6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bono nedeniyle borçlu olunmadığının ispat yükü davacıdadır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/222 E. 2024/1491 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Bono

Davacının nitelemesi: Kambiyo Senedinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Kambiyo senedi (bono) temel ilişkiden bağımsız, mücerret bir borç ilişkisi doğurur; senedin bedelsiz veya teminat amaçlı düzenlendiğini iddia eden borçlu bu iddiasını yazılı delille ispatlamak, ardından hamilin senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini kanıtlamak zorundadır. Bu ispat yerine getirilmediği ve hamilin yetkili hamil sıfatı ile kötüniyetli/ağır kusurlu iktisabı ispatlanmadığı takdirde şahsi def'iler hamile karşı ileri sürülemez ve menfi tespit talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Bononun temel ilişkiden bağımsızlığı ve bedelsizlik/teminat iddiasının ispat yükü → ret

İddia: Davacı vekili, senedin dava dışı taraflar arasındaki tellaliye ve komisyon ücret sözleşmesi kapsamında düzenlenerek dava dışı satıcıya teslim edildiğini, ekonomik koşulların değişmesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, senedin bedelsiz kaldığını ve davalı ile aralarında hukuki ilişki bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahhüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade eder. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir; buna göre bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse borçlu olmadığını iddia ediyorsa bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Bononun teminat senedi olduğunu veya bedelsiz kaldığını iddia eden davacının önce bu iddiasını yazılı delille ispatlaması, sonra da senedi elinde bulunduran hamilin iyiniyetli olmayıp bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini kanıtlaması gerekir. Somut olayda, davacı dışı satıcı ile simsar arasında imzalanan sözleşmede davacının satıcıya cayma akçesi olarak 10.000-TL bedelli senedi kaparo olarak verdiği yazılı olup, sözleşmede senetle ilgili başka bir bilgi bulunmamaktadır. Davacı, senedin sözleşme kapsamında düzenlendiğini, bedelsiz kaldığını, anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu iddia etmiş ise de bu iddiasını yazılı delille ispatlayamamıştır. Senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu hususunda ispat yükü davacının üzerindedir; hamilin senedi elinde bulundurma nedenini açıklama ve ispatlama yükümlülüğü bulunmamaktadır. Aksi düşüncenin kabulü senedin mücerretlik vasfını ortadan kaldırır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Hamilin yetkili hamil sıfatı ve şahsi def'ilerin iyiniyetli hamile karşı ileri sürülememesi → ret

İddia: Davacı vekili, senette lehtar olarak gösterilen kişinin ve hamilin kendisiyle hukuki ilişkisi bulunmadığını, senedin lehtar kısmı boş olarak verildiğini ve sözleşme harici kişilere doldurulduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK'nın 778/1-(a) maddesi atfıyla bonolara uygulanacak 686/1. maddesi gereğince, bonoyu elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. TTK'nın 778/1-(a) maddesinin atfıyla 687. maddesi gereğince şahsi def'ilerin davalı hamile karşı ileri sürülebilmesi için davalı hamilin bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmesi gerekir. Somut olayda davalının dava konusu bonoyu kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğine yönelik delil bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Bononun bedelsizlik/teminat senedi olduğu iddiasında ispat yükünün davacı borçluya ait olduğu, hamilin senedi elinde bulundurma nedenini açıklama yükümlülüğü bulunmadığı ve şahsi def'ilerin ancak hamilin kötüniyetli/ağır kusurlu iktisabı ispatlandığında ileri sürülebileceği hususunda bölgesel ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit kambiyo senedi (bono) mücerretlik (soyutluk) ilkesi ispat yükü yetkili hamil şahsi def'i iyiniyetli hamil ciro

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 778/1-(a)TTK 686/1TTK 687

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/222

KARAR NO 2024/1491

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 30/12/2020

NUMARASI 2020/18 Esas 2020/846 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili aleyhine Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, icra takibine konu edilen senedin müvekkili tarafından 26/08/2018 tarihli komisyon ücret sözleşmesine dayanılarak tanzim edildiğini ve sözleşmede satıcı olarak yazılı ...'e teslim edildiğini, müvekkilinin Eyüp ... Noterliğinin 23/11/2018 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 26/08/2018 tarihli alıcı ve satıcı arasında gayrimenkul alım satımı konusunda aracılık yapıldığına dair tellaliye ve komisyon ücret sözleşmesini feshettiğini, yüksek faiz ve döviz artışının meydana gelmesi üzerine müvekkilinin taşınmazı alamayacak hale geldiğini, ihtara verilen cevapla sözleşmede belirtilen 10.000-TL senet bedelini cayma akçesi olarak hesaplarına yatırmasını ihtar ettiklerini, müvekkilinin cayma akçesinden dolayı borçlu olmadığını, senedin lehdarı olarak görünen ...

ve hamil ...'ın 26/08/2018 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığını, sözleşme gereğince bahsi geçen senedin sözleşmenin tarafları arasında geçerli olduğunu, ifa imkansızlığı nedeniyle senedin hükümsüz kaldığını belirterek müvekkilinin takibe konu 26/08/2018 keşide, 26/09/2018 vade tarihli 10.000-TL bedelli senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalıya dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; takibe dayanak bonoda keşidecinin davacı, lehtarın ..., davalının da hamil olduğu, bonoda bedelin nakden ahzolunduğunun yazıldığı, davacı tarafından sunulan tellaliye ve komisyon ücret sözleşmesinde emlak komisyoncusunun ve taşınmaz sahibinin dava dışı kişiler olduğu, sözleşmenin 5. maddesinde alıcının bu satışa mahsuben satıcıya cayma akçesi olarak 10.000-TL senedi kapora olarak verdiğinin yazıldığı, ancak senede ilişkin bilgilerin sözleşmeye dercedilmediği, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğu, senedin aksini iddia eden tarafın iddiasını ispatla yükümlü olduğu, takibe konu senet metninde senedin teminat niteliğinde olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığı, bu yönde delil ibraz edilmediği, sözleşmenin nisbiliği ilkesi uyarınca sözleşme içeriğinin sözleşmenin tarafı olmayan kişilere karşı ileri sürülemeyeceği, teminat ilişkisinin varlığı halinde de bu iddianın tarafları arasında ileri sürülebileceği, davalı takip alacaklısının bonoyu ciro yoluyla devralan yetkili hamil olduğu, TTK'nın 687.

maddesi gereğince davacının şahsi def'i ve savunmaları iyi niyetli hamile karşı ileri süremeyeceği, davalı tarafın bilerek davacının zararına hareket ettiğine dair herhangi bir delil mevcut olmadığı, davacı tarafın açıkça yemin deliline dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; bahsi geçen senedin aracılık sözleşmesi kapsamında düzenlenerek ...'e teslim edildiğini, senedin sözleşmede açıkça gösterildiğini, ...'in senette adının geçmediğini, ... tarafından yapılan bir ciro bulunmadığını, sözleşmenin taraflarından ...Ltd Şti'nin 10.000-TL senet bedelinin cayma akçesi olarak hesaplarına yatırılmasını ihtar ettiğini, çekilen ihtarnamelerden de anlaşılacağı üzere bahsi geçen kişilerle müvekkilinin ilgisi bulunmadığını, senedin alıcı kısmının doldurularak sözleşme harici kişilere verildiğini, müvekkilinin senet nedeniyle borçlu olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, kambiyo senedi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Kambiyo senedi niteliğinde olan bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Bu bakımdan kambiyo senedinin bedelsizlik veya teminat senedi olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, ispat külfeti davacı borçluya düşer.

Bu kapsamda bononun teminat senedi olduğunu veya bedelsiz kaldığını iddia eden davacının, öncelikle bu iddiasını yazılı delille ispatlaması ve bundan sonra da senedi elinde bulunduran hamilin iyiniyetli hamil olmayıp, bonoyu iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini kanıtlaması gerekir. Davacı, dava dışı satıcı ...'in satıcı, dava dışı ...Ltd Şti'nin simsar, kendisinin alıcı olduğu taşınmaz satımı ve komisyon ücret sözleşmesi kapsamında, dava dışı ...'e dava konusu senedi verdiğini, ekonomik koşulların değişmesi nedeniyle sözleşmeyi feshettiğini, senedin bedelsiz kaldığını, davalı ile aralarında hiç bir hukuki ilişki bulunmadığını belirterek takibe konu kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

Davacı dışı satıcı ... ve ...Ltd Şti arasında imzalanan sözleşmede davacının satıcı ...'e satışa mahsuben cayma akçesi olarak 10.000-TL bedeli senedi kaparo olarak verdiği yazılıdır. Sözleşmede senetle ilgili başka bir bilgiye yer verilmemiştir. Dava konusu 26/09/2018 vade tarihli senedin lehtarının ... olduğu, lehtarın cirosu ile senede davalı alacaklı ...'ın hamil olduğu, bedelin nakden alındığının yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, takibe konu senedin satıcıya lehtar kısmı boş olarak verildiğini, senette lehtar olarak gösterilen kişi ve hamil ile aralarında hukuki ilişki bulunmadığını iddia etmiş ise de senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu hususunda ispat yükü davacının üzerindedir.

Hamilin çeki elinde bulundurma nedenini açıklama ve bu hususu ispatlama yükümlülüğü bulunmamaktadır. Aksi düşüncenin kabulü senedin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Somut olayda davacı, senedin bahsi geçen sözleşme kapsamında düzenlendiğini, bedelsiz kaldığını, anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasını yazılı delillerle ispatlayamamıştır. Diğer taraftan TTK'nın 778/1-(a). maddesi atfıyla bonolara uygulanacak 686/1. maddesi gereğince, bonoyu elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Yine TTK'nın 778/1-(a). maddesinin atfıyla 687. maddesi gereğince şahsi defilerin davalı hamile karşı ileri sürülebilmesi için davalı hamilin bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmesi gerekir.

Somut olayda, davalının dava konusu bonoyu kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğine yönelik delil bulunmadığı da dikkate alındığında mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70‬-TL harcın mahsubu ile kalan 346,9‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/10/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/78148 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.