6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Zayi çekte iptal kararına dayalı itirazın iptali ve keşidecinin ispat yükü

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1359 E. 2025/634 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetki

Gerekçe özeti

Zayi olan bir kambiyo senedi hakkında alınan iptal kararı, senetle hak arasındaki bağlantıya istisna oluşturur ve hak sahibinin alacağını senetsiz ileri sürmesine imkân tanır; iptal kararı maddi hukuk bakımından hak sahipliğini ispatlamaz ve senet borçlusunun defi haklarını ortadan kaldırmaz. Buna karşılık senet borçlusu, iptal isteminde bulunanın alacaklılık sıfatına veya borcun sona erdiğine (örn. çek bedelinin ödendiğine) ilişkin itirazlarını kendisi ispatlamak zorundadır; bu ispatı yapamayan borçlunun itirazı haksız kabul edilir ve itirazın iptaline karar verilir. Ayrıca iptal kararına dayalı alacak nedeniyle açılan icra takibi kambiyo senedine değil iptal kararına dayandığından, alacaklı hamil TBK 89 uyarınca kendi ikametgahı mahkemesinde takip başlatıp dava açabilir.

Ele alınan sorunlar

Yetkili mahkeme itirazı → ret

İddia: Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemelerin Gaziantep Mahkemeleri ve İcra Daireleri olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Çek iptali kararına dayalı bulunan alacak nedeniyle TBK'nın 89. maddesi uyarınca alacaklı hamil kendi ikametgahı mahkemesinde icra takibi başlatıp dava açabilecektir; icra takibi iptal kararına dayalı olup kambiyo senedine dayalı değildir. Bu nedenle davalı vekilinin mahkemenin yetkisine itirazı yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Zayi çekte iptal kararına dayalı itirazın iptali talebinin esası → ret

İddia: Davalı vekili, davacı ile aralarında hukuki/ticari bir ilişki bulunmadığını, davacının çalındığını iddia ettiği çeki müvekkilinin davacıya vermediğini, çeki muhtemelen borcuna karşılık kullandığı çeklerden birinin ciro yoluyla davacıya geçmiş olabileceğini, bu durumda davacının kendisinden önceki cirantaya rücu etmesi gerektiğini, çek bedelini kendisinden sonraki cirantaya ödediğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Zayi olan bir senette alacak hakkının da ortadan kalkması hakkaniyet kuralları ile bağdaşmaz; kanun koyucu menfaatler dengesini göz önünde bulundurarak iptal müessesesini düzenlemiştir. TTK'nın 651. maddesi kapsamındaki iptal kararının amacı, zayi olan senetlerde hakkın senetsiz talep edilmesine veya yeniden senet düzenlenmesine olanak sağlamaktır; iptal kararı, kıymetli evrakın senet ile hak arasındaki sıkı ilişkisine bir istisna oluşturur. İptal kararı maddi hukuk bakımından iptal isteminde bulunanın hak sahibi olduğunu göstermez, hakkın kendisine ve defilere bir etkisi bulunmaz; bu nedenle hak sahibi olduğunu iddia eden başka kişiler iptal kararının iptali için dava açabilir. TTK'nın 652/1. maddesi uyarınca iptal kararı, hak sahibinin hakkını senetsiz ileri sürmesine imkân tanır ve zayi olmuş kıymetli evrakta teşhis vazifesi görür; borçlu, iptal isteminde bulunana iyi niyetle yapacağı ödeme ile borcundan kurtulur (iptal kararının olumlu etkisi). Diğer yandan iptal kararı senedin mevcut durumunda maddi hukuk bakımından bir değişiklik meydana getirmez; bu nedenle borçlu, senet zayi olmadan önce sahip olduğu TTK'nın 687. maddesi kapsamındaki kişisel defileri ve iptal isteminde bulunanın alacaklılık sıfatına yönelik itirazları (senedi çaldığı, tahrifat yaptığı, malik sıfatını hiç kazanmadığı gibi) ileri sürebilir; ancak iptal kararını aldıran kişi hak sahibi olduğu hususunda mahkemeyi ikna ettiğinden, bu itirazları ileri süren senet borçlusunun iddialarını ispatlaması gerekir. Somut olayda davalı çek keşidecisi, çek bedelini borçlarına karşılık vermiş olabileceğini, davacı ile ticari ilişkisi bulunmadığını ve çeki verdiği kişiye ödeme yaptığını ileri sürmüş, ancak çek bedelini ödeyerek kendisine döndüğünü ispat edememiş, başkaca borçtan sorumlu tutulmaması gerektiğine ilişkin bir savunma da ileri sürmemiştir. İptal kararı davacısı şirketin hamili olduğu çekin zayi olduğu, davalı keşidecinin çek borçlusu sıfatıyla olan borcunun maddi anlamda sona ermediği, başlatılan ilamsız icra takibine haksız itiraz ettiği anlaşıldığından itirazın iptali ile icra inkar tazminatına mahkumiyette isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Zayi olan çekte alınan iptal kararının çek borçlusu (keşideci) ile davacı hamil arasındaki ilişkiye etkisi, iptal kararının olumlu ve olumsuz etkileri ile senet borçlusunun ileri sürebileceği defiler ve bunların ispat yükü konusunda genel bir çerçeve sunması nedeniyle emsal değer taşımaktadır; ayrıca iptal kararına dayalı icra takibinde yetkili mahkemenin TBK 89 çerçevesinde belirlenmesi hususunda da yol göstericidir.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
İptal kararına dayalı alacak nedeniyle TBK'nın 89. maddesi uyarınca alacaklı hamil kendi ikametgahı mahkemesinde icra takibi başlatıp dava açabilir; bu takip kambiyo senedine dayalı değil iptal kararına dayalı olduğundan kambiyo senedine özgü yetki kuralları uygulanmaz.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zayi kıymetli evrakın iptali itirazın iptali icra inkar tazminatı kişisel defiler hamil yetki itirazı ispat yükü

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 651TTK 652/1TTK 687 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 89 · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67/2 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1359

KARAR NO 2025/634

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/04/2022

NUMARASI 2021/694 Esas - 2022/253 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davacı şirketin fabrikasına gece vakti kimliği belirsiz kişilerce girilerek şirket kasasında bulunan bir miktar para ile içinde keşidecisi ... olan, 20/03/2019 keşide tarihli ... seri numaralı 20.000-TL bedelli... na ait dava konusu çekin de olduğu, sayısı 300ü aşan ve yaklaşık değeri 20 Milyon TL'yi bulan müşteri çeklerinin çalındığını, 17/12/2018 sabahı hırsızlığın farkına varılarak durumun derhal kolluk güçlerine bildirildiğini, Çorlu C Başsavcılığının 2018/16741 sor nolu dosyası ile şikayetçi olunduğunu ve Çorlu 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/76 esas sayılı dosyası nezdinde dava açıldığını, olayın şüphelisi olan ...'nin savcılıkta alınan savunmasında hırsızlık olayını diğer şüpheliler ile birlikte gerçekleştirdiklerini ikrar ettiğini, soruşturma dosyasının yanı sıra meşru hamili davacı olan zayi çeklerin, üçüncü şahıslar tarafından tahsil edilmesi halinde davacının zarara uğrayacak olması nedeniyle İstanbul 19.

ATM'nin 2018/352 esas sayılı dosyası ile çekler hakkında ödeme yasağı kararı verildiğini ve yargılama sonucunda çeklerin iptaline karar verildiğini ve kararın 11/10/2019 tarihinde kesinleştiğini, ilk olarak huzurdaki çek bakımından davalıya ulaşılmaya çalışıldığını, ancak herhangi bir sonuç alınamaması üzerine dava konusu çekin tahsili için İstanbul ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu,davalının çekin keşidecisi konumunda olup, davacı müvekkilinin çeki ticari ilişki kapsamında ciro silsilesi neticesinde iktisap ettiğini, dolayısıyla çekin keşidecisi konumundaki davalı ile son yetkili hamil davacı arasında doğrudan bir ticari ilişki mevcut olmadığını, davalının iptal kararı ve çekin son yetkili hamilinin davacı olduğu hususunun davalıya bildirilmesine rağmen çek bedelini davacıya ödemediğini beyanla, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemelerin Gaziantep Mahkemeleri ve İcra Daireleri olduğunu, davacının taleplerinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından alınan iptal kararının davalı açısından bağlayıcılığı olmadığını, davacının çek hakkında iptal kararı alındığı gerekçesiyle davalıdan olan çeke dayalı alacağını belgesiz de ileri sürebileceği iddialarının dayanaktan yoksun olduğunu, zira davacı ile davalı arasında herhangi bir hukuki, ticari ve borç ilişkisi bulunmadığını, davalının davacıya borcu bulunmadığını, davacı tarafın çalındığını iddia edip iptal kararı almış olduğu çekin davalı tarafından davacıya verilmediğini, davalının muhtemelen borcuna karşılık kullandığı çeklerden birinin ciro yoluyla davacı tarafa geçmiş olabileceğini, bu durumda davacının çeki aldığı kendisinden önceki cirantaya rücu etmesi gerektiğini, davalının kendisinden sonraki cirantaya çek bedelini ödediğini beyanla davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davalı tarafça çek bedelinin dava dışı alacaklısına ödendiği iddia edilse de buna ilişkin bir delilin dosyaya sunulmadığını, TTK'nın 652/1. Maddesi uyarınca zayi edilen senet yerine yeni bir senet düzenlenmesinin istenebileceği gibi alacağın senetsiz olarak da talep edilebileceğini, bu itibarla davalının itirazında haksız olduğu kanaatine varılmakla davanın kabulüne, alacağın belirlenebilir olması nedeniyle İİK 67/2. Maddesi uyarınca takibin devamına karar verilen alacak miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; davacı tarafından alınan iptal kararının müvekkili açısından bağlayıcılığı olmadığını, davacı çek hakkında iptal kararı alındığı gerekçesiyle müvekkilinden olan çeke dayalı alacağını belgesiz de ileri sürebileceği iddiaları dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir hukuki, ticari ve borç ilişkisi bulunmamakla birlikte müvekkilinin davacıdan alacağı ya da borcu bulunmadığını, hasımsız olarak görülen çek iptali davası kararı neticesinde müvekkilinin mevcut olmayan bir borcu ödemeye mahkum edilmesinin kabul edilemeyeceğini, davacı tarafın çalındığını iddia edip iptal kararı aldığı çekin müvekkili tarafından davalıya verilmediğini, müvekkili muhtemelen borcuna karşılık kullandığı çeklerden biri ciro yoluyla davacı tarafa geçmiş olabileceğini, bu durumda davacı çeki aldığı kendi borçlusuna yani kendisinden önceki cirantaya rücu etmesi gerektiğini, müvekkili bahse konu çek yönünden kendisinden sonraki cirantaya çekin bedelini ödediğini, herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacı tarafından zayi olduğu iddia edilen çek görüntüsünün davacı tarafından dosyaya sunulmasının istenilmesini talep ettiklerini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, zayi nedeniyle kıymetli evrak iptal kararı davacısı tarafından davalı çek keşidecisi aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı tarafından açılan İstanbul 19. ATM'nin 2019/372 esas 2019/373 karar sayılı kararı ile; davacı ... San. ve Tic. AŞ tarafından açılan çek iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda 03/10/2019 tarihli karar ile aralarında dava konusu çekin de bulunduğu bir kısım çeklerin zayi nedeniyle iptaline karar verilmiştir. Davacı vekili; çek iptali kararını ibraz ederek davalıdan zayi olan çek yerine yeni bir çek talep etmek üzere davalıya ulaşamadıklarını, çek bedelinin ödenmesi için icra takibi başlattıklarını, ancak davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmiştir.Davalı taraf ise çeki cirantaya verdiklerini davacı ile ticari ilişkisi bulunmadığını, çek bedelini de cirantaya ödediklerini savunmuştur.

Zayi olan bir senette alacak hakkının da ortadan kalkması hakkaniyet kuralları ile bağdaşmaz. Bu minvalde kanun koyucu, menfaatler dengesini göz önünde bulundurarak, zayi olan senetlerde hakkın talep edilebilmesi için iptal müessesesini düzenlemiştir. Genel olarak TTK'nın 651 madde hükmü kapsamında ele alınan iptal kararının en temel amacı, zayi olması sebebiyle fiziki varlığını yitiren senetlerde, belirli prosedürler neticesinde alınan iptal kararıyla, hakkın senetsiz bir şekilde talep edilmesine veya yeniden senedin düzenlenmesine olanak sağlamaktır. Bu bakımdan iptal kararının, kıymetli evrakın en önemli özelliği olan senet ile hak arasındaki sıkı ilişkiye bir istisna oluşturduğu söylenebilir.

İptal kararı maddi hukuk bakımından iptal isteminde bulunan kişinin hak sahibi olduğunu göstermediği gibi hakkın kendisine ve defilere bir etkisi de bulunmamaktadır. Bundan dolayı iptal kararından sonra hak sahibi olduğunu iddia eden kişiler de iptal kararının iptali için dava açma hakkına sahiptirler. İptal kararının senetteki hak üzerinde bir etkisi yoktur. "TTK nın 652/1 hükmü uyarınca iptal kararı, hak sahibinin bu hakkını senetsiz bir şekilde ileri sürmesine imkân tanımaktadır. Dolayısıyla iptal kararı, zayi olmuş olan bir kıymetli evrakta teşhis vazifesi görmektedir. İptal isteminde bulunan, iptal kararını ibraz etmek suretiyle alacağını talep etme hakkı kazanırken, borçlu da iptal isteminde bulunana karşı iyi niyetli yapacağı ödeme ile borcundan kurtulmaktadır.

Bu sonuç, iptal kararının olumlu etkisi olarak kabul edilmektedir. Diğer taraftan iptal kararının önemli etkilerinden bir tanesi senedin mevcut durumunda maddi hukuk bakımından herhangi bir değişiklik meydana getirmemesidir. Bu bakımdan borçlu da iptal isteminde bulunana karşı birtakım defiler ileri sürme hakkına sahip olacaktır. İlk olarak senedin borçlusu TTK nın 687 hükmü kapsamında karar hamiline karşı sahip olduğu kişisel defileri ileri sürebilir. Bu bakımdan senet zayi olmadan önce sahip olduğu tüm kişisel defileri, iptal kararı sonrası da ileri sürme hakkına sahip olacaktır.Bunlara ek olarak senet borçlusu iptal isteminde bulunanın alacaklılık sıfatına yönelik itirazlarda bulunabilir.

Örneğin, iptal isteminde bulunanın senedi çaldığı, senette tahrifat yaptığı, senette malik sıfatını hiç kazanmadığı gibi iddialarda bulunabilir. İptal kararı aldıran kişi hak sahibi olduğu hususunda mahkemeyi ikna ettiğinden, bu itirazlarda bulunan senet borçlusunun iddialarını ispatlaması gerekmektedir."(Melih Sönmez, TBB Dergisi 2022,472 Kambiyo Senetlerinin Zıyaı Nedeniyle Alınan İptal Kararı ve Bu Kararın Senet ile İlgisi Olan Taraflar Arasındaki İlişkilere Etkisi ) Somut olayda davalı çek keşidecisi, soyut olarak çek bedelini borçlarına karşılık vermiş olabileceğini, davacı ile ticari ilişkisi bulunmadığını, davacı çeki aldığı kişiye başvurması gerektiğini,çek bedelini çeki verdiği kişiye ödediğini ileri sürmüş ise de;

çekin bedelini ödeyerek kendisine döndüğünü ispat edememiş,başkaca borçtan sorumlu tutulmaması gerektiğine ilişkin savunma ileri sürmemiştir. Çek iptali kararına dayalı bulunan alacak nedeniyle TBK'nın 89 maddesi uyarınca alacaklı hamil kendi ikametgahı mahkemesinde icra takibi başlatıp dava açabilecektir. İcra takibi iptal kararına dayalı olup kambiyo senedine dayalı değildir. Davalı vekilinin mahkemenin yetkisine itirazı yerinde görülemimiştir. Açıklanan nedenlerle; iptal kararı davacısı şirketin hamili olduğu çekin zayi olduğu,davalı keşidecinin çek borçlusu sıfatıyla olan borcunun maddi anlamda sona ermediği, başlatılan ilamsız icra takibine haksız itiraz ettiğinden itirazın iptali ile likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına mahkum edilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.366,20-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 341,55‬-TL harcın mahsubu ile kalan 1.024,65‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 20,25‬-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/04/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73965 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.