20 oranında «kötüniyet tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
1-Dava, «navlun alacağının» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, davacının yargılama sırasında, dava konusu faturalardan dolayı davalının elden 190.928,51 TL, «çek» ile 27.371,85 TL ve 13.000 TL olmak üzere toplam 231.300,36 TL ödeme yaptığının kabul edildiğinin anlaşılması karşısında, uyuşmazlığın davacının kabulü olan işbu m …
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin «kötüniyet tazminatına» yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemişir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/3249 E. 2025/1688 K.
Ortak:senetle ispat · ikrar · yenileme · teslim
İncelediğiniz kararda6100 sayılı HMK’nın 200. maddesinin 1. fıkrasında bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, «yenilenmesi», ertelenmesi, «ikrarı» ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde «senetle ispat» olunması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamayacağı, aynı maddenin 2. fıkrasında da bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın «açık muvafakati» hâlinde tanık dinlenebileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «ticari satım» ilişkisine istinaden düzenlenen «fatura» konusu satım bedelinin davalı tarafından ödenmediğinin toplanan deliller ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu, her ne kadar tarafların «ticari defterleri» arasında çelişki mevcut ise de dinlenen davacı tanıklarının beyanları dikkate alındığında, fatura konusu malların davalıya «teslimi» olgusunun usulen kanıtlandığı, davacının ticari defterlerinin kanuna uygun olarak tutulduğu sabit olmakla lehine delil teşkil ettiği, davalının ödeme olgusunu «ispat yükü» kendisine düşmesine rağmen bu konuda ödeme belgesi ve delil sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının dava konusu Ankara 6.
Madde metninde de belirtildiği üzere «senetle ispat» olunması gerekli miktarın tayininde hukuki işlem tarihi dikkate alınmalıdır.
Benzer bu kararda… lişkisi bulunduğu ispat etmesi gerektiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 200. maddesine göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, «yenilenmesi», ertelenmesi, «ikrarı» ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde «senetle ispat» olunması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamayacağı, davacı tarafından yazılı bir sözleşme sunulmadığı, davalının araçları «teslim» edeceğine yönelik «taahhüt» altında girdiğine ilişkin belge bulunmadığı, davacının «yemin deliline» de dayanmadığı, sözleşme ilişkisinin kurulması hususunda icap ve kabul değerlendirildiğinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 5. maddesinde hazır olmayanlar arasındaki öneri (icap) düzenlenmiş olup, kabul için süre belirlenmeksizin hazır olmayan bir kişiye yapılan öneri, zamanında ve usulüne uygun olarak gönderilmiş bir yanıtın ulaşmasının beklenebileceği ana kadar, önereni bağlar denildiği, yine icaba karşılık örtülü kabule ilişkin TBK'nın 6. maddesi gereğince "Öneren, kanun veya işin özelliği ya da durumun gereği açık bir kabulü beklemek zorunda değilse, öneri uygun bir sürede reddedilmediği takdirde, sözleşme kurulmuş sayılır." düzenlemesinin bulunduğu, kabulün karşı tarafa yöneltilmesi gereken bir irade beyanı olduğu ve Kanunun saklı tuttuğu haller hariç yöneltilmeyen irade beyanının sonuç doğurmayacağı, somut olayda taraflar arasında araç satışına yönelik ilişki kurulduğu iddia edilmiş olup, araç satışlarında serbest piyasa dinamiğinin bulunduğu, davalının «ilan» edilmiş icap niteliğinde araç fiyat listesinin bulunduğunun iddia ve ispat edilmediği, bahsi geçen işlemin bedeli taraflar arasında pazarlık usulü ile kararlaştırılan araç satışına ilişkin olduğu ve davacı tarafça gönderilen «kapora» bedelinin icap niteliğinde olduğu görülmekle davalının davacının icabına karşılık açık kabulünün olması gerekeceği, bu kapsamda örtülü kabul hükmünün uygulanamayacağı, sözleşme ilişkisinin mevzuat kapsamında da kurulamadığının kabul edildiği, HMK'nın 202. maddesi kapsamında «senetle ispat zorunluluğu» bulunan hâllerde «delil başlangıcı» bulunursa tanık dinlenebileceği, davacı tarafça sözleşme ilişkisini ispatı amacıyla Whatsapp yazışmalarının «ibraz» edildiği, dosya arasına alınan Ticaret Sicil Gazetesi örneğinde davalı şirket yetkilisinin yazışmaları yaptığı iddia edilen .... olmadığı, kaldı ki yazışmaların yapıldığı telefon numarasını gösterir kişi «kaydının» dosyaya sunulmadığı, dolayısıyla davalı şirket yetkilisi ile yapılan bir görüşmenin bulunmadığı, şu halde yazışmaların delil başlangıcı niteliğinde olmadığı ve «tanık delilinin» hükme esas alınamayacağı, davacı tarafça taraflar arasındaki «satım sözleşmesi» ilişkisinin ispat edilemediği, bu nedenle davacının TBK'nın 117. vd. maddeleri kapsamında «seçimlik hakları» kullanamayacağı, ödenen kapora bedelinin faizi ile iade edilmiş olması karşısında dava dilekçesinde belirtilen «sözleşmeden dönme» ile gerçekleştiği iddia edilen zarar kalemlerinin tespitinin yapılmasına gerek görülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince is …
… racılığı ile 5 adet sıfır km ... marka araç sipariş ettiğini, davalının edimini yerine getirmediğini, müvekkilinin işi gereği uğramış olduğu ticari araç kiralamadan «kazanç kaybının» 245.000,00 TL olduğunu, davalının sözüne güvenerek ödeme yapabilmek adına 300.000,00 TL bedelindeki Passat marka aracını sattığını belirterek davalı şirketin araç «satım sözleşmesindeki» edimini yerine getirmemesi sebebiyle müvekkilinin 7 aylık araç kiralamadan elde edebileceği kazanç kaybı ile davalının yine edimini yerine getirmeyerek araçların hiç «teslim» edilmemesi sebebiyle müvekkilinin fiyat artışından kaynaklı zararına karşılık şimdilik 20.0000TL'nin dava tarihinden itibaren başlayacak ticari faiziyle birlikte d …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:senetle ispat zorunluluğu · kapora · seçimlik haklar · sözleşmeden dönme · kur farkı · tanık delili · delil başlangıcı · kazanç kaybı
Benzer bu kararda… lişkisi bulunduğu ispat etmesi gerektiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 200. maddesine göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, «yenilenmesi», ertelenmesi, «ikrarı» ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde «senetle ispat» olunması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamayacağı, davacı tarafından yazılı bir sözleşme sunulmadığı, davalının araçları «teslim» edeceğine yönelik «taahhüt» altında girdiğine ilişkin belge bulunmadığı, davacının «yemin deliline» de dayanmadığı, sözleşme ilişkisinin kurulması hususunda icap ve kabul değerlendirildiğinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 5. maddesinde hazır olmayanlar arasındaki öneri (icap) düzenlenmiş olup, kabul için süre belirlenmeksizin hazır olmayan bir kişiye yapılan öneri, zamanında ve usulüne uygun olarak gönderilmiş bir yanıtın ulaşmasının beklenebileceği ana kadar, önereni bağlar denildiği, yine icaba karşılık örtülü kabule ilişkin TBK'nın 6. maddesi gereğince "Öneren, kanun veya işin özelliği ya da durumun gereği açık bir kabulü beklemek zorunda değilse, öneri uygun bir sürede reddedilmediği takdirde, sözleşme kurulmuş sayılır." düzenlemesinin bulunduğu, kabulün karşı tarafa yöneltilmesi gereken bir irade beyanı olduğu ve Kanunun saklı tuttuğu haller hariç yöneltilmeyen irade beyanının sonuç doğurmayacağı, somut olayda taraflar arasında araç satışına yönelik ilişki kurulduğu iddia edilmiş olup, araç satışlarında serbest piyasa dinamiğinin bulunduğu, davalının «ilan» edilmiş icap niteliğinde araç fiyat listesinin bulunduğunun iddia ve ispat edilmediği, bahsi geçen işlemin bedeli taraflar arasında pazarlık usulü ile kararlaştırılan araç satışına ilişkin olduğu ve davacı tarafça gönderilen «kapora» bedelinin icap niteliğinde olduğu görülmekle davalının davacının icabına karşılık açık kabulünün olması gerekeceği, bu kapsamda örtülü kabul hükmünün uygulanamayacağı, sözleşme ilişkisinin mevzuat kapsamında da kurulamadığının kabul edildiği, HMK'nın 202. maddesi kapsamında «senetle ispat zorunluluğu» bulunan hâllerde «delil başlangıcı» bulunursa tanık dinlenebileceği, davacı tarafça sözleşme ilişkisini ispatı amacıyla Whatsapp yazışmalarının «ibraz» edildiği, dosya arasına alınan Ticaret Sicil Gazetesi örneğinde davalı şirket yetkilisinin yazışmaları yaptığı iddia edilen .... olmadığı, kaldı ki yazışmaların yapıldığı telefon numarasını gösterir kişi «kaydının» dosyaya sunulmadığı, dolayısıyla davalı şirket yetkilisi ile yapılan bir görüşmenin bulunmadığı, şu halde yazışmaların delil başlangıcı niteliğinde olmadığı ve «tanık delilinin» hükme esas alınamayacağı, davacı tarafça taraflar arasındaki «satım sözleşmesi» ilişkisinin ispat edilemediği, bu nedenle davacının TBK'nın 117. vd. maddeleri kapsamında «seçimlik hakları» kullanamayacağı, ödenen kapora bedelinin faizi ile iade edilmiş olması karşısında dava dilekçesinde belirtilen «sözleşmeden dönme» ile gerçekleştiği iddia edilen zarar kalemlerinin tespitinin yapılmasına gerek görülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince is …
… racılığı ile 5 adet sıfır km ... marka araç sipariş ettiğini, davalının edimini yerine getirmediğini, müvekkilinin işi gereği uğramış olduğu ticari araç kiralamadan «kazanç kaybının» 245.000,00 TL olduğunu, davalının sözüne güvenerek ödeme yapabilmek adına 300.000,00 TL bedelindeki Passat marka aracını sattığını belirterek davalı şirketin araç «satım sözleşmesindeki» edimini yerine getirmemesi sebebiyle müvekkilinin 7 aylık araç kiralamadan elde edebileceği kazanç kaybı ile davalının yine edimini yerine getirmeyerek araçların hiç «teslim» edilmemesi sebebiyle müvekkilinin fiyat artışından kaynaklı zararına karşılık şimdilik 20.0000TL'nin dava tarihinden itibaren başlayacak ticari faiziyle birlikte d …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin «zamanaşımına» uğradığını, taraflar aracında sözleşme ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafından sipariş formunun dahi ortaya konulamadığını, zira davacının müvekkilinden iddia ettiği şekilde siparişinin de olmadığını, şirket kayıtlarında böyle bir sipariş görünmediğini, «tacir» olan davacının Whatsapp yolu ile 925.000,00 TL'lik sipariş vermesinin de kabul edilemeyeceğini, davacının yaptığı ödemelerin müvekkili şirket tarafından «kur farkı» ile ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9011 E. 2018/2806 K.
Ortak:ticari defter · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · e-defter
İncelediğiniz karardaİcra Dairesinin 2020/12119 esas sayılı icra takip dosyasına vaki haksız itirazının kısmen iptaline, takibin 4.546,84 TL «asıl alacak» ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki koşullarda işleyecek faizi ile birlikte devamına, hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında hesaplanan 909,36 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline miktar yönünden «kesin» olarak karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «ticari satım» ilişkisine istinaden düzenlenen «fatura» konusu satım bedelinin davalı tarafından ödenmediğinin toplanan deliller ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu, her ne kadar tarafların «ticari defterleri» arasında çelişki mevcut ise de dinlenen davacı tanıklarının beyanları dikkate alındığında, fatura konusu malların davalıya «teslimi» olgusunun usulen kanıtlandığı, davacının ticari defterlerinin kanuna uygun olarak tutulduğu sabit olmakla lehine delil teşkil ettiği, davalının ödeme olgusunu «ispat yükü» kendisine düşmesine rağmen bu konuda ödeme belgesi ve delil sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının dava konusu Ankara 6.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, tarafların «ticari defter» ve belgeleri üzerinde bilirkişi marifeti ile yapılan inceleme neticesinde, davacının davalı şirketten 16.012,52 TL «asıl alacak» ve takip tarihine kadar 2.170,01 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 18.182,53 TL bakiye alacağının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, takibin bu miktar üzerinden devamına, 16.012,52 TL asıl alacağın %20 oranındaki «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanıkla ispat yasağı · oy yasağı · işlemiş faiz · uyuşmazlık konusu · ibraz
Benzer bu kararda6100 sayılı HMK'nin “Senede karşı «tanıkla ispat yasağı»” başlıklı 201. maddesi “Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz.” hükmünü haizdir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, tarafların «ticari defter» ve belgeleri üzerinde bilirkişi marifeti ile yapılan inceleme neticesinde, davacının davalı şirketten 16.012,52 TL «asıl alacak» ve takip tarihine kadar 2.170,01 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 18.182,53 TL bakiye alacağının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, takibin bu miktar üzerinden devamına, 16.012,52 TL asıl alacağın %20 oranındaki «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Davalı taraf, ödeme makbuzlarını «ibraz» ederek borcun ödendiğini savunmuştur.
Davalı tarafça düzenlenen ve dava dosyasına «ibraz» edilen ödeme makbuzları davacı imzasını taşımaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1173 E. , 2022/3754 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davanın Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yukarıda sayı ve tarihi belirtilen kararın HMK 363. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının Adalet Bakanlığı tarafından istenilmesi üzerine, dava dosyası ve içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve diğer tüm dosya kapsamı delil ve belgeler incelendi. Gereği müzakere edilip düşünüldü.
Davacı vekili, sipariş üzerine müvekkilinin davalıya sattığı ürünlerin karşılığı düzenlediği 07.05.2020 tarih ve 4.546,84 TL tutarındaki fatura ödenmeyince tahsil amacıyla Ankara 6. İcra Dairesinin 2020/12119 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, anılan faturanın müvekkilinin defterlerine işlendiğini, davalının takibe itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davalıdan bir hizmet almadığını, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin kurulmadığını, davacının fatura göndermediğini, müvekkili defterlerinde dava konusu faturanın bulunmadığını, irsaliyede ise müvekkilinin imza ve kaşesinin olmadığını savunarak davanın reddini, kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ticari satım ilişkisine istinaden düzenlenen fatura konusu satım bedelinin davalı tarafından ödenmediğinin toplanan deliller ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu, her ne kadar tarafların ticari defterleri arasında çelişki mevcut ise de dinlenen davacı tanıklarının beyanları dikkate alındığında, fatura konusu malların davalıya teslimi olgusunun usulen kanıtlandığı, davacının ticari defterlerinin kanuna uygun olarak tutulduğu sabit olmakla lehine delil teşkil ettiği, davalının ödeme olgusunu ispat yükü kendisine düşmesine rağmen bu konuda ödeme belgesi ve delil sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının dava konusu Ankara 6.
İcra Dairesinin 2020/12119 esas sayılı icra takip dosyasına vaki haksız itirazının kısmen iptaline, takibin 4.546,84 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki koşullarda işleyecek faizi ile birlikte devamına, hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında hesaplanan 909,36 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline miktar yönünden kesin olarak karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün 15.02.2022 tarihli yazısı ile kararın kanun yararına bozulması talep edilmiştir.
Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nın 200. maddesinin 1. fıkrasında bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamayacağı, aynı maddenin 2. fıkrasında da bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebileceği düzenlenmiştir.
Madde metninde de belirtildiği üzere senetle ispat olunması gerekli miktarın tayininde hukuki işlem tarihi dikkate alınmalıdır. Bu sınır dava konusu 4.546,84 TL bedelli faturanın düzenlendiği 2020 yılında 4.480 TL’dir. Davalının tanık dinlenmesi hususunda açık bir muvafakati de bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece davacının iddiasını senetle ispatlaması gerektiğinin nazara alınması gerekirken hukuki işlem tarihi itibariyle tanıkla ispatı mümkün olmadığı halde davacı tanıklarının beyanına itibar edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan yerel mahkeme kararının kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığının 6100 sayılı HMK’nın 363 üncü maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile yerel mahkeme kararının sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, dosyanın mahkemesine iadesine, bozma kararının bir örneğinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 363. maddesinin 3. fıkrası gereğince Resmi Gazete'de yayınlanması için Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'ne gönderilmesine, 11/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/791255600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz