6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Beyaz cirosu bulunan bonoda vadeden sonra ciro karinesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1631 E. 2025/684 K. · · İlk derece: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Bono

Davacının nitelemesi: Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bonoda beyaz ciro bulunması halinde, cironun vadeden sonra yapıldığı yönünde bir karine bulunmaz; tersine tarihsiz ciro, aksi ispatlanıncaya kadar protesto süresi içinde (vadeden önce) yapılmış sayılır ve bunun aksini ispat yükü bunu iddia eden tarafa aittir. Ayrıca keşideci konumundaki borçlu aleyhine takip başlatılabilmesi için protesto keşide edilmesi gerekmez. Keşideci, lehtarla arasındaki temel ilişkiden (bedelsizlik gibi) kaynaklanan def'ileri, hamilin senedi iktisap ederken keşideci zararına kötü niyetle hareket ettiğini ispatlamadıkça, sonraki hamile karşı ileri süremez; bu ispatlanamadığında hamilin önceki ciranta ile ilişkisinin araştırılmasına gerek yoktur.

Ele alınan sorunlar

Beyaz cironun vadeden sonra yapıldığının ispatı → ret

İddia: Davacı, ödememe protestosundan sonra yapılan cironun alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, temlikin yazılı olması gerektiğini, bonoda yazılı temlik ibaresi bulunmadığını, ispat yükünün davalıda olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 690. maddesine göre vadenin geçmesinden sonra yapılan ciro, vadeden önce yapılan bir cironun hükümlerini doğurur; ancak ödenmeme protestosundan veya bu protestonun düzenlenmesi için öngörülen sürenin geçmesinden sonra yapılan ciro sadece alacağın temliki hükümlerini doğurur. Aksi sabit oluncaya kadar tarihsiz bir ciro, protestonun düzenlenmesi için öngörülen sürenin geçmesinden önce yapılmış sayılır. Ortada beyaz ciro varsa bu cironun vadeden sonra yapıldığı yönünde karine mevcut değildir; tersine karine, cironun süre içinde yapıldığı yönündedir ve karinenin aksini ispat yükü bunu ileri süren taraf üzerindedir. Somut olayda bono üzerindeki ciro beyaz ciro niteliğinde olup davacı, bononun davalıya vadeden sonra ciro edildiğine dair herhangi bir delil ibraz etmemiştir. Bu nedenle davalının yetkili hamil olarak davacı keşideciye takip başlatmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Protesto keşide edilmemesinin keşideciye takip başlatılmasına engel olup olmadığı → ret

Gerekçe: Davacı borçlu ciranta olmayıp keşideci konumunda olduğundan, aleyhine takip başlatılabilmesi için protesto keşide edilmesine gerek bulunmadığı gibi, davacı tarafından kendisinden önceki cirantaya başvurulmaması da davacı aleyhine takip başlatılmasına engel değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Temel ilişkiden kaynaklanan defilerin hamile karşı ileri sürülmesi ve bedelsizlik iddiası → ret

İddia: Davacı, senedin iskele malzemesi alınmak üzere lehtara verildiğini, ancak mal verilmediği için bononun bedelsiz kaldığını, davalının bu durumu bilerek bonoyu iktisap ettiğini ve davalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK'nın 818/1-e maddesi yollamasıyla 687/1. maddesine göre; poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri, hamilin poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini kanıtlamadıkça, başvuran hamile karşı ileri süremez. Davacı keşidecinin lehtar ile arasındaki ilişkiden kaynaklanan defileri davalı ciranta hamile karşı ileri sürebilmesi için, davalının senedi iktisap ederken bu durumu bilerek kendisi zararına hareket ettiğini ispatlaması gerekmektedir; davacı bu hususu ispatlayamamıştır. Buna bağlı olarak ve kambiyo senedinin soyutluğu ilkesi gereğince, davalının kendisinden önceki ciranta ile arasındaki ilişkinin araştırılmasına ve bu kapsamda ticari defterlerinin incelenmesine gerek bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Beyaz cironun vadeden sonra yapıldığı yönünde karine bulunmadığı, tersine tarihsiz cironun protesto süresi içinde yapılmış sayılacağı ve bunun aksini ispat yükünün iddia eden tarafta olduğu yönündeki değerlendirme, benzer beyaz ciro ihtilaflarında bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
beyaz ciro kambiyo senedinde soyutluk (mücerretlik) ilkesi alacağın temliki hükümleri ödememe protestosu menfi tespit davası def'ilerin ileri sürülmesi (TTK 687) ispat yükü

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 690TTK 690/2TTK 818/1-eTTK 687/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1631

KARAR NO 2025/684

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 05/04/2022

NUMARASI 2020/294 Esas - 2022/260 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalının 30.10.2018 vade tarihli bonoya dayalı olarak müvekkili ile dava dışı ... aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, davalının protesto düzenlenmeden takip başlattığını, takibe konu bononun davalıya vade tarihinden sonra ciro edildiğini, davalının geçerli hamil olmadığı gibi kötü niyetli olduğunu,ciro vadeden sonra olduğundan alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, senedin iskele malzemesi alınmak üzere ...'a verildiğini, ancak verilen bir mal olmadığından senedin karşılıksız kaldığını, senet üzerinde borcun sebebinin yazılı olmadığını, ...'ın alacağı olmadığı halde davalı ile anlaşarak senedi kötü niyetli olarak devrettiğini, davalının senedi bilerek borçlu zararına devraldığını, cironun vadeden sonra olması nedeniyle alacaklının meşru hamil olmadığını belirterek, müvekkilinin İstanbul ...

İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasındaki alacak ferilerinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; borçlu davacının borcu kabul ettiğini ve süresinde borca itiraz etmediğini, bu nedenle icra takibinin kesinleştiğini, ödememe protestosu çekilmemesinin keşideci konumundaki davacı aleyhine takip başlatılmasına engel olmadığını, davacının cironun vadeden sonra yapıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının bu iddiasını ispatlayacak delil göstermediğini, müvekkilinin bonoyu vade tarihinden önce alacağına karşılık olarak aldığını ve söz konusu bononun meşru hamili haline geldiğini, davacının ciranta ile arasındaki defileri müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, bononun zamanaşımına uğramadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacının dava dışı ...'a 30.000-TL bedelli 30/10/2018 vade tarihli 10/04/2018 tanzim tarihli bonoyu tanzim ederek teslim ettiği, dava dışı ...'ın bu bonoyu cirolayarak davalıya teslim ettiği, cironun yanında herhangi bir tarihin yer almadığı, 6102 sayılı TTK'nın 690. maddesine göre, vadenin geçmesinden sonra yapılan cironun, vadeden önce yapılan bir ciro hükümlerini doğuracağı, ancak ödememe protestosundan veya bu protestonun düzenlenmesi için öngörülen sürenin geçmesinden sonra yapılan cironun, sadece alacağın temliki hükümlerini doğuracağı, buna göre bononun vadeden sonra ciro edilmesi mümkün olup, böyle bir ciro senedin kambiyo vasfını ve alacaklının takip hakkını etkilemeyeceği,bono sebepten mücerret olup, davacı borçlunun bono bedelini ödediğine yönelik yazılı belge ibraz etmediği, cironun vadeden sonra yapıldığını ispat yükünün davacıda olduğu, bononun arka yüzünde takip yapan davalıya beyaz ciro yapıldığı, cironun vadeden sonra yapıldığının ispatlanamadığı, TTK'nın 690/2.

maddesi uyarınca cironun kural olarak protestonun düzenlenmesi için öngörülen sürenin geçmesinden önce yapılmış sayılacağı, davacının bu karinenin aksini kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine, koşulları olmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; ödememe protestosundan sonra yapılan cironun alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, alacağın temlikinin ise yazılı olması gerektiğini, dava konusu bonoda yazılı bir temlik ibaresi bulunmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bu konuda ispat yükünün davalıda olduğu, davalının bir yıllık süre içinde ...'a takip başlatmadığını, bu nedenle cirantalar arası zaman aşımı süresinin geçirildiğini, davacının ...'a mal verdiğini ispatlaması gerektiğini, ancak davacının bu hususu ispatlayamadığını, bononun iskele malzemesi almak için ...'a verildiğini, ancak bu kişinin mal vermemesi nedeniyle bononun bedelsiz kaldığını, meşru hamil olmayan davalının bonoyu bilerek müvekkili zararına iktisap ettiğini, davalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, bonoya dayalı takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı tarafından düzenlenen 10.04.2018 keşide, 30.10.2018 ödeme tarihli, 30.000-TL bedelli bononun lehdarının ... olduğu, lehtar ...'ın bonoyu davalıya ciro ettiği, davalı tarafından bonoya dayalı olarak davacı keşideci ile dava dışı aval veren ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip başlattığı anlaşılmaktadır. Kambiyo senedi niteliğinde olan bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahhüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir.

Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu yazılı delillerle ispat etmekle yükümlüdür. 6102 sayılı TTK'nın 690. maddesine göre; vadenin geçmesinden sonra yapılan ciro, vadeden önce yapılan bir cironun hükümlerini doğurur, ancak, ödenmeme protestosundan veya bu protestonun düzenlenmesi için öngörülmüş sürenin geçmesinden sonra yapılan ciro, sadece alacağın temliki hükümlerini doğurur. Aksi sabit oluncaya kadar tarihsiz bir ciro, protestonun düzenlenmesi için öngörülen sürenin geçmesinden önce yapılmış sayılır. Dolayısıyla ciro tarihsiz ise yani ortada beyaz ciro varsa, bu cironun vadeden sonra yapıldığı yönünde karine mevcut olup, karinenin aksini ispat yükü, onu ileri süren taraf üzerindedir.

Somut olayda bono üzerindeki ciro beyaz ciro niteliğinde olup, bononun davalıya vadeden sonra ciro edildiği hususunda davacı tarafça herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Bu nedenle davacının yetkili hamil olarak davacı keşideciye takip başlatmasında hukuka aykırılık yoktur. Yine davacı borçlu ciranta olmayıp keşideci konumunda olduğundan, aleyhine takip başlatılabilmesi için protesto keşide edilmesine gerek bulunmadığı gibi, davacı tarafından kendisinden önceki cirantaya başvurulmaması da davacı aleyhine takip başlatılmasına engel değildir. Davacı vekilince; senedin müvekkilince iskele malzemesi alınmak üzere ...'a verildiği, ancak mal verilmediği için bedelsiz kaldığı, ayrıca davalının ...'a mal verdiğini ispatlaması gerektiği ileri sürülmüştür.

TTK'nın 818/1-e maddesi yollamasıyla aynı yasanın 687/1. maddesine göre; poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri, hamilin poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini kanıtlamadıkça, başvuran hamile karşı ileri süremez. Dolayısıyla somut olayda davacı keşidecinin lehtar ile arasındaki ilişkiden kaynaklanan defileri davalı ciranta hamile karşı ileri sürebilmesi için, davalının senedi iktisap ederken bu durumu bilerek kendisi zararına hareket ettiğini ispatlaması gerekmektedir. Ancak bu husus da davacı tarafça ispatlanamamıştır. Buna bağlı olarak ve kambiyo senedinin soyutluğu ilkesi gereğince, davalının kendisinden önceki ciranta ...

ile arasındaki ilişkinin araştırılmasına ve bu kapsamda ticari defterlerinin incelenmesine de gerek bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle,mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/04/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/74516 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.