Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/9700 E. 2012/1559 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişlilik↗ ticaret unvanı↗ ilan↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının marka ve ticaret unvanının davacnın marka ve ticaret ünvanı ile benzer olduğu, tüketicilerin karıştırma tehlikesiyle karşılaşılacağı gerekçesiyle davalı adına 2003 31348 sayılı HİDROMAK logolu 7, 09, 12 emtialar yönünden tescil edilmiş olan markanın hükümsüzlüğüne, Hidromak unvanının ticaret sicilinden terkinine, Hidromak ibaresinin davalının tüm tanıtıcı enstrümanlarından çıkartılmasına, çıkartılması mümkün olmayanların imhasına, mahkeme kararının ilanına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Mahkemece, davacı adına tescilli “Hidromek” markasının 556 sayılı KHK nın 7/1-i bendi anlamında tanınmış marka olduğu belirlendiğine göre, dava konusu 2003/31348 sayılı markanın davacı markasının tescilli olduğu emtia ile aynı sınıftaki aynı ve benzer tür emtia dışında kalan ve farklı sınıflar niteliğindeki 09. ve 12. sınıf emtia bakımından da hükümsüzlüğe karar verilebilmesi için; TRİPS'in 16/3. fıkrası uyarınca dava konusu markanın farklı sınıflarda kullanılması halinde tanınmış markanın sahibi ile arasında bir bağlantı olduğunu göstermesi ve bu kullanım şekli nedeniyle tescilli marka sahibinin menfaatlerinin zarar görme tehlikesi mevcut olduğunun saptanması gereklidir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda dava konusu markanın kapsadığı 09. ve 12. sınıflar yönünden yapılan değerlendirme TRİPS'in 16/3. fıkrası hükmü karşısında denetime elverişli ve hüküm vermeye yeterli görülemeyeceğinden bu hususta bilirkişilerden ek rapor alınmaksızın davanın 09. ve 12. sınıflar yönünden de kabulü doğru görülmemiştir.
3) Davalı adına tescilli ticaret ünvanı 10/02/1995 tarihinde sicile tescil edilmiştir. Huzurdaki davanın 14/09/2007 tarihinde açıldığı dikkate alındığında, davalının ticaret ünvanını sicile tescil ettirdiği tarihten davanın açıldığı tarihe kadar geçen süre içerisinde aynı sektörde faaliyet gösteren davacının davalıya karşı herhangi bir niza yaratmadığı göz önüne alınarak, davalı ticaret unvanı'nın tescilinden itibaren aradan uzunca bir süre geçtikten sonra iş bu davayı açmasının Türk Medeni Kanunun 2. maddesine aykırılık oluşturup oluşturmadığı tartışılmaksızın ''Hidromek'' ibaresinin davalı ticaret unvanından terkinine ilişkin talep bakımından da davanın kabulü suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6994 E. 2022/1112 K.
Ortak:ticaret unvanı · ilan
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının marka ve «ticaret unvanının» davacnın marka ve ticaret ünvanı ile benzer olduğu, tüketicilerin karıştırma tehlikesiyle karşılaşılacağı gerekçesiyle davalı adına 2003 31348 sayılı HİDROMAK logolu 7, 09, 12 emtialar yönünden tescil edilmiş olan markanın hükümsüzlüğüne, Hidromak unvanının ticaret sicilinden terkinine, Hidromak ibaresinin davalının tüm tanıtıcı enstrümanlarından çıkartılmasına, çıkartılması mümkün olmayanların imhasına, mahkeme kararının «ilanına» karar verilmiştir.
… avanın açıldığı tarihe kadar geçen süre içerisinde aynı sektörde faaliyet gösteren davacının davalıya karşı herhangi bir niza yaratmadığı göz önüne alınarak, davalı «ticaret unvanı»'nın tescilinden itibaren aradan uzunca bir süre geçtikten sonra iş bu davayı açmasının Türk Medeni Kanunun 2. maddesine aykırılık oluşturup oluşturmadığı tartışılm …
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «ticaret unvanının» usulüne uygun şekilde tescil edildiği, davalı ticaret unvanının unvan biçiminde değil fakat kılavuz unsurunun öne çıkarılarak kullanıldığı yönünde bir iddia ileri sürülmediği, bu yönde bir delil de sunulmadığı, bu nedenle, davalı «ticaret unvanı terkin» edilmediği sürece, usulüne uygun olarak tescilinin ve tescilli olduğu şekilde unvan biçiminde kullanımının davacının «ticaret unvanına tecavüz» ya da «haksız rekabet» oluşturmadığı, davacı adına tescilli olan, davacı tarafından uzun süredir kullanılan, tanınmış marka olarak tescil edilmiş bulunan, ayrıca davacı ticaret unvanının eki olarak kılavuz unsuru oluşturan “HİDROMEK” ibaresi ile davalı ticaret unvanının ekinin asli kılavuz unsuru olan “HİDROMER” ibaresi arasında güçlü bir benzerlik bulunduğu, davalı ticaret unvanının ekinde kullanılan “YENİ ANKARA” ibarelerinin tanımlayıcı ve zayıf ibareler olduğu, ayrıca ticaret unvanlarının konusunu gösteren “HİDROLİK”, “MAKİNA” ve “İMALAT” kelimelerinin de her iki ticaret unvanında kullanıldığı, davacı adına tescilli markaların tescil kapsamında ve davacı ticaret unvanının faaliyet alanında yer alan mal ve hizmetlerle davalının ana sözleşmesinde belirtilen faaliyet alanının da aynı ve benzer olduğu dikkate alındığında, davacı adına tescilli markalar ve davacı ticaret unvanı ile davalı ticaret unvanı arasında karışıklığa neden olma ihtimalinin yüksek olduğu ve davalının ticaret unvanının terkini koşullarının mevcut bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TTK'nın 52/1 maddesi gereğince davalı şirketin ticaret unvanın sicilden terkinine, TTK'nın 52/2 maddesi gereğince hükmün ulusal alanda yayın yapan bir gazetede «ilanına» karar verilmiştir.
… escilli marka hakkına da dayanıldığı, bu durumda davaya bakma görevinin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesine ait olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 52. maddesi uyarınca «ticaret unvanının» bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibinin, haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini isteyebileceği, somut olayda taraf şirketlerin aynı sektörlerde faaliyet gösterdikleri, davacının ticaret unvanının çekirdek kısmını oluşturan "HİDROMEK" ibaresi ile davalının ticaret unvanında yer alan "HİDROMER" ibaresi arasında benzerlik bulunduğu, bu ibarelerin yalnızca «son» harflerindeki farklılığın, ibareler arasındaki benzerliği ortadan kaldırmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir …
1-Dava, «ticaret unvanına tecavüzün» tespiti, men'i, giderilmesi ve «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesine ilişkin olup ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüyle, davalı ticaret ünvanının tamamen «terkini» ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, davalının istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanına tecavüz · ticaret unvanının terkini · terkin · haksız rekabet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «ticaret unvanının» usulüne uygun şekilde tescil edildiği, davalı ticaret unvanının unvan biçiminde değil fakat kılavuz unsurunun öne çıkarılarak kullanıldığı yönünde bir iddia ileri sürülmediği, bu yönde bir delil de sunulmadığı, bu nedenle, davalı «ticaret unvanı terkin» edilmediği sürece, usulüne uygun olarak tescilinin ve tescilli olduğu şekilde unvan biçiminde kullanımının davacının «ticaret unvanına tecavüz» ya da «haksız rekabet» oluşturmadığı, davacı adına tescilli olan, davacı tarafından uzun süredir kullanılan, tanınmış marka olarak tescil edilmiş bulunan, ayrıca davacı ticaret unvanının eki olarak kılavuz unsuru oluşturan “HİDROMEK” ibaresi ile davalı ticaret unvanının ekinin asli kılavuz unsuru olan “HİDROMER” ibaresi arasında güçlü bir benzerlik bulunduğu, davalı ticaret unvanının ekinde kullanılan “YENİ ANKARA” ibarelerinin tanımlayıcı ve zayıf ibareler olduğu, ayrıca ticaret unvanlarının konusunu gösteren “HİDROLİK”, “MAKİNA” ve “İMALAT” kelimelerinin de her iki ticaret unvanında kullanıldığı, davacı adına tescilli markaların tescil kapsamında ve davacı ticaret unvanının faaliyet alanında yer alan mal ve hizmetlerle davalının ana sözleşmesinde belirtilen faaliyet alanının da aynı ve benzer olduğu dikkate alındığında, davacı adına tescilli markalar ve davacı ticaret unvanı ile davalı ticaret unvanı arasında karışıklığa neden olma ihtimalinin yüksek olduğu ve davalının ticaret unvanının terkini koşullarının mevcut bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TTK'nın 52/1 maddesi gereğince davalı şirketin ticaret unvanın sicilden terkinine, TTK'nın 52/2 maddesi gereğince hükmün ulusal alanda yayın yapan bir gazetede «ilanına» karar verilmiştir.
1-Dava, «ticaret unvanına tecavüzün» tespiti, men'i, giderilmesi ve «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesine ilişkin olup ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüyle, davalı ticaret ünvanının tamamen «terkini» ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, davalının istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir.
… escilli marka hakkına da dayanıldığı, bu durumda davaya bakma görevinin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesine ait olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 52. maddesi uyarınca «ticaret unvanının» bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibinin, haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini isteyebileceği, somut olayda taraf şirketlerin aynı sektörlerde faaliyet gösterdikleri, davacının ticaret unvanının çekirdek kısmını oluşturan "HİDROMEK" ibaresi ile davalının ticaret unvanında yer alan "HİDROMER" ibaresi arasında benzerlik bulunduğu, bu ibarelerin yalnızca «son» harflerindeki farklılığın, ibareler arasındaki benzerliği ortadan kaldırmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5270 E. 2023/5115 K.
Ortak:ticaret unvanı · ilan
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının marka ve «ticaret unvanının» davacnın marka ve ticaret ünvanı ile benzer olduğu, tüketicilerin karıştırma tehlikesiyle karşılaşılacağı gerekçesiyle davalı adına 2003 31348 sayılı HİDROMAK logolu 7, 09, 12 emtialar yönünden tescil edilmiş olan markanın hükümsüzlüğüne, Hidromak unvanının ticaret sicilinden terkinine, Hidromak ibaresinin davalının tüm tanıtıcı enstrümanlarından çıkartılmasına, çıkartılması mümkün olmayanların imhasına, mahkeme kararının «ilanına» karar verilmiştir.
… avanın açıldığı tarihe kadar geçen süre içerisinde aynı sektörde faaliyet gösteren davacının davalıya karşı herhangi bir niza yaratmadığı göz önüne alınarak, davalı «ticaret unvanı»'nın tescilinden itibaren aradan uzunca bir süre geçtikten sonra iş bu davayı açmasının Türk Medeni Kanunun 2. maddesine aykırılık oluşturup oluşturmadığı tartışılm …
Benzer bu kararda… ş makinaları ve ataşmanları imalatı ve satışı, yedek parça ve servis hizmetleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, tanınmış marka niteliğini haiz olduğunu, davalının «ticaret unvanı» ile davacı ticaret unvanının sektörle ilgili mevcut ve potansiyel müşterilerce karıştırılması, iki firma arasında bağlantı kurulması ve karıştırılması ihtimalinin bulunduğunu, davalının davacı hakkında bilgi sahibi olmadığının düşünülemeyeceğini, davacının tanınmışlığından, piyasada sahip olduğu güven ve kalite algısından yararlanmak ve haksız kazanç sağlamak için, kötü niyetli olarak, davacının ticaret unvanının temel unsuru olan “HİDROMEK” ibaresini, kendi ticaret unvanında “HİDROMER” olarak kullandığını, davalının da davacı gibi, genel anlamıyla inşaat ve iş makineleri ve bunlara takılan ataşmanlar konusunda faaliyet gösterdiğini ileri sürerek, davalının ticaret unvanı kullanımının davacının «ticaret unvanına tecavüz» ettiğinin ve «haksız rekabet» yarattığının tespitine, davalı unvanının sicilden terkinine, haksız rekabetin men ve ortadan kaldırılmasını, "HİDROMER" ibaresinin davalının tüm tanıtıcı enstrümanlarından çıkartılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.09.2018 tarih, 2017/414 E. ve 2018/326 K. sayılı kararıyla, davalının «ticaret unvanının» usulüne uygun şekilde tescil edildiği, davalı ticaret unvanının unvan biçiminde değil fakat kılavuz unsurunun öne çıkarılarak kullanıldığı yönünde bir iddia ileri sürülmediği, bu yönde bir delil de sunulmadığı, bu nedenle, davalı «ticaret unvanı terkin» edilmediği sürece, usulüne uygun olarak tescilinin ve tescilli olduğu şekilde unvan biçiminde kullanımının davacının «ticaret unvanına tecavüz» ya da «haksız rekabet» oluşturmadığı, davacı adına tescilli olan, davacı tarafından uzun süredir kullanılan, tanınmış marka olarak tescil edilmiş bulunan, ayrıca davacı ticaret unvanının eki olarak kılavuz unsuru oluşturan “HİDROMEK” ibaresi ile davalı ticaret unvanının ekinin asli kılavuz unsuru olan “HİDROMER” ibaresi arasında güçlü bir benzerlik bulunduğu, davalı ticaret unvanının ekinde kullanılan “YENİ ANKARA” ibarelerinin tanımlayıcı ve zayıf ibareler olduğu, ayrıca ticaret unvanlarının konusunu gösteren “HİDROLİK”, “MAKİNA” ve “İMALAT” kelimelerinin de her iki ticaret unvanında kullanıldığı, davacı adına tescilli markaların tescil kapsamında ve davacı ticaret unvanının faaliyet alanında yer alan mal ve hizmetlerle davalının ana sözleşmesinde belirtilen faaliyet alanının da aynı ve benzer olduğu dikkate alındığında, davacı adına tescilli markalar ve davacı ticaret unvanı ile davalı ticaret unvanı arasında karışıklığa neden olma ihtimalinin yüksek olduğu ve davalının ticaret unvanının terkini koşullarının mevcut bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 52 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince davalı şirketin ticaret unvanın sicilden terkinine, hükmün «ilanına» ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı iledavalının «ticaret unvanının» usulüne uygun şekilde tescil edildiği, davalı ticaret unvanının unvan biçiminde değil fakat kılavuz unsurunun öne çıkarılarak kullanıldığı yönünde bir iddia ileri sürülmediği, bu yönde bir delil de sunulmadığı, bu nedenle, davalı «ticaret unvanı terkin» edilmediği sürece, usulüne uygun olarak tescilinin ve tescilli olduğu şekilde unvan biçiminde kullanımının davacının «ticaret unvanına tecavüz» ya da «haksız rekabet» oluşturmadığı, davacı adına tescilli olan, davacı tarafından uzun süredir kullanılan, tanınmış marka olarak tescil edilmiş bulunan, ayrıca davacı ticaret unvanının eki olarak kılavuz unsuru oluşturan “HİDROMEK” ibaresi ile davalı ticaret unvanının ekinin asli kılavuz unsuru olan “HİDROMER” ibaresi arasında güçlü bir benzerlik bulunduğu, davalı ticaret unvanının ekinde kullanılan “YENİ ANKARA” ibarelerinin tanımlayıcı ve zayıf ibareler olduğu, ayrıca ticaret unvanlarının konusunu gösteren “HİDROLİK”, “MAKİNA” ve “İMALAT” kelimelerinin de her iki ticaret unvanında kullanıldığı, davacı adına tescilli markaların tescil kapsamında ve davacı ticaret unvanının faaliyet alanında yer alan mal ve hizmetlerle davalının ana sözleşmesinde belirtilen faaliyet alanının da aynı ve benzer olduğu dikkate alındığında, davacı adına tescilli markalar ve davacı ticaret unvanı ile davalı ticaret unvanı arasında karışıklığa neden olma ihtimalinin yüksek olduğu ve davalının ticaret unvanının terkini koşullarının mevcut bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 52 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince davalı şirketin ticaret unvanından "Hidromer" ibaresinin çıkartılmasına, hükmün «ilanına» ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanına tecavüz · ticaret unvanının terkini · hakkaniyet · kazanılmış hak · terkin · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.09.2018 tarih, 2017/414 E. ve 2018/326 K. sayılı kararıyla, davalının «ticaret unvanının» usulüne uygun şekilde tescil edildiği, davalı ticaret unvanının unvan biçiminde değil fakat kılavuz unsurunun öne çıkarılarak kullanıldığı yönünde bir iddia ileri sürülmediği, bu yönde bir delil de sunulmadığı, bu nedenle, davalı «ticaret unvanı terkin» edilmediği sürece, usulüne uygun olarak tescilinin ve tescilli olduğu şekilde unvan biçiminde kullanımının davacının «ticaret unvanına tecavüz» ya da «haksız rekabet» oluşturmadığı, davacı adına tescilli olan, davacı tarafından uzun süredir kullanılan, tanınmış marka olarak tescil edilmiş bulunan, ayrıca davacı ticaret unvanının eki olarak kılavuz unsuru oluşturan “HİDROMEK” ibaresi ile davalı ticaret unvanının ekinin asli kılavuz unsuru olan “HİDROMER” ibaresi arasında güçlü bir benzerlik bulunduğu, davalı ticaret unvanının ekinde kullanılan “YENİ ANKARA” ibarelerinin tanımlayıcı ve zayıf ibareler olduğu, ayrıca ticaret unvanlarının konusunu gösteren “HİDROLİK”, “MAKİNA” ve “İMALAT” kelimelerinin de her iki ticaret unvanında kullanıldığı, davacı adına tescilli markaların tescil kapsamında ve davacı ticaret unvanının faaliyet alanında yer alan mal ve hizmetlerle davalının ana sözleşmesinde belirtilen faaliyet alanının da aynı ve benzer olduğu dikkate alındığında, davacı adına tescilli markalar ve davacı ticaret unvanı ile davalı ticaret unvanı arasında karışıklığa neden olma ihtimalinin yüksek olduğu ve davalının ticaret unvanının terkini koşullarının mevcut bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 52 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince davalı şirketin ticaret unvanın sicilden terkinine, hükmün «ilanına» ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı iledavalının «ticaret unvanının» usulüne uygun şekilde tescil edildiği, davalı ticaret unvanının unvan biçiminde değil fakat kılavuz unsurunun öne çıkarılarak kullanıldığı yönünde bir iddia ileri sürülmediği, bu yönde bir delil de sunulmadığı, bu nedenle, davalı «ticaret unvanı terkin» edilmediği sürece, usulüne uygun olarak tescilinin ve tescilli olduğu şekilde unvan biçiminde kullanımının davacının «ticaret unvanına tecavüz» ya da «haksız rekabet» oluşturmadığı, davacı adına tescilli olan, davacı tarafından uzun süredir kullanılan, tanınmış marka olarak tescil edilmiş bulunan, ayrıca davacı ticaret unvanının eki olarak kılavuz unsuru oluşturan “HİDROMEK” ibaresi ile davalı ticaret unvanının ekinin asli kılavuz unsuru olan “HİDROMER” ibaresi arasında güçlü bir benzerlik bulunduğu, davalı ticaret unvanının ekinde kullanılan “YENİ ANKARA” ibarelerinin tanımlayıcı ve zayıf ibareler olduğu, ayrıca ticaret unvanlarının konusunu gösteren “HİDROLİK”, “MAKİNA” ve “İMALAT” kelimelerinin de her iki ticaret unvanında kullanıldığı, davacı adına tescilli markaların tescil kapsamında ve davacı ticaret unvanının faaliyet alanında yer alan mal ve hizmetlerle davalının ana sözleşmesinde belirtilen faaliyet alanının da aynı ve benzer olduğu dikkate alındığında, davacı adına tescilli markalar ve davacı ticaret unvanı ile davalı ticaret unvanı arasında karışıklığa neden olma ihtimalinin yüksek olduğu ve davalının ticaret unvanının terkini koşullarının mevcut bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 52 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince davalı şirketin ticaret unvanından "Hidromer" ibaresinin çıkartılmasına, hükmün «ilanına» ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… ş makinaları ve ataşmanları imalatı ve satışı, yedek parça ve servis hizmetleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, tanınmış marka niteliğini haiz olduğunu, davalının «ticaret unvanı» ile davacı ticaret unvanının sektörle ilgili mevcut ve potansiyel müşterilerce karıştırılması, iki firma arasında bağlantı kurulması ve karıştırılması ihtimalinin bulunduğunu, davalının davacı hakkında bilgi sahibi olmadığının düşünülemeyeceğini, davacının tanınmışlığından, piyasada sahip olduğu güven ve kalite algısından yararlanmak ve haksız kazanç sağlamak için, kötü niyetli olarak, davacının ticaret unvanının temel unsuru olan “HİDROMEK” ibaresini, kendi ticaret unvanında “HİDROMER” olarak kullandığını, davalının da davacı gibi, genel anlamıyla inşaat ve iş makineleri ve bunlara takılan ataşmanlar konusunda faaliyet gösterdiğini ileri sürerek, davalının ticaret unvanı kullanımının davacının «ticaret unvanına tecavüz» ettiğinin ve «haksız rekabet» yarattığının tespitine, davalı unvanının sicilden terkinine, haksız rekabetin men ve ortadan kaldırılmasını, "HİDROMER" ibaresinin davalının tüm tanıtıcı enstrümanlarından çıkartılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… li temyiz dilekçesinde özetle; davacının, müvekkilinin yıllardır tescilli olan unvanından hiçbir şekilde zarar görmediğini, tarafların unvanları arasında fiilen bir «iltibasın» yaşanmadığını, müvekkili unvanınından "Hidromer" ibaresinin terkinine karar verilmesinin «hakkaniyete» ve yasalara aykırı olduğunu, tarafların iştigal alanları gözetildiğinde "HİDRO" ibaresinin herkesin kullanımına açık bulunduğunu, bu ibareyi içeren birçok unvanın …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/9700 E. , 2012/1559 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/03/2010 tarih ve 2009/143-2010/130 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “HİDROMAK” ibareli markası ile tüm dünyada pazarlanan iş makineleri ve ataşmanlarına ilişkin tanınmışlığa sahip olduğunu, davacı şirketin 1978 yılında kurulduğu tarihten bu yana “HİDROMEK” ibaresini ticaret unvanı olarak kullandığını, davacının “HİDROMEK” ibareli tescilli markaları ile 45 ülkeye ihracat yaptığını, davalının “HİDROMAK” markasının davacıların markaları ve ticaret unvanı ile benzer olduğunu, karışıklığa neden olduğunu, davalı markasının iş makinaları ve buna bağlı ataşmanlarda kullanılmasının davalıya haksız yarar sağladığını, davacının itibarına zarar verdiğini ileri sürerek, davalı şirketin marka ve unvan kullanımlarının davacının marka ve ticari ünvanına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabet yarattığının tespitine, marka ve ünvanının ayrı ayrı sicillerden terkinine, men ve ortadan kaldırılmasına, davalının 2003/31348 tescil nolu HİDROMAK markasının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, hükümsüz sayılmasına, markalar sicilinden terkinine, iltibasa ve haksız rekabete neden olduğundan davalının ticari ünvanının ticaret sicilinden terkinine, kararın Türkiye genelinde yayınlanan gazetelerde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin marka tescilinin kesinleşmesinin iki yıldan fazla olduğunu, müvekkilinin 1996 yılından itibaren HİDROMAK ibaresini ticaret unvanında ve 2003 yılından sonra da marka olarak kullandığını, davacı ile davalı şirketin birbirlerinden alışveriş yaptıklarını, müvekkili şirketin Adana'da faaliyette bulunduğunu ve ticaret unvanı konusunda bir tecavüzünün söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının marka ve ticaret unvanının davacnın marka ve ticaret ünvanı ile benzer olduğu, tüketicilerin karıştırma tehlikesiyle karşılaşılacağı gerekçesiyle davalı adına 2003 31348 sayılı HİDROMAK logolu 7, 09, 12 emtialar yönünden tescil edilmiş olan markanın hükümsüzlüğüne, Hidromak unvanının ticaret sicilinden terkinine, Hidromak ibaresinin davalının tüm tanıtıcı enstrümanlarından çıkartılmasına, çıkartılması mümkün olmayanların imhasına, mahkeme kararının ilanına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Mahkemece, davacı adına tescilli “Hidromek” markasının 556 sayılı KHK nın 7/1-i bendi anlamında tanınmış marka olduğu belirlendiğine göre, dava konusu 2003/31348 sayılı markanın davacı markasının tescilli olduğu emtia ile aynı sınıftaki aynı ve benzer tür emtia dışında kalan ve farklı sınıflar niteliğindeki 09. ve 12. sınıf emtia bakımından da hükümsüzlüğe karar verilebilmesi için; TRİPS'in 16/3. fıkrası uyarınca dava konusu markanın farklı sınıflarda kullanılması halinde tanınmış markanın sahibi ile arasında bir bağlantı olduğunu göstermesi ve bu kullanım şekli nedeniyle tescilli marka sahibinin menfaatlerinin zarar görme tehlikesi mevcut olduğunun saptanması gereklidir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda dava konusu markanın kapsadığı 09.
ve 12. sınıflar yönünden yapılan değerlendirme TRİPS'in 16/3. fıkrası hükmü karşısında denetime elverişli ve hüküm vermeye yeterli görülemeyeceğinden bu hususta bilirkişilerden ek rapor alınmaksızın davanın 09. ve 12. sınıflar yönünden de kabulü doğru görülmemiştir.
3) Davalı adına tescilli ticaret ünvanı 10/02/1995 tarihinde sicile tescil edilmiştir. Huzurdaki davanın 14/09/2007 tarihinde açıldığı dikkate alındığında, davalının ticaret ünvanını sicile tescil ettirdiği tarihten davanın açıldığı tarihe kadar geçen süre içerisinde aynı sektörde faaliyet gösteren davacının davalıya karşı herhangi bir niza yaratmadığı göz önüne alınarak, davalı ticaret unvanı'nın tescilinden itibaren aradan uzunca bir süre geçtikten sonra iş bu davayı açmasının Türk Medeni Kanunun 2. maddesine aykırılık oluşturup oluşturmadığı tartışılmaksızın ''Hidromek'' ibaresinin davalı ticaret unvanından terkinine ilişkin talep bakımından da davanın kabulü suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1010936200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz