Ek tasfiye işlemleri
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/616 E. 2022/2209 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': ['6102/-7']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ek tasfiye işlemleri↗ re'sen terkin↗ ihya davası↗ hukuki menfaat↗ ticaret sicili tescili↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ hak düşürücü süre↗ anonim şirket↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ihtarname↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre ihyası istenen şirket yetkililerine usulüne uygun şekilde ihtarname gönderildiğine dair kayıt bulunmadığı, bu hususun Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğine ilişkinde kayıt bulunmadığı,gelen belgelerin içerisinde sadece terkin işlemi yapıldığına dair ilana ilişkin ticaret sicil gazetesi olduğu bu haliyle terkin işlemlerinin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamına uygun yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; ... Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 10041/Merkez sicil numarasında kayıtlı iken terkin edilen Pizaş Pamukkale El Sanatı İşleri Ticaret Pazarlama ve Turizm Yatırımları Anonim Şirketi’nin tüzel kişiliğinin ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyası ile ticaret siciline tesciline, ihya, tescil ve ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi bakımından (... TC kimlik numaralı) İbrahim Tarık Erdoğan’in tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, kararın tasfiye memuruna tebliğine, karar kesinleştiğinde ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ihyası istenen şirket yetkililerine usulüne uygun şekilde ihtarname gönderildiğine dair kayıt bulunmadığı gibi bu hususun Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğine ilişkinde kayıt bulunmadığı, sadece terkin işlemi yapıldığına dair ilana ilişkin ticaret sicil gazetesi bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7. maddesi gereğince sicilden re’sen terkin edilen anonim şirketin, terkinden sonra davacı tarafça alacağının tahsili nedeniyle ihyası isteminden ibarettir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7/15. maddesi hükmünde; “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” şeklinde belirtilmektedir.
Somut olayda, ihyası istenen şirketin 22.05.2014 tarihinde TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca sicilden re’sen terkin edildiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak, TTK'nın Geçici 7/15. maddesi uyarınca sicilden silinme tarihinden itibaren beş(5) yıl içinde ihya davası açılması gerekirken hak düşürücü süre aşılarak 28.04.2021 tarihinde ihya davası açılmış olup, yasanın amir hükmü uyarınca davacının hak düşürücü süre içinde ihya davası açmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kabulü ve Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... Sicil Müdürlüğü’nün istinaf başvurusunun esastan reddi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/91 E. 2016/4911 K.
Ortak:hukuki menfaat · ihya · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · cy/cy kaydı · dava şartı
İncelediğiniz karardaTicaret Sicil Müdürlüğü’nün 10041/Merkez sicil numarasında kayıtlı iken «terkin» edilen Pizaş Pamukkale El Sanatı İşleri Ticaret Pazarlama ve Turizm Yatırımları Anonim Şirketi’nin «tüzel kişiliğinin» ek «tasfiye işlemleri» ile sınırlı olmak üzere «ihyası» ile «ticaret siciline tesciline», ihya, tescil ve ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi bakımından (...
İlk Derece Mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre «ihyası» istenen şirket yetkililerine usulüne uygun şekilde «ihtarname» gönderildiğine dair kayıt bulunmadığı, bu hususun Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» edildiğine ilişkinde kayıt bulunmadığı,gelen belgelerin içerisinde sadece «terkin» işlemi yapıldığına dair ilana ilişkin «ticaret sicil» gazetesi olduğu bu haliyle terkin işlemlerinin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamına uygun yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; ...
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» istenen şirket yetkililerine usulüne uygun şekilde «ihtarname» gönderildiğine dair kayıt bulunmadığı gibi bu hususun Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» edildiğine ilişkinde kayıt bulunmadığı, sadece «terkin» işlemi yapıldığına dair ilana ilişkin «ticaret sicil» gazetesi bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… Tasfiye Edilmemiş Anonim veya Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicilinden Silinmelerine İlişkin Tebliğin” “Çeşitli Hükümler” başlığını «taşıyan» 16/2 maddesinin “Bu tebliğ hükümlerine göre; ticaret sicilinden silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler” hükmünü amir olduğu, söz konusu amir hüküm uyarınca «şirket müdürü» ile hissedarlarının resen «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» için mahkemeye başvurma hak ve yetkilerinin bulunmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, 115. maddeleri uyarınca davacıların aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. bendinin «son» cümlesinde öngörülen "Ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü gereğince, yasal süresi içinde açılan işbu davada, davacıların, «ihyası» istenilen şirketi «temsile» yetkili kişiler olduğu ve dava açmakta hukuki yararları bulunduğu anlaşılmakla, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aktif dava «ehliyetleri» bulunmadığından bahisle, davanın reddine karar verilmesi isabetli bulunmamış ve hükmün davacılar lehine bozulması gerekmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce «resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · şirketin ihyası · şirket müdürü · sicilden terkin · taraf ehliyeti · taşıyan · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… Tasfiye Edilmemiş Anonim veya Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicilinden Silinmelerine İlişkin Tebliğin” “Çeşitli Hükümler” başlığını «taşıyan» 16/2 maddesinin “Bu tebliğ hükümlerine göre; ticaret sicilinden silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler” hükmünü amir olduğu, söz konusu amir hüküm uyarınca «şirket müdürü» ile hissedarlarının resen «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» için mahkemeye başvurma hak ve yetkilerinin bulunmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, 115. maddeleri uyarınca davacıların aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. bendinin «son» cümlesinde öngörülen "Ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü gereğince, yasal süresi içinde açılan işbu davada, davacıların, «ihyası» istenilen şirketi «temsile» yetkili kişiler olduğu ve dava açmakta hukuki yararları bulunduğu anlaşılmakla, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aktif dava «ehliyetleri» bulunmadığından bahisle, davanın reddine karar verilmesi isabetli bulunmamış ve hükmün davacılar lehine bozulması gerekmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce «resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4424 E. 2019/1037 K.
Ortak:ihya · ticaret sicili · cy/cy kaydı · dava şartı
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre «ihyası» istenen şirket yetkililerine usulüne uygun şekilde «ihtarname» gönderildiğine dair kayıt bulunmadığı, bu hususun Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» edildiğine ilişkinde kayıt bulunmadığı,gelen belgelerin içerisinde sadece «terkin» işlemi yapıldığına dair ilana ilişkin «ticaret sicil» gazetesi olduğu bu haliyle terkin işlemlerinin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamına uygun yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; ...
Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 10041/Merkez sicil numarasında kayıtlı iken «terkin» edilen Pizaş Pamukkale El Sanatı İşleri Ticaret Pazarlama ve Turizm Yatırımları Anonim Şirketi’nin «tüzel kişiliğinin» ek «tasfiye işlemleri» ile sınırlı olmak üzere «ihyası» ile «ticaret siciline tesciline», ihya, tescil ve ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi bakımından (...
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» istenen şirket yetkililerine usulüne uygun şekilde «ihtarname» gönderildiğine dair kayıt bulunmadığı gibi bu hususun Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» edildiğine ilişkinde kayıt bulunmadığı, sadece «terkin» işlemi yapıldığına dair ilana ilişkin «ticaret sicil» gazetesi bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi gereğince Ticaret Sicilden silinmekle dava ve hukuki işlem «ehliyetini» yitirdiğini «ticaret sicil» işleminin iptaline karar verilmesinin şirketin sicile kendiliğinden «kaydını» sağlayamayacağı, ayrıca «ihya» kararı verilmesi gerektiği, davacı tarafça işlemin iptali talep edilip, ihya talep edilmediğinden iptal davasında «hukuki yararı» bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince, davacı Şirketin «kaydının» silinmiş olması nedeniyle taraf «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine ilişkin kararda usule aykırılık bulunmadığından davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adl …
Kaydı silinen şirket hakkında devam eden davalar bulunması nedeniyle şirketin, 6102 sayılı Yasa’nın Geçici 7/.... maddesi uyarınca Geçici 7. maddeye dayalı olarak bir şirketin «kaydının» silinmesi işlemi hukuka uygun olmadığından ve silinme işleminin iptali halinde şirketin varlığı devam edeceğinden davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taraf ehliyeti · hukuki yarar
Benzer bu kararda… toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi gereğince Ticaret Sicilden silinmekle dava ve hukuki işlem «ehliyetini» yitirdiğini «ticaret sicil» işleminin iptaline karar verilmesinin şirketin sicile kendiliğinden «kaydını» sağlayamayacağı, ayrıca «ihya» kararı verilmesi gerektiği, davacı tarafça işlemin iptali talep edilip, ihya talep edilmediğinden iptal davasında «hukuki yararı» bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince, davacı Şirketin «kaydının» silinmiş olması nedeniyle taraf «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine ilişkin kararda usule aykırılık bulunmadığından davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adl …
Müdürlüğünün hukuka aykırı işleminin iptalini istemekte davacının «hukuki yararı» bulunmakla yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/616 E. , 2022/2209 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02.06.2021 tarih ve 2021/612 E. - 2021/867 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 03.11.2021 tarih ve 2021/2305 E. - 2021/1900 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin alacaklı, Pizaş Pamukkale El Sanatı İşleri Ticaret Pazarlama ve Turizm Yatırımları Anonim Şirketi'nin borçlusu olduğu Fethiye İcra Dairesi'nin 2017/23687 E. sayılı dosyasında, borçlu şirketin 22/05/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiğinin tespit edildiğini, icra dosyasında diğer borçlu Sabri Erdoğan adına kayıtlı olduğu anlaşılan taşınmaza (... İli Pamukklale İlçesi Karahayıt Mah. 201 Ada 20 Parsel) haciz konulmuş, kıymet takdir raporu düzenlendiğini ancak borçlu şirketin ticaret sicil müdürlüğünden silinmiş olması nedeniyle satış için zorunlu olan tebligat işlemleri yapılamadığını, müvekkil şirkete olan borcunu ödemeyen ve ticaret sicilinden resen silinen Pizaş Pamukkale El Sanatı İşleri Ticaret Pazarlama ve Turizm Yatırımları Anonim Şirketi'nin davacı şirketin mağduriyetinin doğmasına sebep olduğunu ileri sürerek, Pizaş Pamukkale El Sanatı İşleri Ticaret Pazarlama ve Turizm Yatırımları Anonim Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre ihyası istenen şirket yetkililerine usulüne uygun şekilde ihtarname gönderildiğine dair kayıt bulunmadığı, bu hususun Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğine ilişkinde kayıt bulunmadığı,gelen belgelerin içerisinde sadece terkin işlemi yapıldığına dair ilana ilişkin ticaret sicil gazetesi olduğu bu haliyle terkin işlemlerinin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamına uygun yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; ... Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 10041/Merkez sicil numarasında kayıtlı iken terkin edilen Pizaş Pamukkale El Sanatı İşleri Ticaret Pazarlama ve Turizm Yatırımları Anonim Şirketi’nin tüzel kişiliğinin ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyası ile ticaret siciline tesciline, ihya, tescil ve ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi bakımından (...
TC kimlik numaralı) İbrahim Tarık Erdoğan’in tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, kararın tasfiye memuruna tebliğine, karar kesinleştiğinde ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ihyası istenen şirket yetkililerine usulüne uygun şekilde ihtarname gönderildiğine dair kayıt bulunmadığı gibi bu hususun Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğine ilişkinde kayıt bulunmadığı, sadece terkin işlemi yapıldığına dair ilana ilişkin ticaret sicil gazetesi bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7. maddesi gereğince sicilden re’sen terkin edilen anonim şirketin, terkinden sonra davacı tarafça alacağının tahsili nedeniyle ihyası isteminden ibarettir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7/15. maddesi hükmünde; “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” şeklinde belirtilmektedir.
Somut olayda, ihyası istenen şirketin 22.05.2014 tarihinde TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca sicilden re’sen terkin edildiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak, TTK'nın Geçici 7/15. maddesi uyarınca sicilden silinme tarihinden itibaren beş(5) yıl içinde ihya davası açılması gerekirken hak düşürücü süre aşılarak 28.04.2021 tarihinde ihya davası açılmış olup, yasanın amir hükmü uyarınca davacının hak düşürücü süre içinde ihya davası açmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kabulü ve Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... Sicil Müdürlüğü’nün istinaf başvurusunun esastan reddi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1.maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22/03/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dosyadaki bilgi ve belgelere, BAM kararının gerekçesinde dayanılan delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına hükmedilmesi gerekirken aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/782519500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz