Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/14613 E. 2012/5975 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akdi faiz↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temerrüt↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı tarafından davanın açılmasından sonra 30/10/2009 tarihinde 22.312,00-TL ve 21/12/2009 tarihinde 13.500,00-TL ödeme yapıldığı, dava konusu alacağın ödendiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava alacak istemine ilişkin olup, yargılamanın devamı esnasında davalının 30/10/2009 tarihinde 22.312,00-TL ve 21/12/2009 tarihinde 13.500,00-TL ödediğinden bahisle mahkemece davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak, bilirkişi raporunda temerrüt tarihinden dava tarihine kadar akdi faiz hesaplanmış olup, dava tarihinden ödemelerin yapıldığı tarihe kadar faiz hesaplanmamıştır. Bu durumda mahkemece, en son ödemelerin yapıldığı tarih itibariyle davacı alacağının tutarı konusunda bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle, davacının halen alacağının bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2690 E. 2017/1576 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari avans faizi · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · avans faizi · husumet
Benzer bu karardaA.Ş. yönünden ispat olunamaması ve ... yönünden açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeni ile reddine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulü ile 36.312,04 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «ticari avans faizi» ile birlikte davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7172 E. 2015/4470 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, en «son» ödemelerin yapıldığı tarih itibariyle davacı alacağının tutarı konusunda bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle, davacının halen alacağının bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının 1998 yılında 47 adet makbuz ile davalıya borç verdiğini iddia ettiği, en «son» borç makbuzunun tarihinin 30.12.1998 tarihli olduğu, 818 Sayılı BK'nun 312. maddesi uyarınca bu tarihe 6 haftalık sürenin eklenmesi ile bulunan tarihten, dava tarihi olan 25.10.2010 tarihine kadar BK'nun 125. maddesinde düzenlenen 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin geçtiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının 1998 yılında 47 adet makbuz ile davalıya borç verdiğini iddia ettiği, en «son» borç makbuzunun tarihinin 30.12.1998 tarihli olduğu, 818 Sayılı BK'nun 312. maddesi uyarınca bu tarihe 6 haftalık sürenin eklenmesi ile bulunan tarihten, dava tarihi olan 25.10.2010 tarihine kadar BK'nun 125. maddesinde düzenlenen 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin geçtiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/14613 E. , 2012/5975 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.02.2010 tarih ve 2009/391-2010/29 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkili sigorta şirketi arasında 28/08/2006 tarihinde acentelik sözleşmesi yapıldığını, 16/03/2009 tarihinde bu sözleşmenin müvekkili tarafından tek taraflı olarak feshedilmiş olduğunu, davalının müvekkili şirkete 22.311,68-TL borcu bulunduğunu ileri sürerek 22.311,68-TL’nin 16/03/2009 fesih tarihinden itibaren aylık %10 faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında, ana parayı kabul ettiğini, işlemiş faize itirazı olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı tarafından davanın açılmasından sonra 30/10/2009 tarihinde 22.312,00-TL ve 21/12/2009 tarihinde 13.500,00-TL ödeme yapıldığı, dava konusu alacağın ödendiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava alacak istemine ilişkin olup, yargılamanın devamı esnasında davalının 30/10/2009 tarihinde 22.312,00-TL ve 21/12/2009 tarihinde 13.500,00-TL ödediğinden bahisle mahkemece davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak, bilirkişi raporunda temerrüt tarihinden dava tarihine kadar akdi faiz hesaplanmış olup, dava tarihinden ödemelerin yapıldığı tarihe kadar faiz hesaplanmamıştır. Bu durumda mahkemece, en son ödemelerin yapıldığı tarih itibariyle davacı alacağının tutarı konusunda bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle, davacının halen alacağının bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1056413700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz