Ticaret unvanı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/6766 E. 2013/19806 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ ortalama tüketici↗ terkin↗ haksız rekabet↗ dahili dava↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ticaret ünvanlarının bütünsel olarak yapılan karşılaştırmasında görsel ve fonetik bakımdan benzerlik olmadığı ve ortalama tüketiciler bakımından karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı,tarafların ticaret sicillerinde yer alan "Nace Kod" ları arasındaki farklılık, tarafların hizmeti sunuş biçimlerinin farklı olması, buna göre; davacıların arada aracı olmaksızın toptan satış hizmeti sundukları, davalıların da üreticilerden temin ettikleri malları perakende satış yapanlara iletme mahiyetinde aracılık yaptıkları, bu farklılığın tarafların hitap ettiği tüketici kesimlerinin de farklı olduğu sonucunu doğurması dolayısıyla bu bakımdan, taraf ünvanları arasında iltibas olmayacağı, davacıların markasal kullanımlarının "METRO" ibaresi olduğu halde davalıların markasal kullanımlarının "SMA Metrostar A.Ş." ibaresi şeklinde olduğu, bu açılardan bütünsel olarak bakıldığında davacıların vergi mükellefi olan kişilere yönelik hizmet sunduğu, tarafların şirketleri arasında idari veya ekonomik bir bağ olduğuna ilişkin intibanın oluşmadığı, tarafların markasal kullanımlarındaki tek benzer ibarenin "METRO" ibaresi olduğu, bu bakımdan ticaret ünvanınıdan terkini gerektirir yasal bir neden olmadığı, terkin gerçekleşinceye kadar ticaret ünvanının kullanılmasının TTK'nın 20/I, 41 ve 52. maddeleri gereğince yasal hak ve yükümlülük olduğu davalının bu yöndeki kullanımının da tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği, buna göre haksız rekabetin tespiti ve men'ine yönelik istem şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak davacılar vekili, adına tescilli “METRO” ibareli marka bulunduğunu, davalıların ise “metro” ibareli tescilli markaları olmadığı halde ticaret unvanlarının kılavuz sözcüğünü oluşturan “Metrostar” ibaresini aynı tür hizmetler için kullandıklarını, bu kullanımın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek önlenmesini istemiştir. Dosyaya sunulan deliller ve mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 05.04.2011 tarihli raporda da, davalıların işyerlerinde ticaret unvanlarından ayrı olarak “SMA Metrostar” ibaresini kullandıkları, bu kullanımın ticaret unvanından farklı markasal bir kullanım oluşturduğu, işaretlerin asli unsuru “METRO” kelimesinden oluştuğundan davalının “METROSTAR” şeklindeki kullanımının 556 sayılı KHK'nın 61. maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz oluşturduğu mütalaa edilmiştir.
Gerçekten de 556 sayılı KHK'nın 9/1-(b) maddesi uyarınca “Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve/veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması” marka hakkına tecavüz oluşturur. Somut uyuşmazlık bakımından da davalının “perakende satış mağazaları işletmeciliği” hizmeti için kullandığı “METROSTAR” ibaresi davalı adına tescilli SMA markasında farklı ve markasal bir kullanım niteliğinde olup, davacılar adına aynı sınıf için tescilli “METRO” ibaresinden oluşan markaları ile 556 sayılı KHK'nın 9/1-(b) maddesi anlamında iltibas tehlikesi oluşturacak nitelikte bulunduğundan bu eylem aynı KHK'nın 61. maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz oluşturur. Bu durumda; davacının tescilli marka hakkından kaynaklanan, 556 sayılı KHK hükümlerine dayalı olarak açtığı işbu davanın yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5780 E. 2014/9346 K.
Ortak:ticaret unvanı · ortalama tüketici · terkin · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… ia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ticaret ünvanlarının bütünsel olarak yapılan karşılaştırmasında görsel ve fonetik bakımdan benzerlik olmadığı ve «ortalama tüketiciler» bakımından karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı,tarafların ticaret sicillerinde yer alan "Nace Kod" ları arasındaki farklılık, tarafların hizmeti sunuş biçimlerinin farklı olması, buna göre; davacıların arada aracı olmaksızın toptan satış hizmeti sundukları, davalıların da üreticilerden temin ettikleri malları perakende satış yapanlara iletme mahiyetinde aracılık yaptıkları, bu farklılığın tarafların hitap ettiği tüketici kesimlerinin de farklı olduğu sonucunu doğurması dolayısıyla bu bakımdan, taraf ünvanları arasında «iltibas» olmayacağı, davacıların markasal kullanımlarının "METRO" ibaresi olduğu halde davalıların markasal kullanımlarının "SMA Metrostar A.Ş." ibaresi şeklinde olduğu, bu açılardan bütünsel olarak bakıldığında davacıların vergi mükellefi olan kişilere yönelik hizmet sunduğu, tarafların şirketleri arasında idari veya ekonomik bir bağ olduğuna ilişkin intibanın oluşmadığı, tarafların markasal kullanımlarındaki tek benzer ibarenin "METRO" ibaresi olduğu, bu bakımdan ticaret ünvanınıdan «terkini» gerektirir yasal bir neden olmadığı, terkin gerçekleşinceye kadar ticaret ünvanının kullanılmasının TTK'nın 20/I, 41 ve 52. maddeleri gereğince yasal hak ve yükümlülük olduğu davalının bu yöndeki kullanımının da tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği, buna göre haksız rekabetin tespiti ve men'ine yönelik istem şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Ancak davacılar vekili, adına tescilli “METRO” ibareli marka bulunduğunu, davalıların ise “metro” ibareli tescilli markaları olmadığı halde «ticaret unvanlarının» kılavuz sözcüğünü oluşturan “Metrostar” ibaresini aynı tür hizmetler için kullandıklarını, bu kullanımın «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek önlenmesini istemiştir.
… rkasal bir kullanım niteliğinde olup, davacılar adına aynı sınıf için tescilli “METRO” ibaresinden oluşan markaları ile 556 sayılı KHK'nın 9/1-(b) maddesi anlamında «iltibas» tehlikesi oluşturacak nitelikte bulunduğundan bu eylem aynı KHK'nın 61. maddesi uyarınca «marka hakkına tecavüz» oluşturur.
Benzer bu kararda… onomik bir bağ olduğuna ilişkin intibanın oluşmadığı, tarafların markasal kullanımlarındaki tek benzer ibarenin "..." ibaresi olduğu, bu bakımdan ticaret unvanından «terkini» gerektirir yasal bir neden olmadığı, terkin gerçekleşinceye kadar «ticaret unvanının» kullanılmasının ...'nın 20/I, 41 ve 52. maddeleri gereğince yasal hak ve yükümlülük olduğu davalının bu yöndeki kullanımının da tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği, buna göre haksız rekabetin tespiti ve men'ine yönelik istem şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar veki …
Mahkemece, tarafların ticaret unvanlarında benzerlik olmadığı ve «ortalama tüketiciler» bakımından karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, davacıların arada aracı olmaksızın toptan satış hizmeti sundukları, davalıların da üreticilerden temin ettikleri malları perakende satış yapanlara iletme mahiyetinde aracılık yaptıkları, bu farklılığın tarafların hitap ettiği tüketici kesimlerinin de farklı olduğu sonucunu doğurması dolayısıyla bu bakımdan, taraf unvanları arasında «iltibas» olmayacağı, davacıların markasal kullanımlarının "..." ibaresi olduğu halde davalıların markasal kullanımlarının " ......
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8544 E. 2012/1384 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · alacak davası · husumet yokluğu · cy/cy kaydı · vekalet ücreti · husumet · e-defter
Benzer bu kararda… lında 5.646,37 TL kar elde ettiği, 2005 yılında ise zarar ettiği, 2004 yılı gelirinin %25' i olan 1.129,74 TL’nin davacıya ödenmesi gerektiği, 27.500 Euro ödeneceği «kaydının» kar etme durumunda geçerli olduğu ve teknenin kar etmediği gerekçesiyle, 1.129,74 TL’nin dava tarihinden itibaren en yüksek faiz oranı ile John Phillp Reeser’dan tahsiline, diğer davalılar yönünden «husumet yokluğu» sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. ve ... lehine, davalı ... lehine hükmolunan vekalet ücretinden ayrı bir «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken, tüm davalılar lehine tek bir vekalet ücreti takdir edilmesi doğru olmamış, kararın davalılar Metrostar Yatching Ltd.
Ayrıca teknenin elde ettiği kâr yönünden alınan bilirkişi raporunda, sözleşmeden sonra kurulan şirketin «defter» ve kayıtları incelenerek hesaplama yapılmış ise de, bu rapora liman kayıtlarının ve böyle bir teknenin 2004-2005 sezonlarında elde edebileceği karın araştırılması gerektiği belirtilerek itirazda bulunulmuştur.
Şti. ve ... hakkındaki dava ise «husumetten» reddedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3348 E. 2011/1840 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:poliçe limiti · sınırlı sorumluluk · taşıma sözleşmesi · temerrüt faizi · maddi tazminat · avans faizi · temerrüt
Benzer bu kararda2- Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava TTK'da düzenlenen «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanmasına göre, TTK.12/10.bendi ve aynı kanunun 3.maddesi uyarınca bu müesseseyi ilgilendiren fiil ve işlerin ticari iş sayılmasına ve 3095 sayılı yasanın 2/2.maddesi uyarınca "arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde «temerrüt faizi», T.C.Merkez Bankası’nın kısa vadeli krediler için öngördüğü «avans faiz» oranına göre istenebileceği”belirtilmiş olmasına göre, olayda istem gibi avans faizine hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu …
Şti. ..., Metro A.Ş. ve «poliçe limiti» ile «sınırlı sorumlu» Garanti Sigorta A.Ş’den faizi ile tahsiline, davacı ... için 10.000 YTL manevi, davacı ... için 15.000 YTL manevi tazminatın davalı ...Ş. dışındaki davalılardan faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 8.829,23 YTL maddi ve davacı ... için 12.117,95 YTL «maddi tazminatın» davalılar ..., Alvira Turizm Ltd.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/6766 E. , 2013/19806 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ . FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk (Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 27/12/2011 tarih ve 2009/18-2011/119 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketlerden SMA Metrostar Gıda ve İhtiyaç Mad. Paz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin "METRO" markasını esas unsur olarak içeren ticaret unvanını 02/10/2002 tarihinde tescil ve ilan ettirdiğini, davalının İstanbul Ticaret Odası nezdinde kayıtlı olan bir şirket olup davacı şirketlerle aynı alanda faaliyet gösterdiğini, diğer davalı şirket olan Metrostar İth. İhr. İhtiyaç ve Gıda Mad. Paz. San. ve Tic. A.Ş.'nin ise "METRO" markasını esaslı unsur olarak içeren ticaret unvanını 10/12/2007 tarihinde tescil ve ilan ettirdiğini, bu davalının da müvekkili şirketlerle aynı alanda faaliyet gösterdiğini, aynı ve benzer kapsamdaki ürün ve hizmetleri müvekkili şirketler ile aynı piyasaya sunan davalıların, müvekkili şirket adına tescilli "METRO" ibaresinin kullanmak suretiyle müvekkillerinin marka ve ticaret unvanı üzerindeki haklarına tecavüz ettiklerini, bu yolla haksız kazanç elde ettiklerini, müvekkillerinin zarar görmesine neden olduklarını iddia ederek davalıların, müvekkillerine ait "METRO" markasına yönelik tecavüz ve haksız rekabetinin tespitini, durdurulmasını ve men'ini, davalıların markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden tüm unsurlarının ortadan kaldırılmasını, bu kapsamda "METRO" markasının davalıların işyeri unvanında ve diğer tanıtım araçlarında kullanımının önlenmesini ve yasaklanmasını, "METRO" ibaresinin davalıların ticaret unvanından çıkarılarak ticaret sicilinden terkinini, 2.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle müvekkillerine ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; "METRO" kelimesinin değil "METROSTAR" ibaresinin müvekkili şirketlerin ticaret unvanında yer aldığını, davalı şirketlerin gıda sektöründeki ticari faaliyet tarz ve yöntemlerinin davacı şirketlere benzemediğini, ticaret unvanları arasında "iltibas" ve "yanılma"nın söz konusu olmadığını, müvekkili şirketlerin ticaret unvanındaki "SMA METROSTAR" ibaresinin hiç bir şekilde davacı yanın şirket unvanını çağrıştırmadığını, ayrıca müvekkilinin internet sitesinde "METRO" ibaresinin kullanılmadığını internet sitesinin www.smametrostar.com'dan oluştuğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ticaret ünvanlarının bütünsel olarak yapılan karşılaştırmasında görsel ve fonetik bakımdan benzerlik olmadığı ve ortalama tüketiciler bakımından karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı,tarafların ticaret sicillerinde yer alan "Nace Kod" ları arasındaki farklılık, tarafların hizmeti sunuş biçimlerinin farklı olması, buna göre; davacıların arada aracı olmaksızın toptan satış hizmeti sundukları, davalıların da üreticilerden temin ettikleri malları perakende satış yapanlara iletme mahiyetinde aracılık yaptıkları, bu farklılığın tarafların hitap ettiği tüketici kesimlerinin de farklı olduğu sonucunu doğurması dolayısıyla bu bakımdan, taraf ünvanları arasında iltibas olmayacağı, davacıların markasal kullanımlarının "METRO" ibaresi olduğu halde davalıların markasal kullanımlarının "SMA Metrostar A.Ş." ibaresi şeklinde olduğu, bu açılardan bütünsel olarak bakıldığında davacıların vergi mükellefi olan kişilere yönelik hizmet sunduğu, tarafların şirketleri arasında idari veya ekonomik bir bağ olduğuna ilişkin intibanın oluşmadığı, tarafların markasal kullanımlarındaki tek benzer ibarenin "METRO" ibaresi olduğu, bu bakımdan ticaret ünvanınıdan terkini gerektirir yasal bir neden olmadığı, terkin gerçekleşinceye kadar ticaret ünvanının kullanılmasının TTK'nın 20/I, 41 ve 52.
maddeleri gereğince yasal hak ve yükümlülük olduğu davalının bu yöndeki kullanımının da tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği, buna göre haksız rekabetin tespiti ve men'ine yönelik istem şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak davacılar vekili, adına tescilli “METRO” ibareli marka bulunduğunu, davalıların ise “metro” ibareli tescilli markaları olmadığı halde ticaret unvanlarının kılavuz sözcüğünü oluşturan “Metrostar” ibaresini aynı tür hizmetler için kullandıklarını, bu kullanımın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek önlenmesini istemiştir. Dosyaya sunulan deliller ve mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 05.04.2011 tarihli raporda da, davalıların işyerlerinde ticaret unvanlarından ayrı olarak “SMA Metrostar” ibaresini kullandıkları, bu kullanımın ticaret unvanından farklı markasal bir kullanım oluşturduğu, işaretlerin asli unsuru “METRO” kelimesinden oluştuğundan davalının “METROSTAR” şeklindeki kullanımının 556 sayılı KHK'nın 61.
maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz oluşturduğu mütalaa edilmiştir.
Gerçekten de 556 sayılı KHK'nın 9/1-(b) maddesi uyarınca “Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve/veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması” marka hakkına tecavüz oluşturur. Somut uyuşmazlık bakımından da davalının “perakende satış mağazaları işletmeciliği” hizmeti için kullandığı “METROSTAR” ibaresi davalı adına tescilli SMA markasında farklı ve markasal bir kullanım niteliğinde olup, davacılar adına aynı sınıf için tescilli “METRO” ibaresinden oluşan markaları ile 556 sayılı KHK'nın 9/1-(b) maddesi anlamında iltibas tehlikesi oluşturacak nitelikte bulunduğundan bu eylem aynı KHK'nın 61.
maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz oluşturur. Bu durumda; davacının tescilli marka hakkından kaynaklanan, 556 sayılı KHK hükümlerine dayalı olarak açtığı işbu davanın yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/731110800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz