İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2025/260 E. 2025/2917 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme planı↗ borca itiraz↗ ba beyannamesi↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ kefil↗ içtihadı birleştirme kararı↗ temerrüt faizi↗ tebligat↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yasal faiz↗ dava sebebi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmekle temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın, imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, davalı şirkete kredi kullandırdığını, diğer davalıların ise bu sözleşmeyi kefil olarak imzaladıklarını, ancak davalı borçluların kredi borcunu ödemediklerini, hesabın kat edildiğini, davalılara yönelik takibe girişildiğini, fakat davalıların takibe haksız itirazları ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı bankaya olan borçlarını deprem nedeni ile ödeyemediğini, bankalar kurulunun afetten zarar görenlerin kredi borçlarının ertelenmesine ilişkin kararı uyarınca kredi ertelenmesinden yararlandığını, ancak faiz ve ertelemenin yüksek talep edilmesi üzerine şirket ile davacı bankanın anlaşamadığını, şirketin halen beyannamelerini boş olarak verdiğini, ekonomik sıkıntı çektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacı bankanın davalı tarafa banka kredisi kullandırdığı, 17.08.1999 tarihinde meydana gelen İzmit depremi dolayısıyla davalı tarafın başvurusu üzerine borcun ertelendiği ve 3 yılda 4 eşit taksitle ödeme planı yapıldığı, davalının bu ödeme planına uymadığı, davacının yeniden hesap katı yaparak borcun ödenmesini talep ettiği, buna ilişkin icra takibi gerçekleştirildiği, davalının borcun ödendiğine ilişkin kayıt ve belgeler sunmadığı, davalının asıl borca ilişkin itirazlarının bilirkişi raporlarıyla da belirlendiği üzere yerinde olmadığı, ancak ihtarnamede ekli hesap katının davalıya bildirildiği belirtilmişse de bu hesap planının bulunmadığı, dolayısıyla davalının usulen temerrüte düşürülmediği, temerrüt faizi isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların takip dosyasına yaptığı itirazın 37.992,27 TL asıl alacak ve asıl alacağa icra takibinden itibaren yasal faiz uygulanmak üzere iptaline, takibin bu şekilde devamına, asıl alacak olan 37.992,27 TL'nin %40'ı olan 15.197,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, 18.12.2012 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 11.11.2014 tarihinde e-tebligat olarak, davalı ...'e ise 04.12.2024 tarihinde PTT aracılığı ile tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 16.12.2024 tarihinde ilamın zamanaşımına uğradığı ileri sürülerek temyiz yoluna başvurulmuştur.
İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (İİK m. 39; 818 sayılı BK m.135,II, 6098 sayılı TBK m.156,III). İlam zamanaşımına uğradıktan sonra tebliğe çıkarılır ise, hüküm aleyhine olan taraf, bunun üzerine temyiz yoluna başvurmak suretiyle hükmün yalnız ilamın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle bozulmasını sağlayabilir (Bkz. KURU, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.:III, 6. Baskı, s. 3160). 11.04.1940 gün ve 15/70 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça bu husus vurgulanmıştır.
Bu durumda, 11.04.1940 gün ve 15/70 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca zamanaşımı yönünden bir değerlendirme yapılması için kararın bozulması gerekmiştir.
2. Bozma sebebine göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7530 E. 2022/9392 K.
Ortak:temerrüt faizi · tebligat · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · temerrüt · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… a kredisi kullandırdığı, 17.08.1999 tarihinde meydana gelen İzmit depremi dolayısıyla davalı tarafın başvurusu üzerine borcun ertelendiği ve 3 yılda 4 eşit taksitle «ödeme planı» yapıldığı, davalının bu ödeme planına uymadığı, davacının yeniden hesap katı yaparak borcun ödenmesini talep ettiği, buna ilişkin icra takibi gerçekleştirildiği, davalının borcun ödendiğine ilişkin kayıt ve belgeler sunmadığı, davalının asıl borca ilişkin itirazlarının bilirkişi raporlarıyla da belirlendiği üzere yerinde olmadığı, ancak «ihtarnamede» ekli hesap katının davalıya bildirildiği belirtilmişse de bu hesap planının bulunmadığı, dolayısıyla davalının usulen «temerrüte» düşürülmediği, «temerrüt faizi» isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların takip dosyasına yaptığı itirazın 37.992,27 TL «asıl alacak» ve asıl alacağa icra takibinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak üzere iptaline, takibin bu şekilde devamına, asıl alacak olan 37.992,27 TL'nin %40'ı olan 15.197,00 TL «icra inkar tazminatının» davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı ... tarafından temyiz ed …
… vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın, imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, davalı şirkete kredi kullandırdığını, diğer davalıların ise bu sözleşmeyi «kefil» olarak imzaladıklarını, ancak davalı borçluların kredi borcunu ödemediklerini, hesabın kat edildiğini, davalılara yönelik takibe girişildiğini, fakat davalıların takibe haksız itirazları ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 «icra inkar tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 18.12.2012 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 11.11.2014 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalı ...'e ise 04.12.2024 tarihinde PTT aracılığı ile tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 16.12.2024 tarihinde ilamın «zamanaşımına» uğradığı ileri sürülerek temyiz yoluna başvurulmuştur.
Benzer bu kararda… nın kısmen kabulü ile davalının toplam 11.152,16 TL borca yönelik yaptığı itirazın iptaline, alacağın tahsil tarihine kadar anaparasına %75,48 ve değişken oranlarda «temerrüt faizi» uygulanmasına, «asıl alacak» mikraı üzerinden hesplanan %40 oranındaki «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, 04.01.2009 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 18.10.2022 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalıya ise 21.10.2022 tarihinde PTT aracılığı ile tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 28.10.2022 tarihinde ilamın «zamanaşımına» uğradığı ileri sürülerek temyiz yoluna başvurulmuştur.
İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrar (İİK m.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi kartı üyelik sözleşmesi
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında imzalanan «kredi kartı üyelik sözleşmesi» nedeniyle kullanılan kredinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/1958 E. 2025/2593 K.
Ortak:tebligat · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın, imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, davalı şirkete kredi kullandırdığını, diğer davalıların ise bu sözleşmeyi «kefil» olarak imzaladıklarını, ancak davalı borçluların kredi borcunu ödemediklerini, hesabın kat edildiğini, davalılara yönelik takibe girişildiğini, fakat davalıların takibe haksız itirazları ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 «icra inkar tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
… a kredisi kullandırdığı, 17.08.1999 tarihinde meydana gelen İzmit depremi dolayısıyla davalı tarafın başvurusu üzerine borcun ertelendiği ve 3 yılda 4 eşit taksitle «ödeme planı» yapıldığı, davalının bu ödeme planına uymadığı, davacının yeniden hesap katı yaparak borcun ödenmesini talep ettiği, buna ilişkin icra takibi gerçekleştirildiği, davalının borcun ödendiğine ilişkin kayıt ve belgeler sunmadığı, davalının asıl borca ilişkin itirazlarının bilirkişi raporlarıyla da belirlendiği üzere yerinde olmadığı, ancak «ihtarnamede» ekli hesap katının davalıya bildirildiği belirtilmişse de bu hesap planının bulunmadığı, dolayısıyla davalının usulen «temerrüte» düşürülmediği, «temerrüt faizi» isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların takip dosyasına yaptığı itirazın 37.992,27 TL «asıl alacak» ve asıl alacağa icra takibinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak üzere iptaline, takibin bu şekilde devamına, asıl alacak olan 37.992,27 TL'nin %40'ı olan 15.197,00 TL «icra inkar tazminatının» davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı ... tarafından temyiz ed …
Mahkemece, 18.12.2012 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 11.11.2014 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalı ...'e ise 04.12.2024 tarihinde PTT aracılığı ile tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 16.12.2024 tarihinde ilamın «zamanaşımına» uğradığı ileri sürülerek temyiz yoluna başvurulmuştur.
Benzer bu karardaIII.MAHKEME KARARI Mahkemece, 05.07.2010 tarihinde davanın kısmen kabulü ile «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Değerlendirme ve Gerekçe Mahkemece, 05.07.2010 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 26.01.2025 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalılara ise 26.01.2025 tarihinde tebliğ edilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından davanın tam kabulüne karar verilmesi ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurulmuş, davalılar ise ilamın «zamanaşımına» uğradığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrar (İİK m.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/1755 E. 2025/2359 K.
Ortak:tebligat · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, 18.12.2012 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 11.11.2014 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalı ...'e ise 04.12.2024 tarihinde PTT aracılığı ile tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 16.12.2024 tarihinde ilamın «zamanaşımına» uğradığı ileri sürülerek temyiz yoluna başvurulmuştur.
İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrar (İİK m.
İlam «zamanaşımına» uğradıktan sonra tebliğe çıkarılır ise, hüküm aleyhine olan taraf, bunun üzerine temyiz yoluna başvurmak suretiyle hükmün yalnız ilamın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle bozulmasını sağlayabilir (Bkz.
Benzer bu karardaDeğerlendirme ve Gerekçe Mahkemece, 09.02.2012 tarihinde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 16.12.2024 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalıya ise16.12.2024 tarihinde e-tebligat olarak tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 23.12.2024 tarihinde ilamın «zamanaşımına» uğradığı ileri sürülerek temyiz yoluna başvurulmuştur.
İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrar (İİK m.
İlam «zamanaşımına» uğradıktan sonra tebliğe çıkarılır ise, hüküm aleyhine olan taraf, bunun üzerine temyiz yoluna başvurmak suretiyle hükmün yalnız ilamın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle bozulmasını sağlayabilir (Bkz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · borçlu olunmadığının tespiti · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · geçersizlik
Benzer bu karardaIII.MAHKEME KARARI Mahkemece, dava dosyasının 11.04.2011 tarihinde «işlemden kaldırıldığı» «yenileme» üzerine yargılamaya devam edildiği, 23.11.2011 tarihinde davacı tarafın «mazeret» bildirmeden duruşmaya katılmaması nedeniyle ikinci kez «dosyanın işlemden kaldırıldığı» 09.02.2012 tarihinde de davacı mazeretsiz olarak duruşmaya katılmadığından artık davacının yenileme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Değerlendirme ve Gerekçe Mahkemece, 09.02.2012 tarihinde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 16.12.2024 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalıya ise16.12.2024 tarihinde e-tebligat olarak tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 23.12.2024 tarihinde ilamın «zamanaşımına» uğradığı ileri sürülerek temyiz yoluna başvurulmuştur.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.000,00 TL bedelli çekin müvekkil ortaklık adına düzenlendiğini, ortaklık adına düzenlenen çekte her iki ortağın imza atması gerekirken tek imza atıldığını, bu nedenle çekin «geçersiz» olduğunu ileri sürerek müvekkillerin borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, çekten dolayı «borçlu olunmadığının tespitine» ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4706 E. 2021/1597 K.
Ortak:içtihadı birleştirme kararı · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın, imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, davalı şirkete kredi kullandırdığını, diğer davalıların ise bu sözleşmeyi «kefil» olarak imzaladıklarını, ancak davalı borçluların kredi borcunu ödemediklerini, hesabın kat edildiğini, davalılara yönelik takibe girişildiğini, fakat davalıların takibe haksız itirazları ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 «icra inkar tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
… a kredisi kullandırdığı, 17.08.1999 tarihinde meydana gelen İzmit depremi dolayısıyla davalı tarafın başvurusu üzerine borcun ertelendiği ve 3 yılda 4 eşit taksitle «ödeme planı» yapıldığı, davalının bu ödeme planına uymadığı, davacının yeniden hesap katı yaparak borcun ödenmesini talep ettiği, buna ilişkin icra takibi gerçekleştirildiği, davalının borcun ödendiğine ilişkin kayıt ve belgeler sunmadığı, davalının asıl borca ilişkin itirazlarının bilirkişi raporlarıyla da belirlendiği üzere yerinde olmadığı, ancak «ihtarnamede» ekli hesap katının davalıya bildirildiği belirtilmişse de bu hesap planının bulunmadığı, dolayısıyla davalının usulen «temerrüte» düşürülmediği, «temerrüt faizi» isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların takip dosyasına yaptığı itirazın 37.992,27 TL «asıl alacak» ve asıl alacağa icra takibinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak üzere iptaline, takibin bu şekilde devamına, asıl alacak olan 37.992,27 TL'nin %40'ı olan 15.197,00 TL «icra inkar tazminatının» davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı ... tarafından temyiz ed …
Mahkemece, 18.12.2012 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 11.11.2014 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalı ...'e ise 04.12.2024 tarihinde PTT aracılığı ile tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 16.12.2024 tarihinde ilamın «zamanaşımına» uğradığı ileri sürülerek temyiz yoluna başvurulmuştur.
Benzer bu kararda… le davacı alacaklıya borçlandığı, borcun ödenmemesi üzerine davacı alacaklı tarafından ilamsız icra takibinde bulunulduğu, davalı borçlunun borcun 9.94l.00.- TL’lık «kısmına itiraz» ettiği, dinlenen tanık anlatımları ile taraflar arasında borç alacak ilişkisi olduğunu, davacının davalıya «çek» verdiğini gördüklerini beyan ettiklerinden, davalı borçlunun da alacağın 9.94l.00.-TL’lik kısmını ödediğini yasanın aradığı belgelerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Bartın İcra Müdürlüğü’nün 2008/2681 esas sayılı dosyasındaki davalı borçlu ...'in itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %40’ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hal böyle olunca 11.04.1940 gün ve 15/70 sayılı «içtihadı birleştirme» kararı uyarınca «zamanaşımı» yönünden bir değerlendirme yapılması için kararın bozulması gerekmiştir.
İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrar (İİK m.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısmi itiraz · çek
Benzer bu kararda… le davacı alacaklıya borçlandığı, borcun ödenmemesi üzerine davacı alacaklı tarafından ilamsız icra takibinde bulunulduğu, davalı borçlunun borcun 9.94l.00.- TL’lık «kısmına itiraz» ettiği, dinlenen tanık anlatımları ile taraflar arasında borç alacak ilişkisi olduğunu, davacının davalıya «çek» verdiğini gördüklerini beyan ettiklerinden, davalı borçlunun da alacağın 9.94l.00.-TL’lik kısmını ödediğini yasanın aradığı belgelerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Bartın İcra Müdürlüğü’nün 2008/2681 esas sayılı dosyasındaki davalı borçlu ...'in itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %40’ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2025/260 E. , 2025/2917 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2003/828 Esas, 2012/479 Karar
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmekle temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın, imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, davalı şirkete kredi kullandırdığını, diğer davalıların ise bu sözleşmeyi kefil olarak imzaladıklarını, ancak davalı borçluların kredi borcunu ödemediklerini, hesabın kat edildiğini, davalılara yönelik takibe girişildiğini, fakat davalıların takibe haksız itirazları ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı bankaya olan borçlarını deprem nedeni ile ödeyemediğini, bankalar kurulunun afetten zarar görenlerin kredi borçlarının ertelenmesine ilişkin kararı uyarınca kredi ertelenmesinden yararlandığını, ancak faiz ve ertelemenin yüksek talep edilmesi üzerine şirket ile davacı bankanın anlaşamadığını, şirketin halen beyannamelerini boş olarak verdiğini, ekonomik sıkıntı çektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacı bankanın davalı tarafa banka kredisi kullandırdığı, 17.08.1999 tarihinde meydana gelen İzmit depremi dolayısıyla davalı tarafın başvurusu üzerine borcun ertelendiği ve 3 yılda 4 eşit taksitle ödeme planı yapıldığı, davalının bu ödeme planına uymadığı, davacının yeniden hesap katı yaparak borcun ödenmesini talep ettiği, buna ilişkin icra takibi gerçekleştirildiği, davalının borcun ödendiğine ilişkin kayıt ve belgeler sunmadığı, davalının asıl borca ilişkin itirazlarının bilirkişi raporlarıyla da belirlendiği üzere yerinde olmadığı, ancak ihtarnamede ekli hesap katının davalıya bildirildiği belirtilmişse de bu hesap planının bulunmadığı, dolayısıyla davalının usulen temerrüte düşürülmediği, temerrüt faizi isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların takip dosyasına yaptığı itirazın 37.992,27 TL asıl alacak ve asıl alacağa icra takibinden itibaren yasal faiz uygulanmak üzere iptaline, takibin bu şekilde devamına, asıl alacak olan 37.992,27 TL'nin %40'ı olan 15.197,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı ...
tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, 18.12.2012 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 11.11.2014 tarihinde e-tebligat olarak, davalı ...'e ise 04.12.2024 tarihinde PTT aracılığı ile tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 16.12.2024 tarihinde ilamın zamanaşımına uğradığı ileri sürülerek temyiz yoluna başvurulmuştur.
İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (İİK m. 39; 818 sayılı BK m.135,II, 6098 sayılı TBK m.156,III). İlam zamanaşımına uğradıktan sonra tebliğe çıkarılır ise, hüküm aleyhine olan taraf, bunun üzerine temyiz yoluna başvurmak suretiyle hükmün yalnız ilamın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle bozulmasını sağlayabilir (Bkz. KURU, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.:III, 6. Baskı, s. 3160).
11. 04.1940 gün ve 15/70 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça bu husus vurgulanmıştır.
Bu durumda, 11.04.1940 gün ve 15/70 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca zamanaşımı yönünden bir değerlendirme yapılması için kararın bozulması gerekmiştir.
2. Bozma sebebine göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
V.SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bent uyarınca Mahkeme kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,
29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1150482000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz