Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/3249 E. 2025/1688 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 117↗ senetle ispat zorunluluğu↗ kapora↗ seçimlik haklar↗ hmk 200↗ sözleşmeden dönme↗ kur farkı↗ tanık delili↗ senetle ispat↗ delil başlangıcı↗ kazanç kaybı↗ yemin deliline dayanma↗ yemin delili↗ yemin↗ sözleşmeye aykırılık↗ ikrar↗ satım sözleşmesi↗ yenileme↗ tbk 99↗ kâr kaybı↗ ticaret sicili↗ taahhütname↗ tacir↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ hmk 353(1)b-2↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/536 E., 2023/422 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketten Whatsapp aracılığı ile 5 adet sıfır km ... marka araç sipariş ettiğini, davalının edimini yerine getirmediğini, müvekkilinin işi gereği uğramış olduğu ticari araç kiralamadan kazanç kaybının 245.000,00 TL olduğunu, davalının sözüne güvenerek ödeme yapabilmek adına 300.000,00 TL bedelindeki Passat marka aracını sattığını belirterek davalı şirketin araç satım sözleşmesindeki edimini yerine getirmemesi sebebiyle müvekkilinin 7 aylık araç kiralamadan elde edebileceği kazanç kaybı ile davalının yine edimini yerine getirmeyerek araçların hiç teslim edilmemesi sebebiyle müvekkilinin fiyat artışından kaynaklı zararına karşılık şimdilik 20.0000TL'nin dava tarihinden itibaren başlayacak ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, taraflar aracında sözleşme ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafından sipariş formunun dahi ortaya konulamadığını, zira davacının müvekkilinden iddia ettiği şekilde siparişinin de olmadığını, şirket kayıtlarında böyle bir sipariş görünmediğini, tacir olan davacının Whatsapp yolu ile 925.000,00 TL'lik sipariş vermesinin de kabul edilemeyeceğini, davacının yaptığı ödemelerin müvekkili şirket tarafından kur farkı ile ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının öncelikle davalı ile aralarında bir sözleşme ilişkisi bulunduğu ispat etmesi gerektiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 200. maddesine göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamayacağı, davacı tarafından yazılı bir sözleşme sunulmadığı, davalının araçları teslim edeceğine yönelik taahhüt altında girdiğine ilişkin belge bulunmadığı, davacının yemin deliline de dayanmadığı, sözleşme ilişkisinin kurulması hususunda icap ve kabul değerlendirildiğinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 5. maddesinde hazır olmayanlar arasındaki öneri (icap) düzenlenmiş olup, kabul için süre belirlenmeksizin hazır olmayan bir kişiye yapılan öneri, zamanında ve usulüne uygun olarak gönderilmiş bir yanıtın ulaşmasının beklenebileceği ana kadar, önereni bağlar denildiği, yine icaba karşılık örtülü kabule ilişkin TBK'nın 6. maddesi gereğince "Öneren, kanun veya işin özelliği ya da durumun gereği açık bir kabulü beklemek zorunda değilse, öneri uygun bir sürede reddedilmediği takdirde, sözleşme kurulmuş sayılır." düzenlemesinin bulunduğu, kabulün karşı tarafa yöneltilmesi gereken bir irade beyanı olduğu ve Kanunun saklı tuttuğu haller hariç yöneltilmeyen irade beyanının sonuç doğurmayacağı, somut olayda taraflar arasında araç satışına yönelik ilişki kurulduğu iddia edilmiş olup, araç satışlarında serbest piyasa dinamiğinin bulunduğu, davalının ilan edilmiş icap niteliğinde araç fiyat listesinin bulunduğunun iddia ve ispat edilmediği, bahsi geçen işlemin bedeli taraflar arasında pazarlık usulü ile kararlaştırılan araç satışına ilişkin olduğu ve davacı tarafça gönderilen kapora bedelinin icap niteliğinde olduğu görülmekle davalının davacının icabına karşılık açık kabulünün olması gerekeceği, bu kapsamda örtülü kabul hükmünün uygulanamayacağı, sözleşme ilişkisinin mevzuat kapsamında da kurulamadığının kabul edildiği, HMK'nın 202. maddesi kapsamında senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebileceği, davacı tarafça sözleşme ilişkisini ispatı amacıyla Whatsapp yazışmalarının ibraz edildiği, dosya arasına alınan Ticaret Sicil Gazetesi örneğinde davalı şirket yetkilisinin yazışmaları yaptığı iddia edilen .... olmadığı, kaldı ki yazışmaların yapıldığı telefon numarasını gösterir kişi kaydının dosyaya sunulmadığı, dolayısıyla davalı şirket yetkilisi ile yapılan bir görüşmenin bulunmadığı, şu halde yazışmaların delil başlangıcı niteliğinde olmadığı ve tanık delilinin hükme esas alınamayacağı, davacı tarafça taraflar arasındaki satım sözleşmesi ilişkisinin ispat edilemediği, bu nedenle davacının TBK'nın 117. vd. maddeleri kapsamında seçimlik hakları kullanamayacağı, ödenen kapora bedelinin faizi ile iade edilmiş olması karşısında dava dilekçesinde belirtilen sözleşmeden dönme ile gerçekleştiği iddia edilen zarar kalemlerinin tespitinin yapılmasına gerek görülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1173 E. 2022/3754 K.
Ortak:senetle ispat · ikrar · yenileme · teslim
İncelediğiniz kararda… lişkisi bulunduğu ispat etmesi gerektiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 200. maddesine göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, «yenilenmesi», ertelenmesi, «ikrarı» ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde «senetle ispat» olunması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamayacağı, davacı tarafından yazılı bir sözleşme sunulmadığı, davalının araçları «teslim» edeceğine yönelik «taahhüt» altında girdiğine ilişkin belge bulunmadığı, davacının «yemin deliline» de dayanmadığı, sözleşme ilişkisinin kurulması hususunda icap ve kabul değerlendirildiğinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 5. maddesinde hazır olmayanlar arasındaki öneri (icap) düzenlenmiş olup, kabul için süre belirlenmeksizin hazır olmayan bir kişiye yapılan öneri, zamanında ve usulüne uygun olarak gönderilmiş bir yanıtın ulaşmasının beklenebileceği ana kadar, önereni bağlar denildiği, yine icaba karşılık örtülü kabule ilişkin TBK'nın 6. maddesi gereğince "Öneren, kanun veya işin özelliği ya da durumun gereği açık bir kabulü beklemek zorunda değilse, öneri uygun bir sürede reddedilmediği takdirde, sözleşme kurulmuş sayılır." düzenlemesinin bulunduğu, kabulün karşı tarafa yöneltilmesi gereken bir irade beyanı olduğu ve Kanunun saklı tuttuğu haller hariç yöneltilmeyen irade beyanının sonuç doğurmayacağı, somut olayda taraflar arasında araç satışına yönelik ilişki kurulduğu iddia edilmiş olup, araç satışlarında serbest piyasa dinamiğinin bulunduğu, davalının «ilan» edilmiş icap niteliğinde araç fiyat listesinin bulunduğunun iddia ve ispat edilmediği, bahsi geçen işlemin bedeli taraflar arasında pazarlık usulü ile kararlaştırılan araç satışına ilişkin olduğu ve davacı tarafça gönderilen «kapora» bedelinin icap niteliğinde olduğu görülmekle davalının davacının icabına karşılık açık kabulünün olması gerekeceği, bu kapsamda örtülü kabul hükmünün uygulanamayacağı, sözleşme ilişkisinin mevzuat kapsamında da kurulamadığının kabul edildiği, HMK'nın 202. maddesi kapsamında «senetle ispat zorunluluğu» bulunan hâllerde «delil başlangıcı» bulunursa tanık dinlenebileceği, davacı tarafça sözleşme ilişkisini ispatı amacıyla Whatsapp yazışmalarının «ibraz» edildiği, dosya arasına alınan Ticaret Sicil Gazetesi örneğinde davalı şirket yetkilisinin yazışmaları yaptığı iddia edilen .... olmadığı, kaldı ki yazışmaların yapıldığı telefon numarasını gösterir kişi «kaydının» dosyaya sunulmadığı, dolayısıyla davalı şirket yetkilisi ile yapılan bir görüşmenin bulunmadığı, şu halde yazışmaların delil başlangıcı niteliğinde olmadığı ve «tanık delilinin» hükme esas alınamayacağı, davacı tarafça taraflar arasındaki «satım sözleşmesi» ilişkisinin ispat edilemediği, bu nedenle davacının TBK'nın 117. vd. maddeleri kapsamında «seçimlik hakları» kullanamayacağı, ödenen kapora bedelinin faizi ile iade edilmiş olması karşısında dava dilekçesinde belirtilen «sözleşmeden dönme» ile gerçekleştiği iddia edilen zarar kalemlerinin tespitinin yapılmasına gerek görülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince is …
… racılığı ile 5 adet sıfır km ... marka araç sipariş ettiğini, davalının edimini yerine getirmediğini, müvekkilinin işi gereği uğramış olduğu ticari araç kiralamadan «kazanç kaybının» 245.000,00 TL olduğunu, davalının sözüne güvenerek ödeme yapabilmek adına 300.000,00 TL bedelindeki Passat marka aracını sattığını belirterek davalı şirketin araç «satım sözleşmesindeki» edimini yerine getirmemesi sebebiyle müvekkilinin 7 aylık araç kiralamadan elde edebileceği kazanç kaybı ile davalının yine edimini yerine getirmeyerek araçların hiç «teslim» edilmemesi sebebiyle müvekkilinin fiyat artışından kaynaklı zararına karşılık şimdilik 20.0000TL'nin dava tarihinden itibaren başlayacak ticari faiziyle birlikte d …
Benzer bu kararda6100 sayılı HMK’nın 200. maddesinin 1. fıkrasında bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, «yenilenmesi», ertelenmesi, «ikrarı» ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde «senetle ispat» olunması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamayacağı, aynı maddenin 2. fıkrasında da bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın «açık muvafakati» hâlinde tanık dinlenebileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «ticari satım» ilişkisine istinaden düzenlenen «fatura» konusu satım bedelinin davalı tarafından ödenmediğinin toplanan deliller ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu, her ne kadar tarafların «ticari defterleri» arasında çelişki mevcut ise de dinlenen davacı tanıklarının beyanları dikkate alındığında, fatura konusu malların davalıya «teslimi» olgusunun usulen kanıtlandığı, davacının ticari defterlerinin kanuna uygun olarak tutulduğu sabit olmakla lehine delil teşkil ettiği, davalının ödeme olgusunu «ispat yükü» kendisine düşmesine rağmen bu konuda ödeme belgesi ve delil sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının dava konusu Ankara 6.
Madde metninde de belirtildiği üzere «senetle ispat» olunması gerekli miktarın tayininde hukuki işlem tarihi dikkate alınmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açık muvafakat · tanık beyanı · ticari satım · muvafakat · ispat yükü · ticari defter · fatura · asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «ticari satım» ilişkisine istinaden düzenlenen «fatura» konusu satım bedelinin davalı tarafından ödenmediğinin toplanan deliller ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu, her ne kadar tarafların «ticari defterleri» arasında çelişki mevcut ise de dinlenen davacı tanıklarının beyanları dikkate alındığında, fatura konusu malların davalıya «teslimi» olgusunun usulen kanıtlandığı, davacının ticari defterlerinin kanuna uygun olarak tutulduğu sabit olmakla lehine delil teşkil ettiği, davalının ödeme olgusunu «ispat yükü» kendisine düşmesine rağmen bu konuda ödeme belgesi ve delil sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının dava konusu Ankara 6.
6100 sayılı HMK’nın 200. maddesinin 1. fıkrasında bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, «yenilenmesi», ertelenmesi, «ikrarı» ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde «senetle ispat» olunması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamayacağı, aynı maddenin 2. fıkrasında da bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın «açık muvafakati» hâlinde tanık dinlenebileceği düzenlenmiştir.
İcra Dairesinin 2020/12119 esas sayılı icra takip dosyasına vaki haksız itirazının kısmen iptaline, takibin 4.546,84 TL «asıl alacak» ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki koşullarda işleyecek faizi ile birlikte devamına, hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında hesaplanan 909,36 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline miktar yönünden «kesin» olarak karar verilmiştir.
Davalının tanık dinlenmesi hususunda açık bir «muvafakati» de bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1023 E. 2020/4093 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5863 E. 2019/3287 K.
Ortak:senetle ispat · ikrar · yenileme · tacir
İncelediğiniz kararda… lişkisi bulunduğu ispat etmesi gerektiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 200. maddesine göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, «yenilenmesi», ertelenmesi, «ikrarı» ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde «senetle ispat» olunması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamayacağı, davacı tarafından yazılı bir sözleşme sunulmadığı, davalının araçları «teslim» edeceğine yönelik «taahhüt» altında girdiğine ilişkin belge bulunmadığı, davacının «yemin deliline» de dayanmadığı, sözleşme ilişkisinin kurulması hususunda icap ve kabul değerlendirildiğinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 5. maddesinde hazır olmayanlar arasındaki öneri (icap) düzenlenmiş olup, kabul için süre belirlenmeksizin hazır olmayan bir kişiye yapılan öneri, zamanında ve usulüne uygun olarak gönderilmiş bir yanıtın ulaşmasının beklenebileceği ana kadar, önereni bağlar denildiği, yine icaba karşılık örtülü kabule ilişkin TBK'nın 6. maddesi gereğince "Öneren, kanun veya işin özelliği ya da durumun gereği açık bir kabulü beklemek zorunda değilse, öneri uygun bir sürede reddedilmediği takdirde, sözleşme kurulmuş sayılır." düzenlemesinin bulunduğu, kabulün karşı tarafa yöneltilmesi gereken bir irade beyanı olduğu ve Kanunun saklı tuttuğu haller hariç yöneltilmeyen irade beyanının sonuç doğurmayacağı, somut olayda taraflar arasında araç satışına yönelik ilişki kurulduğu iddia edilmiş olup, araç satışlarında serbest piyasa dinamiğinin bulunduğu, davalının «ilan» edilmiş icap niteliğinde araç fiyat listesinin bulunduğunun iddia ve ispat edilmediği, bahsi geçen işlemin bedeli taraflar arasında pazarlık usulü ile kararlaştırılan araç satışına ilişkin olduğu ve davacı tarafça gönderilen «kapora» bedelinin icap niteliğinde olduğu görülmekle davalının davacının icabına karşılık açık kabulünün olması gerekeceği, bu kapsamda örtülü kabul hükmünün uygulanamayacağı, sözleşme ilişkisinin mevzuat kapsamında da kurulamadığının kabul edildiği, HMK'nın 202. maddesi kapsamında «senetle ispat zorunluluğu» bulunan hâllerde «delil başlangıcı» bulunursa tanık dinlenebileceği, davacı tarafça sözleşme ilişkisini ispatı amacıyla Whatsapp yazışmalarının «ibraz» edildiği, dosya arasına alınan Ticaret Sicil Gazetesi örneğinde davalı şirket yetkilisinin yazışmaları yaptığı iddia edilen .... olmadığı, kaldı ki yazışmaların yapıldığı telefon numarasını gösterir kişi «kaydının» dosyaya sunulmadığı, dolayısıyla davalı şirket yetkilisi ile yapılan bir görüşmenin bulunmadığı, şu halde yazışmaların delil başlangıcı niteliğinde olmadığı ve «tanık delilinin» hükme esas alınamayacağı, davacı tarafça taraflar arasındaki «satım sözleşmesi» ilişkisinin ispat edilemediği, bu nedenle davacının TBK'nın 117. vd. maddeleri kapsamında «seçimlik hakları» kullanamayacağı, ödenen kapora bedelinin faizi ile iade edilmiş olması karşısında dava dilekçesinde belirtilen «sözleşmeden dönme» ile gerçekleştiği iddia edilen zarar kalemlerinin tespitinin yapılmasına gerek görülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince is …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin «zamanaşımına» uğradığını, taraflar aracında sözleşme ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafından sipariş formunun dahi ortaya konulamadığını, zira davacının müvekkilinden iddia ettiği şekilde siparişinin de olmadığını, şirket kayıtlarında böyle bir sipariş görünmediğini, «tacir» olan davacının Whatsapp yolu ile 925.000,00 TL'lik sipariş vermesinin de kabul edilemeyeceğini, davacının yaptığı ödemelerin müvekkili şirket tarafından «kur farkı» ile ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaAncak, HMK’nın 200. maddesinde '' Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, «yenilenmesi», ertelenmesi, «ikrarı» ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetleispat olunması gerekir.
Bu madde uyarınca «senetle ispatı» gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın «açık muvafakati» hâlinde tanık dinlenebilir. '' hükmü uyarınca uyuşmazlığın çözümünde tanık dinlenemeyeceğinin nazara alınmaması doğru olmamıştır.
Bu durum karşısında, borcu ödediğini savunması nedeniyle «ispat yükünün» davalı üzerinde olduğu ve «tacir» olan davalının «ticari defterleri» ile savunmasını ispat edebileceği nazara alınarak, akaryakıt ödeme listesinin dayanaklarının davalı ticari defter ve belgeleri incelenerek tespiti ile sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari örf ve adet · kapalı fatura · açık muvafakat · navlun alacağı · karine · navlun · kötüniyet tazminatı · ciro
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava konusu alacağı akaryakıt bedeli olarak, banka yolu ile, «çek» «ciro» etmek suretiyle ödediği, «kapalı fatura» bedellerinin ödemeye «karine» olup, kapalı fatura bedeli toplamı ile banka ödemelerinin toplamının dava konusu alacak miktarından daha fazla olduğu, ilçede geçerli «ticari örf adete» göre akaryakıt bedeli olarak ödemenin yapıldığı ve kısmen elden ödeme uygulamasının da bulunduğu nazara alındığında dava konusu alacağın davalı tarafından davacıya ödenmiş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine, davacı aleyhine %20 oranında «kötüniyet tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
1-Dava, «navlun alacağının» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu madde uyarınca «senetle ispatı» gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın «açık muvafakati» hâlinde tanık dinlenebilir. '' hükmü uyarınca uyuşmazlığın çözümünde tanık dinlenemeyeceğinin nazara alınmaması doğru olmamıştır.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin «kötüniyet tazminatına» yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemişir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/3249 E. , 2025/1688 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1053 Esas, 2024/763 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/536 E., 2023/422 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketten Whatsapp aracılığı ile 5 adet sıfır km ... marka araç sipariş ettiğini, davalının edimini yerine getirmediğini, müvekkilinin işi gereği uğramış olduğu ticari araç kiralamadan kazanç kaybının 245.000,00 TL olduğunu, davalının sözüne güvenerek ödeme yapabilmek adına 300.000,00 TL bedelindeki Passat marka aracını sattığını belirterek davalı şirketin araç satım sözleşmesindeki edimini yerine getirmemesi sebebiyle müvekkilinin 7 aylık araç kiralamadan elde edebileceği kazanç kaybı ile davalının yine edimini yerine getirmeyerek araçların hiç teslim edilmemesi sebebiyle müvekkilinin fiyat artışından kaynaklı zararına karşılık şimdilik 20.0000TL'nin dava tarihinden itibaren başlayacak ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, taraflar aracında sözleşme ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafından sipariş formunun dahi ortaya konulamadığını, zira davacının müvekkilinden iddia ettiği şekilde siparişinin de olmadığını, şirket kayıtlarında böyle bir sipariş görünmediğini, tacir olan davacının Whatsapp yolu ile 925.000,00 TL'lik sipariş vermesinin de kabul edilemeyeceğini, davacının yaptığı ödemelerin müvekkili şirket tarafından kur farkı ile ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının öncelikle davalı ile aralarında bir sözleşme ilişkisi bulunduğu ispat etmesi gerektiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 200. maddesine göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamayacağı, davacı tarafından yazılı bir sözleşme sunulmadığı, davalının araçları teslim edeceğine yönelik taahhüt altında girdiğine ilişkin belge bulunmadığı, davacının yemin deliline de dayanmadığı, sözleşme ilişkisinin kurulması hususunda icap ve kabul değerlendirildiğinde;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 5. maddesinde hazır olmayanlar arasındaki öneri (icap) düzenlenmiş olup, kabul için süre belirlenmeksizin hazır olmayan bir kişiye yapılan öneri, zamanında ve usulüne uygun olarak gönderilmiş bir yanıtın ulaşmasının beklenebileceği ana kadar, önereni bağlar denildiği, yine icaba karşılık örtülü kabule ilişkin TBK'nın 6. maddesi gereğince "Öneren, kanun veya işin özelliği ya da durumun gereği açık bir kabulü beklemek zorunda değilse, öneri uygun bir sürede reddedilmediği takdirde, sözleşme kurulmuş sayılır." düzenlemesinin bulunduğu, kabulün karşı tarafa yöneltilmesi gereken bir irade beyanı olduğu ve Kanunun saklı tuttuğu haller hariç yöneltilmeyen irade beyanının sonuç doğurmayacağı, somut olayda taraflar arasında araç satışına yönelik ilişki kurulduğu iddia edilmiş olup, araç satışlarında serbest piyasa dinamiğinin bulunduğu, davalının ilan edilmiş icap niteliğinde araç fiyat listesinin bulunduğunun iddia ve ispat edilmediği, bahsi geçen işlemin bedeli taraflar arasında pazarlık usulü ile kararlaştırılan araç satışına ilişkin olduğu ve davacı tarafça gönderilen kapora bedelinin icap niteliğinde olduğu görülmekle davalının davacının icabına karşılık açık kabulünün olması gerekeceği, bu kapsamda örtülü kabul hükmünün uygulanamayacağı, sözleşme ilişkisinin mevzuat kapsamında da kurulamadığının kabul edildiği, HMK'nın 202.
maddesi kapsamında senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebileceği, davacı tarafça sözleşme ilişkisini ispatı amacıyla Whatsapp yazışmalarının ibraz edildiği, dosya arasına alınan Ticaret Sicil Gazetesi örneğinde davalı şirket yetkilisinin yazışmaları yaptığı iddia edilen .... olmadığı, kaldı ki yazışmaların yapıldığı telefon numarasını gösterir kişi kaydının dosyaya sunulmadığı, dolayısıyla davalı şirket yetkilisi ile yapılan bir görüşmenin bulunmadığı, şu halde yazışmaların delil başlangıcı niteliğinde olmadığı ve tanık delilinin hükme esas alınamayacağı, davacı tarafça taraflar arasındaki satım sözleşmesi ilişkisinin ispat edilemediği, bu nedenle davacının TBK'nın 117.
vd. maddeleri kapsamında seçimlik hakları kullanamayacağı, ödenen kapora bedelinin faizi ile iade edilmiş olması karşısında dava dilekçesinde belirtilen sözleşmeden dönme ile gerçekleştiği iddia edilen zarar kalemlerinin tespitinin yapılmasına gerek görülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.03.2025 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
Somut olayda, dosyaya delil olarak sunulan watsap yazışmalarından anlaşıldığı üzere, davacı şirketin davalı şirket ... bayisinin ... ... Satış Müdürü .... ile 20 Eylül 2021 tarihinden itibaren çeşitli tarihlerde ve çok sayıdaki watsap yazışmalarının olduğu, bu yazışmaların satın alınacak araç ve bedellerine ilişkin olduğu, sürekli araçların ne zaman teslim olacağına dair görüşmelerin yapıldığı, araçlar için nakit kapora alınmasına dair yazışmaların bulunduğu, bu şekilde yapılan yazışmaların 15 Mart 2022 tarihine kadar sürdüğü, 31.12.2021 tarihinde davacı tarafından davalının hesabına 350.000,00 TL gönderildiği, bilahare davalının bu yazışmalar sonrası 04.04.2022 tarihinde davacının hesabına araç kapora iadesi açıklamasıyla 350.000,00 TL, yine aynı tarihli 50.000,00 TL’nin iade edildiği, ayrıca 04.04.2022 tarihinde 34.800,00 TL ve 50.000,00 TL iki ayrı kur farkı ödemesinin yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki yazışmaların içeriği ve tarihleri paranın yatırılma ve iadesi tarihleri birlikte değerlendirildiğinde yerel mahkemenin taraflar arasındaki ilişkinin ispat edilemediği yönündeki gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp kararın bozulması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun Onama yönündeki düşüncesine katılmamaktayız.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1154732700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz