İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/9011 E. 2018/2806 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanıkla ispat yasağı↗ oy yasağı↗ işlemiş faiz↗ uyuşmazlık konusu↗ ticari defter↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi marifeti ile yapılan inceleme neticesinde, davacının davalı şirketten 16.012,52 TL asıl alacak ve takip tarihine kadar 2.170,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.182,53 TL bakiye alacağının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, takibin bu miktar üzerinden devamına, 16.012,52 TL asıl alacağın %20 oranındaki icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bakiye taşıma bedeli alacağının tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı taraf, ödeme makbuzlarını ibraz ederek borcun ödendiğini savunmuştur. Davalı tarafça düzenlenen ve dava dosyasına ibraz edilen ödeme makbuzları davacı imzasını taşımaktadır. Ödeme makbuzu borcu söndüren belgelerden olup, bu belge ile uyuşmazlık konusu taşıma bedellerinin ödendiğine karinedir. 6100 sayılı HMK'nin “Senede karşı tanıkla ispat yasağı” başlıklı 201. maddesi “Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz.” hükmünü haizdir. Bu hüküm uyarınca davalı tarafça ileri sürülen makbuzların aksi aynı kudrette belge ile ispat edilmesi gerekmektedir. Bu bakımdan ödeme makbuzlarının aksi kanıtlanamadığı halde yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5900 E. 2021/3916 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayıtsız şartsız borç ikrarı · borç ikrarı · teminat senedi · borçlu olunmadığının tespiti · yemin delili · yazılı delil · bedelsizlik · yemin
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesi'nce; davalı alacaklı senede dayalı takip başlattığından borçlu olmadığının «ispat yükünün» davacıda olduğu, icra takibine konu «bono» üzerinde «teminat senedi» olduğuna dair bir ibare bulunmadığı, senedin teminat senedi olduğu ve senedin «bedelsiz» kaldığı iddiasının usulüne uygun delillerle ispat edilemediği ve davacının «yemin deliline» açıkça dayanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının iddiasını yani senedin «bedelsizliğini» «kesin» delillerle ispatlaması gerektiği, davacının senedin aksini ispat edecek herhangi bir «yazılı delil» sunmadığı, davacı vekili tarafından davalıya «yemin» de teklif edilmediği, bu nedenlerle yapılan icra takibinin hukuka uygun olduğu, İİK.
Bunun dışında elinde «kayıtsız şartsız borç ikrarını» içerir bir «bono» bulunan davalının ayrıca alacağının nereden kaynaklandığını açıklama mecburiyeti bulunmadığı gibi bonoda yazılı miktarda alacaklı olduğunu kanıtlama yükümlülüğü de bulunmamaktadır.
O halde, davacı taraf, dava konusu «bononun» iddia edildiği şekilde «teminat» olarak verildiğini geçerli başka yazılı delillerle ispatlayamadığına göre, mahkemece davacı tarafın delil listesinde «yemin deliline» dayandığı hususu nazara alınıp davacıya yemin hakkı hatırlatılarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12803 E. 2017/6416 K.
Ortak:tanıkla ispat yasağı · oy yasağı
İncelediğiniz kararda6100 sayılı HMK'nin “Senede karşı «tanıkla ispat yasağı»” başlıklı 201. maddesi “Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz.” hükmünü haizdir.
Benzer bu karardaBu kurala, «senede karşı senetle ispat kuralı» yahut senede karşı «tanıkla ispat yasağı» denir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:senetle ispat kuralı · senede karşı senetle ispat · ödeme savunması · senetle ispat · yemin teklifi · yemin · üçüncü kişi · ispat yükü
Benzer bu karardaDava, «zamanaşımına» uğramış «bonoya» dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının «ödeme savunmasını», sunduğu dekontlar ve tanık beyanlarıyla ispat ettiği, «ispat yükünün» davacı üzerinde kaldığı ve davacının iddiasını ispat edemediği gibi «yemin teklifinde» de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Her nekadar davalı tarafça «havale» dekontları delil olarak gösterilmiş ise de, «üçüncü kişiler» tarafından davacnın banka hesabına yapılan havalelerin, dava konusu senedin ödenmesi amacıyla yapılmış olduğuna dair dekontlarda bir ibare bulunmadığı gözetildiğinde, davalının savunmasını bu dekontlar ile ispat edemediği, kaldı ki davacının senede bağlı iddialarına karşı tanık da dinletemeyeceği, bu durumda usulüne uygun delillerle savunmasını «ispat yükünün» halen davalı tarafta olduğunun kabulü ile değerlendirme yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile ispat yükünün davacı tarafa yüklenmesi ve «yemin teklifinin» hatırlatılması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Bu kurala, «senede karşı senetle ispat kuralı» yahut senede karşı «tanıkla ispat yasağı» denir.
Somut olayda davacının davaya konu ettiği alacağı senede bağlı olduğundan davalının da savunmasını «senede karşı senetle ispat kuralı» gereğince senetle ispatlaması gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/9011 E. , 2018/2806 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/05/2016 tarih ve 2015/771-2016/390 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket adına nakliye hizmeti verdiğini, bu hizmetler neticesinde şirket tarafından müvekkiline 31/10/2012 ve 30/11/2012 tarihli olmak üzere iki fatura keşide edildiğini, faturaların toplam 21.612,52 TL olduğunu, 5.600,00 TL'lik kısmı ödeme yapıldığını, kalan kısmın ödenmediğini, müvekkiline baskı ve korkutma yoluyla bir kısım tediye makbuzları imzalatıldığını, bu makbuzların gerçeği yansıtmadığını, sonuç olarak 21.612,52 TL'lik fatura borcuna mahsuben yapılan kısmi ödeme mahsup edildiğinde müvekkilinin bakiye 16.012,52 TL alacağının bulunduğunu, bu alacağın işlemiş 2.880,00 TL faizinin bulunduğunu, asıl alacak ve işlemiş faizinin tahsili amacıyla ...
2. İcra Müdürlüğünün 2014/4094 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, takibe davalı şirketin itiraz ettiğini ileri sürerek itirazının iptaline ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı tarafa olan borcun ödendiğini, tediye makbuzlarında davacının imzasının bulunduğunu, bu takibin kötüniyetle yapıldığını savunarak davanın reddi ile alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi marifeti ile yapılan inceleme neticesinde, davacının davalı şirketten 16.012,52 TL asıl alacak ve takip tarihine kadar 2.170,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.182,53 TL bakiye alacağının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, takibin bu miktar üzerinden devamına, 16.012,52 TL asıl alacağın %20 oranındaki icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bakiye taşıma bedeli alacağının tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı taraf, ödeme makbuzlarını ibraz ederek borcun ödendiğini savunmuştur. Davalı tarafça düzenlenen ve dava dosyasına ibraz edilen ödeme makbuzları davacı imzasını taşımaktadır. Ödeme makbuzu borcu söndüren belgelerden olup, bu belge ile uyuşmazlık konusu taşıma bedellerinin ödendiğine karinedir. 6100 sayılı HMK'nin “Senede karşı tanıkla ispat yasağı” başlıklı 201. maddesi “Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz.” hükmünü haizdir.
Bu hüküm uyarınca davalı tarafça ileri sürülen makbuzların aksi aynı kudrette belge ile ispat edilmesi gerekmektedir. Bu bakımdan ödeme makbuzlarının aksi kanıtlanamadığı halde yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/420607000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz