Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3539 E. 2022/2247 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesinleşen ilam↗ şirketin ihyası↗ dava şartı yokluğu↗ derdestlik↗ ihya↗ usulden reddi↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ hmk 353(1)b-2↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; ticaret sicil kayıtlarına göre daha önce başka şahıslar tarafından dava konusu şirketin ihyası için Ankara 4. ATM'nin 2016/557 E. sayılı dosyasında dava açıldığı ve şirketin ihyasına karar verildiği, huzurdaki davanın açıldığı tarihte Ankara 4. ATM dosyasında verilen kararın kesinleşmiş olduğu, derdest davadaki davacı ile Ankara 4. ATM'de dava açanlar farklı olduğundan kesin hüküm teşkil etmemekle birlikte davanın şirketin ihyası olup Ankara 4. ATM'de açılan dava ile bu amaç hasıl olduğundan artık ihya için yeniden dava açmada davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın HMK 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/557 E- 2017/221 K. sayılı kesinleşmiş ilamı gereğince eldeki dava açılmadan önce işbu davada ihya istemine konu Aset Telekominikasyon İnş. Taah. Tic. Ve San. Ltd. Şti.'nin ihyasına herhangi bir dava dosyası ile sınırlı olmaksızın karar verildiği, ihyası istenen şirketin eldeki davanın açıldığı tarihte faal olup, şirketin herhangi bir dava dosyası ile sınırlı olmaksızın ihya edildiği, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3769 E. 2017/5199 K.
Ortak:şirketin ihyası · ihya · usulden reddi · hukuki yarar · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaATM'de açılan dava ile bu amaç hasıl olduğundan artık «ihya» için yeniden dava açmada davacının «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın HMK 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca dava «şartı yokluğu» sebebiyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «ticaret sicil» kayıtlarına göre daha önce başka şahıslar tarafından dava konusu «şirketin ihyası» için Ankara 4.
ATM'de dava açanlar farklı olduğundan «kesin» hüküm teşkil etmemekle birlikte davanın «şirketin ihyası» olup Ankara 4.
Benzer bu karardaATM'nin 2014/45 E. sayılı dosyasında da 16/10/2014 tarihli kararla aynı şirketin ihyasına karar verildiği, dolayısıyla davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» istenen şirketin 10/04/2009 tarihinde «tasfiye» kapanışının yapılarak «ticaret sicilinden terkin» edildiği, ancak ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden terkin · limited şirket · ek tasfiye · terkin · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» istenen şirketin 10/04/2009 tarihinde «tasfiye» kapanışının yapılarak «ticaret sicilinden terkin» edildiği, ancak ...
Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
… açılan ve görülmekte olan davada verilen süre uyarınca işbu davanın açıldığının iddia edilmiş olması karşısında, dava açılmasına sebebiyet vermeyen davacı aleyhine «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerekirken vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6053 E. 2012/13902 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teslim · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen kök ek bilirkişi raporlarına göre, davacının dava dışı SGK’dan 873,99 TL alacaklı olduğu, davalı bankaya «husumet» düşmediği gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı Banka'dan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının dava dışı SGK’dan 873,99 TL alacaklı olduğu, davalı Banka'ya «husumet» düşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf ATM kartını davalıdan hiç almadığını ileri sürmüş olup, davalı Banka ise ATM kartını davacıya «teslim» ettiğine dair bir belge sunamamıştır.
Bu durumda, ATM kartı ile paranın çekildiği anlaşıldığına göre davalı Banka'nın zarardan sorumlu olup olmayacağı üzerinde durularak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken «husumet» nedeniyle reddi doğru görülmemiş, kararın açıklanan gerekçelerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9517 E. 2011/2935 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3539 E. , 2022/2247 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05.02.2020 tarih ve 2019/543 E- 2020/90 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 04.03.2021 tarih ve 2020/1161 E- 2021/331 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; Aset Telekominikasyon İnş. Taah. Tic. Ve San. Ltd. Şti. aleyhine Bursa 1. İş Mahkemesi'nin 2015/79 Esas sayılı hizmet tespiti istemiyle açılan dava dosyasında davalı şirketin terkin edildiğinin öğrenildiğini, mahkemece şirketin ihyası için taraflarına yetki ve süre verildiğini ileri sürerek Aset Telekominikasyon İnş. Taah. Tic. Ve San. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, öncelikle terkin tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürede açılmayan davanın reddini, ihyası istenen Aset Telekominikasyon ..Ltd. Şti'nin Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.02.2019 tarihinde kesinleşen 2016/557 Esas ve 2017/221 Karar sayılı kararı gereği 28.02.2019 tarihinde müdürlük tarafından ihya tescilinin yapıldığı, kesin hükmün varlığı sebebiyle davanın reddi gerektiğini, yasal hasım sıfatını haiz müvekkili aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; ticaret sicil kayıtlarına göre daha önce başka şahıslar tarafından dava konusu şirketin ihyası için Ankara 4. ATM'nin 2016/557 E. sayılı dosyasında dava açıldığı ve şirketin ihyasına karar verildiği, huzurdaki davanın açıldığı tarihte Ankara 4. ATM dosyasında verilen kararın kesinleşmiş olduğu, derdest davadaki davacı ile Ankara 4. ATM'de dava açanlar farklı olduğundan kesin hüküm teşkil etmemekle birlikte davanın şirketin ihyası olup Ankara 4. ATM'de açılan dava ile bu amaç hasıl olduğundan artık ihya için yeniden dava açmada davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın HMK 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/557 E- 2017/221 K. sayılı kesinleşmiş ilamı gereğince eldeki dava açılmadan önce işbu davada ihya istemine konu Aset Telekominikasyon İnş. Taah. Tic. Ve San. Ltd. Şti.'nin ihyasına herhangi bir dava dosyası ile sınırlı olmaksızın karar verildiği, ihyası istenen şirketin eldeki davanın açıldığı tarihte faal olup, şirketin herhangi bir dava dosyası ile sınırlı olmaksızın ihya edildiği, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 23/03/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, 6102 sayılı TTK Geçici 7. maddesi gereğince ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası (ek tasfiye) istemine ilişkindir.
Davacı, ihyası istenen şirket aleyhine Bursa 1. İş Hukuk Mahkemesi'nin 2015/79 esas sayılı dosyasında alacak davası açmıştır. Mahkemece verilen yetkiye istinaden de eldeki dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince "şirketin dava tarihi itibariyle faal olduğu ve davacının dava ikamesinde hukuki yararının bulunmadığı" gerekçesiyle dava red edilmiş, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusu da esastan red edilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi çoğunluk görüşü doğrultusunda red edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.
Sayın çoğunluğun onama gerekçesine katılamıyorum.
Uyuşmazlık, açılan başka bir davada şirketin ihyasına karar verilmesi, kararın ticaret sicilinde tescil edilmesi durumunda, başka bir dava için aynı şirketin ihyasının istenip istenemeyeceğine ilişkindir.
6102 sayılı TTK 31/2 maddesinde "Tescilin dayandığı olgu veya işlemlerin tamamen veya kısmen sona ermesi ya da ortadan kalkması durumunda sicildeki kaydın da kısmen veya tamamen silineceği" düzenlenmiş, Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 29/3 maddesinde de paralel bir hüküm getirilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının dayanağı, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/557 esas, 2017/221 karar sayı ve 22.03.2017 tarihli kesinleşmiş kararı olup, bu dosyada 3.kişi davacı tarafından aynı şirket aleyhine Bursa 6. İş Mahkemesi'nin 2015/249 esas sayılı dosyasında verilen mehil üzerine ihya davası açılmış, mahkemece Geçici 7. madde gereğince şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Dairemizin yerleşik uygulaması, 3.kişiler tarafından 6102 sayılı Yasa'nın Geçici 7. maddesine istinaden açılan davaların TTK 547 maddelerinde öngörülen ek tasfiye niteliğinde olduğu ve dayanak davaya münhasır, tasfiyeye karar verilmesi gerektiği yönündedir.
Dayanak karardan, ihya kararının Bursa 6. İş Mahkemesi'nin 2015/249 esas sayılı dosyasına münhasır verildiği anlaşılmaktadır. Kararın hüküm fıkrasında bu hususun açıklanmamış olması tavzihini gerektirir bir eksiklik olup, şirketin hiç terkin edilmemiş gibi bir sonuç doğurması mümkün değildir.
Aksi düşüncenin kabulü 6102 sayılı TTK Geçici 7. maddesi amacına aykırı ve hükmü işlevsiz bırakacak sonuç doğuracaktır.
Şirket, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.03.2017 tarihli kararı ile, Bursa 6. İş Mahkemesi'nin 2015/249 esas sayılı dosyası için ihya edilmiştir. 6102 sayılı Yasanın 31/2 ve Yönetmeliğin 29/3 maddesi gereğince, bu dosyanın tasfiyesi tamamlandığında tasfiye memuru veya ilgililerin Ticaret Sicil Memurluğuna müracaatla şirketi tekrar sicilden terkin ettirmeleri mümkün olup, bu durumda eldeki davanın dayanağı dosyada şirket terkin durumunda olacak, davacı yeniden şirketin ihyasını talep etmek zorunda kalacaktır.
Bu durumda, davacının eldeki dava yönünden davada hukuki yararının bulunduğu izahtan varestedir.
Açıklanan bu nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken temyiz isteminin reddi ile kararın onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/782521100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz