Menfi Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7586 E. 2022/2822 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra takibinden feragat↗ temel ilişki↗ dosyanın gönderilmesi↗ re'sen gözetilme↗ borca itiraz↗ ödeme emri↗ icra hukuk mahkemesi↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ lehtar↗ kambiyo senedi↗ kötü niyet tazminatı↗ hamil↗ keşideci↗ kötü niyet↗ feragat↗ çek↗ yetkisizlik kararı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, kambiyo senedinin dayanağı olan kontrat isimli belgenin davalı şirket ve dava dışı Yıldızpen Plastik San. ve Tic. A.Ş. arasında imzalandığı, faturaların da Yıldızpen Plastik San. ve Tic. A.Ş. adına tanzim edildiği, dava dışı diğer çeklerin de Yıldızpen Plastik San. ve Tic. A.Ş. tarafından keşide edilerek davalı şirkete verildiği, gerek temel ilişki gerekse kambiyo ilişkisinde davacının şahsi olarak taraf sıfatının bulunmadığı, bağımsız borç altına girmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davaya konu takibin dayanağı çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davaya konu takibin dayanağı 29.12.2015 keşide tarihli, 58.000 Euro bedelli çekte, keşidecinin Yıldızpen Plastik San. Tic. A.Ş., lehtarın Lider Makina Sanayi ... Ltd. Şti. olduğu, çekin, hamili davalı ... Makine ... Şti. tarafından bankaya ibraz edildiği, davacının çekte cirosunun ya da keşideci sıfatıyla imzasının bulunmadığı, davacının borca itirazı üzerine İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2016/62 esas 2017/262 karar sayılı kararıyla takibin başlatıldığı İstanbul 4. İcra Müdürlüğü yetkisiz olduğundan icra dosyasının yetkili Karşıyaka İcra Müdürlüğü’ne gönderilmesine karar verildiği, dosya Karşıyaka İcra Müdürlüğü’ne gönderildikten sonra düzenlenen ödeme emri ve takip talebinde, davacının borçlu sıfatıyla isminin bulunmadığı, davalı alacaklının, sadece Yıldızpen Plastik San. ve Tic. A.Ş. hakkında icra takibini devam ettirdiği anlaşılıyorsa da, davacı hakkındaki takipten feragat beyanı bulunmadığından, davanın konusuz kaldığından bahsedilemeyeceği, davacının çekte cirosu ya da keşideci sıfatıyla kendi şahsını bağlayacak imzası bulunmadığından, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı aleyhine kambiyo senedine istinaden girişilen takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı aleyhine İstanbul 4. İcra Müdürlüğü’nün 2016/1538 esas sayılı dosyasıyla takip başlatılmış olup, daha sonra borçluların itirazı üzerine icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığı kabul edilerek, takip dosyasının yetkili Karşıyaka İcra Müdürlüğü’ne gönderilmesine karar verilmiş; dosyanın gönderildiği yetkili icra müdürlüğü tarafından alacaklının takibine istinaden sadece çek keşidecisi Yıldızpen Plastik San. ve Tic. A.Ş.’ne ödeme emri gönderilmiş ise de icra dosyasına yansıyan 28/04/2017 tarihli davalının dilekçesi ve icra tutanaklarından da anlaşılacağı üzere davalı (alacaklı) tarafça, davacı hakkındaki icra takibinden feragat edilmiştir. Bu durumda davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından ve bu husus mahkemece re’sen gözetilecek bir hal olmakla, Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı gerekçe ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7575 E. 2023/6791 K.
Ortak:icra takibinden feragat · temel ilişki · dosyanın gönderilmesi · re'sen gözetilme · borca itiraz · ödeme emri · lehtar · kambiyo senedi
İncelediğiniz karardaA.Ş.’ne «ödeme emri» gönderilmiş ise de icra dosyasına yansıyan 28/04/2017 tarihli davalının dilekçesi ve icra tutanaklarından da anlaşılacağı üzere davalı (alacaklı) tarafça, davacı hakkındaki «icra takibinden feragat» edilmiştir.
İlk derece mahkemesince, «kambiyo senedinin» dayanağı olan kontrat isimli belgenin davalı şirket ve dava dışı Yıldızpen Plastik San. ve Tic.
A.Ş. tarafından keşide edilerek davalı şirkete verildiği, gerek «temel ilişki» gerekse kambiyo ilişkisinde davacının şahsi olarak taraf sıfatının bulunmadığı, bağımsız borç altına girmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davaya konu takibin dayanağı «çek» nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş.’ne «ödeme emri» gönderilmiş ise de icra dosyasına yansıyan 28.04.2017 tarihli davalının dilekçesi ve icra tutanaklarından da anlaşılacağı üzere davalı (alacaklı) tarafça, davacı hakkındaki «icra takibinden feragat» edildiği, bu durumda davanın konusuz kaldığı anlaşıldığı, anılan hususun Mahkemece re’«sen gözetileceği» gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
A.Ş.’ne «ödeme emri» gönderilmiş ise de icra dosyasına yansıyan 28.04.2017 tarihli davalının dilekçesi ve icra tutanaklarından da anlaşılacağı üzere davalı tarafça, davacı hakkındaki «icra takibinden feragat» edildiği, davanın konusuz kaldığı, tarafların 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca tazminat taleplerinin devam ettiği, «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» hakkında da karar verilmesi gerektiği, icra takibindeki çekte de davacının cirosu ya da «keşideci» sıfatıyla kendi şahsını bağlayacak imzası bulunmadığından davalının bu çeke dayanarak davacı aleyhine icra takibi yapmasında davalının kötü niyetli olduğunun kabulü gerektiği kanaatine varıldığı, 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin beşinci fıkrası gereği alacağın takdiren %20'si oranında 41.995,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verildiği, davadan sonra icra takibinden feragat edilmiş olması ve davalının kötü niyetli olduğunun kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle konusuz kalan davada aynı maddenin dördüncü fıkrasındaki koşullar oluşmadığından davalının tazminat isteyemeyeceği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretinin tayini gerektiği, icra takibinden dava açıldıktan sonra davalı tarafça feragat olması nedeniyle davanın açılmasında davacının haklı olduğu gerekçesiyle «davanın konusuz kalması» nedeniyle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», alacağın takdiren %20'si oranında 41.995,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.05.2017 tarihli ve 2016/139 E., 2017/327 K. sayılı kararıyla; «kambiyo senedinin» dayanağı olan kontrat isimli belgenin davalı şirket ve dava dışı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borçtan kurtulma · davanın konusuz kalması · kazanılmış hak · dolandırıcılık · yargılama gideri · haciz · fatura · iflas
Benzer bu karardaA.Ş.’ne «ödeme emri» gönderilmiş ise de icra dosyasına yansıyan 28.04.2017 tarihli davalının dilekçesi ve icra tutanaklarından da anlaşılacağı üzere davalı tarafça, davacı hakkındaki «icra takibinden feragat» edildiği, davanın konusuz kaldığı, tarafların 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca tazminat taleplerinin devam ettiği, «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» hakkında da karar verilmesi gerektiği, icra takibindeki çekte de davacının cirosu ya da «keşideci» sıfatıyla kendi şahsını bağlayacak imzası bulunmadığından davalının bu çeke dayanarak davacı aleyhine icra takibi yapmasında davalının kötü niyetli olduğunun kabulü gerektiği kanaatine varıldığı, 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin beşinci fıkrası gereği alacağın takdiren %20'si oranında 41.995,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verildiği, davadan sonra icra takibinden feragat edilmiş olması ve davalının kötü niyetli olduğunun kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle konusuz kalan davada aynı maddenin dördüncü fıkrasındaki koşullar oluşmadığından davalının tazminat isteyemeyeceği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretinin tayini gerektiği, icra takibinden dava açıldıktan sonra davalı tarafça feragat olması nedeniyle davanın açılmasında davacının haklı olduğu gerekçesiyle «davanın konusuz kalması» nedeniyle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», alacağın takdiren %20'si oranında 41.995,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; her ne kadar takip başlatılırken sehven davacı da borçlu olarak gösterilmişse de davacıya karşı takipten «feragat» edildiğini, davanın açılmasından önce veya sonra davacıya «ödeme emri» gönderilmediği gözetilerek davanın reddinin gerektiğini, davacıya tebliğ edilmiş bir ödeme emri bile yokken müvekkili aleyhine «kötü niyet tazminatı» ve «vekalet ücretine» hükmolunmasının isabetsiz olduğunu, suç duyurusunda bulunduklarını, savcılığın «iflas» davasında verilen kararın kesinleşmesini beklediğini, müvekkiline ödeme yapmayacağı açık olduğu halde müvekkilinin yanıltılmak suretiyle nitelikli «dolandırıcılık» suçundan soruşturma yapılacağını, bunlar da gözetildiğinde asıl olarak davacının kötü niyetle hareket ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
İcra Müdürlüğünün 2016/1538 E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus «haciz» yolu ile takip başlattığını, takibe dayanak olan 29.12.2015 keşide tarihli 58.000,00 euro bedelli çekte davacının hiçbir sıfatla yer almadığını, buna rağmen davalının kötü niyetle davacıyı da takibe «dahil» ettiğini ileri sürerek çekten dolayı müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesini talep etmiştir.
A.Ş. adına düzenlenmesini talep ettiğini, 21.01.2015 tarihli kontrat imzalanarak sipariş alındığını, davacıdan alınan 3 adet peşinat çekinin makinaların davacıya «tesliminden» önce tahsil edildiğini, davacının belirttiği şirkete 2 adet «fatura» düzenlendiğini, kalan makine bedelleri için davacının, 29.12.2015, 20.01.2016 ve 20.02.2016 tarihli çekleri keşide ederek müvekkiline verdiğini, dava konusu 29.12. …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10601 E. 2010/9239 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · üçüncü kişi · ihtiyati haciz · haciz · dava sebebi
Benzer bu karardaŞti’de olan hisselerini 22.05.2008 tarihinde devrettiğini buna rağmen işyerinde «haciz» işlemi yapıldığını belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiş, mahkemece, «üçüncü kişinin» itirazı yerinde görülerek uygulanan ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiş, kararın temyizi üzerine, Dairemizce, «ihtiyati hacze itiraz» eden üçüncü kişinin yasa maddelerinde sayılan itiraz nedenleri dışında bir «sebebe» dayanarak «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasını istediğine göre, istemin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusund …
Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş, «ihtiyati haciz» kararına itiraz eden ..., ...Plastik Ltd.
Kararı, «ihtiyati hacze itiraz» eden ... temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, «ihtiyati hacze itiraz» eden (borçlu) vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Markanın hükümsüzlüğü | Sicilden terkini | Hükmün ilanı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11222 E. 2011/3826 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet kuralı · iyiniyet · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · taahhütname · kötüniyet · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu kararda… emece, davalının tescilli markasını orta düzeydeki tüketiciler nezdinde davacı markası ile aynı olduğu izlenimi yaratacak şekilde kullandığı, her iki marka arasında «iltibas» bulunduğu ve karıştırma ihtimalinin «haksız rekabet» hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, ...nun "YILDIZOĞLU" ibaresini kullanmayacağına ilişkin «taahhütname» imzalamasının ve akabinde işyerini kardeşine devrederek taahhüdü ihlal etmesinin «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu, markaların tescilli olması dikkate alındığında davalı markasının her ne kadar davacı markası ile iltibasa yol açabilecek şekilde ortak ibareyi ön pl …
Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda davalı tescilinin «iyiniyet kurallarına» aykırılık oluşturduğu, 556 sayılı KHK'nin 8/3 ve 8/5. maddeleri uyarınca "YILDIZOĞLU" ibaresi üzerinde davacının öncelik ve üstün sınai hak sahibi olduğu ve davalı markasının tescil edildiği 30. sınıf malların ortalama alıcıları nezdinde davacı markasıyla «iltibasa» yol açabilecek nitelikte olduğu mütalaa edilmiştir.
Davacı vekili, "YILDIZOĞLU" ibaresi üzerinde öncelikli kullanım, tescilli «ticaret unvanı» ve marka hakkına dayalı olarak 556 sayılı KHK'nin 8/1-(b), 8/3, 8/5 ve 42. maddeleri ve yine «kötüniyetli» tescilin varlığından dolayı MK'nun 2. maddesi uyarınca davalıya ait 2005/49249 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
… ı olarak "YILDIZOĞLU" ibaresi öne çıkartılmak suretiyle davacı markasına tecavüz oluşturacak şekilde kullanılması 556 sayılı KHK'nin 9, 14 ve 61. maddeleri uyarınca «marka hakkına tecavüz» davasının konusunu oluşturup, işbu davada hükümsüzlük nedeni olarak değerlendirilemez ise de "yıldızoğlu" ibaresi davalı markasının da esaslı unsurlarından olduğun …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/7586 E. , 2022/2822 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.05.2017 tarih ve 2016/139 E- 2017/327 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.09.2020 tarih ve 2017/5490 E- 2020/1400 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının İstanbul 4. İcra Müdürlüğü’nün 2016/1538 esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlattığını, takibe dayanak olan 29/12/2015 keşide tarihli 58.000,00 EURO bedelli çekte davacı ...'nün hiçbir sıfatla yer almadığını, buna rağmen davalı tarafça, kötü niyetli bir şekilde davacının da icra takibine dahil edildiğini ileri sürerek, 29/12/2015 keşide tarihli çekten dolayı davacının herhangi bir borcu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kuracağı fabrika için davalıdan makine talep ettiğini, şirket kuruluş işlemlerinin uzaması nedeniyle faturanın Yıldızpen Plastik San. ve Tic. A.Ş adına düzenlenmesini istediğini, 21/01/2015 tarihli kontrat imzalanarak sipariş alındığını, davacıdan alınan 3 adet peşinat çekinin makinaların davacıya tesliminden önce tahsil edildiğini, davacının belirttiği şirkete 2 adet fatura tanzim edildiğini, kalan makine bedelleri için davacının, 29/12/2015, 20/01/2016 ve 20/02/2016 tarihli çekleri keşide ederek davalı şirkete verdiğini, dava konusu 29/12/2015 tarihli 58.000,00 EURO bedelli çekin ödenmemesi üzerine yasal işlemlerin başlatıldığını, davacının Yıldızpen Plastik San. ve Tic.
A.Ş.'nin ortağı, yönetim kurulu başkanı ve genel müdürü olduğunu, dava konusu çekten sorumlu olmadığını ileri sürerek borçtan kurtulmaya çalıştığını belirterek, davanın reddine davacı aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, kambiyo senedinin dayanağı olan kontrat isimli belgenin davalı şirket ve dava dışı Yıldızpen Plastik San. ve Tic. A.Ş. arasında imzalandığı, faturaların da Yıldızpen Plastik San. ve Tic. A.Ş. adına tanzim edildiği, dava dışı diğer çeklerin de Yıldızpen Plastik San. ve Tic. A.Ş. tarafından keşide edilerek davalı şirkete verildiği, gerek temel ilişki gerekse kambiyo ilişkisinde davacının şahsi olarak taraf sıfatının bulunmadığı, bağımsız borç altına girmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davaya konu takibin dayanağı çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davaya konu takibin dayanağı 29.12.2015 keşide tarihli, 58.000 Euro bedelli çekte, keşidecinin Yıldızpen Plastik San. Tic. A.Ş., lehtarın Lider Makina Sanayi ... Ltd. Şti. olduğu, çekin, hamili davalı ... Makine ... Şti. tarafından bankaya ibraz edildiği, davacının çekte cirosunun ya da keşideci sıfatıyla imzasının bulunmadığı, davacının borca itirazı üzerine İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2016/62 esas 2017/262 karar sayılı kararıyla takibin başlatıldığı İstanbul 4. İcra Müdürlüğü yetkisiz olduğundan icra dosyasının yetkili Karşıyaka İcra Müdürlüğü’ne gönderilmesine karar verildiği, dosya Karşıyaka İcra Müdürlüğü’ne gönderildikten sonra düzenlenen ödeme emri ve takip talebinde, davacının borçlu sıfatıyla isminin bulunmadığı, davalı alacaklının, sadece Yıldızpen Plastik San.
ve Tic. A.Ş. hakkında icra takibini devam ettirdiği anlaşılıyorsa da, davacı hakkındaki takipten feragat beyanı bulunmadığından, davanın konusuz kaldığından bahsedilemeyeceği, davacının çekte cirosu ya da keşideci sıfatıyla kendi şahsını bağlayacak imzası bulunmadığından, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı aleyhine kambiyo senedine istinaden girişilen takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı aleyhine İstanbul 4. İcra Müdürlüğü’nün 2016/1538 esas sayılı dosyasıyla takip başlatılmış olup, daha sonra borçluların itirazı üzerine icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığı kabul edilerek, takip dosyasının yetkili Karşıyaka İcra Müdürlüğü’ne gönderilmesine karar verilmiş; dosyanın gönderildiği yetkili icra müdürlüğü tarafından alacaklının takibine istinaden sadece çek keşidecisi Yıldızpen Plastik San. ve Tic. A.Ş.’ne ödeme emri gönderilmiş ise de icra dosyasına yansıyan 28/04/2017 tarihli davalının dilekçesi ve icra tutanaklarından da anlaşılacağı üzere davalı (alacaklı) tarafça, davacı hakkındaki icra takibinden feragat edilmiştir.
Bu durumda davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından ve bu husus mahkemece re’sen gözetilecek bir hal olmakla, Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı gerekçe ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/770427900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz