Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7390 E. 2022/691 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kısmi kabul↗ aktif husumet ehliyeti↗ direnme kararı↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ taraf ehliyeti↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ kusur↗ hasar↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Daire’nin 10.01.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu davacı tarafın yargılamanın başından beri taşınan eşyalardan bir kısmında oluşan hasarın taşıma sırasında oluşmadığını, gönderilen şirket temsilcisi ...tarafından mallara zarar verildiğini, bu durumda kendilerinin ve emniyet güçlerinin haberdar edilmediğini, zararın bu sebeple oluştuğunu ve tazmin edilmesi gerektiğini iddia ettiği, bu durumda, sözleşme dışı, haksız fiilden kaynaklanan zararın davalı taşıyan şirketten tahsilinin istenilmesinin mümkün olmadığı, taşıyıcı davalı tarafından eşyanın gönderilen şirkete ulaştırıldığı, gönderilen şirket temsilcisi olduğu iddia edilen Recep'in eşyanın bir kısmını kabul ettiği, bir kısmını kabul etmediği, davalı çalışanı şoför Mehmet Hataş'ın keyfiyeti davacı gönderene bildirdiği ve bu konuda eşyaların Ankara'ya geri getirilmesinden hemen sonra davacının talebi üzerine Ankara 9. Noterliği'nin 24.10.2012 tarih 35000 yevmiye numaralı ifade tutanağının düzenlendiği, bunun dışında davalı taşıyan ya da şoförünün bir yükümlülüğünün bulunmadığı, davalı taşıyana kusur atfı ve sonuç olarak sorumluluğuna gidilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiş, Daire’nin 12.02.2015 gün, 2014/3717 esas ve 2015/1769 karar sayılı karar ile bozulmuş, yerel mahkemece kararda direnilmesine dair verilen hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nce direnme hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1654 E. 2020/3478 K.
Ortak:kısmi kabul · aktif husumet ehliyeti · direnme kararı · aktif husumet · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · taşıyıcı · taşıyan · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, «aktif husumet ehliyeti» yokluğu nedeniyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Daire’nin 10.01.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu davacı tarafın yargılamanın başından beri taşınan eşyalardan bir kısmında oluşan «hasarın» taşıma sırasında oluşmadığını, gönderilen şirket «temsilcisi» ...tarafından mallara zarar verildiğini, bu durumda kendilerinin ve emniyet güçlerinin haberdar edilmediğini, zararın bu sebeple oluştuğunu ve tazmin edilmesi gerektiğini iddia ettiği, bu durumda, sözleşme dışı, haksız fiilden kaynaklanan zararın davalı «taşıyan» şirketten tahsilinin istenilmesinin mümkün olmadığı, «taşıyıcı» davalı tarafından eşyanın gönderilen şirkete ulaştırıldığı, gönderilen şirket temsilcisi olduğu iddia edilen Recep'in eşyanın bir «kısmını kabul» ettiği, bir kısmını kabul etmediği, davalı çalışanı şoför Mehmet Hataş'ın keyfiyeti davacı gönderene bildirdiği ve bu konuda eşyaların Ankara'ya geri getirilmesind …
Noterliği'nin 24.10.2012 tarih 35000 yevmiye numaralı ifade tutanağının düzenlendiği, bunun dışında davalı «taşıyan» ya da şoförünün bir yükümlülüğünün bulunmadığı, davalı taşıyana «kusur» atfı ve sonuç olarak sorumluluğuna gidilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiş, Daire’nin 12.02.20 …
Benzer bu karardaMahkemece «aktif husumet ehliyeti» yokluğu nedeniyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 10.01.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu davacı tarafın yargılamanın başından beri taşınan eşyalardan bir kısmında oluşan «hasarın» taşıma sırasında oluşmadığını, gönderilen şirket «temsilcisi» ... tarafından mallara zarar verildiğini, bu durumda kendilerinin ve emniyet güçlerinin haberdar edilmediğini, zararın bu sebeple oluştuğunu ve tazmin edilmesi gerektiğini iddia ettiği, bu durumda, sözleşme dışı, haksız fiilden kaynaklanan zararın davalı «taşıyan» şirketten tahsilinin istenilmesinin mümkün olmadığı, «taşıyıcı» davalı tarafından eşyanın gönderilen şirkete ulaştırıldığı, gönderilen şirket temsilcisi olduğu iddia edilen ...'in eşyanın bir «kısmını kabul» ettiği, bir kısmını kabul etmediği, davalı çalışanı şoför Mehmet Hataş'ın keyfiyeti davacı gönderene bildirdiği ve bu konuda eşyaların Ankara'ya geri getirilmesind …
Noterliği'nin 24.10.2012 tarih 35000 yevmiye numaralı ifade tutanağının düzenlendiği, bunun dışında davalı «taşıyan» yada şoförünün bir yükümlülüğünün bulunmadığı, davalı taşıyana «kusur» atfı ve sonuç olarak sorumluluğuna gidilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3717 E. 2015/1769 K.
Ortak:kısmi kabul · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · taşıyıcı · taşıyan · kusur · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, «aktif husumet ehliyeti» yokluğu nedeniyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Daire’nin 10.01.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu davacı tarafın yargılamanın başından beri taşınan eşyalardan bir kısmında oluşan «hasarın» taşıma sırasında oluşmadığını, gönderilen şirket «temsilcisi» ...tarafından mallara zarar verildiğini, bu durumda kendilerinin ve emniyet güçlerinin haberdar edilmediğini, zararın bu sebeple oluştuğunu ve tazmin edilmesi gerektiğini iddia ettiği, bu durumda, sözleşme dışı, haksız fiilden kaynaklanan zararın davalı «taşıyan» şirketten tahsilinin istenilmesinin mümkün olmadığı, «taşıyıcı» davalı tarafından eşyanın gönderilen şirkete ulaştırıldığı, gönderilen şirket temsilcisi olduğu iddia edilen Recep'in eşyanın bir «kısmını kabul» ettiği, bir kısmını kabul etmediği, davalı çalışanı şoför Mehmet Hataş'ın keyfiyeti davacı gönderene bildirdiği ve bu konuda eşyaların Ankara'ya geri getirilmesind …
Noterliği'nin 24.10.2012 tarih 35000 yevmiye numaralı ifade tutanağının düzenlendiği, bunun dışında davalı «taşıyan» ya da şoförünün bir yükümlülüğünün bulunmadığı, davalı taşıyana «kusur» atfı ve sonuç olarak sorumluluğuna gidilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiş, Daire’nin 12.02.20 …
Benzer bu karardaMahkemece «aktif husumet ehliyeti» yokluğu nedeniyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10.01.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu davacı tarafın yargılamanın başından beri taşınan eşyalardan bir kısmında oluşan «hasarın» taşıma sırasında oluşmadığını, gönderilen şirket «temsilcisi» ... tarafından mallara zarar verildiğini, bu durumda kendilerinin ve emniyet güçlerinin haberdar edilmediğini, zararın bu sebeple oluştuğunu ve tazmin edilmesi gerektiğini iddia ettiği, bu durumda, sözleşme dışı, haksız fiilden kaynaklanan zararın davalı «taşıyan» şirketten tahsilinin istenilmesinin mümkün olmadığı, «taşıyıcı» davalı tarafından eşyanın gönderilen şirkete ulaştırıldığı, gönderilen şirket temsilcisi olduğu iddia edilen ...'in eşyanın bir «kısmını kabul» ettiği, bir kısmını kabul etmediği, davalı çalışanı şoför ...'ın keyfiyeti davacı gönderene bildirdiği ve bu konuda eşyaların Ankara'ya geri getirilmesinden hemen …
Noterliği'nin 24.10.2012 tarih 35000 yevmiye numaralı ifade tutanağının düzenlendiği, bunun dışında davalı «taşıyan» yada şoförünün bir yükümlülüğünün bulunmadığı, davalı taşıyana «kusur» atfı ve sonuç olarak sorumluluğuna gidilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kurtuluş beyyinesi · sevk irsaliyesi · sorumluluktan kurtulma · ihtirazi kayıt · irsaliye · ziya · taşıma sözleşmesi · teslim
Benzer bu karardaDava konusu olayda, davacı ... tarafından satın aldığı malları satıcı şirkete iade amacıyla İstanbul’a göndermesine ilişkin yapılan taşımada, davalı «taşıyan» dosyada bulunan 18.10.2002 ve .... ve ... ve .... sıra nolu ve 20.10.2002 tarihli fiili «sevk irsaliyelerine» konu malları «ihtirazı kayıt» koymadan «teslim» almış, ne varki 23.10.2002 tarihli ....
… şı ... arasında bir kısım billuriye malzemelerinin davacıya vadeli olarak satışı hususunda yapılan anlaşma uyarınca dava konusu malların müvekkiline gönderildiğini, «teslim» alınması sonrası dava dışı satıcı şirket ile malların bedelinin ödenmesi konusunda anlaşmazlığa düşülmesi nedeniyle dava dışı şirketin malların iadesini istemesi üzerine müvekkilinin de kendisine gönderilen malların tamamını dava dışı şirkete davalı «taşıyan» aracılıyla geri gönderdiğini, dava dışı ... yetkilisinin iade edilen malların kolilerini açarak malların büyük bir kısmını geri alıp, kalanları ise «sevk irsaliyesini» imzalamayıp geri gönderdiğini, davalı sürücüsünün emniyet güçlerine haber vermeksizin elinde kalan malları geri getirdiğini, geri getirilen malzemelerin büyük bir …
Anılan tutanakların içeriğinden, davaya konu mallar İstanbul’a götürülmüş ve tesbit tutanağı dışındaki mallar satıcıya geri «teslim» edildiği halde «sevk irsaliyesi» satıcı şirket «temsilcisi» tarafından imzalanmadan tutanakta belirtilen bir kısım mallar aynı kamyonla geri Ankara’ya getirilmiştir.
Gönderen ve «taşıyıcı» arasında oluşan «taşıma sözleşmesinin» amacı, taşınmasına karar verilen eşyanın taşıyıcıya «teslim» edildiği biçimde aynen alıcıya ulaştırılmasıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9848 E. 2010/11227 K.
Ortak:direnme kararı · dava şartı
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesi’nce «direnme» hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, davanın 3 aylık «hak düşürücü sürede» açılmamasından dolayı reddi gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahalli mahkemece önceki kararda direnilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca «direnme» kararının onanmasına diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için Dairemize gönderilmesine karar verilmiş, Dairemizin 29.04.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı o …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hak düşürücü süre
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, davanın 3 aylık «hak düşürücü sürede» açılmamasından dolayı reddi gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahalli mahkemece önceki kararda direnilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca «direnme» kararının onanmasına diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için Dairemize gönderilmesine karar verilmiş, Dairemizin 29.04.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı o …
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5044 E. 2010/4709 K.
Ortak:direnme kararı · dava şartı
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesi’nce «direnme» hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, davanın 3 aylık «hak düşürücü sürede» açılmamasından dolayı reddi gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahalli mahkemece önceki kararda direnilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca «direnme» kararının onanmasına diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hak düşürücü süre
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, davanın 3 aylık «hak düşürücü sürede» açılmamasından dolayı reddi gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahalli mahkemece önceki kararda direnilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca «direnme» kararının onanmasına diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/239 E. 2014/7351 K.
Ortak:direnme kararı
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesi’nce «direnme» hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı vekilinin temyiz itirazı «direnme» kararına ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu karardauyuşmazlık, «haksız rekabetin» tespiti ve tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece verilen karar Dairemizce bozulmuş, yerel mahkemece, eski kararda direnilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4805 E. 2012/5825 K.
Ortak:direnme kararı
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesi’nce «direnme» hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavalılar vekillerinin temyiz itirazı «direnme» kararına ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11201 E. 2012/2856 K.
Ortak:direnme kararı
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesi’nce «direnme» hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, davanın reddine dair mahkemece verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya kısmen direnilmiş olup, davacı vekilinin temyiz istemi «direnme» hükmüne ilişkindir.
2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca «direnme» kararlarının temyiz incelemesi Dairemizin görevi dışında olup, Yargıtay Yüksek Hukuk Genel Kurulu'na aittir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/7390 E. , 2022/691 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.06.2015 gün ve 2015/240 - 2015/506 sayılı direnme kararını onayan Daire'nin 08.07.2020 gün ve 2020/1654 - 2020/3478 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, Ankara’da mukim müvekkili şirket ile İstanbul’da mukim dava dışı Damla Seramik İmalat ve Paz. San. Tic. Ltd. Şti. arasında bir kısım billuriye malzemelerinin davacıya vadeli olarak satışı hususunda yapılan anlaşma uyarınca söz konusu malların müvekkiline gönderildiğini, teslim sonrası dava dışı satıcı şirket ile malların bedelinin ödenmesi konusunda anlaşmazlığa düşülmesi nedeniyle dava dışı şirketin malların iadesini istemesi üzerine müvekkilinin de kendisine gönderilen malların tamamını dava dışı şirkete geri gönderdiğini, malların İstanbul’a iadesine ilişkin taşımanın davalı tarafından gerçekleştirildiğini, dava dışı Damla Seramik Şirketi yetkilisinin iade edilen malların kolilerini açarak büyük bir kısmını geri aldığını, bir kısmını ise iade almadığını üstelik sevk irsaliyesini de imzalamayıp, şoföre derhal orayı terk etmesi hususunda gözdağı verdiğini, davalı şirket şoförünün ise sevk irsaliyesini imzalamaksızın malların büyük bir kısmını gasbeden dava dışı şirket yetkilisinin bu tavrı karşısında emniyet güçlerine haber vermeden elinde kalan malları geri getirdiğini, ancak geri getirilen malzemelerin büyük bir kısmının kırık ve kullanılmaz durumda olduğunun tespit edildiğini, davalı şoförünün ağır kusurlu eylemleri sonucu müvekkilinin zarara uğradığını, dava dışı şirkete mahkeme kararına dayalı olarak müvekkili tarafından 120.003,00 TL ödenmede bulunulduğunu iddia ederek şimdilik 15.000,00 TL tazminatın davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kusurundan kaynaklanan bir ödemenin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Daire’nin 10.01.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu davacı tarafın yargılamanın başından beri taşınan eşyalardan bir kısmında oluşan hasarın taşıma sırasında oluşmadığını, gönderilen şirket temsilcisi ...tarafından mallara zarar verildiğini, bu durumda kendilerinin ve emniyet güçlerinin haberdar edilmediğini, zararın bu sebeple oluştuğunu ve tazmin edilmesi gerektiğini iddia ettiği, bu durumda, sözleşme dışı, haksız fiilden kaynaklanan zararın davalı taşıyan şirketten tahsilinin istenilmesinin mümkün olmadığı, taşıyıcı davalı tarafından eşyanın gönderilen şirkete ulaştırıldığı, gönderilen şirket temsilcisi olduğu iddia edilen Recep'in eşyanın bir kısmını kabul ettiği, bir kısmını kabul etmediği, davalı çalışanı şoför Mehmet Hataş'ın keyfiyeti davacı gönderene bildirdiği ve bu konuda eşyaların Ankara'ya geri getirilmesinden hemen sonra davacının talebi üzerine Ankara 9.
Noterliği'nin 24.10.2012 tarih 35000 yevmiye numaralı ifade tutanağının düzenlendiği, bunun dışında davalı taşıyan ya da şoförünün bir yükümlülüğünün bulunmadığı, davalı taşıyana kusur atfı ve sonuç olarak sorumluluğuna gidilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiş, Daire’nin 12.02.2015 gün, 2014/3717 esas ve 2015/1769 karar sayılı karar ile bozulmuş, yerel mahkemece kararda direnilmesine dair verilen hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nce direnme hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 55,00 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 709,50 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 27/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/732756600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz