İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7647 E. 2022/404 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imza incelemesi↗ tahkikat↗ limited şirket↗ icra inkar tazminatı↗ taşıyan↗ inkar tazminatı↗ ibraz↗ temsil↗ teslim↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda, aldırılan bilirkişi raporuna itibar edilerek, sadece davalının imzası bulunan 25.08.2013 keşide tarihli çekten dolayı, tarih itibari ile tek başına imzalamaya yetkisi olmayan davalının TTK 678 maddesi gereğince bizzat sorumlu olduğu gerekçesi ile, davanın kabulü ile davalının İstanbul 32. İcra Dairesi'nin 2014/1020 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, dava dışı Ekolteks Giyim Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nden ticari ilişki nedeniyle alınan çekin, tek başına şirketi temsil ve ilzama yetkili olmayan davalı tarafından keşide edildiği iddiası ile şirket aleyhine icra takibi yapılamadığından, alacağın davalıdan tahsili amacıyla başlatılan ira takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemenin ilk kararı, dava konusu çekin davalının dava dışı şirketin tek yetkilisi olduğu dönemde ve ileri tarihli olarak düzenlenip düzenlenmediğinin saptanabilmesi için, davalı tarafından dosyaya sunulan ve davacının antet, kaşesini taşıyan fakat isimsiz imza içeren 29.04.2013 tarihli belge altındaki imzanın davacı şirketi temsilen atılıp atılmadığı hususunda araştırma yapılıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği cihetinden bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak bir tahkikat yapılmış ise de, bozma gerekleri gereğince yerine getirilmemiştir. Davalının dosyaya ibraz ettiği ve dava konusu çekin davacı şirkete teslim edildiğine dair makbuzda, şirket kaşesi bulunmasına rağmen, üzerine atılan imzanın kime ait olduğuna dair herhangi bir bilginin bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda mahkemece öncelikle, teslim makbuzundaki imza sahibinin tespiti gerekmektedir. Bunun için de makbuzdaki imzanın hangi şirket çalışanına ait olduğunun açıklatılması, ardından imza sahibi kişinin davacı şirket yetkilisi, temsilcisi veyahut görevlendirilen bir çalışanı olup olmadığının gerekirse Sosyal Güvenlik Kurumu ile yazışma yapılmak suretiyle tespit edilmesi, daha sonra davacı şirketin kaşesini kullanıp teslim makbuzunu imza eden bu kişinin mahkemeye çağrılarak imzanın kendisine ait olup olmadığının sorulması, inkarı halinde ise bu kişi yönünden imza incelemesine esas olmak üzere imza örnekleri toplanarak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, salt o tarihteki şirketi temsile yetkili kişilerin imza incelemesinin yapılmasıyla eksik ve yetesiz inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4561 E. 2024/1957 K.
Ortak:imza incelemesi · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · ibraz · temsil · teslim · görevli mahkeme · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaBunun için de makbuzdaki imzanın hangi şirket çalışanına ait olduğunun açıklatılması, ardından imza sahibi kişinin davacı şirket yetkilisi, «temsilcisi» veyahut «görevlendirilen» bir çalışanı olup olmadığının gerekirse Sosyal Güvenlik Kurumu ile yazışma yapılmak suretiyle tespit edilmesi, daha sonra davacı şirketin kaşesini kullanıp «teslim» makbuzunu imza eden bu kişinin mahkemeye çağrılarak imzanın kendisine ait olup olmadığının sorulması, inkarı halinde ise bu kişi yönünden «imza incelemesine» esas olmak üzere imza örnekleri toplanarak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, salt o tarihteki …
İcra Dairesi'nin 2014/1020 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalının dosyaya «ibraz» ettiği ve dava konusu çekin davacı şirkete «teslim» edildiğine dair makbuzda, şirket kaşesi bulunmasına rağmen, üzerine atılan imzanın kime ait olduğuna dair herhangi bir bilginin bulunmadığı görülmektedir.
Benzer bu karardaD. (İkinci) Bozma Kararı Dairemizin 19.01.2022 tarih, 2020/7647 E. ve 2022/404 K. sayılı kararıyla bozma gereklerinin yerine getirilmediği, davalının dosyaya «ibraz» ettiği ve dava konusu çekin davacı şirkete «teslim» edildiğine dair makbuzda, şirket kaşesi bulunmasına rağmen, üzerine atılan imzanın kime ait olduğuna dair herhangi bir bilginin bulunmadığının görüldüğü, bu durumda mahkemece öncelikle, teslim makbuzundaki imza sahibinin tespitinin gerektiği, bunun için de makbuzdaki imzanın hangi şirket çalışanına ait olduğunun açıklatılması, ardından imza sahibi kişinin davacı şirket yetkilisi, «temsilcisi» veyahut «görevlendirilen» bir çalışanı olup olmadığının gerekirse Sosyal Güvenlik Kurumu ile yazışma yapılmak suretiyle tespit edilmesi, daha sonra davacı şirketin kaşesini kullanıp teslim makbuzunu imza eden bu kişinin mahkemeye çağrılarak imzanın kendisine ait olup olmadığının sorulması, inkarı halinde ise bu kişi yönünden «imza incelemesine» esas olmak üzere imza örnekleri toplanarak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, salt o tarihteki …
Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dosyaya «ibraz» ettiği ve dava konusu çekin davacı şirkete «teslim» edildiğine dair makbuzda, şirket kaşesi bulunmasına rağmen, üzerine atılan imzanın kime ait olduğuna dair herhangi bir bilginin bulunmadığı görüldüğü, Yargıtay bozma ilamı uyarınca, mahkemece öncelikle, teslim makbuzundaki imza sahibinin tespiti yönünde araştırma yapıldığı, dava dışı Ekolteks'e yazılan müzekkerelerin iade edilmesi, davalı vekilinin "Ekolteks giyim 3 üncü Kişi değildir, biz geçen celsenin 1 nolu «ara» kararı uyarınca müvekkilimiz ile görüştük, müvekkilimiz bize «çek» almak için şirketler bize çalışanlarını gönderir, aynı zamanda tahsilat koçanını da gönderirler, şirketin muhasebesinde çalışan ilgili kişi kim ise «tahsilat makbuzunu» alır ve çek aslını da teslim eder, dedi, ancak müvekkil o dönemdeki muhasebedeki çalışanların isimlerini hatırlayamaz, makbuzdaki imzanın kime ait olduğu hususunda somut bir isim bildiremez" şeklinde beyanda bulunması ve dosya kapsamındaki mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde ilgili şirket çalışanının tespitinin mümkün olmadığının anlaşıldığı gerekçesi iledavanın kabulüne, davalının İstanbul 32 inci İcra Dairesi'nin 2014/1020 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Yetkisini aşan «temsilci» için de hüküm böyledir.'' ilişkin hükmü de dikkate alındığında sadece davalının imzası bulunan 25.08.2013 keşide tarihli çekten dolayı, tarih itibari ile tek başına imzalamaya yetkisi olmayan davalının anılan madde hükmü gereğince bizzat sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının İstanbul 32 inci İcra Dairesi'nin 2014/1020 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20' si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ileri tarihli çek · teslim tarihi · imza inkarı · keşide tarihi · tahsilat makbuzu · pasif husumet ehliyeti · kötüniyet tazminatı · husumet ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece 17.03.2016 tarih, 2014/1297 E. ve 2016/250 K. sayılı kararı ile çekin «keşide tarihi» olan 25.08.2013 tarihi itibariyle davalının bu çeki tek başına keşide etmeye yetkili olduğu, davalının «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine; davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
… ri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece bozma kararına uyulduğu ancak bozma kararına uygun şekilde araştırma yapılmadığını, davacı tarafından verilen «tahsilat makbuzu» aslındaki imza sahibinin tespit edilmesi gerekirken bu tespitin yapılmadığını ve hukuka aykırı karar verildiğini, ticari hayatın olağan akışı içerisinde şirket yetkililerinin şirkette yapılması gereken işleri bizzat kendileri yerine getiremediklerinden bazı konularda bu işleri çalışanlarına, muhasebecilerine devrettiklerini, mahkemece davalı olarak kendi beyanlarına dayanıldığını, oysa ki mahkemece makbuz tarihi itibariyle muhasebe bölümünde çalışan kişilerin ya da davacı şirket adına piyasada nakit veya «çek» tahsilatı yapan kişilerin kim olduğunun hiç sorulmadığını, makbuzun sahte olduğunu iddia ve ispat edemeyen davacının bu hususta beyanda bulunmasının zorunlu olduğunu, taraflarınca şirketin «iflas» ettiğinin bildirilmesine rağmen iflas etmiş şirkete müzekkere yazıldığını, söz konusu müzekkere iade edildiğinde ise bu defa müzekkerenin müvekkil ile ilgisi olmayan başka bir şirkete gönderildiğini, SGK'ya yazılan müzekkerede dava dışı Ekolteks'e ilişkin bilgiler istenmesi gerekirken sehven davalı ... yazıldığı, mahkemece bu yanlışlık farkedilmesine rağmen yeniden SGK'ya müzekkere yazılmadığını, tahsilat makbuzu aslındaki imzanın davacı şirketi «temsilen» atıldığı hususunun davacıda bulunan tahsilat makbuzu koçanı ile net bir şekilde ortaya konulabilecekken davacı yanın kötü niyetli bir şekilde bu koçanı dosyaya «ibraz» etmekten kaçındığı ve mahkeme tarafından davacının bu «kötüniyetinin» göz ardı edildiği, söz konusu makbuzun davacı şirkete «teslim» edildiğinin dosyadaki belgelerle ispat edildiğini, çek aslının kendisine 29.04.2013 tarihinde teslim edilmediğini çek tahsilat makbuzundaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını iddia eden davacıya koçan aslının sunulması için verilen sürede sunulmadığından davanın reddi gerekirken kabulüne karar verildiğini, «imzayı inkar» eden davacının çekin kendilerine ne zaman kim tarafından veya kime teslim edildiğini ispat etmek zorunda olduğunu, davacının teslim belgesindeki imzasının sahte ol …
B. (Birinci) Bozma Kararı Dairenin 27.04.2017 tarih, 2016/17269 E. ve 2017/3416 K. sayılı kararıyla dava konusu çekin ileri tarihli düzenlendiği, 29.04.2013 tarihli «teslim» belgesi ile davacıya teslim edildiği, «teslim tarihi» itibariyle davalının, dava dışı keşide Ekolteks'i tek başına «temsile» yetkili bulunduğunun davalı tarafça savunulduğu, davacının antetli ve kaşe ve imzalı teslim belgesinin davalı tarafından dosyaya sunulduğu, davacı tarafından sözü edilen teslim belgesi altındaki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının ileri sürüldüğü, bu durumda mahkemece dava konusu çekin davalının tek yetkili olduğu dönemde ileri tarihli olarak düzenlenip düzenlenmediğinin saptanabilmesi açısından 29.04.2013 tarihli belge altındaki imzanın davacı şirketi temsilen atılıp atılmadığı konusunda araştırma ve inceleme yapılarak deliller hep birlikte değerlendirilip, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması ve davalının 25.08.2013 tarihi itibariyle «keşideci» şirketi tek başına temsile yetkili olduğu yolunda dosya içeriği ile örtüşmeyen bir gerekçeye yer verilmesinin bozmayı gerektirdiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 20.12.2019 tarih, 2017/812 E. ve 2019/755 K. sayılı kararı ile söz konusu «teslim» belgesi altındaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığıhususunda alınan bilirkişi raporunda, imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiği, bu bağlamda; davalının çekin «ileri tarihli çek» olduğu ve tek imzayla «temsile» yetkili olunduğu dönemde verildiğine dair savunmaya itibar edilmediği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 678 maddesine göre; ''Temsile yetkili olmadığı hâlde bir ki …
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/54 E. 2018/7931 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12699 E. 2017/6798 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acentelik sözleşmesi · acentelik · ek prim · ispat yükü · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, davalının kaşesinin ve imzasının bulunduğu poliçelerin «primlerinin» davacıya veya sigorta şirketine ödendiğine dair «ispat yükünün» davalı üzerinde olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Dava, sınırlı yetkili «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, davaya konu poliçelerin davalı tarafından düzenlendiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dosya kapsamından, taraflar arasında 26.12.2008 tarihli sınırlı yetkili «acentelik sözleşmesi» düzenlendiği, davacının bu tarihten sonraki primleri talep ettiği, davalının ise bu tarihten sonra bazı poliçeler tanzim ettiği ve bu poliçelerde kaşesinin ve imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10204 E. 2013/14266 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, alacaklı vekilinin talebi üzerine söz konusu haczin kaldırıldığı gerekçesiyle, davacının talebi hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen karar, davacının temyiz istemi üzerine Dairemizce re'sen görev cihetinden bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/7647 E. , 2022/404 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.11.2019 tarih ve 2017/812 E. - 2019/755 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Ekolteks Giyim San. ve Dış. Tic. Ltd. Şti. ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkisi nedeniyle verilen çekin bankaya ibrazında davalının tek başına Ekoteks... Ltd. Şti. adına çek keşide etme yetkisi olmadığı şerhinin çek arkasına yazıldığını, bunun üzerine çeki tek başına şirketi temsile yetkisi olmadan düzenleyen davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu 25.08.2013 keşide tarihli çekin müvekkilinin dava dışı Ekolteks... Ltd. Şti.'ni tek başına temsile yetkili olduğu 29.04.2013 tarihinde keşide ve imza edilerek, 29.04.2013 tarih ve 57 nolu tahsilat makbuzu karşılığında davacı şirkete teslim edildiğini, davacının takibinde kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda, aldırılan bilirkişi raporuna itibar edilerek, sadece davalının imzası bulunan 25.08.2013 keşide tarihli çekten dolayı, tarih itibari ile tek başına imzalamaya yetkisi olmayan davalının TTK 678 maddesi gereğince bizzat sorumlu olduğu gerekçesi ile, davanın kabulü ile davalının İstanbul 32. İcra Dairesi'nin 2014/1020 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, dava dışı Ekolteks Giyim Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nden ticari ilişki nedeniyle alınan çekin, tek başına şirketi temsil ve ilzama yetkili olmayan davalı tarafından keşide edildiği iddiası ile şirket aleyhine icra takibi yapılamadığından, alacağın davalıdan tahsili amacıyla başlatılan ira takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemenin ilk kararı, dava konusu çekin davalının dava dışı şirketin tek yetkilisi olduğu dönemde ve ileri tarihli olarak düzenlenip düzenlenmediğinin saptanabilmesi için, davalı tarafından dosyaya sunulan ve davacının antet, kaşesini taşıyan fakat isimsiz imza içeren 29.04.2013 tarihli belge altındaki imzanın davacı şirketi temsilen atılıp atılmadığı hususunda araştırma yapılıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği cihetinden bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak bir tahkikat yapılmış ise de, bozma gerekleri gereğince yerine getirilmemiştir. Davalının dosyaya ibraz ettiği ve dava konusu çekin davacı şirkete teslim edildiğine dair makbuzda, şirket kaşesi bulunmasına rağmen, üzerine atılan imzanın kime ait olduğuna dair herhangi bir bilginin bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda mahkemece öncelikle, teslim makbuzundaki imza sahibinin tespiti gerekmektedir. Bunun için de makbuzdaki imzanın hangi şirket çalışanına ait olduğunun açıklatılması, ardından imza sahibi kişinin davacı şirket yetkilisi, temsilcisi veyahut görevlendirilen bir çalışanı olup olmadığının gerekirse Sosyal Güvenlik Kurumu ile yazışma yapılmak suretiyle tespit edilmesi, daha sonra davacı şirketin kaşesini kullanıp teslim makbuzunu imza eden bu kişinin mahkemeye çağrılarak imzanın kendisine ait olup olmadığının sorulması, inkarı halinde ise bu kişi yönünden imza incelemesine esas olmak üzere imza örnekleri toplanarak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, salt o tarihteki şirketi temsile yetkili kişilerin imza incelemesinin yapılmasıyla eksik ve yetesiz inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/740422400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz