6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2025/260 E. 2025/2917 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme planı borca itiraz ba beyannamesi genel kredi sözleşmesi tbk 99 kefil içtihadı birleştirme kararı temerrüt faizi tebligat kredi sözleşmesi ihtarname asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı yasal faiz dava sebebi temerrüt zamanaşımı

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 156 · BK — BK 135 · İİK — İİK 39

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmekle temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın, imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, davalı şirkete kredi kullandırdığını, diğer davalıların ise bu sözleşmeyi kefil olarak imzaladıklarını, ancak davalı borçluların kredi borcunu ödemediklerini, hesabın kat edildiğini, davalılara yönelik takibe girişildiğini, fakat davalıların takibe haksız itirazları ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı bankaya olan borçlarını deprem nedeni ile ödeyemediğini, bankalar kurulunun afetten zarar görenlerin kredi borçlarının ertelenmesine ilişkin kararı uyarınca kredi ertelenmesinden yararlandığını, ancak faiz ve ertelemenin yüksek talep edilmesi üzerine şirket ile davacı bankanın anlaşamadığını, şirketin halen beyannamelerini boş olarak verdiğini, ekonomik sıkıntı çektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

III.MAHKEME KARARI

Mahkemece, davacı bankanın davalı tarafa banka kredisi kullandırdığı, 17.08.1999 tarihinde meydana gelen İzmit depremi dolayısıyla davalı tarafın başvurusu üzerine borcun ertelendiği ve 3 yılda 4 eşit taksitle ödeme planı yapıldığı, davalının bu ödeme planına uymadığı, davacının yeniden hesap katı yaparak borcun ödenmesini talep ettiği, buna ilişkin icra takibi gerçekleştirildiği, davalının borcun ödendiğine ilişkin kayıt ve belgeler sunmadığı, davalının asıl borca ilişkin itirazlarının bilirkişi raporlarıyla da belirlendiği üzere yerinde olmadığı, ancak ihtarnamede ekli hesap katının davalıya bildirildiği belirtilmişse de bu hesap planının bulunmadığı, dolayısıyla davalının usulen temerrüte düşürülmediği, temerrüt faizi isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların takip dosyasına yaptığı itirazın 37.992,27 TL asıl alacak ve asıl alacağa icra takibinden itibaren yasal faiz uygulanmak üzere iptaline, takibin bu şekilde devamına, asıl alacak olan 37.992,27 TL'nin %40'ı olan 15.197,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, 18.12.2012 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 11.11.2014 tarihinde e-tebligat olarak, davalı ...'e ise 04.12.2024 tarihinde PTT aracılığı ile tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 16.12.2024 tarihinde ilamın zamanaşımına uğradığı ileri sürülerek temyiz yoluna başvurulmuştur.

İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (İİK m. 39; 818 sayılı BK m.135,II, 6098 sayılı TBK m.156,III). İlam zamanaşımına uğradıktan sonra tebliğe çıkarılır ise, hüküm aleyhine olan taraf, bunun üzerine temyiz yoluna başvurmak suretiyle hükmün yalnız ilamın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle bozulmasını sağlayabilir (Bkz. KURU, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.:III, 6. Baskı, s. 3160). 11.04.1940 gün ve 15/70 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça bu husus vurgulanmıştır.

Bu durumda, 11.04.1940 gün ve 15/70 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca zamanaşımı yönünden bir değerlendirme yapılması için kararın bozulması gerekmiştir.

2. Bozma sebebine göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7530 E. 2022/9392 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/1958 E. 2025/2593 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/1755 E. 2025/2359 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4706 E. 2021/1597 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2025/260 E.  ,  2025/2917 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2003/828 Esas, 2012/479 Karar

HÜKÜM

Davanın kısmen kabulü

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmekle temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın, imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, davalı şirkete kredi kullandırdığını, diğer davalıların ise bu sözleşmeyi kefil olarak imzaladıklarını, ancak davalı borçluların kredi borcunu ödemediklerini, hesabın kat edildiğini, davalılara yönelik takibe girişildiğini, fakat davalıların takibe haksız itirazları ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı bankaya olan borçlarını deprem nedeni ile ödeyemediğini, bankalar kurulunun afetten zarar görenlerin kredi borçlarının ertelenmesine ilişkin kararı uyarınca kredi ertelenmesinden yararlandığını, ancak faiz ve ertelemenin yüksek talep edilmesi üzerine şirket ile davacı bankanın anlaşamadığını, şirketin halen beyannamelerini boş olarak verdiğini, ekonomik sıkıntı çektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

III.MAHKEME KARARI

Mahkemece, davacı bankanın davalı tarafa banka kredisi kullandırdığı, 17.08.1999 tarihinde meydana gelen İzmit depremi dolayısıyla davalı tarafın başvurusu üzerine borcun ertelendiği ve 3 yılda 4 eşit taksitle ödeme planı yapıldığı, davalının bu ödeme planına uymadığı, davacının yeniden hesap katı yaparak borcun ödenmesini talep ettiği, buna ilişkin icra takibi gerçekleştirildiği, davalının borcun ödendiğine ilişkin kayıt ve belgeler sunmadığı, davalının asıl borca ilişkin itirazlarının bilirkişi raporlarıyla da belirlendiği üzere yerinde olmadığı, ancak ihtarnamede ekli hesap katının davalıya bildirildiği belirtilmişse de bu hesap planının bulunmadığı, dolayısıyla davalının usulen temerrüte düşürülmediği, temerrüt faizi isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların takip dosyasına yaptığı itirazın 37.992,27 TL asıl alacak ve asıl alacağa icra takibinden itibaren yasal faiz uygulanmak üzere iptaline, takibin bu şekilde devamına, asıl alacak olan 37.992,27 TL'nin %40'ı olan 15.197,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı ...

tarafından temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, 18.12.2012 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 11.11.2014 tarihinde e-tebligat olarak, davalı ...'e ise 04.12.2024 tarihinde PTT aracılığı ile tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 16.12.2024 tarihinde ilamın zamanaşımına uğradığı ileri sürülerek temyiz yoluna başvurulmuştur.

İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (İİK m. 39; 818 sayılı BK m.135,II, 6098 sayılı TBK m.156,III). İlam zamanaşımına uğradıktan sonra tebliğe çıkarılır ise, hüküm aleyhine olan taraf, bunun üzerine temyiz yoluna başvurmak suretiyle hükmün yalnız ilamın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle bozulmasını sağlayabilir (Bkz. KURU, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.:III, 6. Baskı, s. 3160).

11. 04.1940 gün ve 15/70 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça bu husus vurgulanmıştır.

Bu durumda, 11.04.1940 gün ve 15/70 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca zamanaşımı yönünden bir değerlendirme yapılması için kararın bozulması gerekmiştir.

2. Bozma sebebine göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

V.SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bent uyarınca Mahkeme kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,

29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1150482000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.