Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/16890 E. 2013/15116 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eft↗ zimmet↗ mevduat hesabı↗ reeskont faizi↗ temerrüt faizi↗ haksız fiil↗ yasal faiz↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının, yakın akrabası olan Alaaddin Arısoy’un talimatı üzerine kendisine davalı banka tarafından EFT yoluyla gönderilen 17.160,00 YTL ‘yi Alaaddin Arısoy’un talimatına uygun olarak harcadığı ,bu parayı davalı ...’in , Alaaddin Arısoy’un davalı bankadaki hesabının içini usulsüz olarak boşaltması nedeniyle Vedat İşler isimli mudinin hesabından yine usulsüz olarak davacı ... adına gönderdiği, davacı ...’ün EFT işleminde gönderenin ismi belli olmadığı için Alaaddin Arısoy tarafından EFT edildiği inancıyla parayı çektiği, Alaaddin Arısoy’un talimatı doğrultusunda kullandığı, daha sonra Alaaddin Arısoy’un 17.160,00 YTL'den artan TL hesabından kendisine ödeme yapılması hususunda talepte bulunduğu, döviz hesabından talepte bulunmadığı, davacı ...’ün davalı bankadaki paralarının kendisine ödenmesinin gerektiği , keza davalı ... tarafından zimmete geçirilen parasının da kendisine ödenmesinin zorunlu bulunduğu gerekçesiyle davalı ...'nun sorumluluğunun 9.119,64 TL ile sınırlı kalması kaydıyla 19.312,23 TL ile 2.864,71 USD'nin; 19.312,23 TL alacağa 31.12.2001 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte, 2.864,71 USD (Amerikan doları) alacağa dava tarihinden itibaren işletilecek devlet bankalarının Amerikan doları cinsinden 1 yıl vadeli döviz tevdiat hesabına uyguladıkları faiz ile birlikte davalılar Oyakbank (İng Bank) ve ...'dan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı yönünden yapılan temyiz itirazlarına gelince, davacı taraf TL mevduatına haksız fiil tarihinden itibaren, keza yabancı para mevduatına 31.12.2001 tarihinden itibaren temerrüt faizi talebinde bulunduğuna göre, mahkemece 6762 sayılı Yasa'nın 4 ve 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesi uyarınca TL mevduat hesabına reeskont faizi oranında temerrüt faizi, yabancı para mevduatına ise mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, haksız fiil tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi gereğince, kararın düzeltilerek onanamasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8017 E. 2011/7168 K.
Ortak:zimmet · Alacak
İncelediğiniz kararda… nda talepte bulunduğu, döviz hesabından talepte bulunmadığı, davacı ...’ün davalı bankadaki paralarının kendisine ödenmesinin gerektiği , keza davalı ... tarafından «zimmete» geçirilen parasının da kendisine ödenmesinin zorunlu bulunduğu gerekçesiyle davalı ...'nun sorumluluğunun 9.119,64 TL ile sınırlı kalması kaydıyla 19.312,23 TL ile 2.864,71 USD'nin; 19.312,23 TL alacağa 31.12.2001 tarihinden itibaren işletilecek «yasal faiz» ile birlikte, 2.864,71 USD (Amerikan doları) alacağa dava tarihinden itibaren işletilecek devlet bankalarının Amerikan doları cinsinden 1 yıl vadeli döviz tevdiat …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı hakkındaki suç duyurusunun «takipsizlikle» sonuçlandığı, diğer davalı personelle birlikte aleyhine açılan iş mahkemesindeki davanın reddine karar verildiği, davalı bankada TL ve döviz hesabı olduğu, davalı Bankanın savunmasında geçen EFT işleminin Yurt Ticaret Bankası Bahçelievler Şubesinden davalı Bankanın Küçükesat Şubesine yapıldığı, davacının, gelen parayı akrabasının talimatına uygun harcadığı, alıcı belgesinde gönderinin belli olmadığı, paranın davacının eniştesi olan kişinin hesabından geldiğini zannettiği, yapılan EFT’de «kusuru» bulunmadığı, davacı hesaplarında da davalı personelinin «zimmetine» para geçiren işlemler yaptığı gerekçesiyle davalı ...’nun 9.119.64 YTL ile sorumlu olması kaydıyla 19.312.23 YTL ile 2.864.71 USD’nin davalılardan tahsiline, TL al …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:takipsizlik kararı · infaz · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı hakkındaki suç duyurusunun «takipsizlikle» sonuçlandığı, diğer davalı personelle birlikte aleyhine açılan iş mahkemesindeki davanın reddine karar verildiği, davalı bankada TL ve döviz hesabı olduğu, davalı Bankanın savunmasında geçen EFT işleminin Yurt Ticaret Bankası Bahçelievler Şubesinden davalı Bankanın Küçükesat Şubesine yapıldığı, davacının, gelen parayı akrabasının talimatına uygun harcadığı, alıcı belgesinde gönderinin belli olmadığı, paranın davacının eniştesi olan kişinin hesabından geldiğini zannettiği, yapılan EFT’de «kusuru» bulunmadığı, davacı hesaplarında da davalı personelinin «zimmetine» para geçiren işlemler yaptığı gerekçesiyle davalı ...’nun 9.119.64 YTL ile sorumlu olması kaydıyla 19.312.23 YTL ile 2.864.71 USD’nin davalılardan tahsiline, TL al …
Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8808 E. 2022/5144 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3359 E. 2011/5507 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/7011 E. 2010/1063 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:pay sahipliği sıfatı · yoklukla malul karar · ek mehil · finansal kiralama · butlan · pay devri · yokluk · aktif husumet ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı Alaaddin Beyli’nin sahibi olduğu nama yazılı 4.795.787 adet hissesini 22.02.2007 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile dava dışı ...’a devrettiği, devrin şirkette aynı tarihte kabulüne karar verilerek, «pay defterine» işlendiği, BDDK’nun cevabi yazısında şirket «hisse devrine» ilişkin olarak Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik’in 13. maddesine göre izin alınmadığının bildirildiği, her ne kadar yönetmelik gereği izin alınmamış olsa dahi TTK hükümlerine göre hisse devrinin usulüne uygun yapıldığı, ortaklık pay defterine işlendiği, yasa hükmü mevcut iken yönetmeliğe uyulmadığından bahisle bu devrin «geçersiz» sayılamayacağı, bu hükme uymamanın sonucunun ancak, para cezasını gerektirdiği, 5414 sayılı Yasa’nın 148. maddesi uyarınca da şirkete para cezası kesildiği, yönetmelik ve tebliğ gibi bağımsız idari birimlerce çıkarılan düzenleyici işlemler ile «butlan» ya da «yokluk» gibi hukuki yaptırımlar getirilemeyeceği, ancak idari yaptırımlar uygulanabileceği, davacı tarafından TTK hükümlerine uygun hisse devri yapıldığı, davacı Alaaddin Beyli’nin yönetmelik gereğince hisse devri geçersiz olduğundan taraf olduğu iddiasında bulunamayacağı, «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın «feragat» nedeniyle reddine, birleşen davanın aktif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Davacı ... vekili, müvekkilinin davalı şirkette sahip olduğu hisselerini dava konusu 12.07.2007 tarihli genel kurul toplantısını yapan kişilere devrettiğini, ancak «finansal kiralama» şirketlerinde devrin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan izin alınmak suretiyle yapılması gerektiğini, Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik’in 13. maddesine göre izin alınmadan gerçekleştirilen devrinin «pay defterine» işlense dahi «yoklukla malul» olduğunu, dava konusu 12.07.2007 tarihli genel kurul toplantısının «hisse devri» geçerli olmayan kişiler tarafından yapıldığını ileri sürerek, iptalini talep etmiştir.
Davacı, yaptığı «pay devri» işlemleri «geçersiz» olduğundan 12.07.2007 tarihli genel kurulunun «yoklukla malul» bulunduğunu ve kendisinin halen şirket ortağı olduğunu ileri sürmüştür.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, «pay devrinin» «geçersizliği» ile halen ortak olduğunun tespiti için öncelikle pay devredilen kişi veya kişiler ile şirket aleyhine ortaklığın «tespiti davası» açılması için «mehil» verilip sonucu beklenerek sonrasında işbu davadaki taleplerin değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14613 E. 2012/5975 K.
Ortak:temerrüt · Alacak
İncelediğiniz kararda2- Davacı yönünden yapılan temyiz itirazlarına gelince, davacı taraf TL mevduatına «haksız fiil» tarihinden itibaren, keza yabancı para mevduatına 31.12.2001 tarihinden itibaren «temerrüt faizi» talebinde bulunduğuna göre, mahkemece 6762 sayılı Yasa'nın 4 ve 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesi uyarınca TL «mevduat hesabına» «reeskont faizi» oranında temerrüt faizi, yabancı para mevduatına ise mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, haksız fiil tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmek gerekirken, ya …
Benzer bu karardaAncak, bilirkişi raporunda «temerrüt» tarihinden dava tarihine kadar «akdi faiz» hesaplanmış olup, dava tarihinden ödemelerin yapıldığı tarihe kadar faiz hesaplanmamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz · karar verilmesine yer olmadığına · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı tarafından davanın açılmasından sonra 30/10/2009 tarihinde 22.312,00-TL ve 21/12/2009 tarihinde 13.500,00-TL ödeme yapıldığı, dava konusu alacağın ödendiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Dava alacak istemine ilişkin olup, yargılamanın devamı esnasında davalının 30/10/2009 tarihinde 22.312,00-TL ve 21/12/2009 tarihinde 13.500,00-TL ödediğinden bahisle mahkemece davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak, bilirkişi raporunda «temerrüt» tarihinden dava tarihine kadar «akdi faiz» hesaplanmış olup, dava tarihinden ödemelerin yapıldığı tarihe kadar faiz hesaplanmamıştır.
Bu durumda mahkemece, en «son» ödemelerin yapıldığı tarih itibariyle davacı alacağının tutarı konusunda bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle, davacının halen alacağının bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/16890 E. , 2013/15116 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21.12.2011 tarih ve 2011/526-2011/496 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalının Bahçelievler Şubesi'nde hesabı olduğunu, diğer davalı personelinin hesaplar üzerinde oynayarak zimmetine para geçirdiğinin ortaya çıktığını, davalı bankanın bu davalı ile müvekkilinin birlikte hareket ettiği gerekçesiyle hesabındaki parayı ödemediğini, hatta iş mahkemesinde aleyhlerine dava açtığını, müvekkili hakkındaki suç duyurusunun takipsizlikle sonuçlandığını, birlikte hareket iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davalı personelin bir çok hesap üzerinde oynama yaptığının tespit edildiğini, hesaplardan birbirine aktarım yaptığını ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, 19.312,73 YTL ile 2.864,71 USD’nin 31.12.2001 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, derdestlik itirazında bulunarak, aynı iddia ile davacı ile diğer davalı aleyhine müvekkilinin iş mahkemesinde dava açtığını, davacının, diğer davalıyla yakın arkadaş olduklarını, ona verdiği yetki ile hesaplarda açma ve kapama işlemleri yaptığını, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, aralarında vekalet ilişkisi oluştuğunu, davalı personelin zimmetine para geçirdiğini, hesaplarda usulsüzlükler yaptığını, esasen işbirliği içinde olduğu davalı personelin başka hesaptan yapılan EFT’yi davacı hesabına aktardığını, davacının bu parayı tahsil ettiğini, bir alacağının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, iş mahkemesinde müvekkili aleyhine dava açıldığını, işlemlerde usulsüzlük olmadığını savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının, yakın akrabası olan Alaaddin Arısoy’un talimatı üzerine kendisine davalı banka tarafından EFT yoluyla gönderilen 17.160,00 YTL ‘yi Alaaddin Arısoy’un talimatına uygun olarak harcadığı ,bu parayı davalı ...’in , Alaaddin Arısoy’un davalı bankadaki hesabının içini usulsüz olarak boşaltması nedeniyle Vedat İşler isimli mudinin hesabından yine usulsüz olarak davacı ... adına gönderdiği, davacı ...’ün EFT işleminde gönderenin ismi belli olmadığı için Alaaddin Arısoy tarafından EFT edildiği inancıyla parayı çektiği, Alaaddin Arısoy’un talimatı doğrultusunda kullandığı, daha sonra Alaaddin Arısoy’un 17.160,00 YTL'den artan TL hesabından kendisine ödeme yapılması hususunda talepte bulunduğu, döviz hesabından talepte bulunmadığı, davacı ...’ün davalı bankadaki paralarının kendisine ödenmesinin gerektiği , keza davalı ...
tarafından zimmete geçirilen parasının da kendisine ödenmesinin zorunlu bulunduğu gerekçesiyle davalı ...'nun sorumluluğunun 9.119,64 TL ile sınırlı kalması kaydıyla 19.312,23 TL ile 2.864,71 USD'nin;
19. 312,23 TL alacağa 31.12.2001 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte, 2.864,71 USD (Amerikan doları) alacağa dava tarihinden itibaren işletilecek devlet bankalarının Amerikan doları cinsinden 1 yıl vadeli döviz tevdiat hesabına uyguladıkları faiz ile birlikte davalılar Oyakbank (İng Bank) ve ...'dan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı yönünden yapılan temyiz itirazlarına gelince, davacı taraf TL mevduatına haksız fiil tarihinden itibaren, keza yabancı para mevduatına 31.12.2001 tarihinden itibaren temerrüt faizi talebinde bulunduğuna göre, mahkemece 6762 sayılı Yasa'nın 4 ve 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesi uyarınca TL mevduat hesabına reeskont faizi oranında temerrüt faizi, yabancı para mevduatına ise mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, haksız fiil tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7.
maddesi gereğince, kararın düzeltilerek onanamasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının (HÜKÜM bölümünün) 1 nolu bendinin 3. satırında yer alan ''dava'' ibaresinin karardan çıkartılarak, yerine ''31.12.2001'' tarihinin, keza aynı satırda yer alan ''yasal'' ibaresinin hükümden çıkartılarak, yerine ''reeskont'' ibaresinin yazılmasına, kararın bu şekliyle düzeltilerek ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.264,48 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı bankadan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/731185600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz