6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Cirantaya müracaatta protestonun aranmaması hak düşürücü sürenin gözden kaçırılmasıdır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1027 E. 2025/244 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalHak düşürücü süreusul emsali

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Bono

Gerekçe özeti

Bonoda hamilin lehtara ve diğer cirantalara müracaat edebilmesi için, ödeme gününü takip eden iki iş günü içinde senet keşidecisine ödememe protestosu keşide edilmesi zorunludur; protesto çekilmemiş olması hamilin cirantaya müracaat hakkını kaybettirir. Bu süre hak düşürücü nitelikte olduğundan mahkemece resen dikkate alınmalıdır; protesto keşide edilip edilmediği araştırılmadan verilen karar, uyuşmazlığın çözümünde etkili önemli bir husus incelenmediği için hatalıdır.

Ele alınan sorunlar

Kısmi ödeme nedeniyle davanın niteliğinin değişip değişmediği → tartışılmadı

Gerekçe: Davalı tarafından davacı ile dava dışı keşideci aleyhine başlatılan takipte borcun bir kısmı davacı tarafından, kalan kısmı ise dava dışı keşideci tarafından dava tarihi sonrasında icra takip dosyasına ödenmiştir. Bu durumda sadece davacının ödediği kısım yönünden dava kendiliğinden istirdat davasına dönüşmüş olup, kalan kısım yönünden menfi tespit davası niteliği devam etmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Cirantaya müracaat için ödememe protestosunun aranması ve hak düşürücü niteliği → kabul

İddia: Senetle ilgili yasal süresinde ödememe protestosu çekilmediğini, ciranta olan müvekkiline protesto çekilmeden icra takibi başlatılmasının mümkün olmadığını, mahkemece bu durumun göz önüne alınmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK'nın 778. maddesi yollaması ile bonolar hakkında da uygulanması gereken TTK'nın 714 ve 730. maddeleri uyarınca, belirli bir günde veya keşide gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şartını içeren bir bonoya dayanarak hamilin lehtara ve diğer cirantalara müracaat edebilmesi, ödeme gününü takip eden iki iş günü içinde senet keşidecisinin protesto edilmesine bağlıdır. Alacaklı hamil, anılan madde koşullarında protesto keşide etmeksizin cirantayı takip edemez. Somut olayda takibe konu bonoda davacının lehdar birinci ciranta, davalının ise ciranta hamil olduğu görülmektedir. Yetkili hamil olan alacaklı davalının borçlu ciranta hakkında takip yapabilmesi için, bononun keşidecisine ödememe protestosu göndermesi zorunludur. Protesto çekilmemesi müracaat hakkının kaybına yol açar. Bu süre hak düşürücü nitelikte olduğundan hakim tarafından resen dikkate alınması gerekir. İcra dosyasında protesto evrakı yer almamaktadır. Mahkemece keşidecinin protesto edilip edilmediğinin üzerinde durulmadan davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Bonoda cirantaya müracaat için ödememe protestosunun zorunlu olduğu ve bu sürenin hak düşürücü nitelikte olup mahkemece resen dikkate alınması gerektiği yönündeki tespit, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit/itiraz davalarında bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
Bonoda hamilin lehtara ve diğer cirantalara müracaat edebilmesi için, ödeme gününü takip eden iki iş günü içinde senet keşidecisinin ödememe protestosu ile protesto edilmesi gerekir; bu süre hak düşürücü niteliktedir ve hakim tarafından resen dikkate alınır. Protesto çekilmemesi müracaat hakkının kaybına yol açar.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası istirdat davası bono ciro ödememe protestosu hak düşürücü süre hamil ciranta keşideci lehtar

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 778TTK 714TTK 730 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6HMK 353(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1027

KARAR NO 2025/244

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 23/03/2022

NUMARASI 2021/466 Esas - 2022/208 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/02/2025

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı tarafça müvekkili aleyhine kambiyo senedine dayalı başlatılan takibe konu 15.03.2020 ödeme tarihli 35.000-TL bedelli keşidecisi ... Ltd. Şti. olan bonoya ilişkin olarak müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını,senedin ... Baskı Merkezi tarafından ticari ilişki sebebiyle düzenlenip müvekkiline teslim edildiğini, ... Baskı Merkezi'nin senede bağlı borcunu müvekkili şirkete ödediğini, müvekkilinin bonoyu iade edeceği zaman bulamadığını, taraflar arasında sürekli ticari ilişki olduğu için bonoyu teslim etmiş olabileceğini düşündüğünü, müvekkilinin bononun varlığından 11.06.2021 tarihinde davaya konu icra takibinde haberdar olduğunu, davalının bir şekilde eline geçirdiği senedi icra takibine koyarak haksız kazanç sağlamaya çalıştığını belirterek, müvekkilinin İstanbul ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibinde davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; icra dosyasının infaz edilmesi sebebiyle davanın menfi tespit davası olarak görülemeyeceğini, icra dosyasına davacı şirket tarafından 05.08.2021 tarihinde 3.030,40-TL tutarında bir ödeme yapıldığı, süresinde borca ve imzaya itiraz etmediğini, mahkemenin aksi kanaate olması halinde ise davanın istirdat davası olarak görülmesi gerektiğini, senedin 3.030,40-TL’lik kısmı davacı şirket tarafından ödenmiş olup dava konusu harca esas değerin 35.000-TL olmasının mümkün olmadığını, borcun kesin olarak varlığını ortaya koyan senede karşı davacı tarafın iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği,istirdat davası olarak görülmesi durumunda ispat yükünün davacıya ait olduğunu, senede karşı yazılı delilinin bulunmadığını, iddiaların tanıkla ispatının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonodan kaynaklanan alacaklarda ispat yükünün borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşeceği, davaya konu senet miktarı göz önüne alındığında bunun bedelsiz olduğunu ileri süren davacının bu iddiasını yazılı delil ile ispatlaması gerektiği,senede karşı olan her çeşit iddianın senetle ispat edilebileceği, davacının senede karşı senetle ispat koşulunu yerine getirmediği, davacı tarafça ticari defterlerin incelenmesi talep edilse de bononun ticari defterlerde kayıtlı olmamasının onu hükümden düşürmeyeceği gibi mücerretlik niteliğini de etkilemediği, davacının yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili;senet arkasında davalıdan önce müvekkilinin cirosu bulunduğunu, davalının da bir şekilde eline geçirdiği müvekkiline ait senedi icra takibine koyarak müvekkilinden haksız kazanç sağlama gayreti içerisine girdiğini, davalının müvekkili şirketten alacağı bulunmadığının ticari defterlerin incelenmesi sonucu ortaya çıkacağını, senetle ilgili yasal süresinde ödememe protestosu çekilmediğini, ciranta olan müvekkiline protesto çekilmeden icra takibi başlatılmasının mümkün olmadığını, mahkemece bu durumun da göz önüne alınmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava,icra takibine konu edilen bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Kambiyo takibine ve davaya konu 17.12.2019 keşide ve 15.03.2020 ödeme tarihli 35.000-TL bedelli bonoda keşideci dava dışı ... Baskı Merkezi ve lehtar davacı olup, bononun arkasında sırasıyla davacının ve davalının ciroları yer almaktadır. Davalı tarafından davacı ile dava dışı keşideci aleyhine başlatılan takipte borcun 3.030,40-TL'lik kısmı davacı tarafından, 50.110,16-TL'lik kısmı ise dava dışı keşideci tarafından işbu dava tarihi sonrasında icra takip dosyasına ödenmiştir. Bu durumda sadece davacının ödediği 3.030,40-TL yönünden dava kendiliğinden istirdat davasına dönüşmüş olup, kalan kısım yönünden ise menfi tespit davası niteliği devam etmektedir.

6102 sayılı TTK'nın 778. maddesi yollaması ile bonolar hakkında da uygulanması gereken TTK'nın 714 ve 730. maddeleri uyarınca, belirli bir günde veya keşide gününden veya görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şartını içeren bir bonoya dayanarak hamilin lehtara ve diğer cirantalara müracaat edebilmesi, ödeme gününü takip eden iki iş günü içinde senet keşidecisinin protesto edilmesine bağlıdır. Alacaklı hamil, anılan madde koşullarında protesto keşide etmeksizin cirantayı takip edemez. Somut olayda takibe konu bonoda davacının lehdar birinci ciranta olduğu, davalının ise ciranta hamil olduğu görülmektedir. Yetkili hamil olan alacaklı davalının borçlu ciranta hakkında takip yapabilmesi için, bononun keşidecisine ödememe protestosu göndermesi zorunludur.

Protesto çekilmemesi müracaat hakkının kaybına yol açar. Bu süre hak düşürücü nitelikte olduğu için hakim tarafından resen dikkate alınması gerekir (Yargıtay 19. HD'nin 2006/934 esas 2006/6851 karar sayılı, 2014/8538 esas 2014/11550 karar sayılı ilamları). İcra dosyasında protesto evrakı yer almamaktadır.Mahkemece keşidecinin protesto edilip edilmediğinin üzerinde durulmadan davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanıp değerlendirilmediğinden , davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, anılan husus incelenerek sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/03/2022 Tarih 2021/466 Esas 2022/208 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine", Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/02/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/74240 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.