İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4706 E. 2021/1597 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- on yıl
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kısmi itiraz↗ içtihadı birleştirme kararı↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalı borçlunun 4.9.2007 gün ve 3.500,00 TL, 25.3.2007 gün ve 5.000,00 TL bedelli çekler ile davacı alacaklıya borçlandığı, borcun ödenmemesi üzerine davacı alacaklı tarafından ilamsız icra takibinde bulunulduğu, davalı borçlunun borcun 9.94l.00.- TL’lık kısmına itiraz ettiği, dinlenen tanık anlatımları ile taraflar arasında borç alacak ilişkisi olduğunu, davacının davalıya çek verdiğini gördüklerini beyan ettiklerinden, davalı borçlunun da alacağın 9.94l.00.-TL’lik kısmını ödediğini yasanın aradığı belgelerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Bartın İcra Müdürlüğü’nün 2008/2681 esas sayılı dosyasındaki davalı borçlu ...'in itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (İİK m. 39; BK m. 135,II). İlam zamanaşımına uğradıktan sonra tebliğe çıkarılır ise, hüküm aleyhine olan taraf, bunun üzerine temyiz yoluna başvurmak suretiyle, hükmün, yalnız ilamın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle bozulmasını sağlayabilir (Bkz. KURU, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.:III, 6. Baskı, s. 3160). 11.04.1940 gün ve 15/70 sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıkça bu husus vurgulanmıştır.
Somut uyuşmazlığa gelince, yerel mahkemece 02.07.2009 tarihinde karar verilmiş olmasına rağmen, karar davacı vekiline 26.11.2019, davalıya 29.11.2019 tarihinde tebliğ olunmuş, kararı davalı 11.12.2019 tarihinde temyiz etmiştir. Davalı temyiz dilekçesine zamanaşımı yönünde itirazda bulunmuştur. Hal böyle olunca 11.04.1940 gün ve 15/70 sayılı içtihadı birleştirme kararı uyarınca zamanaşımı yönünden bir değerlendirme yapılması için kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/1958 E. 2025/2593 K.
Ortak:içtihadı birleştirme kararı · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · zamanaşımı · zamanaşımı on yıl
İncelediğiniz kararda… le davacı alacaklıya borçlandığı, borcun ödenmemesi üzerine davacı alacaklı tarafından ilamsız icra takibinde bulunulduğu, davalı borçlunun borcun 9.94l.00.- TL’lık «kısmına itiraz» ettiği, dinlenen tanık anlatımları ile taraflar arasında borç alacak ilişkisi olduğunu, davacının davalıya «çek» verdiğini gördüklerini beyan ettiklerinden, davalı borçlunun da alacağın 9.94l.00.-TL’lik kısmını ödediğini yasanın aradığı belgelerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Bartın İcra Müdürlüğü’nün 2008/2681 esas sayılı dosyasındaki davalı borçlu ...'in itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %40’ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hal böyle olunca 11.04.1940 gün ve 15/70 sayılı «içtihadı birleştirme» kararı uyarınca «zamanaşımı» yönünden bir değerlendirme yapılması için kararın bozulması gerekmiştir.
İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrar (İİK m.
Benzer bu karardaIII.MAHKEME KARARI Mahkemece, 05.07.2010 tarihinde davanın kısmen kabulü ile «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Değerlendirme ve Gerekçe Mahkemece, 05.07.2010 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 26.01.2025 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalılara ise 26.01.2025 tarihinde tebliğ edilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından davanın tam kabulüne karar verilmesi ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurulmuş, davalılar ise ilamın «zamanaşımına» uğradığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrar (İİK m.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat
Benzer bu karardaDeğerlendirme ve Gerekçe Mahkemece, 05.07.2010 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 26.01.2025 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalılara ise 26.01.2025 tarihinde tebliğ edilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından davanın tam kabulüne karar verilmesi ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurulmuş, davalılar ise ilamın «zamanaşımına» uğradığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7530 E. 2022/9392 K.
Ortak:içtihadı birleştirme kararı · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · zamanaşımı · zamanaşımı on yıl · İtirazın İptali
İncelediğiniz kararda… le davacı alacaklıya borçlandığı, borcun ödenmemesi üzerine davacı alacaklı tarafından ilamsız icra takibinde bulunulduğu, davalı borçlunun borcun 9.94l.00.- TL’lık «kısmına itiraz» ettiği, dinlenen tanık anlatımları ile taraflar arasında borç alacak ilişkisi olduğunu, davacının davalıya «çek» verdiğini gördüklerini beyan ettiklerinden, davalı borçlunun da alacağın 9.94l.00.-TL’lik kısmını ödediğini yasanın aradığı belgelerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Bartın İcra Müdürlüğü’nün 2008/2681 esas sayılı dosyasındaki davalı borçlu ...'in itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %40’ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hal böyle olunca 11.04.1940 gün ve 15/70 sayılı «içtihadı birleştirme» kararı uyarınca «zamanaşımı» yönünden bir değerlendirme yapılması için kararın bozulması gerekmiştir.
İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrar (İİK m.
Benzer bu kararda… nın kısmen kabulü ile davalının toplam 11.152,16 TL borca yönelik yaptığı itirazın iptaline, alacağın tahsil tarihine kadar anaparasına %75,48 ve değişken oranlarda «temerrüt faizi» uygulanmasına, «asıl alacak» mikraı üzerinden hesplanan %40 oranındaki «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, 04.01.2009 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 18.10.2022 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalıya ise 21.10.2022 tarihinde PTT aracılığı ile tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 28.10.2022 tarihinde ilamın «zamanaşımına» uğradığı ileri sürülerek temyiz yoluna başvurulmuştur.
İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrar (İİK m.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi kartı üyelik sözleşmesi · temerrüt faizi · tebligat · asıl alacak · temerrüt
Benzer bu kararda… nın kısmen kabulü ile davalının toplam 11.152,16 TL borca yönelik yaptığı itirazın iptaline, alacağın tahsil tarihine kadar anaparasına %75,48 ve değişken oranlarda «temerrüt faizi» uygulanmasına, «asıl alacak» mikraı üzerinden hesplanan %40 oranındaki «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan «kredi kartı üyelik sözleşmesi» nedeniyle kullanılan kredinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, 04.01.2009 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 18.10.2022 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalıya ise 21.10.2022 tarihinde PTT aracılığı ile tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 28.10.2022 tarihinde ilamın «zamanaşımına» uğradığı ileri sürülerek temyiz yoluna başvurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/1755 E. 2025/2359 K.
Ortak:içtihadı birleştirme kararı · zamanaşımı · zamanaşımı on yıl
İncelediğiniz karardaHal böyle olunca 11.04.1940 gün ve 15/70 sayılı «içtihadı birleştirme» kararı uyarınca «zamanaşımı» yönünden bir değerlendirme yapılması için kararın bozulması gerekmiştir.
İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrar (İİK m.
İlam «zamanaşımına» uğradıktan sonra tebliğe çıkarılır ise, hüküm aleyhine olan taraf, bunun üzerine temyiz yoluna başvurmak suretiyle, hükmün, yalnız ilamın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle bozulmasını sağlayabilir (Bkz.
Benzer bu karardaDeğerlendirme ve Gerekçe Mahkemece, 09.02.2012 tarihinde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 16.12.2024 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalıya ise16.12.2024 tarihinde e-tebligat olarak tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 23.12.2024 tarihinde ilamın «zamanaşımına» uğradığı ileri sürülerek temyiz yoluna başvurulmuştur.
İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrar (İİK m.
İlam «zamanaşımına» uğradıktan sonra tebliğe çıkarılır ise, hüküm aleyhine olan taraf, bunun üzerine temyiz yoluna başvurmak suretiyle hükmün yalnız ilamın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle bozulmasını sağlayabilir (Bkz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · borçlu olunmadığının tespiti · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · tebligat
Benzer bu karardaIII.MAHKEME KARARI Mahkemece, dava dosyasının 11.04.2011 tarihinde «işlemden kaldırıldığı» «yenileme» üzerine yargılamaya devam edildiği, 23.11.2011 tarihinde davacı tarafın «mazeret» bildirmeden duruşmaya katılmaması nedeniyle ikinci kez «dosyanın işlemden kaldırıldığı» 09.02.2012 tarihinde de davacı mazeretsiz olarak duruşmaya katılmadığından artık davacının yenileme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Değerlendirme ve Gerekçe Mahkemece, 09.02.2012 tarihinde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 16.12.2024 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalıya ise16.12.2024 tarihinde e-tebligat olarak tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 23.12.2024 tarihinde ilamın «zamanaşımına» uğradığı ileri sürülerek temyiz yoluna başvurulmuştur.
Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, çekten dolayı «borçlu olunmadığının tespitine» ilişkindir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1075 E. 2023/923 K.
Ortak:kısmi itiraz · içtihadı birleştirme kararı · çek · zamanaşımı · zamanaşımı on yıl
İncelediğiniz kararda… le davacı alacaklıya borçlandığı, borcun ödenmemesi üzerine davacı alacaklı tarafından ilamsız icra takibinde bulunulduğu, davalı borçlunun borcun 9.94l.00.- TL’lık «kısmına itiraz» ettiği, dinlenen tanık anlatımları ile taraflar arasında borç alacak ilişkisi olduğunu, davacının davalıya «çek» verdiğini gördüklerini beyan ettiklerinden, davalı borçlunun da alacağın 9.94l.00.-TL’lik kısmını ödediğini yasanın aradığı belgelerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Bartın İcra Müdürlüğü’nün 2008/2681 esas sayılı dosyasındaki davalı borçlu ...'in itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %40’ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hal böyle olunca 11.04.1940 gün ve 15/70 sayılı «içtihadı birleştirme» kararı uyarınca «zamanaşımı» yönünden bir değerlendirme yapılması için kararın bozulması gerekmiştir.
İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrar (İİK m.
Benzer bu kararda… ile davacı alacaklıya borçlandığı, borcun ödenmemesi üzerine davacı alacaklı tarafından ilamsız icra takibinde bulunulduğu, davalı borçlunun borcun 9.941,00 TL'lik «kısmına itiraz» ettiği, dinlenen tanık anlatımları ile taraflar arasında borç alacak ilişkisi olduğu, davacının davalıya «çek» verdiğini gördüklerini beyan ettiklerinden, davalı borçlunun da alacağın 9.941,00 TL'lik kısmını ödediğini yasanın aradığı belgelerle ispatlayamadığı gerekçesiyle …
Hal böyle olunca 11.04.1940 gün ve 15/70 sayılı «içtihadı birleştirme» kararı uyarınca «zamanaşımı» yönünden bir değerlendirme yapılması için kararın bozulması gerekmiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.
Davalı temyiz dilekçesine «zamanaşımı» yönünde itirazda bulunmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi hata
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından verilen kararın «maddi hataya» dayandığı,verilen hükmün hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7420 E. 2022/656 K.
Ortak:içtihadı birleştirme kararı · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · zamanaşımı · zamanaşımı on yıl
İncelediğiniz kararda… le davacı alacaklıya borçlandığı, borcun ödenmemesi üzerine davacı alacaklı tarafından ilamsız icra takibinde bulunulduğu, davalı borçlunun borcun 9.94l.00.- TL’lık «kısmına itiraz» ettiği, dinlenen tanık anlatımları ile taraflar arasında borç alacak ilişkisi olduğunu, davacının davalıya «çek» verdiğini gördüklerini beyan ettiklerinden, davalı borçlunun da alacağın 9.94l.00.-TL’lik kısmını ödediğini yasanın aradığı belgelerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Bartın İcra Müdürlüğü’nün 2008/2681 esas sayılı dosyasındaki davalı borçlu ...'in itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %40’ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hal böyle olunca 11.04.1940 gün ve 15/70 sayılı «içtihadı birleştirme» kararı uyarınca «zamanaşımı» yönünden bir değerlendirme yapılması için kararın bozulması gerekmiştir.
İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrar (İİK m.
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2006/2049 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 34.246,19 TL «asıl alacak», 3.611,63 TL «temerrüt faizi», 180,17 TL BSMV ve 60,55 TL «ihtar» «masrafı» olmak üzere toplam 38.098,54 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden %40 oranında (13.698,48 TL) «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, 13.03.2008 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 18.02.2020 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalıya ise 13.02.2020 tarihinde mahkeme kaleminde tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 24.02.2020 tarihinde ilamın «zamanaşımına» uğradığını ileri sürerek temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrar (İİK m.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi kartı üyelik sözleşmesi · fesih · temerrüt faizi · ihtar · tebligat · ihtarname · asıl alacak · dosya masrafı
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2006/2049 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 34.246,19 TL «asıl alacak», 3.611,63 TL «temerrüt faizi», 180,17 TL BSMV ve 60,55 TL «ihtar» «masrafı» olmak üzere toplam 38.098,54 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden %40 oranında (13.698,48 TL) «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında göre; davalının davacı banka ile yapmış olduğu «kredi kartı üyelik sözleşmesine» istinaden kendisine tahsis edilen kredi kartlarından kullanmış olduğu krediyi süresinde ödemediği, banka tarafından hesabın kat edilerek, sözleşmenin «fesih» edildiği ve davalıya gönderilen «ihtarnamede» verilen süre içerisinde de borcun ödenmediği, bu suretle davalının 12.07.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü, devamında yapılan icra takibinde ise davalının itiraz ettiği ve itirazında 4822 sayılı Yasa'nın Geçici 1. maddesinden yararlanmayı talep ettiği, oysa dava …
Dava, taraflar arasında imzalanan «kredi kartı üyelik sözleşmesi» nedeniyle kullanılan kredinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, 13.03.2008 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 18.02.2020 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalıya ise 13.02.2020 tarihinde mahkeme kaleminde tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 24.02.2020 tarihinde ilamın «zamanaşımına» uğradığını ileri sürerek temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/260 E. 2025/2917 K.
Ortak:içtihadı birleştirme kararı · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · zamanaşımı · zamanaşımı on yıl
İncelediğiniz kararda… le davacı alacaklıya borçlandığı, borcun ödenmemesi üzerine davacı alacaklı tarafından ilamsız icra takibinde bulunulduğu, davalı borçlunun borcun 9.94l.00.- TL’lık «kısmına itiraz» ettiği, dinlenen tanık anlatımları ile taraflar arasında borç alacak ilişkisi olduğunu, davacının davalıya «çek» verdiğini gördüklerini beyan ettiklerinden, davalı borçlunun da alacağın 9.94l.00.-TL’lik kısmını ödediğini yasanın aradığı belgelerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Bartın İcra Müdürlüğü’nün 2008/2681 esas sayılı dosyasındaki davalı borçlu ...'in itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %40’ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hal böyle olunca 11.04.1940 gün ve 15/70 sayılı «içtihadı birleştirme» kararı uyarınca «zamanaşımı» yönünden bir değerlendirme yapılması için kararın bozulması gerekmiştir.
İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrar (İİK m.
Benzer bu kararda… vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın, imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, davalı şirkete kredi kullandırdığını, diğer davalıların ise bu sözleşmeyi «kefil» olarak imzaladıklarını, ancak davalı borçluların kredi borcunu ödemediklerini, hesabın kat edildiğini, davalılara yönelik takibe girişildiğini, fakat davalıların takibe haksız itirazları ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 «icra inkar tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
… a kredisi kullandırdığı, 17.08.1999 tarihinde meydana gelen İzmit depremi dolayısıyla davalı tarafın başvurusu üzerine borcun ertelendiği ve 3 yılda 4 eşit taksitle «ödeme planı» yapıldığı, davalının bu ödeme planına uymadığı, davacının yeniden hesap katı yaparak borcun ödenmesini talep ettiği, buna ilişkin icra takibi gerçekleştirildiği, davalının borcun ödendiğine ilişkin kayıt ve belgeler sunmadığı, davalının asıl borca ilişkin itirazlarının bilirkişi raporlarıyla da belirlendiği üzere yerinde olmadığı, ancak «ihtarnamede» ekli hesap katının davalıya bildirildiği belirtilmişse de bu hesap planının bulunmadığı, dolayısıyla davalının usulen «temerrüte» düşürülmediği, «temerrüt faizi» isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların takip dosyasına yaptığı itirazın 37.992,27 TL «asıl alacak» ve asıl alacağa icra takibinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak üzere iptaline, takibin bu şekilde devamına, asıl alacak olan 37.992,27 TL'nin %40'ı olan 15.197,00 TL «icra inkar tazminatının» davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı ... tarafından temyiz ed …
Mahkemece, 18.12.2012 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 11.11.2014 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalı ...'e ise 04.12.2024 tarihinde PTT aracılığı ile tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 16.12.2024 tarihinde ilamın «zamanaşımına» uğradığı ileri sürülerek temyiz yoluna başvurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme planı · ba beyannamesi · kefil · temerrüt faizi · tebligat · ihtarname · asıl alacak · yasal faiz
Benzer bu kararda… a kredisi kullandırdığı, 17.08.1999 tarihinde meydana gelen İzmit depremi dolayısıyla davalı tarafın başvurusu üzerine borcun ertelendiği ve 3 yılda 4 eşit taksitle «ödeme planı» yapıldığı, davalının bu ödeme planına uymadığı, davacının yeniden hesap katı yaparak borcun ödenmesini talep ettiği, buna ilişkin icra takibi gerçekleştirildiği, davalının borcun ödendiğine ilişkin kayıt ve belgeler sunmadığı, davalının asıl borca ilişkin itirazlarının bilirkişi raporlarıyla da belirlendiği üzere yerinde olmadığı, ancak «ihtarnamede» ekli hesap katının davalıya bildirildiği belirtilmişse de bu hesap planının bulunmadığı, dolayısıyla davalının usulen «temerrüte» düşürülmediği, «temerrüt faizi» isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların takip dosyasına yaptığı itirazın 37.992,27 TL «asıl alacak» ve asıl alacağa icra takibinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak üzere iptaline, takibin bu şekilde devamına, asıl alacak olan 37.992,27 TL'nin %40'ı olan 15.197,00 TL «icra inkar tazminatının» davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı ... tarafından temyiz ed …
… vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın, imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, davalı şirkete kredi kullandırdığını, diğer davalıların ise bu sözleşmeyi «kefil» olarak imzaladıklarını, ancak davalı borçluların kredi borcunu ödemediklerini, hesabın kat edildiğini, davalılara yönelik takibe girişildiğini, fakat davalıların takibe haksız itirazları ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 «icra inkar tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
… arı uyarınca kredi ertelenmesinden yararlandığını, ancak faiz ve ertelemenin yüksek talep edilmesi üzerine şirket ile davacı bankanın anlaşamadığını, şirketin halen «beyannamelerini» boş olarak verdiğini, ekonomik sıkıntı çektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 18.12.2012 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar, davacı vekiline 11.11.2014 tarihinde e-«tebligat» olarak, davalı ...'e ise 04.12.2024 tarihinde PTT aracılığı ile tebliğ edilmiş, karara karşı davalı tarafından 16.12.2024 tarihinde ilamın «zamanaşımına» uğradığı ileri sürülerek temyiz yoluna başvurulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4706 E. , 2021/1597 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 02.07.2009 tarih ve 2008/383-2009/375 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının Bartın İcra Müdürlüğünün 2008/2681 esas sayılı dosyası ile aleyhine yürüttükleri ilamsız icra takibine kısmen itiraz ettiğini, 9.94l,00 TL miktarındaki kısmın borçlunun itirazı neticesinde durduğunu, borçlunun borcun l.000.00.-TL’lık kısmını kabul ettiğini, geri kalanına da ödediği gerekçesi ile itiraz ettiğini, borçlunun davacıya olan borcunu ödemediğini, borçlunun ödeme emrine itirazının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek icra takibine borçlunun yaptığı itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, davalının %40’dan az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir
Davalı, davaya cevaplarını sunmamıştır.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalı borçlunun 4.9.2007 gün ve 3.500,00 TL, 25.3.2007 gün ve 5.000,00 TL bedelli çekler ile davacı alacaklıya borçlandığı, borcun ödenmemesi üzerine davacı alacaklı tarafından ilamsız icra takibinde bulunulduğu, davalı borçlunun borcun 9.94l.00.- TL’lık kısmına itiraz ettiği, dinlenen tanık anlatımları ile taraflar arasında borç alacak ilişkisi olduğunu, davacının davalıya çek verdiğini gördüklerini beyan ettiklerinden, davalı borçlunun da alacağın 9.94l.00.-TL’lik kısmını ödediğini yasanın aradığı belgelerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Bartın İcra Müdürlüğü’nün 2008/2681 esas sayılı dosyasındaki davalı borçlu ...'in itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (İİK m. 39; BK m. 135,II). İlam zamanaşımına uğradıktan sonra tebliğe çıkarılır ise, hüküm aleyhine olan taraf, bunun üzerine temyiz yoluna başvurmak suretiyle, hükmün, yalnız ilamın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle bozulmasını sağlayabilir (Bkz. KURU, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.:III, 6. Baskı, s. 3160).
11. 04.1940 gün ve 15/70 sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıkça bu husus vurgulanmıştır.
Somut uyuşmazlığa gelince, yerel mahkemece 02.07.2009 tarihinde karar verilmiş olmasına rağmen, karar davacı vekiline 26.11.2019, davalıya 29.11.2019 tarihinde tebliğ olunmuş, kararı davalı 11.12.2019 tarihinde temyiz etmiştir. Davalı temyiz dilekçesine zamanaşımı yönünde itirazda bulunmuştur. Hal böyle olunca 11.04.1940 gün ve 15/70 sayılı içtihadı birleştirme kararı uyarınca zamanaşımı yönünden bir değerlendirme yapılması için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 23.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/659674700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz