İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/6224 E. 2022/3452 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muayene ve ihbar yükümlülüğü↗ ihbar yükümlülüğü↗ delillerin toplanmaması↗ ihtirazi kayıt↗ ticari dava niteliği↗ kesin süre↗ satım sözleşmesi↗ bono↗ ihbar↗ bilirkişi incelemesi↗ hukuki yarar↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ teminat↗ teslim↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, TTK'da öngörülen kesin süreler içerisinde muayene ve ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiğinin davacı tarafından kanıtlanamadığı, yine davacının herhangi bir ihtirazi kayıt düşmeksizin malları teslim aldığı, malın tesliminin davacı tarafça benimsendiği, davalı faturalarının davacı defterlerinde kayda alındığı, ayrıca sertifikalara ilişkin herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmediği, dolayısıyla davacının akti feshinin haksız olduğu ve bonoya dayalı alacak isteminde bulunamayacağı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinafa başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince,uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre uyuşmazlığın ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklandığı, davacının 6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesi ile 23/1-c maddesinde düzenlenen kurallara uymadığından malları mevcut haliyle kabul etmiş sayılacağı, dolayısıyla dava konusu bonoyu davalı şirketin edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirmediğinden bahisle takibe koyup alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen boru alım sözleşmesi uyarınca verilen bononun davalının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle icra takibine konu edilmesi üzerine yapılan itirazın iptali davasıdır.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıda yazılı bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflarca malın teslimine ilişkin şartların sözleşme ile hüküm altına alındığı, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi ile de malın eksik teslim edildiğinin belirlendiği anlaşılmaktadır.
Takibe konu edilen bononun sözleşmede yer aldığı ve teminat olarak verildiği açık iken sözleşme gereği davacıya eksik teslim edilen mal var ise davacının bu eksik kısma tekabül eden tutar üzerinden bonoyu takibe koymakta hukuki yararı olduğu gözetilerek buna ilişkin taraf delilleri toplanıp, eksik teslimle ilgili davacı iddiası üzerinde de durularak uygun sonuç çercevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Menfi tespit | Kötüniyet tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1320 E. 2022/5565 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hamil · vade
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalı «hamil» ...'ün bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davaya konu 15/04/2013 «vade» tarihli 135.000,00 TL bedelli senet yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, diğer davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, koşulları oluşmadığından dav …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5439 E. 2021/5768 K.
Ortak:e-defter
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, TTK'da öngörülen «kesin süreler» içerisinde muayene ve «ihbar yükümlülüğünün» yerine getirildiğinin davacı tarafından kanıtlanamadığı, yine davacının herhangi bir «ihtirazi kayıt» düşmeksizin malları «teslim» aldığı, malın tesliminin davacı tarafça benimsendiği, davalı faturalarının davacı «defterlerinde» «kayda» alındığı, ayrıca sertifikalara ilişkin herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmediği, dolayısıyla davacının akti feshinin haksız olduğu ve «bonoya» dayalı alacak isteminde bulunamayacağı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinafa başvurulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davacı «lehtarı» olduğu dava konusu bonoyu davalı ...’a «beyaz ciro» ile devrettiği, davacının bu bonoyu davalı tarafından tahsil edilmesi amacıyla ciro ederek verdiğini iddia ettiği, «ispat külfetinin» davacıya ait olduğu, ancak davacı bu iddiasını ispat edecek yeterli delil gösteremediği, mahkemece bu delil durumuna göre, davacının davalı ...’a yönelik davasının da reddi gerekirken davalının kendisine yapılan «tebligata» rağmen «ticari defterlerini» vermediğine dayanılarak davayı kabul etmesi doğru olmadığı gerekçesiyle kararın davalı ... yönünden bozulduğu, diğer davalı ... yönünden ise onandığı gerekçesiyle davanın ... yönünden reddine, diğer davalı ... yönünden ise tekrar karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:beyaz ciro · ispat külfeti · lehtar · ciro · ticari defter · tebligat · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davacı «lehtarı» olduğu dava konusu bonoyu davalı ...’a «beyaz ciro» ile devrettiği, davacının bu bonoyu davalı tarafından tahsil edilmesi amacıyla ciro ederek verdiğini iddia ettiği, «ispat külfetinin» davacıya ait olduğu, ancak davacı bu iddiasını ispat edecek yeterli delil gösteremediği, mahkemece bu delil durumuna göre, davacının davalı ...’a yönelik davasının da reddi gerekirken davalının kendisine yapılan «tebligata» rağmen «ticari defterlerini» vermediğine dayanılarak davayı kabul etmesi doğru olmadığı gerekçesiyle kararın davalı ... yönünden bozulduğu, diğer davalı ... yönünden ise onandığı gerekçesiyle davanın ... yönünden reddine, diğer davalı ... yönünden ise tekrar karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14960 E. 2013/13114 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:isticvap · sevk irsaliyesi · irsaliye · ispat külfeti · taşıma sözleşmesi · temsil
Benzer bu karardaBu nedenle mahkemece öncelikle davacı tarafça dosyaya sunulan muhtelif tarihlerdeki «sevk irsaliyeleri» üzerindeki imzaların davalıya ya da «temsilcisine» ait olup olmadığı hususunda davalı tarafa «isticvap» davetiyesi çıkarılmak ve akti ilişkinin bulunup bulunmadığı belirlenmek, akti ilişkinin varlığı halinde ayrıca davacıların ne miktar ücrete hak kazandıkları üzerinde durularak karar verilmek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile taraflar arasında «taşıma sözleşmesi» bulunduğu kabul edilmek suretiyle sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı uyarınca «sevk irsaliyeleri» ve taşıma irsaliyeleri ile dinlenen tanık beyanları uyarınca davalının icra takibi kadar borcunun bulunduğu, davalının davacı-alacaklı tarafa hiçbir borcunun bulunmadığını belirterek icra müdürlüğü dosyasındaki takibe itirazda bulunduğu, ancak yargılama sırasında borcun ödendiğine dair her hangi bir belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup, taraflar arasında bir taşıma ilişkisinin varlığını «ispat külfeti» davacı tarafa düşmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/6224 E. , 2022/3452 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen 24.06.2020 tarih ve 2020/482 E. - 2020/1126 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 26.04.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekilleri Av. ... ile Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında sanayi tipi boru satışı konusunda düzenlenen sözleşme uyarınca davacıya davaya konu bononun verildiğini, davalı şirketin edimlerinin bir kısmını hiç yerine getirmediği gibi bazı edimlerini geç ve bazılarını da ayıplı olarak ifa ettiğini bu nedenle davacının davaya konu bono nedeniyle alacak hakkının oluştuğundan bonoya dayalı ilamsız takip başlattığını, davalıların itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı şirketin edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini, davacının süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığını savunarak davanın reddi ile %20 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, TTK'da öngörülen kesin süreler içerisinde muayene ve ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiğinin davacı tarafından kanıtlanamadığı, yine davacının herhangi bir ihtirazi kayıt düşmeksizin malları teslim aldığı, malın tesliminin davacı tarafça benimsendiği, davalı faturalarının davacı defterlerinde kayda alındığı, ayrıca sertifikalara ilişkin herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmediği, dolayısıyla davacının akti feshinin haksız olduğu ve bonoya dayalı alacak isteminde bulunamayacağı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinafa başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince,uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre uyuşmazlığın ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklandığı, davacının 6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesi ile 23/1-c maddesinde düzenlenen kurallara uymadığından malları mevcut haliyle kabul etmiş sayılacağı, dolayısıyla dava konusu bonoyu davalı şirketin edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirmediğinden bahisle takibe koyup alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen boru alım sözleşmesi uyarınca verilen bononun davalının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle icra takibine konu edilmesi üzerine yapılan itirazın iptali davasıdır.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıda yazılı bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflarca malın teslimine ilişkin şartların sözleşme ile hüküm altına alındığı, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi ile de malın eksik teslim edildiğinin belirlendiği anlaşılmaktadır.
Takibe konu edilen bononun sözleşmede yer aldığı ve teminat olarak verildiği açık iken sözleşme gereği davacıya eksik teslim edilen mal var ise davacının bu eksik kısma tekabül eden tutar üzerinden bonoyu takibe koymakta hukuki yararı olduğu gözetilerek buna ilişkin taraf delilleri toplanıp, eksik teslimle ilgili davacı iddiası üzerinde de durularak uygun sonuç çercevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde verilen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bent uyarınca davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790190300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz