Ticaret unvanına tecavüz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/6994 E. 2022/1112 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanına tecavüz↗ ticaret unvanının terkini↗ ticaret unvanı↗ terkin↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının ticaret unvanının usulüne uygun şekilde tescil edildiği, davalı ticaret unvanının unvan biçiminde değil fakat kılavuz unsurunun öne çıkarılarak kullanıldığı yönünde bir iddia ileri sürülmediği, bu yönde bir delil de sunulmadığı, bu nedenle, davalı ticaret unvanı terkin edilmediği sürece, usulüne uygun olarak tescilinin ve tescilli olduğu şekilde unvan biçiminde kullanımının davacının ticaret unvanına tecavüz ya da haksız rekabet oluşturmadığı, davacı adına tescilli olan, davacı tarafından uzun süredir kullanılan, tanınmış marka olarak tescil edilmiş bulunan, ayrıca davacı ticaret unvanının eki olarak kılavuz unsuru oluşturan “HİDROMEK” ibaresi ile davalı ticaret unvanının ekinin asli kılavuz unsuru olan “HİDROMER” ibaresi arasında güçlü bir benzerlik bulunduğu, davalı ticaret unvanının ekinde kullanılan “YENİ ANKARA” ibarelerinin tanımlayıcı ve zayıf ibareler olduğu, ayrıca ticaret unvanlarının konusunu gösteren “HİDROLİK”, “MAKİNA” ve “İMALAT” kelimelerinin de her iki ticaret unvanında kullanıldığı, davacı adına tescilli markaların tescil kapsamında ve davacı ticaret unvanının faaliyet alanında yer alan mal ve hizmetlerle davalının ana sözleşmesinde belirtilen faaliyet alanının da aynı ve benzer olduğu dikkate alındığında, davacı adına tescilli markalar ve davacı ticaret unvanı ile davalı ticaret unvanı arasında karışıklığa neden olma ihtimalinin yüksek olduğu ve davalının ticaret unvanının terkini koşullarının mevcut bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TTK'nın 52/1 maddesi gereğince davalı şirketin ticaret unvanın sicilden terkinine, TTK'nın 52/2 maddesi gereğince hükmün ulusal alanda yayın yapan bir gazetede ilanına karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafça tescilli marka hakkına da dayanıldığı, bu durumda davaya bakma görevinin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesine ait olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 52. maddesi uyarınca ticaret unvanının bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibinin, haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini isteyebileceği, somut olayda taraf şirketlerin aynı sektörlerde faaliyet gösterdikleri, davacının ticaret unvanının çekirdek kısmını oluşturan "HİDROMEK" ibaresi ile davalının ticaret unvanında yer alan "HİDROMER" ibaresi arasında benzerlik bulunduğu, bu ibarelerin yalnızca son harflerindeki farklılığın, ibareler arasındaki benzerliği ortadan kaldırmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, ticaret unvanına tecavüzün tespiti, men'i, giderilmesi ve haksız rekabetin tespit ve önlenmesine ilişkin olup ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüyle, davalı ticaret ünvanının tamamen terkini ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, davalının istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir.
Davacı, davalının ticaret unvanındaki Hidromer ibaresinin ünvandan çıkarılmasını istemesine ve ticaret unvanına yönelik tecavüzün refi için sadece "HİDROMER" ibaresinin davalının ticaret unvanından çıkarılması yeterli olmasına rağmen talep aşılarak davalının ticaret unvanının tümden terkinine karar verilmesi doğru olmayıp re'sen bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre de davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5270 E. 2023/5115 K.
Ortak:ticaret unvanına tecavüz · ticaret unvanının terkini · ticaret unvanı · terkin · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «ticaret unvanının» usulüne uygun şekilde tescil edildiği, davalı ticaret unvanının unvan biçiminde değil fakat kılavuz unsurunun öne çıkarılarak kullanıldığı yönünde bir iddia ileri sürülmediği, bu yönde bir delil de sunulmadığı, bu nedenle, davalı «ticaret unvanı terkin» edilmediği sürece, usulüne uygun olarak tescilinin ve tescilli olduğu şekilde unvan biçiminde kullanımının davacının «ticaret unvanına tecavüz» ya da «haksız rekabet» oluşturmadığı, davacı adına tescilli olan, davacı tarafından uzun süredir kullanılan, tanınmış marka olarak tescil edilmiş bulunan, ayrıca davacı ticaret unvanının eki olarak kılavuz unsuru oluşturan “HİDROMEK” ibaresi ile davalı ticaret unvanının ekinin asli kılavuz unsuru olan “HİDROMER” ibaresi arasında güçlü bir benzerlik bulunduğu, davalı ticaret unvanının ekinde kullanılan “YENİ ANKARA” ibarelerinin tanımlayıcı ve zayıf ibareler olduğu, ayrıca ticaret unvanlarının konusunu gösteren “HİDROLİK”, “MAKİNA” ve “İMALAT” kelimelerinin de her iki ticaret unvanında kullanıldığı, davacı adına tescilli markaların tescil kapsamında ve davacı ticaret unvanının faaliyet alanında yer alan mal ve hizmetlerle davalının ana sözleşmesinde belirtilen faaliyet alanının da aynı ve benzer olduğu dikkate alındığında, davacı adına tescilli markalar ve davacı ticaret unvanı ile davalı ticaret unvanı arasında karışıklığa neden olma ihtimalinin yüksek olduğu ve davalının ticaret unvanının terkini koşullarının mevcut bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TTK'nın 52/1 maddesi gereğince davalı şirketin ticaret unvanın sicilden terkinine, TTK'nın 52/2 maddesi gereğince hükmün ulusal alanda yayın yapan bir gazetede «ilanına» karar verilmiştir.
1-Dava, «ticaret unvanına tecavüzün» tespiti, men'i, giderilmesi ve «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesine ilişkin olup ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüyle, davalı ticaret ünvanının tamamen «terkini» ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, davalının istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir.
… escilli marka hakkına da dayanıldığı, bu durumda davaya bakma görevinin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesine ait olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 52. maddesi uyarınca «ticaret unvanının» bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibinin, haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini isteyebileceği, somut olayda taraf şirketlerin aynı sektörlerde faaliyet gösterdikleri, davacının ticaret unvanının çekirdek kısmını oluşturan "HİDROMEK" ibaresi ile davalının ticaret unvanında yer alan "HİDROMER" ibaresi arasında benzerlik bulunduğu, bu ibarelerin yalnızca «son» harflerindeki farklılığın, ibareler arasındaki benzerliği ortadan kaldırmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir …
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.09.2018 tarih, 2017/414 E. ve 2018/326 K. sayılı kararıyla, davalının «ticaret unvanının» usulüne uygun şekilde tescil edildiği, davalı ticaret unvanının unvan biçiminde değil fakat kılavuz unsurunun öne çıkarılarak kullanıldığı yönünde bir iddia ileri sürülmediği, bu yönde bir delil de sunulmadığı, bu nedenle, davalı «ticaret unvanı terkin» edilmediği sürece, usulüne uygun olarak tescilinin ve tescilli olduğu şekilde unvan biçiminde kullanımının davacının «ticaret unvanına tecavüz» ya da «haksız rekabet» oluşturmadığı, davacı adına tescilli olan, davacı tarafından uzun süredir kullanılan, tanınmış marka olarak tescil edilmiş bulunan, ayrıca davacı ticaret unvanının eki olarak kılavuz unsuru oluşturan “HİDROMEK” ibaresi ile davalı ticaret unvanının ekinin asli kılavuz unsuru olan “HİDROMER” ibaresi arasında güçlü bir benzerlik bulunduğu, davalı ticaret unvanının ekinde kullanılan “YENİ ANKARA” ibarelerinin tanımlayıcı ve zayıf ibareler olduğu, ayrıca ticaret unvanlarının konusunu gösteren “HİDROLİK”, “MAKİNA” ve “İMALAT” kelimelerinin de her iki ticaret unvanında kullanıldığı, davacı adına tescilli markaların tescil kapsamında ve davacı ticaret unvanının faaliyet alanında yer alan mal ve hizmetlerle davalının ana sözleşmesinde belirtilen faaliyet alanının da aynı ve benzer olduğu dikkate alındığında, davacı adına tescilli markalar ve davacı ticaret unvanı ile davalı ticaret unvanı arasında karışıklığa neden olma ihtimalinin yüksek olduğu ve davalının ticaret unvanının terkini koşullarının mevcut bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 52 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince davalı şirketin ticaret unvanın sicilden terkinine, hükmün «ilanına» ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı iledavalının «ticaret unvanının» usulüne uygun şekilde tescil edildiği, davalı ticaret unvanının unvan biçiminde değil fakat kılavuz unsurunun öne çıkarılarak kullanıldığı yönünde bir iddia ileri sürülmediği, bu yönde bir delil de sunulmadığı, bu nedenle, davalı «ticaret unvanı terkin» edilmediği sürece, usulüne uygun olarak tescilinin ve tescilli olduğu şekilde unvan biçiminde kullanımının davacının «ticaret unvanına tecavüz» ya da «haksız rekabet» oluşturmadığı, davacı adına tescilli olan, davacı tarafından uzun süredir kullanılan, tanınmış marka olarak tescil edilmiş bulunan, ayrıca davacı ticaret unvanının eki olarak kılavuz unsuru oluşturan “HİDROMEK” ibaresi ile davalı ticaret unvanının ekinin asli kılavuz unsuru olan “HİDROMER” ibaresi arasında güçlü bir benzerlik bulunduğu, davalı ticaret unvanının ekinde kullanılan “YENİ ANKARA” ibarelerinin tanımlayıcı ve zayıf ibareler olduğu, ayrıca ticaret unvanlarının konusunu gösteren “HİDROLİK”, “MAKİNA” ve “İMALAT” kelimelerinin de her iki ticaret unvanında kullanıldığı, davacı adına tescilli markaların tescil kapsamında ve davacı ticaret unvanının faaliyet alanında yer alan mal ve hizmetlerle davalının ana sözleşmesinde belirtilen faaliyet alanının da aynı ve benzer olduğu dikkate alındığında, davacı adına tescilli markalar ve davacı ticaret unvanı ile davalı ticaret unvanı arasında karışıklığa neden olma ihtimalinin yüksek olduğu ve davalının ticaret unvanının terkini koşullarının mevcut bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 52 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince davalı şirketin ticaret unvanından "Hidromer" ibaresinin çıkartılmasına, hükmün «ilanına» ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… ş makinaları ve ataşmanları imalatı ve satışı, yedek parça ve servis hizmetleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, tanınmış marka niteliğini haiz olduğunu, davalının «ticaret unvanı» ile davacı ticaret unvanının sektörle ilgili mevcut ve potansiyel müşterilerce karıştırılması, iki firma arasında bağlantı kurulması ve karıştırılması ihtimalinin bulunduğunu, davalının davacı hakkında bilgi sahibi olmadığının düşünülemeyeceğini, davacının tanınmışlığından, piyasada sahip olduğu güven ve kalite algısından yararlanmak ve haksız kazanç sağlamak için, kötü niyetli olarak, davacının ticaret unvanının temel unsuru olan “HİDROMEK” ibaresini, kendi ticaret unvanında “HİDROMER” olarak kullandığını, davalının da davacı gibi, genel anlamıyla inşaat ve iş makineleri ve bunlara takılan ataşmanlar konusunda faaliyet gösterdiğini ileri sürerek, davalının ticaret unvanı kullanımının davacının «ticaret unvanına tecavüz» ettiğinin ve «haksız rekabet» yarattığının tespitine, davalı unvanının sicilden terkinine, haksız rekabetin men ve ortadan kaldırılmasını, "HİDROMER" ibaresinin davalının tüm tanıtıcı enstrümanlarından çıkartılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · kazanılmış hak · iltibas
Benzer bu kararda… li temyiz dilekçesinde özetle; davacının, müvekkilinin yıllardır tescilli olan unvanından hiçbir şekilde zarar görmediğini, tarafların unvanları arasında fiilen bir «iltibasın» yaşanmadığını, müvekkili unvanınından "Hidromer" ibaresinin terkinine karar verilmesinin «hakkaniyete» ve yasalara aykırı olduğunu, tarafların iştigal alanları gözetildiğinde "HİDRO" ibaresinin herkesin kullanımına açık bulunduğunu, bu ibareyi içeren birçok unvanın …
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9700 E. 2012/1559 K.
Ortak:ticaret unvanı · ilan
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «ticaret unvanının» usulüne uygun şekilde tescil edildiği, davalı ticaret unvanının unvan biçiminde değil fakat kılavuz unsurunun öne çıkarılarak kullanıldığı yönünde bir iddia ileri sürülmediği, bu yönde bir delil de sunulmadığı, bu nedenle, davalı «ticaret unvanı terkin» edilmediği sürece, usulüne uygun olarak tescilinin ve tescilli olduğu şekilde unvan biçiminde kullanımının davacının «ticaret unvanına tecavüz» ya da «haksız rekabet» oluşturmadığı, davacı adına tescilli olan, davacı tarafından uzun süredir kullanılan, tanınmış marka olarak tescil edilmiş bulunan, ayrıca davacı ticaret unvanının eki olarak kılavuz unsuru oluşturan “HİDROMEK” ibaresi ile davalı ticaret unvanının ekinin asli kılavuz unsuru olan “HİDROMER” ibaresi arasında güçlü bir benzerlik bulunduğu, davalı ticaret unvanının ekinde kullanılan “YENİ ANKARA” ibarelerinin tanımlayıcı ve zayıf ibareler olduğu, ayrıca ticaret unvanlarının konusunu gösteren “HİDROLİK”, “MAKİNA” ve “İMALAT” kelimelerinin de her iki ticaret unvanında kullanıldığı, davacı adına tescilli markaların tescil kapsamında ve davacı ticaret unvanının faaliyet alanında yer alan mal ve hizmetlerle davalının ana sözleşmesinde belirtilen faaliyet alanının da aynı ve benzer olduğu dikkate alındığında, davacı adına tescilli markalar ve davacı ticaret unvanı ile davalı ticaret unvanı arasında karışıklığa neden olma ihtimalinin yüksek olduğu ve davalının ticaret unvanının terkini koşullarının mevcut bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TTK'nın 52/1 maddesi gereğince davalı şirketin ticaret unvanın sicilden terkinine, TTK'nın 52/2 maddesi gereğince hükmün ulusal alanda yayın yapan bir gazetede «ilanına» karar verilmiştir.
… escilli marka hakkına da dayanıldığı, bu durumda davaya bakma görevinin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesine ait olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 52. maddesi uyarınca «ticaret unvanının» bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibinin, haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini isteyebileceği, somut olayda taraf şirketlerin aynı sektörlerde faaliyet gösterdikleri, davacının ticaret unvanının çekirdek kısmını oluşturan "HİDROMEK" ibaresi ile davalının ticaret unvanında yer alan "HİDROMER" ibaresi arasında benzerlik bulunduğu, bu ibarelerin yalnızca «son» harflerindeki farklılığın, ibareler arasındaki benzerliği ortadan kaldırmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir …
1-Dava, «ticaret unvanına tecavüzün» tespiti, men'i, giderilmesi ve «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesine ilişkin olup ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüyle, davalı ticaret ünvanının tamamen «terkini» ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, davalının istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının marka ve «ticaret unvanının» davacnın marka ve ticaret ünvanı ile benzer olduğu, tüketicilerin karıştırma tehlikesiyle karşılaşılacağı gerekçesiyle davalı adına 2003 31348 sayılı HİDROMAK logolu 7, 09, 12 emtialar yönünden tescil edilmiş olan markanın hükümsüzlüğüne, Hidromak unvanının ticaret sicilinden terkinine, Hidromak ibaresinin davalının tüm tanıtıcı enstrümanlarından çıkartılmasına, çıkartılması mümkün olmayanların imhasına, mahkeme kararının «ilanına» karar verilmiştir.
… avanın açıldığı tarihe kadar geçen süre içerisinde aynı sektörde faaliyet gösteren davacının davalıya karşı herhangi bir niza yaratmadığı göz önüne alınarak, davalı «ticaret unvanı»'nın tescilinden itibaren aradan uzunca bir süre geçtikten sonra iş bu davayı açmasının Türk Medeni Kanunun 2. maddesine aykırılık oluşturup oluşturmadığı tartışılm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik
Benzer bu karardaMahkemece benimsenen bilirkişi raporunda dava konusu markanın kapsadığı 09. ve 12. sınıflar yönünden yapılan değerlendirme TRİPS'in 16/3. fıkrası hükmü karşısında «denetime elverişli» ve hüküm vermeye yeterli görülemeyeceğinden bu hususta bilirkişilerden ek rapor alınmaksızın davanın 09. ve 12. sınıflar yönünden de kabulü doğru görülmemiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11072 E. 2018/3274 K.
Ortak:ticaret unvanı · terkin · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «ticaret unvanının» usulüne uygun şekilde tescil edildiği, davalı ticaret unvanının unvan biçiminde değil fakat kılavuz unsurunun öne çıkarılarak kullanıldığı yönünde bir iddia ileri sürülmediği, bu yönde bir delil de sunulmadığı, bu nedenle, davalı «ticaret unvanı terkin» edilmediği sürece, usulüne uygun olarak tescilinin ve tescilli olduğu şekilde unvan biçiminde kullanımının davacının «ticaret unvanına tecavüz» ya da «haksız rekabet» oluşturmadığı, davacı adına tescilli olan, davacı tarafından uzun süredir kullanılan, tanınmış marka olarak tescil edilmiş bulunan, ayrıca davacı ticaret unvanının eki olarak kılavuz unsuru oluşturan “HİDROMEK” ibaresi ile davalı ticaret unvanının ekinin asli kılavuz unsuru olan “HİDROMER” ibaresi arasında güçlü bir benzerlik bulunduğu, davalı ticaret unvanının ekinde kullanılan “YENİ ANKARA” ibarelerinin tanımlayıcı ve zayıf ibareler olduğu, ayrıca ticaret unvanlarının konusunu gösteren “HİDROLİK”, “MAKİNA” ve “İMALAT” kelimelerinin de her iki ticaret unvanında kullanıldığı, davacı adına tescilli markaların tescil kapsamında ve davacı ticaret unvanının faaliyet alanında yer alan mal ve hizmetlerle davalının ana sözleşmesinde belirtilen faaliyet alanının da aynı ve benzer olduğu dikkate alındığında, davacı adına tescilli markalar ve davacı ticaret unvanı ile davalı ticaret unvanı arasında karışıklığa neden olma ihtimalinin yüksek olduğu ve davalının ticaret unvanının terkini koşullarının mevcut bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TTK'nın 52/1 maddesi gereğince davalı şirketin ticaret unvanın sicilden terkinine, TTK'nın 52/2 maddesi gereğince hükmün ulusal alanda yayın yapan bir gazetede «ilanına» karar verilmiştir.
1-Dava, «ticaret unvanına tecavüzün» tespiti, men'i, giderilmesi ve «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesine ilişkin olup ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüyle, davalı ticaret ünvanının tamamen «terkini» ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, davalının istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir.
… escilli marka hakkına da dayanıldığı, bu durumda davaya bakma görevinin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesine ait olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 52. maddesi uyarınca «ticaret unvanının» bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibinin, haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini isteyebileceği, somut olayda taraf şirketlerin aynı sektörlerde faaliyet gösterdikleri, davacının ticaret unvanının çekirdek kısmını oluşturan "HİDROMEK" ibaresi ile davalının ticaret unvanında yer alan "HİDROMER" ibaresi arasında benzerlik bulunduğu, bu ibarelerin yalnızca «son» harflerindeki farklılığın, ibareler arasındaki benzerliği ortadan kaldırmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir …
Benzer bu kararda… 9. sınıfta markasının bulunduğu, davalının ticaret unvanında bulunan "...." ibaresini markasal olarak davacıya ait marka ile aynı hizmetlerde kullandığı, bu şekilde «marka hakkına tecavüz» oluştuğu, davalıya ait .... kılavuz unsurlu «ticaret unvanının» terkininin talep edilebileceği, tecavüz nedeniyle 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacıya ait olan ‘....’ markasına yapılan tecavüzün önlenmesine, .... ibaresinin davalı şirkete ait ticaret unvanından terkinine, 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline .... markasının davalı şirketin kullandığı her türlü araç, tabela ve basılı evraktan silinmesine, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
3- Dava, marka tecavüzü ve «haksız rekabetin» men'i, «maddi, manevi tazminat» ile davalı ticaret unvanından ‘....’ ibaresinin «terkini» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davacının 2013/23817 sayılı ‘.... ’ ibareli 39. sınıfta tescilli markasının başvuru tarihinin 15/05/2013, tescil tarihinin 12.02.2014 olduğu, davalının «ticaret unvanının» ise 25/01/2011 tarihinde tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · maddi ve manevi tazminat · taşıyan · maddi tazminat · yasal faiz · eksik inceleme
Benzer bu kararda… 9. sınıfta markasının bulunduğu, davalının ticaret unvanında bulunan "...." ibaresini markasal olarak davacıya ait marka ile aynı hizmetlerde kullandığı, bu şekilde «marka hakkına tecavüz» oluştuğu, davalıya ait .... kılavuz unsurlu «ticaret unvanının» terkininin talep edilebileceği, tecavüz nedeniyle 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacıya ait olan ‘....’ markasına yapılan tecavüzün önlenmesine, .... ibaresinin davalı şirkete ait ticaret unvanından terkinine, 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline .... markasının davalı şirketin kullandığı her türlü araç, tabela ve basılı evraktan silinmesine, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
Ancak, davacı vekili, marka tecavüzü nedeniyle belirlenecek «maddi tazminatın» marka lisans bedeli üzerinden hesaplanmasını talep etmiş olup, mahkemece bu hususta araştırma yapılmadan takdiren maddi tazminata hükmedilmiş ise de mahkemece davacının maddi tazminata ilişkin olarak marka lisans bedelinin rapor veya ek rapor alınarak belirlenmesi, belirlenecek maddi tazminata göre manevi tazminatın takdir ve tayin edilmesi gerekirken bu hususta «eksik inceleme» ile tazminat tayini doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
2- Mahkemece, davacının tescilli markası ile aynı ibareyi «taşıyan» ‘....’ ibaresinin davalı ticaret unvanından terkinine karar verilmiştir.
3- Dava, marka tecavüzü ve «haksız rekabetin» men'i, «maddi, manevi tazminat» ile davalı ticaret unvanından ‘....’ ibaresinin «terkini» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15412 E. 2013/253 K.
Ortak:ticaret unvanına tecavüz · ticaret unvanının terkini · ticaret unvanı · terkin
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «ticaret unvanının» usulüne uygun şekilde tescil edildiği, davalı ticaret unvanının unvan biçiminde değil fakat kılavuz unsurunun öne çıkarılarak kullanıldığı yönünde bir iddia ileri sürülmediği, bu yönde bir delil de sunulmadığı, bu nedenle, davalı «ticaret unvanı terkin» edilmediği sürece, usulüne uygun olarak tescilinin ve tescilli olduğu şekilde unvan biçiminde kullanımının davacının «ticaret unvanına tecavüz» ya da «haksız rekabet» oluşturmadığı, davacı adına tescilli olan, davacı tarafından uzun süredir kullanılan, tanınmış marka olarak tescil edilmiş bulunan, ayrıca davacı ticaret unvanının eki olarak kılavuz unsuru oluşturan “HİDROMEK” ibaresi ile davalı ticaret unvanının ekinin asli kılavuz unsuru olan “HİDROMER” ibaresi arasında güçlü bir benzerlik bulunduğu, davalı ticaret unvanının ekinde kullanılan “YENİ ANKARA” ibarelerinin tanımlayıcı ve zayıf ibareler olduğu, ayrıca ticaret unvanlarının konusunu gösteren “HİDROLİK”, “MAKİNA” ve “İMALAT” kelimelerinin de her iki ticaret unvanında kullanıldığı, davacı adına tescilli markaların tescil kapsamında ve davacı ticaret unvanının faaliyet alanında yer alan mal ve hizmetlerle davalının ana sözleşmesinde belirtilen faaliyet alanının da aynı ve benzer olduğu dikkate alındığında, davacı adına tescilli markalar ve davacı ticaret unvanı ile davalı ticaret unvanı arasında karışıklığa neden olma ihtimalinin yüksek olduğu ve davalının ticaret unvanının terkini koşullarının mevcut bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TTK'nın 52/1 maddesi gereğince davalı şirketin ticaret unvanın sicilden terkinine, TTK'nın 52/2 maddesi gereğince hükmün ulusal alanda yayın yapan bir gazetede «ilanına» karar verilmiştir.
1-Dava, «ticaret unvanına tecavüzün» tespiti, men'i, giderilmesi ve «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesine ilişkin olup ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüyle, davalı ticaret ünvanının tamamen «terkini» ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, davalının istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir.
… escilli marka hakkına da dayanıldığı, bu durumda davaya bakma görevinin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesine ait olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 52. maddesi uyarınca «ticaret unvanının» bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibinin, haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini isteyebileceği, somut olayda taraf şirketlerin aynı sektörlerde faaliyet gösterdikleri, davacının ticaret unvanının çekirdek kısmını oluşturan "HİDROMEK" ibaresi ile davalının ticaret unvanında yer alan "HİDROMER" ibaresi arasında benzerlik bulunduğu, bu ibarelerin yalnızca «son» harflerindeki farklılığın, ibareler arasındaki benzerliği ortadan kaldırmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir …
Benzer bu karardaDava, «ticaret unvanına tecavüzün» önlenmesi ve davalının «ticaret unvanının terkini» istemine ilişkindir.
… şıldığına göre, mülga TTK'nun 54. maddesi uyarınca, davalının değişiklikten önceki unvanında yer alan “...” sözcüğü işbu davanın açıldığı tarih itibariyle davacının «ticaret unvanına tecavüz» oluşturduğundan, davacının bu tecavüzün tespitini ve önlenmesini istemekte «hukuki yararı» bulunduğu dikkate alınarak, söz konusu ibarenin davacının ticaret unvanı ile «iltibas» yaratığının tespiti ve men'ine, dava konusu ibarenin yargılama sırasında değiştirilerek «ticaret sicilinden terkin» edilmesi nedeniyle davacının konusu kalmayan terkin talebi hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerler davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Davacı şirketin önceki tarihte tescilli «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğü “...”, davalının ticaret unvanının kılavuz sözcüğü ise “...” ibarelerinden oluşmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden terkin · hukuki yarar · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
Benzer bu kararda… şıldığına göre, mülga TTK'nun 54. maddesi uyarınca, davalının değişiklikten önceki unvanında yer alan “...” sözcüğü işbu davanın açıldığı tarih itibariyle davacının «ticaret unvanına tecavüz» oluşturduğundan, davacının bu tecavüzün tespitini ve önlenmesini istemekte «hukuki yararı» bulunduğu dikkate alınarak, söz konusu ibarenin davacının ticaret unvanı ile «iltibas» yaratığının tespiti ve men'ine, dava konusu ibarenin yargılama sırasında değiştirilerek «ticaret sicilinden terkin» edilmesi nedeniyle davacının konusu kalmayan terkin talebi hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerler davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta her iki şirketin «ticaret unvanlarının» ana unsuru “...” ibarelerinden oluştuğuna göre, ticaret unvanları arasında «iltibas» bulunduğu sabit olup, bu durumda davalının ticaret unvanındaki “...” ibaresinin terkinine karar verilmesi gerektiği halde, aksine düşüncelerle davanın reddine ilişkin karar gerekçesi yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/6994 E. , 2022/1112 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.09.2018 tarih ve 2017/414 E- 2018/326 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.06.2020 tarih ve 2019/87 E- 2020/512 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı veklili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 1978 yılında Ankara’da kurulduğunu, o tarihten beri “HİDROMEK” kelimesinin, unvanının ve markasının çekirdek unsuru olarak kullanıldığını, iş makinaları ve ataşmanları imalatı ve satışı, yedek parça ve servis hizmetleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, tanınmış marka niteliğini haiz olduğunu, davalının ticaret unvanı ile davacı ticaret unvanının sektörle ilgili mevcut ve potansiyel müşterilerce karıştırılması, iki firma arasında bağlantı kurulması ve karıştırılması ihtimalinin bulunduğunu, davalının davacı hakkında bilgi sahibi olmadığının düşünülemeyeceğini, davacının tanınmışlığından, piyasada sahip olduğu güven ve kalite algısından yararlanmak ve haksız kazanç sağlamak için, kötü niyetli olarak, davacının ticaret unvanının temel unsuru olan “HİDROMEK” ibaresini, kendi ticaret unvanında “HİDROMER” olarak kullandığını, davalının da davacı gibi, genel anlamıyla inşaat ve iş makineleri ve bunlara takılan ataşmanlar konusunda faaliyet gösterdiğini ileri sürerek, davalının ticaret unvanı kullanımının davacının ticaret unvanına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabet yarattığının tespitini, davalı unvanının sicilden terkinini, haksız rekabetin men ve ortadan kaldırılmasını, "HİDROMER" ibaresinin davalının tüm tanıtıcı enstrümanlarından çıkartılmasını ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının ticaret unvanının usulüne uygun şekilde tescil edildiği, davalı ticaret unvanının unvan biçiminde değil fakat kılavuz unsurunun öne çıkarılarak kullanıldığı yönünde bir iddia ileri sürülmediği, bu yönde bir delil de sunulmadığı, bu nedenle, davalı ticaret unvanı terkin edilmediği sürece, usulüne uygun olarak tescilinin ve tescilli olduğu şekilde unvan biçiminde kullanımının davacının ticaret unvanına tecavüz ya da haksız rekabet oluşturmadığı, davacı adına tescilli olan, davacı tarafından uzun süredir kullanılan, tanınmış marka olarak tescil edilmiş bulunan, ayrıca davacı ticaret unvanının eki olarak kılavuz unsuru oluşturan “HİDROMEK” ibaresi ile davalı ticaret unvanının ekinin asli kılavuz unsuru olan “HİDROMER” ibaresi arasında güçlü bir benzerlik bulunduğu, davalı ticaret unvanının ekinde kullanılan “YENİ ANKARA” ibarelerinin tanımlayıcı ve zayıf ibareler olduğu, ayrıca ticaret unvanlarının konusunu gösteren “HİDROLİK”, “MAKİNA” ve “İMALAT” kelimelerinin de her iki ticaret unvanında kullanıldığı, davacı adına tescilli markaların tescil kapsamında ve davacı ticaret unvanının faaliyet alanında yer alan mal ve hizmetlerle davalının ana sözleşmesinde belirtilen faaliyet alanının da aynı ve benzer olduğu dikkate alındığında, davacı adına tescilli markalar ve davacı ticaret unvanı ile davalı ticaret unvanı arasında karışıklığa neden olma ihtimalinin yüksek olduğu ve davalının ticaret unvanının terkini koşullarının mevcut bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TTK'nın 52/1 maddesi gereğince davalı şirketin ticaret unvanın sicilden terkinine, TTK'nın 52/2 maddesi gereğince hükmün ulusal alanda yayın yapan bir gazetede ilanına karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafça tescilli marka hakkına da dayanıldığı, bu durumda davaya bakma görevinin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesine ait olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 52. maddesi uyarınca ticaret unvanının bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibinin, haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini isteyebileceği, somut olayda taraf şirketlerin aynı sektörlerde faaliyet gösterdikleri, davacının ticaret unvanının çekirdek kısmını oluşturan "HİDROMEK" ibaresi ile davalının ticaret unvanında yer alan "HİDROMER" ibaresi arasında benzerlik bulunduğu, bu ibarelerin yalnızca son harflerindeki farklılığın, ibareler arasındaki benzerliği ortadan kaldırmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, ticaret unvanına tecavüzün tespiti, men'i, giderilmesi ve haksız rekabetin tespit ve önlenmesine ilişkin olup ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüyle, davalı ticaret ünvanının tamamen terkini ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, davalının istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir.
Davacı, davalının ticaret unvanındaki Hidromer ibaresinin ünvandan çıkarılmasını istemesine ve ticaret unvanına yönelik tecavüzün refi için sadece "HİDROMER" ibaresinin davalının ticaret unvanından çıkarılması yeterli olmasına rağmen talep aşılarak davalının ticaret unvanının tümden terkinine karar verilmesi doğru olmayıp re'sen bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre de davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
(1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/749626100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz