İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7420 E. 2022/656 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredi kartı üyelik sözleşmesi↗ bsmv↗ fesih↗ tbk 99↗ içtihadı birleştirme kararı↗ temerrüt faizi↗ ihtar↗ tebligat↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dosya masrafı↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında göre; davalının davacı banka ile yapmış olduğu kredi kartı üyelik sözleşmesine istinaden kendisine tahsis edilen kredi kartlarından kullanmış olduğu krediyi süresinde ödemediği, banka tarafından hesabın kat edilerek, sözleşmenin fesih edildiği ve davalıya gönderilen ihtarnamede verilen süre içerisinde de borcun ödenmediği, bu suretle davalının 12.07.2006 tarihinde temerrüde düştüğü, devamında yapılan icra takibinde ise davalının itiraz ettiği ve itirazında 4822 sayılı Yasa'nın Geçici 1. maddesinden yararlanmayı talep ettiği, oysa davacının gerek temerrüde düştüğü tarih, gerekse icra takibinin yapılmış olduğu tarih ve istek tarihi nazara alındığında hem 4822 sayılı Yasa'nın Geçici 1.maddesi hem de 5464 sayılı Yasa'nın Geçici 4. maddesindeki imkandan yararlanmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile, taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne, davalının Marmaris 1. İcra Müdürlüğü'nün 2006/2049 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 34.246,19 TL asıl alacak, 3.611,63 TL temerrüt faizi, 180,17 TL BSMV ve 60,55 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 38.098,54 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden %40 oranında (13.698,48 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, taraflar arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesi nedeniyle kullanılan kredinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, 13.03.2008 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 18.02.2020 tarihinde e-tebligat olarak, davalıya ise 13.02.2020 tarihinde mahkeme kaleminde tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 24.02.2020 tarihinde ilamın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (İİK m. 39; 818 sayılı BK m.135,II, 6098 sayılı TBK m.156,III). İlam zamanaşımına uğradıktan sonra tebliğe çıkarılır ise, hüküm aleyhine olan taraf, bunun üzerine temyiz yoluna başvurmak suretiyle hükmün yalnız ilamın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle bozulmasını sağlayabilir (Bkz. KURU, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.:III, 6. Baskı, s. 3160). 11.04.1940 gün ve 15/70 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça bu husus vurgulanmıştır.
Bu durumda, 11.04.1940 gün ve 15/70 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca zamanaşımı yönünden bir değerlendirme yapılması için kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7530 E. 2022/9392 K.
Ortak:kredi kartı üyelik sözleşmesi · temerrüt faizi · tebligat · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · temerrüt · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğü'nün 2006/2049 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 34.246,19 TL «asıl alacak», 3.611,63 TL «temerrüt faizi», 180,17 TL BSMV ve 60,55 TL «ihtar» «masrafı» olmak üzere toplam 38.098,54 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden %40 oranında (13.698,48 TL) «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında göre; davalının davacı banka ile yapmış olduğu «kredi kartı üyelik sözleşmesine» istinaden kendisine tahsis edilen kredi kartlarından kullanmış olduğu krediyi süresinde ödemediği, banka tarafından hesabın kat edilerek, sözleşmenin «fesih» edildiği ve davalıya gönderilen «ihtarnamede» verilen süre içerisinde de borcun ödenmediği, bu suretle davalının 12.07.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü, devamında yapılan icra takibinde ise davalının itiraz ettiği ve itirazında 4822 sayılı Yasa'nın Geçici 1. maddesinden yararlanmayı talep ettiği, oysa dava …
Mahkemece, 13.03.2008 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 18.02.2020 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalıya ise 13.02.2020 tarihinde mahkeme kaleminde tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 24.02.2020 tarihinde ilamın «zamanaşımına» uğradığını ileri sürerek temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Benzer bu kararda… nın kısmen kabulü ile davalının toplam 11.152,16 TL borca yönelik yaptığı itirazın iptaline, alacağın tahsil tarihine kadar anaparasına %75,48 ve değişken oranlarda «temerrüt faizi» uygulanmasına, «asıl alacak» mikraı üzerinden hesplanan %40 oranındaki «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, 04.01.2009 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 18.10.2022 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalıya ise 21.10.2022 tarihinde PTT aracılığı ile tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 28.10.2022 tarihinde ilamın «zamanaşımına» uğradığı ileri sürülerek temyiz yoluna başvurulmuştur.
Dava, taraflar arasında imzalanan «kredi kartı üyelik sözleşmesi» nedeniyle kullanılan kredinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/1958 E. 2025/2593 K.
Ortak:tebligat · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · zamanaşımı · zamanaşımı var · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğü'nün 2006/2049 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 34.246,19 TL «asıl alacak», 3.611,63 TL «temerrüt faizi», 180,17 TL BSMV ve 60,55 TL «ihtar» «masrafı» olmak üzere toplam 38.098,54 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden %40 oranında (13.698,48 TL) «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, 13.03.2008 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 18.02.2020 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalıya ise 13.02.2020 tarihinde mahkeme kaleminde tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 24.02.2020 tarihinde ilamın «zamanaşımına» uğradığını ileri sürerek temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrar (İİK m.
Benzer bu karardaIII.MAHKEME KARARI Mahkemece, 05.07.2010 tarihinde davanın kısmen kabulü ile «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Değerlendirme ve Gerekçe Mahkemece, 05.07.2010 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 26.01.2025 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalılara ise 26.01.2025 tarihinde tebliğ edilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından davanın tam kabulüne karar verilmesi ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurulmuş, davalılar ise ilamın «zamanaşımına» uğradığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrar (İİK m.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/1755 E. 2025/2359 K.
Ortak:tebligat · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, 13.03.2008 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 18.02.2020 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalıya ise 13.02.2020 tarihinde mahkeme kaleminde tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 24.02.2020 tarihinde ilamın «zamanaşımına» uğradığını ileri sürerek temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrar (İİK m.
İlam «zamanaşımına» uğradıktan sonra tebliğe çıkarılır ise, hüküm aleyhine olan taraf, bunun üzerine temyiz yoluna başvurmak suretiyle hükmün yalnız ilamın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle bozulmasını sağlayabilir (Bkz.
Benzer bu karardaDeğerlendirme ve Gerekçe Mahkemece, 09.02.2012 tarihinde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 16.12.2024 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalıya ise16.12.2024 tarihinde e-tebligat olarak tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 23.12.2024 tarihinde ilamın «zamanaşımına» uğradığı ileri sürülerek temyiz yoluna başvurulmuştur.
İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrar (İİK m.
İlam «zamanaşımına» uğradıktan sonra tebliğe çıkarılır ise, hüküm aleyhine olan taraf, bunun üzerine temyiz yoluna başvurmak suretiyle hükmün yalnız ilamın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle bozulmasını sağlayabilir (Bkz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · borçlu olunmadığının tespiti · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · geçersizlik
Benzer bu karardaIII.MAHKEME KARARI Mahkemece, dava dosyasının 11.04.2011 tarihinde «işlemden kaldırıldığı» «yenileme» üzerine yargılamaya devam edildiği, 23.11.2011 tarihinde davacı tarafın «mazeret» bildirmeden duruşmaya katılmaması nedeniyle ikinci kez «dosyanın işlemden kaldırıldığı» 09.02.2012 tarihinde de davacı mazeretsiz olarak duruşmaya katılmadığından artık davacının yenileme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Değerlendirme ve Gerekçe Mahkemece, 09.02.2012 tarihinde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 16.12.2024 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalıya ise16.12.2024 tarihinde e-tebligat olarak tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 23.12.2024 tarihinde ilamın «zamanaşımına» uğradığı ileri sürülerek temyiz yoluna başvurulmuştur.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.000,00 TL bedelli çekin müvekkil ortaklık adına düzenlendiğini, ortaklık adına düzenlenen çekte her iki ortağın imza atması gerekirken tek imza atıldığını, bu nedenle çekin «geçersiz» olduğunu ileri sürerek müvekkillerin borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, çekten dolayı «borçlu olunmadığının tespitine» ilişkindir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4706 E. 2021/1597 K.
Ortak:içtihadı birleştirme kararı · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğü'nün 2006/2049 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 34.246,19 TL «asıl alacak», 3.611,63 TL «temerrüt faizi», 180,17 TL BSMV ve 60,55 TL «ihtar» «masrafı» olmak üzere toplam 38.098,54 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden %40 oranında (13.698,48 TL) «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, 13.03.2008 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 18.02.2020 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalıya ise 13.02.2020 tarihinde mahkeme kaleminde tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 24.02.2020 tarihinde ilamın «zamanaşımına» uğradığını ileri sürerek temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrar (İİK m.
Benzer bu kararda… le davacı alacaklıya borçlandığı, borcun ödenmemesi üzerine davacı alacaklı tarafından ilamsız icra takibinde bulunulduğu, davalı borçlunun borcun 9.94l.00.- TL’lık «kısmına itiraz» ettiği, dinlenen tanık anlatımları ile taraflar arasında borç alacak ilişkisi olduğunu, davacının davalıya «çek» verdiğini gördüklerini beyan ettiklerinden, davalı borçlunun da alacağın 9.94l.00.-TL’lik kısmını ödediğini yasanın aradığı belgelerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Bartın İcra Müdürlüğü’nün 2008/2681 esas sayılı dosyasındaki davalı borçlu ...'in itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %40’ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hal böyle olunca 11.04.1940 gün ve 15/70 sayılı «içtihadı birleştirme» kararı uyarınca «zamanaşımı» yönünden bir değerlendirme yapılması için kararın bozulması gerekmiştir.
İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrar (İİK m.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısmi itiraz · çek
Benzer bu kararda… le davacı alacaklıya borçlandığı, borcun ödenmemesi üzerine davacı alacaklı tarafından ilamsız icra takibinde bulunulduğu, davalı borçlunun borcun 9.94l.00.- TL’lık «kısmına itiraz» ettiği, dinlenen tanık anlatımları ile taraflar arasında borç alacak ilişkisi olduğunu, davacının davalıya «çek» verdiğini gördüklerini beyan ettiklerinden, davalı borçlunun da alacağın 9.94l.00.-TL’lik kısmını ödediğini yasanın aradığı belgelerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Bartın İcra Müdürlüğü’nün 2008/2681 esas sayılı dosyasındaki davalı borçlu ...'in itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %40’ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/260 E. 2025/2917 K.
Ortak:temerrüt faizi · tebligat · ihtarname · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · temerrüt · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğü'nün 2006/2049 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 34.246,19 TL «asıl alacak», 3.611,63 TL «temerrüt faizi», 180,17 TL BSMV ve 60,55 TL «ihtar» «masrafı» olmak üzere toplam 38.098,54 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden %40 oranında (13.698,48 TL) «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında göre; davalının davacı banka ile yapmış olduğu «kredi kartı üyelik sözleşmesine» istinaden kendisine tahsis edilen kredi kartlarından kullanmış olduğu krediyi süresinde ödemediği, banka tarafından hesabın kat edilerek, sözleşmenin «fesih» edildiği ve davalıya gönderilen «ihtarnamede» verilen süre içerisinde de borcun ödenmediği, bu suretle davalının 12.07.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü, devamında yapılan icra takibinde ise davalının itiraz ettiği ve itirazında 4822 sayılı Yasa'nın Geçici 1. maddesinden yararlanmayı talep ettiği, oysa dava …
Mahkemece, 13.03.2008 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 18.02.2020 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalıya ise 13.02.2020 tarihinde mahkeme kaleminde tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 24.02.2020 tarihinde ilamın «zamanaşımına» uğradığını ileri sürerek temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Benzer bu kararda… a kredisi kullandırdığı, 17.08.1999 tarihinde meydana gelen İzmit depremi dolayısıyla davalı tarafın başvurusu üzerine borcun ertelendiği ve 3 yılda 4 eşit taksitle «ödeme planı» yapıldığı, davalının bu ödeme planına uymadığı, davacının yeniden hesap katı yaparak borcun ödenmesini talep ettiği, buna ilişkin icra takibi gerçekleştirildiği, davalının borcun ödendiğine ilişkin kayıt ve belgeler sunmadığı, davalının asıl borca ilişkin itirazlarının bilirkişi raporlarıyla da belirlendiği üzere yerinde olmadığı, ancak «ihtarnamede» ekli hesap katının davalıya bildirildiği belirtilmişse de bu hesap planının bulunmadığı, dolayısıyla davalının usulen «temerrüte» düşürülmediği, «temerrüt faizi» isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların takip dosyasına yaptığı itirazın 37.992,27 TL «asıl alacak» ve asıl alacağa icra takibinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak üzere iptaline, takibin bu şekilde devamına, asıl alacak olan 37.992,27 TL'nin %40'ı olan 15.197,00 TL «icra inkar tazminatının» davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı ... tarafından temyiz ed …
… vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın, imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, davalı şirkete kredi kullandırdığını, diğer davalıların ise bu sözleşmeyi «kefil» olarak imzaladıklarını, ancak davalı borçluların kredi borcunu ödemediklerini, hesabın kat edildiğini, davalılara yönelik takibe girişildiğini, fakat davalıların takibe haksız itirazları ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 «icra inkar tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 18.12.2012 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 11.11.2014 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalı ...'e ise 04.12.2024 tarihinde PTT aracılığı ile tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 16.12.2024 tarihinde ilamın «zamanaşımına» uğradığı ileri sürülerek temyiz yoluna başvurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme planı · ba beyannamesi · kefil · yasal faiz · dava sebebi
Benzer bu kararda… a kredisi kullandırdığı, 17.08.1999 tarihinde meydana gelen İzmit depremi dolayısıyla davalı tarafın başvurusu üzerine borcun ertelendiği ve 3 yılda 4 eşit taksitle «ödeme planı» yapıldığı, davalının bu ödeme planına uymadığı, davacının yeniden hesap katı yaparak borcun ödenmesini talep ettiği, buna ilişkin icra takibi gerçekleştirildiği, davalının borcun ödendiğine ilişkin kayıt ve belgeler sunmadığı, davalının asıl borca ilişkin itirazlarının bilirkişi raporlarıyla da belirlendiği üzere yerinde olmadığı, ancak «ihtarnamede» ekli hesap katının davalıya bildirildiği belirtilmişse de bu hesap planının bulunmadığı, dolayısıyla davalının usulen «temerrüte» düşürülmediği, «temerrüt faizi» isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların takip dosyasına yaptığı itirazın 37.992,27 TL «asıl alacak» ve asıl alacağa icra takibinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak üzere iptaline, takibin bu şekilde devamına, asıl alacak olan 37.992,27 TL'nin %40'ı olan 15.197,00 TL «icra inkar tazminatının» davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı ... tarafından temyiz ed …
… vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın, imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, davalı şirkete kredi kullandırdığını, diğer davalıların ise bu sözleşmeyi «kefil» olarak imzaladıklarını, ancak davalı borçluların kredi borcunu ödemediklerini, hesabın kat edildiğini, davalılara yönelik takibe girişildiğini, fakat davalıların takibe haksız itirazları ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 «icra inkar tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
… arı uyarınca kredi ertelenmesinden yararlandığını, ancak faiz ve ertelemenin yüksek talep edilmesi üzerine şirket ile davacı bankanın anlaşamadığını, şirketin halen «beyannamelerini» boş olarak verdiğini, ekonomik sıkıntı çektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Bozma «sebebine» göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4204 E. 2021/6464 K.
Ortak:kredi kartı üyelik sözleşmesi · temerrüt faizi · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında göre; davalının davacı banka ile yapmış olduğu «kredi kartı üyelik sözleşmesine» istinaden kendisine tahsis edilen kredi kartlarından kullanmış olduğu krediyi süresinde ödemediği, banka tarafından hesabın kat edilerek, sözleşmenin «fesih» edildiği ve davalıya gönderilen «ihtarnamede» verilen süre içerisinde de borcun ödenmediği, bu suretle davalının 12.07.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü, devamında yapılan icra takibinde ise davalının itiraz ettiği ve itirazında 4822 sayılı Yasa'nın Geçici 1. maddesinden yararlanmayı talep ettiği, oysa dava …
İcra Müdürlüğü'nün 2006/2049 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 34.246,19 TL «asıl alacak», 3.611,63 TL «temerrüt faizi», 180,17 TL BSMV ve 60,55 TL «ihtar» «masrafı» olmak üzere toplam 38.098,54 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden %40 oranında (13.698,48 TL) «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan «kredi kartı üyelik sözleşmesi» nedeniyle kullanılan kredinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu «kredi kartı üyelik sözleşmesinin» banka tarafından dosyaya sunulmaması sebebiyle taraflar arasında kararlaştırılan faiz oranının tespitinin mümkün olmadığı,bu nedenle 3095 sayılı Kanunun 1. ve 2. madde hükümleri dikkate alınarak alacak miktarına %18 «temerrüt faizi» uygulanacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.102,34 TL yönünden borçlu olmadığının tespiti ile 6.887,12 TL'nin davalıdan alınarak davacıya iadesine karar v …
Taraflar arasında «kredi kartı üyelik sözleşmesinin» varlığı sabit olup, yazılı sözleşme bulunmaması uyuşmazlığa bu kanunun uygulanmasına engel değildir.Anılan Yasa'nın 26. maddesinde kredi kartı borçları ile ilgili özel bir faiz düzenlemesi bulunmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/7420 E. , 2022/656 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.03.2008 tarih ve 2007/143 E. - 2008/96 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesi gereğince banka tarafından iki ayrı kredi kartı verildiğini, davalı tarafından bu kartlardan kullanmış olduğu kredinin geri ödenmemesi üzerine 29.06.2006 tarihi itibariyle hesabın kat edilerek sözleşmenin feshedildiğini, buna rağmen davalının borcu ödememesi üzerine Marmaris 1. İcra Müdürlüğü'nün 2006/2049 esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalının haksız şekilde iitiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %50’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiş ve herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, iddia, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında göre; davalının davacı banka ile yapmış olduğu kredi kartı üyelik sözleşmesine istinaden kendisine tahsis edilen kredi kartlarından kullanmış olduğu krediyi süresinde ödemediği, banka tarafından hesabın kat edilerek, sözleşmenin fesih edildiği ve davalıya gönderilen ihtarnamede verilen süre içerisinde de borcun ödenmediği, bu suretle davalının 12.07.2006 tarihinde temerrüde düştüğü, devamında yapılan icra takibinde ise davalının itiraz ettiği ve itirazında 4822 sayılı Yasa'nın Geçici 1. maddesinden yararlanmayı talep ettiği, oysa davacının gerek temerrüde düştüğü tarih, gerekse icra takibinin yapılmış olduğu tarih ve istek tarihi nazara alındığında hem 4822 sayılı Yasa'nın Geçici 1.maddesi hem de 5464 sayılı Yasa'nın Geçici 4.
maddesindeki imkandan yararlanmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile, taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne, davalının Marmaris 1. İcra Müdürlüğü'nün 2006/2049 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 34.246,19 TL asıl alacak, 3.611,63 TL temerrüt faizi, 180,17 TL BSMV ve 60,55 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 38.098,54 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden %40 oranında (13.698,48 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, taraflar arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesi nedeniyle kullanılan kredinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, 13.03.2008 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 18.02.2020 tarihinde e-tebligat olarak, davalıya ise 13.02.2020 tarihinde mahkeme kaleminde tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 24.02.2020 tarihinde ilamın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (İİK m. 39; 818 sayılı BK m.135,II, 6098 sayılı TBK m.156,III). İlam zamanaşımına uğradıktan sonra tebliğe çıkarılır ise, hüküm aleyhine olan taraf, bunun üzerine temyiz yoluna başvurmak suretiyle hükmün yalnız ilamın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle bozulmasını sağlayabilir (Bkz. KURU, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.:III, 6. Baskı, s. 3160).
11. 04.1940 gün ve 15/70 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça bu husus vurgulanmıştır.
Bu durumda, 11.04.1940 gün ve 15/70 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca zamanaşımı yönünden bir değerlendirme yapılması için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26.01.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/743012900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz