Telif Hakkı/Fikri Mülkiyet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/18904 E. 2013/17247 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muhalefet şerhi↗ husumet itirazı↗ rayiç bedel↗ haksız eylem↗ cy/cy şerhi↗ ifa↗ haksız fiil↗ fatura↗ ıslah↗ yetkisizlik kararı↗ yasal faiz↗ kusur↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ temsil↗ husumet↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6597 E. 2013/9293 K.
Ortak:rayiç bedel · yetkisizlik kararı · kusur · temsil
Benzer bu karardaFıkrasında eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, “bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlası” nın hak sahiplerince istenebileceği belirtilmiş olup, aynı kanunun 66/3 fıkrası gereğince mahkeme, mali haklara tecavüz halinde, “tecavüzün şümulünü, «kusurun» olup olmadığını, varsa ağırlığını” takdir etmek durumunda bulunduğundan, dava konusu olayda talep edilecek "en çok üç kat fazla" tazminatın miktarını, tecavüzün şümulüne ve kusurun ağırlığına göre belirleme «yetkisinin» mahkeme hâkimine ait olduğu, BK’nun 43/1 maddesinin de bu yetkiyi desteklediği ve her somut olayda tartışılması ve değerlendirmesi gerektiği, mahkemenin bu hususla …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10223 E. 2016/5219 K.
Ortak:rayiç bedel · haksız fiil · yetkisizlik kararı · yasal faiz
Benzer bu kararda… a benimsendiği üzere 5846 sayılı FSEK'in 68/1. fıkrası uyarınca eser üzerindeki hak sahibi "sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal ya da «rayiç bedel» itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebilir." Anılan madde hükmüne göre; üç katına kadar arttırım seçeneğini kullanma «yetkisinin» davacıya ait olduğu, anılan hükmün iptali isteminin reddine dair Anayasa Mahkemesi'nin 28.02.2013 gün 133/33 sayılı karar gerekçesindeki, "İtiraz konusu kural eser …
… nılan bilgisayarda “.......” ve “........” programlarının yüklü olduğunun tespit edildiği, bu şekilde davacı şirketin fikir ve sanat eserleri kanunundan kaynaklanan «münhasır» kullanım ve satış hakkına tecavüz edildiği, söz konusu programların piyasa telif-satış bedellerinin 5.851,53 TL olduğu, olayın oluş şekli, programların niteliği itibariyle, takdiren bu miktarın iki katı oranında «maddi tazminata» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, 11.703,06 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kural, hakimin taleple bağlı olduğuna dair veya takdir «yetkisine» ilişkin «olumsuz» bir düzenleme içermemektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakimin takdir yetkisi · münhasırlık · olumsuz oy · temerrüt faizi · maddi tazminat · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda2- Ayrıca, davalıların eylemi, 5846 sayılı FSEK'in 22/«son» maddesi kapsamında çoğaltma hakkının ihlalini oluşturduğu halde mahkemece davacının anılan Kanun'dan kaynaklanan «münhasır» kullanım ve satış hakkına tecavüz edildiği şeklindeki kabulü isabetli olmadığı gibi, davalı eylemi aynı zamanda «haksız fiil» niteliğinde olup, haksız fiilin tespit edildiği, davalı işyerindeki aramanın yapıldığı tarih itibariyle «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
… nılan bilgisayarda “.......” ve “........” programlarının yüklü olduğunun tespit edildiği, bu şekilde davacı şirketin fikir ve sanat eserleri kanunundan kaynaklanan «münhasır» kullanım ve satış hakkına tecavüz edildiği, söz konusu programların piyasa telif-satış bedellerinin 5.851,53 TL olduğu, olayın oluş şekli, programların niteliği itibariyle, takdiren bu miktarın iki katı oranında «maddi tazminata» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, 11.703,06 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirket tarafından üretilip, kayıt sertifikası alınan “...........” programlarının «münhasır» kullanım ve satış hakkının davacı şirkete ait olduğu, davalı şirketin iş yerinde 26.03.2009 tarihinde yapılan arama ve incelemede, davalı şirkette çalışan diğer davalı M..
1- Dava, 5846 sayılı FSEK'e dayalı «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16203 E. 2014/16814 K.
Ortak:rayiç bedel
Benzer bu kararda… kit bertaraf edilerek lisanssız olarak kullanıldığı, davalının eyleminin FSEK'nın 22. maddesi hükmü uyarınca davacının çoğaltma hakkının ihlali mahiyetinde olduğu, «rayiç bedelin» 21.656,30 TL ve FSEK'nın 68. maddesi hükmü uyarınca istenebilecek 3 kat tazminat tutarının ise 64.968,90 TL olduğu, ancak programının yıllık olarak lisanslanmasını …
5846 sayılı FSEK'nın 68/1. fıkrasına göre, eserin maddede belirtilen şekilde izinsiz kullanımı halinde hak sahibi, ya sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin ya da bu kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilecektir.
Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, «rayiç bedel» dikkate alındığında davacı tarafça 21.656,30 TL tazminat istenebileceği, yıllık kiralama olması halinde ise bu miktarın 4.331,26 TL edeceği açıklanmış ve mahkemece de yıllık kiralama bedeli esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç değer · hakkaniyet
Benzer bu karardaOysa, davacı tarafça, davalı statüsündeki müşterilere söz konusu programın yıllık kiralama gibi bir yöntemle kullandırılmadığı, yıllık lisanslama üzerinden yapılan hesaplamanın «hakkaniyet» ilkeleri ile bağdaşmadığı ileri sürülmüş olmasına rağmen mahkemece bu konuda yeterli bir değerlendirme de yapılmamıştır.
Bu durumda, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda izinsiz olarak kullanıldığı kabul edilen eserin, FSEK'nın 68. maddesi uyarınca belirlenecek «rayiç değerinin» üç katına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde yıllık lisans kiralama bedelinin rayiç değer olarak kabul edilip yazılı tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10386 E. 2018/2777 K.
Ortak:rayiç bedel · fatura · yasal faiz · kusur · temsil
Benzer bu kararda… n malların tedarikçisinin ise dava dışı şirket olduğu, davalının sattığı davaya konu 4.533 adet ürünün net satış tutarı yönünden telif bedelinin 1.078,85 TL olduğu, «kusurun» ağırlığı göz önüne alınarak «rayiç bedelin» takdiren ... katı olan ....236,55 TL’ye hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının vaki tecavüzünün men'ine, davalıya ait ürünler üzerinde davacıya ait eserlerin işlenerek ürünlerin çoğaltılması, yayımı ve satımının durdurulmasına, ....236,55 TL'nin «fatura» tarihi olan .../11/2012 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline, fazlaya dair tazminat talebinin reddine, farazi sözleşme ilişkişi nedeniyle ref talebinin reddine karar verilmiştir.
… 68/1. maddesine göre, eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir.
Bu durumda eser sahibinin kendisiyle sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya «rayiç bedelin» belirlenmesi suretiyle tazminata hükmedilmesi gerekmekte olup yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, ayrıca davalı tarafından ...’ya yapılan toplam satış miktarı üzerinden hesaplama yapmak yerine iade edilen ürünler düşülerek tazminat hesabı yapılması da doğru görülmeyip hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile eser sahibi... arasında 05.05.2011 tarihinde yapılan devir sözleşmesi ile eser sahibinin mali haklarını davacıya devretmiş olduğu, grafik tasarımların sahibinin hususiyetini «taşıyan» özgün fikir ve sanat eseri olduğu, davalı ambalajları üzerinde bu çizimlerin birebir aynısının karakter olarak benzerlerinin kullanıldığı, davaya konu mallardan ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12631 E. 2014/17859 K.
Ortak:rayiç bedel
Benzer bu kararda5846 sayılı FSEK'nin 68/1. fıkrasına göre, eserin maddede belirtilen şekilde izinsiz kullanımı halinde hak sahibi, ya sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin ya da bu kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilecektir.
Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, «rayiç bedel» dikkate alındığında davacı tarafça 22.225,47 TL tazminat istenebileceği, yıllık kiralama olması halinde ise bu miktarın 4.445,07 TL olacağı açıklanmış ve mahkemece de yıllık kiralama bedeli esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç değer · hakkaniyet
Benzer bu karardaOysa, davacı tarafça, davalı statüsündeki müşterilere söz konusu programın yıllık kiralama gibi bir yöntemle kullandırılmadığı, bu yöntemin genel uygulama halini almadığı ve yıllık kiralama üzerinden yapılan hesaplamanın «hakkaniyet» ilkeleri ile bağdaşmadığı ileri sürülmüş olmasına rağmen mahkemece bu konuda anılan yasal düzenleme karşısında yeterli bir değerlendirme de yapılmamıştır.
Bu durumda, mahkemece izinsiz olarak kullanıldığı kabul edilen eserin, FSEK'nin 68. maddesi uyarınca belirlenecek «rayiç değerinin» üç katına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde yıllık kiralama bedelinin rayiç değer olarak kabul edilip hükmolunan tazminata esas alınması doğru olmadığından da …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12375 E. 2013/22875 K.
Ortak:rayiç bedel · temsil
Benzer bu kararda5846 sayılı FSEK'in 68. maddesine göre, eseri hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir.
… rhangi bir diyaloğa girmeksizin söz konusu programı yapılan tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda belirlendiği üzere kullandığı, program için belirlenen 25.000 TL «rayiç bedelin» makul görüldüğü ve FSEK 68/1. maddesi gereğince de eser sahibi olan asıl dosya davacısından izin almaksızın ve bedel ödenmeksizin kullanılmış olması sebebiyle de bu bedelin 3 katına kadar tazminata hükmedilebileceği gerekçesi ile asıl davada davanın kısmen kabulü ile, FSEK 68. maddesi de nazara alınarak 25.000,00x3= 75.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek «ticari faizi» ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazla talep ile diğer taleplerin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · eş rızası · teslim
Benzer bu kararda… avalı şirkette satın alma müdürü olarak çalışırken yine davalıların istemi üzerine işbu davaya konu bilgisayar programını hazırladığı ve bu programı davacının kendi «rızası» ile davalıların bilgisayarına kurduğunun anlaşılmasına göre, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin Borçlar Kanunu hükümlerine göre “eser sipariş sözleşmesi” kapsamında gerçekleştirilerek karşı tarafa «teslim» olunan bilgisayar programından kaynaklanan telif ücreti alacağına yönelik olduğunun kabulü gerekirken, eser sahibi ile aralarında sözleşme olmaksızın kullanım hali …
… rhangi bir diyaloğa girmeksizin söz konusu programı yapılan tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda belirlendiği üzere kullandığı, program için belirlenen 25.000 TL «rayiç bedelin» makul görüldüğü ve FSEK 68/1. maddesi gereğince de eser sahibi olan asıl dosya davacısından izin almaksızın ve bedel ödenmeksizin kullanılmış olması sebebiyle de bu bedelin 3 katına kadar tazminata hükmedilebileceği gerekçesi ile asıl davada davanın kısmen kabulü ile, FSEK 68. maddesi de nazara alınarak 25.000,00x3= 75.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek «ticari faizi» ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazla talep ile diğer taleplerin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/18904 E. , 2013/17247 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.07.2012 tarih ve 2011/9-2012/125 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların işyerinde kolluk kuvvetlerince yapılan aramada, müvekkili şirketçe yazılımı gerçekleştirilen, lisans hakkı müvekkiline ait olup TPE nezdinde adına tescilli bulunan “NET CAD” isimli eser vasfındaki bilgisayar programının, 06.05.2010 tarihinde yapılan tespit ile davalılara ait işyerinde kullanılmakta olan bilgisayarlara izinsiz ve lisansız olarak yüklenilmiş olduğunun belirlendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla FSEK'in 68. maddesi uyarınca 10.000,00 TL'nin haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, 10.01.2012 tarihinde talebini 135.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalılar vekili, dava konusu işyerinin müvekkillerinden Laskar Enerji Üretim Pazarlarma A.Ş'ye ait olup diğer müvekkilleri ... ve ...’nın husumetinin bulunmadığını, müvekkili şirketçe dava konusu programın 28.04.2008 tarihli ve 5.336,00 TL bedelli fatura ile davacı şirketten satın alındığını, ancak davacı şirketin ihmali nedeniyle programın kurulumunun telefondan alınan direktiflerle gerçekleştirilerek faaliyete geçirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, 5846 sayılı yasanın 66/2 maddesi hükmüne göre; tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabilceğinden husumet itirazının yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 5846 sayılı yasanın 68. maddesi gereğince 135.000,00 TL telif tazminatının haksız fiil tarihi olan 07.05.2010 tarihinden itibaren değişir oranlarda yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.202,85 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 02.10.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Mahkemece davacının mali hakları kullanma yetkisine sahip olduğu bilgisayar programı niteliğindeki eser üzerindeki çoğaltma haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle talep gibi 5846 sayılı kanunun 68.maddesi uyarınca üç kat telif tazminatına hükmedilmiş ise de; kanunun 68. maddesinin 1. Fıkrasında eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltanların “bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını” isteyebileceği belirtilmiş olup, aynı kanunun 66/3 fıkrası gereğince mahkeme, mali haklara tecavüz halinde, “tecavüzün şümulünu, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını” takdir etmek durumunda bulunduğundan, dava konusu olayda talep edilebilecek “en çok üç kat fazla” tazminatın tecavüzün şümulüne ve kusurun ağırlığına göre belirlemek yetkisinin mahkeme hakimine ait olduğu, BK’nun 43/1 maddesinin de bu yetkiyi desteklediği ve her dava konusu olayda tartışılması ve değerlendirmesi gerektiği, mahkemenin bu hususları tartışmadan doğrudan belirlenen rayiç bedelin üç katına hükmetmesinin isabetsiz olduğu ve hükmün bu nedenlerle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne bu nedenlerle katılmıyorum.
02. 10.2013
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/730244900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz