İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/14960 E. 2013/13114 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
isticvap↗ sevk irsaliyesi↗ irsaliye↗ ispat külfeti↗ taşıma sözleşmesi↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı uyarınca sevk irsaliyeleri ve taşıma irsaliyeleri ile dinlenen tanık beyanları uyarınca davalının icra takibi kadar borcunun bulunduğu, davalının davacı-alacaklı tarafa hiçbir borcunun bulunmadığını belirterek icra müdürlüğü dosyasındaki takibe itirazda bulunduğu, ancak yargılama sırasında borcun ödendiğine dair her hangi bir belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup, taraflar arasında bir taşıma ilişkisinin varlığını ispat külfeti davacı tarafa düşmektedir. Uyuşmazlığın niteliği gereği de bu hususta tanık dinlenilmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece öncelikle davacı tarafça dosyaya sunulan muhtelif tarihlerdeki sevk irsaliyeleri üzerindeki imzaların davalıya ya da temsilcisine ait olup olmadığı hususunda davalı tarafa isticvap davetiyesi çıkarılmak ve akti ilişkinin bulunup bulunmadığı belirlenmek, akti ilişkinin varlığı halinde ayrıca davacıların ne miktar ücrete hak kazandıkları üzerinde durularak karar verilmek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile taraflar arasında taşıma sözleşmesi bulunduğu kabul edilmek suretiyle sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız itirazın iptaline karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4166 E. 2021/5331 K.
Ortak:isticvap · sevk irsaliyesi · irsaliye · temsil
İncelediğiniz karardaBu nedenle mahkemece öncelikle davacı tarafça dosyaya sunulan muhtelif tarihlerdeki «sevk irsaliyeleri» üzerindeki imzaların davalıya ya da «temsilcisine» ait olup olmadığı hususunda davalı tarafa «isticvap» davetiyesi çıkarılmak ve akti ilişkinin bulunup bulunmadığı belirlenmek, akti ilişkinin varlığı halinde ayrıca davacıların ne miktar ücrete hak kazandıkları üzerinde durularak karar verilmek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile taraflar arasında «taşıma sözleşmesi» bulunduğu kabul edilmek suretiyle sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı uyarınca «sevk irsaliyeleri» ve taşıma irsaliyeleri ile dinlenen tanık beyanları uyarınca davalının icra takibi kadar borcunun bulunduğu, davalının davacı-alacaklı tarafa hiçbir borcunun bulunmadığını belirterek icra müdürlüğü dosyasındaki takibe itirazda bulunduğu, ancak yargılama sırasında borcun ödendiğine dair her hangi bir belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «sevk irsaliyesinde» «teslim» alan bölümündeki kişinin kim olduğunun ve davalı şirketle bir bağlantısının bulunup bulunmadığının SGK kayıtları ve diğer delillerle belirlenemediği, davalı şirketin çalışanı veya «temsilcisi» olmadığı, davacı vekilinin 24.12.2019 tarihli beyanlarında teslim alan kişinin kim olduğu hususunun tespit edilemediğinin ileri sürüldüğü, bu haliyle her ne kadar Yargıtay bozma ilamında «imza incelemesi» ve tarafların «isticvabı» yoluna gidilmesi gerektiği belirtilmiş ise de bunun mümkün olmadığı, «ispat yükü» üzerinde olan davacı tarafın dava konusu icra takibinin dayanağını oluşturan malları davalı tarafa teslim edildiği hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın re …
Mahkemece yapılacak iş ...’in «isticvabı» ile imza ve yazı örneklerinin alınması, ...’in «sevk irsaliyesi» tarihinden önce ve sonrası tarihli düzenlenen belgelerde bulunan imzalı belge asıllarının getirtilerek Grafoloji ve «sahtecilik» konusunda uzman «bilirkişilerce inceleme» yapıldıktan sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece bozma ilamı yerine getirilmiş ise de bozma ilamından sonra yapılan araştırmada davalı çalışanı olduğu belirtilen ... dinlenmiş, «irsaliyedeki» imzanın kendisine ait olmadığını belirtmiş ancak bozma ilamında belirtildiği üzere mahkemece «sevk irsaliyesi» altındaki imzanın ...’e ait olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza incelemesi · sahtecilik · icra takibine itiraz · ispat yükü · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «sevk irsaliyesinde» «teslim» alan bölümündeki kişinin kim olduğunun ve davalı şirketle bir bağlantısının bulunup bulunmadığının SGK kayıtları ve diğer delillerle belirlenemediği, davalı şirketin çalışanı veya «temsilcisi» olmadığı, davacı vekilinin 24.12.2019 tarihli beyanlarında teslim alan kişinin kim olduğu hususunun tespit edilemediğinin ileri sürüldüğü, bu haliyle her ne kadar Yargıtay bozma ilamında «imza incelemesi» ve tarafların «isticvabı» yoluna gidilmesi gerektiği belirtilmiş ise de bunun mümkün olmadığı, «ispat yükü» üzerinde olan davacı tarafın dava konusu icra takibinin dayanağını oluşturan malları davalı tarafa teslim edildiği hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın re …
Mahkemece yapılacak iş ...’in «isticvabı» ile imza ve yazı örneklerinin alınması, ...’in «sevk irsaliyesi» tarihinden önce ve sonrası tarihli düzenlenen belgelerde bulunan imzalı belge asıllarının getirtilerek Grafoloji ve «sahtecilik» konusunda uzman «bilirkişilerce inceleme» yapıldıktan sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsiline yönelik girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/14960 E. , 2013/13114 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kozan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.03.2012 tarih ve 2010/415-2012/218 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili ... ve hissedarı ve yetkili temsilcisi olduğu...Nakliyat Taahhüt Gıda Orman ve Tarım Ürünleri Sanayii Tic. Ltd. Şti.'nin davalıya karşı yapılan nakliye işlerinden doğan alacakları için icra takibi başlattıklarını, yapılan nakliye işleri ile ilgili olarak 22/12/2009 ve 28/12/2009 tarihli sevk irsaliyelerinin bulunduğunu, davalının icra takibine haksız olarak itirazda bulunduğunu ileri sürerek itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmişitir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı uyarınca sevk irsaliyeleri ve taşıma irsaliyeleri ile dinlenen tanık beyanları uyarınca davalının icra takibi kadar borcunun bulunduğu, davalının davacı-alacaklı tarafa hiçbir borcunun bulunmadığını belirterek icra müdürlüğü dosyasındaki takibe itirazda bulunduğu, ancak yargılama sırasında borcun ödendiğine dair her hangi bir belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup, taraflar arasında bir taşıma ilişkisinin varlığını ispat külfeti davacı tarafa düşmektedir. Uyuşmazlığın niteliği gereği de bu hususta tanık dinlenilmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece öncelikle davacı tarafça dosyaya sunulan muhtelif tarihlerdeki sevk irsaliyeleri üzerindeki imzaların davalıya ya da temsilcisine ait olup olmadığı hususunda davalı tarafa isticvap davetiyesi çıkarılmak ve akti ilişkinin bulunup bulunmadığı belirlenmek, akti ilişkinin varlığı halinde ayrıca davacıların ne miktar ücrete hak kazandıkları üzerinde durularak karar verilmek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile taraflar arasında taşıma sözleşmesi bulunduğu kabul edilmek suretiyle sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042023900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz