6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tasfiye edilip terkin edilen şirketin ek tasfiye için ihyası

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1233 E. 2025/1353 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

Tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen bir şirket hakkında, terkinden önce açılmış derdest bir dava bulunuyorsa, davanın karara bağlanabilmesi için davacının şirketin TTK 547 uyarınca ek tasfiye amacıyla ihyasını istemekte hukuki yararı vardır. Tasfiye aşamasında TTK 541 uyarınca muaccel olmayan veya ihtilaflı borçların notere depo edilmesi veya teminata bağlanması gerekirken bu yapılmadan tasfiye sonuçlandırılıp şirket terkin edilmişse, tasfiye işlemleri eksik sayılır ve şirket tüzel kişiliği ek tasfiye için ihya olunabilir. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olduğundan, ihya davasında haksız çıkan tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesi hukuka uygundur.

Ele alınan sorunlar

Tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılıp yapılmadığı ve şirketin ihyası koşulları → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, tasfiye sürecinin usulüne uygun tamamlandığını, şirketin ihyasına neden ihtiyaç duyulduğunun ve bu talebin şirketin menfaatlerine uygun olup olmadığının incelenmediğini, ihyayı gerektirecek geçerli bir sebep bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davadışı şirket hakkında dava açıldıktan sonra tasfiye kararı alınıp tasfiye sonu kararının sicile tescil edilerek şirketin terkin edildiği anlaşılmaktadır. TTK 547 uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahibi veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir; mahkeme istemi yerinde bulursa ek tasfiye için yeniden tesciline ve işlemleri yürütecek tasfiye memuru atanmasına karar verir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilebilir. Açılmış derdest bir davanın karara bağlanabilmesi için davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır. TTK 541 uyarınca tasfiye aşamasında muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da yeterli teminatla karşılanması gerekir; bu yapılmadan tasfiye süreci sonuçlandırılıp şirket sicilden terkin edilmişse, şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebilir. Şirket hakkında açılmış bir dava var iken tasfiyenin sonuçlandırıldığı, şirketin tek ortağının ve tasfiye memurunun aynı kişi olduğu anlaşıldığından, tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapıldığına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinin hukuka uygunluğu → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, müvekkilinin yargılamada asli veya fer'i taraf olmayıp yalnızca tasfiye memuru sıfatıyla davaya dahil edildiğini, bu nedenle aleyhine vekâlet ücreti/yargı giderine hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK'nın 326/1. maddesi gereğince kanunda yazılı haller dışında yargı gideri davada haksız çıkan taraftan alınır. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olup, davada haksız çıkan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesi yerindedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Derdest bir dava varken tasfiye işlemleri tamamlanıp şirket terkin edildiğinde, TTK 541 uyarınca muaccel olmayan/ihtilaflı borçların depo veya teminat şartı yerine getirilmemişse tasfiyenin eksik sayılacağı ve TTK 547 kapsamında ihya talebinde hukuki yarar bulunacağı yönünde; ayrıca tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memurunun sorumlu olup yargı giderinden sorumlu tutulacağı yönünde emsal niteliğindedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Şirketin ihyası talebinde hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası ek tasfiye tasfiye memuru hukuki yarar sicilden terkin tüzel kişiliğin sona ermesi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547TTK 541 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 326-(1)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO 2025/1233

KARAR NO 2025/1353

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 14/05/2025

NUMARASI 2025/182 Esas - 2025/395 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili davacının işçilik alacaklarının tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 28. İş Mahkemesinin 2022/15 esas sayılı dosyası ile, tasfiye halinde şirkete dava açıldığını, şirketin ticaret sicilinden 26/04/2022 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşıldığını, terkin edilmeden önceki adresi "... Mah. ... Sk. NO:... iç kapı NO:... Ataşehir/İstanbul olduğunu, şirketin tasfiyesinin sona erdiği, alacağın terkinden evvel doğduğunu, müvekkilin alacağına kavuşabilmesi adına ve mahkemece verilen ara kararın yerine getirilmesi ve davanın yürütülebilmesi için ticaret sicilinden terkin edilen ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin ihyasını talep etmiştir.

CEVAP

1-Davalı ... vekili, Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargı gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını beyan etmiştir.

2- Davalı tasfiye memuru vekili, şirketin tasfiye sürecinin tamamlandığını, Kartal ... Noterliğinin 03.05.2023 tarih, ... sayı ile tasdikli, 02.05.2023 tarihli 2 Sayılı Genel Kurul Kararıyla tescil edildiğini ve ...

08. 05.2023 tarihinde kanuna uygun olarak terkin edildiğini, bu nedenle şirketin mevcut durumu ve finansal yapısı dikkate alındığında, ihya talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu,tasfiye işlemleri tüm yasal düzenlemelere uygun olarak yapıldığını, ihya talebinin yasal bir dayanağı bulunmadığını,şirketin malvarlığının tüketildiğini, davacının ihya talebinin reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece,davayı açmakta davacının hukuki yararının bulunduğu, bu nedenle ihyası istenen şirketin "İstanbul Anadolu 28. İş Mahkemesinin 2022/15 Esas sayılı dosyasındaki yargılamanın ve icra takibinin sonuçlandırılması" ile sınırlı olarak TTK nın 547. maddesi uyarınca ihyasına ve sicile yeniden tesciline, davalı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, yargı giderinin tasfiye memuruna yükletilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davalı tasfiye memuru vekili; Mahkemece, şirketin tasfiye sürecinin usulüne uygun şekilde tamamlanıp tamamlanmadığı, şirketin ihyasına neden ihtiyaç duyulduğu ve bu talebin şirketin menfaatlerine uygun olup olmadığı konusunda inceleme yapılmadığını, şirketin ihyasına neden olacak geçerli bir sebep olmadığını, vekâlet ücretinden tasfiye memuru sıfatıyla müvekkilin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu ,müvekkil, yargılamaya konu davada asli veya fer’i bir taraf olmayıp, yalnızca terkin edilen şirketin tasfiye işlemlerini yürüten tasfiye memuru sıfatıyla davaya dâhil edildiğini, tasfiye memurunun yargılamanın tarafı olmaması nedeniyle aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi mümkün olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. İstanbul Anadolu 28. İş Mahkemesinin 2022/15 Esas sayılı dosyasında davadışı şirketin taraf sıfatı bulunduğu, dava açıldıktan sonra şirketin 6.1.2023 tarihinde tasfiye kararı alıp, 2.5.2023 tarihinde tasfiyenin kapatılmasına karar verildiği , 8.5.2023 tarihinde tasfiye sonu kararı sicile tescil edildiğinden sicilden terkin edildiği anlaşılmaktadır. TTK'nın 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının,YK üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.

Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Açılmış derdest davanın karara bağlanabilmesi için davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır. Tasfiye aşamasında muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların Notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerekir. (TTK’nın 541.madde) Bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp şirket sicilden terkin edilmiş ise, şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebilir. Şirket hakkında açılmış bir dava var iken tasfiyenin sonuçlandırıldığı, şirketin tek ortağının ve tasfiye memurunun davalı ... olduğu anlaşılmakla davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapıldığına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.

HMK'nın 326-(1) maddesi gereğince; kanunda yazılı haller dışında, yargı gideri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olup dava da haksız çıkan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesi yerindedir. Açıklanan nedenlerle, karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalı ... tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 510‬-TL istinaf yargı giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/09/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/7882 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.