İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5863 E. 2019/3287 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari örf ve adet↗ kapalı fatura↗ hmk 200↗ açık muvafakat↗ navlun alacağı↗ senetle ispat↗ karine↗ navlun↗ kötüniyet tazminatı↗ ikrar↗ ciro↗ muvafakat↗ ispat yükü↗ yenileme↗ bilirkişi incelemesi↗ ticari defter↗ fatura↗ çek↗ kötüniyet↗ tacir↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava konusu alacağı akaryakıt bedeli olarak, banka yolu ile, çek ciro etmek suretiyle ödediği, kapalı fatura bedellerinin ödemeye karine olup, kapalı fatura bedeli toplamı ile banka ödemelerinin toplamının dava konusu alacak miktarından daha fazla olduğu, ilçede geçerli ticari örf adete göre akaryakıt bedeli olarak ödemenin yapıldığı ve kısmen elden ödeme uygulamasının da bulunduğu nazara alındığında dava konusu alacağın davalı tarafından davacıya ödenmiş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine, davacı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, navlun alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, HMK’nın 200. maddesinde '' Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetleispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. '' hükmü uyarınca uyuşmazlığın çözümünde tanık dinlenemeyeceğinin nazara alınmaması doğru olmamıştır.
Ayrıca, davacı tarafça işbu davada 21.01.2012-21.11.2013 tarihleri arasında ödenmeyen faturaların takip ve dava konusu yapıldığı ileri sürülmüş, davalı tarafça da dava konusu faturaların bir kısmının davacının akaryakıt borcunun ödenmesi yoluyla, bir kısmının da elden ya da çek ile ödendiği ve bu itibarla davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı savunulmuştur. Mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, davacının yargılama sırasında, dava konusu faturalardan dolayı davalının elden 190.928,51 TL, çek ile 27.371,85 TL ve 13.000 TL olmak üzere toplam 231.300,36 TL ödeme yaptığının kabul edildiğinin anlaşılması karşısında, uyuşmazlığın davacının kabulü olan işbu miktarın dışındaki ödemenin davalının savunmasında olduğu gibi davacının akaryakıt borcunun ödenmesi sureti ile yapılıp yapılmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, borcu ödediğini savunması nedeniyle ispat yükünün davalı üzerinde olduğu ve tacir olan davalının ticari defterleri ile savunmasını ispat edebileceği nazara alınarak, akaryakıt ödeme listesinin dayanaklarının davalı ticari defter ve belgeleri incelenerek tespiti ile sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin kötüniyet tazminatına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemişir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1173 E. 2022/3754 K.
Ortak:açık muvafakat · senetle ispat · ikrar · muvafakat · ispat yükü · yenileme · ticari defter · fatura
İncelediğiniz karardaBu madde uyarınca «senetle ispatı» gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın «açık muvafakati» hâlinde tanık dinlenebilir. '' hükmü uyarınca uyuşmazlığın çözümünde tanık dinlenemeyeceğinin nazara alınmaması doğru olmamıştır.
Ancak, HMK’nın 200. maddesinde '' Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, «yenilenmesi», ertelenmesi, «ikrarı» ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetleispat olunması gerekir.
Bu durum karşısında, borcu ödediğini savunması nedeniyle «ispat yükünün» davalı üzerinde olduğu ve «tacir» olan davalının «ticari defterleri» ile savunmasını ispat edebileceği nazara alınarak, akaryakıt ödeme listesinin dayanaklarının davalı ticari defter ve belgeleri incelenerek tespiti ile sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda6100 sayılı HMK’nın 200. maddesinin 1. fıkrasında bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, «yenilenmesi», ertelenmesi, «ikrarı» ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde «senetle ispat» olunması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamayacağı, aynı maddenin 2. fıkrasında da bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın «açık muvafakati» hâlinde tanık dinlenebileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «ticari satım» ilişkisine istinaden düzenlenen «fatura» konusu satım bedelinin davalı tarafından ödenmediğinin toplanan deliller ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu, her ne kadar tarafların «ticari defterleri» arasında çelişki mevcut ise de dinlenen davacı tanıklarının beyanları dikkate alındığında, fatura konusu malların davalıya «teslimi» olgusunun usulen kanıtlandığı, davacının ticari defterlerinin kanuna uygun olarak tutulduğu sabit olmakla lehine delil teşkil ettiği, davalının ödeme olgusunu «ispat yükü» kendisine düşmesine rağmen bu konuda ödeme belgesi ve delil sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının dava konusu Ankara 6.
Madde metninde de belirtildiği üzere «senetle ispat» olunması gerekli miktarın tayininde hukuki işlem tarihi dikkate alınmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanık beyanı · ticari satım · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · teslim · kesin hüküm
Benzer bu karardaİcra Dairesinin 2020/12119 esas sayılı icra takip dosyasına vaki haksız itirazının kısmen iptaline, takibin 4.546,84 TL «asıl alacak» ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki koşullarda işleyecek faizi ile birlikte devamına, hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında hesaplanan 909,36 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline miktar yönünden «kesin» olarak karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «ticari satım» ilişkisine istinaden düzenlenen «fatura» konusu satım bedelinin davalı tarafından ödenmediğinin toplanan deliller ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu, her ne kadar tarafların «ticari defterleri» arasında çelişki mevcut ise de dinlenen davacı tanıklarının beyanları dikkate alındığında, fatura konusu malların davalıya «teslimi» olgusunun usulen kanıtlandığı, davacının ticari defterlerinin kanuna uygun olarak tutulduğu sabit olmakla lehine delil teşkil ettiği, davalının ödeme olgusunu «ispat yükü» kendisine düşmesine rağmen bu konuda ödeme belgesi ve delil sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının dava konusu Ankara 6.
Bu durumda mahkemece davacının iddiasını senetle ispatlaması gerektiğinin nazara alınması gerekirken hukuki işlem tarihi itibariyle tanıkla ispatı mümkün olmadığı halde davacı «tanıklarının beyanına» itibar edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan yerel mahkeme kararının kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13370 E. 2018/6380 K.
Ortak:ticari örf ve adet · kapalı fatura · karine · navlun · ciro · ispat yükü · ticari defter · fatura · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava konusu alacağı akaryakıt bedeli olarak, banka yolu ile, «çek» «ciro» etmek suretiyle ödediği, «kapalı fatura» bedellerinin ödemeye «karine» olup, kapalı fatura bedeli toplamı ile banka ödemelerinin toplamının dava konusu alacak miktarından daha fazla olduğu, ilçede geçerli «ticari örf adete» göre akaryakıt bedeli olarak ödemenin yapıldığı ve kısmen elden ödeme uygulamasının da bulunduğu nazara alındığında dava konusu alacağın davalı tarafından davacıya ödenmiş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine, davacı aleyhine %20 oranında «kötüniyet tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, borcu ödediğini savunması nedeniyle «ispat yükünün» davalı üzerinde olduğu ve «tacir» olan davalının «ticari defterleri» ile savunmasını ispat edebileceği nazara alınarak, akaryakıt ödeme listesinin dayanaklarının davalı ticari defter ve belgeleri incelenerek tespiti ile sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1-Dava, «navlun alacağının» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… dava konusu alacağı konusunda alacağının varlığı hususunda bir tartışmanın bulunmadığı, ancak davalı kooperatifin dava konusu alacakları akaryakıt bedeli olarak ve «çek» «ciro» etmek suretiyle ... olduğu, yine «kapalı fatura» bedellerinin ödemeye «karine» olduğu ve kapalı fatura bedeli toplamı ile ödemelerin toplamının dava konusu alacak miktarından daha fazla olduğu, bu nedenle alacağının ödenmiş olduğu, yine ilçede geçerli «ticari örf adete» göre akaryakıt bedeli olarak ödemenin yapıldığı ve kısmen elden ödeme uygulamasının da bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine ve takip konusu alacağın % 20' si olan 34.001,40 TL «kötü niyet tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen elden ödemelerin hepsinin ödenme tarihinin dava konusu «fatura» tarihlerinden önce olduğu, ayrıca akaryakıt ödeme listesinin dayanaklarının ve taraflarca dosyaya sunulan «ticari defter» ve belgelerin incelenmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, «ispat yükünün» borcu ödediğini savunan davalı üzerinde olduğu gözetilerek taraflarca dosyaya sunulan «ticari defter» ve belgeler incelendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibine itiraz · taşıma sözleşmesi · kötü niyet tazminatı · uyuşmazlık konusu · kötü niyet
Benzer bu kararda… dava konusu alacağı konusunda alacağının varlığı hususunda bir tartışmanın bulunmadığı, ancak davalı kooperatifin dava konusu alacakları akaryakıt bedeli olarak ve «çek» «ciro» etmek suretiyle ... olduğu, yine «kapalı fatura» bedellerinin ödemeye «karine» olduğu ve kapalı fatura bedeli toplamı ile ödemelerin toplamının dava konusu alacak miktarından daha fazla olduğu, bu nedenle alacağının ödenmiş olduğu, yine ilçede geçerli «ticari örf adete» göre akaryakıt bedeli olarak ödemenin yapıldığı ve kısmen elden ödeme uygulamasının da bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine ve takip konusu alacağın % 20' si olan 34.001,40 TL «kötü niyet tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan faturalar için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu, kooperatif ortakları tarafından yapılan taşımaların ödemesinin gönderen tarafından davalı kooperatife yapıldığı, davalı kooperatifin ise «navlun» ücretlerinin bir kısmını ortaklarının akaryakıt borcunun ödenmesi yoluyla ödediği hususları taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/5863 E. , 2019/3287 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Aladağ Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 11/03/2016 tarih ve 2014/246-2016/32 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 30.04.2019 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Halil Şahin ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya taşıma hizmeti verdiğini ve bu hizmet kapsamında fatura kestiğini, davalı tarafından taşıma ücretinin ödenmemesi üzerine aleyhine takip başlatıldığını ancak, davalının haksız itirazı ile takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının vermiş olduğu hizmetin karşılığının müvekkili tarafından ödendiğini savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava konusu alacağı akaryakıt bedeli olarak, banka yolu ile, çek ciro etmek suretiyle ödediği, kapalı fatura bedellerinin ödemeye karine olup, kapalı fatura bedeli toplamı ile banka ödemelerinin toplamının dava konusu alacak miktarından daha fazla olduğu, ilçede geçerli ticari örf adete göre akaryakıt bedeli olarak ödemenin yapıldığı ve kısmen elden ödeme uygulamasının da bulunduğu nazara alındığında dava konusu alacağın davalı tarafından davacıya ödenmiş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine, davacı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, navlun alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, HMK’nın 200. maddesinde '' Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetleispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir.
'' hükmü uyarınca uyuşmazlığın çözümünde tanık dinlenemeyeceğinin nazara alınmaması doğru olmamıştır.
Ayrıca, davacı tarafça işbu davada 21.01.2012-21.11.2013 tarihleri arasında ödenmeyen faturaların takip ve dava konusu yapıldığı ileri sürülmüş, davalı tarafça da dava konusu faturaların bir kısmının davacının akaryakıt borcunun ödenmesi yoluyla, bir kısmının da elden ya da çek ile ödendiği ve bu itibarla davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı savunulmuştur. Mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, davacının yargılama sırasında, dava konusu faturalardan dolayı davalının elden 190.928,51 TL, çek ile 27.371,85 TL ve 13.000 TL olmak üzere toplam 231.300,36 TL ödeme yaptığının kabul edildiğinin anlaşılması karşısında, uyuşmazlığın davacının kabulü olan işbu miktarın dışındaki ödemenin davalının savunmasında olduğu gibi davacının akaryakıt borcunun ödenmesi sureti ile yapılıp yapılmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında, borcu ödediğini savunması nedeniyle ispat yükünün davalı üzerinde olduğu ve tacir olan davalının ticari defterleri ile savunmasını ispat edebileceği nazara alınarak, akaryakıt ödeme listesinin dayanaklarının davalı ticari defter ve belgeleri incelenerek tespiti ile sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin kötüniyet tazminatına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemişir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 30/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517093600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz