Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7575 E. 2023/6791 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra takibinden feragat↗ borçtan kurtulma↗ temel ilişki↗ dosyanın gönderilmesi↗ davanın konusuz kalması↗ re'sen gözetilme↗ borca itiraz↗ ödeme emri↗ icra hukuk mahkemesi↗ lehtar↗ kambiyo senedi↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ kötü niyet tazminatı↗ dolandırıcılık↗ hamil↗ keşideci↗ kötü niyet↗ feragat↗ yargılama gideri↗ haciz↗ fatura↗ iflas↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ yönetim kurulu kararı↗ çek↗ yetkisizlik kararı↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ ibraz↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün 2016/1538 E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlattığını, takibe dayanak olan 29.12.2015 keşide tarihli 58.000,00 euro bedelli çekte davacının hiçbir sıfatla yer almadığını, buna rağmen davalının kötü niyetle davacıyı da takibe dahil ettiğini ileri sürerek çekten dolayı müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kuracağı fabrika için müvekkilinden makine istediğini, şirket kuruluş işlemlerinin uzaması nedeniyle faturanın ... Plastik San. ve Tic. A.Ş. adına düzenlenmesini talep ettiğini, 21.01.2015 tarihli kontrat imzalanarak sipariş alındığını, davacıdan alınan 3 adet peşinat çekinin makinaların davacıya tesliminden önce tahsil edildiğini, davacının belirttiği şirkete 2 adet fatura düzenlendiğini, kalan makine bedelleri için davacının, 29.12.2015, 20.01.2016 ve 20.02.2016 tarihli çekleri keşide ederek müvekkiline verdiğini, dava konusu 29.12.2015 tarihli 58.000,00 euro bedelli çekin ödenmemesi üzerine yasal işlemlerin başlatıldığını, davacının ... Plastik San. ve Tic. A.Ş.'nin ortağı, yönetim kurulu başkanı ve genel müdürü olduğunu, dava konusu çekten sorumlu olmadığını ileri sürerek borçtan kurtulmaya çalıştığını savunarak davanın reddini, davacı aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.05.2017 tarihli ve 2016/139 E., 2017/327 K. sayılı kararıyla; kambiyo senedinin dayanağı olan kontrat isimli belgenin davalı şirket ve dava dışı ... Plastik San. ve Tic. A.Ş. arasında imzalandığı, faturaların da ... Plastik San. ve Tic. A.Ş. adına tanzim edildiği, dava dışı diğer çeklerin de ... Plastik San. ve Tic. A.Ş. tarafından keşide edilerek davalı şirkete verildiği, gerek temel ilişki gerekse kambiyo ilişkisinde davacının şahsi olarak taraf sıfatının bulunmadığı, bağımsız borç altına girmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davaya konu takibin dayanağı çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.09.2020 tarihli ve 2017/5490 E., 2020/1400 K. sayılı kararıyla; davaya konu takibin dayanağı 29.12.2015 keşide tarihli, 58.000,00 euro bedelli çekte, keşidecinin ... Plastik San. Tic. A.Ş., lehtarın Lider Makina San. Ltd. Şti. olduğu, çekin, hamili davalı ... Makine San. Ltd. Şti. tarafından bankaya ibraz edildiği, davacının çekte cirosunun ya da keşideci sıfatıyla imzasının bulunmadığı, davacının borca itirazı üzerine İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/62 E., 2017/262 K. sayılı kararıyla takibin başlatıldığı İstanbul 4. İcra Müdürlüğü yetkisiz olduğundan icra dosyasının yetkili Karşıyaka İcra Müdürlüğü’ne gönderilmesine karar verildiği, dosya Karşıyaka İcra Müdürlüğü’ne gönderildikten sonra düzenlenen ödeme emri ve takip talebinde, davacının borçlu sıfatıyla isminin bulunmadığı, davalı alacaklının, sadece ... Plastik San. ve Tic. A.Ş. hakkında icra takibini devam ettirdiği anlaşılıyorsa da, davacı hakkındaki takipten feragat beyanı bulunmadığından, davanın konusuz kaldığından bahsedilemeyeceği, davacının çekte cirosu ya da keşideci sıfatıyla kendi şahsını bağlayacak imzası bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 05.04.2022 tarih, 2020/7586 E., 2022/2822 K. sayılı kararıyla davacı aleyhine İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün 2016/1538 E. sayılı dosyasıyla takip başlatıldığı, borçluların itirazı üzerine icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığı kabul edilerek takip dosyasının yetkili Karşıyaka İcra Müdürlüğü’ne gönderilmesine karar verildiği, dosyanın gönderildiği yetkili icra müdürlüğü tarafından alacaklının takibine istinaden sadece çek keşidecisi ... Plastik San. ve Tic. A.Ş.’ne ödeme emri gönderilmiş ise de icra dosyasına yansıyan 28.04.2017 tarihli davalının dilekçesi ve icra tutanaklarından da anlaşılacağı üzere davalı (alacaklı) tarafça, davacı hakkındaki icra takibinden feragat edildiği, bu durumda davanın konusuz kaldığı anlaşıldığı, anılan hususun Mahkemece re’sen gözetileceği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yetkili Karşıyaka İcra Müdürlüğüne gönderilen icra dosyasında sadece çek keşidecisi ... Plastik San. ve Tic. A.Ş.’ne ödeme emri gönderilmiş ise de icra dosyasına yansıyan 28.04.2017 tarihli davalının dilekçesi ve icra tutanaklarından da anlaşılacağı üzere davalı tarafça, davacı hakkındaki icra takibinden feragat edildiği, davanın konusuz kaldığı, tarafların 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca tazminat taleplerinin devam ettiği, yargılama gideri ve vekalet ücreti hakkında da karar verilmesi gerektiği, icra takibindeki çekte de davacının cirosu ya da keşideci sıfatıyla kendi şahsını bağlayacak imzası bulunmadığından davalının bu çeke dayanarak davacı aleyhine icra takibi yapmasında davalının kötü niyetli olduğunun kabulü gerektiği kanaatine varıldığı, 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin beşinci fıkrası gereği alacağın takdiren %20'si oranında 41.995,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verildiği, davadan sonra icra takibinden feragat edilmiş olması ve davalının kötü niyetli olduğunun kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle konusuz kalan davada aynı maddenin dördüncü fıkrasındaki koşullar oluşmadığından davalının tazminat isteyemeyeceği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretinin tayini gerektiği, icra takibinden dava açıldıktan sonra davalı tarafça feragat olması nedeniyle davanın açılmasında davacının haklı olduğu gerekçesiyle davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, alacağın takdiren %20'si oranında 41.995,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; her ne kadar takip başlatılırken sehven davacı da borçlu olarak gösterilmişse de davacıya karşı takipten feragat edildiğini, davanın açılmasından önce veya sonra davacıya ödeme emri gönderilmediği gözetilerek davanın reddinin gerektiğini, davacıya tebliğ edilmiş bir ödeme emri bile yokken müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatı ve vekalet ücretine hükmolunmasının isabetsiz olduğunu, suç duyurusunda bulunduklarını, savcılığın iflas davasında verilen kararın kesinleşmesini beklediğini, müvekkiline ödeme yapmayacağı açık olduğu halde müvekkilinin yanıltılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan soruşturma yapılacağını, bunlar da gözetildiğinde asıl olarak davacının kötü niyetle hareket ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 331, 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7586 E. 2022/2822 K.
Ortak:icra takibinden feragat · temel ilişki · dosyanın gönderilmesi · re'sen gözetilme · borca itiraz · ödeme emri · lehtar · kambiyo senedi
İncelediğiniz karardaA.Ş.’ne «ödeme emri» gönderilmiş ise de icra dosyasına yansıyan 28.04.2017 tarihli davalının dilekçesi ve icra tutanaklarından da anlaşılacağı üzere davalı (alacaklı) tarafça, davacı hakkındaki «icra takibinden feragat» edildiği, bu durumda davanın konusuz kaldığı anlaşıldığı, anılan hususun Mahkemece re’«sen gözetileceği» gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
A.Ş.’ne «ödeme emri» gönderilmiş ise de icra dosyasına yansıyan 28.04.2017 tarihli davalının dilekçesi ve icra tutanaklarından da anlaşılacağı üzere davalı tarafça, davacı hakkındaki «icra takibinden feragat» edildiği, davanın konusuz kaldığı, tarafların 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca tazminat taleplerinin devam ettiği, «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» hakkında da karar verilmesi gerektiği, icra takibindeki çekte de davacının cirosu ya da «keşideci» sıfatıyla kendi şahsını bağlayacak imzası bulunmadığından davalının bu çeke dayanarak davacı aleyhine icra takibi yapmasında davalının kötü niyetli olduğunun kabulü gerektiği kanaatine varıldığı, 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin beşinci fıkrası gereği alacağın takdiren %20'si oranında 41.995,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verildiği, davadan sonra icra takibinden feragat edilmiş olması ve davalının kötü niyetli olduğunun kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle konusuz kalan davada aynı maddenin dördüncü fıkrasındaki koşullar oluşmadığından davalının tazminat isteyemeyeceği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretinin tayini gerektiği, icra takibinden dava açıldıktan sonra davalı tarafça feragat olması nedeniyle davanın açılmasında davacının haklı olduğu gerekçesiyle «davanın konusuz kalması» nedeniyle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», alacağın takdiren %20'si oranında 41.995,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.05.2017 tarihli ve 2016/139 E., 2017/327 K. sayılı kararıyla; «kambiyo senedinin» dayanağı olan kontrat isimli belgenin davalı şirket ve dava dışı ...
Benzer bu karardaA.Ş.’ne «ödeme emri» gönderilmiş ise de icra dosyasına yansıyan 28/04/2017 tarihli davalının dilekçesi ve icra tutanaklarından da anlaşılacağı üzere davalı (alacaklı) tarafça, davacı hakkındaki «icra takibinden feragat» edilmiştir.
İlk derece mahkemesince, «kambiyo senedinin» dayanağı olan kontrat isimli belgenin davalı şirket ve dava dışı Yıldızpen Plastik San. ve Tic.
A.Ş. tarafından keşide edilerek davalı şirkete verildiği, gerek «temel ilişki» gerekse kambiyo ilişkisinde davacının şahsi olarak taraf sıfatının bulunmadığı, bağımsız borç altına girmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davaya konu takibin dayanağı «çek» nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:borçlu olunmadığının tespiti
Benzer bu karardaDava, davacı aleyhine «kambiyo senedine» istinaden girişilen takip nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10601 E. 2010/9239 K.
Ortak:haciz
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğünün 2016/1538 E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus «haciz» yolu ile takip başlattığını, takibe dayanak olan 29.12.2015 keşide tarihli 58.000,00 euro bedelli çekte davacının hiçbir sıfatla yer almadığını, buna rağmen davalının kötü niyetle davacıyı da takibe «dahil» ettiğini ileri sürerek çekten dolayı müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş, «ihtiyati haciz» kararına itiraz eden ..., ...Plastik Ltd.
Şti’de olan hisselerini 22.05.2008 tarihinde devrettiğini buna rağmen işyerinde «haciz» işlemi yapıldığını belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiş, mahkemece, «üçüncü kişinin» itirazı yerinde görülerek uygulanan ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiş, kararın temyizi üzerine, Dairemizce, «ihtiyati hacze itiraz» eden üçüncü kişinin yasa maddelerinde sayılan itiraz nedenleri dışında bir «sebebe» dayanarak «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasını istediğine göre, istemin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusund …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · üçüncü kişi · ihtiyati haciz · dava sebebi
Benzer bu karardaŞti’de olan hisselerini 22.05.2008 tarihinde devrettiğini buna rağmen işyerinde «haciz» işlemi yapıldığını belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiş, mahkemece, «üçüncü kişinin» itirazı yerinde görülerek uygulanan ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiş, kararın temyizi üzerine, Dairemizce, «ihtiyati hacze itiraz» eden üçüncü kişinin yasa maddelerinde sayılan itiraz nedenleri dışında bir «sebebe» dayanarak «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasını istediğine göre, istemin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusund …
Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş, «ihtiyati haciz» kararına itiraz eden ..., ...Plastik Ltd.
Kararı, «ihtiyati hacze itiraz» eden ... temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, «ihtiyati hacze itiraz» eden (borçlu) vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7575 E. , 2023/6791 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/491 Esas, 2022/641 Karar
HÜKÜM
Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün 2016/1538 E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlattığını, takibe dayanak olan 29.12.2015 keşide tarihli 58.000,00 euro bedelli çekte davacının hiçbir sıfatla yer almadığını, buna rağmen davalının kötü niyetle davacıyı da takibe dahil ettiğini ileri sürerek çekten dolayı müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kuracağı fabrika için müvekkilinden makine istediğini, şirket kuruluş işlemlerinin uzaması nedeniyle faturanın ... Plastik San. ve Tic. A.Ş. adına düzenlenmesini talep ettiğini, 21.01.2015 tarihli kontrat imzalanarak sipariş alındığını, davacıdan alınan 3 adet peşinat çekinin makinaların davacıya tesliminden önce tahsil edildiğini, davacının belirttiği şirkete 2 adet fatura düzenlendiğini, kalan makine bedelleri için davacının, 29.12.2015, 20.01.2016 ve 20.02.2016 tarihli çekleri keşide ederek müvekkiline verdiğini, dava konusu 29.12.2015 tarihli 58.000,00 euro bedelli çekin ödenmemesi üzerine yasal işlemlerin başlatıldığını, davacının ... Plastik San.
ve Tic. A.Ş.'nin ortağı, yönetim kurulu başkanı ve genel müdürü olduğunu, dava konusu çekten sorumlu olmadığını ileri sürerek borçtan kurtulmaya çalıştığını savunarak davanın reddini, davacı aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.05.2017 tarihli ve 2016/139 E., 2017/327 K. sayılı kararıyla; kambiyo senedinin dayanağı olan kontrat isimli belgenin davalı şirket ve dava dışı ... Plastik San. ve Tic. A.Ş. arasında imzalandığı, faturaların da ... Plastik San. ve Tic. A.Ş. adına tanzim edildiği, dava dışı diğer çeklerin de ... Plastik San. ve Tic. A.Ş. tarafından keşide edilerek davalı şirkete verildiği, gerek temel ilişki gerekse kambiyo ilişkisinde davacının şahsi olarak taraf sıfatının bulunmadığı, bağımsız borç altına girmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davaya konu takibin dayanağı çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.09.2020 tarihli ve 2017/5490 E., 2020/1400 K. sayılı kararıyla; davaya konu takibin dayanağı 29.12.2015 keşide tarihli, 58.000,00 euro bedelli çekte, keşidecinin ... Plastik San. Tic. A.Ş., lehtarın Lider Makina San. Ltd. Şti. olduğu, çekin, hamili davalı ... Makine San. Ltd. Şti. tarafından bankaya ibraz edildiği, davacının çekte cirosunun ya da keşideci sıfatıyla imzasının bulunmadığı, davacının borca itirazı üzerine İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/62 E., 2017/262 K. sayılı kararıyla takibin başlatıldığı İstanbul 4. İcra Müdürlüğü yetkisiz olduğundan icra dosyasının yetkili Karşıyaka İcra Müdürlüğü’ne gönderilmesine karar verildiği, dosya Karşıyaka İcra Müdürlüğü’ne gönderildikten sonra düzenlenen ödeme emri ve takip talebinde, davacının borçlu sıfatıyla isminin bulunmadığı, davalı alacaklının, sadece ...
Plastik San. ve Tic. A.Ş. hakkında icra takibini devam ettirdiği anlaşılıyorsa da, davacı hakkındaki takipten feragat beyanı bulunmadığından, davanın konusuz kaldığından bahsedilemeyeceği, davacının çekte cirosu ya da keşideci sıfatıyla kendi şahsını bağlayacak imzası bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 05.04.2022 tarih, 2020/7586 E., 2022/2822 K. sayılı kararıyla davacı aleyhine İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün 2016/1538 E. sayılı dosyasıyla takip başlatıldığı, borçluların itirazı üzerine icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığı kabul edilerek takip dosyasının yetkili Karşıyaka İcra Müdürlüğü’ne gönderilmesine karar verildiği, dosyanın gönderildiği yetkili icra müdürlüğü tarafından alacaklının takibine istinaden sadece çek keşidecisi ... Plastik San. ve Tic. A.Ş.’ne ödeme emri gönderilmiş ise de icra dosyasına yansıyan 28.04.2017 tarihli davalının dilekçesi ve icra tutanaklarından da anlaşılacağı üzere davalı (alacaklı) tarafça, davacı hakkındaki icra takibinden feragat edildiği, bu durumda davanın konusuz kaldığı anlaşıldığı, anılan hususun Mahkemece re’sen gözetileceği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yetkili Karşıyaka İcra Müdürlüğüne gönderilen icra dosyasında sadece çek keşidecisi ... Plastik San. ve Tic. A.Ş.’ne ödeme emri gönderilmiş ise de icra dosyasına yansıyan 28.04.2017 tarihli davalının dilekçesi ve icra tutanaklarından da anlaşılacağı üzere davalı tarafça, davacı hakkındaki icra takibinden feragat edildiği, davanın konusuz kaldığı, tarafların 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca tazminat taleplerinin devam ettiği, yargılama gideri ve vekalet ücreti hakkında da karar verilmesi gerektiği, icra takibindeki çekte de davacının cirosu ya da keşideci sıfatıyla kendi şahsını bağlayacak imzası bulunmadığından davalının bu çeke dayanarak davacı aleyhine icra takibi yapmasında davalının kötü niyetli olduğunun kabulü gerektiği kanaatine varıldığı, 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin beşinci fıkrası gereği alacağın takdiren %20'si oranında 41.995,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verildiği, davadan sonra icra takibinden feragat edilmiş olması ve davalının kötü niyetli olduğunun kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle konusuz kalan davada aynı maddenin dördüncü fıkrasındaki koşullar oluşmadığından davalının tazminat isteyemeyeceği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretinin tayini gerektiği, icra takibinden dava açıldıktan sonra davalı tarafça feragat olması nedeniyle davanın açılmasında davacının haklı olduğu gerekçesiyle davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, alacağın takdiren %20'si oranında 41.995,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; her ne kadar takip başlatılırken sehven davacı da borçlu olarak gösterilmişse de davacıya karşı takipten feragat edildiğini, davanın açılmasından önce veya sonra davacıya ödeme emri gönderilmediği gözetilerek davanın reddinin gerektiğini, davacıya tebliğ edilmiş bir ödeme emri bile yokken müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatı ve vekalet ücretine hükmolunmasının isabetsiz olduğunu, suç duyurusunda bulunduklarını, savcılığın iflas davasında verilen kararın kesinleşmesini beklediğini, müvekkiline ödeme yapmayacağı açık olduğu halde müvekkilinin yanıltılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan soruşturma yapılacağını, bunlar da gözetildiğinde asıl olarak davacının kötü niyetle hareket ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 331, 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/984503500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz