İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4561 E. 2024/1957 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ileri tarihli çek↗ teslim tarihi↗ imza inkarı↗ keşide tarihi↗ temsil yetkisi↗ tahsilat makbuzu↗ imza incelemesi↗ pasif husumet ehliyeti↗ kötüniyet tazminatı↗ husumet ehliyeti↗ pasif husumet yokluğu↗ ara karar↗ cy/cy şerhi↗ pasif husumet↗ keşideci↗ husumet yokluğu↗ taraf ehliyeti↗ iflas↗ çek↗ kötüniyet↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ temsil↗ teslim↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 17.03.2016 tarih, 2014/1297 E. ve 2016/250 K. sayılı kararı ile çekin keşide tarihi olan 25.08.2013 tarihi itibariyle davalının bu çeki tek başına keşide etmeye yetkili olduğu, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davalının kötüniyet tazminatı isteminin koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine; davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. (Birinci) Bozma Kararı
Dairenin 27.04.2017 tarih, 2016/17269 E. ve 2017/3416 K. sayılı kararıyla dava konusu çekin ileri tarihli düzenlendiği, 29.04.2013 tarihli teslim belgesi ile davacıya teslim edildiği, teslim tarihi itibariyle davalının, dava dışı keşide Ekolteks'i tek başına temsile yetkili bulunduğunun davalı tarafça savunulduğu, davacının antetli ve kaşe ve imzalı teslim belgesinin davalı tarafından dosyaya sunulduğu, davacı tarafından sözü edilen teslim belgesi altındaki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının ileri sürüldüğü, bu durumda mahkemece dava konusu çekin davalının tek yetkili olduğu dönemde ileri tarihli olarak düzenlenip düzenlenmediğinin saptanabilmesi açısından 29.04.2013 tarihli belge altındaki imzanın davacı şirketi temsilen atılıp atılmadığı konusunda araştırma ve inceleme yapılarak deliller hep birlikte değerlendirilip, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması ve davalının 25.08.2013 tarihi itibariyle keşideci şirketi tek başına temsile yetkili olduğu yolunda dosya içeriği ile örtüşmeyen bir gerekçeye yer verilmesinin bozmayı gerektirdiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 20.12.2019 tarih, 2017/812 E. ve 2019/755 K. sayılı kararı ile söz konusu teslim belgesi altındaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığıhususunda alınan bilirkişi raporunda, imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiği, bu bağlamda; davalının çekin ileri tarihli çek olduğu ve tek imzayla temsile yetkili olunduğu dönemde verildiğine dair savunmaya itibar edilmediği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 678 maddesine göre; ''Temsile yetkili olmadığı hâlde bir kişinin temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kişi, o poliçeden dolayı bizzat sorumludur; bu poliçeyi ödediği takdirde, temsil olunduğu kabul edilen kişinin haiz olabileceği haklara sahip olur. Yetkisini aşan temsilci için de hüküm böyledir.'' ilişkin hükmü de dikkate alındığında sadece davalının imzası bulunan 25.08.2013 keşide tarihli çekten dolayı, tarih itibari ile tek başına imzalamaya yetkisi olmayan davalının anılan madde hükmü gereğince bizzat sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının İstanbul 32 inci İcra Dairesi'nin 2014/1020 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20' si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
D. (İkinci) Bozma Kararı
Dairemizin 19.01.2022 tarih, 2020/7647 E. ve 2022/404 K. sayılı kararıyla bozma gereklerinin yerine getirilmediği, davalının dosyaya ibraz ettiği ve dava konusu çekin davacı şirkete teslim edildiğine dair makbuzda, şirket kaşesi bulunmasına rağmen, üzerine atılan imzanın kime ait olduğuna dair herhangi bir bilginin bulunmadığının görüldüğü, bu durumda mahkemece öncelikle, teslim makbuzundaki imza sahibinin tespitinin gerektiği, bunun için de makbuzdaki imzanın hangi şirket çalışanına ait olduğunun açıklatılması, ardından imza sahibi kişinin davacı şirket yetkilisi, temsilcisi veyahut görevlendirilen bir çalışanı olup olmadığının gerekirse Sosyal Güvenlik Kurumu ile yazışma yapılmak suretiyle tespit edilmesi, daha sonra davacı şirketin kaşesini kullanıp teslim makbuzunu imza eden bu kişinin mahkemeye çağrılarak imzanın kendisine ait olup olmadığının sorulması, inkarı halinde ise bu kişi yönünden imza incelemesine esas olmak üzere imza örnekleri toplanarak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, salt o tarihteki şirketi temsile yetkili kişilerin imza incelemesinin yapılmasıyla eksik ve yetersiz inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirdiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
E. Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dosyaya ibraz ettiği ve dava konusu çekin davacı şirkete teslim edildiğine dair makbuzda, şirket kaşesi bulunmasına rağmen, üzerine atılan imzanın kime ait olduğuna dair herhangi bir bilginin bulunmadığı görüldüğü, Yargıtay bozma ilamı uyarınca, mahkemece öncelikle, teslim makbuzundaki imza sahibinin tespiti yönünde araştırma yapıldığı, dava dışı Ekolteks'e yazılan müzekkerelerin iade edilmesi, davalı vekilinin "Ekolteks giyim 3 üncü Kişi değildir, biz geçen celsenin 1 nolu ara kararı uyarınca müvekkilimiz ile görüştük, müvekkilimiz bize çek almak için şirketler bize çalışanlarını gönderir, aynı zamanda tahsilat koçanını da gönderirler, şirketin muhasebesinde çalışan ilgili kişi kim ise tahsilat makbuzunu alır ve çek aslını da teslim eder, dedi, ancak müvekkil o dönemdeki muhasebedeki çalışanların isimlerini hatırlayamaz, makbuzdaki imzanın kime ait olduğu hususunda somut bir isim bildiremez" şeklinde beyanda bulunması ve dosya kapsamındaki mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde ilgili şirket çalışanının tespitinin mümkün olmadığının anlaşıldığı gerekçesi iledavanın kabulüne, davalının İstanbul 32 inci İcra Dairesi'nin 2014/1020 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece bozma kararına uyulduğu ancak bozma kararına uygun şekilde araştırma yapılmadığını, davacı tarafından verilen tahsilat makbuzu aslındaki imza sahibinin tespit edilmesi gerekirken bu tespitin yapılmadığını ve hukuka aykırı karar verildiğini, ticari hayatın olağan akışı içerisinde şirket yetkililerinin şirkette yapılması gereken işleri bizzat kendileri yerine getiremediklerinden bazı konularda bu işleri çalışanlarına, muhasebecilerine devrettiklerini, mahkemece davalı olarak kendi beyanlarına dayanıldığını, oysa ki mahkemece makbuz tarihi itibariyle muhasebe bölümünde çalışan kişilerin ya da davacı şirket adına piyasada nakit veya çek tahsilatı yapan kişilerin kim olduğunun hiç sorulmadığını, makbuzun sahte olduğunu iddia ve ispat edemeyen davacının bu hususta beyanda bulunmasının zorunlu olduğunu, taraflarınca şirketin iflas ettiğinin bildirilmesine rağmen iflas etmiş şirkete müzekkere yazıldığını, söz konusu müzekkere iade edildiğinde ise bu defa müzekkerenin müvekkil ile ilgisi olmayan başka bir şirkete gönderildiğini, SGK'ya yazılan müzekkerede dava dışı Ekolteks'e ilişkin bilgiler istenmesi gerekirken sehven davalı ... yazıldığı, mahkemece bu yanlışlık farkedilmesine rağmen yeniden SGK'ya müzekkere yazılmadığını, tahsilat makbuzu aslındaki imzanın davacı şirketi temsilen atıldığı hususunun davacıda bulunan tahsilat makbuzu koçanı ile net bir şekilde ortaya konulabilecekken davacı yanın kötü niyetli bir şekilde bu koçanı dosyaya ibraz etmekten kaçındığı ve mahkeme tarafından davacının bu kötüniyetinin göz ardı edildiği, söz konusu makbuzun davacı şirkete teslim edildiğinin dosyadaki belgelerle ispat edildiğini, çek aslının kendisine 29.04.2013 tarihinde teslim edilmediğini çek tahsilat makbuzundaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını iddia eden davacıya koçan aslının sunulması için verilen sürede sunulmadığından davanın reddi gerekirken kabulüne karar verildiğini, imzayı inkar eden davacının çekin kendilerine ne zaman kim tarafından veya kime teslim edildiğini ispat etmek zorunda olduğunu, davacının teslim belgesindeki imzasının sahte olduğunu söyleyerek sorunluluktan kurtulmaya çalıştığını, öyleyse davacının söz konusu çeki nasıl ne zaman ve nerede aldığını ispat etmesi gerektiğini, davacının ispat yükünü getirmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava dışı Ekolteks'den ticari ilişki nedeniyle alınan çekin, tek başına şirketi temsil ve ilzama yetkili olmayan davalı tarafından keşide edildiği iddiası ile şirket aleyhine icra takibi yapılamadığından, alacağın davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7647 E. 2022/404 K.
Ortak:imza incelemesi · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · ibraz · temsil · teslim · görevli mahkeme · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaD. (İkinci) Bozma Kararı Dairemizin 19.01.2022 tarih, 2020/7647 E. ve 2022/404 K. sayılı kararıyla bozma gereklerinin yerine getirilmediği, davalının dosyaya «ibraz» ettiği ve dava konusu çekin davacı şirkete «teslim» edildiğine dair makbuzda, şirket kaşesi bulunmasına rağmen, üzerine atılan imzanın kime ait olduğuna dair herhangi bir bilginin bulunmadığının görüldüğü, bu durumda mahkemece öncelikle, teslim makbuzundaki imza sahibinin tespitinin gerektiği, bunun için de makbuzdaki imzanın hangi şirket çalışanına ait olduğunun açıklatılması, ardından imza sahibi kişinin davacı şirket yetkilisi, «temsilcisi» veyahut «görevlendirilen» bir çalışanı olup olmadığının gerekirse Sosyal Güvenlik Kurumu ile yazışma yapılmak suretiyle tespit edilmesi, daha sonra davacı şirketin kaşesini kullanıp teslim makbuzunu imza eden bu kişinin mahkemeye çağrılarak imzanın kendisine ait olup olmadığının sorulması, inkarı halinde ise bu kişi yönünden «imza incelemesine» esas olmak üzere imza örnekleri toplanarak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, salt o tarihteki …
Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dosyaya «ibraz» ettiği ve dava konusu çekin davacı şirkete «teslim» edildiğine dair makbuzda, şirket kaşesi bulunmasına rağmen, üzerine atılan imzanın kime ait olduğuna dair herhangi bir bilginin bulunmadığı görüldüğü, Yargıtay bozma ilamı uyarınca, mahkemece öncelikle, teslim makbuzundaki imza sahibinin tespiti yönünde araştırma yapıldığı, dava dışı Ekolteks'e yazılan müzekkerelerin iade edilmesi, davalı vekilinin "Ekolteks giyim 3 üncü Kişi değildir, biz geçen celsenin 1 nolu «ara» kararı uyarınca müvekkilimiz ile görüştük, müvekkilimiz bize «çek» almak için şirketler bize çalışanlarını gönderir, aynı zamanda tahsilat koçanını da gönderirler, şirketin muhasebesinde çalışan ilgili kişi kim ise «tahsilat makbuzunu» alır ve çek aslını da teslim eder, dedi, ancak müvekkil o dönemdeki muhasebedeki çalışanların isimlerini hatırlayamaz, makbuzdaki imzanın kime ait olduğu hususunda somut bir isim bildiremez" şeklinde beyanda bulunması ve dosya kapsamındaki mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde ilgili şirket çalışanının tespitinin mümkün olmadığının anlaşıldığı gerekçesi iledavanın kabulüne, davalının İstanbul 32 inci İcra Dairesi'nin 2014/1020 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Yetkisini aşan «temsilci» için de hüküm böyledir.'' ilişkin hükmü de dikkate alındığında sadece davalının imzası bulunan 25.08.2013 keşide tarihli çekten dolayı, tarih itibari ile tek başına imzalamaya yetkisi olmayan davalının anılan madde hükmü gereğince bizzat sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının İstanbul 32 inci İcra Dairesi'nin 2014/1020 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20' si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Benzer bu karardaBunun için de makbuzdaki imzanın hangi şirket çalışanına ait olduğunun açıklatılması, ardından imza sahibi kişinin davacı şirket yetkilisi, «temsilcisi» veyahut «görevlendirilen» bir çalışanı olup olmadığının gerekirse Sosyal Güvenlik Kurumu ile yazışma yapılmak suretiyle tespit edilmesi, daha sonra davacı şirketin kaşesini kullanıp «teslim» makbuzunu imza eden bu kişinin mahkemeye çağrılarak imzanın kendisine ait olup olmadığının sorulması, inkarı halinde ise bu kişi yönünden «imza incelemesine» esas olmak üzere imza örnekleri toplanarak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, salt o tarihteki …
İcra Dairesi'nin 2014/1020 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalının dosyaya «ibraz» ettiği ve dava konusu çekin davacı şirkete «teslim» edildiğine dair makbuzda, şirket kaşesi bulunmasına rağmen, üzerine atılan imzanın kime ait olduğuna dair herhangi bir bilginin bulunmadığı görülmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tahkikat · taşıyan
Benzer bu kararda… ek yetkilisi olduğu dönemde ve ileri tarihli olarak düzenlenip düzenlenmediğinin saptanabilmesi için, davalı tarafından dosyaya sunulan ve davacının antet, kaşesini «taşıyan» fakat isimsiz imza içeren 29.04.2013 tarihli belge altındaki imzanın davacı şirketi «temsilen» atılıp atılmadığı hususunda araştırma yapılıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği cihetinden bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak bir «tahkikat» yapılmış ise de, bozma gerekleri gereğince yerine getirilmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6949 E. 2022/4038 K.
Ortak:keşideci · çek · eksik inceleme · ibraz · teslim
İncelediğiniz karardaB. (Birinci) Bozma Kararı Dairenin 27.04.2017 tarih, 2016/17269 E. ve 2017/3416 K. sayılı kararıyla dava konusu çekin ileri tarihli düzenlendiği, 29.04.2013 tarihli «teslim» belgesi ile davacıya teslim edildiği, «teslim tarihi» itibariyle davalının, dava dışı keşide Ekolteks'i tek başına «temsile» yetkili bulunduğunun davalı tarafça savunulduğu, davacının antetli ve kaşe ve imzalı teslim belgesinin davalı tarafından dosyaya sunulduğu, davacı tarafından sözü edilen teslim belgesi altındaki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının ileri sürüldüğü, bu durumda mahkemece dava konusu çekin davalının tek yetkili olduğu dönemde ileri tarihli olarak düzenlenip düzenlenmediğinin saptanabilmesi açısından 29.04.2013 tarihli belge altındaki imzanın davacı şirketi temsilen atılıp atılmadığı konusunda araştırma ve inceleme yapılarak deliller hep birlikte değerlendirilip, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması ve davalının 25.08.2013 tarihi itibariyle «keşideci» şirketi tek başına temsile yetkili olduğu yolunda dosya içeriği ile örtüşmeyen bir gerekçeye yer verilmesinin bozmayı gerektirdiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına …
Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dosyaya «ibraz» ettiği ve dava konusu çekin davacı şirkete «teslim» edildiğine dair makbuzda, şirket kaşesi bulunmasına rağmen, üzerine atılan imzanın kime ait olduğuna dair herhangi bir bilginin bulunmadığı görüldüğü, Yargıtay bozma ilamı uyarınca, mahkemece öncelikle, teslim makbuzundaki imza sahibinin tespiti yönünde araştırma yapıldığı, dava dışı Ekolteks'e yazılan müzekkerelerin iade edilmesi, davalı vekilinin "Ekolteks giyim 3 üncü Kişi değildir, biz geçen celsenin 1 nolu «ara» kararı uyarınca müvekkilimiz ile görüştük, müvekkilimiz bize «çek» almak için şirketler bize çalışanlarını gönderir, aynı zamanda tahsilat koçanını da gönderirler, şirketin muhasebesinde çalışan ilgili kişi kim ise «tahsilat makbuzunu» alır ve çek aslını da teslim eder, dedi, ancak müvekkil o dönemdeki muhasebedeki çalışanların isimlerini hatırlayamaz, makbuzdaki imzanın kime ait olduğu hususunda somut bir isim bildiremez" şeklinde beyanda bulunması ve dosya kapsamındaki mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde ilgili şirket çalışanının tespitinin mümkün olmadığının anlaşıldığı gerekçesi iledavanın kabulüne, davalının İstanbul 32 inci İcra Dairesi'nin 2014/1020 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… ri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece bozma kararına uyulduğu ancak bozma kararına uygun şekilde araştırma yapılmadığını, davacı tarafından verilen «tahsilat makbuzu» aslındaki imza sahibinin tespit edilmesi gerekirken bu tespitin yapılmadığını ve hukuka aykırı karar verildiğini, ticari hayatın olağan akışı içerisinde şirket yetkililerinin şirkette yapılması gereken işleri bizzat kendileri yerine getiremediklerinden bazı konularda bu işleri çalışanlarına, muhasebecilerine devrettiklerini, mahkemece davalı olarak kendi beyanlarına dayanıldığını, oysa ki mahkemece makbuz tarihi itibariyle muhasebe bölümünde çalışan kişilerin ya da davacı şirket adına piyasada nakit veya «çek» tahsilatı yapan kişilerin kim olduğunun hiç sorulmadığını, makbuzun sahte olduğunu iddia ve ispat edemeyen davacının bu hususta beyanda bulunmasının zorunlu olduğunu, taraflarınca şirketin «iflas» ettiğinin bildirilmesine rağmen iflas etmiş şirkete müzekkere yazıldığını, söz konusu müzekkere iade edildiğinde ise bu defa müzekkerenin müvekkil ile ilgisi olmayan başka bir şirkete gönderildiğini, SGK'ya yazılan müzekkerede dava dışı Ekolteks'e ilişkin bilgiler istenmesi gerekirken sehven davalı ... yazıldığı, mahkemece bu yanlışlık farkedilmesine rağmen yeniden SGK'ya müzekkere yazılmadığını, tahsilat makbuzu aslındaki imzanın davacı şirketi «temsilen» atıldığı hususunun davacıda bulunan tahsilat makbuzu koçanı ile net bir şekilde ortaya konulabilecekken davacı yanın kötü niyetli bir şekilde bu koçanı dosyaya «ibraz» etmekten kaçındığı ve mahkeme tarafından davacının bu «kötüniyetinin» göz ardı edildiği, söz konusu makbuzun davacı şirkete «teslim» edildiğinin dosyadaki belgelerle ispat edildiğini, çek aslının kendisine 29.04.2013 tarihinde teslim edilmediğini çek tahsilat makbuzundaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını iddia eden davacıya koçan aslının sunulması için verilen sürede sunulmadığından davanın reddi gerekirken kabulüne karar verildiğini, «imzayı inkar» eden davacının çekin kendilerine ne zaman kim tarafından veya kime teslim edildiğini ispat etmek zorunda olduğunu, davacının teslim belgesindeki imzasının sahte ol …
Benzer bu karardaAncak Yapı Kredi Bankası ...Şubesi'nin «çek» koçanı «teslim» talimatının aslını mahkemeye gönderdiği, yine TEB Bankası'nın Türkiye İş Bankası'na ait bir adet çekin aslı ile «ibraz» eden bilgilerini gönderdiği, evrak asıllarının mahkemece kasaya alındığı dosya kapsamından anlaşılmakla birlikte söz konusu belge asılları bilirkişiler tarafından incelenmemiş olup, bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmeksizin «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalı tarafından ödendiği belirtilen dava konusu olmayan «çek» asıllarının temini için ilgili bankalara müzekkere yazılmışsa da evrak saklama süresi olan 10 yıl geçtiği için belge bulunamadığı, aynı şekilde dava konusu olmayan çek asılları ve ilgili çek koçanının banka tarafından çek sahibine «teslimine» ilişkin belge asıllarının temini için müzekkere yazılmış ise de aynı gerekçe ile de söz konusu belge asıllarının bankalar nezdinde bulunmadığı cevabı verildiği, bu …
Dava, İİK 72. maddesine dayalı açılmış, «keşideci» imzasının sahte olduğu iddiasına dayalı «menfi tespit» istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamına uyularak devam olunan yargılamada, bozmanın gereğini yerine getirmek amacıyla çok sayıda bankaya müzekkere yazılmış ise de 10 yıllık saklama süresinin dolması nedeniyle talep edilen belgelerin bir kısmı arşivlerde bulunamamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:menfi tespit
Benzer bu karardaDava, İİK 72. maddesine dayalı açılmış, «keşideci» imzasının sahte olduğu iddiasına dayalı «menfi tespit» istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamına uyularak devam olunan yargılamada, bozmanın gereğini yerine getirmek amacıyla çok sayıda bankaya müzekkere yazılmış ise de 10 yıllık saklama süresinin dolması nedeniyle talep edilen belgelerin bir kısmı arşivlerde bulunamamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4561 E. , 2024/1957 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/294 Esas, 2023/345 Karar
HÜKÜM
Davanın Kabulü
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Ekolteks Giyim San. ve Dış. Tic. Ltd. Şti. (Ekolteks) ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkisi nedeniyle davalı şahıs tarafından tek başına keşide edilen 25.08.2013 keşide tarihli 40.268,00 TL bedelli çekin bankaya ibrazında davalının tek başına Ekoteks adına çek keşide etme yetkisi olmadığını belirten şerhi çekin arkasına yazması üzerine çeki tek başına şirketi temsile yetkisi olmayan davalı tarafından keşide edilmesi nedeniyle davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu çekin müvekkilinin dava dışı Ekolteks'i tek başına temsile yetkili olduğu 29.04.2013 tarihinde keşide ve imza edilerek, 29.04.2013 tarih ve 57 nolu tahsilat makbuzu karşılığında davacı şirkete teslim edildiğini, davacının takibinde kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar
Mahkemece 17.03.2016 tarih, 2014/1297 E. ve 2016/250 K. sayılı kararı ile çekin keşide tarihi olan 25.08.2013 tarihi itibariyle davalının bu çeki tek başına keşide etmeye yetkili olduğu, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davalının kötüniyet tazminatı isteminin koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine; davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. (Birinci) Bozma Kararı
Dairenin 27.04.2017 tarih, 2016/17269 E. ve 2017/3416 K. sayılı kararıyla dava konusu çekin ileri tarihli düzenlendiği, 29.04.2013 tarihli teslim belgesi ile davacıya teslim edildiği, teslim tarihi itibariyle davalının, dava dışı keşide Ekolteks'i tek başına temsile yetkili bulunduğunun davalı tarafça savunulduğu, davacının antetli ve kaşe ve imzalı teslim belgesinin davalı tarafından dosyaya sunulduğu, davacı tarafından sözü edilen teslim belgesi altındaki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının ileri sürüldüğü, bu durumda mahkemece dava konusu çekin davalının tek yetkili olduğu dönemde ileri tarihli olarak düzenlenip düzenlenmediğinin saptanabilmesi açısından 29.04.2013 tarihli belge altındaki imzanın davacı şirketi temsilen atılıp atılmadığı konusunda araştırma ve inceleme yapılarak deliller hep birlikte değerlendirilip, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması ve davalının 25.08.2013 tarihi itibariyle keşideci şirketi tek başına temsile yetkili olduğu yolunda dosya içeriği ile örtüşmeyen bir gerekçeye yer verilmesinin bozmayı gerektirdiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 20.12.2019 tarih, 2017/812 E. ve 2019/755 K. sayılı kararı ile söz konusu teslim belgesi altındaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığıhususunda alınan bilirkişi raporunda, imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiği, bu bağlamda; davalının çekin ileri tarihli çek olduğu ve tek imzayla temsile yetkili olunduğu dönemde verildiğine dair savunmaya itibar edilmediği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 678 maddesine göre; ''Temsile yetkili olmadığı hâlde bir kişinin temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kişi, o poliçeden dolayı bizzat sorumludur; bu poliçeyi ödediği takdirde, temsil olunduğu kabul edilen kişinin haiz olabileceği haklara sahip olur.
Yetkisini aşan temsilci için de hüküm böyledir.'' ilişkin hükmü de dikkate alındığında sadece davalının imzası bulunan 25.08.2013 keşide tarihli çekten dolayı, tarih itibari ile tek başına imzalamaya yetkisi olmayan davalının anılan madde hükmü gereğince bizzat sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının İstanbul 32 inci İcra Dairesi'nin 2014/1020 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20' si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
D. (İkinci) Bozma Kararı
Dairemizin 19.01.2022 tarih, 2020/7647 E. ve 2022/404 K. sayılı kararıyla bozma gereklerinin yerine getirilmediği, davalının dosyaya ibraz ettiği ve dava konusu çekin davacı şirkete teslim edildiğine dair makbuzda, şirket kaşesi bulunmasına rağmen, üzerine atılan imzanın kime ait olduğuna dair herhangi bir bilginin bulunmadığının görüldüğü, bu durumda mahkemece öncelikle, teslim makbuzundaki imza sahibinin tespitinin gerektiği, bunun için de makbuzdaki imzanın hangi şirket çalışanına ait olduğunun açıklatılması, ardından imza sahibi kişinin davacı şirket yetkilisi, temsilcisi veyahut görevlendirilen bir çalışanı olup olmadığının gerekirse Sosyal Güvenlik Kurumu ile yazışma yapılmak suretiyle tespit edilmesi, daha sonra davacı şirketin kaşesini kullanıp teslim makbuzunu imza eden bu kişinin mahkemeye çağrılarak imzanın kendisine ait olup olmadığının sorulması, inkarı halinde ise bu kişi yönünden imza incelemesine esas olmak üzere imza örnekleri toplanarak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, salt o tarihteki şirketi temsile yetkili kişilerin imza incelemesinin yapılmasıyla eksik ve yetersiz inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirdiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
E. Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dosyaya ibraz ettiği ve dava konusu çekin davacı şirkete teslim edildiğine dair makbuzda, şirket kaşesi bulunmasına rağmen, üzerine atılan imzanın kime ait olduğuna dair herhangi bir bilginin bulunmadığı görüldüğü, Yargıtay bozma ilamı uyarınca, mahkemece öncelikle, teslim makbuzundaki imza sahibinin tespiti yönünde araştırma yapıldığı, dava dışı Ekolteks'e yazılan müzekkerelerin iade edilmesi, davalı vekilinin "Ekolteks giyim 3 üncü Kişi değildir, biz geçen celsenin 1 nolu ara kararı uyarınca müvekkilimiz ile görüştük, müvekkilimiz bize çek almak için şirketler bize çalışanlarını gönderir, aynı zamanda tahsilat koçanını da gönderirler, şirketin muhasebesinde çalışan ilgili kişi kim ise tahsilat makbuzunu alır ve çek aslını da teslim eder, dedi, ancak müvekkil o dönemdeki muhasebedeki çalışanların isimlerini hatırlayamaz, makbuzdaki imzanın kime ait olduğu hususunda somut bir isim bildiremez" şeklinde beyanda bulunması ve dosya kapsamındaki mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde ilgili şirket çalışanının tespitinin mümkün olmadığının anlaşıldığı gerekçesi iledavanın kabulüne, davalının İstanbul 32 inci İcra Dairesi'nin 2014/1020 E.
sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece bozma kararına uyulduğu ancak bozma kararına uygun şekilde araştırma yapılmadığını, davacı tarafından verilen tahsilat makbuzu aslındaki imza sahibinin tespit edilmesi gerekirken bu tespitin yapılmadığını ve hukuka aykırı karar verildiğini, ticari hayatın olağan akışı içerisinde şirket yetkililerinin şirkette yapılması gereken işleri bizzat kendileri yerine getiremediklerinden bazı konularda bu işleri çalışanlarına, muhasebecilerine devrettiklerini, mahkemece davalı olarak kendi beyanlarına dayanıldığını, oysa ki mahkemece makbuz tarihi itibariyle muhasebe bölümünde çalışan kişilerin ya da davacı şirket adına piyasada nakit veya çek tahsilatı yapan kişilerin kim olduğunun hiç sorulmadığını, makbuzun sahte olduğunu iddia ve ispat edemeyen davacının bu hususta beyanda bulunmasının zorunlu olduğunu, taraflarınca şirketin iflas ettiğinin bildirilmesine rağmen iflas etmiş şirkete müzekkere yazıldığını, söz konusu müzekkere iade edildiğinde ise bu defa müzekkerenin müvekkil ile ilgisi olmayan başka bir şirkete gönderildiğini, SGK'ya yazılan müzekkerede dava dışı Ekolteks'e ilişkin bilgiler istenmesi gerekirken sehven davalı ...
yazıldığı, mahkemece bu yanlışlık farkedilmesine rağmen yeniden SGK'ya müzekkere yazılmadığını, tahsilat makbuzu aslındaki imzanın davacı şirketi temsilen atıldığı hususunun davacıda bulunan tahsilat makbuzu koçanı ile net bir şekilde ortaya konulabilecekken davacı yanın kötü niyetli bir şekilde bu koçanı dosyaya ibraz etmekten kaçındığı ve mahkeme tarafından davacının bu kötüniyetinin göz ardı edildiği, söz konusu makbuzun davacı şirkete teslim edildiğinin dosyadaki belgelerle ispat edildiğini, çek aslının kendisine 29.04.2013 tarihinde teslim edilmediğini çek tahsilat makbuzundaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını iddia eden davacıya koçan aslının sunulması için verilen sürede sunulmadığından davanın reddi gerekirken kabulüne karar verildiğini, imzayı inkar eden davacının çekin kendilerine ne zaman kim tarafından veya kime teslim edildiğini ispat etmek zorunda olduğunu, davacının teslim belgesindeki imzasının sahte olduğunu söyleyerek sorunluluktan kurtulmaya çalıştığını, öyleyse davacının söz konusu çeki nasıl ne zaman ve nerede aldığını ispat etmesi gerektiğini, davacının ispat yükünü getirmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava dışı Ekolteks'den ticari ilişki nedeniyle alınan çekin, tek başına şirketi temsil ve ilzama yetkili olmayan davalı tarafından keşide edildiği iddiası ile şirket aleyhine icra takibi yapılamadığından, alacağın davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051089500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz