Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/10223 E. 2016/5219 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakimin takdir yetkisi↗ rayiç bedel↗ münhasırlık↗ olumsuz oy↗ temerrüt faizi↗ haksız fiil↗ yetkisizlik kararı↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ temerrüt↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirket tarafından üretilip, kayıt sertifikası alınan “...........” programlarının münhasır kullanım ve satış hakkının davacı şirkete ait olduğu, davalı şirketin iş yerinde 26.03.2009 tarihinde yapılan arama ve incelemede, davalı şirkette çalışan diğer davalı M.. K.. tarafından kullanılan bilgisayarda “.......” ve “........” programlarının yüklü olduğunun tespit edildiği, bu şekilde davacı şirketin fikir ve sanat eserleri kanunundan kaynaklanan münhasır kullanım ve satış hakkına tecavüz edildiği, söz konusu programların piyasa telif-satış bedellerinin 5.851,53 TL olduğu, olayın oluş şekli, programların niteliği itibariyle, takdiren bu miktarın iki katı oranında maddi tazminata hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, 11.703,06 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, 5846 sayılı FSEK'e dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemiz'in 27.12.2011 gün ve 2011-14831 Esas 2011-17744 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere 5846 sayılı FSEK'in 68/1. fıkrası uyarınca eser üzerindeki hak sahibi "sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal ya da rayiç bedel itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebilir." Anılan madde hükmüne göre; üç katına kadar arttırım seçeneğini kullanma yetkisinin davacıya ait olduğu, anılan hükmün iptali isteminin reddine dair Anayasa Mahkemesi'nin 28.02.2013 gün 133/33 sayılı karar gerekçesindeki, "İtiraz konusu kural eser, icra, fonogram veya yapımın izinsiz kullanılması halinde hak sahiplerinin dava yoluyla isteyebileceği bedele üst sınır getirmiştir. Kural, hakimin taleple bağlı olduğuna dair veya takdir yetkisine ilişkin olumsuz bir düzenleme içermemektedir. Bu sınır içerisinde kalmak şartıyla hakimin dosya içeriği ve talebi de gözetilerek takdir yetkisi kullanacağı açıktır. Öte yandan dava edilen eser, icra, fonogram veya yapımın bedelini belirleme görevi de hakime bırakıldığından hüküm altına alınacak bedelin belirlenmesinde hakimin takdir yetkisinin olmadığından söz edilemez.". şeklindeki açıklamanın da bağlayıcı olmamakla beraber yol gösterici mahiyette bulunduğu ve Anayasa Mahkemesi kararındaki gerekçenin Dairemizin 27.11.2011 gün ve 14831/17744 sayılı ve yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 30.09.2002 tarih 5472/10458 sayılı kararlarında da açıklanan ödenecek rayiç bedelin bu sınır içinde tespitinde hakimin takdir yetkisi bulunduğu ve 5846 sayılı FSEK'in 66/4 ve 818 sayılı BK'nın 42 ve 43. maddelerinin dikkate alınabileceğine ilişkin görüşle de çelişkili olmadığı halde, mahkemece kararda yazılı gerekçeyle, rayiç bedelin iki katına hükmedilmesi doğru görülmediğinden, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca, davalıların eylemi, 5846 sayılı FSEK'in 22/son maddesi kapsamında çoğaltma hakkının ihlalini oluşturduğu halde mahkemece davacının anılan Kanun'dan kaynaklanan münhasır kullanım ve satış hakkına tecavüz edildiği şeklindeki kabulü isabetli olmadığı gibi, davalı eylemi aynı zamanda haksız fiil niteliğinde olup, haksız fiilin tespit edildiği, davalı işyerindeki aramanın yapıldığı tarih itibariyle temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4607 E. 2015/2609 K.
Ortak:hakimin takdir yetkisi · rayiç bedel · olumsuz oy · haksız fiil · yetkisizlik kararı
İncelediğiniz kararda… a benimsendiği üzere 5846 sayılı FSEK'in 68/1. fıkrası uyarınca eser üzerindeki hak sahibi "sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal ya da «rayiç bedel» itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebilir." Anılan madde hükmüne göre; üç katına kadar arttırım seçeneğini kullanma «yetkisinin» davacıya ait olduğu, anılan hükmün iptali isteminin reddine dair Anayasa Mahkemesi'nin 28.02.2013 gün 133/33 sayılı karar gerekçesindeki, "İtiraz konusu kural eser …
Kural, hakimin taleple bağlı olduğuna dair veya takdir «yetkisine» ilişkin «olumsuz» bir düzenleme içermemektedir.
Hukuk Dairesi'nin 30.09.2002 tarih 5472/10458 sayılı kararlarında da açıklanan ödenecek «rayiç bedelin» bu sınır içinde tespitinde «hakimin takdir yetkisi» bulunduğu ve 5846 sayılı FSEK'in 66/4 ve 818 sayılı BK'nın 42 ve 43. maddelerinin dikkate alınabileceğine ilişkin görüşle de çelişkili olmadığı halde, mahkemece ka …
Benzer bu kararda… benimsendiği üzere 5846 sayılı FSEK'nın 68/1. fıkrası uyarınca eser üzerindeki hak sahibi "sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal ya da «rayiç bedel» itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebilir." Anılan madde hükmüne göre; üç katına kadar arttırım seçeneğini kullanma «yetkisinin» davacıya ait olduğu, anılan hükmün iptali isteminin reddine dair Anayasa Mahkemesi'nin 28.02.2013 gün 133/33 sayılı karar gerekçesindeki, "İtiraz konusu kural eser …
Kural, hakimin taleple bağlı olduğuna dair veya takdir «yetkisine» ilişkin «olumsuz» bir düzenleme içermemektedir.
Hukuk Dairesi'nin 30.09.2002 tarih 5472/10458 sayılı kararlarında da açıklanan ödenecek «rayiç bedelin» bu sınır içinde tespitinde «hakimin takdir yetkisi» bulunduğu ve 5846 sayılı FSEK'nın 66/4 ve 818 sayılı BK'nın 42 ve 43 maddelerinin dikkate alınabileceğine ilişkin görüşle de çelişkili olmadığı halde mahkemece kararda yazılı gerekçeyle rayiç bedelin (2) katına hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:def'i · yargılama gideri · geçersizlik · dosya masrafı · vekalet ücreti · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu kitapların piyasada satışının devam etmesi nedeniyle «haksız fiilin» devamı süresince zaman aşımı işlemeyeceğinden zaman aşımı «def»’inin reddine, Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2002/803 E., 2003/155 K. sayılı kararında, davacının muris ile yaptığı sözleşmelerin henüz sona ermediği, cayma şartlarının oluşmadığı, sözleşmelerin ayakta olduğu belirtilerek davanın kabulü ile davalı şirket tarafından yayınlanan ...’a ait ... ve .... adlı eserlerinin izinsiz olarak davalı şirket tarafından basılıp yayınlanmasının davacının FSEK'den doğan mali haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ve önlenmesine, davalı şirketin ...’ın diğer eserlerini basım ve yayınlamasının önlenmesine karar verilip, kararın Yargıtay'ca onanarak kesinleştiği, davalı .... bir kültür hizmeti vermek amacıyla dava konusu eserlerin toplumda tanınması ve yaygınlaşması amacıyla hareket ettiği, davacının herhangi bir mali hak ihlalinin bulunmadığı, kişilik hakkının zedelenmediği, bu nedenle manevi tazminat talebinin yerinde olmadığı, karşı dava yönünden ise, davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu dönemde yapılan sözleşmenin «geçersizliği» nedeniyle telif bedeli talep edilemeyeceği ve reklam ve «masraflara» ilişkin dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile FSEK'nın 68. maddesi uyarınca takdiren iki katı üzerinden hesap edilerek 160.592 TL'nin ..., ..., ....,.... isimli eserler için Ocak 2000 tarihinden, ....için Ocak 2001 tarihinden, .... için Ocak 2003 tarihinden itibaren yürütülecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminata ilişkin şartlar oluşmadığından reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre de davalı vekilinin «vekalet ücreti» ve «yargılama giderine» yönelik temyiz isteminin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3231 E. 2013/10777 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14706 E. 2014/5396 K.
Ortak:rayiç bedel · maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… nılan bilgisayarda “.......” ve “........” programlarının yüklü olduğunun tespit edildiği, bu şekilde davacı şirketin fikir ve sanat eserleri kanunundan kaynaklanan «münhasır» kullanım ve satış hakkına tecavüz edildiği, söz konusu programların piyasa telif-satış bedellerinin 5.851,53 TL olduğu, olayın oluş şekli, programların niteliği itibariyle, takdiren bu miktarın iki katı oranında «maddi tazminata» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, 11.703,06 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, 5846 sayılı FSEK'e dayalı «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
… a benimsendiği üzere 5846 sayılı FSEK'in 68/1. fıkrası uyarınca eser üzerindeki hak sahibi "sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal ya da «rayiç bedel» itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebilir." Anılan madde hükmüne göre; üç katına kadar arttırım seçeneğini kullanma «yetkisinin» davacıya ait olduğu, anılan hükmün iptali isteminin reddine dair Anayasa Mahkemesi'nin 28.02.2013 gün 133/33 sayılı karar gerekçesindeki, "İtiraz konusu kural eser …
Benzer bu kararda… valının izinsiz olarak işyerindeki bilgisayarlara yükleyip kullandığının tespit edildiği, bunun da maddi haklardan olan çoğaltma hakkının ihlali niteliğinde olduğu, «rayiç bedeli» davacı «tekel hakkına» dayanarak belirlediğinden ve de belirlemiş olduğu gerçeği ile tazminattan indirim yapılmasına ilişkin BK'nın 43 ve 44. maddeleri hükümleri dikkate alındığında olayda hükmedilecek tazminatın 65.000,00 TL olarak belirlenmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı sonucuna varılarak, ispatlanan davanın «ıslah» edilmiş haliyle kısmen kabulü ile 65.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlardaki «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… ahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar mahkeme gerekçesinde «rayiç bedelin» 5846 sayılı FSEK’in 68/1. maddesi hükmü uyarınca 3 katı oranında artırımı hususunun mahkemenin takdirinde olduğuna ilişkin görüşü, Dairemizin 27.12.2011 tarih, 201 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tekel hakkı · hakkaniyet · yargılama gideri · ıslah · taşıyan · vekalet ücreti · avans faizi
Benzer bu kararda… valının izinsiz olarak işyerindeki bilgisayarlara yükleyip kullandığının tespit edildiği, bunun da maddi haklardan olan çoğaltma hakkının ihlali niteliğinde olduğu, «rayiç bedeli» davacı «tekel hakkına» dayanarak belirlediğinden ve de belirlemiş olduğu gerçeği ile tazminattan indirim yapılmasına ilişkin BK'nın 43 ve 44. maddeleri hükümleri dikkate alındığında olayda hükmedilecek tazminatın 65.000,00 TL olarak belirlenmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı sonucuna varılarak, ispatlanan davanın «ıslah» edilmiş haliyle kısmen kabulü ile 65.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlardaki «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
3- Öte yandan, davanın kısmen kabul edilmiş olmasına göre karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın “Yargılama Giderlerinden Sorumluluk” başlığını «taşıyan» 326/2. maddesinde, davada taraflardan her birinin kısmen haklı çıkması halinde mahkemenin, «yargılama giderlerini» tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağının belirtilmesi karşısında mahkemece, anılan hüküm uyarınca davalı taraf yararına «vekalet ücreti» ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davalı taraf yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi doğru görülmemiş, k …
2- Ancak, davacı «ıslah» ile artırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren faiz isteminde bulunmuş olmasına göre istemle bağlı kalınarak hüküm altına alınan miktardan, dava dilekçesi ile …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12631 E. 2014/17859 K.
Ortak:rayiç bedel · Tazminat
İncelediğiniz kararda… a benimsendiği üzere 5846 sayılı FSEK'in 68/1. fıkrası uyarınca eser üzerindeki hak sahibi "sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal ya da «rayiç bedel» itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebilir." Anılan madde hükmüne göre; üç katına kadar arttırım seçeneğini kullanma «yetkisinin» davacıya ait olduğu, anılan hükmün iptali isteminin reddine dair Anayasa Mahkemesi'nin 28.02.2013 gün 133/33 sayılı karar gerekçesindeki, "İtiraz konusu kural eser …
Hukuk Dairesi'nin 30.09.2002 tarih 5472/10458 sayılı kararlarında da açıklanan ödenecek «rayiç bedelin» bu sınır içinde tespitinde «hakimin takdir yetkisi» bulunduğu ve 5846 sayılı FSEK'in 66/4 ve 818 sayılı BK'nın 42 ve 43. maddelerinin dikkate alınabileceğine ilişkin görüşle de çelişkili olmadığı halde, mahkemece ka …
Benzer bu kararda5846 sayılı FSEK'nin 68/1. fıkrasına göre, eserin maddede belirtilen şekilde izinsiz kullanımı halinde hak sahibi, ya sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin ya da bu kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilecektir.
Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, «rayiç bedel» dikkate alındığında davacı tarafça 22.225,47 TL tazminat istenebileceği, yıllık kiralama olması halinde ise bu miktarın 4.445,07 TL olacağı açıklanmış ve mahkemece de yıllık kiralama bedeli esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç değer · hakkaniyet
Benzer bu karardaOysa, davacı tarafça, davalı statüsündeki müşterilere söz konusu programın yıllık kiralama gibi bir yöntemle kullandırılmadığı, bu yöntemin genel uygulama halini almadığı ve yıllık kiralama üzerinden yapılan hesaplamanın «hakkaniyet» ilkeleri ile bağdaşmadığı ileri sürülmüş olmasına rağmen mahkemece bu konuda anılan yasal düzenleme karşısında yeterli bir değerlendirme de yapılmamıştır.
Bu durumda, mahkemece izinsiz olarak kullanıldığı kabul edilen eserin, FSEK'nin 68. maddesi uyarınca belirlenecek «rayiç değerinin» üç katına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde yıllık kiralama bedelinin rayiç değer olarak kabul edilip hükmolunan tazminata esas alınması doğru olmadığından da …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/10223 E. , 2016/5219 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ........ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 30/09/2014
NUMARASI 2010/510-2014/508
Taraflar arasında görülen davada .......... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.09.2014 tarih ve 2010/510-2014/508 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ......... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin mühendislik üzerine bilgisayar yazılımı üreten sayılı firmalardan biri olduğunu, davalıların müvekkil şirketin eser ve lisans sahibi olduğu bilgisayar yazılımlarını herhangi bir sözleşme ve izne tabi olmaksızın, şifre kırma yoluyla bilgisayarında kullanarak ve çoğaltarak, mali haklarına tecavüz edip haksız kazanç elde ettiklerini ileri sürerek, 5846 sayılı FSEK'in 68. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 7.100,00 TL'nin haksız eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş;
18. 10.2012 harç tarihli ıslah dilekçesiyle, talebini 10.454,59 TL artırarak 17.554,59 TL tazminatın faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini talep etmiş; diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirket tarafından üretilip, kayıt sertifikası alınan “...........” programlarının münhasır kullanım ve satış hakkının davacı şirkete ait olduğu, davalı şirketin iş yerinde 26.03.2009 tarihinde yapılan arama ve incelemede, davalı şirkette çalışan diğer davalı M.. K.. tarafından kullanılan bilgisayarda “.......” ve “........” programlarının yüklü olduğunun tespit edildiği, bu şekilde davacı şirketin fikir ve sanat eserleri kanunundan kaynaklanan münhasır kullanım ve satış hakkına tecavüz edildiği, söz konusu programların piyasa telif-satış bedellerinin 5.851,53 TL olduğu, olayın oluş şekli, programların niteliği itibariyle, takdiren bu miktarın iki katı oranında maddi tazminata hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, 11.703,06 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, 5846 sayılı FSEK'e dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemiz'in 27.12.2011 gün ve 2011-14831 Esas 2011-17744 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere 5846 sayılı FSEK'in 68/1. fıkrası uyarınca eser üzerindeki hak sahibi "sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal ya da rayiç bedel itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebilir." Anılan madde hükmüne göre; üç katına kadar arttırım seçeneğini kullanma yetkisinin davacıya ait olduğu, anılan hükmün iptali isteminin reddine dair Anayasa Mahkemesi'nin 28.02.2013 gün 133/33 sayılı karar gerekçesindeki, "İtiraz konusu kural eser, icra, fonogram veya yapımın izinsiz kullanılması halinde hak sahiplerinin dava yoluyla isteyebileceği bedele üst sınır getirmiştir.
Kural, hakimin taleple bağlı olduğuna dair veya takdir yetkisine ilişkin olumsuz bir düzenleme içermemektedir. Bu sınır içerisinde kalmak şartıyla hakimin dosya içeriği ve talebi de gözetilerek takdir yetkisi kullanacağı açıktır. Öte yandan dava edilen eser, icra, fonogram veya yapımın bedelini belirleme görevi de hakime bırakıldığından hüküm altına alınacak bedelin belirlenmesinde hakimin takdir yetkisinin olmadığından söz edilemez.". şeklindeki açıklamanın da bağlayıcı olmamakla beraber yol gösterici mahiyette bulunduğu ve Anayasa Mahkemesi kararındaki gerekçenin Dairemizin 27.11.2011 gün ve 14831/17744 sayılı ve yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 30.09.2002 tarih 5472/10458 sayılı kararlarında da açıklanan ödenecek rayiç bedelin bu sınır içinde tespitinde hakimin takdir yetkisi bulunduğu ve 5846 sayılı FSEK'in 66/4 ve 818 sayılı BK'nın 42 ve 43.
maddelerinin dikkate alınabileceğine ilişkin görüşle de çelişkili olmadığı halde, mahkemece kararda yazılı gerekçeyle, rayiç bedelin iki katına hükmedilmesi doğru görülmediğinden, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca, davalıların eylemi, 5846 sayılı FSEK'in 22/son maddesi kapsamında çoğaltma hakkının ihlalini oluşturduğu halde mahkemece davacının anılan Kanun'dan kaynaklanan münhasır kullanım ve satış hakkına tecavüz edildiği şeklindeki kabulü isabetli olmadığı gibi, davalı eylemi aynı zamanda haksız fiil niteliğinde olup, haksız fiilin tespit edildiği, davalı işyerindeki aramanın yapıldığı tarih itibariyle temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/214898600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz