Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/351 E. 2013/17238 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporları arasında çelişki↗ taşıtan↗ bozma sonrası karar↗ husumet yokluğu↗ temerrüt faizi↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 23.12.2008 tarih, 2007/4584 Esas, 2008/14339 Karar sayılı ilamında yazılı gerekçe ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, taşıtan konumunda bulunan davalı ... Demir Çelik A.Ş.’nin 140 saat 16 dakikalık sürestarya ücretinden sorumlu olduğu, gönderilen konumundaki davalı ...Ş.’nin ise sürestarya ücretinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle, davalı ... Demir Çelik A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulüne, 20.454,88 USD’nin temerrüt faizi ile birlikte anılan davalıdan tahsiline, diğer davalı yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... Demir Çelik A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, sürastarya ücreti alacağına ilişkin olup, Dairemizin bozma kararı öncesinde alınan bilirkişi raporunda sürestarya alacağının 8.472,33 USD olduğu, bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda ise 20.454,88 USD olduğu belirlenmiş ve mahkemece sürestarya süresi konusunda her iki rapor arasında çelişki oluştuğu halde, bu çelişki giderilmeden ikinci rapor esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece, dosyada mevcut bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve var ise davacının süresterya alacağının belirlenmesi için içinde uzakyol kaptanının da bulunduğu bir heyetten rapor alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2359 E. 2010/8925 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı · rücu · sebepsiz zenginleşme · havale · haciz
Benzer bu karardaDosya kapsamına göre çekişmesiz olduğu üzere davacı «internet bankacılığı» aracılığıyla yaptığı «havale» işlemiyle davalılardan ...
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacıya ait parayı kullanarak «sebepsiz zenginleştiği» gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Demir Çelik Ltd.Şti’den aralarındaki kredi ilişkisi nedeniyle alacaklı olduğu ve hesap üzerinde «haciz» işlemi yapıldığı da dosya içeriğine göre sabittir.
Şti. hesabına geçmesinden sonra davacının tek taraflı olarak havaleden «rücu» imkânı bulunmadığından ve bu nedenle de davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11981 E. 2013/11869 K.
Ortak:temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaDemir Çelik A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulüne, 20.454,88 USD’nin «temerrüt faizi» ile birlikte anılan davalıdan tahsiline, diğer davalı yönünden «husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… alacağının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, Berkay N isimli geminin tahliye limanındaki sürestarya bedeli olan 18.750,00 dolar alacağın 17/06/2010 «temerrüt» tarihinden itibaren, Halil N gemisinin yükleme sırasındaki sürestarya bedeli olan 21.525,00 dolar alacağın 17/06/2010 tarihindeki temerrüt tarihinden itibaren ve H …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:deniz taşıma sözleşmesi · sözleşmeden doğan dava · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaDava, «deniz taşıma sözleşmelerinden doğan» sürestarya alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece gemilerin limana varış ve ayrılış tarihlerinin tespitinde davalının ve kaptanın imzasını taşımayan time sheet belgelerini esas alan bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16455 E. 2011/3508 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu · sebepsiz zenginleşme · havale
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı bankanın davacıya ait parayı kullanarak «sebepsiz zenginleştiği» gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis ettiği karar, davalı banka vekilinin temyizi üzerine («havale» bedelinin Yılkar Demir Ltd.
Şti. hesabına geçmesinden sonra davacının tek taraflı olarak havaleden «rücu» imkanı bulunmadığından ve bu nedenle de davalı Yılkar Demir Çelik Ltd.
Şti.'ne ait hesaba intikal eden para nedeniyle davalı bankanın «sebepsiz zenginleştiği» de ileri sürülemeyeceğinden davalı banka hakkındaki davanın reddi gerektiğinden bahisle bu davalı yararına) bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9906 E. 2014/20194 K.
Ortak:taşıtan · eksik inceleme · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 23.12.2008 tarih, 2007/4584 Esas, 2008/14339 Karar sayılı ilamında yazılı gerekçe ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, «taşıtan» konumunda bulunan davalı ...
Demir Çelik A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulüne, 20.454,88 USD’nin «temerrüt faizi» ile birlikte anılan davalıdan tahsiline, diğer davalı yönünden «husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece, dosyada mevcut «bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin» giderilmesi ve var ise davacının süresterya alacağının belirlenmesi için içinde uzakyol kaptanının da bulunduğu bir heyetten rapor alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… dosya kapsamına göre, dava konusu talebin, sürastarya süresi içinde gemisini boşaltmaya hazır durumda bulundurması karşılığı doğan sürastarya ücreti olduğu, davacı «taşıyanın» «husumeti» davalı «taşıtana» yönelttiği, TTK'nın 1081. maddesi hükmüne göre emtianın gönderilen tarafından «teslim» alınmaması halinde «navlun» ve diğer «masraflardan» taşıtanın sorumlu olacağı, TTK'nın 1059. madde hükmüne göre de, gönderilenin malı teslim almakla navlun ve navlun teferruatından olan bütün masrafları ve sürastarya ücretini ödemek zorunda kalacağı, bu durumda davacı taşıyanın, davalı taşıtandan sürastarya ücreti talep ettiği davada gönderilenin kim olduğunu ve gönderilenin malı teslim almadığını ispatla yükümlü bulunduğu, buna göre davacı tarafından sunulan «konişmento» üzerindeki, konişmentonun davalının işçisi tarafından teslim alındığına dair «kaydın» malın alıcısına teslim edilip edilmediğini kanıtlamayacağı, davacı taşıyan, mal gönderilen tarafından teslim alındı ise TTK'nın 1069. madde hükmüne göre gönderilene, mal gönderilen tarafından teslim alınmadı ise taşıtana müracaat edebileceği, davada «ispat yükü» üzerine düşen davacı tarafça malın gönderilene teslim edilip edilmediğine dair hiçbir delil sunulmadığı, dolayısıyla davalı taşıtanın sürastarya borçlusu olduğu hususunun ispatlanamadığı, yine davacının usulsüz olan «defterlerinde» takibe konu ettiği «fatura» kayıtlı ise de, defterlerin usulsüz olması karşısında «ticari defterleri» lehine delil vasfı taşımadığından bu kayda da itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak; alıcı yükü «teslim» almazsa «taşıtan», «navlun» ve diğer tüm borçları «taşıyana» ödemekle yükümlü olacaktır.
Somut olayda, davacı «taşıyan» sürestarya ücretini tahsil etmek amacıyla kural olarak bu borçtan sorumlu olan davalı «taşıtan» aleyhine icra takibi yapmış olup, mahkemece davalının gönderen ve davacının akidi olduğu kabul edilmiş, davalı bu yönden de kararı temyiz etmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun sözleşmesi · delillerin toplanmaması · konişmento · konşimento · ispat külfeti · navlun · ispat yükü · ticari defter
Benzer bu kararda… dosya kapsamına göre, dava konusu talebin, sürastarya süresi içinde gemisini boşaltmaya hazır durumda bulundurması karşılığı doğan sürastarya ücreti olduğu, davacı «taşıyanın» «husumeti» davalı «taşıtana» yönelttiği, TTK'nın 1081. maddesi hükmüne göre emtianın gönderilen tarafından «teslim» alınmaması halinde «navlun» ve diğer «masraflardan» taşıtanın sorumlu olacağı, TTK'nın 1059. madde hükmüne göre de, gönderilenin malı teslim almakla navlun ve navlun teferruatından olan bütün masrafları ve sürastarya ücretini ödemek zorunda kalacağı, bu durumda davacı taşıyanın, davalı taşıtandan sürastarya ücreti talep ettiği davada gönderilenin kim olduğunu ve gönderilenin malı teslim almadığını ispatla yükümlü bulunduğu, buna göre davacı tarafından sunulan «konişmento» üzerindeki, konişmentonun davalının işçisi tarafından teslim alındığına dair «kaydın» malın alıcısına teslim edilip edilmediğini kanıtlamayacağı, davacı taşıyan, mal gönderilen tarafından teslim alındı ise TTK'nın 1069. madde hükmüne göre gönderilene, mal gönderilen tarafından teslim alınmadı ise taşıtana müracaat edebileceği, davada «ispat yükü» üzerine düşen davacı tarafça malın gönderilene teslim edilip edilmediğine dair hiçbir delil sunulmadığı, dolayısıyla davalı taşıtanın sürastarya borçlusu olduğu hususunun ispatlanamadığı, yine davacının usulsüz olan «defterlerinde» takibe konu ettiği «fatura» kayıtlı ise de, defterlerin usulsüz olması karşısında «ticari defterleri» lehine delil vasfı taşımadığından bu kayda da itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle mahkemece; bu yönden «ispat külfetinin» davalıda olduğu gözetilmek, davalının bu yöndeki «delilleri toplanmak», «konşimentonun» onaylı tercümesini dosya içerisine sağlayarak, bu hususta özel bir düzenleme bulunup bulunmadığı üzerinde durulmak ve malın yurt dışında yine davalı tarafından «teslim» alındığı yönündeki davacı iddiasını da irdelemek suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1069. maddeye göre, alıcının sürestarya alacağından sorumlu olması için, «navlun» veya «konşimentoda» buna dair hüküm bulunması ve malın alıcı tarafından «teslim» alınması gerekmektedir.
Navlun sözleşmesi veya «konşimento» hükümleri, yükü tesellüm eden alıcının TTK'nın 1069/1 maddesi uyarınca «navlun» ve diğer borçların borçlusu durumuna girip girmeyeceğini ve şayet girecekse, bunun kapsamını da tayin edecektir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/351 E. , 2013/17238 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret (İstanbul 1. Denizcilik İhtisas) Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.10.2011 tarih ve 2009/224-2011/386 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... ve Çelik Sanayi A.Ş. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01.10.2013 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... Çelik A.Ş. arasında imzalanan taşıma sözleşmesi ile diğer davalıya ait çelik hurdası ve inşaat demirinin Ukrayna’dan İskenderun limanına taşınmasının müvekkiline ait FUNDA C gemisi ile yapıldığını, geminin limana gelişi ile birlikte boşaltma için hazırlık mektubunun verildiğini, zaman sayımının 11.01.2000 gün saat 08:00’de başladığını, ancak, davalıların acentasının teleks mesajı ile “akreditiflerden dolayı acil ihraç malları yüklenmesi gerektiğinden geminin limandan açılması”nın istendiğini ve ikinci bir faks ile de masrafların ve zamanın kendilerine ait olacağının belirtildiğini, taraflar arasında kararlaştırılan yükün tahliyesi ile ilgili starya süresinin 7 gün 6 saat 12 dakika olmasına rağmen, tahliyenin 24.01.2000 günü saat 14.50’de bitirilerek starya süresinin 6 gün 38 dakika aşılarak sürestarya alacağının doğduğunu ileri sürerek, 21.092 USD'nin davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili, Navlun Sözleşmesi’nin 33. maddesi gereğince davanın hakemde görülmesi gerektiğini, navlun sözleşmesinde taşımanın davalı ... Demir Çelik A.Ş. hesabına yapılacağının belirtildiğinden diğer davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, tahliye limanının iyi ve emin liman/rıhtım olduğunu, teleks yazışmasına göre tahliyenin hava müsadeli gün esas alınarak yapılacağını, kötü hava koşulları nedeniyle kaptanın emri ile geminin açığa alınması durumunda starya süresinin işlemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 23.12.2008 tarih, 2007/4584 Esas, 2008/14339 Karar sayılı ilamında yazılı gerekçe ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, taşıtan konumunda bulunan davalı ... Demir Çelik A.Ş.’nin 140 saat 16 dakikalık sürestarya ücretinden sorumlu olduğu, gönderilen konumundaki davalı ...Ş.’nin ise sürestarya ücretinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle, davalı ... Demir Çelik A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulüne, 20.454,88 USD’nin temerrüt faizi ile birlikte anılan davalıdan tahsiline, diğer davalı yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... Demir Çelik A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, sürastarya ücreti alacağına ilişkin olup, Dairemizin bozma kararı öncesinde alınan bilirkişi raporunda sürestarya alacağının 8.472,33 USD olduğu, bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda ise 20.454,88 USD olduğu belirlenmiş ve mahkemece sürestarya süresi konusunda her iki rapor arasında çelişki oluştuğu halde, bu çelişki giderilmeden ikinci rapor esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece, dosyada mevcut bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve var ise davacının süresterya alacağının belirlenmesi için içinde uzakyol kaptanının da bulunduğu bir heyetten rapor alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ... Demir ve Çelik Sanayi A.Ş'ye iadesine, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/730228400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz