Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5780 E. 2014/9346 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ ortalama tüketici↗ terkin↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tarafların ticaret unvanlarında benzerlik olmadığı ve ortalama tüketiciler bakımından karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, davacıların arada aracı olmaksızın toptan satış hizmeti sundukları, davalıların da üreticilerden temin ettikleri malları perakende satış yapanlara iletme mahiyetinde aracılık yaptıkları, bu farklılığın tarafların hitap ettiği tüketici kesimlerinin de farklı olduğu sonucunu doğurması dolayısıyla bu bakımdan, taraf unvanları arasında iltibas olmayacağı, davacıların markasal kullanımlarının "..." ibaresi olduğu halde davalıların markasal kullanımlarının " ...... A.Ş." ibaresi şeklinde olduğu, bu açılardan bütünsel olarak bakıldığında davacıların vergi mükellefi olan kişilere yönelik hizmet sunduğu, tarafların şirketleri arasında idari veya ekonomik bir bağ olduğuna ilişkin intibanın oluşmadığı, tarafların markasal kullanımlarındaki tek benzer ibarenin "..." ibaresi olduğu, bu bakımdan ticaret unvanından terkini gerektirir yasal bir neden olmadığı, terkin gerçekleşinceye kadar ticaret unvanının kullanılmasının ...'nın 20/I, 41 ve 52. maddeleri gereğince yasal hak ve yükümlülük olduğu davalının bu yöndeki kullanımının da tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği, buna göre haksız rekabetin tespiti ve men'ine yönelik istem şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 06.11.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacılar yararına bozulmuştur.
Davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6766 E. 2013/19806 K.
Ortak:ticaret unvanı · ortalama tüketici · terkin · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… onomik bir bağ olduğuna ilişkin intibanın oluşmadığı, tarafların markasal kullanımlarındaki tek benzer ibarenin "..." ibaresi olduğu, bu bakımdan ticaret unvanından «terkini» gerektirir yasal bir neden olmadığı, terkin gerçekleşinceye kadar «ticaret unvanının» kullanılmasının ...'nın 20/I, 41 ve 52. maddeleri gereğince yasal hak ve yükümlülük olduğu davalının bu yöndeki kullanımının da tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği, buna göre haksız rekabetin tespiti ve men'ine yönelik istem şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar veki …
Mahkemece, tarafların ticaret unvanlarında benzerlik olmadığı ve «ortalama tüketiciler» bakımından karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, davacıların arada aracı olmaksızın toptan satış hizmeti sundukları, davalıların da üreticilerden temin ettikleri malları perakende satış yapanlara iletme mahiyetinde aracılık yaptıkları, bu farklılığın tarafların hitap ettiği tüketici kesimlerinin de farklı olduğu sonucunu doğurması dolayısıyla bu bakımdan, taraf unvanları arasında «iltibas» olmayacağı, davacıların markasal kullanımlarının "..." ibaresi olduğu halde davalıların markasal kullanımlarının " ......
Benzer bu kararda… ia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ticaret ünvanlarının bütünsel olarak yapılan karşılaştırmasında görsel ve fonetik bakımdan benzerlik olmadığı ve «ortalama tüketiciler» bakımından karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı,tarafların ticaret sicillerinde yer alan "Nace Kod" ları arasındaki farklılık, tarafların hizmeti sunuş biçimlerinin farklı olması, buna göre; davacıların arada aracı olmaksızın toptan satış hizmeti sundukları, davalıların da üreticilerden temin ettikleri malları perakende satış yapanlara iletme mahiyetinde aracılık yaptıkları, bu farklılığın tarafların hitap ettiği tüketici kesimlerinin de farklı olduğu sonucunu doğurması dolayısıyla bu bakımdan, taraf ünvanları arasında «iltibas» olmayacağı, davacıların markasal kullanımlarının "METRO" ibaresi olduğu halde davalıların markasal kullanımlarının "SMA Metrostar A.Ş." ibaresi şeklinde olduğu, bu açılardan bütünsel olarak bakıldığında davacıların vergi mükellefi olan kişilere yönelik hizmet sunduğu, tarafların şirketleri arasında idari veya ekonomik bir bağ olduğuna ilişkin intibanın oluşmadığı, tarafların markasal kullanımlarındaki tek benzer ibarenin "METRO" ibaresi olduğu, bu bakımdan ticaret ünvanınıdan «terkini» gerektirir yasal bir neden olmadığı, terkin gerçekleşinceye kadar ticaret ünvanının kullanılmasının TTK'nın 20/I, 41 ve 52. maddeleri gereğince yasal hak ve yükümlülük olduğu davalının bu yöndeki kullanımının da tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği, buna göre haksız rekabetin tespiti ve men'ine yönelik istem şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Ancak davacılar vekili, adına tescilli “METRO” ibareli marka bulunduğunu, davalıların ise “metro” ibareli tescilli markaları olmadığı halde «ticaret unvanlarının» kılavuz sözcüğünü oluşturan “Metrostar” ibaresini aynı tür hizmetler için kullandıklarını, bu kullanımın «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek önlenmesini istemiştir.
… rkasal bir kullanım niteliğinde olup, davacılar adına aynı sınıf için tescilli “METRO” ibaresinden oluşan markaları ile 556 sayılı KHK'nın 9/1-(b) maddesi anlamında «iltibas» tehlikesi oluşturacak nitelikte bulunduğundan bu eylem aynı KHK'nın 61. maddesi uyarınca «marka hakkına tecavüz» oluşturur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · dahili dava
Benzer bu karardaGerçekten de 556 sayılı KHK'nın 9/1-(b) maddesi uyarınca “Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve/veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de «dahil», karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması” «marka hakkına tecavüz» oluşturur.
2- Ancak davacılar vekili, adına tescilli “METRO” ibareli marka bulunduğunu, davalıların ise “metro” ibareli tescilli markaları olmadığı halde «ticaret unvanlarının» kılavuz sözcüğünü oluşturan “Metrostar” ibaresini aynı tür hizmetler için kullandıklarını, bu kullanımın «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek önlenmesini istemiştir.
… lanım oluşturduğu, işaretlerin asli unsuru “METRO” kelimesinden oluştuğundan davalının “METROSTAR” şeklindeki kullanımının 556 sayılı KHK'nın 61. maddesi kapsamında «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu mütalaa edilmiştir.
… rkasal bir kullanım niteliğinde olup, davacılar adına aynı sınıf için tescilli “METRO” ibaresinden oluşan markaları ile 556 sayılı KHK'nın 9/1-(b) maddesi anlamında «iltibas» tehlikesi oluşturacak nitelikte bulunduğundan bu eylem aynı KHK'nın 61. maddesi uyarınca «marka hakkına tecavüz» oluşturur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10931 E. 2011/4165 K.
Ortak:ticaret unvanı · iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, tarafların ticaret unvanlarında benzerlik olmadığı ve «ortalama tüketiciler» bakımından karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, davacıların arada aracı olmaksızın toptan satış hizmeti sundukları, davalıların da üreticilerden temin ettikleri malları perakende satış yapanlara iletme mahiyetinde aracılık yaptıkları, bu farklılığın tarafların hitap ettiği tüketici kesimlerinin de farklı olduğu sonucunu doğurması dolayısıyla bu bakımdan, taraf unvanları arasında «iltibas» olmayacağı, davacıların markasal kullanımlarının "..." ibaresi olduğu halde davalıların markasal kullanımlarının " ......
… onomik bir bağ olduğuna ilişkin intibanın oluşmadığı, tarafların markasal kullanımlarındaki tek benzer ibarenin "..." ibaresi olduğu, bu bakımdan ticaret unvanından «terkini» gerektirir yasal bir neden olmadığı, terkin gerçekleşinceye kadar «ticaret unvanının» kullanılmasının ...'nın 20/I, 41 ve 52. maddeleri gereğince yasal hak ve yükümlülük olduğu davalının bu yöndeki kullanımının da tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği, buna göre haksız rekabetin tespiti ve men'ine yönelik istem şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar veki …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, tarafların markaları ve ticaret unvanları arasında «iltibas» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının “İpekersoli” markasının 24. sınıf emtialar için hükümsüzlüğüne (terkinine), hükmün «ilanına» karar verilmiştir Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, “İpekersoli” markasının hükümsüzlüğü, davalının bu ibareyi «ticaret unvan» olarak tescil ettirmesinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkindir.
Mahkemece, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de bu ibarenin «ticaret unvanı» olarak tescilinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, tarafların markaları ve ticaret unvanları arasında «iltibas» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının “İpekersoli” markasının 24. sınıf emtialar için hükümsüzlüğüne (terkinine), hükmün «ilanına» karar verilmiştir Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de bu ibarenin «ticaret unvanı» olarak tescilinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17891 E. 2015/3056 K.
Ortak:ortalama tüketici
İncelediğiniz karardaMahkemece, tarafların ticaret unvanlarında benzerlik olmadığı ve «ortalama tüketiciler» bakımından karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, davacıların arada aracı olmaksızın toptan satış hizmeti sundukları, davalıların da üreticilerden temin ettikleri malları perakende satış yapanlara iletme mahiyetinde aracılık yaptıkları, bu farklılığın tarafların hitap ettiği tüketici kesimlerinin de farklı olduğu sonucunu doğurması dolayısıyla bu bakımdan, taraf unvanları arasında «iltibas» olmayacağı, davacıların markasal kullanımlarının "..." ibaresi olduğu halde davalıların markasal kullanımlarının " ......
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak, taraf markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde KHK’nın 8/1 (b) m. anlamında karıştırılmaya yol açacak ölçüde bir benzerlik bulunmadığı, başvuruya itirazın reddine dair ... kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/5780 E. , 2014/9346 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ...
1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/12/2011 gün ve 2009/18-2011/119 sayılı kararı bozan Daire’nin 06.11.2013 gün ve 2012/6766-2013/19806 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketlerden ... Tic. Ltd. Şti.'nin "..." markasını esas unsur olarak içeren ticaret unvanını 02/10/2002 tarihinde tescil ve ilan ettirdiğini, davalının ... Ticaret Odası nezdinde kayıtlı olan bir şirket olup davacı şirketlerle aynı alanda faaliyet gösterdiğini, diğer davalı şirket olan ...... İth. İhr. İhtiyaç ve Gıda Mad. Paz. San. ve Tic. A.Ş.'nin ise "..." markasını esaslı unsur olarak içeren ticaret unvanını 10/12/2007 tarihinde tescil ve ilan ettirdiğini, bu davalının da müvekkili şirketlerle aynı alanda faaliyet gösterdiğini, aynı ve benzer kapsamdaki ürün ve hizmetleri müvekkili şirketler ile aynı piyasaya sunan davalıların, müvekkili şirket adına tescilli "..." ibaresinin kullanmak suretiyle müvekkillerinin marka ve ticaret unvanı üzerindeki haklarına tecavüz ettiklerini, bu yolla haksız kazanç elde ettiklerini, müvekkillerinin zarar görmesine neden olduklarını iddia ederek davalıların, müvekkillerine ait "..." markasına yönelik tecavüz ve haksız rekabetinin tespitini, durdurulmasını ve men'ini, davalıların markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden tüm unsurlarının ortadan kaldırılmasını, bu kapsamda "..." markasının davalıların işyeri unvanında ve diğer tanıtım araçlarında kullanımının önlenmesini ve yasaklanmasını, "..." ibaresinin davalıların ticaret unvanından çıkarılarak ticaret sicilinden terkinini, 2.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle müvekkillerine ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, "..." kelimesinin değil "......" ibaresinin müvekkili şirketlerin ticaret unvanında yer aldığını, davalı şirketlerin gıda sektöründeki ticari faaliyet tarz ve yöntemlerinin davacı şirketlere benzemediğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tarafların ticaret unvanlarında benzerlik olmadığı ve ortalama tüketiciler bakımından karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, davacıların arada aracı olmaksızın toptan satış hizmeti sundukları, davalıların da üreticilerden temin ettikleri malları perakende satış yapanlara iletme mahiyetinde aracılık yaptıkları, bu farklılığın tarafların hitap ettiği tüketici kesimlerinin de farklı olduğu sonucunu doğurması dolayısıyla bu bakımdan, taraf unvanları arasında iltibas olmayacağı, davacıların markasal kullanımlarının "..." ibaresi olduğu halde davalıların markasal kullanımlarının " ...... A.Ş." ibaresi şeklinde olduğu, bu açılardan bütünsel olarak bakıldığında davacıların vergi mükellefi olan kişilere yönelik hizmet sunduğu, tarafların şirketleri arasında idari veya ekonomik bir bağ olduğuna ilişkin intibanın oluşmadığı, tarafların markasal kullanımlarındaki tek benzer ibarenin "..." ibaresi olduğu, bu bakımdan ticaret unvanından terkini gerektirir yasal bir neden olmadığı, terkin gerçekleşinceye kadar ticaret unvanının kullanılmasının ...'nın 20/I, 41 ve 52.
maddeleri gereğince yasal hak ve yükümlülük olduğu davalının bu yöndeki kullanımının da tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği, buna göre haksız rekabetin tespiti ve men'ine yönelik istem şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 06.11.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacılar yararına bozulmuştur.
Davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 20.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/358573600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz