6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Taşıyanın tahliye nezaret yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle sorumsuzluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/122 E. 2024/1609 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Deniz Ticareti - Taşıyanın Sorumluluğu mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

CIF teslim şartlı satışlarda malın gemiye yüklenmesiyle yarar ve hasar alıcıya geçse de, ödemenin mal mukabili yapılacağının kararlaştırılması ve alıcının sigorta tazminatının satıcıya ödenmesine muvafakat etmesi hâlinde, sigortalıya ödeme yapan sigorta şirketinin taşıyana karşı aktif husumeti bulunur. Bir geminin donatanı ile ticari/teknik işletmecisi aynı adreste kayıtlı ve işletmeci navlun sözleşmesine aracılık etmiş ise, davanın donatana izafeten işletmeciye yöneltilmesi TTK 105/2'ye uygundur. Taşıma sözleşmesinde tahliyenin gönderilen tarafından yapılacağını gösteren FIOT gibi bir kayıt bulunması taşıyanın tahliyeden bizzat sorumluluğunu ortadan kaldırsa da, TTK 1091 uyarınca kaptanın yükleme ve boşaltmanın denizcilik usullerine uygun yapılmasına nezaret etme yükümlülüğü bu durumda da geçerlidir; kaptanın tahliye sırasında tespit ettiği usulsüzlükleri protesto mektuplarıyla ilgili firmaya bildirmiş olması bu nezaret yükümlülüğünün yerine getirildiğini gösterir ve taşıyanın sorumluluğunu ortadan kaldırır. Hasarın sebebinin ambalaj zayıflığından değil, tahliyenin özensiz yapılmasından kaynaklandığının teknik bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi hâlinde taşıyan TTK 1182/1'e dayanarak sorumluluktan kurtulamaz; ancak taşıyanın tahliye yükümlülüğünü üstlenmediği ve kaptanın nezaret görevini yerine getirdiği hâllerde kusur izafe edilemez.

Ele alınan sorunlar

Sigorta şirketinin aktif husumeti (CIF satış ve mal mukabili ödeme) → ret

Gerekçe: Emtia CIF teslim kaydı ile satılmış olup bu teslim şekline göre yüke ait yarar ve hasar emtianın gemiye yüklenmesi ile alıcıya geçmiş ise de, faturadan ödemenin mal mukabili yapılacağının kararlaştırıldığı anlaşıldığından sigortalının mal üzerindeki menfaati devam etmektedir. Ayrıca alıcı firmanın sigorta tazminatının dava dışı sigortalı satıcı firmaya ödenmesine muvafakat ettiği de dikkate alındığında, sigortalıya ödeme yapan davacı sigorta şirketinin aktif husumeti bulunmaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Donatana izafeten davanın yöneltilmesinin TTK 105/2'ye uygunluğu → ret

Gerekçe: Equasis kaydına göre gemi malikinin dava dışı bir şirket, işletmecisinin ise davalı Gemi İşletmeleri A.Ş. olduğu, hem donatanın hem de gemi işletmecisinin aynı adreste gösterildiği anlaşılmaktadır. Buna göre taşımanın yapıldığı tarih itibariyle gemiyi hem teknik hem de ticari yönetimini elinde bulunduran gemi işletmecisi şirketin navlun sözleşmesine aracılık ettiği kabul edildiğinden, donatana izafeten bu şirkete dava yöneltilmiş olması TTK m.105/2 hükmüne uygundur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yükteki hasarın sebebi ve ambalaj yetersizliği savunmasının reddi → ret

Gerekçe: Bilirkişi raporuna göre boşaltmaya başlanmadan önce eşyanın düzgün ambalajlı, sıralı, hasarsız ve istif hatası olmadan yüklendiği; boşaltma öncesinde yükün sağlam olduğu anlaşılmaktadır. Survey Raporu'nda hasarın diğer bir sebebinin çuvalların askı bağlantılarının zayıf olması olarak açıklansa da, teknik bilirkişi değerlendirmesine göre çuvalların vinç kancalarına gelişigüzel bağlanarak tahliye edilmesi, dip kısımdan delinerek dökülme ve sapanlara fazla yükleme nedeniyle oluşan basınç sonucu patlama meydana geldiği, uygun yük traversleri kullanılması veya sapana az sayıda çuval yüklenmesi halinde bu hasarın oluşmayacağı belirtilmiştir. Bu durumda hasarın ambalaj yetersizliğinden değil, tahliye işleminin gereği gibi yapılmamasından kaynaklandığı sonucuna varılmaktadır; dolayısıyla taşıyan TTK 1182/1 uyarınca ambalaj yetersizliği sebebine dayanarak sorumluluktan kurtulamaz.

Gerekçe kaynağı: özgün

FIOT şartı karşısında taşıyanın tahliyeden sorumluluğu ve kaptanın nezaret yükümlülüğü → ret

İddia: Davacı, TTK 1178 uyarınca boşaltma işleminden aksi kararlaştırılmadıkça taşıyanın sorumlu olduğunu, tahliyeyi yürüten firmanın alıcı ile bir ilişkisi olmadığını, tahliyedeki hataları gören kaptanın tahliyeyi durdurması gerektiğini, protesto mektuplarının ilgililere ulaştığına dair delil bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 1178 gereği taşıyan, eşyanın yükletilmesi, istifi, taşınması ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür; TTK 1167/1 uyarınca aksi kararlaştırılmadıkça boşaltma taşıyan tarafından yapılır, ancak sözleşmede veya konişmentoda boşaltmanın gönderilen tarafından yapılması kararlaştırılabilir. Davalı tarafından sunulan bağlantı teyidi e-postasındaki 'FIOT L/S/D' kaydına göre davalı taşıyanın tahliyeyi üstlenmediği, tahliyeyi gerçekleştiren firmanın davalı adına hareket etmediği sonucuna varılmaktadır. Bununla birlikte TTK 1091/1 uyarınca kaptan, yükleme ve boşaltma araçlarının uygun durumda olmasına ve istifin denizcilik kurallarına uygun yapılmasına dikkat etmek zorundadır; ancak bu madde, yükleme ve istif işlemleri nedeniyle meydana gelen bir zarardan kaptanın her hâlde sorumlu olduğunu öngören bir düzenleme değildir. Gemi kaptanı imzalı protesto mektupları ve ekindeki görüntü kayıtlarına göre kaptan, tahliye sırasında tespit ettiği ancak önleyemediği yanlışlıkları tahliye işlemini yapan firma adına düzenlenen protesto mektupları ile bildirmiş olup bu suretle tahliye işlemlerine nezaret etmiştir. Protesto mektupları düzenlendiği sırada tahliye işlemleri devam ettiğinden, mektupların ilgililere ulaştığına dair delil bulunmadığı yönündeki istinaf nedeni yerinde değildir. Bu durumda taşıyanın TTK 1091 gereği özen ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirdiği, hasarın meydana gelmesinde davalı taşıyana kusur izafe edilemeyeceği sonucuna varılmasında isabetsizlik yoktur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın FIOT şartı ile tahliye yükümlülüğünün gönderilene bırakılması halinde bile taşıyanın kaptan aracılığıyla TTK 1091 uyarınca nezaret yükümlülüğünün devam ettiği ve bu yükümlülüğün protesto mektuplarıyla yerine getirilmiş sayılabileceği yönündeki tespiti, deniz ticareti hukukunda taşıyan sorumluluğu uyuşmazlıklarında bölgesel emsal değeri taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
aktif husumet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet CIF teslim şartı mal mukabili ödeme halefiyet donatana izafeten dava FIOT şartı taşıyanın özen ve gözetim yükümlülüğü ambalaj yetersizliği protesto mektubu nakliyat emtia sigortası

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1472TTK 1178TTK 1178/3TTK 1167/1TTK 1091TTK 1091/1TTK 1182/1TTK 105/2 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 361/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/122

KARAR NO 2024/1609

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/11/2021

NUMARASI 2021/15 Esas - 2021/441 Karar

DAVA

Alacak

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili tarafından nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesi ile sigortalanan ... Dış Tic. A.Ş'ye ait emtiaların Türkiye'den Suudi Arabistan'a nakliyesi işinin davalı ve ...A.Ş. tarafından üstlenildiğini, emtiaların 03/09/2017 tarih 1 nolu konişmento tahtında ... Bey isimli gemiye tam ve sağlam olarak yüklendiğini, geminin 19/07/2017 tarihinde Yanbu Limanına ulaşmasını müteakip yapılan tahliye sırasında taşıma konusu emtiaların hasarlandığının tespit edildiğini, fatura ve yapılan tespitlere uyularak 69.498-USD sigortalı zararının müvekkili tarafından tazmin edildiğini, müvekkilinin TTK ve poliçe hükümleri ile ibraname içeriği gereğince halefiyet ve temlik esasına göre sigortalısının haklarını devraldığını belirterek 69.498-USD tazminat alacağının sigortalıya ödeme yapılan 05/01/2018 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı ile davalı arasında bir sözleşme bulunmadığını, iddia edilen hasarın sigorta teminatı dışında olduğunu, davaya konu yükün CIF satışa konu olduğunu, emtia sigortasının alıcı menfaatine yapılması gerektiğinden davacının menfaati bulunmayan sigortalısına yaptığı sigorta ödemesinin rücu hakkı vermeyeceğini, davacının sigortalısına yaptığı ödemenin hatır ödemesi olduğunu, süresi içinde ve usulüne uygun yapılan ihbar bulunmadığını, tahliye operasyonunu yürütmekten sorumlu olmayan gemi kaptanı tarafından, gözetim ve özen yükümlülüğünün gereği olarak tüm yük ilgililerine ve davacı sigortalısına tahliye görselleri paylaşılarak ayrı ayrı ihtar mektupları gönderildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemenin, milletlerarası yetkisizlik nedeniyle davanın reddine ilişkin 14/10/2020 sayılı kararı, davacı vekilinin istinafı üzerine Dairemizin 2020/1507-1398 sayılı 29/12/2020 tarihli kararıyla kaldırılarak davanın yeniden görülmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Mahkemece; 29/08/2017 tarihli nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesi ile ... Bey gemisiyle Mersin'den Suudi Arabistan'a taşınacak emtianın sigortalandığı, sigortalı ... A.Ş'a deniz taşımasında meydana gelen hasar nedeniyle davacı tarafından 69.498-USD ödeme yapıldığı, 24.08.2017 tarihli mal faturası ile 25.08.2017 tarihli gümrük beyannamesinde malın alıcıya CIF teslim şartlı satıldığı, CIF satışta, eşyanın gemiye yüklenmesinden sonra yüke ait her türlü yarar ve hasar alıcıya geçtiğinden taşıma sırasında ortaya çıkacak ziya ve hasardan dolayı tazminat talep etme hakkı da alıcıya ait olduğu, bununla birlikte satış faturası ile gümrük beyannamesinde "mal mukabili satış" kaydı yer aldığından satıcının kendi lehine emtia sigorta poliçesi yaptırmakta hukuki yararı bulunduğu, malın alıcıya teslim edildiği, alıcı ...'nin 27.11.2017 tarihli muvafakati ile sigortalıya tazminat ödendiğinden davacının yaptığı ödeme kadar taşıyana başvuru hakkı ve aktif husumete sahip olduğu, davanın donatana izafeten ...

İşl A.Ş.'ye karşı açıldığı, ... Bey gemisine ait ... kaydında, gemi malikinin ..., ... ve ...'in ise ... İşl A.Ş. olduğu, hem donatanın adresinin hem de ... Gemi İşletmeleri A.Ş.'nin adresinin aynı olduğu, buna göre taşımanın yapıldığı tarih itibariyle, ... Bey gemisinin hem teknik, hem de ticari yönetimini elinde bulunduran ... Gemi İşl A.Ş.'nin navlun sözleşmesine aracılık ettiğinin kabulü gerektiği, davanın donatana izafeten ... Gemi İşl A.Ş.'ye yöneltilmesinin TTK m.105/2 hükmüne uygun olduğu, konşimentoda taşıyan olarak gösterilen davalı ... SA'nın taşıyan sıfatına sahip olduğu,konşimentoda aksine bir kayıt bulunmadığından, eşyanın taşıyana tam ve sağlam teslim edildiği, bilirkişi raporundaki tespitlere göre;

yükte herhangi bir istif hatası bulunmadığı, varma limanında boşaltma işlemlerine başlanmadan önce eşyanın iyi ve sağlam durumda olduğu, Survey Raporu'nda, hasarın diğer bir sebebinin büyük çuvalların taşıma sırasında kolayca kopan/ kırılan askı bağlantılarının zayıf olması olarak açıklansa da teknik bilirkişi raporlarında tahliye sırasında çekilen fotoğrafların incelenmesinden emtianın çuvallarının gerek tutma yerlerinden direkt vinç kancalarına, gerekse çuvalların gövdelerinden vinç kancalarına bağlı halatların üzerinde gelişi güzel tahliye edildiği, bu nedenle çuvalların dip kısmından delinerek ürünün dışarı döküldüğü, ayrıca çuvalların sapanlara fazla sayıda yüklenmesi nedeni ile birbirine baskı yapmak sureti ile basınç oluşturduğu, bu basınç sonucu içlerinde bulunan çuvalların patlamasına yol açtığı, oysa bu tip büyük çuvalların yükleme ve tahliyesinde kullanılan yük traversleri kullanılması veya sapana az sayıda büyük çuval yüklenmesi halinde hasar meydana gelmeyeceğinin belirtildiği, bilirkişilerin bu görüşüne göre yükün içinde bulunduğu Big Bag torbalarının yırtılmasının sebebinin zayıf olmasından değil tahliyenin özensiz yapılmasından kaynaklandığı, dolayısıyla taşıyanın ambalaj yetersizliği sebebine dayanarak TTKnın1182/1maddesine göre sorumluluktan kurtulmasının mümkün olmadığı, ancak kabul edilen bu duruma göre taşıyanın sorumluluğuna gidilebilmesinin, tahliye işleminin taşıyan tarafından yerine getirilmesi gerektiği, TTK'nın 1178 maddesi gereği taşıyanın malların yükletilmesi, istifi, taşınması, elden geçirilmesi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyanın dikkat ve özenini göstermesi gerektiği, ancak sözleşmeye konulacak “fio” veya “fios” şartı ile TTK'nın 1178.

maddesinde sayılan faaliyetlerin ve yükümlülüklerin bir kısmının ve netice olarak bunların kötü yapılmasından doğan sorumluluğun yük ilgililerine aktarılabileceği, ancak böyle bir şartın TTK'nın 1091. maddesindeki kaptanın nezaret görevini, yükleme ve boşaltma işçilerini gözetmek yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, somut olayda gemi bağlantı teyidi e-postasında “FIOT L/S/D”(free in out trimming, lashing,securing, dunnagıng) kaydı bulunduğu, bu kaydın tahliye işleminin gönderilene bırakıldığını gösterdiği, bu halde dahi TTK'nın 1091. maddesi uyarınca kaptanın yükleme ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun yapılmasına nezaret etme görev ve sorumluluğu bulunduğu, kaptanın çektiği 11/09/2017 ve 13/09/2017 tarihli protesto mektuplarıyla yükün gemiden tahliyesi sırasında tespit ettiği ancak önleyemediği yanlışlıkları tahliyenin başında ve tahliye devam ettiği sırada tahliyeyi ifa eden ...

şirketi ile yük alıcısı ...'ye bildirdiği, TTK'nın 1091. Maddesi gereği gözetim yükümlülüğünü yerine getirdiği, taşıyanın sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; TTK'nın 1178. maddesi gereğince taşıyanın navlun sözleşmesinin ifasında özellikle malların yükletilmesi, istifi, taşınması, elden geçirilmesi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyanın dikkat ve özenini göstermekle yükümlü olduğunu, aksi kararlaştırılmış olmadıkça boşaltma işleminden davalının sorumlu olduğunu, mahkemece ... çalışanlarının gönderilenin yardımcı şahsı olduğundan bahisle verdiği kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkemenin 14/04/2021 tarihli ara kararının 1 bolu bendi ile yükün gemiden tahliye işlemini gerçekleştiren ... firmasının alıcı ile herhangi bir ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle davalının tahliyeye ilişkin sorumluluğunun devam ettiğini, tahliyedeki hataları gören kaptanın tahliyeyi durdurması gerektiğini, ayrıca bu protesto mektuplarının ilgililere ulaştığına dair hiç bir delil bulunmadığını, sörvey raporunda açıkça istif hatasından bahsedilmesine rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hususta hiç bir inceleme yapılmadığını, bu hususlar açıklığa kavuşmadan karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesi kapsamında davacı tarafından sigortalanan emtianın deniz yoluyla taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın TTK'nın 1472. maddesi uyarınca taşıyıcıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenen 29/08/2017 tarihli, nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesi ile teminat altına alınan sigortalıya ait emtianın ... Bey gemisiyle Mersin'den Suudi Arabistan'a sevkinin sağlandığı, emtiada ortaya çıkan hasar nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından sigortalıyae 69.498-USD ödeme yapıldığı, davacının bu bedeli hasarın meydana gelmesinde kusuru olduğunu iddia ettiği taşıyandan talep ettiği anlaşılmaktadır. Dava konusu emtia dava dışı sigortalı tarafından dava dışı alıcı Suudi Arabistan'da yerleşik ...

firmasına CİF teslim kaydı ile satılmıştır. Bu teslim şekline göre yüke ait her türlü yarar ve hasar emtianın gemiye yüklenmesi ile dava dışı alıcı firmaya geçmiş ise de faturadan anlaşılacağı üzere ödemenin mal mukabili yapılacağının kararlaştırıldığı,sigortalının mal üzerinde menfaatinin devam ettiği, aksi halde alıcı firmanın sigorta tazminatının dava dışı sigortalı satıcı firmaya ödenmesine muvafakat ettiği dikkate alındığında, sigortalıya ödeme yapan davacı sigorta şirketinin aktif husumeti bulunmaktadır. Dosyaya sunulan ... Bey tarafından düzenlenen 03/09/2017 tarihli konişmentoda yükleyen ... Dış Tic AŞ, yükleme limanı Mersin, boşaltma limanı Suudi Arabistan, taşıyıcı ... SA firması gösterilerek konişmento gemi kaptanı tarafından imzalanmıştır.

Equasis kaydında, gemi malikinin ..., ...in ise ... Gemi İşletmeleri A.Ş. olduğu kayıtlıdır. Hem donatan hem de ... Gemi İşletmeleri A.Ş. aynı adreste gösterilmiştir. Buna göre taşımanın yapıldığı tarih itibariyle, ... Bey gemisini hem teknik, hem de ticari yönetimini elinde bulunduran ... Gemi İşl A.Ş navlun sözleşmesine aracılık ettiğinden ... Gemi İşletmeleri A.Ş.ye donatana izafeten dava yöneltilmiş olması TTK m.105/2.hükmüne uygundur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, varış limanında yükün tahliyesinden davalı taşıyanın sorumlu olup olmadığı, davalı taşıyanın yükün tahliyesine nezaret yükümlüğünü gereği gibi yerine getirip getirmediği, yükteki hasardan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

TTK'nın 1178. maddesinde (1) taşıyanın, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğu, (2) taşıyanın, eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmesi şartıyla sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Yine TTK'nın 1091. Maddesine göre; "(1) Kaptan, yükleme ve boşaltma araçlarının kullanılma amaçlarına uygun durumda olmasına ve istifin, özel istifçiler tarafından yapılsa bile, denizcilikte geçerli olan kurallara uygun bir şekilde gerçekleştirilmesine dikkat etmek zorundadır.

(2) Kaptan, denizcilikte geçerli olan kurallar uyarınca; geminin aşırı derecede yüklenmemesine,...geminin ambarlarının taşınacak olan eşyayı kabule ve korumaya elverişli bir şekilde donatılmış olmasına dikkat etmek zorundadır." Bunun dışında TTK'nın 1167/1 maddesi; sözleşmede veya boşaltma limanı düzenlemeleri ya da yerel teamül ile aksi öngörülmedikçe boşaltmanın taşıyan tarafından gerçekleştirileceğini düzenlemektedir. Bilirkişi raporuna göre, boşaltma işlemlerine başlanılmasından önce, ambarda çekilen fotoğraflardan eşyanın, tutma saplı bip- bag çuval ambalajları ile henüz gemi içindeyken aralarında boşluk olmadan düzgün ambalajlı ve sıralı deniz taşımasına uygun ve hasarsız şekilde yüklendiği, istif hatası bulunmadığı, boşaltma işlemlerine başlamadan önce yükün sağlam durumda olduğu anlaşılmaktadır.

Dosyaya sunulan Survey Raporu'nda, hasarın diğer bir sebebinin büyük çuvalların taşıma sırasında kolayca kopan/kırılan askı bağlantılarının zayıf olması olarak açıklansa da teknik bilirkişilerce yapılan değerlendirmede emtianın çuvallarının gerek tutma yerlerinden direkt vinç kancalarına gerekse çuvalların gövdelerinden vinç kancalarına bağlı halatların üzerinde gelişi güzel tahliye edildiği, bu nedenle çuvalların dip kısmından delinerek ürünün dışarıya döküldüğü, ayrıca çuvalların sapanlara fazla sayıda yüklenmesi nedeni ile birbirine baskı yapmak sureti ile basınç oluşturduğu, bu basınç sonucu içlerinde bulunan çuvalların patlamasına yol açtığı, bu tip büyük çuvalların yükleme ve tahliyesinde kullanılan yük traverslerinin (spreader) kullanılması veya sapana az sayıda büyük çuval yüklenmesi halinde bu tip hasarın meydana gelmeyeceği belirtilmiştir.

Bu durumda hasarın Bigbag torbalarının zayıf olmasından ya da ambalaj yetersizliğinden değil tahliye işleminin gereği gibi yapılmamasından kaynaklandığı sonucuna varılmaktadır. TTK'nın 1178/3. maddesi gereğince taşıyanın sorumlu olduğu süre boşaltma limanında kural olarak eşyanın gönderilene teslim edilmesiyle son bulur. TTK nın 1167/1 maddesinde ise, sözleşmede aksi kararlaştırılmış veya boşaltma limanı düzenlemeleri ve bunlar yoksa yerel teamül ile aksi öngörülmüş olmadıkça boşaltmanın taşıyan tarafından yapılacağını düzenlemektedir. Bununla birlikte tarafların sözleşmede veya konişmentoda boşaltmanın gönderilen tarafından yapılmasını kararlaştırmaları veya boşaltma limanı düzenleme ya da teamüllerinin boşaltmanın gönderilen tarafından yapılmasını gerektirmesi mümkündür.

Davalının tarafından sunulan bağlantı teyidine ilişkin e-postada “FIOT L/S/D” kaydına yer verilmiştir.Bu kayda göre; davalı taşıyanın tahliyeyi üstlenmediği, tahliyeyi gerçekleştiren firmanın davalı adına hareket etmediği sonucuna varılmaktadır. Bununla birlikte TTK'nın 1091/1. maddesi uyarınca kaptan, yükleme ve boşaltma araçlarının kullanılma amaçlarına uygun durumda olmasına, istif özel istifçiler tarafından yapılsa bile, denizcilikte geçerli olan kurallara uygun bir şekilde yapılmasına dikkat etmek zorundadır. Ancak TTK'nın 1091. maddesi, yükleme ve istif işlemleri nedeniyle meydana gelen bir zarardan kaptanın her halde sorumlu olduğunu öngören bir düzenleme değildir. ... Bey Kaptanı imzalı 11/09/2017 ve 13/09/2017 tarihli protesto mektuplarında gemi kaptanının, yükün gemiden tahliyesi sırasında tespit ettiği ancak önleyemediği yanlışlıkları tahliyenin başında ve tahliye devam ettiği sırada tahliye işlemini yapan firma adına düzenlediği protesto mektupları ve ekindeki görüntü kayıtları ile tespit ettiği anlaşılmaktadır.Bahsi geçen protesto mektupları ve ekindeki fotoğraflara göre gemi kaptanı tahliye işlemlerine nezaret ettmiştir.Ayrıca protesto mektupları düzenlendiği sırada gemide tahliye işlemleri devam ettiğinden, davacı tarafın protesto mektuplarının ilgililere ulaştığına dair bir delil bulunmadığı yönündeki istinaf nedeni yerinde değildir.

Bu durumda taşıyanın TTK'nın 1091 maddesi gereği özen ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirdiği, hasarın meydana gelmesinde davalı taşıyana kusur izafe edilemeyeceği sonucuna varılmasında isabetsizlik yoktur.Davanın reddine karar verilmesi dosya kapsamı delillere uygundur. Açıklanan nedenlerle; istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından yatırılan 59,30‬-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/77148 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/6860 E. 2025/4923 K. · Onandı

Tahliye gönderilene aitse ve kaptan TTK 1091 gözetim görevini yaparsa taşıyan sorumlu olmaz

Gerekçe özeti

CIF satışta hasar riski alıcıya geçse de mal mukabili satış ve alıcı muvafakatiyle sigortacının taşıyana karşı aktif husumet ehliyeti doğar; tahliye yükümlülüğü sözleşme kaydı uyarınca gönderilene aitse ve kaptan TTK 1091 gereği gözetim/nezaret görevini (protesto/ihbarla) yerine getirmişse, tahliyedeki özensizlikten kaynaklanan hasardan taşıyan sorumlu tutulamaz.

Emsal değeri

CIF satışta sigortacının aktif husumeti ile tahliyenin gönderilene ait olduğu hallerde kaptanın TTK 1091 gözetim görevini yerine getirmesi halinde taşıyanın sorumsuzluğu açısından emsaldir.

Kavramlar: aktif husumet CIF satış halefiyet / rücu taşıyanın sorumluluğu kaptanın gözetim (nezaret) yükümlülüğü (TTK 1091) tahliye sorumluluğu

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2024/6860 E.  ,  2025/4923 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/122 Esas, 2024/1609 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/15 E., 2021/441 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesi ile sigortalanan dava dışı ... şirketine ait emtiaların Türkiye'den Suudi Arabistan'a nakliyesi işinin davalılar tarafından üstlenildiğini, emtiaların 03.09.2017 tarih 1 numaralı konişmento tahtında .. ... isimli gemiye tam ve sağlam olarak yüklendiğini, geminin 19.07.2017 tarihinde Yanbu Limanına ulaşmasını müteakip yapılan tahliye sırasında taşıma konusu emtiaların hasarlandığının tespit edildiğini, fatura ve yapılan tespitlere uyularak 69.498,00 USD sigortalı zararının müvekkili tarafından sigortalanana tazmin edildiğini, müvekkilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve poliçe hükümleri ile ibraname içeriği gereğince halefiyet ve temlik esasına göre sigortalısının haklarını devraldığını ileri sürerek 69.498,00 USD tazminat alacağının sigortalıya ödeme yapılan 05.01.2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun'un 4/a hükmü gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalı arasında bir sözleşme bulunmadığını, iddia edilen hasarın sigorta teminatı dışında kaldığını, davaya konu yükün CIF satışa konu olduğunu, emtia sigortasının alıcı menfaatine yapılması gerektiğinden davacının menfaati bulunmayan sigortalısına yaptığı sigorta ödemesinin rücu hakkı vermeyeceğini, davacının sigortalısına yaptığı ödemenin hatır ödemesi olduğunu, süresi içinde ve usulüne uygun yapılan ihbar bulunmadığını, tahliye operasyonunu yürütmekten sorumlu olmayan gemi kaptanı tarafından, gözetim ve özen yükümlülüğünün gereği olarak tüm yük ilgililerine ve davacı sigortalısına tahliye görselleri paylaşılarak ayrı ayrı ihtar mektupları gönderildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, davacının sigortaladığı yükte oluşan hasar nedeniyle taşıyana rücu ettiği davada, taşımanın CIF teslimli olduğunu ve ziya/hasar sorumluluğunun alıcıya geçtiği, ancak mal mukabili satış ve alıcının muvafakati ile davacının aktif husumet ehliyeti bulunduğu, taşımanın yapıldığı geminin teknik ve ticari yönetiminin ... Gemi İşletmeciliği şirketinde olduğu, konşimentoda taşıyan olarak .. .. SA'nın gösterildiği, yükteki hasarın ambalaj zayıflığından değil tahliyenin özensiz yapılmasından kaynaklandığı, ancak gemi bağlantı teyidindeki ... L/S/D kaydı uyarınca tahliye işleminin gönderilene ait olduğu, buna rağmen kaptanın tahliye sırasında usulsüzlükleri bildirerek gözetim görevini yerine getirdiği, bu halde dahi TTK'nın 1091.

maddesi uyarınca kaptanın yükleme ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun yapılmasına nezaret etme görev ve sorumluluğu bulunduğu, kaptanın çektiği 11.09.2017 ve 13.09.2017 tarihli protesto mektuplarıyla yükün gemiden tahliyesi sırasında yanlışlıkları tespit ettiği ve önleyemediği, bu durumu tahliyenin başında ve tahliye devam ettiği sırada tahliyeyi ifa eden Stevedore şirketi ile yük alıcısı ... Glass şirketine bildirdiği, TTK'nın 1091. maddesi gereği gözetim yükümlülüğünü yerine getirdiği, taşıyanın sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesi kapsamında davacı tarafından sigortalanan emtianın deniz yoluyla taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın taşıyıcıdan tahsili istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.